Plastik Sektöründen İlk Çeyrekte Rekor Büyüme Geldi

Plastik Sektöründen İlk Çeyrekte Rekor Büyüme Geldi. Türk plastik sektörü küresel ekonomide yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen 2018 yılının ilk çeyreğinde rekor seviyede büyüyerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam etti. PAGEV tarafından açıklanan ilk çeyrek raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi bir önceki senenin aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda yüzde 48,7 artışla 3,5 milyon tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde plastik ürünlere iç pazardan gelen yoğun talep sektörün büyüme rakamlarına olumlu yansıdı. İç pazar tüketimi 3,2 milyon ton ve 13,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatta da yükseliş trendini koruyan Türk plastik sektörü yılın üç aylık döneminde miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Türkiye ekonomisinin en dinamik aktörlerinden plastik sektörü ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artırarak sürdürüyor. Türkiye plastik sektörünün nabzını sektör izleme raporları ile tutan Plastik Sanayicileri Vakfı PAGEV, 2018 yılı ilk çeyrek rakamlarını açıkladı. PAGEV raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi 2017 yılının ilk üç aylık dönemine kıyasla yüzde 48,7 artışla 3,5 tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü ilk çeyrekte ihracattaki payını artırmaya devam etti

Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan sektörlerden biri konumunda bulunan Türk plastik sektörü, 2017 yılındaki yükseliş trendini sürdürerek yılın ilk üç aylık döneminde de ihracatını artırmayı başardı. Sektörün ilk çeyrek plastik mamul ihracatı 2017 yılının aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde ihracat yapılan ülkelerde Almanya, Irak, İsrail, İngiltere ve Fransa başı çekti.

İlk çeyrekte iç pazardaki tüketim miktarda yüzde 53,9; değerde yüzde 55,8 arttı

Yılın ilk çeyreğinde iç pazarda da plastik ürünlere ilgi yoğundu. Bu dönemde iç pazarda tüketilen plastik mamul miktarı; geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında değerde yüzde 55,8 artışla 13,3 milyar dolar, miktarda ise yüzde 53,9 yükselişle 3,2 milyon tona yükseldi. İlk üç ayda gerçekleşen 3,2 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 1,6 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. 1,6 milyon tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı.

Plastik sektöründe yatırımlar hız kesmeden devam ediyor

Plastik sektörünün büyümesindeki önemli göstergelerinden olan makine ve teçhizat yatırımları da bu dönemde devam etti. Yılın ilk çeyreğinde makine ve teçhizat yatırımı 277 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yatırımların aynı hızla devam etmesi halinde makine teçhizat yatırımının yılsonunda 1 milyar 108 milyon dolara çıkması ve 2017 yılına kıyasla yüzde 19 artması öngörülüyor.

Plastik mamulde dış ticaret fazlası artıyor

Hammaddede dışa bağımlı olan sektörün yılın ilk üç ayında 1 milyon 941 bin ton ve 2 milyar 892 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yaptığı görüldü. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 254 bin ton seviyesinde kaldı. Hammaddede ithalatı yüksek olan plastik sektörü, plastik mamulde ise tam tersi bir tablo ortaya koydu. Sektörün plastik mamulde dış ticaret fazlası verme geleneği bu dönemde de devam etti. 2018 yılının ilk çeyreğinde plastik mamul dış ticaret fazlası 2017 yılının aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 4,7 artarak 260 bin ton, değerde ise yüzde 18,9 oranında artışla 375 milyon dolara ulaştı.

Plastik sektörünün ilk çeyrek performansını değerlendiren TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Küresel ekonominin son yıllarda karşılaştığı zorluklar plastik sektörümüzün büyümesinde yavaşlamaya yol açsa da gelişim çizgisi yukarı yönlü hareket etmeyi sürdürüyor. Plastik sektörümüz geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde bir ivmeyle yüzde 9 büyüdü. Yaşanan tüm ekonomik ve siyasi gelişmeler ışığında 2018 yılında sektör olarak büyüme hedefimizi yüzde 5 olarak belirlemiştik. Yılın başından bu yana meydana gelen gelişmeler 2018 yılının da sanayicilerimiz açısından kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan artışlar maalesef sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Kurdaki bu durum döviz bazlı satılan hammaddeyi almak zorunda kalıp ihracatı az olan sektör firmalarımızı büyük bir risk ile karşı karşıya bırakıyor. Buna rağmen her zaman azimle üretime katkı sağlayan sanayicilerimiz hedefimize ulaşmak yolunda inançla çalışıyorlar. Sektör izleme raporumuz aracılığıyla paylaştığımız ilk çeyrek verilerinden de anlaşılacağı üzere sektörümüz pozitif görünümünü koruyor. 2018’e hızlı bir başlangıç yaparak geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 54,5’lik rekor büyümeye ulaştık. Bu dönemde otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi plastiğin kullanıldığı sektörlerden gelen talebin yüksekliği Türkiye ekonomisi ve sanayisi açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Bu olumlu tabloya katkı sağlayacak çalışmalar noktasında üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz”.

