Fındık Kurutma Cihazı Yaparken ‘Optik Fırın’ Yaptı

Fındık Kurutma Cihazı Yaparken ‘Optik Fırın’ Yaptı. Bursa’da bir meslek lisesinde görev yapan, 30 yıldır Ar-Ge ve inovasyonla ilgilenen fizik öğretmeni, fındık kurutma cihazı üretmek isterken üç senelik çalışması sonucu hastanelerden sanayi kuruluşlarına, tarımsal faaliyetlerden evlerde yemek pişirmeye kadar pek çok alanda kullanılabilecek “optik fırın” geliştirmeyi başardı.

Hürriyet Endüstri Teknik ve Meslek Lisesinde görevli İlhami Aran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 1984 yılından bu yana Ar-Ge ve inovasyonla uğraştığını, çok sayıda proje ürettiğini söyledi.

Şu anda dünyada bakir sayılabilecek konulardan birinin “optik” olduğunu belirten Aran, bu sistemle geliştirdiği fırın hakkında şu bilgileri verdi:
“Optik fırına, fındık kurutma cihazı olarak başlamıştık. Daha büyük odalarda ve makro düzey sistemlerde kullanmıştık. Optik fırında homojen kurutma veya ısıtma olayı var. Otomotiv sanayinde testlerde kullanılan fanlar vardır ve o fanlardan ısı verilir. Fanla verilen ısı havanın etkisiyle test yapılacak maddenin yüzeyinde partiküller oluşturur. Optik fırın, kapalı bir sistem olduğu için test edilecek parçanın üzerinde herhangi bir partikül oluşturmaz. Optik fırın projemizde ışığı baz alarak yola çıktık. Şu anda günlük hayatta mikrodalga fırınlar var. Mikrodalga fırınların kullanım alanları belli ve su bazlı oldukları için sadece su üzerinde enerji bırakıyor. Optik fırın ise ışık kaynağından çıkan ışınların ısıya dayanıklı ayna üzerinden yansıyıp sadece ışığın soğurduğu yiyecek gibi maddelerin üzerinde enerji bırakıyor. Enerjiyi ayna üzerinde değil de sadece pişireceği maddeler üzerinde bırakacağı için pişirme olayında büyük miktarda enerji tasarrufu yapmaktadır. Optik fırın, özgün bir projedir. Araştırmalarımıza göre dünyada böyle bir fırın yok.”

– “Bir ampulün harcadığı kadar enerji”
Aran, evlerde yemek pişirmeden sanayi kuruluşlarındaki test, ölçüm ve kurutma işlemlere kadar birçok alanda optik fırının kullanılabileceğini vurguladı.
Bu cihazın hastanelerde sterilizasyon dolabı olabileceğini dile getiren Aran, “Evlerde bir ampulün harcadığı enerjiyle pişirme aracı yani fırın olarak kullanılabilir. Evimizde ocakta pişirdiğimiz yemeği optik fırın sayesinde 60-70 vatlık ampulle pişirebilir veya ısıtabiliriz” ifadesini kullandı.
Optik fırından, makro düzeyde yapıldığında tarımsal faaliyetlerde fındık veya kayısı kurutma kabini olarak da yararlanabileceğine değinen Aran, mikrodalga fırında yapılamayan metal parçasının ısıtılması işleminin de bununla gerçekleştirilebileceğini aktardı.

