13. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi

13. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi. Ülkemizde iki yılda bir yapılan fen bilimleri ve matematik eğitimi alanında Türkiye’deki değerli eğitimcilerimizin nitelikli bilimsel çalışmalarıyla ve konuşmalarıyla gerçekleştirilen Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi’nin (UFBMEK) 13.sü, 4-6 Ekim 2018 tarihleri arasında Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde büyük bir katılımla gerçekleştirilecektir.

Ana teması, 21. YÜZYIL BECERİLERİ VE ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ olarak belirlenen 13. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi’ nde (UFBMEK 2018); Fen Bilgisi, Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik Eğitimi alanlarında; öğretmen eğitimi, öğretim programları, öğretim yöntemleri, öğretim teknolojileri ve uygulamaları, ölçme ve değerlendirme, FETEMM ve uygulamaları, çevre ve sağlık eğitimi, özel eğitim ve okul dışı öğrenme ortamları konularında çalışmalar eğitimcilerle paylaşılacaktır.

13. Ulusal Fen Bilimleri ve Matematik Eğitimi Kongresi’nde, 7 oturum boyunca 18 salonda yaklaşık 450 sözlü bildiri sunulacaktır. Ayrıca kongre süresince 19 poster bildiri sunumu, 1 çağrılı konuşma, 2 çalıştay ve 4 panel gerçekleştirilecektir.

http://www.ufbmek.org/

Temel Bilimlerde Üstün Başarı Sınıfları Kuruluyor

Temel Bilimlerde Üstün Başarı Sınıfları Kuruluyor. Temel Bilim Programları olan Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik programlarına yönelik başlatılan programa ilişkin açıklama şu şekilde.

“Yeni YÖK olarak, Temel Bilim Programları olan Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik programlarına yönelik başlattığımız çalışmalarımıza bir yenisini daha ekledik. Temel bilimlerde YÖK-TEBİP (YÖK Temel Bilimler Programları) kapsamında Üstün Başarı Sınıfları oluşturuyoruz.

Daha önce açıkladığımız üzere, Temel Bilim Programları yani Fizik, Kimya, Biyoloji ve Matematik programlarına yönelik olarak son iki yıldır planlama ve teşvik odaklı birçok çalışma başlattık. Rasyonel kontenjan planlaması, temel bilimler mezunlarının istihdamına yönelik ilgili kurumlarla işbirliği dahilinde düzenlemeler ve burs çalışması bu kapsamdadır. Bu yıl yaptığımız yeni bir düzenleme ile üniversitelerimizde temel bilim programlarına ilk üç sırada yerleşen ve ÖSYS kılavuzunda belirtilen koşulları sağlayan öğrencilerimiz YÖK Bursu almaya başladılar.

Bu burs halen aylık 625 TL olup, öğrencimizin eğitimi sürecince ve 12 ay boyunca ödenecektir. Bu girişimlerimiz sonrasında temel bilimler programlarında, 2014 yılında doluluk oranları %82.5 iken, 2017 yılında %99’un üzerine çıkmıştır. Temel bilimler alanında gerçekleştirdiğimiz teşvik ve desteklerimize bir yenisini daha ekliyoruz. Yeni YÖK olarak Yükseköğretim tarihimizde daha önce görülmeyen, YÖK-TEBİP (YÖK Temel Bilimler Programları) kapsamında Fizik, Kimya, Matematik ve Biyoloji programlarında “Üstün Başarı Sınıf”larını oluşturuyor, öğrencilerimizin de hazırlanan özel bir müfredatla Üstün Başarılı Sınıflarda öğrenim görmelerini sağlıyoruz.

Bu yeni ve yenilikçi yaklaşım bilim hayatımıza her düzeyde önemli katkılar sunacak ve bu şekilde ülkemizin bilgi temelli gelişim sürecini geliştirecektir. Amacımız bu öğrencilerimiz alanlarında uzman olarak yetiştirirken aynı zamanda kültürlü, entelektüel bireyler olmalarını da sağlamaktır. Bu programda geleceğin aydın bilim insanlarını
yetiştirmek istiyoruz.

