VIII. Ulusal Limnoloji Sempozyumu 27-29 Ağustos 2018 Tarihleri Arasında Düzenlenecek

VIII. Ulusal Limnoloji Sempozyumu 27-29 Ağustos 2018 Tarihleri Arasında Düzenlenecek. VIII. Ulusal Limnoloji Sempozyumu 27-29 Ağustos 2018 tarihlerinde Limnoloji Derneği’nin katkılarıyla Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü tarafından Sakarya’da düzenlenecek.

Canlıların vazgeçilmezi olan suyun, insanlığın gelecekteki yaşam kalitesini belirleyecek en önemli faktör olması tartışılmazdır. Suyun konu edildiği çalışmalar insanlık, canlılık ve bilim açısından önemlidir. Bu sebeple Limnoloji biliminin önemi her geçen gün artmaktadır. Öğretim elemanlarının, kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin ve öğrencilerin katılım sağlayacağı toplantının amacı, daha önceki yıllarda olduğu gibi iç suların limnolojik özellikleri, sorunları, çözüm yolları gibi konularda kaliteli ve bilimsel bir tartışma ortamı oluşturarak, yeni bilgileri Limnoloji camiasına ve kamu kurum ve kuruluşlarına duyurmaktır.

Sempozyumda “Limnolojide İstatistiksel Yöntemler” adlı küçük bir çalıştay düzenlenecektir. Küresel ısınmanın her geçen gün etkisini hissettirdiği ve ülkemizdeki sulak alanların küresel iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek alanların başında geleceği öngörülerinden hareketle bu yıl sempozyumda ilk defa “biyoçeşitlilik, iklim ve gelecek” şeklinde alt başlık kullanılmıştır.

Sempozyumda sunulan tüm bildiriler, “Journal of Limnology and Freshwater Fisheries Research (limnofish)” dergisinde yayınlanacak şekilde değerlendirilecektir.

Sempozyum Konuları

Küresel İklim Değişikliği ve İç Sulara Etkileri
İç Sular Biyolojisi ve Ekolojisi
Su Kirliliği
Biyolojik Çeşitlilik
Sulak Alanlar ve Yönetimi
Ekotoksikoloji
Çevre Biyoteknolojisi

Detaylı Bilgi İçin : http://www.limnoloji.sakarya.edu.tr/

IV. Eser Analiz Kongresi’nin Ev Sahibi Bu Yıl Sakarya Üniversitesi

IV. Eser Analiz Kongresi’nin Ev Sahibi Bu Yıl Sakarya Üniversitesi. 19-22 Mayıs 2016 tarihleri arasında düzenleyecek olan “IV. Eser Analiz Kongresi’ne (EsAn-2016)” yıl Sakarya Üniversitesi ev sahipliği yapacak.

İki yılda bir düzenlenen Eser Analiz Çalıştayı (EsAn) genç bilim insanlarının daha katılımcı olduğu, alanında deneyimli, araştırıcı ve eğitici bilim insanları ile tanışma-tartışma olanağı bulduğu hem bilimsel hem de sosyal bir ortam oluşturmaktadır. Kimyacıların yanı sıra çevre, jeoloji, biyoloji, gıda, tıp, ziraat, farmakoloji ve arkeoloji gibi farklı alanlardaki araştırıcı ve uygulayıcılar da EsAn çalıştayına katılmaktadır. Sırasıyla Pamukkale Üniversitesi (EsAn-2010), Karadeniz Teknik Üniversitesi (EsAn-2012) ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi (EsAn-2014) kimya bölümleri tarafından düzenlenen Eser Analiz Çalıştaylarına katılımlar her zaman beklenenin üzerinde olmuştur. IV. Eser Analiz Çalıştayı, bu yıl IV. Eser Analiz Kongresi (EsAn-2016) olarak Sakarya Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nce düzenleniyor.

