Dumlupınar Üniversitesi’nde Biyokimya Bölümü Açıldı

Dumlupınar Üniversitesi’nde Biyokimya Bölümü Açıldı.Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Biyokimya Bölümü Başkanı Doç.Dr.Metin Bülbül, DPÜ’de Biyokimya Bölümü’nün açıldığını bildirdi.

Gelişen teknolojilerin uzmanlık alanlarını geliştirdiğini, bu gelişmelerin de alt uzmanlık alanlarını gerektirdiğini kaydeden Doç.Dr. Metin Bülbül şunları ifade etti:”Kimya bilim dalı; Analitik Kimya, Fizikokimya, Anorganik Kimya, Organik Kimya ve Biyokimya gibi alt bilim dallarına ayrılır. Bu alt bilim dallarının her biri de, başlı başına ayrı bir bilim dalı haline gelmiştir. Bu bilim dalları çok farklı disiplinlerle etkileşim halindedir. Bunlardan Biyokimya alt bilim dalını ele aldığımızda; bu bilim dalı Tıp, Veterinerlik, Gıda, Tarım, Eczacılık, Moleküler Biyoloji, Genetik, Koruyucu Hekimlik, Diyetisyenlik, Toksikoloji ve Mikrobiyoloji gibi bilim dalları ile etkileşim içerisindedir. Biyokimya Bölümündekibilimsel çalışmalar ile bu bilim dallarındaki madde ve malzeme ihtiyacının karşılanması gerekmektedir.”

Doç.Dr.Metin Bülbül, biyokimyasal çalışma alanları ile ilgili şu bilgileri verdi: “Tıp bilim dalında gerekli kitlerin geliştirilmesi ve serum vb. çözeltilerin üretimi. Veterinerlik ile ilgili ilaç olabilecek kimyasalların belirlenmesi, geliştirilmesi ve deney hayvanları üzerinde uygulanması. Gıda alanında alternatif gıda kaynaklarının bulunması ve biyotransformasyon ile yeni besinlerin üretilmesi. Moleküler Biyoloji ve Genetik sahasında yapılan klonlama, transplantasyon ve hibridizasyon çalışmaları ile daha dayanıklı nesil ve daha dayanıklı ürünlerin elde edilmesi. Tarımda organik ürün elde etmek için doğal gübre ve hormon içeriklerinin düzenlenmesi ve ekonomik değeri olmayan bitkisel kaynakların biyokütle, biyogaz ve biyobenzin olarak değerlendirilmesi . Eczacılık alanında ilaç olarak kullanılabilecek maddelerin eldesive bu bileşiklerin etkisinin in vitro (enzimler üzerinde) ve in vivo (deney hayvanları ve insanlar üzerinde) çalışılması. Koruyucu hekimlikte hangi vitaminlerin hangi metabolik yollar ve basamaklarda görev aldıklarının belirlenmesi ile hastalığa sebep olan faktörlerin bulunması ve hastalık için önceden önlem alınmasının sağlanması. Diyetisyenlikte biyokimyasal verilere bakılarak dengeli beslenilecek bir diyet düzenlenmesi, yeni gıda takviyeleri ve diyet ürünlerinin geliştirilmesi. Toksikolojide zehirlenme türlerine göre sunulan biyokimyasal çözümler ve alınan tepkilerin değerlendirilmesi. Mikrobiyolojide sanayi ve bilimsel çalışmalar için gerekli olan enzim, protein ve karbohidrat gibi biyokimyasalların, doğal ve ekonomik bir yol olan bakteri ve mantarlar ile üretimi gibi bu çalışma alanlarına çok sayıda örnekler verilebilir.”

