Yapay DNA Dizilimi İle Yarı Sentetik Bir Bakteri Üretildi.

Yapay DNA Dizilimi İle Yarı Sentetik Bir Bakteri Üretildi. Kaliforniyalı kimya şirketi Synthorx, yapay DNA dizilimiyle yarı sentetik bir bakteri üretti. Üstelik bu yeni, gelişmiş bakteriyi kullanarak doğada bulunmayan bir protein inşa etmeyi de başardı.

Artık hiç var olmamış bir canlı türünü kendi hayrımıza yaratmayı başardık. Kaliforniyalı kimya şirketi Synthorx, yapay DNA dizilimi yaparak yarı sentetik bir bakteri üretti. Ve bu yeni, gelişmiş bakteri sayesinde yepyeni bir protein inşa ettiler.

Proteinleri en çok ilaç sektörü kullanıyor

Bunun insanlık için neden çok önemli olduğuna anlam veremediyseniz kendinizi kötü hissetmeyin… Biyolojiyi en son ortaokulda görmüştük, hatırlayalım: Hücrelerimiz neredeyse her şey için proteinleri kullanıyor. Çoğalmak, gelişmek, bağışıklık sağlamak en başta. Proteinler sayesinde kaslar gelişiyor, kemikler sağlamlaşıyor, dokular tamir oluyor. Yani yaşamımızı, büyümemizi ve iyileşmemizi, farklı farklı proteinlere borçluyuz.

Proteinler, amino asit dizilerinden oluşuyor. Hangi sırayla dizilecekleriyse hücrenin çekirdeğindeki DNA kodunda yazıyor. Yani organizmayı yaşatmak için gerekli reçete DNA’da saklı. Hücrenin protein üretebilmesi hem bu reçeteye hem de amino asit tedarik edebilmesine bağlı. Gerekli amino asitlerin çoğu vücutta yapılıyor ama hepsi değil; en önemlilerini dışarıdan yemekle alıyoruz. Gıdalardaki protein, sindirimle amino asitlerine ayrılıyor, sonra vücut onlardan yenilerini yapıyor…

Proteinler bunca hayati işlevi gerçekleştirdiği için onları en çok kullanan da ilaç sektörü. İnsülin bir protein mesela. Lakin laboratuvarda protein üretmek hiç kolay değil çünkü çok karmaşık ve büyük bir yapısı var. Bu yüzden iş bir bilene bırakılıyor; bakterilere. İlaç sanayisinde proteinler çoğunlukla bakterilerin içinde üretiliyor.

Gelelim Synthorx’in yarı sentetik bakterisinin marifetine. Synthorx, E.coli bakterisinin (evet, meşhur koli basili grubunun üyesi) DNA kodunu genişleterek onu yarı sentetik, yeni bir yaşam formuna dönüştürmüş. Dünyada bildiğimiz organizmaların DNA şifresi hep dört harfli: AGCT. Bu harflerin belli sırada dizilimiyle genetik yapı ortaya çıkıyor. Hücrenin üreteceği proteinlerin reçetesi de bu harf dizilimiyle yazılıyor. Pekala, dört harfle mi daha fazla kelime türetirsiniz, altı harfle mi? İşte Synthorx bu mantıkla, bakterinin DNA’sına iki harf daha eklemeyi başarmış: AGCTXY. Yarı sentetik bakteri, bu anlamda reçetesi daha uzun olduğu için daha fazla sayıda ve farklı proteinler üretebiliyor.

Gelecekte çok daha etkili ilaçlar yapılabilecek

İşte bu da gelecekte yeni, çok etkili ilaçlar yapılabileceği anlamına geliyor. İlaç sektörü yeni üreteceği özgün proteinler sayesinde daha fazla hastalık için daha özel ilaçlar geliştirilebilecek. İlaçların yanı sıra farklı ürünler de gelecek. Örneğin aşılar. Bilindiği üzere aşı, vücuda verilen zayıflatılmış ya da ölü virüs ve bakterilerdir. Sentetik bakteri ise yapay parçaları doğada bulunmadığı için kendi başına çoğalamıyor. Bu yüzden vücutta çoğalma riski olmayınca aşı daha etkili ve tamamen zararsız hale gelebiliyor.

Sentetik organizmaların farklı kullanımları da düşünülüyor. Bakteriler kimyasal reaksiyonla yaşayan canlılar. Yağı parçalayabiliyor, atıkları yiyebiliyorlar. Bu sayede DNA’sı düzenlenmiş bir bakteri, petrol sızıntısı olduğunda denizi kurtarabilecek örneğin. Peynir, yoğurt gibi gıdaların yapımında da bakteriler kullanılıyor, dolayısıyla gelişmiş bakteriler gıda sektöründe de rol alabilecek. Geçtiğimiz ay enEvoly isimli bir şirket, endüstriyel kullanım için “genetiği düzenlenmiş organizmaları” yakında piyasaya süreceğini duyurdu.

