1.Eurasia Environmental Chemistry Congress 01-04 Kasım 2018 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek

1. Eurasia Environmental Chemistry Congress 01-04 Kasım 2018 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek. Kongre, Kimyagerler Derneği tarafından organize edilmektedir. Atmosfer kimyası ve Hava Kirliliği, Su Arıtımı, Jeokimya, Toprak ve Zirai Çevre Kimyası, Kaynaklar ve Sürdürülebilir Materyaller/Enerji, Doğa, Zararlı Atıkların Kaynakları ve Çevre Kimyası, Atıkların Azaltılması, Kullanımı ve Muamelesi, Toksikolojik Kimya, Yeşil Kimya ve Endüstriyel Ekoloji, Çevresel Analiz ve İzleme kongrenin ana temalarıdır.

Kongre, Çevre Kimyası ile ilişkili pek çok konu başlığı ve teknolojileri içeren bilginin artırılması ve yayımını amaçlamaktadır. Bu kongrenin ana hedefi çevre sorunlarına ilişkin dünya çapında bilgi paylaşımı için eşsiz bir platform oluşturmak amacıyla araştırmacı, bilim insanları ve üniversiteler, şirketler, enstitüler ve derneklerdeki uzmanları bir araya getirmektir. Konferans programına özel oturumlar, davetli konuşmacılar, poster/sözlü sunumlar ve çalıştaylar dahil edilecektir.

Kongre Konuları :

Atmosfer Kimyası ve Hava Kirliliği

  • Atmosferde Kimyasal Reaksiyonlar ve Taşınımlar
  • Atmosferdeki Partiküller
  • Atmosferdeki Metaller
  • Kirletici Gazlar
  • Asit Yağmurları
  • Atmosferdeki Organik Bileşikler
  • Küresel Isınma / İklim Değişikliği ve Antropojenik Etkiler

Su Kimyası ve Su Kirliliği

  • Sucul ortamlardaki organik ve inorganik bileşikler
  • Sucul mikrobiyal biyokimya
  • Su Kirleticilerinin yapısı ve çeşitleri
  • Besin elementleri ve ötrofikasyon
  • Sucul ortamlardaki metaller / metalloidler / organik kirleticiler
  • Sucul Ortamdaki Radyonüklidler

Su Arıtma

  • Doğal Su Arıtma Prosesleri
  • Endüstriyel Atıksu Arıtımı
  • Kanalizasyon Arıtma

Jeokimya

  • Jeosferde Sedimantasyon ve Yeraltı Suları
  • Jeosferde Tehlikeli Atıklar

Toprak ve Tarımsal Çevre Kimyası

  • Toprak Yapısı ve Kimyasal Bileşimi
  • Topraktaki Atıklar ve Kirleticiler

Kaynaklar ve Sürdürülebilir Materyal / Enerji

  • Enerji ve Kimyasallar için Endüstriyel Ekoloji
  • Yeşil Teknoloji ve Enerji Dönüşüm Verimliliği

Tehlikeli Atıkların Doğası, Kaynakları ve Kimyası

  • Tehlikeli Maddelerin ve Atıkların Sınıflandırılması
  • Tehlikeli Atıkların Çevre Kimyası

Atıkların Azaltılması, Yeniden Kullanımı ve Arıtımı

  • Atık Azaltma
  • Geri Dönüşüm
  • Arıtma

Toksikolojik Kimya

  • Toksik İnorganik / Organik Bileşikler
  • Toksik Doğal Bileşikler

Yeşil Kimya ve Endüstriyel Ekoloji

  • Yeşil Kimya ve Sürdürülebilir Tarım
  • Atık Önleme ve Yeşil Kimya
  • Yeşil Kimya ve Sentetik Kimya

Çevresel Analizler ve İzleme

  • Su ve Atıksuların Kimyasal Analizi
  • Toprak ve Atık Analizleri
  • Atmosfer ve Hava Kirleticileri Analizleri
  • Biyolojik Materyal ve Ksenobiyotik Analizleri

Önemli Tarihler :

Kongre ve Çalıştay Erken Kayıt İçin Son Tarih
22 Eylül 2018

Bildiri Kabullerinin Duyurulması İçin İlk Tarih
22 Eylül 2018

Bildiri Özeti Sunumu İçin Son Tarih
8 Ekim 2018

Kongre ve Çalıştay Katılımı İçin Son Tarih
8 Ekim 2018

Kongre Kesin Programının Duyurulması
15 Ekim 2018

Sponsorluk Anlaşması İçin Son Tarih
15 Ekim 2018

Kongre ile ilgili detaylı bilgilere ulaşmak için : http://envirochem2018.org/

Doğa İçin Işıklar Kapanıyor

Doğa İçin Işıklar Kapanıyor. Çevre sorunlarına dikkat çekmek için 150 ülkede 1 saat boyunca ışıklar kapatılacak.İklim değişikliği, kaynakların aşırı tüketimi, ormansızlaşma, kirlilik ve tüm diğer çevre sorunlarına dikkat çekmek için 29 Mart’ta 150 ülke 1 saat boyunca ışıklarını kapatacak.

