Erzurum Teknik Üniversitesi Akademisyeni’nden Nanoteknolojide Yerli ve Milli Üretim Çağrısı

Erzurum Teknik Üniversitesi Akademisyeni’nden Nanoteknolojide Yerli ve Milli Üretim Çağrısı. Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Türkez, yakın gelecekte nanoteknoloji kullanımını içermeyen sektör ya da ürünün kalmayacağını belirterek, 2000’lerin başında dünyada nanoteknoloji araştırmaları açısından ilk 40 içerisinde yer alan Türkiye’nin de bu alanda ciddi ilerlemeler ortaya koyarak 2018 yılı itibari ile ilk 20 içerisinde yer aldığını söyledi.

Dünyanın en iyi nano-bilim uzmanları arasında Türkiye’den 15 akademisyenin bulunduğu listede yer alan ETÜ Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Türkez, nanoteknoloji çerçevesinde ülke ve bölge üniversitelerinin vizyonu, araştırma ve geliştirme çalışmalarını değerlendirdi. Türkiye’de bilimsel alanda kaydedilen atılım ve küresel çerçevede yankı bulan araştırma çalışmalarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eğitim ve bilime verdiği önem, yeni üniversiteler kurarak gençlere ufuk kazandıran kararlılığının sonucu olduğunu belirtti. Yakın gelecekte nanoteknoloji kullanımını içermeyen sektör ya da ürünün kalmayacağını söyleyen Prof. Dr. Türkez, “Günümüzde kullanılan üretim tekniklerinin çoğu moleküler düzeylerde üretimi esas alan kaba teknolojileri içermektedir. Nanoteknoloji alanında kaydedilen bilimsel gelişmeler pek çok endüstriyel teknolojiyi etkilediği gibi üretim teknolojilerini de değişmeye ve gelişmeye zorlamaktadır. Yeni hibrit materyaller ve nanoteknoloji kavramları birleştirilerek üretim teknolojilerinde innovatif yaklaşımlar geliştirilmektedir. Nanoteknoloji ürünleri güncelde üretilenlere kıyasla daha hafif, daha güçlü, daha küçük, daha güvenli ve daha ekonomik olma özelliklerine sahiptir. Bu ürünlerin yaşam bilimlerinden elektroniğe, savunma sanayiinden tekstil alanına kadar geniş yelpazede kullanım potansiyeli mevcuttur. Yakın gelecekte nanoteknoloji kullanımını içermeyen sektör ya da ürünün kalmayacağı tahmin olmaktan çıkmış, gerçek olmaya yaklaşmıştır. Piyasalarda 4’ncü nesil nanoteknoloji ürünleri yer almaya başlamıştır” diye konuştu.

Artan ihtiyaçlar ve kaliteli yaşam yöneliminin teknolojik araştırma çalışmalarının artışını tetiklediğine, bu gelişmeler kapsamında nanoteknolojinin özel bir durum gösterdiğine işaret eden Prof. Dr. Türkez şunları söyledi:

“Hızlı nüfus artışı, enerji ve su tüketimindeki artışlar, yaşam kalitesinin artırılma arzusu ile artan güvenlik ihtiyaçları bu teknolojinin günlük yaşamda bulunmasını zorunlu kılmaktadır. Günümüze kadar hiçbir teknolojinin ülke ekonomileri üzerinde nanoteknoloji kadar etki oluşturmadığı görülmektedir. Küresel ölçekte sadece 2020 yılı içerisinde nanoteknoloji eğitimi almış, nano bilim uzmanı en az 2 milyon insanın nanoteknoloji temelli ürünlerin üretim ve pazarlanması alanlarında istihdam edileceği öngörülmektedir. Bu bağlamda dünya genelinde pek çok devlet, ekonomilerinin geleceğini yakından ilgilendiren bu teknoloji alanında küresel eğilimlere uygun olarak eğitim sistemlerini gözden geçirmekte, Ar-Ge merkezleri veya araştırma enstitüleri kurmaktadır. Nanoteknolojinin ekonomik değerinin ölçülmesi ve ülkelerin bu değer bakımından karşılaştırılabilmesi amacıyla çeşitli endeksler oluşturulmuştur. Bu endeksler eğitim faaliyetleri, araştırma aktiviteleri, ticarileşme ve istihdama ait oranları esas almaktadır. 2016 yılı içerisinde nanoteknoloji alanında yapılan küresel yatırımlar yaklaşık 40 milyar dolar civarında idi. 2020’de bu miktarın 100 milyar dolar civarında olacağı öngörülmektedir. Bu durumda nanoteknolojiye yapılan yatırım tutarlarının her yıl yaklaşık yüzde 20 oranında yükseldiği aşikardır değerlendirmesinde bulundu.”