Öğrencilerimiz;

– 30 kişiyi aşmayan sınıflarda eğitim alacaklar.
– İstanbul Üniversitesinden ders almakla birlikte; farklı üniversite kültürleri ile de tanışmalarını istiyoruz. Ders veren hocaların en az 1/3 ü diğer üniversitelerin öğretim üyelerinden seçilecek.
– Üstün Başarılı sınıflarda Temel Bilimler programlarında öğrenim görecek öğrencilerimiz için özel bir müfredat uygulanacak.
– Eğitim dili Türkçe olacak, fakat ilk dönemden itibaren yabancı ve Türk eğitmenlerden yabancı dil dersi alacaklar. İngilizce eğitimi, biri yabancı diğeri Türk olmak üzere iki eğitmen tarafından verilecek.
– Eğitimleri boyunca belli dönemlerde yurt dışı tecrübesi kazandırılacak.

Başlatılan bu programımız ile ilgili olarak, YÖK Temel Bilimler Bursu almaya hak kazanan tüm öğrencilerimize, telefon, eposta ve mektup ile ulaşıp, kendilerine YÖK-TEBİP hakkında bilgi veriyor ve kendilerini bu programa davet ediyoruz. Bu programla ilgili sıklıkla sorulan sorular ve bunların cevapları aşağıdadır.

YÖK-TEBİP’in öğrencilerimiz, yükseköğretim sistemimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz.

YÖK-TEBİP
SIKÇA SORULAN SORULAR

– YÖK-TEBİP programlarında eğitim-öğretime ne zaman başlanacaktır?
Bu yıl yani, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında eğitim-öğretime başlanacaktır.

– YÖK-TEBİP programlarına kimler başvurabilir?
Devlet üniversitelerimizdeki Fizik, Kimya, Biyoloji, Matematik programlarına ilk üç sırada yerleşen ve ÖSYS kılavuzunda belirtilen koşulları sağlayan tüm öğrencilerimiz başvuruda bulunabilirler.
YÖK Temel Bilimler Bursuna hak kazanabilmek için ilgili programa ilk üç sırada yerleşmiş olmanın yanı sıra ÖSYS Kılavuzunda da belirtildiği gibi aşağıdaki koşullarında sağlanması gerekmektedir.
1) İlgili programı ilk 15 tercihine yazmış olmak
2) Daha önce bir lisans programından mezun olmamış olmak

– YÖK-TEBİP programlarına başvuru süreci nasıl olacaktır?
Öğrencilerin başvuru ve yerleştirme işlemleri öğrencilerin ÖSYS-2017’de bu programlara giriş puanları dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından gerçekleştirilecektir. YÖK – TEBİP başvuruları 25 Eylül 2017 tarihine kadar tebip@yok.gov.tr adresine gönderilecek niyet beyanı ile alınmaya başlamıştır.

– YÖK-TEBİP programları “Üstün Başarı Sınıf”larında kaç öğrenci öğrenim görebilecektir?
Her bir program (Biyoloji, Fizik, Kimya, Matematik) için en fazla 30 kontenjan belirlenmiş olup, YÖK-TEB programları kapsamında en fazla 120 öğrenci öğrenim görebilecektir.

– YÖK-TEBİP programlarına yerleşen öğrenciler hangi üniversitede eğitimlerine devam edeceklerdir?
Bu programlardan herhangi birine yerleşen öğrencilerimiz eğitimlerini özel öğrenci statüsünde İstanbul Üniversitesi’nde alacak olup, İstanbul Üniversitesi’nde “Üstün Başarı Sınıflarında” öğrenim göreceklerdir.

– YÖK-TEBİP programlarına yerleşen öğrenciler diplomalarını hangi üniversiteden alacaklardır?
Eğitimlerini özel öğrenci statüsünde İstanbul Üniversitesi’nde Üstün Başarı Sınıfında alacak olup, diplomalarını yerleştirilmiş oldukları ve kayıt yaptırdıkları üniversitenin ilgili programından alacaklardır. Bununla birlikte, “Üstün Başarı” sınıflarından mezun olduklarına dair kendilerine YÖK ve İstanbul Üniversitesi tarafından belge düzenlenecektir. Ayrıca diplomasında “YÖK Temel Bilimler Programını İstanbul Üniversitesinde Üstün Başarı Sınıfında tamamlamıştır” ibaresi yer alacak ibaresi yer alacaktır.