Başta iklim değişikliği olmak üzere çevre sorunlarına dikkat çekmeyi amaçlayan çevre hareketi ‘Dünya Saati’ dolayısıyla, 29 Mart’ta 20.30 – 21.30 saatleri arasında, ışıklar dünya için kapatılacak.

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, WWF (World Wide Fund) tarafından ilk kez 2007 yılında Avustralya’da başlatılan uygulama, tüm dünyada 150’den fazla ülkede aynı anda gerçekleştirilecek.

2013’DE 2 MİLYAR KİŞİ KATILDI
2013 yılında 2 milyar kişinin katıldığı uygulama ile başta iklim değişikliği olmak üzere, kaynakların aşırı tüketimi, doğal alan ve tür kaybı, kirlilik, ormansızlaşma ve dünyanın karşı karşıya olduğu diğer tüm çevre sorunlarına tartışma zemini hazırlanarak, insanlar çözüm üretmeye davet edilecek.

Etkinlik kapsamında, Paris’te Eyfel Kulesi, Roma’da Kolezyum, New York’ta Empire State Binası ile Times Meydanı, Londra’da Big Ben, Moskova’da Kremlin Sarayı, Çin Seddi ve Piramitler gibi şehirlerin sembolleri arasında yer alan birçok ikonik yapı, bir saatliğine ışıklarını kapatacak.

TÜRKİYE 7’NCI KEZ KATILIYOR
Milliyet’in haberine göre, etkinliğin yedinci kez gerçekleştirileceği Türkiye’de, kampanyaya 22 valilik ve belediye, 400’den fazla kurum katılım sağlayacak. “Dünyaya olan sevgini göstermeye var mısın?” sloganıyla, insanları ve kurumları bir araya getirmeyi amaçlayan kampanyanın bu yılki ana sponsorları Garanti Bankası, Coca-Cola ve VİKO oldu.
Açıklamada görüşlerine yer verilen WWF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Bayar, Dünya Saati’nin, sürdürülebilir bir gelecek için atılması gereken adımları tanımlamada önemli bir araç olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

“Dünyada 2 milyar insan, din, dil, ırk, toplum farkı gözetmeksizin bu küresel etkinliğe katılarak, gezegenimizin kötü gidişatına dur demek istiyor ve değişimin bir parçası oluyor. Işıkları kapatmak gibi basit ama anlamlı bir eylemle, çevreye duyarlı tüm insanları aynı çatı altında toplayan Dünya Saati, karar vericileri, kurumları, belediyeleri, sivil toplum kuruluşlarını, basını ve bireyleri aynı anda hareket etmeye çağırarak, aslında çözümün anahtarını işaret ediyor.”

KARARACAK YERLER
WWF Türkiye Genel Müdürü Tolga Baştak ise etkinlik nedeniyle 7 bin şehirde, bin 500’den fazla sembolik ve ikonik yapının bir saatliğine kararacağını aktararak, “Türkiye’den de Boğaz köprüleri, Ayasofya Müzesi, Beylerbeyi Sarayı, Beykoz Kasrı, Dolmabahçe Sarayı ve Saat Kulesi, Galata Kulesi, Ihlamur Kasrı, Küçüksu Kasrı, Topkapı Sarayı ışıklarını kapatarak, kampanyaya destek oluyor. Dünya Saati, doğayla daha uyumlu bir gelecek için herkesin değişimi başlatma gücü olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

çevre

 

Kaynak : gazeteport

Hawking’ten fizik dünyasını karıştıracak yeni teori

İngiliz fizikçi Prof. Dr. Stephen Hawking, uzayda kara deliklerin olmadığını söyleyerek, fizik dünyasını şoka uğrattı.
İnternet üzerinden yayımlanan makalesinde ‘Gri delikler’in var olduğunu belirten Hawking, “Işığın sonsuzluğa kaçamadığı, bir anlamda olay ufkunun olmadığı ortamda, kara delikler olamaz” diye açıklayarak, ışığın kaçamamadığı ve olay ufku adı verilen düşüncenin hatalı olduğunu söyledi.

Işık parçalara ayrılıyor

Hawking ışık ışınlarının kara deliğini merkezinden kaçmaya çalışmaktansa, ışınların tıpkı bir değirmende sıkışmış gibi tutulduğunu ve küçülerek radyasyon fırlattığını öne sürdü.
Klasik teoride kara delikten kaçışın olmadığını vurgulayan Hawking, “Ancak kuantum teorisi, enerji ve informasyonun kara delikten kaçmasını sağlıyor” diye belirtti.
Hawkings ayrıca işlemi tam açıklayabilmek için, yer çekimi ve diğer temel doğal olayları birbirine bağdaştırabilecek bir teoriye ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi.

hawking

 

Kaynak : haber.gazetevatan

“Örümcek ağının şifresi çözüldü” birçok alanda yeni çözümler çok yakın..

