Bağımlılık Sağlayan Fındık Türevleri, Sigara İçenlere Nikotin Alışkanlıklarını Kırmasında Yardımcı Olabilir

Bağımlılık Sağlayan Fındık Türevleri, Sigara İçenlere Nikotin Alışkanlıklarını Kırmasında Yardımcı Olabilir - KimyaHaberleri
Bağımlılık Sağlayan Fındık Türevleri, Sigara İçenlere Nikotin Alışkanlıklarını Kırmasında Yardımcı Olabilir - KimyaHaberleri

Bağımlılık Sağlayan Fındık Türevleri, Sigara İçenlere Nikotin Alışkanlıklarını Kırmasında Yardımcı Olabilir. Güneydoğu Asya’daki 600 milyon kadar insan,  yerel areca fındığını çiğnemekte ve bazen bunları tütün yapraklarına sarıp öyle kullanmaktadır. Birçok kullanıcıda bu fındık türü ve yan ürünler ile kullanımı bağımlılık yapıyor, bu da uyuşturucu etkisi gibi mutluluk ve uyanıklık hissi yaratabiliyor.

Ancak araştırmacılar şimdi, fındıktan türetilmiş bileşiklerin sigara içen kişilere yardımcı olabileceğini keşfettiler ve nikotin bağımlılığından kurtulabilirler. Araştırmacılar 253. Ulusal Kimya Topluluğunun (ACS) Ulusal Toplantısı ve Fuarında çalışmalarını sundu.

Projenin önde gelen araştırmacılarından biri olan Roger L. Papke, “İki bağımlılığın ortak noktası var, bu nedenle her ikisini de hedef alan ilaçlar geliştirebileceğimizi düşünüyorduk” diyor. Clare Stokes, Ph.D Marta Quadri, Ph.D Nicole A. Horenstein ve Papke, mevcut sigara bırakma ilaçlarına kıyasla daha iyi sonuç verebilecek yeni moleküller oluşturmak için areca fıstıklarından bileşikler üzerinde çalışıyorlar.

ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezlerine göre, her yıl 480.000’den fazla kişi sigara içiminin etkilerinden dolayı hayatını kaybediyor. Halen piyasada bulunan reçetesiz sigara bırakma ilaçları iyi çalışabilir, ancak aynı zamanda zararlı yan etkilere neden olabilir. Örneğin, ilaç vareniklini ( nikotin bırakma ilaçları) alan bazı hastalar, intihar düşünceleri, uyurgezerlik ve kardiyovasküler problemleri olduğunu bildirmektedir.

Vareniklin yan etkileri nedeniyle, Papke ve Horenstein gibi araştırmacılar Florida Üniversitesi’nde alternatifler üzerinde çalışıyorlar.

Vareniklin, nikotin moleküllerini beyin hücrelerine bağlayan aynı alıcılara bağlayarak nikotin isteklerini azaltır, ancak bu reseptörleri daha düşük derecede aktive eder. Papke, “ilacın bağımlılıkta olmayan diğer nikotin reseptörlerine bağlanması nedeniyle istenmeyen etkiler ortaya çıkıyor”. “Geliştirmekte olduğumuz moleküller daha spesifiktir, diğer reseptörleri hiç hedef almadığımızdan, bileşiklerimiz daha güvenli dir” diyor.

Yerel halk dilimlenmiş areca fındıklarını, sönmüş kireç (kalsiyum hidroksit), baharatlar veya tatlılar ve bazı durumlarda tütün ile karıştırılarak ve karışımın tütün yapraklarına sararak kullanır. Çiğneme, kullanıcıların dişlerini parlak kırmızı renkte çevirir. Daha da kötüsü, aşırı bağımlılık yapar ve ağız kanseri ve kardiyovasküler sorunlar da dahil olmak üzere ciddi sağlık etkilerine neden olur.

Önceki çalışmalarda, Papke ve Horenstein areca somunundaki psikoaktif alkaloidlerden biri üzerinde çalışmışlardır. Arekolin’in nikotin bağımlılığından sorumlu olan aynı beyin hücresi reseptörlerini uyardığını, ancak diğer nikotin reseptör tiplerini uyarmadığını keşfettiler.

