Bilgi İşleme İşlevselliği İle Yenilikçi Biyo-Hibrid Sistemler

Bilgi İşleme İşlevselliği İle Yenilikçi Biyo-Hibrid Sistemler. Freiburg Üniversitesi’nden bilim insanları, biyolojik bileşenler ve polimer malzemelerden oluşan, bilgi algılayabilen ve işleyen materyal sistemleri geliştirdiler. Bu biyo-hibrid sistemler belirli işlevleri yerine getirmek için tasarlanmıştır. Örneğin biyoaktif molekülleri veya ilaçları doğru zamanda serbest bırakmak, sütteki antibiyotik benzeri enzimleri ve küçük molekülleri tespit etmede kullanılabilirler.

Yaşam sistemleri (hücreler ve organizmalar gibi) ve elektrik sistemleri (bilgisayarlar gibi) farklı girdi bilgilerine cevap verir ve çeşitli çıktı yeteneklerine sahiptir. Bununla birlikte, bu karmaşık sistemlerin paylaştığı temel özellik bilgi işleme yeteneğidir. Son yirmi yılda bilim insanları, bilgiyi algılayan, işleyen ve istenen işlevleri yerine getiren canlı hücreleri tasarlamak ve inşa etmek için elektrik mühendisliği ilkelerini uyguladılar. Bu alana sentetik biyoloji denir ve tıbbi, biyoteknoloji, enerji ve çevre sektörlerinde çok heyecan verici uygulamaları vardır.

Prof. Wilfried Weber, “Biyolojik işaretleme süreçlerinin bileşenleri ve ağları konusundaki anlayışımızdaki önemli ilerlemeler sayesinde, artık biyolojik modülleri sentetik biyolojiden materyallere aktaracağımız bir aşamadayız” diyor.

Bu akıllı materyal sistemlerinin geliştirilmesinde kritik bir adım, biyolojik yapı taşlarının aktivitesini optimal olarak hizalamaktır. Bilgisayarlarda olduğu gibi, tek tek bileşenlerin uyumsuzluğu genel sistemi bozabilir. Bu zorluğu aşmanın anahtarı, Matematik ve Fizik Fakültesinden Prof. Jens Timmer ve Dr. Raphael Engesser tarafından geliştirilen nicel matematiksel modellerdi.

Sentetik biyoloji esinli materyal sistemleriyle ilgili harika bir şey onların çok yönlülüğüdür. Bu çalışmalarda ortaya konan modüler tasarım konsepti, çeşitli fiziksel, kimyasal veya biyolojik sinyalleri algılayabilen, işleyebilen ve sinyallerin yükseltilmesi, bilginin depolanması veya biyoaktif moleküllerin kontrollü salımı gibi istenen işlevleri yerine getirebilen mühendislik biyo-hibrid materyal sistemleri için bir plan sağlar.

Bu yenilikçi materyaller, araştırma, biyoteknoloji ve tıp alanında geniş uygulamalara sahip olabilir.

Kaynak : chemeurope

29. Ulusal Biyokimya Kongresi 26 – 30 Ekim 2018 Tarihlerinde Yapılacak

29. Ulusal Biyokimya Kongresi 26 – 30 Ekim 2018 Tarihlerinde Yapılacak. Bu yıl Ulusal Biyokimya Kongresi (UBK 2018), Cumhuriyetimizin 98. kuruluş yıldönümünde, 26 – 30 Ekim 2018 tarihinde, Bodrum’da yapılacak. Bilimsel programda biyokimya ve klinik biyokimyanın önemli ve güncel konuları yer alacaktır. Bu konular yurt içinden ve dışından çok sayıda yetkin ve değerli konuşmacı tarafından katılımcılara aktarılacaktır.

Programda sözlü bildirilere çokça yer verilecek, seçme bazı sözlü bildiriler mini konferans şeklinde sunulacaktır. Gelen talepler üzerine kongre öncesi ve sonrasında alanımızda gerek duyulan kurs ve çalıştaylar düzenlenecektir.