Türkiye’de nanoteknoloji çalışmalarına 2002 yılından sonra verilen destek artışına dikkat çeken Prof. Dr. Türkez, “Uluslararası saygınlığı bulunan Scopus veri tabanına göre ülkemizde yürütülmüş olan nano-ölçekteki araştırmaların sayısı 2002 yılı içerisinde iki elin parmaklarını geçmeyecek bir sayıda iken, bu rakam sadece 2018 yılı itibarı ile 400’ün üzerindedir. Yine 2000’lerin başında dünya genelinde ülkeler sıralamasında nanoteknoloji araştırmaları açısından ilk 40 içerisinde yer alan Türkiye, bu alanda ciddi ilerlemeler ortaya koyarak 2018 yılı itibari ile ilk 20 içerisinde yer almıştır” dedi.

Kaynak : Hürriyet

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyeleri Dünyanın En İyi Nano-Bilim Uzmanları Arasında Yer Aldı

Sabancı Üniversitesi Öğretim Üyeleri Dünyanın En İyi Nano-Bilim Uzmanları Arasında Yer Aldı. Webometrics tarafından dünyanın en iyi nanoteknoloji-nanobilim uzmanlarının açıklandığı listede Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Yuda Yürüm ve Yusuf Menceloğlu yer aldı.

Dünya çapında 20 binden fazla üniversitenin ve yüz binlerce bilim insanının akademik performanslarını değerlendirmek üzere 2006 yılında İspanya’da kurulmuş olan Webometrics tarafından dünyanın en iyi nanoteknoloji-nanobilim uzmanları açıklandı. Türkiye’den 15 akademisyenin listelendiği sıralamada, Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyeleri Yuda Yürüm ve Yusuf Menceloğlu yer aldı.

Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerin milyarlarca dolar bütçe ayırdıkları ve geleceğin teknolojisi olarak gösterilen nanoteknoloji alanında çalışan bilim uzmanlarının ürettikleri bilimsel çıktıları değerlendiren Webometrics, dünyanın en başarılı bin 800 bilim insanını açıkladı. Sıralamada en iyilerin belirlenmesi amacıyla bilimsel ürünlerin etkinliğini ortaya koyan H-indeks, atıf sayısı, doküman sayısı gibi geçerliliği ve güvenilirliği yüksek olan bilimsel kriterler kullanıldı. Webometrics, bu güncel sıralamada H-indeksi 20’nin altında olan bilim insanlarını değerlendirme dışında bıraktı. Dünyanın en kapsamlı akademik performans sıralama sistemi olan Webometrics’e göre Türkiye’den sadece 15 akademisyen bu özel listede yer alabildi.

Söz konusu sıralama hakkında detaylı bilgi almak için lütfen tıklayınız

Kaynak : Gazetesu – SabancıÜni

Uluslararası Uninano Projesi Kapanış Toplantısı ve Nanoteknoloji Çalıştayı Gerçekleştirildi

Uluslararası Uninano Projesi Kapanış Toplantısı ve Nanoteknoloji Çalıştayı Gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi koordinatörlüğünde, Türkiye Ulusal Ajansı’nın desteğiyle iki yıldır devam eden, “Evrensel Nanoteknoloji Becerileri Kazandırma ve Motivasyon Arttırma (UNINANO)” isimli Erasmus projesi kapanış toplantısı ve uluslararası katılımlı “Nanoteknoloji Çalıştayı” Pamukkale’de gerçekleştirildi.

