Science dergisi, obeziteye neden olan 5 Kimyasalı belirledi. İşte o liste ve etkileri ….

Science dergisi, obeziteye neden olan 5 Kimyasalı belirledi. İşte o liste ve etkileri …. Obezite günümüzün en büyük sorunlarından bir tanesi. Bu sorunun giderek büyük bir sorun haline gelmesinin nedenlerinden bir tanesi de şişmanlığa neden olan kimyasalların bize sandığımızdan çok daha yakın olması. Science dergisi, obeziteye kapı aralayan, en yakınımızdaki 5 kimyasalı belirledi.

Obeziteye neden olan birçok kimyasal madde bulunuyor. ‘Obesogen’ olarak tanımlanan kimyasal bileşenler, vücudun normal şekilde işlemesinin önüne geçerek, yağlanmaya sebep olabiliyor.

Nature dergisinin araştırmasına göre, obeziteye kapı aralayan kimyasallar çeşitli yemek kutularında, biberonlarda, oyuncaklarda, plastik ürünlerde, pişirme kaplarında ve kozmetik ürünlerde de yer alıyor. Endokrin Bozucular olarak bilinen bu kimyasallar, vücudun salgıladığı hormonlara müdahale ederek metobolizmayı bozabiliyor.

Östrojen reseptörlerini harekete geçirerek zararlı etkilerini ortaya koyan kimyasallar, erkek ve kadınlarda bir çok sağlık sorununa neden olabiliyor. Doğuştan sağlık bozukluğu ve ergenlik döneminde kızlarda gelişme sorunun yanı sıra, meme kanseri ve erkeklerde kas bozukluğu gibi diğer sorunlar belirebiliyor.

Science dergisinin belirlediği, obezite ve diğer sağlık sorunlarına yol açabilecek kimyasallar:

1- Bisphenol-A (BPA)

Biberon ve emziklerde, plastik ürünlerde, konserve yemeklerde bulunuyor ve obeziteyle kansere neden olabiliyor. Yıllardır ticari olarak kullanılan BPA üzerinde yapılan araştırmalar, maddenin laboratuvar farelerine ve insanlara ciddi zararlar verebildiğini ortaya koydu. BPA, insan vücudu içinde östrojen reseptörlerini harekete geçiriyor. En çok dölyatağında bulunan BPA, idrar testleri sonucu ABD’deki hamile kadınların yüzde 96’sında tespit edildi.

BPA üzerinde yapılan çok sayıda araştırma, maddenin hem laboratuvar fareleri hem de insanlarda kilo alma ve obeziteyle bağlantılı olduğunu gösterdi. Hücre yapısına odaklı bir araştırma, BPA’nın yağ hücrelerini artıran etkisi bulunduğunu gösterdi. Bu etkilerinin yanı sıra, BPA insüline karşı direnç, kardiyovasküler rahatsızlıklar, şeker hastalığı, kanser, tiroid bozukluğu gibi sorunlara da yol açıyor.

Plastik ürünler ve konserve gıdalarda ağırlıklı olarak BPA’nın zararlı olmadığını savunan bilim insanları da bulunuyor.

2-Ftalat (Phthalate)

Birçok plastik üründe bulunan kimyasallar, obeziteye ve erkek çocuklarda cinsel organ gelişiminde bozukluğa neden oluyor. Plastik maddeleri yumuşak ve esnek yapmak için kullanılan ftalatlar, yemek kapları, kozmetik ürünleri, duş perdeleri, oyuncaklar gibi birçok üründe yer alıyor. Plastikten sızarak kolaylıkla yemeklere bulaşabilen ftalatlar, içtiğimiz suya hatta havaya bile karışabiliyor. İsveç’te yapılan bir araştırma, çocukların plastik yüzeylerden ftalatları solunum ve deri yoluyla alabildiğini gösterdi.

ABD’li yetişkinlerin idrar testlerinde neredeyse sürekli tespit edilen ftalatlar, metabolizmayı etkileyen PPAR olarak bilinen hormon reseptörlerini harekete geçirerek fazla kiloya neden olabiliyor. Birçok araştırma, ftalatların özellikle erkeklerde, karın bölgesinde yağlanma ve insülin direncine neden olduğunu ortaya koydu. Döl yatağında biriken ftalatlar, erkek cinsel organında bozukluğa ve düşük testesterona neden olabiliyor. Birçok devlet ve sağlık örgütü son zamanlarda ftalatlara karşı önlem almaya başladı.

3-Atrazine (Bitki öldürücü)

ABD’de yaygın olarak bitki öldürmek için kullanılan kimyasal, doğum bozuklukları, mitokondriyal bozukluk ve obeziteye neden olabiliyor. Avrupa’da yeraltı sularını kirlettiği için onlarca yıl önce yasaklanan Atrazin, ABD’de yaygın olarak kullanılıyor. Endokrin bozu olarak bilinen atrazin, doğum bozukluklarına neden olan bir kimyasal olarak kabul ediliyor.

ABD’de tarım ilacı olarak atrazinin yaygın olarak kullanıldığı bölgelerde obezite oranının da son yıllarda artış gösterdiği fark edildi. Laboratuvar farelerinde mitokondriyal bozukluğa neden olan atrazin, metabolizma hızını düşürerek yağlanmaya neden oluyor.

