Yenilenebilir Kaynaklardan Sentetik Yakıt Üretmek Mümkün Olabilir

Hidrojen Yakıtı Üretmek İçin Güneş Enerjisi Kaynak Olabilir - KimyaHaberleri
Hidrojen Yakıtı Üretmek İçin Güneş Enerjisi Kaynak Olabilir - KimyaHaberleri

Yenilenebilir Kaynaklardan Sentetik Yakıt Üretmek Mümkün Olabilir. Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Peter Vesborg, elektrikli araçlar yaygınlaşsa da petrol ihtiyacının devam edeceğini söyledi. Dr. Vesborg, yenilenebilir kaynaklardan sentetik yakıt üretiminin de mümkün olduğunu anlattı.

Danimarka Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Peter Christian Kjærgaard Vesborg, Koç Üniversitesi Tüpraş Enerji Merkezi (KUTEM) tarafından düzenlenen Enerji Günleri kapsamında, “Global Enerji Problemi- Hesaplamalar, Stratejiler ve Yakıtlara Dair Bir Bakış Açısı” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Dünya Haber sitesinin sorularını da cevaplayan Vesborg, dünyada enerji trendlerini belirleyecek temel faktörler arasında ilk sırada yenilenebilir enerjideki düşen fiyatların yer aldığını söyledi.

Çin’de siyasi otoritelerin kömürden uzaklaşma eğiliminin de ikinci bir faktör olduğunu ifade eden Vesborg, “Hem üretim hem tüketim azaldığı için küresel politikaları da değiştirmiş oldular” dedi. Vesborg, şu anda petrol bulmanın ve üretmenin giderek artan maliyetlerinin de önemli bir etken olduğunu ifade ederek “ABD’de bitümlü şist imkanları var ama yine de fiyatlar arttığı için dünyadaki trendleri belirleyen faktörler arasında yer alıyor” ifadesini kullandı.

Yenilenebilir enerjinin fosil yakıtların seviyesine ne zaman ulaşabileceğinin, temel meselelerden biri olduğunun altını çizen Peter Christian Kjaergaard Vesborg, “45 – 50 yıl içinde yenilenebilir kaynakların payı fosil yakıtların seviyesine erişebilir” dedi.

Enerji güvenliği için güneş

Dünyada en yaygın ve dengeli dağılan en büyük enerji kaynağının güneş olduğuna işaret eden Vesborg “Yaygınlık konusunda istisnalar da söz konusu. Örneğin St. Petersburg ve Ekvator’a yakın ülkeler arasındaki fark ortada. Bu coğrafi farklılıklardan ötürü bazı ülkeler daha çok, bazıları daha az faydalanabiliyor” diye konuştu. Güneş enerjisinin, özellikle enerji güvenliği açısından büyük bir öneme sahip olduğunu kaydeden Vesborg şunları söyledi: “Her ülke, güneş enerjisi temini mümkünse kendine yeten ülke konumuna geçebilir. Tabii ki yerel endüstriye ve insan kaynaklarına ihtiyacınız var. Böyle bir piyasa oluşturabilirseniz güneş sizin enerji altyapınızın temelini oluşturabilir. Böyle yapabilirseniz enerjiyi demokratize edebilirsiniz. Ancak nüfus yoğunluğunun yüksek olduğu yerlerde bunu yapamayabilirsiniz. Örneğin Hong Kong böyle bir ülke. Bu tür yerlerde uygulanması daha zor.”

Şebekeler kilit önemde

Enerjide rekabetin büyük önem taşıdığına değinen Vesborg, “Biz genel olarak her şeyi elektrifiye ediyoruz. Dizel ve doğalgazla neler yapabiliyoruz? Hepsini elektriğe çevirmeye çalışıyoruz. Çiftçilikte, ulaşımda, ısınmada, soğutmada. Bu bağlamda şebekeler kilit öneme sahip. Şebekeler yeterli olduğu takdirde bugünkünden iki üç kat fazla elektrik üretebileceksiniz. Şebekelerin sayesinde aynı zamanda bölgeler ve kaynaklar arası dengelemeyi garanti altına alabiliyorsunuz” ifadesini kullandı.

Yenilenebilirden sentetik yakıt

Yenilenebilir enerjinin elektriğe dönüştürüldükten sonra sentetik yakıtlara dönüştürülebilmesinin de söz konusu olduğunu anlatan Vesborg, “İki versiyonu var. Birincisi, karbondioksitin atmosferden alınıp metanole dönüştürülmesi. İkinci bir versiyonu da yenilenebilir elektriği alıp amonyağa dönüştürebiliyoruz. Sentetik yakıt üretiminin yaygınlaştırılmasının önünde maliyet, yani ölçek ekonomisi engeli bulunduğunu kabul eden Vesborg, “Bazı şirketler bunu yapıyor ama büyük miktarlarda ihtiyaç olduğu için amonyak üreten tesisler bunlar. Çok merkezi şekilde işlettikleri için de fiyatı belirlemek zorlaşıyor. Ancak Türkiye’ye yetecek ölçüde amonyak üretebilecek bir tesis yapabilecekseniz fiyat düşürmek mümkün” ifadelerini kullandı.

Storage kurtarıcı olabilir mi?