Erasmus+ Ana Eylem -2 (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi İçin İşbirliği – Yüksek Öğretimde Stratejik Ortaklıklar) projesi olan UNINANO ile üniversite öğrencilerine nanobilim ve nanoteknoloji konularında farkındalık kazandırılması ve öğrencilerin kariyer planlarının bu alan çerçevesinde olumlu yönde etkilenmesi amaçlandı. Bu süreçte nanoteknoloji alanına katkı sunan proje, meslek hayatındaki bireylere müfredat desteği vererek, yeni beceriler ve yetkinlikler kazanmalarını sağladı.

Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine ve İmalat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Arzum Işıtan’ın koordinatörlüğünde yürütülen projenin ekibinde Doç. Dr. Zeha Yakar, Öğr. Gör. Meltem Balaban, Dr. Öğr. Üyesi Cumhur Gökhan Ünlü ve Arş. Gör. Dr. Volkan Onar görev aldı.

Projenin son katılım toplantısında değerlendirmelerde bulunan proje ekibi ve öğrenciler şunları kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Arzum Işıtan – Proje Koordinatörü – PAÜ Teknoloji Fakültesi Öğr. Üyesi

Projemiz 2 yıldır devam ediyor ancak yaklaşık 4 yıldır bu proje üzerinde çalışıyoruz. Çok yüksek bir puanla, toplam 4 ülke ortağımız ile projemize hibe kazandık. Projemiz Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yaklaşık 200 bin Euro ile destekleniyor. Projemizde amacımız ortaklarımızla birlikte, nanoteknoloji eğitim konusunda daha önce yapılmamış olan farkındalığı, özellikle lisans öğrencilerine ve lisans kariyerini belirlemek isteyen orta öğretim öğrencilerine yönelik çalışmalar yaparak, kariyerler planlarını oluşturmada farkındalık oluşturmaktı. Bununla ilgili olarak uzaktan öğrenme materyalleri, ders içerikleri ve kitapları hazırladık. Akademisyenlerimizi ve öğrencilerimizi staj faaliyeti kapsamında İtalya’da Nanoteknoloji Enstitüsü’ne götürdük. Bilgilendirme toplantıları düzenledik. Dolu dolu geçirilen 2 yılı tamamlamak üzereyiz. 2 yıllık periyodun sonunda, öğrencilerimiz üzerinde oluşturmak istediğimiz farkındalığı oluşturarak amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum.

Doç. Dr. Zeha Yakar – PAÜ Eğitim Fakültesi Öğr. Üyesi

UNINANO projesi, üniversitemize katkısının büyük olacağına inanarak başladığımız bir projeydi. Şimdiye kadar Teknoloji Fakültesi’nde nanoteknoloji alanında bir ders yoktu. Böyle bir proje ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum. Projemizin asıl odaklandığı konu, nanoteknolojiye yönelik üniversite öğrencilerinde farkındalık yaratmak, varolan farkındalığı yukarıya taşımak ve onların bu konuya yönelik motivasyonlarını artırmaktı. Buna yönelik olarak birtakım nicel ölçme araçlarıyla, Nanoteknoloji 1 ve 2 derslerine başlamadan önce ve derslerin sonunda, toplamda 119 öğrenciden veri topladık. Verileri analiz ettiğimizde projemizin amacına ulaşmış olduğunu gördük. Öğrencilerimizin nanoteknolojiye yönelik farkındalıklarında ve motivasyonlarında oldukça önemli bir artış oldu. Bu küçük bir başlangıç, her zaman daha iyisi vardır ve olacaktır. Projemizin bu anlamda bir örnek oluşturması umuduyla kapanışı yapacağız. Umarım bu alanda yapılan çalışmalar artarak devam eder.

Öğr. Gör. Meltem Balaban – Teknoloji Fakültesi Öğr. Elemanı

Projemiz boyunca, öğrencilerimizin Nanoteknoloji alanında farkındalık, yetkinlik ve beceri kazanmasını amaçladık. Bu süreçte, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ ve üniversite yönetimimiz başta olmak üzere, UNINANO projesinde yer alan Konya Selçuk Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Fondazione Bruno Kesler (Trento-İtalya, Crystal Clear Soft (CCS-Atina Yunanistan), Universitatea Tehnica Cluj-Napoca (Cluj Napoca-Romanya) ve Cosvitec (Napoli-İtalya) kuruluşlarına ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum.