Kongrede sunulan bildiriler, Türk Biyokimya Derneği’nin resmi yayın organı olan ve SCI-E’de listelenen Turkish Journal of Biochemistry’de yayımlanacaktır.

Önemli Tarihler

– Bildiri Özetleri son gönderim tarihi : 30 Temmuz 2018

– Erken Kayıt bitiş tarihi : 10 Ağustos 2018

Bildiri Gönderiminde Esas Alınacak Konu Başlıkları:

Analitik Performans
Bilgi Teknolojileri
Bireysel Tıp
Biyoinformatik
Biyokimyasal Hematoloji ve Hemostaz
Çevre Sağlığı ve Laboratuvar
Diabetes Mellitus
Eğitim
Endokrinoloji ve Metabolizma
Enfeksiyöz Hastalıklar
Enflamatuvar Hastalıklar
Enzimoloji ve Klinik Enzimoloji
Epigenetik
Fitoterapi
Gebelik ve Laboratuvar
Hasta Başı Testler
İdrar Analizi
İmmünolojik Hastalıklar
İleri Laboratuvar Teknikleri
İnterferanslar
İz Elementler
Kalite Yönetimi
Kan Gazları
Kanser
Kardiyovasküler Belirteçler
Klinik Performans
Laboratuvar Güvenliği
Laboratuvar Yönetimi
Lipitler
Moleküler Tanı/Moleküler Biyoloji
Nütrisyon ve Laboratuvar
Oksidatif / Nitrozatif Stres
Olgu Sunumları
Organ Spesifik Hastalıklar
Pediatrik Laboratuvar
Referans Aralıklar
Terapötik İlaç İzlemi
Tıbbi Etik
Tiroid Hastalıkları ve Testleri
Vitaminler
Vücut Sıvıları Analizi
Yasal Düzenlemeler ve Hukuk
Yaşlılık ve Laboratuvar
Diğer

Kongre anasayfası  : https://www.biyokimyakongresi.org/

Mantarlar, Yabani Otlar İle Mücadelede Yardımcımız Olabilir

Mantarlar, Yabani Otlar İle Mücadelede Yardımcımız Olabilir. Enzim dihidroksiasit dehidrataz, yabancı ot kontrolü için umut verici bir hedef bileşendir. Ancak enzimi bloke etmek için tasarlanmış sentetik moleküller, bitkiler üzerinde test edildiğinde işe yaramadı. Şimdi araştırmacılar, enzimi mantarlardan elde ettikleri aspterric asit ile başarılı bir şekilde elde ettiler ve etkili bir ot öldürücü olabileceğini belirttiler.(Nature 2018, DOI: 10.1038/s41586-018-0319-4)

Çalışma, Los Angeles California Üniversitesi’nden Steven E. Jacobsen ve Yi Tang ve Şangay Organik Kimya Enstitüsü’nden Jiahai Zhou tarafından yönetilen bir ekip tarafından yapıldı. Bilim insanları bitkileri sıklıkla öldüren mantarların, dihidroksiasit dehidrataz gibi kritik enzimleri hedef alan moleküller oluşturabileceğini düşünüyorlardı. Eğer öyleyse, mantarın kendisini molekülün etkilerinden koruyan bir gen içermesi gerekirdi ve mantar genomları taranmaya başlandı. Böyle bir gen kombinasyonunu buldular ve 40 yıl önce keşfedilen ama şimdiye dek bilinmeyen bir mekanizmaya sahip olan aspterric asit ürettiklerini öğrendiler. Küçük ölçekli laboratuvar testlerinde, Ekip, aspterric asitin etkili bir herbisit olduğunu ve mantarın koruyucu genini bir bitkiye eklediklerinde, molekülün etkilerinden korunmasını sağladığını buldular.

Ekip, teknoloji konusunda bir patent başvurusu yaptı.