4-Organotinler

Mantar ilacı olarak kullanılan organotinler, laboratuvar farelerinde fazla kilo ve karaciğerde yağlanmaya neden oluyor. Sanayide farklı amaçlar için kullanılan organotinlerden biri olan tributyltin (TBT), gemilerde ve dev nakliyat gemilerinde gövdenin deniz organizmaları tarafından işgal edilmemesi için kullanılıyor. Aynı zamanda ahşap koruyucu ve endüstriyel su sistemlerinde de kullanılan TBT, deniz canlılarına verdiği zarar nedeniyle birçok ülkede yasaklandı.

Yine de birçok okyanus ve denizin kirlenmesine neden olan TBT, endokrin bozucu özelliğiyle yağ hücrelerinin artmasına neden olarak insanları da olumsuz etkiliyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, TBT yağ hücrelerinin artışına neden olurken, 45 gün içinde karaciğerde yağlanma oluşturdu. Döl yatağında biriken TBT’nin de kök hücreleri yağ hücrelerine dönüştürdüğü tahmin ediliyor.

5-Perfluorooctanoic Asit (PFOA)

Yapışmayan yemek kaplarında bulunan PFOA, kansere ve obeziteye neden olabiliyor. Sentetik bir bileşen olan PFOA, birçok amaç için kullanılırken, teflonla yapılan yapışmaz yemek pişirme aletleri ve mikrodalgada patlatılan mısırda yer alıyor. ABD nüfusunun yüzde 98’inin kanında yer alan PFOA, tiroid bozuklukları, aşırı kilo ve kronik karaciğer rahatsızlığı gibi hastalıklara neden oluyor.

Farelerde yapılan deneyler, gelişim çağında PFOA’ya maruz kalmanın insülin ve leptin artışına ve orta yaşlarda obeziteye neden olabildiğini gösterdi. İnsanlarda obeziteye neden olup olmadığı konusunda ise araştırmalar devam ediyor.

Obeziteye yol açan endokrin bozucu kimyasallara karşı en iyi önlemler

-Organik gıdalar ve doğal yollarla büyütülmüş hayvanların etlerini yemek,

-Plastik kaplarda tutulmuş gıda ve içeceklerden uzak durmak,

-Plastik yerine paslanmaz çelik ve kaliteli alüminyumdan yapılma su kapları kullanmak,

-Bebeklere plastik kaplardan yemek-içecek vermek yerine cam tercih etmek,

-Yapışmayan yemek eşyaları yerine seramik,

-Paslanmaz çelik ve dökme demir kullanmak,

-Organik ve doğal kozmetik ürünler kullanmak,

-Spor yapmak ve düzenli uyku uyumak.

 

Kaynak : turkishny

Gökyüzü Meraklıları Topuklu Yaylası’nda Buluşuyor - KimyaHaberleri
Manşet

Gökyüzü Meraklıları Topuklu Yaylası’nda Buluşuyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Beyağaç Belediyesi iş birliği ile doğaseverleri ve gökyüzü meraklılarını bir araya getirecek olan Beyağaç Gökyüzü Gözlem Şenliği, Topuklu Yaylası’nda kapılarını açmaya hazırlanıyor. Prof. Dr. Ethem Derman’ın iştirakiyle gerçekleştirilecek tertipte gözlemciler, binlerce metre yükseklikte bilimin ve tabiatın eşsiz buluşmasına tanıklık edecek.

🚆

[…]

Perseid Meteor Yağmurunun Tarihi Muhakkak Oldu - KimyaHaberleri
Manşet

Perseid Meteor Yağmurunun Tarihi Muhakkak Oldu

Yılın en büyüleyici gökyüzü olaylarından biri önümüzdeki hafta yaşanacak, gökyüzü aydınlanacak fakat bunun güneş ışığı ile bir ilgisi yok. Gökyüzünde izlemesi hayli heyecanlı olan Perseid meteor yağmuru için geri sayım başladı.

🚆

[…]

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti - KimyaHaberleri
Manşet

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti

Bir göldeki yayın balıklarında görülen siyah deri lezyonları, tıp ve biyoloji dünyasını şaşırtan bir gerçeği gözler önüne serdi. Etraf kirliliği kuşkusuyla başlayan incelemeler, tümörlerin bir balıktan başkasına direkt bulaşabilen bağımsız bir yapıya dönüştüğünü kanıtladı.

🚆

[…]

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya - KimyaHaberleri
Manşet

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İnternet dünyasında şirin cıyaklamasıyla tanınan çöl yağmur kurbağası, Afrika’daki madencilik projeleri ve evcil hayvan ticareti yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. IUCN tarafından risk durumu yükseltilen bu az canlı için uzmanlar acil müdafaa daveti yapıyor.

🚆

[…]

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor - KimyaHaberleri
Manşet

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor

Kuzey Atlantik’te okyanus tabanının 1.268 metre altına inen bilim insanları, gezegenin üst mantosuna ilişkin kayaçlara ulaşmayı başardı. Kayaçların gözeneklerinde bulunan 300 derecelik su örnekleri, deniz altındaki zımnî hayatı besleyen doğal tesisat sistemini birinci kere somut halde kanıtladı.

🚆

[…]