– “Sağlığa herhangi bir yan etkisi yok”
İlhami Aran, geliştirdiği cihazda, ısıya dayanıklı kalın aynalar ve buhar emici sensörlerin bulunduğunu bildirdi.
Ocak ve fırınlarda enerjinin yüksek kısmının dışarı gittiğini söyleyen Aran, şunları kaydetti:
“Optik fırında sadece ışığı kullanıyoruz. Işık, soğrulmadığı yerde enerji bırakmaz. Aynaya çarpar yansır, sadece pişireceği madde üzerinde enerji bırakır. Dolayısıyla enerji kaybı çok düşük. Optik fırında kullandığımız enerjinin yüzde 97’lik kısmını pişireceğimiz cisim alıyor. Dışarıya hiçbir şekilde enerji kaybı olmuyor. Bu nedenle çok büyük bir miktarda enerji tasarrufu sağlamış oluyoruz. Enerjinin öneminin arttığı bir dönemde göz ardı edilmeyecek bir proje. Optik fırının sağlığa herhangi bir yan etkisi yok. Laboratuvar ortamında testler yapmadık ama bildiğimiz teorik bilgilere göre görünür dalga boyundaki ışığın insan sağlığına zararı yoktur. Öyle olmuş olsaydı evimizde kullandığımız ampullerle de sağlığımız bozulurdu. Sağlık açısından negatif bir durum söz konusu değil. Optik fırının maliyeti de düşük. Elektrikli fırının yarı maliyetinde olabilir. Maliyetinin çok küçük olması ürünün değersiz olduğu anlamına gelmez. Optik fırının yaptığı iş çok fazla, maliyeti düşük.”
Söz konusu fırın için üç yıl çalıştığı bilgisini veren Aran, çalışabilir bir modelini yapıp patentini aldığı ürünün daha da geliştirilebilmesi için sanayicilerden destek beklediğini sözlerine ekledi.

 

Kaynak : beyazgazete

Fotoğraf yok
Manşet

Denizli’De Yaz Tatili Bilimle Renklendi

Denizli Bilim Merkezi’nin Temmuz ayı boyunca hayata geçirdiği Yaz Bilim Kampları, TÜBİTAK Yaz Akademisi ve Sosyal Etkinlik Merkezi programları yüzlerce öğrenciyi bilimle buluşturuyor. Eğlenerek öğrenme temasıyla gerçekleştirilen etkinlikler, Ağustos ayında başlayacak kapsamlı Yaz Okulu programıyla devam edecek.

🚆

[…]

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti - KimyaHaberleri
Manşet

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti

Bir göldeki yayın balıklarında görülen siyah deri lezyonları, tıp ve biyoloji dünyasını şaşırtan bir gerçeği gözler önüne serdi. Etraf kirliliği kuşkusuyla başlayan incelemeler, tümörlerin bir balıktan başkasına direkt bulaşabilen bağımsız bir yapıya dönüştüğünü kanıtladı.

🚆

[…]

Fotoğraf yok
Manşet

Efes’Te Bizans Devrine İlişkin İkiz Bebek Mezarı Bulundu

Efes Antik Kenti’nde yürütülen hafriyat çalışmalarında, terk edilmiş bir kanala gizlenmiş sıra dışı bir mezar bulundu. Bizans devrine ilişkin taş sandukayı açan arkeologlar, az bir genetik özellik taşıyan prematüre ikiz bebek iskeletleriyle karşılaştı.

🚆

[…]

Perili Yerlerde Hissedilen Gizemli Olayların Sebebi Ne? - KimyaHaberleri
Manşet

Perili Yerlerde Hissedilen Gizemli Olayların Sebebi Ne?

Londra’da bilim insanları tarafından hazırlanan soğuk ve loş odadaki kapalı elektromanyetik alanlar test edildi. İştirakçiler baş dönmesi ve şiddetli kaygı bildirirken, datalar bu hislerin kaynağının büsbütün zihnin beklenti düzeneği olduğunu kanıtladı.

🚆

[…]

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya - KimyaHaberleri
Manşet

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İnternet dünyasında şirin cıyaklamasıyla tanınan çöl yağmur kurbağası, Afrika’daki madencilik projeleri ve evcil hayvan ticareti yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. IUCN tarafından risk durumu yükseltilen bu az canlı için uzmanlar acil müdafaa daveti yapıyor.

🚆

[…]

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor - KimyaHaberleri
Manşet

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor

Kuzey Atlantik’te okyanus tabanının 1.268 metre altına inen bilim insanları, gezegenin üst mantosuna ilişkin kayaçlara ulaşmayı başardı. Kayaçların gözeneklerinde bulunan 300 derecelik su örnekleri, deniz altındaki zımnî hayatı besleyen doğal tesisat sistemini birinci kere somut halde kanıtladı.

🚆

[…]