Boca Gratiela Dana – Romanya Cluj-Napoca Teknik Üniversitesi Öğr. Üyesi

Pamukkale Üniversitesi yönetimi başta olmak üzere PAÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi’ne, Türkiye Ulusal Ajansı’na, proje yürütücüsü akademisyenlere, Romanya Cluj – Napoca Teknik Üniversitesi’ni proje ortağı olarak kabul ettikleri ve göstermiş oldukları işbirliği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu işbirliklerinin devam etmesini diliyorum. Bu projenin öğrencileri nanoteknoloji alanında motive ederek, mezuniyet sonrası kariyer planlarını şekillendirmelerinde yol gösterici olacağına inanıyorum.

Bektaş Zorlu – PAÜ Teknoloji Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi

Nanoteknoloji derslerini almadan önce, bu alana dair hiçbir fikrim yoktu. Dersler başladıktan sonra hocalarım sayesinde bilgilerim arttı. Ben ve arkadaşlarım nanoteknoloji alanında projeler yazdık. Ben tekstil alanında, kumaş üzerinde elektronik devreler vasıtasıyla, konum, jammer, iletişim özelliği olan bir kıyafet üzerinde çalıştım. Nisan ayında İtalya’ya gittik. Uluslararası Nanoteknoloji Enstitüsü’nde 10 gün eğitim aldık. Bu eğitimin üzerinde çalıştığım projeye büyük katkısı oldu. Mezuniyetim sonrası bu alanda lisansüstü eğitim yapmak istiyorum.

Kaynak : PAÜ

Nanoteknoloji Ürünü Ufak Çaplı Kan Damarları Türkiye’de İlk Kez Marmara Üniversitesinde Üretildi

Nanoteknoloji Ürünü Ufak Çaplı Kan Damarları Türkiye’de İlk Kez Marmara Üniversitesinde Üretildi. Nanoteknoloji Ürünü Ufak Çaplı Kan Damarları Türkiye’de İlk Kez Marmara Üniversitesinde Üretildi. Marmara Üniversitesi, Nanoteknolojiyi kullanarak ufak çaplı yapay damarları ve 3 boyutlu biyo-yazıcı ile yapay doku üretimindeki araştırmaları ile öncü olmaya devam ediyor. Nanoteknoloji ürünü, dünya çapında en ince fiber yapılardan birine sahip, ufak çaplı kan damarları Türkiye’de ilk kez Marmara Üniversitesi Teknoloji Fakültesi’nde üretildi.

Nanoteknolojinin hızla gelişmesi ile sağlık alanda yapılan çalışmalar milyonlarca insan için umut kaynağı oluyor. Tıp dünyasında hızla ilerleyen yeni çalışmalar, yapay doku ve organ üretimi ile ilgili araştırmalar devam ederken, Marmara Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi bünyesinde bulunan Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümüne bağlı İleri Nanomalzemeler Araştırma Laboratuvarı’nda, çok disiplinli çalışmalar sonucunda doku ve organ üretimi Nanoteknoloji ve 3 Boyutlu Biyo-Yazıcılar konusunda birçok lisans, yüksek lisans, doktora ve uluslararası projelerdeki çalışmalar da sürdürülüyor.

2017 yılında uluslararası 23 yayın ve 1 patent başvurusu ve birçok projeyi bünyesinde bulunduran laboratuvarda, diğer ulusal ve uluslararası iş birliği ile yapılan projeler dahilinde, Yapay Kan Damarı Çalışması, uluslararası ünlü yayımcı kuruluş Taylor & Francis Group bünyesinde yer alan International Journal of Polymeric Materials and Polymeric Biomaterials dergisinde “Production of the Biomimetic Small Diameter Blood Vessels for Cardiovascular Tissue Engineering” adıyla basılmaya hak kazanmıştır.

