Sera Gazı Emisyonlarını Sınırlandıracak Olan Paris Anlaşması Sonunda Hayata Geçiyor

Dünyanın %90'nı Kirli Hava Soluyor - KimyaHaberleri
Dünyanın %90'nı Kirli Hava Soluyor - KimyaHaberleri

Sera Gazı Emisyonlarını Sınırlandıracak Olan Paris Anlaşması Sonunda Hayata Geçiyor. İklim değişikliğini durdurmak için seragazı emisyonlarının sınırlandırılmasını öneren Paris Anlaşması 30 gün sonra hayata geçecek. Anlaşmanın yürürlüğe girmesi için gereken iki şart da yerine getirildi.

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 191 ülkenin imza attığı Paris Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi için imzacı ülkelerin en az 55’inin anlaşmayı onaylaması ve taraf ülkelerin küresel emisyonlardaki payının da yüzde 55’ten fazla olması gerekiyordu. Avrupa Birliği’nin dün Paris Anlaşması’na taraf olacağını açıklamasıyla emisyon koşulu da aşıldı. Anlaşma 30 gün sonra hayata geçecek.

Paris Anlaşması’nın yeter sayıda ülke tarafından onaylanması iklim değişikliği sorununun çözüldüğü anlamına gelmiyor. Anlaşma, küresel ortalama sıcaklıklardaki artışın tercihen 1,5°C’de sınırlandırılması ve net karbon emisyonlarının 21. yüzyılın ikinci yarısı içerisinde sıfırlanması hedeflerine vurgu yapmıştı. Paris’te ülkelerin sunduğu emisyon azaltım hedefleri ile ise 2,7°C ila 3,7°C daha sıcak bir dünya bizleri bekliyor. Şimdi Türkiye gibi anlaşmaya imza atıp, taraf olmayan ülkelerin sürece katılmasının hızlandırılması ve verilen taahhütlerin 1,5 veya 2 derece hedefiyle uyumlu olması için iyileştirmelerin yapılması gerekiyor.

Anlaşmanın yıl sonu gelmeden yürürlüğe geçecek olmasının sevindirici olduğunu belirten WWF-Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak, “Bu gelişme, çözümsüz gibi görünen iklim değişikliği konusunda güçlü bir umut ışığı olduğunu gösteriyor ancak Türkiye gibi anlaşmaya halen taraf olmamış ülkeler var. 2020’deki Taraflar Toplantısı’na ev sahipliği yapmak isteyen ülkemizin anlaşmayı vakit geçirmeden onaylaması gerekiyor” dedi.

Türkiye gibi iklim değişikliğinden ciddi anlamda etkilenecek bir Akdeniz ülkesinin bu küresel hareketin bir parçası olması gerektiğinin altını çizen Baştak, “Kasım ayında Marakeş’te düzenlenecek 22. Taraflar Toplantısı aynı zamanda Paris Anlaşması’nın ilk resmi görüşmesi olacak. Türkiye’nin Paris Anlaşması‘nı onaylamaması, anlaşmanın uygulama döneminin mimarisinin belirlendiği aşamada söz hakkına sahip olmaması anlamına geliyor. Türkiye’nin düşük karbonlu ekonomiye dönüşümün şekilleneceği bu masada bulunmaması hata olur” diyerek konuşmasını tamamladı.

Türkiye, Paris Anlaşması öncesi belirttiği niyet belgesinde, 2030 yılında emisyonlarını azaltan değil bugünkü seviyenin iki katına çıkaran bir plan sunmuştu. Halbuki, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi için 2020 öncesinde emisyonlarda düşüş eğilimini başlatması gerek. Bunun için ülkemizin emisyon azaltım hedefini artırması, kalkınma ve enerji politikalarını gözden geçirmesi, yenilenebilir enerjiye dair hedefleri yükseltmesi, enerji verimliliği potansiyelini hayata geçirmesi, ulaşım, sanayi gibi karbon ayak izi yüksek sektörlerde düşük karbonlu kulvarlara doğru dönüşümü daha fazla zaman kaybetmeden başlatması gerekiyor.

Kaynak : http://www.wwf.org.tr

Fotoğraf yok
Manşet

İzmir Efes Selçuk’Ta Bilim Şöleni

Mantık, Matematik ve Felsefe XI. Ulusal Sempozyumu, “ARÂF: Bilinmeyen Katılıklar, Kesin Belirsizlikler Arasında İnsan ve Bilgi” temasıyla Selçuk Efes Kent Belleği’nde başladı. Üç gün sürecek sempozyumun birinci gününde Türkiye’nin önde gelen felsefecilerinden Prof. Dr. Ahmet Arslan iştirakçilerle buluştu.

🚆

[…]

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı - KimyaHaberleri
Manşet

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı

Bilim insanları, Dünya’daki gün uzunluğunun yıllar içinde birkaç milisaniye değişmesinin sebebine ait yeni bir açıklama ortaya koydu. Araştırmaya nazaran, gezegenin iç çekirdeği ile manto arasındaki yerçekimsel ve elektromanyetik etkileşimler Dünya’nın dönüş suratını etkileyerek birtakım günlerin çok küçük ölçülerde daha kısa ya da uzun olmasına yol açıyor olabilir.

🚆

[…]

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi

Kızıldeniz’in yaklaşık 2 kilometre derinliğinde keşfedilen aşırı tuzlu ve oksijensiz su havuzları bilim dünyasının dikkatini çekti. “Ölüm havuzları” olarak isimlendirilen bu oluşumlar, içine giren canlıları kısa müddette etkisiz hale getirirken, kuvvetli şartlara dayanabilen mikroorganizmalar burada ömrünü sürdürüyor.

🚆

[…]

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu - KimyaHaberleri
Manşet

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Genç Düşünürler Bilim Atölyesi, Toplumsal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

🚆

[…]

İnsan Beyninin İki Başka Gelişim Yolundan Oluştuğu Ortaya Çıktı - KimyaHaberleri
Manşet

İnsan Beyninin İki Başka Gelişim Yolundan Oluştuğu Ortaya Çıktı

Stanford Üniversitesi öncülüğünde yapılan yeni bir araştırma, insan beyninin sanıldığı üzere tek bir ortak öncü hücre kümesinden gelişmediğini ortaya koydu. Bilim insanları, ön ve orta beyin ile arka beynin embriyonik gelişimin çok erken periyotlarından itibaren birbirinden başka iki hücresel kökenden oluştuğunu belirledi. Bulguların ALS ve spinal musküler atrofi üzere hastalıkların araştırılmasında yeni bir kapı açabileceği belirtiliyor.

🚆

[…]

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Dayanak - KimyaHaberleri
Manşet

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Dayanak

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi iş birliğinde hayata geçirilen “Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı” için müracaatlar başladı. Kocaeli’nin toplumsal, ekonomik, çevresel ve kentsel problemlerine bilimsel tahliller üretilmesini amaçlayan program kapsamında 60 araştırmacıya dayanak verilecek. Programa toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı.

🚆

[…]