Helyum Kıtlığı ile Karşılaşabilir miyiz ?

ABD’nin 1920 yılında zeplinler için stokladığı helyum rezervlerini satmasına rağmen helyum kıtlıkları zaman zaman baş göstermekte.
Helyumu en çok uçan balonlarda görsek de bazı bilim adamları sınırlı miktarda sahip olduğumuz bir kaynak olan helyumun bu şekilde boşa harcanmasını oldukça eleştirmekte. Aslında helyum, evreni konu aldığımızda en yaygın elementlerden biri. Yaygınlık kriterinde hidrojenden hemen sonra gelmekte. Diğer yandan Dünya’da ise o kadar da yaygın bulunmamakta. Çünkü helyum yerçekiminden kurtularak uzaya karışabilen nadir elementlerden biri. Londra Üniversitesi (UCL)’den kimyager Andrea Sella bir çok gazı geri dönüşüm ile tekrar kullanmanın mümkün olduğunu belirtirken helyum için bunun söz konusu olmadığını söyledi.

HELYUM NEDİR?

Hidrojenden sonra en hafif gazdır. Renksiz, kokusuz olmakla beraber soy gaz olduğu için tepkimeye girmez ve bu yüzden eylemsizdir. Soy gazların son yörüngelerindeki elektron sayısı o yörüngenin maksimum elektron bulundurma kapasitesi kadardır, yani o yörünge ne kadar elektron alabiliyorsa o kadar olur. Helyum’un atom numarası ikidir (2), her elementte de olduğu gibi, helyumda da ilk elektron yörüngesinin maksimum alabildiği elektron ikidir. Bu doğrultuda helyum, soy gazlar kuralına uyan bir gazdır. Bağıl atom kütlesi ise 4,0026’tır. Oda sıcaklığında gazdır ve gaz dışında başka hallerde görmek doğal koşullarda imkansızdır; çünkü erime noktası -272,05 °C ve kaynama noktası -268,785 °C’dir. Ancak laboratuar koşullarında sağlanabilen sıcaklıklarda katı ve sıvı halinde görebilir. Bu sıcaklıklar mutlak sıfır’a çok yakın olduklarından dolayı laboratuvar koşullarında sağlamak bile çok zordur. Yoğunluğu ise 0,1785 g/l’dir, yani havadan daha hafiftir, bu yüzden de sıcak hava balonlarında ve zeplinlerde kullanılmaktadır. Hidrojenden daha ağırdır, ancak hidrojen yanıcı bir madde olduğu için artık pek kullanılmamakta ve yerini Helyum’a bırakmaktadır. Atom çapı 49 pm’dir. Elektronegatifliği (elektronegatiflik) yoktur ve elektron dizilimi 1s (kare)’dir. Yükseltgenme basamağı sayısı sıfırdır. (Her 20.000 küçük helyum balonu bir insanin ağırlığını 6 kg azaltır.)

Kullanım alanları

Helyum atmosferde çok az miktarda bulunmaktadır. Ayrıca helyum radyoaktif minerallerde ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tabii gazlarda bulunur. Helyum, sıvı havanın fraksiyonlu destilasyonundan elde edilir. Havadan hafif olması uçan balonlarda kullanılabilmesini sağlar. Hidrojen gibi yanıcı-patlayıcı özelliği olmadığı için de oldukça güvenlidir ama bu güvenlik pahalı olduğu için bu madde pek kullanılmamaktadır. Pahalı olmasının nedeni evren de hidrojenden sonra en çok bulunan element olmasına ve dünya atmosferinde 1/200.000 oranında bulunmasına rağmen, sıvı havanın ayrımsal damıtılmasıyla elde edilemez. Bunun sebebi, Helyumun atmosferdeki diğer birçok gazın aksine Joul-Thompson katsayısının pozitif olmayışıdır. Bu da onun sıkıştırılmak suretiyle sıvılaştırılmasını engeller ve de havadan elde edilmesini imkânsız hale getirir. ABD’deki bazı doğal gaz yataklarında % 7’ye varan oranlarda He gazı bulunmaktadır ki bu Helyumun ticari olarak satılabilecek kadar üretilmesine imkân sağlamaktadır. Helyum inert gaz olması özelliğinden dolayı bazı metallerin inert atmosfer oluşturulmasına kullanılır. Ayrıca dalgıç tüpleri % 80 He ve % 20 O2’den oluşur. Sıvı hava yerine helyumla karıştırılmış oksijen kullanılmasının sebebi vurgun diye tabir edilen olayı önlemektir. Helyumun buradaki fonksiyonu, yukarıda bahsi geçen Joule-Thompson katsayısının negatif olması nedeniyle yüksek basınçta sıvılaşmayıp, dalgıçlar yukarı doğru çıkarırken yüksek basınçtan düşük basınca hızlı geçişte oluşan çözünürlük farkından dolayı kanda baloncuklar oluşturup felce neden olmamasıdır. Helyum ayrıca sıvı roket yakıtlarının basınç altında tutulmasında kullanılır. Sıvı helyum soğutma amaçlı da kullanılmaktadır (NMR cihazlarında)