Kaynak : ACS

Süperbakterileri Önlemek İçin Tarçın Yağı Anahtar Olabilir

Süperbakterileri Önlemek İçin Tarçın Yağı Anahtar Olabilir. Antibiyotiklerin süpermikroplara karşı etkisinin sınırlı olmasından dolayı araştırmacılar bakterileri öldürmek yerine, bakterilerin davranışlarını değiştirmek için çalışmalar yapmakta.

Swinburne Üniversitesinden Dr. Sanjida Halim Topa tarçın esansiyel yağının önemli bir bileşeni olan sinnamaldehid‘i araştırdı ve Sinnamaldehid’in en güçlü antibiyotiklere bile direnç gösteren, kalıcı enfeksiyonlara neden olabilen yapışkan bir bakteri filmi olan biyofilm gelişimini engellediğini keşfetti.

Biyofilm kaynaklı enfeksiyonları tedavi etmek için antibiyotiklere alternatifler geliştirilmesi için acil bir ihtiyaç vardır.

Topa, “Daha önceki birçok çalışma tarçın esansiyel yağının antimikrobiyal aktivitesini bildirmiş olsa da, ilaç endüstrisinde yaygın olarak kullanılmamaktadır. Bu yağın moleküler aktivitesini araştırmayı amaçladık, ana bileşeni olan sinamaldehid’e odaklandık. Bu, tarçının tadını veren bileşendir.” diyor.

Biyofilmleri yok etme

Topa bakterileri öldürmekten ziyade, biyofilm oluşumunu önlemek için bakteriyel iletişimi bozarak bakteri davranışını değiştirmek istiyordu.

Dr. Sanjida Halim Topa, “Uçucu yağlar gibi doğal antimikrobiyallerin biyofilm oluşumuna engel olabileceğini düşündük. Bu nedenle farklı biyofilm gelişim aşamalarında farklı sinamaldehit konsantrasyonlarının etkisine odaklandık” diyor.

Topa, farklı sinamaldehit konsantrasyonlarının, patojenik Pseudomonas aeruginosa bakteri suşundan oluşan biyofilmler üzerindeki etkisini test etti. Sinamaldehid’in öldürücü olmayan bir konsantrasyonunun Pseudomonas aeruginosa‘nın dağılımını ve biyofilm gelişimini kontrol ettiğini buldu .

Topa şimdi, yara örtülerinde nanofibrelerde sinnamaldehid eklenmesini araştırıyor.

Kaynak : Phys

Trakya Üniversitesi’nde Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Eğitimi Gerçekleştirildi