KONGRE KONULARI

-Önderiştirme, Zenginleştirme ve Ayırma Yöntemleri
-Organik Eser Analiz
-İnorganik Eser Analiz
-Türleme ve Eser Analiz
-Çevresel Eser Analiz
-Gıda ve Sağlıkta Eser Analiz
-Endüstriyel Proseslerde Eser Analiz
-Kalite Kontrolde Eser Analiz
-Malzeme ve Materyal Karakterizasyonunda Eser Analiz
-Jeoloji ve Arkeolojide Eser Analiz
-Medikal ve Biyomedikal Eser Analiz
-Klinik Eser Analiz
-Sorpsiyon ve Adsorpsiyon Yöntemleriyle Eser Analiz
-Yüzey Analizleri
-Eser Analizde Kemometrik Uygulamalar
-Proteomik, Metalomik ve Metabolomikler
-Eser Analizde Aletli Uygulamalar
-Spektrometrik Uygulamalar
-Elektroanalitik Uygulamalar
-Kromatografik Uygulamalar
-Nükleer Uygulamalar
-Eser ve Ultra Eser Diğer Yeni Analiz Yöntemleri ve Uygulamaları

ÖNEMLİ TARİHLER

Bildiri özeti göndermek için ilk tarih : 02 Kasım 2015

Bildiri özeti göndermek için son tarih : 04 Mart 2016

Kabul edilen bildirilerin ilan tarihi : 02 Nisan 2016

Katılım ücretlerinin yatırılması için son tarih : 15 Mart 2016

Kongre başlangıç tarihi : 19 Mayıs 2016

Kongre bitiş tarihi : 22 Mayıs 2016

Kongre Ana Sayfası : http://www.esan2016.sakarya.edu.tr/index.htm

IV. Eser Analiz Kongresi'nin Ev Sahibi Bu Yıl Sakarya Üniversitesi

Sakarya Üniversitesi’nden Lisans Son Sınıflar İçin Pedagojik Formasyon Açıklaması

Sakarya Üniversitesi’nden Lisans Son Sınıflar İçin Pedagojik Formasyon Açıklaması . Pedagojik Formasyon (PF) ilgili olarak gelen yoğun sorular ve belirsizlik üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılması zorunlu kılınmıştır:

Bilindiği üzere YÖK bir taraftan mezunlar için merkezi sistemle (ÖSYM) PF’ye öğrenci yerleştirirken üniversitelerden de mezun olabilecek olan son sınıflardan ön kayıt almasını istemişti (Ara sınıflardan da alınmasını istemişti ama YÖK’ün daha sonra aldığı kararla sadece son sınıfları bu kapsama almıştır.). Bu kapsamda Üniversitemizin ağırlığı İlahiyat ve Fen Edebiyat Fakültesi olmak üzere 2300 civarında son sınıf öğrencisi Mayıs 2014 ortalarında ön kayıtta bulunmuşlardı (Ara sınıflarla berber ön kayıtta bulunan öğrenci sayısı 8000 civarında idi). Fakat bu öğrencilerimizin 1800’ünün 2.00 ve üzeri bir akademik ortalamaya sahip olduklarının ve mezun olabilecek konumda olacaklarını belirtmekte fayda vardır.

Mezun öğrenciler için ÖSYM tarafından üniversitemize verilen 700 kişilik kontenjan geçtiğimiz günlerde açıklanmış ve yerleşen 560 kişinin kesin kayıtları 23-27 Haziran 2014 tarihlerinde yapılacaktır. YÖK’ün 19 Haziran 2014’te yaptığı açıklama ile PF uygulamasında daha önce izlenen yolun değiştiği ve yeni kararlar alınacağı gözlenmiştir. Örneğin AÖF mezunlarının da bulunduğu, mezun olabilecek son sınıf öğrencilerine ikametlerinin bulunduğu illerde PF’ye başvurma hakkı tanırken bir üniversitenin kendi mezun olabilecek son sınıf öğrencisine ayırdığı kontenjanın %25’ini diğer üniversite öğrencilerine ayırmasını istemiştir.

Gerek Rektörlüğümüze gerekse de Fakültemize; telefon, mail ve sosyal medya aracılığıyla ulaşan öğrenciler PF’nin ne zaman açıklanacağı, kontenjanın ne kadar olacağı, eğitimlerin ne zaman olacağı gibi sorular sorarak, bir kısmı da gerçeğe dayanmayan başka üniversitelere ait uygulama örneği göstermektedirler.

Öğrencilerimizden gelen haklı talep karşısında Üniversitemiz Yönetim Kurulu (ÜYK)’nın YÖK’e gönderdiği kararla ön kayıtta bulunan bütün son sınıf öğrencilerimize PF’nin verilmesi talep edilmiş, fakat diğer üniversitelerden de benzer talepleri dikkate alan YÖK; az mezun veren üniversitelere bütün mezunlarına PF verilmesi, çok mezun veren üniversitelere de kontenjan koyacağı izlenimi vermiştir. Dolayısıyla Üniversitemizin talebine henüz resmi bir cevap verilmemiştir. Bu sebeple sadece Fen Edebiyat Fakültesi mezunlarına PF veren ve/veya mezun sayıları az olan üniversiteler ile Üniversitemizin kıyaslanarak “o üniversiteler bütün mezunlarına PF verirken bizim üniversite neden vermiyor?” sorusunun cevabı tarafımız dışındadır.

