TÜBİTAK Biyoteknolojik İlaç Çalışması İle Dünya İlaç Pazarında Önemli Aktör Oluyor

TÜBİTAK Biyoteknolojik İlaç Çalışması İle Dünya İlaç Pazarında Önemli Aktör Oluyor. Dünya ilaç sektöründe her geçen yıl pazar payını artıran biyoteknolojik ilaçlar hakkında çalışma başlatan TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü, yeni ilaç geliştirmek için fiyatı milyar doları bulan tamamen insan antikoru tabanlı ilaç üreten bir transgenik fare platformunu hayata geçirecek. TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı Abdullah Karadağ, bu platformun biyoteknolojik ilaç üretiminde en son teknoloji olduğuna dikkat çekerek, “Bu fareyle biz dünya ilaç liginde en önemli oyunculardan birisi olacağız” dedi.

TÜBİTAK MAM Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsü Müdür Yardımcısı Abdullah Karadağ, Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönelik medikal biyoteknoloji alanında ilaç, aşı, tanı sistemleri ve biyobelirteç (biyomarker) odaklı proje başvuruları yaptıklarını belirterek, enstitülerinin medikal biyoteknolojide bu dört temel hedefle ilerlemek istediğini anlattı. Türkiye’nin biyoteknolojik ürünler alanında atılım yapmaya ihtiyacı olduğunu ifade eden Karadağ, 2023 hedefi doğrultusunda yerli ilaç ve aşı yapmak için çalıştıklarını bildirdi. Bu amaçla Medikal Biyoteknoloji Mükemmeliyet Merkezi (MediBiyo) Projesini hayata geçirmek istediklerini belirten Karadağ, Merkezde dört ana birim olacağını, yeni ve biyobenzer ilaç yapma amacındaki merkezin birinci önceliğinin transgenik fare üretmek olduğunu söyledi.

Bu fareyi “biyofabrika” olarak adlandırdıklarını kaydeden Karadağ, “Bu amaçla dünyada sadece 3-4 tane transgenik fare üretilmiştir, bazı büyük şirketler 1,2-2,5 milyar dolar gibi ücretlerle bu platformları satın aldılar ve kendi yeni ilaçlarını geliştirip üretmek için kullanıyorlar. Bizim de amacımız böyle bir fare geliştirmek, onu kendi imkanlarımızla geliştirebilecek donanım ve kapasitedeyiz. Enstitümüzde daha önce transgenik fare üretilmiş, bu Türkiye’de bir ilk. Mükemmeliyet merkezinde aynı zamanda mastır hücre bankası, ilaç karakterizasyon ve preklinik analiz birimleri de olacaktır. En verimli şekilde ilaç üretmeye hazır ve tamamen optimize edilmiş bir mastır hücre bankasından alınan bir tüp hücrenin değeri 25 milyon dolar civarındadır” dedi.

Monoklonal antikor tabanlı ilaçların birçok hastalığa karşı etkin kullanıldığına değinen Karadağ, bu hastalıklar arasında kanser, romatizma, crohn hastalığı, alerji, otoimmün hastalıklar, organ nakli reddi ve birçok değişik hastalık sayılabileceğini belirtti.

Transgenik Fareler

Transgenik farelerin antikor tabanlı ilaçlar üretmek için oluşturulduğuna dikkati çeken Karadağ, şu bilgileri verdi:

“Farenin antikor üreten kısmı olan immunglobülin lokusu yaklaşık 3 megabaz civarında büyük bir DNA kesimini oluşturmaktadır, bunu çıkarıyoruz, yerine insan immunglobülin lokusu yerleştiriyoruz. Bu şekilde herhangi bir insan antijeni verdiğimizde bu fareler, fare antikoru değil, insan antikoru üretiyor. Bu platformlar ile üretilen ilaçlar hem klinik çalışmalarda çok daha etkin bulunmuşlardır hem de çok daha az yan etki göstermektedirler. Bu nedenle FDA, EMAE gibi uluslararası ruhsat veren kuruluşlar bu mekanizmayla üretilen ilaçlara daha çok onay vermektedirler. Biz de bu teknolojiyi ülkemizde geliştirmek istiyoruz. Bu amaçla TÜBİTAK ARDEB 1003 programına şu anda ikinci aşama değerlendirmede bulunan bir proje başvurumuz oldu.”

Karadağ, merkezin ikinci etabında aşı yapımıyla ilgili çalışmaların yer alacağını belirterek, kuş gribi, MERS gibi salgınlarda her ülkede büyük miktarda aşılara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Söz konusu aşıların dışarıdan hemen satın alınamadığına değinen Karadağ, ülkelerin kendi teknolojileri olmadığı durumlarda bu aşıların temininin hem uzun süre aldığını hem de çok pahalı olduğunu bildirdi.