Trakya Üniversitesi’nde Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Eğitimi Gerçekleştirildi. Trakya Üniversitesi ve Aksaray Üniversitesi iş birliğinde bu yıl 4.’sü düzenlenen ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açan “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular” adlı eğitim kursunun açılışı, 27 Haziran 2018’de, 18 farklı üniversiteden 70 katılımcıyla Trakya Üniversitesi ev sahipliğinde Balkan Kongre Merkezi Senato Salonu’nda gerçekleştirildi. 27-29 Haziran tarihleri arasındaki eğitim programının açılışına Trakya Üniversitesi ve Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4) Yaz Okulu Düzenleme Kurulu adına Fen Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Şevket Erol Okan, Eczacılık Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Gülay Şeren, Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen, Doç. Dr. Utku Güner, Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvan Bakar, TÜTAGEM Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Tozkır, Müdür Yardımcıları Dr. Öğr. Üyesi Gühergül Uluçam ve Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Bağcı, Eczacılık Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Filiz Sanal; Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Odabaşı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Lokman Uzun, Dicle Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hüseyin Alkan, Mardin Artuklu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Dr. Öğr. Üyesi İhsan Alacabey, Aksaray Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Araş. Gör. Dr. Demet Erdönmez, Araş. Gör. Dr. Erdoğan Özgür, Araş. Gör. Dr. Aykut Arif Topçu, Organizasyon Komitesi Üyeleri Ömür Acet, Emel Demirtaş, Nurullah Bani, Burcu Önal, Ayça Serinbaş, Hatice Köksal, Goulsoum Ouzeir, Pınar Altınoluk Mimiroğlu, N. Pelin Türker, Sinem Leventer, Saffet Çelik, Alp Yücel, Deniz Şumnulu, Tuba Tunceli, Ayten Bostancı; Eğitmenler Doç. Dr. Filiz Kuralay, Doç. Dr. Gökhan Demirel, Dr. Öğr. Üyesi Salih Gencer, Dr. Öğr. Üyesi Bahar Tuba Fındık ile akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Programda, Trakya Üniversitesi tanıtım filmi’nin izlenmesinin ardından açılış konuşmalarına geçildi. İlk konuşmayı “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4)” başlıklı Yaz Okulu Düzenleme Kurulu adına Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen gerçekleştirdi. Doç. Dr. Burhan Şen konuşmasında “Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleşecek eğitim programının düzenlenmesinde önemli katkılar sunan başta Trakya Üniversitesi Rektörlüğü olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma, çeşitli üniversitelerden ilimize gelen düzenleme kurulu üyelerine ve katılımcılara teşekkür ediyorum. Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular başlıklı eğitim programının Aksaray Üniversitesi’nde düzenlenen 2. ve 3. ayağında bir kursiyer olarak yer almış, burada Sayın Prof. Dr. Mehmet Odabaşı ile yaptığımız görüşmelerde eğitimin, Türkiye’nin diğer illerindeki üniversitelerinde gerçekleştirilmesi yönünde fikirlerimizi beyan etmiştik. Bunun neticesinde Edirne’de yapılması teklifi tarafımıza iletildiğinde bundan büyük bir onur ve gurur duyduk. Böylelikle, bu eğitimin Aksaray dışında bir ilde, Edirne’de düzenleniyor olmasına şahitlik ediyoruz. Ayrıca, harika doğası ve tarihi dokusu ile serhat şehir Edirne’de eğitim kapsamında sosyal bir gezi planladık. Umarım katılımcılar bu durumdan da memnuniyet duyacaklardır. Kursumuz, multidisipliner konuları içeriyor. Bu doğrultuda güncel ve yararlı bilgiler elde edileceği kanaatindeyim. Başarılı ve beklentileri karşılayan bir eğitim olması dileğiyle tüm katılımcılara teşekkür ederim.” dedi.