– YÖK-TEBİP programlarının eğitim dili nedir ve İngilizce eğitim var mıdır?
Bu programların eğitim dili Türkçe’dir. Eğitim dili Türkçe olacak, fakat ilk dönemden itibaren yabancı dil dersi alacaklar. İngilizce eğitiminin yaz dönemlerinde yurt dışı eğitim ve araştırma programları ile destekleyeceğiz.

Öğrenciler YÖK-TEBİP programlarının müfredatındaki farklılıklar nelerdir?
YÖK-TEBİP programları kapsamında, Üstün Başarılı sınıflarda Temel Bilimler programlarında öğrenim görecek öğrencilerimiz için özel bir müfredat hazırlanmıştır. Bu öğrencilerimizin alacağı dersler farklılık göstermektedir.
Örneğin Biyoloji programında öğrenim gören öğrenciler birinci sınıfta Moleküllerden Hücrelere ile Arttırılmış Mekanik-Kimya-Beyin Bilimi derslerini, Fizik programında öğrenim gören öğrenciler birinci sınıfta Arttırılmış Mekanik ile Kimya-Biyoloji-Beyin Bilimi derslerini Kimya programında öğrenim gören öğrenciler birinci sınıfta Arttırılmış
Mekanik-Biyoloji-Beyin Bilimi ile Elektrik ve Manyetizma derslerini, Matematik programında öğrenim gören öğrenciler birinci sınıfta Analitik Geometri ile Arttırılmış Mekanik – Beyin Bilimi derslerini alacaktır. YÖK-TEBİP programlarında öğrenim görecek öğrenciler her yarıyılda farklı alanlardan, bölümlerden ve fakültelerden (Edebiyat, Sosyal Bilimler ve Güzel Sanatlar) bir ders, üçüncü yarıyıldan itibaren ise her dönem en az bir ders olmak üzere farklı bir temel bilim alanından seçmeli ders olarak alacaklardır.

– YÖK-TEBİP programlarına yerleşen öğrenciler YÖK bursu almaya devam edecek midir?
Evet. Bu öğrencilerimiz her ne kadar Temel Bilimler Bursu almakta iseler de bu burs miktarı bu sınıflara kaydolan öğrenciler için yakın zamanda daha da arttırılacaktır. Verilecek bu burs KYK’dan burs alınmasına engel değildir.

– YÖK-TEBİP programında yerleşen öğrencilere sunulacak başka imkanlar var mıdır?
Program kapsamındaki öğrencilerimiz YÖK-TEBİP Bursunun yanında aşağıdaki imkanlar sunulacaktır:
o Öğretim üyelerimizin araştırma projelerinde yer alabilecektir.
o Mevlana değişim programı kapsamında öncelikli desteklenecektir.
o Yurt dışında yabancı dil yaz okuluna katılabilecektir
o Lisans öğrenimini başarı ile tamamladığında kendilerine yurt içi ve yurt dışı imkanlar için, güçlü bir danışmanlık ve tavsiye mektubu sunulacak ve sonraki dönemler için yönlendirmede bulunulacaktır.
o Ayrıca İstanbul dışından gelecek öğrencilerimize yurt imkanı sunulmaya çalışılacaktır.

Kaynak : YÖK

6. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi 18-21 Mayıs Tarihleri Arasında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde Yapılacak

6. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi 18-21 Mayıs Tarihleri Arasında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde Yapılacak. İki yılda bir yapılmakta olan Uluslararası Katılımlı Ulusal Anorganik Kimya Kongresi BURDUR’da 18-21 Mayıs 2017 tarihleri arasında Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü tarafından organize edilecektir.

Kongre ulusal ve uluslararası katılımcılara açıktır. Hazırlanacak Bildiri Özetleri Kongre bildiri özet kitabında yayınlanacaktır. Ayrıca dergi hakemleri incelemesi ile seçilecek tam metin bildiriler, TR dizinde taranan “Journal of the Turkish Chemical Society, Section A: Chemistry” (JOTCSA) dergisinde yayınlanacaktır.