Biyokimya ile ilgili çok sayıda araştırma alanı olmakla birlikte, bu alanlarda ülkemizde çok az çalışma olduğunu ifade eden Doç.Dr. Metin Bülbül, “Hastalık tanısında ve tahlilinde kullanılan kitler ve kullandığımız ilaçların çoğu hala yurtdışından ithal edilmektedir. Üniversite olarak bu alanlarda üretime yönelik çözümler bulmak ve bu çözümler üzerinde çalışmalar yaparak yeni ürünler geliştirmek ve aynı zamanda ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacı ile üniversitemizin Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde Biyokimya Bölümü açılmıştır. Bölümümüzde ilaç biyokimyası, doğal ilaç tasarımı, enzim teknolojileri, biyosensörler, nanoteknolojikbiyopolimerler, kanser nanobiyosensörleri ve doğal yakıt pilleri üzerinde çalışmalar yapılmaktadır. Dumlupınar Üniversitesi Biyokimya Bölümü; genç ve dinamik kadrosu ve disiplinler arası çalışmaları ile geniş bilimsel ufka sahip ve araştırmacı kimliği olan lisans ve yüksek lisans öğrencilerini yetiştirmeyi hedeflemektedir. Bu amaçla 2013-2014 öğretim yılı ÖSYM ek yerleştirmede Biyokimya Bölümüne 30 adet öğrenci alınacaktır. 2013-2014 öğretim yılının Bahar döneminde de Yüksek Lisans programına öğrenci alınması hedeflenmektedir. Biyokimya bölümü mezunlarına Yök, Biyokimyager ve Kimyager unvanı verdiğinden, bölümümüzden mezun olan öğrenciler ile sanayi ve hastane laboratuarlarının Biyokimyager ve Kimyager ihtiyacı karşılanacaktır. Aynı zamanda bilim dünyasına bilimsel ufku geniş yeni bilim insanları kazandırılmış olacaktır” ifadelerini kullandı.

 

Kaynak:.stargundem

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti - KimyaHaberleri
Manşet

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti

Bir göldeki yayın balıklarında görülen siyah deri lezyonları, tıp ve biyoloji dünyasını şaşırtan bir gerçeği gözler önüne serdi. Etraf kirliliği kuşkusuyla başlayan incelemeler, tümörlerin bir balıktan başkasına direkt bulaşabilen bağımsız bir yapıya dönüştüğünü kanıtladı.

🚆

[…]

Fotoğraf yok
Manşet

Efes’Te Bizans Devrine İlişkin İkiz Bebek Mezarı Bulundu

Efes Antik Kenti’nde yürütülen hafriyat çalışmalarında, terk edilmiş bir kanala gizlenmiş sıra dışı bir mezar bulundu. Bizans devrine ilişkin taş sandukayı açan arkeologlar, az bir genetik özellik taşıyan prematüre ikiz bebek iskeletleriyle karşılaştı.

🚆

[…]

Perili Yerlerde Hissedilen Gizemli Olayların Sebebi Ne? - KimyaHaberleri
Manşet

Perili Yerlerde Hissedilen Gizemli Olayların Sebebi Ne?

Londra’da bilim insanları tarafından hazırlanan soğuk ve loş odadaki kapalı elektromanyetik alanlar test edildi. İştirakçiler baş dönmesi ve şiddetli kaygı bildirirken, datalar bu hislerin kaynağının büsbütün zihnin beklenti düzeneği olduğunu kanıtladı.

🚆

[…]

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya - KimyaHaberleri
Manşet

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İnternet dünyasında şirin cıyaklamasıyla tanınan çöl yağmur kurbağası, Afrika’daki madencilik projeleri ve evcil hayvan ticareti yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. IUCN tarafından risk durumu yükseltilen bu az canlı için uzmanlar acil müdafaa daveti yapıyor.

🚆

[…]

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor - KimyaHaberleri
Manşet

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor

Kuzey Atlantik’te okyanus tabanının 1.268 metre altına inen bilim insanları, gezegenin üst mantosuna ilişkin kayaçlara ulaşmayı başardı. Kayaçların gözeneklerinde bulunan 300 derecelik su örnekleri, deniz altındaki zımnî hayatı besleyen doğal tesisat sistemini birinci kere somut halde kanıtladı.

🚆

[…]