Sabancı Üniversitesi, Bir Çok Alanda Kullanılan Nanomateryallerin Canlılara ve Çevremize Etkilerini Araştırdı

Sabancı Üniversitesi, Bir Çok Alanda Kullanılan Nanomateryallerin Canlılara ve Çevremize Etkilerini Araştırdı - KimyaHaberleri
Sabancı Üniversitesi, Bir Çok Alanda Kullanılan Nanomateryallerin Canlılara ve Çevremize Etkilerini Araştırdı - KimyaHaberleri

Sabancı Üniversitesi, Bir Çok Alanda Kullanılan Nanomateryallerin Canlılara ve Çevremize Etkilerini Araştırdı. Çalışmayla, toksik olan ve olmayan kimyasallar sınıflandırılabilecek. Sonuçlar, Türkiye’ye sosyoekonomik fayda sağlayabilecek araçlar ortaya çıkaracak ve sağlığa, nanomateryal güvenliğine ve yaşam kalitesine katkı sağlayacak.

TÜBİTAK Desteğiyle Sağlığa, Yaşam Kalitesine, Nanomateryal Güvenliğine Katkı Sağlayacak Proje Geliştirildi.Sabancı Üniversitesi’nde, TÜBİTAK 1001 desteğiyle yürütülen projeyle, günlük hayatımızda tekstilden gıdaya, inşaattan çevreye, otomobilden elektrik sektörüne bir çok alanda kullanılan nanomateryallerin canlılara ve çevremize etkileri araştırıldı. “Kırmık-üstü-Lab kullanılarak, Nanomalzemelerin Boyuta Bağımlı Toksisitesinin Canlı Mikrobiyal Hücreler Üzerinde Araştırılması” başlıklı projenin yürütücüsü, Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi’nden Yrd. Doç. Dr.Anjum Qureshi, günümüzde birçok kullanım alanıyla karşımıza çıkan nanomateryallerin, canlılara ve çevremize olan etkilerinin çok az çalışılmış bir alan olduğunu belirtti.Projenin hedefinin, nanomateryallerin, boyuta bağımlı toksisitelerinin canlı mikrobik hücreler üzerindeki etkilerini, çip üzerinde hücre yaklaşımı kullanarak irdelemek olduğunu ifa-de eden Qureshi, şu bilgileri verdi: “Nanomalzemelerle hücreyüzeyleri arasındaki etkileşimlerin yarattığı etkileri elektriksel ve fiziksel özellikler vasıtasıyla araştırmak, toksisite datasını yorumlamak, üretilen nanomateryallerle ilgili toksisite risklerini tahmin etmek açısından çok önemlidir. Proje kapsamında geliştirilen birbirine kenetli altın mikroelektrot temelli empedans sensör, kullanımı kolay ve minyatürleştirilmiş bir çip platform sunmaktadır. Bu platform, nanotoksisite biyo algılayıcı uygulamalarda, NP’lerin toksisitesini irdelemek için, bütün hücrelerle biyolojik sinyal dönüştürücüleri olarak arayüz oluşturmaktadır.Geliştirilen bütün hücre biyosensör çipi, nanotoksisite tespitinde ve etkilerinin analizinde alternatif bir yaklaşım sunmakta olup, canlı hücrelere karşı nano boyutlu materyallerin fizyolojik etki bilgilerini sağlaması ile de alanında öncü sonuçları sunmaktadır. ”

Proje Sonuçları Türkiye’ye Sosyoekonomik Fayda Sağlayacak Araçlar Ortaya Çıkaracak

Projenin hedefini, “nanomateryallerin boyuta bağımlı toksisitelerinin canlı mikrobik hücreler üzerindeki etkilerini çip üzerinde hücre yaklaşımı kullanarak irdelemek” olarak açıklayan Yrd. Doç. Dr. Anjum Qureshi, nanomalzemelerle hücre yüzeyleri arasındaki etkileşimlerin yarattığı etkileri elektriksel ve fiziksel özellikler vasıtasıyla araştırmanın, toksisite datasını yorumlamanın, üretilen nanomalzemelerle ilgili toksisite risklerini tahmin etmek açısından çok önemli olduğunu kaydetti. Günümüzde uygulanan en pahalı görüntüleme yöntemlerinin geleneksel olan flöresan/kolorimetrik tahlillere dayandığını,bu yöntemlerin projenin doğrulama kısmında kullanıldığını ve sadece tahminsel değerlendirmeler sağladığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Anjum Qureshi, “Normal hücresel aktiviteleri olan ve elektronik çiplerle arayüz oluşturan yaşayan mikroorganizmaların kullanımı, nanomalzemelerin canlı hücreler üzerindeki etkilerinin doğasının direkt, gerçek zamanlı ve özgün biyolojik bilgisini sağlar. WCB çip kullanılarak elde edilen bu tarz bilgileri farklı bir yöntemle elde etmemiz mümkün değildir. Bu yüzden geliştirilen WCB çip platformu çok yönlü bir araç olup, sadece nanomalzemelerin incelenmesini değil, başka birçok farklı kimyasalın, ilacın ve çevresel kontaminasyona sebep olan maddelerin test edilmesine olanak sağlar. Geliştirilen nanotoksisite tahlilinin ve algılayıcı platformun potansiyel avantajları,kullanım kolaylığını, hassasiyeti, birleştirilen mikroorganizma-dan gelen kalıtsal özgünlüğü, çok yönlülüğü ve düşük mali-yeti içerir. Tüm bunlar bu teknolojinin geleceği için umut vaat etmekte ve nanomalzemelerin toksisitesinin belirlenmesinde kullanılan geleneksel tahlillere belirgin bir ilerleme kazandır-maktadır”dedi.Bu araştırmada önerilen yeniliğin, farmakolojide, ilaçlarda,savunmada, çevresel ve yiyecek uygulamalarında kullanılabilecek nanomalzemelerin toksisitesini görüntülemede geniş uygulamaları olan yeni bir teknoloji platformu getirmekle sonuçlanacağını belirten Qureshi, “En önemlisi, WCB platformu toksik olan ve olmayan kimyasalları sınıflandırmayı mümkün kılacaktır. Ayrıca, geliştirilen NM’lerle alakalı potansiyel risklerin işaret edilmesinde Türkiye’nin global liderlerden biri olarak atılımına büyük katkı sağlayacaktır. Sonuçlar, Türkiye’ye sosyoekonomik fayda sağlayabilecek araçlar ortaya çıkaracak ve sağlığa, NM güvenliğine ve yaşam kalitesine katkı sağlarken,aynı zamanda rekabeti de arttıracaktır”diye konuştu.