Şimdi Horenstein, arecolin’den biraz farklı olan yapılarla bir dizi bileşik sentezliyor. Araştırmacılar, bu yeni bileşiklerin bir kısmının da bağımlılıkla ilişkili reseptörlere bağlandığını, diğer reseptörleri yalnız bıraktığını buldu. Bu, arecolin analoglarının sigaralara ya da yan etkileri olmayan diğer ürünlere karşı kullanabileceği anlamına gelir. Horenstein ve Papke için yapılacak bir sonraki adım, bu potansiyel yeni ilaçların hayvan denemelerinde test edilebilmesi için fon aramaktır.

Kaynak : phys

İskoçya Adalarında Evrimin İzleri Takip Ediliyor - KimyaHaberleri
Manşet

İskoçya Adalarında Evrimin İzleri Takip Ediliyor

İskoçya’nın uzak adalarındaki çalı kuşları, ana karadaki akrabalarından genetik olarak koptu. Üstelik iki farklı ada populasyonu bu değişimi birbirinden habersiz, büsbütün farklı genetik yollarla gerçekleştirdi.

🚆

[…]

Uzay Boşluğunda İnsan Bedenine Ne Oluyor? - KimyaHaberleri
Manşet

Uzay Boşluğunda İnsan Bedenine Ne Oluyor?

NASA’nın tek yumurta ikizi astronotlarla gerçekleştirdiği tarihi araştırma, uzay ortamının insan bedenindeki genetik düzenekleri nasıl etkilediğini ortaya koydu. Yörüngede neredeyse bir yıl geçiren astronotun bağışıklık sistemindeki değişimler bilim dünyasında yankı uyandırdı.

🚆

[…]

Hint Okyanusu’da Milyonlarca Yıllık Balina Mezarlığı Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Hint Okyanusu’da Milyonlarca Yıllık Balina Mezarlığı Keşfedildi

Hint Okyanusu’nun güneydoğusunda yürütülen milletlerarası bir araştırma, bilim dünyasında çığır açan bir keşfe imza attı. Deniz düzeyinin 7 bin metre altında, 5 milyon yıldan daha eski fosillerin yer aldığı, bugüne kadar tespit edilmiş en derin ve en geniş balina mezarlığı gün yüzüne çıkarıldı.

🚆

[…]

Futbolun Değişmeyen Kuralı: Meskeninde Güçlü, Deplasmanda Güç - KimyaHaberleri
Manşet

Futbolun Değişmeyen Kuralı: Meskeninde Güçlü, Deplasmanda Güç

Futbolda konut sahibi avantajı her ekip için taraftar dayanağı manasına gelebilir lakin bu ülke için durum çok farklı. Deniz düzeyinden binlerce metre yüksekte oynanan maçlarda dünya devleri bile alanda oksijen maskelerine muhtaç kalıyor, istatistikler ise futbol dünyasını şaşkına çeviriyor.

🚆

[…]

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu - KimyaHaberleri
Manşet

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu

Efsanevi korsanların kabahat kanıtlarını gizlemek için kullandığı kan donduran usul suyun altında gün yüzüne çıktı. Ele geçirdikleri gemileri yağmaladıktan sonra su hizasına kadar yakıp okyanusun tabanına fırlatan korsanların geride bıraktığı gizemli enkazlar, yüzyıllar sonra birinci defa incelendi.

🚆

[…]

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori - KimyaHaberleri
Manşet

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori

Denizlerde hiçbir belirti göstermeden birdenbire beliren ve olağan dalgaların iki katı yüksekliğe ulaşan dev su kütlelerinin sırrı çözüldü. Uzmanlar, fırtınaların kesişim noktasında yer alan Bermuda Şeytan Üçgeni’nde gemilerin nasıl dakikalar içinde ortadan ikiye bölündüğünü anlattı.

🚆

[…]

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu - KimyaHaberleri
Manşet

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu

mBio mecmuasında yayınlanan yeni bir araştırma, sis bulutlarının gezegenimiz için devasa bir paklık filtresi olduğunu ortaya koydu. Sis damlacıklarının içinde yaşayan özel bakteri cinsleri, havada bulunan ve canlı dokular için ölümcül olan zehirli formaldehit gazını tüketerek besleniyor.

🚆

[…]