Mükemmeliyet Merkezi

2014 yılında Türkiye’nin biyoteknolojik ürünlere 4,7 milyar dolar ödediğini, bunların hemen hemen tamamının ithal edildiğini belirten Karadağ, mükemmeliyet merkezinin Türkiye açısından önemini şu sözlerle açıkladı:

“Biyoteknolojik ilaç liginde önemli bir oyuncu olmak isteyen ülkemiz yeni ilaç geliştirmek için bu teknolojiye sahip olmak zorundadır. İkinci aşamasında ise bu platform kullanılarak kanser yayılımını önlemeye yönelik yeni bir biyoteknolojik ilaç geliştirilmesi hedeflenmektedir. Bu platform ile sadece ilaç değil, aynı zamanda antikor tabanlı aşı ve diğer biyoteknolojik ürünler de üretilebilecektir. Mükemmeliyet merkezinde kurulacak üçüncü birim ilaç karakterizasyon birimi olacaktır. Ülkemiz bu konuda dışarıya bağımlı olup büyük ekonomik kayıplara uğramaktadır. Son olarak preklinik analizlerin yapıldığı bir birim olacaktır. Bu birim hem in vitro hem de in vivo analizler yapılabilecek şekilde tasarlanmıştır. Sadece antikor tabanlı değil, insülin gibi protein tabanlı ilaçları da bu merkezde üreteceğiz.”

Ülkede henüz üretilmiş biyoteknolojik bir ilaç bulunmadığını, biyoteknolojik ilaçlar konusunda daha fazla gecikmeden bu ilaçların yerli olarak üretilebilmesi için verilen akademik ve endüstriyel desteklerin artırıldığına işaret eden Karadağ, “Transgenik fare yeni ve biyobenzer ilaç geliştirmek için önemlidir. Siz tamamen insan antikoru-tabanlı bir ilaç üretecek olan bir fare geliştiriyorsunuz. Eski teknolojide antikor-tabanlı ilacı normal farede üretiyorduk, sonra DNA yapısını insan DNA’sına çeviriyorduk. Bu hem maliyeti yüksek hem de zor bir işlemdi, tam olarak da yapılamıyordu. Ayrıca klinik etkinliği düşük ve immun yan etkileri de fazlaydı. Bütün bu sorunları biz transgenik fare platformu ile tam insan antikoru-tabanlı ilaç üreterek aşmış olacağız. Bu platform biyoteknolojik ilaç üretiminde en son teknolojidir, bu fareyle biz dünya ilaç liginde en önemli oyunculardan birisi olacağız. Bunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu bir süreçtir, geliştirmek zaman alacaktır ama Türkiye bunu başarmak zorundadır, bilgi ve birikimiyle enstitümüz bunu yapabilecek kapasitededir ve bu işe taliptir” dedi.

 

Kaynak :TÜBİTAK

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması - KimyaHaberleri
Manşet

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması

Üç kıtadan öğrencileri Gaziantep’te buluşturan 8. Memleketler arası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği başladı. Bini aşkın müracaat arasından seçilen projelerin 142 stantta sergilendiği tertipte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Biz pazar olmayacağız, üreteceğiz” bildirisi verdi.

🚆

[…]

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati - KimyaHaberleri
Manşet

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati

2026 Nobel Fizik Ödülü, IceCube Nötrino Gözlemevi ve astrofiziksel kökenli yüksek güçlü nötrinoların keşfine yaptığı belirleyici katkılar sebebiyle Francis Halzen’e verildi. Antarktika’nın derinliklerindeki buz katmanını dev bir parçacık dedektörüne dönüştüren IceCube, kainatı sadece ışık aracılığıyla değil, maddeden neredeyse iz bırakmadan geçebilen nötrinolar üzerinden inceleyen yeni astronomi alanının gelişmesinde değerli rol 🚆

[…]

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir - KimyaHaberleri
Manşet

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir

Bilim insanları, Dünya’dan yaklaşık 270 ışık yılı uzaklıktaki bir beyaz cücenin etrafında, yıldızın vefatından geriye kalan maddelerden oluşmuş olabilecek sıra dışı bir gezegen adayı tespit etti. Keşfin doğrulanması halinde, gök cismi bir beyaz cücenin “küllerinden” doğduğu belirlenen birinci ikinci kuşak gezegen olabilir.

🚆

[…]

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı - KimyaHaberleri
Manşet

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı

Bilim insanları, Dünya’daki gün uzunluğunun yıllar içinde birkaç milisaniye değişmesinin sebebine ait yeni bir açıklama ortaya koydu. Araştırmaya nazaran, gezegenin iç çekirdeği ile manto arasındaki yerçekimsel ve elektromanyetik etkileşimler Dünya’nın dönüş suratını etkileyerek birtakım günlerin çok küçük ölçülerde daha kısa ya da uzun olmasına yol açıyor olabilir.

🚆

[…]

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi

Kızıldeniz’in yaklaşık 2 kilometre derinliğinde keşfedilen aşırı tuzlu ve oksijensiz su havuzları bilim dünyasının dikkatini çekti. “Ölüm havuzları” olarak isimlendirilen bu oluşumlar, içine giren canlıları kısa müddette etkisiz hale getirirken, kuvvetli şartlara dayanabilen mikroorganizmalar burada ömrünü sürdürüyor.

🚆

[…]

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu - KimyaHaberleri
Manşet

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Genç Düşünürler Bilim Atölyesi, Toplumsal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

🚆

[…]