PF eğitim verme görevini Eğitim Fakültelerine veren YÖK; 100 civarında öğretim elemanı bulunan Eğitim Fakültemizin 5000 civarında lisans öğrencisi olduğunu, 1000 civarında lisansüstü öğrencisi olduğunu bildiğinden ve bu öğretim elemanlarının aynı zamanda (ve öncelikli olarak) buradaki hizmetleri de yerine getirmesi gerektiğinden PF’ye kontenjan getirmeyi düşünmektedir. Bu düşünce, öğrenci sayısı fazla bütün üniversiteler için geçerlidir. Çünkü yukarıda da değinildiği gibi koyduğu kontenjanın en az %25’ini de diğer üniversitelere ayrılmasını talep etmektedir.

Bunlara rağmen YÖK’ten kesin ve resmi bir açıklama gelmeksizin, bazı üniversitelerin son sınıf öğrencilerine kontenjan belirleyerek kayıtlara başlaması ve öğrencilerimizin bunları örnek göstermelerine “suimisal, misal değildir” sözünü hatırlatmamız gerekir.

Kısacası, ön kayıt başvuru listeleri elimizde mevcut olup, her türlü senaryoya hazırlıklı bir şekilde YÖK’ten gelecek resmi ve kesin açıklamanın ardından listeler yayınlanacak ve ivedilikle kayıtlar alınacaktır. Daha önce de belirtildiği gibi derslerimizin ilk dönemi uzaktan eğitimle yapılacağından “geç kalındı, yetişemeyecek…” gibi endişelere gerek kalınmayacağını belirtmek isteriz.

Anlayışlarından dolayı öğrencilerimize teşekkür eder, her türlü gelişmenin burada paylaşılacağını belirtmek isteriz…

http://www.ef.sakarya.edu.tr/tr/duyuru/24178/pedagojik-formasyon-egitimi-yaz-donemi-hakkinda-sakarya-universitesi-son-sinif-ogrencileri

üniversite

Çılgın İcatlar Bursa’da Bilim Şenliğinde Buluşuyor

Çılgın İcatlar Bursa’da Bilim Şenliğinde Buluşuyor. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin bu yıl 3.’sünü düzenlediği ‘Bilim Şenliği’, ‘Yenilenebilir Enerji’ ana temasıyla, 2 – 4 Mayıs tarihleri arasında Merinos Parkı’nda gerçekleştiriliyor. Bilim Şenliği’nin bugün saat 11.30’daki açılışına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da katılıyor.

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin bu yıl 3.’sünü düzenlediği ‘Bilim Şenliği’, ‘Yenilenebilir Enerji’ ana temasıyla, 2 – 4 Mayıs tarihleri arasında Merinos Parkı’nda gerçekleştiriliyor. Bilim Şenliği’nin bugün saat 11.30’daki açılışına Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da katılıyor.
Bursa’yı ulaşımdan altyapıya, çevreden spora ve tarihi kültürel mirasa kadar her alanda ön plana çıkaracak projelere ağırlık veren Büyükşehir Belediyesi, bilim ve teknoloji alanında da farkındalık oluşturmak amacıyla bu yıl üçüncü kez Bilim Şenliği düzenliyor. Türkiye’nin alanında en donanımlı binasında hizmet vermeye başlayan ve bugüne kadar 10 binlerce öğrenciyi bilimle buluşturan Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin ev sahipliğinde Büyükşehir Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen ‘Bursa Bilim Şenliği 2014’, çılgın icatları da buluşturacak.