Her şey kulağa iyi geliyor ama akıllara takılan bir soru var: Bu gelişmiş bakteriler kendi başına doğaya salınırsa nelere yol açar? Bilmediğimiz yeni ve mutant oluşumlar meydana gelir mi? DNA’larını oluşturan amino asitlerin bir kısmı yapay üretildiği için doğada tek başlarına çoğalamayacakları düşünülüyor. Fakat küçücük bir parçacık, laboratuvar ortamında mutasyon geçirerek bu engeli aşmayı başarmış. Yani doğada başka bir organizma sayesinde “hayata tutunma” ihtimalleri de var.

Ya hayat bizim hiç bilmediğimiz bir formda, gözümüzün önündeyse?

Sentetik yaşam formu araştırmaları, bizi enteresan bir şekilde Dünya’nın da ötesine götürüyor, yaşama yeni bir açıdan bakmamızı sağlıyor… Bütün organizmaları dört harfli DNA’sından tanıyoruz ama başka türden canlıların DNA’sının nasıl yazıldığını biliyor muyuz? Yani biz uzayda hayat arıyoruz ama kendi bildiğimiz gibi arıyoruz… Ya hayat bizim hiç bilmediğimiz bir formda, gözümüzün önündeyse?

Uzayda yeni ufuk

Yaşamındoğada bulunan DNA ve proteinlerle sınırlı olmadığının anlaşılması, uzay araştırma birimlerini heyecanlandırdı. NASA’nın diğer gezegenlerde yaşam bulma projelerinde görev alan sentetik biyolojist Steven Benner, bu alanda elde edilecek yeni bulgular sayesinde uzayda yeni canlılarla karşılaşma ihtimalimizin artacağını belirtiyor ve ekliyor: “Belki Dünya’da da varlar fakat biz neye bakacağımızı henüz bilmiyoruz. Bütün bunlar, yaşama dair en temel hipotezlerimizi sorgulamamıza neden oluyor.”

 

Kaynak : Milliyet

Gökyüzü Meraklıları Topuklu Yaylası’nda Buluşuyor - KimyaHaberleri
Manşet

Gökyüzü Meraklıları Topuklu Yaylası’nda Buluşuyor

Denizli Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Beyağaç Belediyesi iş birliği ile doğaseverleri ve gökyüzü meraklılarını bir araya getirecek olan Beyağaç Gökyüzü Gözlem Şenliği, Topuklu Yaylası’nda kapılarını açmaya hazırlanıyor. Prof. Dr. Ethem Derman’ın iştirakiyle gerçekleştirilecek tertipte gözlemciler, binlerce metre yükseklikte bilimin ve tabiatın eşsiz buluşmasına tanıklık edecek.

🚆

[…]

Perseid Meteor Yağmurunun Tarihi Muhakkak Oldu - KimyaHaberleri
Manşet

Perseid Meteor Yağmurunun Tarihi Muhakkak Oldu

Yılın en büyüleyici gökyüzü olaylarından biri önümüzdeki hafta yaşanacak, gökyüzü aydınlanacak fakat bunun güneş ışığı ile bir ilgisi yok. Gökyüzünde izlemesi hayli heyecanlı olan Perseid meteor yağmuru için geri sayım başladı.

🚆

[…]

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti - KimyaHaberleri
Manşet

Bilim İnsanları Balıklarda Bulaşıcı Kanser Tespit Etti

Bir göldeki yayın balıklarında görülen siyah deri lezyonları, tıp ve biyoloji dünyasını şaşırtan bir gerçeği gözler önüne serdi. Etraf kirliliği kuşkusuyla başlayan incelemeler, tümörlerin bir balıktan başkasına direkt bulaşabilen bağımsız bir yapıya dönüştüğünü kanıtladı.

🚆

[…]

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya - KimyaHaberleri
Manşet

Çöl Yağmur Kurbağası Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

İnternet dünyasında şirin cıyaklamasıyla tanınan çöl yağmur kurbağası, Afrika’daki madencilik projeleri ve evcil hayvan ticareti yüzünden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. IUCN tarafından risk durumu yükseltilen bu az canlı için uzmanlar acil müdafaa daveti yapıyor.

🚆

[…]

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor - KimyaHaberleri
Manşet

Okyanus Tabanında Güneşsiz Hayatın Sırrı Ortaya Çıkıyor

Kuzey Atlantik’te okyanus tabanının 1.268 metre altına inen bilim insanları, gezegenin üst mantosuna ilişkin kayaçlara ulaşmayı başardı. Kayaçların gözeneklerinde bulunan 300 derecelik su örnekleri, deniz altındaki zımnî hayatı besleyen doğal tesisat sistemini birinci kere somut halde kanıtladı.

🚆

[…]