Araştırmacılar, Ağaçlar ve Otlar Gibi Yenilenebilir Kaynaklardan Araba Lastikleri Üretebilecekleri Süreç Keşfetti

Araştırmacılar, Ağaçlar ve Otlar Gibi Yenilenebilir Kaynaklardan Araba Lastikleri Üretebilecekleri Süreç Keşfetti - KimyaHaberleri
Araştırmacılar, Ağaçlar ve Otlar Gibi Yenilenebilir Kaynaklardan Araba Lastikleri Üretebilecekleri Süreç Keşfetti - KimyaHaberleri

Araştırmacılar, Ağaçlar ve Otlar Gibi Yenilenebilir Kaynaklardan Araba Lastikleri Üretebilecekleri Süreç Keşfetti. Minnesota Üniversitesi liderliğindeki araştırmacılar ekibi, lastik üretim endüstrisini arka bahçemizde bulunan yenilenebilir kaynaklara doğru yönlendirebilecek, ağaçlardan ve otlardan otomobil lastikleri üretmek için yeni bir teknoloji keşfetti.

Konvansiyonel otomobil lastikleri, çoğunlukla fosil yakıtlardan üretildiği için çevreye zararlı olduğu düşünülüyor. Ağaçları ve otları içeren biyokütleden üretilen otomobil lastikleri kimyasal üretim metodunu, renk, şekil ve performans olarak mevcut otomobil lastikleriyle aynı olacak.

Teknoloji, Minnesota Üniversitesi tarafından patent alınmış ve Minnesota Teknoloji Ofisi Laboratuarı aracılığıyla lisans için kullanılabilir.

Çalışma, kimya ve kataliz bilimlerinin önde gelen bir dergisi olan American Chemical Society’nin ACS Katalizör tarafından yayınlandı. Araştırmanın yazarları arasında Minnesota Üniversitesi’nden, Massachusetts Üniversitesi’nden Amherst Üniversitesi’nden araştırmacılar ve Minnesota Üniversitesi Ulusal Bilim Vakfı tarafından finanse edilen Merkezi olan Sürdürülebilir Polimerler Merkezi yer alıyor.

Minnesota Üniversitesi Kimya Mühendisliği ve Malzeme Bilimleri Bölümü öğretim üyesi ve araştırmacı olarak görev yapan Paul Dauenhauer, “Ekibimiz, ağaçlar, otlar veya mısır gibi doğal ürünlerden otomobil lastiklerindeki ana molekül olan izopren elde etmek için yeni bir kimyasal süreç hazırladı” dedi. “Bu araştırma, milyar dolarlık otomobil lastikleri endüstrisi üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir.”

Şu anda, izopren, “cracking” denilen bir süreçte, benzinle benzer şekilde petrol moleküllerini termal olarak parçalayarak üretilmektedir. İzopren daha sonra yüzlerce üründen ayrılır ve saflaştırılır. Son aşamada, Otomobil lastiklerinde ana bileşen olan katı bir polimer oluşturmak için izopren uzun zincirlerle kendiliğinden reaksiyona girer.

Biyokütleden türetilen izopren, son on yılda lastik şirketlerinin önemli bir girişimidir ve çabaların çoğu fermantasyon teknolojisine (etanol üretimine benzer şekilde) odaklanmıştır.

NSF’nin finanse ettiği Sürdürülebilir Polimerler Merkezi’nden araştırmacılar, otlar, ağaçlar ve mısır da dahil olmak üzere biyokütle kaynaklı şekerlerle başlayan yeni bir prosese odaklandı. Üç aşamalı bir işlemin “hibridize” olduğu zaman optimize edildiğini keşfettiler.

Yeni prosesin ilk adımı, biyokütleden türetilen, itakonik asit adı verilen bir ara ürünün glikoz gibi şekerlerin mikrobik fermantasyonudur. İkinci aşamada, itakonik asit metil-THF (tetrahidrofuran) denilen bir kimyasal hidrojen ile reaksiyona sokulur. Araştırma ekibi, oldukça verimli bir katalizör görevi gören eşsiz bir metal-metal bileşimi tespit ettiğinde, bu adım optimize edildi.

Proseste metil-THF’yi kurutalarak, izoprene elde etmek için üçüncü aşamaya geçilir. Yakın zamanda Minnesota Üniversitesi’nde P-SPP (Phosphorous Self-Pillared Pentasil) olarak keşfedilen bir katalizör kullanan ekip, izopren elde etmek için kulladıkları bu katalitik ürün yüzde 90 gibi yüksek bir katalitik etkinlik göstermeyi başardı.