TEKNOLOJİ BU ŞENLİKTE BULUŞUYOR
‘Bursa Bilim Şenliği 2014’ ilk yıl 50 bin, geçtiğimiz yıl 100 bin kişi tarafından ziyaret edildi. Bu sene de rekor bir katılım bekleniyor. Bu yılki organizasyonumuza 30 farklı üniversiteden 45 bilim kulübü katılıyor. Yıldız Teknik Üniversitesi; robotik kollu bant sistemi, elektrikli bisiklet, güneş enerjisi takip sistemi, üç kanatlı rüzgar türbini, jeotermal enerji tesisi, otomatik ağaç parçalama makinesi ve soft dondurma makinesi projeleri ile şenliğe katılıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi ilk görsel lansmanını gerçekleştireceği elektrikli arabası ile şenliğe gelirken, Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu´nun Tübitak Formula G 2013 Şampiyonu olan Türkiye´nin en hızlı güneş enerjili aracı da bilim meraklıları ile buluşacak. Bireysel mucit ve firmalar arasında da telleri olmadan çalınabilen lazer kanun, uluslararası enerji sempozyumunda yeni bir buluş olduğu kabul edilen ve dünyanın en ucuz hidrojen gazı üretimi olarak tescillenen hidrojen üretme yöntemi de dikkat çeken çalışmalar arasında yer alıyor.

GECE GÜNDÜZ BİLİM
Etkinlik süresince şenlik alanından; gündüz güneş ve 3 Mayıs gecesi BTM’den Satürn gezegeni ve ay gözlemi yapılabilecek. Türkiye´de bulunan diğer 10 bilim merkezi de Bursa Bilim Şenliği´ne katılırken, Tübitak güneş ve hidrojen enerjili araçları yarışmasından sonra Türkiye´de en fazla güneş ve hidrojen enerjili aracı da şenlikte görücüye çıkacak. 25 atölye çadırı ile bir önceki yıla göre atölye çadırı sayısını 2 katına çıkarılırken, 3 boyutlu printer çadırı, gastrofest çadırı, Butgem telden araba yapma çadırı ve engelli atölye çadırları da en dikkat çeken atölye çadırları arasında yer alıyor. İlk kez ‘geleceğin otomobilleri’ kapsamında elektrikli araçlar ve arazi araçları sergilenecek. Üniversite kulüpleri hovercopter ve model uçak projeleri ile de şenliğe başka bir boyut katarken, Gaziantep, Konya, Trabzon, Çorum, İzmir, Kütahya, Manisa, İstanbul, Sakarya olmak üzere 9 ilden 6 tır; geleceğin 20 otomobilini Bursa’ya taşıyacak.

ULUSLARARASI BOYUT KAZANIYOR
Bursa Bilim Şenliği’nin bu yılki organizasyonuna İtalyan, İngiliz, Fransız ve Hollandalı 4 yurtdışı ekibi katılıyor. 180 proje standı, 25 mesleki yönlendirme çadırı, bireysel deney düzenekleri geliştirmiş ve patent almış Türkiye çapında 30 mucit, bilimsel çalışmalar yürüten 10 bilim merkezi ve 45 üniversite kulübü de şenlikte yer alacak. Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi, bilimle dolu 3 gün geçirmeyi isteyen geleceğin mucitleri ve bilim dostlarını aileleriyle birlikte şenliğe bekliyor.

Bilim Şenliği

 

Kaynak : bursadabugun

Sakarya Üniversitesi ile ESA Kimya işbirliği ile kompozit çubukların betonda kullanımı araştırılacak.

Sakarya Üniversitesi (SAÜ) ile ESA Kimya işbirliği ile elyaf takviyeli kompozit çubukların betonda donatı olarak kullanımı araştırılacak.
Sanayi Tezleri (SANTEZ) Destek Programı projeleri kapsamında betonda donatı malzemesi olarak çelik yerine alternatif donatı malzemesi olarak pultruzyon metodu ile üretilen Fiber Takviyeli Plastik (FRP) malzemelerin kullanılabilirliği araştırılacak. Proje, Teknoloji Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık tarafından yürütülecek.

Günümüzde en yaygın kullanılan yapı malzemesi olan beton içinde kullanılan donatının korozyonu betonarme yapılarda sorun olabiliyor ve ülke ekonomisine zararı yıllık yaklaşık 45 milyar doları buluyor. Su ile temas eden yapılarda beton içerisinde yer alan donatı korozyonuna bağlı olarak hem çelik hem de beton elemanlar önemli ölçüde zarar görüyor. Özelikle kıyı yapıları, saha betonları, beton yollar, çelik hasır kullanılan betonlar, tünellerde kullanılan bir kısım betonlar ve zemin betonları gibi birçok uygulamada FRP donatıların kullanılması ile beton içerisinde yer alan çelik donatının paslanma sorununa çözüm üretilmesi planlanıyor.