Çalışma kapsamında, dünya çapında oldukça önemli ve popüler bir yöntem olan Elektro-Eğirme yöntemi kullanılarak; bugüne kadar üretilmiş en ufak nano boyutta fiber yapılarından birine sahip, fizyolojik olarak tam işlevsel, biyouyumlu ve biyobozunur ufak çaplı kan damarlarının üretimi ve karakterizasyonu ortaya konulmuştur. Hücre testleri ile başarısı kanıtlanan yapay kan damarlarının hayvan testleri de yapılmış ve üstün özellikleri tıp ve malzeme bilimi literatürüne başarıyla kazandırılmıştır.

Bu özgün araştırmanın örnek bir takım çalışması ürünü olması üniversitemiz için ayrıca önem teşkil etmektedir. Gerek çalışmanın her aşamasında emek göstermiş olan yüksek lisans öğrencileri, gerek ise uzmanlık alanlarına göre değerli katkıları ile çalışmayı zenginleştirmiş olan, üniversitemizin diğer bölümlerinde görev yapan hocaların katkıları, sonuca başarı ile sonuçlanmasında yardımcı olmuştur. Yurtdışındaki araştırmacılar ve üniversiteler ile kurulan sağlam köprülerin ve değerli tıp doktorlarının katkısı bu çalışmada kesinlikle azımsanmayacak ölçüdedir. Farklı uzmanlık alanlarının bir araya getirilmesi ile oluşan bu ekip 2 yılı aşkın süren bir zaman dilimi ardından nihayet istenilen sonuçlara ulaşabilmeyi başarmışlardır.

Gerek yapılan bu çalışmanın ülkemizin aydın mühendisleri olan, mühendislik hocalarımız ve birer mühendislik adayı olan öğrencilerimiz tarafından ortaya çıkarılmış olması olması, gerek ise ülkemizde üretilmiş olan ilk ve tek ince nanofiberli yapay damar olması ve dünya üzerinde üretilmiş olan en ince fiber boyutlarına sahip olması gibi başlıklar, üniversitemizin bilime ve insanlığa verdiği değer; yapmış olduğu yoğun çalışmaların güzel bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kaynak : Bu yazı CHEMLİFE Dergisi 11. sayısında yayınlanmıştır.

Erzurum Teknik Üniversitesinde Gerçekleşen Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi Sona Erdi

Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Fakültesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Genaktüel Kulübü tarafından organize edilen ve Erzurum’daki ilk Moleküler Biyoloji ve Genetik Öğrenci Kongresi olan “Uluslararası Katılımlı Nobelyum Bilim Kongresi” tamamlandı.

14-15 Nisan 2018 tarihleri arasında İbrahim Erkal Dadaş Kültür Merkezinde düzenlenen kongrenin açılış programına Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mevlüt DOĞAN, Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, Erzurum İl Emniyet Müdürü Mehmet ASLAN Erzurum Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Songül DUMAN, Prof. Dr. Bayram ŞAHİN ve ETÜ İİBF Dekanı Prof. Dr. Vedat KAYA’nın yanı sıra, aralarında Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Tim HUNT’ın da yer aldığı 13 bilim insanı katıldı. Programa ayrıca Türkiye’nin birçok şehrinden yaklaşık 450 akademisyen ve öğrenci katıldılar.

Saygı duruşu ve istiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda Erzurum Teknik Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğrencisi İlknur ÇİLTAŞ’ın açılış konuşmasının ardından Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI ve Erzurum Valisi Seyfettin AZİZOĞLU katılımcıları selamladılar.

İki gün süren ve moleküler biyoloji, immünogenetik, moleküler genetik, biyoteknoloji, kanser, nanoteknoloji, nörobilim, kök hücre, mikrobiyoloji, biyoinformatik, genetik mühendisliği, evrim ve ilaç teknolojisi alanlarında dünyadaki trendler ve teknolojik gelişmelerin öğrencilere ve akademisyenlere aktarıldığı kongreye TİM HUNT damgasını vurdu.

“Hücre bölünmesindeki kontrol proteinleri” keşfiyle 2001 yılında Nobel Tıp veya Fizyoloji ödülünü alan İngiliz biyokimyacı Sir Richard Timothy “Tim” HUNT Nobel yolundaki hikayesini anlattı.