Helyum’un insan sesini inceltmesi hakkında
Bu durum, sesin helyum içinde daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanmaktadır. Bunun sebebi de gazlar içindeki sesin hızının, gazın yoğunluğun’un karekökünün ters orantılı olmasıdır. Helyum da havadan çok daha az yoğun bir gaz olmasından dolayı (uçan balonlar gibi), helyum içinde sesin hızı havadakine göre birkaç kat daha fazladır. Ses tellerini hava yerine helyumun titreşmesi ve sesin helyum içinde daha hızlı ilerlemesi nedeniyle, insan sesi tiz bir şekilde çıkar. Alınan helyum, tekrar verildikten sonra bu ses incelmesi etkisini kaybeder. Benzer şekilde yine, inert ve zehirsiz olan SF6 gazını solumanız durumunda ise, bu kez bu gazın havadan yaklaşık altı kat daha yoğun olması ve bu nedenle sesin SF6 içinde havadakinden çok daha yavaş ilerlemesinden dolayı, bu kez insan sesi kalın çıkmaktadır

 

Kaynak : netgazete

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu - KimyaHaberleri
Manşet

Karayipler’de Tarihi Keşif: 300 Yıllık Korsan Gemileri Bulundu

Efsanevi korsanların kabahat kanıtlarını gizlemek için kullandığı kan donduran usul suyun altında gün yüzüne çıktı. Ele geçirdikleri gemileri yağmaladıktan sonra su hizasına kadar yakıp okyanusun tabanına fırlatan korsanların geride bıraktığı gizemli enkazlar, yüzyıllar sonra birinci defa incelendi.

🚆

[…]

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori - KimyaHaberleri
Manşet

Bermuda Şeytan Üçgeni İçin Yeni Bilimsel Teori

Denizlerde hiçbir belirti göstermeden birdenbire beliren ve olağan dalgaların iki katı yüksekliğe ulaşan dev su kütlelerinin sırrı çözüldü. Uzmanlar, fırtınaların kesişim noktasında yer alan Bermuda Şeytan Üçgeni’nde gemilerin nasıl dakikalar içinde ortadan ikiye bölündüğünü anlattı.

🚆

[…]

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu - KimyaHaberleri
Manşet

Nefes Aldığımız Hava Aslında Bir Mikrop Okyanusu

mBio mecmuasında yayınlanan yeni bir araştırma, sis bulutlarının gezegenimiz için devasa bir paklık filtresi olduğunu ortaya koydu. Sis damlacıklarının içinde yaşayan özel bakteri cinsleri, havada bulunan ve canlı dokular için ölümcül olan zehirli formaldehit gazını tüketerek besleniyor.

🚆

[…]

Kulak Uğultusunun Gizemi Bilimsel Olarak Açıklandı - KimyaHaberleri
Manşet

Kulak Uğultusunun Gizemi Bilimsel Olarak Açıklandı

Gecenin sessizliğinde apansız ortaya çıkan ve rölantide çalışan bir otomobil motorunu andıran uğultu sesinin gizemi nihayet aydınlatıldı. Norveçli bilim insanları, milyonlarca insanı uykusuz bırakan ve “The Hum” olarak bilinen bu fenomenin dış dünyadaki kaynağını bulmayı başardı.

🚆

[…]

Farelerde İnsan Genleri Şaşırttı - KimyaHaberleri
Manşet

Farelerde İnsan Genleri Şaşırttı

Laboratuvarda gerçekleştirilen sıra dışı bir mutasyon deneyi, bebek farelerin anneleriyle kurduğu irtibatı baştan aşağı değiştirdi. Klasik ses kalıplarının dışına çıkan canlılar, bilim insanlarının daha evvel hiç duymadığı farklı bir lisanla müzik mırıldanmaya başladı.

🚆

[…]

Roma’Da Okulun Altından Antik Roma Sarayı Çıktı - KimyaHaberleri
Manşet

Roma’Da Okulun Altından Antik Roma Sarayı Çıktı

Roma’da bir lisenin spor salonu altında yıllardır anlatılan kulaktan kulağa kıssalar, meraklı öğrencilerin cüretiyle gerçeğe dönüştü. Ocak 2026 kazılarıyla ortaya çıkarılan MS 2. yüzyıla ilişkin görkemli Roma villası, duvarlarındaki büyüleyici fresklerle tarih dünyasını ayağa kaldırdı.

🚆

[…]

Hamilelik Testlerinin Geçmişten Günümüze Seyahati - KimyaHaberleri
Manşet

Hamilelik Testlerinin Geçmişten Günümüze Seyahati

Günümüzde dakikalar içinde ulaştığımız hamilelik sonuçları, 1960’lı yıllara kadar laboratuvarlarda bekleyen kurbağaların biyolojik reaksiyonlarına bağlıydı. Wellcome Collection arşivlerinden çıkan bu gerçek, tıp dünyasının geçmişteki katı sansürlerini ve sıra dışı usullerini gösteriyor.

🚆

[…]

Britanya’nın Birinci Hükümdarları Dev Akreplerdi - KimyaHaberleri
Manşet

Britanya’nın Birinci Hükümdarları Dev Akreplerdi

İngiltere ve Galler kıyılarında karar süren Praearcturus gigas isimli dev canlının sırrı çözüldü. Bilim insanları, günümüz küçük akreplerinin bilakis bu devasa canlının kurbanlarını etkisiz hale getirmek için zehir yerine saf fizikî gücünü kullandığını saptadı.

🚆

[…]