Teke Yöresinin başkenti olarak kabul edilen Burdur ilinde düzenlenecek olan Uluslararası Katılımlı VI. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi’nin amacı, üniversiteler, kamu ve özel endüstri kuruluşlarında kimya, fizik, eczacılık, mühendislik, tıp gibi çeşitli disiplinlerde anorganik kimya konularında çalışan temel bilimciler ile uygulayıcıları bir araya getirmek, tartışma ortamı oluşturmak, katılımcılar arasında işbirliğini teşvik etmek, alanda yetişecek genç akademisyenlere deneyim kazandırmak, anorganik kimya alanındaki son teknolojik gelişmeler ve gelecekle ilgili eğilimleri ortaya koymak ve bilimsel etkinlikleri sürekli kılarak artırmaktır.

Uluslararası Katılımlı VI. Ulusal Anorganik Kimya Kongresi’nde ele alınacak başlıca konular şunlardır.

• Koordinasyon Kimyası
• Supramoleküler Bileşikler
• Organometalik Kimya
• Katalizörler
• Tepkime Mekanizmaları
• Enerji ve Fotokimya
• Biyoinorganik Kimya
• Katı Hal Kimyası
• İnorganik-organik Malzemeler

Kongre Takvimi :

Bildiri Göndermek İçin İlk Tarih : 5 Aralık 2016
Bildiri Göndermek İçin Son Tarih : 7 Nisan 2017
Kabul Edilen Bildirilerin İlanı : 14 Nisan 2017
Kayıt Ücreti İçin Son Tarih : 5 Mayıs 2017

Kongre anasayfasına ve detaylı bilgilere ulaşmak için : http://uakk2017.mehmetakif.edu.tr/index.php

TÜBA Tarafından Gerçekleştiren “IV. Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu” Muğla’da Başladı

TÜBA Tarafından Gerçekleştiren “IV. Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu” Muğla’da Başladı. TÜBA’nın Bilim Eğitimi Programı kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile imzaladığı protokol çerçevesinde düzenlediği temel bilimler öğretmenlerine yönelik hazırlanan “IV. Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu” Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde (MSKÜ) başladı.

9 Eylül’e kadar sürecek olan Kurs’un açılış konuşmalarını MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Öğretmen Yeterlikleri ve Kalite Geliştirme Daire Başkanı Mahmut Ağırman, TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Mustafa Safran, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ve TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar gerçekleştirdi.

Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar “Bize düşen her göreve hazırız”

Prof. Dr. Acar, Akademi olarak öteden beri devam eden Bilim Eğitimi Programı’nın MEB ile imzalanan protokol çerçevesinde yeni bir içerikle sürdürüldüğünü söyledi ve “Türk milli eğitimi öyle görünüyor ki ciddi bir atılıma ihtiyaç duyuyor çünkü günümüz ihtiyaçlarını karşılama bakımından ciddi bir yetersizlik içinde. Özellikle ar-ge’ye yapılan yatırımlar bakımından ya da sayısal olarak; yayın, atıf, öğretmen, öğretim elemanı, üniversite, derslik ve benzeri başlıklarda ciddi bir artış var fakat eğitimin etkinliği ve kalitesi meselesi hala ciddi bir sorun olarak gündemde duruyor. Umuyorum ki bu anlamda başlatılan çalışmalar bir an önce sonuçlanacak. Her alanda daha etkin bir düzene geçilmesini dört gözle beklediğimizi ve bu konuda bize düşen her göreve açık olduğumuzu ifade etmek istiyorum.” dedi.

Prof. Dr. Acar ayrıca “Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya nedeniyle sorunlarla karşı karşıya olduğunu vurgulayarak “15 Temmuz’da Türk devleti ve milleti hain bir kalkışmayla yüz yüze kaldı. Çok şükür şimdilik bunu savuşturduk. Ancak bir kısım müttefiklerimiz Türkiye’nin de içinde bulunduğu coğrafyaya karşı yeni bir savaş taktiğini devreye sokmuş görünüyor. Yine hepimiz ibretle ve içimiz parçalanarak izliyoruz ki artık terörün dinlisi, dinsizi, bölücüsü, yıkıcısı, komünisti, komünist olmayanı çok fazla farketmiyor. Bu noktada her Türk vatandaşının, özellikle de geleceğimizin teminatı gençlerimizi emanet ettiğimiz öğretmenlerimizin çok ciddi bir sorumluluğu olduğunu hatırlatmak isterim.” dedi.

