
1950 yılında Çek Cumhuriyeti’nde bulunan bir kafatası, onlarca yıl boyunca Prag’daki Ulusal Müze’de bekledi. Ve artık, yaşına nazaran fevkalâde düzgün korunmuş olan bu kemikler, çağdaş bilimin sunduğu yeni araçlarla yine masaya yatırıldı. Sonuç, Avrupa’ya ayak basan birinci çağdaş insanların nasıl göründüğüne dair bugüne kadarki en net tabloyu ortaya koyuyor.
Yaklaşık 45 bin yıl öncesine tarihlenen ve bilim dünyasında “Zlatý kůň” topluluğuna ilişkin olduğu belirlenen bu bayan kafatası üzerinde üç farklı yüz rekonstrüksiyon yolu uygulandı. Birinci prosedürde fosil üzerine bilinen kas ve yumuşak doku kalınlıkları haritalandırıldı. İkinci basamakta bir paleoartist devreye girerek dataları hiper-gerçekçi el üretimi bir heykele dönüştürdü. Son olarak kafatasındaki 78 anatomik referans noktası dijital ortama aktarılarak bilgisayar tabanlı üçüncü bir model elde edildi.
Afrika’nın izleri yüzde kalmış
Üç modelin ortaya koyduğu tablo çarpıcı. Birinci iki rekonstrüksiyon, geniş ve basık burun yapısıyla günümüz Orta Afrika bayanlarının yüz sınırlarına büyük benzerlik taşıyor. Bilgisayar tabanlı dijital model ise daha dar burun ve sivri çene yapısıyla günümüz Çek bayanlarına yakın bir profil sergiledi. Kemiklerden elde edilen genetik datalar de bu tabloyu destekliyor:
Analizler bayanın koyu cilt, göz ve saç rengine sahip olduğunu gösteriyor. Açık deri renginin kuzey enlemlerinde az güneşli iklime ahenk sürecinde çok daha sonra geliştiği biliniyor. Uzmanlar, geniş yüz ve burun yapısının sıcak tropikal iklimlerde teneffüs için evrimsel bir avantaj sunduğunu ve bu kafatasındaki özelliklerin Afrika kökenli atalara yakınlığın somut delili olduğunu belirtti.
Homo sapiens ile Neandertallerin birinci kitlesel melezleşmesinden sadece birkaç bin yıl sonra yaşadığı kestirim edilen bu bayan, genetik tahlillere nazaran büyük melezleşme dalgasından yaklaşık 80 kuşak sonra dünyaya geldi. Yani Zlatý kůň topluluğu, günümüz Avrupalıları ile Doğu Asyalılarının şimdi birbirinden genetik olarak ayrılmadığı çok erken bir periyodu temsil ediyor.
Heritage Science mecmuasında yayımlanan çalışmanın çözemediği asıl soru ise Neandertal genlerinin bu bayanın görünüşünü ne ölçüde şekillendirdiği. Zlatý kůň topluluğunun Taş Devri’nde ya da sonrasında hiçbir torun bırakmadan yok olan bir “yan kol” olduğu düşünülüyor. Bu durum, Neandertal mirasının bayanın yüz çizgilerine katkısını tam olarak ölçmeyi büyük bir muamma olarak bırakıyor.

İlk yorum yapan olun