
Belden iğne, kapalı alan taraması, yüksek maliyet… Alzheimer hastalarının hangi evrede olduğunu anlamak için bugüne kadar başvurulan usuller hem kıymetli hem de zahmetliydi. İsveç’teki Lund Üniversitesi liderliğinde yürütülen yeni bir çalışma ise, bu tabloya kolay bir kan testiyle cevap vermeye çalışıyor.
Araştırma, iki farklı biyolojik belirteci bir ortada kullanan yeni bir yaklaşımı test etti. Sonuçlar dikkat cazip: Sistem, hastalığın sırf var olup olmadığını değil, hangi evrede olduğunu da tespit edebiliyor. Üstelik bunu kıymetli PET taramaları ve lomber ponksiyon süreçleriyle kıyaslanabilir bir doğrulukta yapıyor.
İki belirteç birlikte çok daha güvenilir
Alzheimer’ın erken evrelerini saptamak için halihazırda onaylanmış kan testleri mevcut. Bu testlerde “p-tau217” isimli protein belirtecine bakılıyor. Sorun şu ki p-tau217, hastalık ilerledikçe doğruluğunu yitirmeye başlıyor. İsveçli bilim insanları bu açığı kapatmak için teste “eMTBR-tau243” isimli ikinci bir belirteci de ekledi. Birlikte kullanıldıklarında bu iki belirteç, ileri evrelerde bile muteber sonuçlar veriyor.
Yaş ortalaması 72 olan binden fazla iştirakçiyle yürütülen uzun soluklu araştırmalar, kandaki belirteç seviyelerinin hastaların klinik semptomları ve PET tarama sonuçlarıyla örtüştüğünü ortaya koydu. Uzmanlar bu sistemin klinik pratiğe girmesiyle birlikte, yeni kuşak ilaç denemelerine en uygun hastaların çok daha süratli ve kolay belirlenebileceğini vurguluyor. Alzheimer tedavisindeki mevcut belirsizlikler düşünüldüğünde bu, tıp dünyası için kıymetli bir kılavuz niteliği taşıyor.
Araştırmacılar tekrar de bir noktanın altını çiziyor: Kan testindeki sayılar tek başına kâfi değil. Hastanın genel klinik durumu kesinlikle göz önüne alınmalı. Buna rağmen az invaziv yapısı ve geniş kitlelere kolay kolay uygulanabilmesiyle bu yaklaşım, Alzheimer teşhis sürecinde önemli bir kolaylık sağlayacaktır.

İlk yorum yapan olun