Cezayir Plastik Mamuller Dahil 24 Ürün Grubunda İthalatı Durdurdu

Cezayir Plastik Mamuller Dahil 24 Ürün Grubunda İthalatı Durdurdu. 2017’de peş peşe ihracat rekorları gelirken engellemelerin de arkası kesilmiyor. Bu kez engel Cezayir’den geldi. Cezayir, uluslararası anlaşmalara aykırı olarak keyfi bir kararla gıdadan plastiğe 24 ürün kaleminde ithalatı durdurdu. İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, Cezayir’in aralarında plastiklerin de olduğu 24 ürünün ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasını yasakladığını belirterek tarife dışı engel olarak değerlendirdiği bu kararın Cezayir’in altına imza attığı uluslararası anlaşmalara da aykırı olduğunu açıkladı. Geçtiğimiz yıl Cezayir’e 92,7 milyon dolarlık plastik mamul ihracatının gerçekleştiğini, yılın ilk yarısında ise ihracatın 57,4 milyon doları bulduğunu dile getiren Murat Akyüz, bu karardan en fazla Türk ihracatçısının zarar göreceğini vurguladı.

Ekmekten suya, makarnadan çikolataya, plastik ürünlerden mobilyaya kadar toplam 24 üründe Cezayir pazarı Türkiye’ye kapandı. Bu ürünlerin ithalatının bankacılık kanalıyla yapılmasının yasaklanması nedeniyle Cezayir’e ihracat duracak. Karar kapsamındaki sanayi ve gıda ürünlerinde 2016 yılında Cezayir’e yaptığımız ihracat toplamda 231,7 milyon dolar olurken plastik mamüller 92,7 milyon dolarlık ihracatla ilk sırada yer aldı. Yılın ilk yarısında da tablo değişmedi ve Cezayir’e gerçekleşen 128,5 milyon dolar seviyesindeki ihracatta 57,4 milyon dolarla plastik ürünler başı çekti.

Cezayir’in para transferlerini yasaklamaktaki asıl amacının bu ürünlerdeki ithalatı durdurmak olduğunun altını çizen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, bu karardan en çok da Türkiye’nin zarar göreceğini vurguladı ve şunları söyledi: “Cezayir’in aldığı bu karar AB de dahil olmak üzere altına imza attığı uluslararası anlaşmalara da aykırı bir karar. Cezayir zaten uzun bir süredir ülkeye yapılan ithalatlarda para trafiğini kontrol etmek amacıyla akreditif şartı getirmişti. Şimdi aralarında plastik ürünlerin de olduğu 24 ürünün ithalatında para transferini yasaklayarak kapılarını tamamen kapattı. Asıl amaç bu ürünlerin ülkeye girişini yasaklamaktır. Sadece Türkiye’ye özel bir karar olmamakla birlikte en çok zararı Türk ihracatçısı görecektir. Cezayir, ürüne göre farklı oranlarda uygulanmakla birlikte tüm ürünlerde ortalama yüzde 20 Gümrük Vergisi uyguluyor. Yani biz diğer ülkelere göre zaten eksi yüzde 20 ile başlıyoruz. İhracatçılarımız uzun vadeli düşünerek Cezayir pazarını kaybetmemek adına bu yüksek maliyetleri göze alarak ihracatlarını sürdürüyorlardı. Geçtiğimiz yıl bu ülkeye 92,7 milyon dolarlık plastik mamul ihraç ettik. 2017’nin ilk yarısında da ihracatımız geçen seneye göre artarak 57,4 milyon dolara ulaştı. Şimdi alınan bu kararla birlikte Türk plastik mamul ihracatçısına Cezayir pazarı tamamen kapanmıştır. Plastik dışında gıdadan mobilyaya, mermerden halıya kadar birçok ürünün ihracatı duracak.”

Plastik sektörünün halihazırda İran’ın hammadde ithalatında getirdiği Konsolosluk onayı şartıyla mücadele ederken ihracatçı firmaların Cezayir’den gelen bu engellemenin şaşkınlığını yaşadığını kaydeden İKMİB Başkanı, “Biz her zaman tavrımızı adil ticaretten yana koyuyoruz. Ancak yapılan bu yasaklama tarife dışı engelden başka bir şey değil. Cezayir’in bu kararı almasında ülke ekonomisinin içinde bulunduğu durumun etkili olduğunu düşünüyoruz. Cezayir Avrupa Birliği ile Serbest Ticaret Anlaşması imzalamasına rağmen uzun yıllardır devam eden görüşmelere karşın Türkiye ile bir Serbest Ticaret Anlaşmasına imza atmıyor. AB ile Gümrük Birliği güncellemesinin de yapılamamış olması ihracatçılarımız açısından büyük bir dezavantaj yaratmakta. Cezayir’den beklentimiz bir an evvel anlamakta güçlük geçtiğimiz bu haksız karardan geri dönülmesi. İthalatı yasaklamak çözüm değil, sonuçta kendi ekonomilerine ve bu sektörlerdeki tüketicilerine de zarar verecektir” diye konuştu.