Prof. Dr. Mustafa Safran “Eğitimde her şeyin temeli öğretmendir”

2007 yılında bütün dünyada fen ve matematik alanlarına karşı öğrencilerin ilgisizliği tespit edildiğini söyleyerek sözlerine başlayan Prof. Dr. Safran konuşmasını şu şekilde sürdürdü “50 civarında ulusal akademi bu probleme çözüm üretmek adına bilim insanlarının yer aldığı bir konsensüs oluşturdu. Öğrenci, öğretmen ve üniversitelerle iki yıl boyunca süren çalışmanın ardından bir rapor yayımlandı.

TÜBA Tarafından Gerçekleştiren IV. Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu” Muğla’da Başladı1Fen ve matematik alanlarına karşı öğrenci ilgisizliğinin nedenleri ve bunu gidermek üzere yapılması gereken çalışmalar ortaya koyuldu ve harekete geçtiler. Müfredatları ve değişen müfredatlarla birlikte öğretmenlerin mantığını değiştirecek öğretmen eğitimleri verdiler. Öğrencilerin kendilerini ilgilendirmeyen, hayatla bağlantı kuramadıkları hiçbir bilgiyi öğrenmek için çaba sarfetmedikleri sonucuna varıldı. Maalesef bu rapor Türkiye’de çok geç farkedildi. Bu anlamda sorgulayıcı eğitimi müfredatlarına hakim kıldılar. Biz de bilim eğitimi programlarında bu teknikleri uygulamalı olarak öğretmeyi hedefliyoruz. Teorik yöntem, öğrenme ve öğretmede tek başına hiçbir zaman etkili bir yöntem olmamıştır. Bu anlamda uygulama ağırlıklı bir yönteme doğru gitmek zorundayız. Eğitimde her şeyin temeli öğretmendir; müfredatın ya da sınıf ortamı gibi unsurların etkisi mutlaka vardır ama eğer öğretmende fazladan biraz çaba, kendini yetiştirme, geliştirme yoksa, gerisi hikayedir. Dünyanın hiçbir yerinde eğitimin kalitesi öğretmen kalitesinin üzerinde değildir. Türkiye’de sorun artık iyi öğretmen yetiştirmek değil, yetişmiş öğretmenin mesleki gelişimini sağlamaktır.

TÜBA’yla başlatılan çalışmaları çok daha uzun süreli ve kapsamlı olarak devam ettirmeyi planladıklarını ifade eden MEB Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Öğretmen Yeterlikleri ve Kalite Geliştirme Daire Başkanı Ağırman’ın ardından konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Harmandar ise, TÜBA’nın bilim eğitimi konusuna el atmış olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve öğretmenin bir sanat olduğunun altını çizerek eğitimde uygulamanın önemini vurguladı.

Açılış konuşmalarının ardından katkıları için TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar’a plaket verdi.

TÜBA Bilim Eğitimi Programı Çalışma Grubu tarafından yürütülen ve 7 ilden 130 öğretmenin katıldığı Kurs’ta uzman 45 akademisyen tarafından; fizik, kimya, biyoloji, matematik, fen bilgisi ve Türk dili edebiyatı alanlarından seçilen öğretmen gruplarına teorik ve uygulamalı eğitim verilecek.

Kurs programında ayrıca Çarşamba günü saat 15:00’te UNESCO Türkiye Millî Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz “UNESCO ve Somut Olmayan Kültürel Miras” adlı konferansını gerçekleştirecek.