Doç. Dr. Burhan Şen’in ardından “Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 (UBGK-4)” Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı ve Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Odabaşı bir konuşma gerçekleştirerek eğitime verdikleri katkılardan ve ev sahipliğinden ötürü Trakya Üniversitesi’ne teşekkürlerini sunarak, Edirne’de olmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti. Konuşmasında eğitime ilişkin tarihsel süreci anlatan Prof. Dr. Mehmet Odabaşı “Bizler bu süreçleri başlatırken Ege Üniversitesi Biyokimya Yaz Okulları vardı. İşin bir ucundan tutmak suretiyle başlattığımız kıvılcım büyüyerek bugünlere ulaştı. Bunu gerçekleştirirken ‘İnanmak, başarmanın yarısıdır.’ düsturundan hareketle yola çıktık. Bugün için bu ipi göğüslediğimize inanıyorum. Belirlediğimiz konsept dahilinde alanında yetkin akademisyenlerle bu eğitimleri gerçekleştiriyoruz. Bu anlayışı iki gün boyunca sürecek eğitimlerde burada da devam ettireceğiz. Biyokimya, müstakil bir bilim dalının tekelinde olmayan, çeşitli disiplinlerin ilgi ve çalışma alanında olan bir disiplin. Bizler bu konuya duyduğumuz ilgi ve gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle disiplinler arası çalışmanın önemine vurgu yapmakta ve bu konuda farkındalık oluşturmaya çalışmaktayız. Bir olgunun kendi bünyesinde kalarak melezleşmediği takdirde müspet sonuçların alınamayacağını düşünmekteyiz. Nitekim bunun önemli örneklerini görmek de mümkün. Melezleşmeden iyi ürünler ortaya çıktığı düşüncesiyle farklı disiplinlerden ve alanlardan oluşumları bir araya getiriyor ve bu sayede maksimum verim elde etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Eğitim açılışında son olarak sözü Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Şevket Erol Okan aldı. Prof. Dr. Okan konuşmasında, Trakya Üniversitesi ailesi olarak eğitime dahil olan herkesi ağırlamak ve ev sahipliği yapmaktan dolayı son derece memnuniyet duyduklarını belirterek “Meslek yaşamımızda işimiz gereği pek çok organizasyona dahil oluyoruz. Bu birbirinden farklı pek çok organizasyon içerisinde yaz okullarının en faydalı faaliyetlerden biri olduğuna inananlardanım. Akademik bilginin en etkin biçimde kullanıma sunulduğu ve yayıldığı etkinliklerden biri yaz okullarıdır. Fakat bunun ülkemizde pek de yaygın olduğunu söyleyemeyiz. Bu manada akademisyenler arası bilgi alışverişinin hızlanması ve yayılması noktasında en önemli ve öncelikli işlerden biri olduğu kanaatindeyim. Ciddi manada bir emek ve çaba isteyen bir oluşumdan söz ediyoruz. Bu vesileyle Uygulamalı Biyokimyada Güncel Konular-4 Yaz Okulu Düzenleme Kurulu Başkanı Sayın Prof. Dr. Mehmet Odabaşı’na, bu eğitimin Trakya Üniversitesi’ne gelmesinde önemli katkıları olan Fen Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Burhan Şen’e ve tüm eğitmenlere düzenleme kurulu nezdinde teşekkür ederim. Katılımcılara başarılar diliyor, tüm güzellikler sizlerin olsun diyorum.” şeklinde konuştu.

Lisans, lisansüstü öğrencilere ve akademisyenlere yönelik iki gün boyunca devam eden eğitimlerde Nanoteknoloji ve Biyomedikal, Biyoayırma ve Biyomalzeme ile Biyosensör ve Uygulamaları konularında alanında yetkin akademisyenler tarafından bir dizi sunum ve eğitim faaliyeti gerçekleştirilerek bu faaliyetler dahilinde katılımcılara Biyokimya alanında son dönemlerde yaşanan gelişmeler aktarıldı.

Trakya Üniversitesi birimleri arasında koordinasyon ve iş birliğini arttırmak, TÜTAGEM ile üniversitemizin tanıtımında rol oynamak ve genç bilim insanlarına yeni ufuklar açmak noktasında son derece önemli görülen eğitime, Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinden Tıp, Veterinerlik, Mühendislik ve Temel Bilimler başta olmak üzere birçok uzman bilim insanı katılarak bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Geçmişte katılımcılarl hocalar arasında kurulan sohbetlerin genç bilim insanlarında yeni fikirler çağrıştırdığını gözlemleyen düzenleme kurulu üyeleri, kurs programına genç araştırmacılar için sohbet saati adı altında özel tartışma süreleri eklediklerini ve oluşturulan bu esnek saatlerle katılımcıların gerek kendi aralarında gerekse de öğretim üyeleriyle fikir alışverişinde bulunabildiklerini ve yeni fikirlerle, yeni projelerle buradan ayrılmaya hazır olduklarını belirttiler.

29 Haziran 2018 tarihinde tamamlanan eğitimlerin ardından kursiyerler, programın son günü UNESCO Dünya Mirası Komitesi tarafından Dünya Mirası Listesine alınan Selimiye Cami ve Külliyesi ile Sultan II. Bayezıd Külliyesi Sağlık Müzesi ve daha birçok tarihi eseri ziyaret ederek kenti gezdi.