1965’te katıldığı bir konferansta dinlediği iki bilim insanın konuşması sonrası bilime bakış açısının değiştiğini dile getiren Hunt, “Konferanstaki bir bilim insanı yaptığı çalışmada, hemoglobin yapısının oluşturduğu hem grubunun öneminin ortaya konulmasına ilişkin işlemini gerçekleştirmiş. Bu bilim insanı hem grubunun hemoglobin içindeki önemini, canlıların yumurtalarında döllenme olduktan sonra protein sentezi miktarının arttığını ortaya koydu.” dedi. Hunt, konferansın ardından “Bu bilim insanı, ribozom hem grubuna geldiğinde globinin proteine nasıl bağlanacağını nereden biliyor?” sorusundan yola çıkarak arkadaşlarıyla laboratuvarda konuşurken o bilim insanının bu konuyu yanlış bildiğini fark ettiklerini ve sorunun çözümü için çalışmaya başladıklarını ifade etti.

“YANGIN BİZİM EN BÜYÜK ŞANSIMIZMIŞ”

Hunt, “çalışmalarımızı sürdürürken laboratuvarımızda yangın çıktı. Dünyamız yıkılmıştı. Her şeyin bittiğini düşünürken yeni bir laboratuvara taşındık. Aslında yangın bizim için bir fırsatmış. Bir biriyle alakası olmayan ve desteklemeyen bir çok sonuç kül olmuştu. Yangının ardından yeni bir yaklaşım ve bakış açısıyla deneylerimize devam ettik. 7 yılda çözemediğimiz problemi sadece 6 ayda çözdük. Hem grubu ve eIF2-alfa protein kinaz varlığında, protein sentezinin durdurulabildiğini keşfettik.” dedi.

Tim Hunt programın son bölümünde salondaki katılımcıların sorularını cevaplandırdı. Nobel Ödülü sahibi bilim adamı Tim HUNT’a konuşması sonrasında ETÜ Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI tarafından plaket ve hediye takdimi yapıldı.

Kongrenin ilk gününün sonunda katılımcı bilim insanlarını rektörlük makamında ağırlayan Erzurum Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muammer YAYLALI, konuklarına, Üniversitemizin Erzurum’da böyle bir organizasyona imza attığı için gurur duyduğunu ve kendilerini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ifade etti.

Kongrenin ikinci gününde yapılan oturumların ardından kapanış programına geçildi. Sahnede söz alan Prof. Dr. Muammer YAYLALI böyle büyük ve kapsamlı bir kongreyi organize etmenin hiç kolay olmadığını söyleyerek başta ETÜ GENAKTÜEL kulübüne ve emeği geçen herkese tebrik ve teşekkürlerini iletti. YAYLALI, nitelikli, donanımlı ve kendilerine güvenen Erzurum Teknik Üniversitesi öğrencileriyle gurur duyduğunu ve üniversite yönetimi olarak kendilerine her türlü desteği vermeye devam edeceklerini sözlerine ekledi.

İki gün süren ve akademik çevrelerce yoğun ilginin olduğu gözlemlenen “NOBELYUM BİLİM KONGRESİ” çekilen hatıra fotoğrafları sonrası sona erdi.

Kaynak : http://erzurum.edu.tr

Nanoteknoloji Eylem Planı Yürürlüğe Girdi

Nanoteknoloji Eylem Planı Yürürlüğe Girdi. Yüksek Planlama Kurulu, 2017-2018 yıllarını içeren Nano Teknoloji Eylem Planı’nı yayınladı.

Planda, hukuki ve idari düzenlemeler, teknik altyapı, üretim kapasitesini geliştirmek ve işbirliği-koordinasyonu sağlamak olmak üzere 4 temel hedef altında 14 eylem yer alıyor.

Eylem Planı’nın girişinde, bu alanda dünya uygulamaları ve Türkiye’deki mevcut duruma ilişkin bilgiler de yer alıyor. Buna göre, 2004 yılında 8.6 milyar dolar olan dünya geneli nanoteknoloji harcamaları, 2010’da 13.8 milyar dolara yükseldi. AB ise Horizon 2020 çerçevesinde bu alanda 13 milyar Avro’nun üzerinde bütçe ayırdı.

Türkiye’de ise 2003-2011 yılları arasında nanoteknoloji araştırma merkezlerine 244 milyon dolar yatırım yapıldı.