TÜBA Tarafından Gerçekleştiren IV. Uygulamalı Bilim Eğitimi Kursu” Muğla’da Başladı

Kaynak : TÜBA ( Fotoğraflar TÜBA Facebook sayfasından alınmıştır)

25 Ülkeden 150 Bilim İnsanı İ.Ü Düzenlenen Uluslararası Bilim ve Teknoloji Kongresinde Bir Araya Geldi

25 Ülkeden 150 Bilim İnsanı İ.Ü Düzenlenen Uluslararası Bilim ve Teknoloji Kongresinde Bir Araya Geldi. Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Rusya, Çin, Cezayir ve Portekiz başta olmak üzere 25 ülkeden 150 bilim adamı, İzmir Üniversitesi’nde düzenlenen Bilim ve Teknoloji’de Matematiksel ve Sayısal Modelleme Kongresinde bir araya geldi.
2-7 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen uluslararası “Bilim ve Teknoloji’de Matematiksel ve Sayısal Modelleme Kongresi” yaklaşık 25 ülkeden 150 bilim adamını İzmir Üniversitesi’nde bir araya getirdi. Açılış toplantısına İzmir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Ali Rıza Doğanata, İzmir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kayhan Erciyeş, Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı Selim Doğanata ve İzmir Üniversitesi öğretim üyeleri de katıldı. Konferans Başkanı İzmir Üniversitesi Matematik Bilgisayar Bölüm Başkanı, Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Alemdar Hasanoğlu açılışta yaptığı konuşmada birçok farklı ülkeden saygın bilim adamlarını ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, İzmir Üniversitesi olarak daha fazla bilimsel etkinliğe imza atmak için uğraş verdiklerini ifade etti. Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı, Mütevelli Heyet Başkan Yardımcısı Selim Doğanata ise bilim ve teknolojinin gelişimini değerlendirdiği konuşmasında tarih boyunca üretilen verilerin yüzde 90’ının son 2 yılda gerçekleştiğine dikkat çekerek, bu hazinenin insanlığın geleceğine dair önemli ip uçları vereceğini söyledi. Uzmanların ilgili verinin ancak yüzde 1’ini analiz edebildiğini ifade eden Doğanata, bu bakımdan bilim ve teknoloji adaptasyonuna daha çok önem vermek gerektiğini vurguladı. Açılış toplantısının son konuşmasını Rektör Prof. Dr. Kayhan Erciyeş gerçekleştirdi. Erciyeş konuşmasında, İzmir ve çevresinin yüzyıllardır bilimle ve insanlığa yön vermiş filozoflarıyla adını duyurduğuna dikkat çekerek, kongre boyunca yapılacak çalışmalarda bu ruhun etkisini hissedeceğimizi belirtti. Açılış töreninin sonunda Organizasyon Komitesi Başkanı Amar Debbouche ile yerel organizasyon komitesinde görev alan Doç. Dr. Burhan Pektaş, Dr. Mehmet Kurt ve Dr. Onur Baysal’a teşekkür plaketi takdim edildi.

Bilim adamları kongrede bilişim, fizik, kimya, biyoloji ve ekonomi dahil, teknolojinin birçok alanlarındaki çeşitli problemlerin matematiksel ve sayısal modelleriyle ilgili son çalışmaları ile bunların mühendislik ve teknolojideki uygulamalarını tartışacak. Kongrede ayrıca büyük ölçekli projeler için yeni iş birlikleri ve araştırma gruplarının oluşturulması konuları gündeme gelecek.
Ev sahipliğini İzmir Üniversitesi’nin yaptığı kongre Doğanata Eğitim ve Kültür Vakfı (DEKVA), Portekiz Uygulamalı Matematik Araştırma ve Geliştirme Merkezi (CIDMA) ve Avrasya Ters Problemler Derneği (EAIP) tarafından da destekleniyor.