Erzurum Teknik Üniversitesinde Gerçekleşen Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi Sona Erdi

Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Genaktüel Kulübü tarafından organize edilen ve Erzurum’daki ilk Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi olan “Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi” tamamlandı.

14-15 Nisan 2018 tarihleri arasında İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezinde düzenlenen kongrenin açılış programına Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mevlüt DOĞAN, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, Erzurum İl Emniyet Müdürü Mehmet ASLAN Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Songül DUMAN, Prof. Dr. Bayram ŞAHİN ve ETÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Vedat KAYA’nın yanı sıra, aralarında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Tim HUNT’ın da yer aldığı 13 bilim insanı katıldı. Programa ayrıca Türkiye’nin birçok şehrinden yaklaşık 450 akademisyen ve öğrenci katıldılar.

Saygı duruşu ve istiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda Erzurum Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğrencisi İlknur ÇİLTAŞ’ın açılış konuşmasının ardından Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI ve Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU katılımcıları selamladılar.

İki gün süren ve moleküler biyoloji, immünogenetik, moleküler genetik, biyoteknoloji, kanser, nanoteknoloji, nörobilim, kök hücre, mikrobiyoloji, biyoinformatik, genetik mühendisliği, evrim ve ilaç teknolojisi alanlarında dünyadaki trendler ve teknolojik gelişmelerin öğrencilere ve akademisyenlere aktarıldığı kongreye TİM HUNT damgasını vurdu.

“Hücre bölünmesindeki kontrol proteinleri” keşfiyle 2001 yılında Nobel Tıp veya Fizyoloji ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Sir Richard Timothy “Tim” HUNT Nobel yolundaki hikayesini anlattı.

1965’te katıldığı bir konferansta dinlediği iki bilim insanın konuşması sonrası bilime bakış açısının değiştiğini dile getiren Hunt, “Konferanstaki bir bilim insanı yaptığı çalışmada, hemoglobin yapısının oluşturduğu hem grubunun öneminin ortaya konulmasına ilişkin işlemini gerçekleştirmiş. Bu bilim insanı hem grubunun hemoglobin içindeki önemini, canlıların yumurtalarında döllenme olduktan sonra protein sentezi miktarının arttığını ortaya koydu.” dedi. Hunt, konferansın ardından “Bu bilim insanı, ribozom hem grubuna geldiğinde globinin proteine nasıl bağlanacağını nereden biliyor?” sorusundan yola çıkarak arkadaşlarıyla laboratuvarda konuşurken o bilim insanının bu konuyu yanlış bildiğini fark ettiklerini ve sorunun çözümü için çalışmaya başladıklarını ifade etti.

“YANGIN BİZİM EN BÜYÜK ŞANSIMIZMIŞ”

Hunt, “çalışmalarımızı sürdürürken laboratuvarımızda yangın çıktı. Dünyamız yıkılmıştı. Her şeyin bittiğini düşünürken yeni bir laboratuvara taşındık. Aslında yangın bizim için bir fırsatmış. Bir biriyle alakası olmayan ve desteklemeyen bir çok sonuç kül olmuştu. Yangının ardından yeni bir yaklaşım ve bakış açısıyla deneylerimize devam ettik. 7 yılda çözemediğimiz problemi sadece 6 ayda çözdük. Hem grubu ve eIF2-alfa protein kinaz varlığında, protein sentezinin durdurulabildiğini keşfettik.” dedi.

Tim Hunt programın son bölümünde salondaki katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Nobel Ödülü sahibi bilim adamı Tim HUNT’a konuşması sonrasında ETÜ Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI tarafından plaket ve hediye takdimi yapıldı.