2016 yılı itibarıyla TÜBİTAK kayıtlarında ilgi alanı olarak nanoteknolojiyi belirleyen öğretim üyesi sayısı 2 bin 366 olarak tespit edildi. Bu alanda en çok yayın 327 ile Bilkent Üniversitesi’nde yapılırken, bunu 220 ile ODTÜ ve 147 ile de İstanbul Teknik Üniversitesi izledi.

Hukuki ve idari düzenlemeler kapsamında ilk olarak bu yıl sonuna kadar Türkiye Nanoteknoloiji Çalışma Grubu kurulacak. Önümüzdeki yılın sonuna kadar ise bu alandaki standartlar hazırlanacak, dünyadaki gelişmiş ülke uygulamaları incelenecek, insan kaynağı geliştirilecek, doçentlik sınavlarında nanoteknoloji alanı tanınacak ve Türkiye Nanoteknoloji Ödülü verilecek.

Teknik Altyapıyı İyileştirmek başlığı altında özel sektör ihtiyaçları da dikkate alınarak araştırma altyapısının geliştirilmesi sağlanacak, nanoteknoloji Ar-Ge envanteri oluşturulacak, KOBİ’lere uygulamalı eğitim verilecek, TÜBİTAK MAM bünyesinde nanoteknoloji alanına özgü yapılanmaya gidilecek,
Üretim Kapasitesini Geliştirmek başlığı altında, TÜBİTAK tarafından yenilikçi iş fikirlerine öncelik verilecek, nanoteknoloji alanında sektörel analizler yapılarak stratejiler belirlenecek.

İşbirliği ve Koordinasyonu Sağlamak başlığı altında ise nanoteknoloji alanında diğer ülkelerde bulunan araştırma merkezleri ve firmalar ile Türkiye’deki paydaşların ortak çalışma yapması sağlanacak, toplumda nanoteknoloji alanındaki farkındalık güçlendirilecek.

Kaynak : Dunya

6. Fiziksel Kimya Kongresi, Bülent Ecevit Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı

6. Fiziksel Kimya Kongresi, Bülent Ecevit Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı. 6. Fiziksel Kimya Kongresi 15-18 Mayıs 2017 tarihleri arasında Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde düzenleniyor. 15 Mayıs Pazartesi günü Dedeman Otel Karaelmas Konferans Salonu’nda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ş. Hakan Kutoğlu, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Şen ve kongre katılımcıları ile birlikte kongrenin açılışı gerçekleşti. Açılış konuşmaları Kongre Başkanı Prof. Dr. Baki Hazer, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şadi Şen ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ş. Hakan Kutoğlu tarafından gerçekleştirildi ve tüm konuşmalarda temel bilimlerin önemine vurgu yapıldı. Konuşmaların ardından kongrenin ilk oturumuna geçildi.

İlki 2002 yılında Ege Üniversitesince, ikincisi ve üçüncüsü Balıkesir Üniversitesince, dördüncüsü Pamukkale Üniversitesince, beşincisi Necmettin Erbakan Üniversitesi ile KTO Karatay Üniversitesince tertip edilen Kongrenin altıncısı ise Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Kongre ile fiziksel kimya alanında çalışan araştırmacılar ve bilim insanları en son araştırma sonuçlarını ve mevcut bilimsel-teknolojik gelişmeleri sunma ve paylaşma fırsatı bulacak.

Kongreye; Elektrokimya, Enerji Kaynakları, Enzim Kinetiği, Fiziksel Organik Kimya, Kataliz, Kimyasal Kinetik, Malzeme Bilimi, Nanoteknoloji, Polimer Kimyası, Spektroskopi, Yüzey Kimyası ve Kolloidler, konularında bilgilerini paylaşmak üzere 20 davetli konuşmacının yanı sıra 130 katılımcı iştirak ediyor.

15-18 Mayıs 2017 tarihleri arasında 4 gün süreyle Dedeman Otel Karaelmas Konferans Salonu’nda devam edecek olan kongrede 75 sözlü sunum ve 65 poster sunumu olmak üzere toplam 140 adet bilimsel aktivite gerçekleştirilecek.