25 Ülkeden 150 Bilim İnsanı İ.Ü Düzenlenen Uluslararası Bilim ve Teknoloji Kongresinde Bir Araya Geldi

Temel Bilimleri Tercih Edenler İçin Burs Kapsamı Genişletildi

Temel Bilimleri Tercih Edenler İçin Burs Kapsamı Genişletildi. TÜBİTAK tarafından Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’nda MF puan türünde ilk 10 bin kişi arasında yer alarak temel bilimler bölümlerine yerleşen öğrencilere verilen burs genişletilerek ilk 25 bin’e çıkarıldı.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, 29 Nisan’da TÜBİTAK Başkan Vekili Prof. Dr. Mehmet Çelik’i ziyaret etti. Saraç, Yükseköğretim Kurulunun temel bilim programlarının güçlendirilmesi kapsamında yapmış oldukları çalışmalara katkı sağlanması amacıyla, TÜBİTAK tarafından Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’nda MF puan türünde ilk 10 bin kişi arasında yer alan öğrencilere verilen burs politikasının genişletilerek ilk 20 bin’e çıkarılmasını teklif etti. 8 Mayıs’ta yapılan TÜBİTAK Bilim Kurulu Toplantısında YÖK Başkanı Saraç’ın sayının artırılması önerisi kabul edildi, 20 bin teklifinin de ötesine gidilerek sıralamada ilk 25 bin’de yer alan öğrencilere burs verilmesi kararı alındı.

Böylelikle TÜBİTAK tarafından Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS)’nda MF puan türünde ilk 25 bin kişi arasında yer alarak; matematik, fizik, kimya, biyoloji bölümlerine yerleşen örgün lisans öğrencilerine her ay burs verilecek. MF puan türünde ilk 5 bin kişi arasında yer alarak, matematik, fizik, kimya, biyoloji bölümlerine yerleşen örgün lisans öğrencilerine aylık 2 bin lira; 5001 ile 10.000 kişi arasında yer alarak yerleşen öğrencilere aylık bin 500 lira; 10.001 ile 20.000 kişi arasında yer alarak yerleşen öğrencilere aylık bin lira ve 20.001 ile 25.000 kişi arasında yer alarak yerleşen öğrencilere ise aylık 750 lira burs verilecek.

tübi

 

Kaynak : Hürriyet

Taş Plağın Kimyası’nı Tez Konusu Yaptı

Taş Plağın Kimyası’nı Tez Konusu Yaptı. Kimya bölümü mezunu olan Deniz Seltuğ, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde “Türk Makam Müziğinin Günümüze Aktarımında Gramofon Kayıtlarının Rolü, Disklerin Kimyasal ve Fiziksel Analizleri ve Tayin Sonuçlarının Ses Kalitesiyle İlişkisi” konu başlıklı tezinde, taş plakların keşfi ve plağa ses aktarılmasındaki püf noktalarına değinerek, taş plakların sosyokültürel açıdan önemi ve gündelik yaşantıyla etkileşimini değerlendirdi.
Kimya bölümü mezunu, ses sanatçısı ve müzik tutkunu bir isim olan Deniz Seltuğ Yıldız Teknik Üniversitesi’nde, danışman hocası Nesibe Özgül Turgay ile sıra dışı bir tez çalışmasına imza attı. Seltuğ, “Türk Makam Müziğinin Günümüze Aktarımında Gramofon Kayıtlarının Rolü, Disklerin Kimyasal ve Fiziksel Analizleri ve Tayin Sonuçlarının Ses Kalitesiyle İlişkisi” konu başlıklı tezinde, taş plakların keşfi ve plağa ses aktarılmasındaki püf noktalarına değindi, taş plakların sosyokültürel açıdan önemi ve gündelik yaşantıyla etkileşimini değerlendirdi. Bu değerlendirmeyi yaparken, tonmaister, plak araştırmacı ve arşivcileri, müzisyenlerle olduğu kadar fizik, kimya, metalurji ve ses mühendisleriyle de ortak bir çalışma yürüttü.

DENİZ SELTUĞ KİMDİR?
Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü’nden mezun olan Deniz Seltuğ, Türk Müziği alanında eğitim alma idealini gerçekleştirmek üzere İstanbul’a taşındı. Nihayetinde önceki dönemlerde bu alanda edindiği birikimlerine dayanarak lisans eğitimi almadan doğrudan Haliç Üniversitesi Türk Mûsîkîsi yüksek lisans programına kaydolarak, akademik çalışmalar için ilk adımını attı.