Proje Dahilinde 10 Bilimsel Makale Hazırlandı

Projede önerilen tüm iş paketlerinin başarıyla tamamlandığını belirten Anjum Qureshi, şunları söyledi: “Sonuç olarak, iki lisansüstü öğrenci mezuniyet gereklerinin bir parçası olarak eğitime tabi tutulmuştur. Bunun dışında, proje dahilinde 10 bilimsel makale hazırlanmıştır. Bunlardan yedi tanesi saygın SCI dergilerinde hali hazırda yayınlanmış, üç tanesi ise ya teslime dilmiştir ya da inceleme aşamasındadır. Ek olarak, projeden elde edilen kısmi sonuçlar yedi uluslararası konferansta bir davetli konuşmacı, iki oral ve dört poster sunumu olarak sunulmuştur.”

Proje İçin TÜBİTAK Desteğinin Önemi

Bu proje için TÜBİTAK desteğinin başarıyla nanoteknoloji ve bütün hücre bazlı biyosensör alanında bilimsel ve teknoloji geliştirme katkısında bulunduğunu ifade eden Anjum Qureshi,“Bu başarı etki faktörü yüksek dergilerde endüstriyel uygulamalar için araştırma teknolojisini destekleyen yedi konferans sunumları, sekiz uluslararası yayın sayısı bakımından yansıtılmıştır.TÜBİTAK desteği, araştırmada yenilik, farmakolojide, ilaçlarda, savunmada, çevresel ve yiyecek uygulamalarında kullanılabilecek nanomalzemelerin toksisitesini görüntülemede geniş uygulamaları olan yeni bir teknoloji platformu getirmek-le sonuçlanacaktır. En önemlisi, WCB platformu toksik olan ve olmayan kimyasalları sınıflandırmayı mümkün kılacaktır” dedi.

Makele TÜBİTAK Dergisi’nin MART sayısından alıntılanmıştır. https://www.tubitak.gov.tr/

Sabancı Üniversitesi, Bir Çok Alanda Kullanılan Nanomateryallerin Canlılara ve Çevremize Etkilerini Araştırdı - KimyaHaberleri

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması - KimyaHaberleri
Manşet

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması

Üç kıtadan öğrencileri Gaziantep’te buluşturan 8. Memleketler arası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği başladı. Bini aşkın müracaat arasından seçilen projelerin 142 stantta sergilendiği tertipte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Biz pazar olmayacağız, üreteceğiz” bildirisi verdi.

🚆

[…]

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati - KimyaHaberleri
Manşet

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati

2026 Nobel Fizik Ödülü, IceCube Nötrino Gözlemevi ve astrofiziksel kökenli yüksek güçlü nötrinoların keşfine yaptığı belirleyici katkılar sebebiyle Francis Halzen’e verildi. Antarktika’nın derinliklerindeki buz katmanını dev bir parçacık dedektörüne dönüştüren IceCube, kainatı sadece ışık aracılığıyla değil, maddeden neredeyse iz bırakmadan geçebilen nötrinolar üzerinden inceleyen yeni astronomi alanının gelişmesinde değerli rol 🚆

[…]

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir - KimyaHaberleri
Manşet

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir

Bilim insanları, Dünya’dan yaklaşık 270 ışık yılı uzaklıktaki bir beyaz cücenin etrafında, yıldızın vefatından geriye kalan maddelerden oluşmuş olabilecek sıra dışı bir gezegen adayı tespit etti. Keşfin doğrulanması halinde, gök cismi bir beyaz cücenin “küllerinden” doğduğu belirlenen birinci ikinci kuşak gezegen olabilir.

🚆

[…]

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı - KimyaHaberleri
Manşet

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı

Bilim insanları, Dünya’daki gün uzunluğunun yıllar içinde birkaç milisaniye değişmesinin sebebine ait yeni bir açıklama ortaya koydu. Araştırmaya nazaran, gezegenin iç çekirdeği ile manto arasındaki yerçekimsel ve elektromanyetik etkileşimler Dünya’nın dönüş suratını etkileyerek birtakım günlerin çok küçük ölçülerde daha kısa ya da uzun olmasına yol açıyor olabilir.

🚆

[…]

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi

Kızıldeniz’in yaklaşık 2 kilometre derinliğinde keşfedilen aşırı tuzlu ve oksijensiz su havuzları bilim dünyasının dikkatini çekti. “Ölüm havuzları” olarak isimlendirilen bu oluşumlar, içine giren canlıları kısa müddette etkisiz hale getirirken, kuvvetli şartlara dayanabilen mikroorganizmalar burada ömrünü sürdürüyor.

🚆

[…]

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu - KimyaHaberleri
Manşet

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Genç Düşünürler Bilim Atölyesi, Toplumsal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

🚆

[…]