Oxford Üniversitesi örümcek ağının şifresini çözdü. Örümcek ağını kaplayan ve dünyanın elektromanyetik alanını birkaç milimetrekarelik alanda bozabilen madde sayesinde çevre kirliliği ve uçak kazalarına çözüm bulunabilecek.
Örümcek ağı sistemi bilinenden çok daha kompleks ve sıra dışı olduğunu söyleyen Doğa Bilimleri Derneği Genel Sekreteri Biyoteknolog Müge Kanay, Oxford Üniversitesi’nde yapılan araştırmada örümcek ağının şifresinin çözüldüğünü açıkladı. Araştırma, örümcek ağının fizik kurallarını alt üst eden çok kompleks bir özelliğe sahip olduğunu ortaya koydu.
Uçan böceklerin üzeri polenler, kirleticiler ve hava yoluyla taşınabilecek maddelerle kaplı. Havada uçuşan her şeyin elektrikle yüklü olduğunu vurgulayan Kanay, fizik kurallarına göre, bir maddenin diğer maddeye yapışabilmesi için zıt kutuplar olması gerektiğini, dolayısıyla da polenin böceğin üzerine yapışabilmesi için, birinin artı, diğerinin eksi yüklü olmasının şart olduğunu aktardı.

Kanay, bir böceğin örümcek ağına yapışabilmesi için de yine birinin artı, diğerinin eksi yüklü olması gerektiğinin altını çizerek, şu bilgileri verdi:

“Aynı kutuplar birbirleri iter. Bu durumda örümcek ağının polenleri yakalayamaması gerekir. Üzeri polenle kaplı bir böceğin ağa yapışmaması demek, böceğin kolaylıkla kaçabilmesi anlamına gelir. İşte tam bu aşamada hiç beklenmedik bir şey gerçekleşir. Örümcek ağı, hem böceğe hem de polene yapışır. İyi ama fizik kurallarına göre imkansız olan bu durum, nasıl olur da gerçekleşir? Nasıl olur da örümcek ağlarını inceleyince üzeri polen kaplı böceklerle karşılaşabiliriz?”

BÖCEK NASIL AĞI FARK ETMEZ?
“Örümcek ağının tüm yüzeyini kaplayan elektrostatik özelliğe sahip madde, ağın hem uçan böcekleri hem de böceklerce taşınan kir ve polenler ile benzer tüm parçacıkları yakalamasını sağlar. Ancak bu kadarla kalmaz. Bu madde, örümcek ağı üzerinde sadece birkaç milimetrelik çok ufak bir alanda, dünyanın elektromanyetik alanını bozar ve böylece artı ya da eksi yüklü olup olmadığı fark etmeksizin her cismin üzerine yapışabilir.”

“Bilim adamlarının aklını yıllardır kurcalayan bir diğer soru, nasıl olup da böceklerin örümcek ağını fark etmediğidir. Birçok böcek, bulundukları bölgede en ufak bir elektriksel değişiklik olsa bunu hissedebilecek kadar hassas sensörlere sahiptir. Antenleri adeta bir elektronik sensör gibi çalışır. Antenin ucu, böceğin vücudunun geri kalanından farklı bir elektrik yükü ile yüklüdür. Böylece böcek, elektrik yüklü bir nesneye yaklaştığında, antenin ucu bu küçücük değişikliği dahi hisseder. Böceğin, bu kadar hassas sensörlere rağmen, ağı tespit edemeyip, yakalanmasının sebebi, ağın milimetrelik bir bölgesinde dünyanın elektriksel alanını bozmasıdır.”

HAVA KİRLİLİĞİ VE UÇAK KAZALARI

“Oxford Üniversitesi Zooloji Bölümünden Prof. Dr. Fritz Vollrath’a göre, örümcek ağının fizik kurallarını değiştiren özelliğinden yola çıkarak, çevre kirliliğiyle mücadele edilebilir. Dünyanın farklı yerlerinden örümcek ağları toplanıp incelenerek, bölgedeki hava kirliliği ve çevre kirliliği tespit edilebilir. Bu sistem, bugün kullanılan endüstriyel sensörlerden hem çok daha ucuz hem de çok daha yüksek bir verime sahip olacaktır.”
“Vollrath söz konusu keşifle ilgili başka bir tespiti daha bulunuyor: Havada uçuşan tüm nesnelerde statik elektrik bulunur. Bir uçak bile gökyüzünde uçarken, etraf ne kadar boş görünürse görünsün, üzeri havadaki nesnelerden uçuşan statik elektrikle kaplanmaya başlar. Bu da bir risk oluşturur. Örneğin helikopterler, iniş yaparken üzerlerindeki statik elektriği aniden boşaltırlarsa havaya uçarlar. Eğer örümcek ağlarındaki dünyanın elektriksel ağını belirli bir bölge içerisinde etkisiz hale getirme özelliğini taklit edip, uçakları ve helikopterlerimizi bu malzeme ile kaplayabilirsek, o zaman havacılık tarihinin en büyük kazalarından biri olan Hindenburg felaketi gibi olaylara karşı da tedbir almak ve daha güvenli uçuşlar gerçekleştirmek de mümkün olabilir.”

örümcek ağı

 

Kaynak : Radikal