Dr. Peter Christian Kjærgaard Vesborg, enerji saklama imkanlarının baz yük olarak kullanılıp kullanılamayacağına yönelik soruya “Bu aslında biraz zor konu. Depolamayı basit pillerle yapamayız. Ancak akış pili dediğimiz flow battery olarak uygulanabilir. Enerji kimyasal tanklara yüklenebilir. Bu yöntem kullanıma geçtiği takdirde elektrik haftalarca depolanabilir. Yaz kış dengesi sağlanabilir. Fakat bu ne zaman olur? Ancak ve ancak geleneksel yöntemler çok pahalı hale gelirse devreye girebilir” cevabını verdi.

Endüstriyel çatılara güneş sistemi

Türkiye elektrik piyasasındaki fiyatların diğer piyasalara yakın bir seviyede olduğunu ifade eden Dr. Vesborg şöyle dedi: “Önümüzdeki beş yıl içinde küçük ölçekli solar sistemlerde büyük bir patlama olabilir. Ama panelleri endüstriyel çatılara koymak daha mantıklı olacaktır. Bu elektriğin şebekeye verilmesi ucuzluk getirecek ve daha büyük bir kitlenin kullanımına imkan sağlanacak. Yine de bu konuda siyasi bir isteklilik gerekiyor.”

Elektrikli araçlar petrol ihtiyacını bitirmeyecek

Avusturyalı OMV’nin satışa çıkardığı Petrol Ofisi (POAŞ) hisselerini Vitol’ün almasını olumlu bulan Onur Okutur “Aslında SOCAR ya da Aramco’nun yoğun şekilde ilgilendiklerini biliyorduk. Vitol gibi Batılı bir grubun Türkiye’de 1.4 milyar euroluk bu satın almayı yapması hem yerli hem yabancı gruplara bir güven verecek. KPMG olarak satış sürecine dahildik. Fiyat ise tahmin ettiğimiz bantta geldi” dedi.

Kaynak : Dünya

İskoçya Adalarında Evrimin İzleri Takip Ediliyor - KimyaHaberleri
Manşet

İskoçya Adalarında Evrimin İzleri Takip Ediliyor

İskoçya’nın uzak adalarındaki çalı kuşları, ana karadaki akrabalarından genetik olarak koptu. Üstelik iki farklı ada populasyonu bu değişimi birbirinden habersiz, büsbütün farklı genetik yollarla gerçekleştirdi.

🚆

[…]

Uzay Boşluğunda İnsan Bedenine Ne Oluyor? - KimyaHaberleri
Manşet

Uzay Boşluğunda İnsan Bedenine Ne Oluyor?

NASA’nın tek yumurta ikizi astronotlarla gerçekleştirdiği tarihi araştırma, uzay ortamının insan bedenindeki genetik düzenekleri nasıl etkilediğini ortaya koydu. Yörüngede neredeyse bir yıl geçiren astronotun bağışıklık sistemindeki değişimler bilim dünyasında yankı uyandırdı.

🚆

[…]

Hint Okyanusu’da Milyonlarca Yıllık Balina Mezarlığı Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Hint Okyanusu’da Milyonlarca Yıllık Balina Mezarlığı Keşfedildi

Hint Okyanusu’nun güneydoğusunda yürütülen milletlerarası bir araştırma, bilim dünyasında çığır açan bir keşfe imza attı. Deniz düzeyinin 7 bin metre altında, 5 milyon yıldan daha eski fosillerin yer aldığı, bugüne kadar tespit edilmiş en derin ve en geniş balina mezarlığı gün yüzüne çıkarıldı.

🚆

[…]

Futbolun Değişmeyen Kuralı: Meskeninde Güçlü, Deplasmanda Güç - KimyaHaberleri
Manşet

Futbolun Değişmeyen Kuralı: Meskeninde Güçlü, Deplasmanda Güç

Futbolda konut sahibi avantajı her ekip için taraftar dayanağı manasına gelebilir lakin bu ülke için durum çok farklı. Deniz düzeyinden binlerce metre yüksekte oynanan maçlarda dünya devleri bile alanda oksijen maskelerine muhtaç kalıyor, istatistikler ise futbol dünyasını şaşkına çeviriyor.

🚆

[…]

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu - KimyaHaberleri
Manşet

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu

Efsanevi korsanların kabahat kanıtlarını gizlemek için kullandığı kan donduran usul suyun altında gün yüzüne çıktı. Ele geçirdikleri gemileri yağmaladıktan sonra su hizasına kadar yakıp okyanusun tabanına fırlatan korsanların geride bıraktığı gizemli enkazlar, yüzyıllar sonra birinci defa incelendi.

🚆

[…]

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori - KimyaHaberleri
Manşet

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori

Denizlerde hiçbir belirti göstermeden birdenbire beliren ve olağan dalgaların iki katı yüksekliğe ulaşan dev su kütlelerinin sırrı çözüldü. Uzmanlar, fırtınaların kesişim noktasında yer alan Bermuda Şeytan Üçgeni’nde gemilerin nasıl dakikalar içinde ortadan ikiye bölündüğünü anlattı.

🚆

[…]

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu - KimyaHaberleri
Manşet

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu

mBio mecmuasında yayınlanan yeni bir araştırma, sis bulutlarının gezegenimiz için devasa bir paklık filtresi olduğunu ortaya koydu. Sis damlacıklarının içinde yaşayan özel bakteri cinsleri, havada bulunan ve canlı dokular için ölümcül olan zehirli formaldehit gazını tüketerek besleniyor.

🚆

[…]