Dauenhauer, “S-PPP gibi yeni P içeren zeolit katalizörlerin performansı şaşırtıcıydı” diyor. “Bu katı katyonlu katalizör sınıfı, çarpıcı derecede iyileştirilmiş katalitik etkinlik sergilemekte ve yenilenebilir izoprenin mümkün olmasının nedeni” diyor.

Dünyaca ünlü bir polimer uzmanı olan Frank Bates ve Minnesota Regents Üniversitesi Kimya Mühendisliği ve Malzemeleri Profesörü “Ekonomik olarak biyolojik kaynaklı izopren, fosil yakıtlar yerine yenilenebilir, kolaylıkla temin edilebilir kaynakları kullanarak otomobil lastiklerinin üretimini geliştirme potansiyeline sahiptir”. “Bu keşif aynı zamanda teknolojik açıdan gelişmiş birçok kauçuk esaslı ürünü de etkileyebilir.”

Kaynak : phys

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması - KimyaHaberleri
Manşet

Gaziantep’te Türk Dünyasının Bilim Buluşması

Üç kıtadan öğrencileri Gaziantep’te buluşturan 8. Memleketler arası Türk Dünyası Bilim ve Kültür Şenliği başladı. Bini aşkın müracaat arasından seçilen projelerin 142 stantta sergilendiği tertipte konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, “Biz pazar olmayacağız, üreteceğiz” bildirisi verdi.

🚆

[…]

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati - KimyaHaberleri
Manşet

Antarktika’nın Buzlarından Nobel’e: Icecube ve ODTÜ’nün Bilimsel Seyahati

2026 Nobel Fizik Ödülü, IceCube Nötrino Gözlemevi ve astrofiziksel kökenli yüksek güçlü nötrinoların keşfine yaptığı belirleyici katkılar sebebiyle Francis Halzen’e verildi. Antarktika’nın derinliklerindeki buz katmanını dev bir parçacık dedektörüne dönüştüren IceCube, kainatı sadece ışık aracılığıyla değil, maddeden neredeyse iz bırakmadan geçebilen nötrinolar üzerinden inceleyen yeni astronomi alanının gelişmesinde değerli rol 🚆

[…]

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir - KimyaHaberleri
Manşet

Meyyit Yıldızın Küllerinden Yeni Bir Gezegen Doğmuş Olabilir

Bilim insanları, Dünya’dan yaklaşık 270 ışık yılı uzaklıktaki bir beyaz cücenin etrafında, yıldızın vefatından geriye kalan maddelerden oluşmuş olabilecek sıra dışı bir gezegen adayı tespit etti. Keşfin doğrulanması halinde, gök cismi bir beyaz cücenin “küllerinden” doğduğu belirlenen birinci ikinci kuşak gezegen olabilir.

🚆

[…]

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı - KimyaHaberleri
Manşet

Dünya’nın Gün Uzunluğundaki Milisaniyelik Değişimlerin Sebebi Araştırıldı

Bilim insanları, Dünya’daki gün uzunluğunun yıllar içinde birkaç milisaniye değişmesinin sebebine ait yeni bir açıklama ortaya koydu. Araştırmaya nazaran, gezegenin iç çekirdeği ile manto arasındaki yerçekimsel ve elektromanyetik etkileşimler Dünya’nın dönüş suratını etkileyerek birtakım günlerin çok küçük ölçülerde daha kısa ya da uzun olmasına yol açıyor olabilir.

🚆

[…]

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi - KimyaHaberleri
Manşet

Kızıldeniz’in Derinliklerinde Mevt Havuzları Keşfedildi

Kızıldeniz’in yaklaşık 2 kilometre derinliğinde keşfedilen aşırı tuzlu ve oksijensiz su havuzları bilim dünyasının dikkatini çekti. “Ölüm havuzları” olarak isimlendirilen bu oluşumlar, içine giren canlıları kısa müddette etkisiz hale getirirken, kuvvetli şartlara dayanabilen mikroorganizmalar burada ömrünü sürdürüyor.

🚆

[…]

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu - KimyaHaberleri
Manşet

Sakarya’da Çocuklar Bilimle Buluştu

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Aile ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen Genç Düşünürler Bilim Atölyesi, Toplumsal Gelişim Merkezi’nde gerçekleştirildi.

🚆

[…]