SuperCam

 

Kaynak : beyazgundem

Borla Kaplanan Çeliğin 10 Kat Daha Sertleştirilmesi Sağlandı.

Borla Kaplanan Çeliğin 10 Kat Daha Sertleştirilmesi Sağlandı. Cumhuriyet Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Kumruoğlu, İngiltere’deki Sheffield Üniversitesi, Ukrayna Paton Elektrik Kaynak Enstitüsü ve Sakarya Üniversitesinden araştırmacıların katıldığı projede, “plazma elektrolizi” yöntemiyle borla kapladıkları çeliği 10 kat daha sertleştirdiklerini bildirdi.

Kumruoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Elektrolitik plazma teknolojisiyle çeliklere uygulanan yüzey modifikasyon işlemleri” konulu doktora tezi kapsamında İngiltere ve Ukrayna’da alanında önemli kuruluş ve araştırmacılarla çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde görev yaptığı 2007 yılında başlattığı çalışmada, aynı üniversiteden Prof. Dr. Fatih Üstel, tez danışmanı Doç. Dr. Ahmet Özel, İngiltere’deki Sheffield Üniversitesinden Prof. Dr. Allan Matthews ve Dr. Aleksey Yerokhin ile Ukrayna Paton Kaynak Enstitüsünden araştırmacıların yer aldığını belirten Kumruoğlu, yaklaşık 6 yıl süren çalışmada olumlu sonuçlar aldıklarını aktardı.

Ukrayna ve İngiltere’de geliştirdikleri sistemleri Sakarya Üniversitesindeki Yüzey Teknolojileri Laboratuvarı’nda çok daha ileri seviyeye taşıdıklarını dile getiren Kumruoğlu, bu konuda çeşitli ulusal ve uluslararası yayınlar da yaptıklarını bildirdi.

Yrd. Doç. Dr. Kumruoğlu, dünya rezervinin yüzde 70’i Türkiye’de olan borun stratejik açıdan son derece önemli bir element olduğunu kaydetti.

Kimya, tarım, ilaç, cam, inşaat, çimento, otomotiv ve uçak sektöründen bor kullanımıyla ilgili çok farklı taleplerin bulunduğunu ifade eden Kumruoğlu, “Son yıllardaki teknolojik gelişmelerin yanı sıra borun elemantal olarak kaplamalarda kullanımı da son derece önemli hale gelmiştir. Atomik yapısı gereği diğer elementlere göre daha küçük olan bor, çok kuvvetli (sert) yapılar oluşturabilmektedir” dedi.

Kumruoğlu, bu nedenle gerek yerli gerekse yabancı bilim adamlarının son yıllarda bor kaplamalar üzerine yoğunlaştığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Biz de ekip olarak borun yüzey mühendisliği alanındaki çalışmaları yürüttük. Borun destekleyici, bünyeye girici kaplama veyahut da yardımcı element olarak kullanılmasını hedeflemekteyiz. Borla ilgili kaplamalarda bazı sıkıntılar vardı. Yüksek sıcaklıkta difüzyon adıyla bilinen yöntemle yapılan kaplama için yaklaşık 1000 derece gibi yüksek sıcaklıklar ve 8-10 saat gibi uzun süreler gerekmekte. Bu çok yüksek bir enerji tüketimine yol açmakta. Aynı zamanda bu kadar yüksek bir sıcaklık çeliğin veya kaplama yapılan diğer metallerin yapısını da bozmaktadır. Bu mühendislik açıdan da çok verimli olmamakta. Bunun dışında bizim de tercih ettiğimiz ‘plazma elektrolizi’ yöntemi var. Bu kaplama yöntemi, gerek soğuk bir elektrolit içerisinde olması gerekse son derece basit olması nedeniyle son derece rağbet görmektedir. Rus bilim adamlarının temellerini attığı bu teknolojide son yıllarda atak görmekteyiz.”

-20 mikron kaplama derinliği

Bu yöntemi modifiye edip, teknik ve yöntem olarak geliştirdikten sonra Sakarya Üniversitesindeki Yüzey Teknolojileri Laboratuvarı’nda birçok farklı çeliği borla kapladıklarını aktaran Kumruoğlu, “Kaplamayı sulu bor çözeltisinde yapıyoruz. Isıtma işlemini sadece çeliğin yüzeyinde oluşturduğumuz plazma içinde gerçekleştiriyoruz. Yüksek gerilimle oluşturduğumuz bombardımanla çeliğin yüzeyine yaklaşık 20 mikron civarında bir kaplama derinliği oluşturuyoruz. Bu da muazzam bir bor kaplama derinliğidir” diye konuştu.