Kongrenin ilk gününün sonunda katılımcı bilim insanlarını rektörlük makamında ağırlayan Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, konuklarına, Üniversitemizin Erzurum’da böyle bir organizasyona imza attığı için gurur duyduğunu ve kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Kongrenin ikinci gününde yapılan oturumların ardından kapanış programına geçildi. Sahnede söz alan Prof. Dr. Muammer YAYLALI böyle büyük ve kapsamlı bir kongreyi organize etmenin hiç kolay olmadığını söyleyerek başta ETÜ GENAKTÜEL kulübüne ve emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerini iletti. YAYLALI, nitelikli, donanımlı ve kendilerine güvenen Erzurum Teknik Üniversitesi öğrencileriyle gurur duyduğunu ve üniversite yönetimi olarak kendilerine her türlü desteği vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

İki gün süren ve akademik çevrelerce yoğun ilginin olduğu gözlemlenen “NOBELYUM BİLİM KONGRESİ” çekilen hatıra fotoğrafları sonrası sona erdi.

Kaynak : http://erzurum.edu.tr

Bilim İnsanları Plastiği Çözen Enzim Geliştirdi

Bilim İnsanları Plastiği Çözen Enzim Geliştirdi. Bilim insanları, doğada çözünmeyen ve kirliliğe yol açan plastikleri çözebilecek bir enzim geliştirdi.
Plastik şişelerde kullanılan PET’lerin doğada çözünmesi yüzlerce yıl sürebiliyor. Fakat PETase adlı enzim sayesinde plastikleri birkaç gün içinde çözündürmek mümkün olabilir.

Bu plastik geri dönüşümünde bir devrim yaratarak plastiklerin daha verimli bir şekilde yeniden kullanılmasını sağlayabilir. Japonya’da bir çöplükte keşfedilen enzim, doğada da PET “yiyen” bir bakteri tarafından salgılanıyor. Ideonella sakaiensis adlı bakteri, plastik yiyerek ürettiği enerjiyle hayatta kalıyor.

Araştırmacılar bu türü liman kenti Sakai’de bir plastik geri dönüşüm tesisinde 2016 yılında bulmuştu. (2016 YILINDAKİ HABERİMİZE BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ. HABERİN DEVAMI İSE AŞAĞIDA !!! )

http://www.kimyahaberleri.com/plastik-yiyen-bakteriler-gelecegin-geri-donusum-uzmanlari-olacak/

Araştırmada yer alan Prof. John McGeehan, plastiğin yalnızca 50 yıldır doğada büyük miktarlarda var olduğuna dikkat çekerken bu sürenin bir bakterinin evrim geçirmesi için kısa bir süre olduğunu söyledi.

PET’lerin dahil olduğu plastik grubu olan polyesterler doğada da oluşuyor.

Portsmouth Üniversitesi’nden Prof. McGeehan bu polyesterlerin bitki yapraklarını koruduğunu, bakterilerin de milyonlarca yıldır bunları yemek için evrimleştiğini, fakat bu polyesterlerden PET yemeye geçmelerinin beklenmedik bir hızda yaşandığını belirtti.

Bilim insanları PETase enziminin nasıl çalıştığını çözdükten sonra küçük eklemelerle bu enzimi daha verimli hale getirdi. Bu durum, PETase’nin evriminin tamamlanmadığını, 50 yıllık kısa süre içinde bu kadar evrimleşebildiğini gösteriyor. Araştırmacılar enzimi PET’e alternatif olarak geliştirilen bitki tabanlı PEF plastiğinde denediğinde bir sürprizle daha karşılaştı: PETase, PEF’leri daha başarılı bir şekilde çözüyordu.

BBC News’e konuşan Prof. McGeehan, mevcut geri dönüşüm tesislerinde polyesterlerin her geri dönüşümde kalitelerinin düştüğünü, bir süre sonra kullanılamaz hale geldiğini fakat PETase’nin plastiği temel yapı taşlarına ayrıştırarak daha iyi bir geri dönüşüm sağlayacağını söyledi.

Enzimin endüstriyel seviyede üretilmesi içinse en az birkaç yıla ihtiyaç var. Bunun için PET’i daha hızlı çözebilen bir hale getirilmesi gerekiyor.

Kaynak : BBC