DENİZ SELTUĞ, TEZ ÇALIŞMASINI ANLATTI
Deniz Seltuğ, Yıldız Teknik Üniversitesi’nde hazırladığı tezi ve içeriğini şu cümlelerle ifade etti: “Türk Makam Müziğinin Günümüze Aktarımında Gramofon Kayıtlarının Rolü, Disklerin Kimyasal ve Fiziksel Analizleri ve Tayin Sonuçlarının Ses Kalitesiyle İlişkisi” konu başlıklı tezde, tarihsel açıdan önem arz eden en önemli kültür aktarım hazinelerinden olan taş plakların keşfi ve plağa ses aktarılmasındaki püf noktalarına değinilmiş. Ayrıca taş plakların sosyokültürel açıdan önemi ve gündelik yaşantıyla etkileşimi farklı açılardan ele alınırken, plakların zaman içerisinde uğradığı tahribata bağlı olarak ses kalitesinde meydana gelen değişiklikler somutlaştırılarak muhatabına sunulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın kapsamında farklı disiplinlerin bir araya gelerek sentez oluşturması ve ortak neticeye varılması söz konusudur. Dolayısıyla çalışmanın yürütüldüğü bir yıllık süreç kapsamında tonmaister, plak araştırmacı ve arşivcileri, müzisyenlerle olduğu kadar fizik, kimya, metalurji ve ses mühendisleriyle de ortak bir çalışma yürütülmüştür. Geniş bir ekip tarafından sağlanan taş plak analiz olanakları sayesinde plakların hem yapısal özellikleri incelenmiş hem de yüzeysel bakımdan uğradığı hasar düzeyinin tayin edilmesine yönelik olarak çalışılmıştır. Taş plak üretiminde kullanılan malzemenin karakteristik özelliklerinin ortaya konularak yapının tanınması hedeflenmiştir. Plağın çalınmasına dayalı olarak meydana gelen yıpranma bir yana, üretimde kullanılan hammadde farklılıklarının da ses kalitesinde duyum farkına yol açtığı belirlenerek farklı plak etiketleri ile ses kalitesi ilişkilendirilmeye çalışılmıştır.”

“Bu fikirlerin hayata geçirilebilmesi için öncelikle takip edilecek çalışma yöntemi belirlenmiştir” diyen Seltuğ, “Aynı materyalden, birbirine yakın dönemlerde üretilmiş, benzer koşullarda saklanmış az sıklıkta, orta sıklıkta ve çokça çalınmış taş plak örnekleri temin edilerek plak yüzeyinde meydana gelen tahribatın tespitine yönelik çalışmalar yapılması hedeflenmiştir. İstenilen niteliklerde taş plakların temin edilememesi çalışma için yöntem değişikliğine gidilmesini kaçınılmaz kılmıştır. Bu durumda, ses farklılıklarının da ortaya konulabileceği kıyaslamaların yapılabilmesi için temiz ve hasarlı olmak kaydıyla mükerrer plak çiftleri temin edilmiştir. Plakların temiz yahut hasarlı oluşu, sıkça çalınmasından bağımsız faktörlerden de kaynaklanabileceğinden her bir çiftten seçilen temiz durumdaki tek plakların belirli periyotlarla çalınıp aşındırılması yöntemiyle yüzey aşınması ve ses kalitesi tayinleri tekrarlanmıştır” şeklinde konuştu.

Deniz Seltuğ, sözlerini şöyle sürdürdü; “Netice itibariyle kimyasının incelenmesi açısından farklı analiz basamaklarına tâbi tutulan plaklar için yüzey karakterizasyonu, fourier infrared spektroskopi, atomik absorpsiyon spektroskopisi yöntemleri ve mekanik testler yapı tayinine yardımcı olarak plak yüzeyindeki yıpranma miktarı somutlaştırılmıştır. Ses kalitesi açısından yapılan incelemelerde yıpranmaya dayalı olarak tiz frekanslı seslerin kaybolduğuna, hışırtılar olarak bilinen dip gürültüsü miktarının arttığına ve sesin duyulmasının güçleştiğine tanık olunmuş; farklı frekans değerlerindeki sesleri görselleştirip ortaya koyan bir program sayesinde çalışma kapsamında sunulmuştur.”

Taş Plağın Kimyası'nı Tez Konusu Yaptı