Bor dışında, azot, oksijen ve karbonla da kaplama yaptıklarını ancak en önemli sonucu borla elde ettiklerini dile getiren Kumruoğlu, “Başlangıçtaki sertliği 150 HV olan çelik, 5 dakika süren işlemin ardından 1500 HV sertliğe ulaştı. Aşınma testlerinde de çeliğin aşınma direncinde yaklaşık 7 kat artış sağladık” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Levent Cenk Kumruoğlu, sertliğini 10 kat artırdıkları çeliğin orijinal iç dayanıklılığından da çok fazla ödün vermediklerini, kaplama süresinin çok kısa olması sayesinde bu sonucun ortaya çıktığını aktardı.

Birçok numunenin peş peşe kaplanabileceği, CNC tezgaha entegre edilen plazmatron ile metrekare boyutundaki yüzeyleri kaplayabilecek teknolojiye sahip olduklarını aktaran Kumruoğlu, sistemi otomasyona hazır hale getirdiklerini belirtti.

Haziran 2013’te tamamladıkları çalışmayla elde edilen borla kaplanan çeliğin, otomotiv, savunma, imalat sanayi ve implant malzeme gibi birçok alanda kullanılabileceğini dile getiren Kumruoğlu, yöntemin son derece çevreci olduğunu vurguladı.

Kumruoğlu, bu yıl ağustos ayında göreve başladığı Cumhuriyet Üniversitesinde de çalışmalarını bu yönde sürdüğünü sözlerine ekledi.

borla kaplı çelik

 

Kaynak : konya.net.tr

I. Ulusal Organik Kimya Kongresi birçok bilim insanını bir araya getirdi

I. Ulusal Organik Kimya Kongresi birçok bilim insanını bir araya getirdi. Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü tarafında düzenlenen I. Ulusal Organik Kimya Kongresi’ne katılan akademisyenler Hendek Belediyesi’nin misafiri oldular.
Organik Kimya’yı kapsayan alanlarda çalışan bilim insanlarını bir araya getirerek tanışma, bilimsel tartışma ve ileriye dönük projeler geliştirme ortamı oluşturmayı amaçlayan kongreye katılan akademisyenleri Hendek Belediyesi Bayraktepe Tesisleri, Botanik Park ve Hendek Kültürevi’nde ağırlayan Hendek Belediye Başkanı Ali İnci, Hendek hakkında bilgi verdi.

Sakarya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet Tutar, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci’ye kongreye katkılarından dolayı teşekkür ederek,” Kongremizin asıl amacı Organik Kimya’yı kapsayan alanlarda çalışan bilim insanlarını bir araya getirerek tanışma, bilimsel tartışma ve ileriye dönük projeler geliştirme ortamı oluşturmak ve bu alanda seçkin bilim insanlarını davet ederek genç araştırmacılarla tanıştırmaktır. Sakarya, başta ilaç sektörü olmak üzere Kimya sektörünün merkezidir. Kongre vesilesiyle siz katılımcılara doğanın bizlere sunduğu güzelliklerin birçoğunu bir arada göreceğiniz Bayraktepe’de bizleri misafir eden Başkanımız Ali İnci’ye sizlerin önünde bir kez daha teşekkür ediyorum” dedi.

Hendek Belediye Başkanı Ali İnci’de yaptığı konuşmada, ”Hendek, Marmara Bölgesi’nin doğusunda yer alan yeşil ve şirin bir ilçedir. Yılın her mevsiminde farklı bir güzelliğe sahiptir. Şu anda sizleri ağırladığımız yer ilçemizi kuşbakışı gören tarih ile doğanın iç içe olduğu Bayraktepe Tesisleri’nin açılışını 2009 yılında Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan yapmıştır. İlçemiz birçok kültürün bir arada yaşadığı örnek bir şehirdir. İlçemizde siz değerli akademisyenleri misafir etmekten mutluluk duyuyoruz. İnşallah güzel duygularla ayrılırsınız” diye konuştur.
Prof. Dr. Ahmet Tutar, Hendek Belediye Başkanı Ali İnci’ye kongreye katkılarından dolayı plaket takdim etti. Gecede Türkiye’nin çeşitli bölgelerine has halk oyunlarından örnekler sergilendi

organik kongre

 

Kaynak :haberahval