İKMİB tarafından önümüzdeki günlerde Cezayir’e ihracat yapan üye firmalarını konuyla ilgili bilgilendirmek ve yaşanan sıkıntıları dinlemek amacıyla bir toplantı da düzenlenecek olup, toplantı ile ilgili ayrıntılı bilgi ilerleyen günlerde duyurulacaktır.

CEZAYİR TARAFINDAN İTHALATI YASAKLANAN ÜRÜNLER LİSTESİ

Endüstriyel Ürünler:

1. Plastik son ürünler

2. Su tesisatı

3. Elektrik trafoları

4. Mermer

5. Granit

6. Kırmızı renkli ürünler (tuğlalar ve fayanslar)

7. Halılar

8. Mobilyalar ve Aydınlatmalar

Gıda Ürünleri:

1. Çorba, haşlama için hazır ürün ya da bulyon

2. Hazır soslar (mayonez, ketçap ve harissa vb. diğer soslar).

3. Hazır hardal

4. Ekmek

5. Pizza

6. Makarnalar

7. Kabuklu ve kabuksuz kuru meyveler, yer fıstıkları

8. Meyve suları

9. Karışık meyve suları

10. Su, mineral ve maden suyu dahil

11. Tatlılar

12. Reçeller ve marmelatlar

13. Dolgusuz tablet çikolata

14. Tatlandırıcı içeren kızarmış ekmek, waffle ve gofretler

15. Çikolata ve kakao içeren diğer hazır gıda ürünleri

16. Konserveler

Kaynak : İKMİB

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2016 yılı listesi yayınlandı. Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) listedeki verilere ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre, 2016 sıralamasında firma sayısı olarak sektörler bazında 8. büyük sektör olan plastik ve kauçuk üreticisi 27 işletme listede yer aldı. Firmaların üretimden net satışları ise yüzde 19,4 oranında artış gösterdi.

PLASFED Plastik Sanayicileri Federasyonu’nun yayınlamış olduğu “2016 İSO Sıralamasında İkinci 500 Firma İçine Giren Plastik ve Kauçuk Firmalarının Değerlendirmesi” raporunu yorumlayan PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, “2016 İSO İkinci 500 araştırmasının sonuçları, Türkiye plastik sektörünün 2016 yılında ihracat gelirleri kalemi dışında iyiyi işaret ediyor” dedi.

İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine, NACE kodu itibarıyla plastik sektöründen 27 firma girdi. Plastik ve kauçuk imalatı olmasına rağmen, ağırlıklı üretim faaliyeti farklı NACE ve ISIC kod numaraları altında yer alan firmalarla sıralamada 52 plastik ve kauçuk işletmesinin yer aldığı görülmektedir.

Listeye giren plastik sanayisi firmalarının verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, İkinci 500’e giren plastik sanayicilerinin net üretimden satışlarının yüzde 19,4; net satış hasılatlarının yüzde 13,8; brüt katma değerin yüzde 83,9; özsermayelerinin yüzde 8 ve vergi öncesi dönem karlarının yüzde 97,7 arttığını ifade etti. Ayrıca, hükümetin istihdam çağrılarını yanıtsız bırakmayan sektörlerden biri olduklarına da dikkat çeken Gür, sıralamada plastik ve kauçuk firmalarının çalışan sayısında da yüzde 17,6 artışın söz konusu olduğunu vurguladı.

İkinci 500’deki plastik ve kauçuk firmaları güçlü geliyor!

PAGDER Başkanı Reha Gür “Söz konusu performans artışında yakın dönemde ekonomi yönetimince alınan önlem ve sunulan teşviklerin etkisi kadar yurtiçi satışlara bağlı gelişmenin de etkin olduğu müşahede edilmektedir. Özellikle tedarik sağlanan sektörlerdeki görece kuvvetli büyüme ve yanı sıra kur dalgalanmalarına bağlı olarak pahalılaşan ithalat, tedarik sağlanan sektörlerin yüzünü yerli üreticiye çevirmesini sağlamıştır. İkinci 500 sıralamasındaki işletmelerin arasında plastik ve kauçuk firmalarının satış rakamlarının ortalamanın iki katı düzeyinde geldiği görülmektedir. Bu bağlamda ilerleyen dönemde ikinci 500 listesine daha fazla sektör firmasının giriş yapacağı yönündeki beklentiler kuvvetlenmiştir” dedi.

 

İSO İkinci 500’de Yer Alan Plastik Sektör Firmaları (2016 – NACE Koduna Göre)

 

1 Greif FPS Turkey Ambalaj
2 Sanica Isı
3 Eskapet Pet Ürünleri
4 Subor Boru
5 (İsminin açıklanmasını istemiyor)
6 Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj
7 Contitech Lastik
8 Ziylan Taban
9 Safaş Saf Plastik
10 Kros Otomotiv
11 Serra Sünger
12 Eurotec Mühendislik Plastikleri
13 Egeplast Ege Plastik
14 Pirelli Otomobil Lastikleri
15 Bareks Plastik
16 Renksan Plastik
17 Farel Plastik
18 Netafilm Sulama Sistemleri
19 Beno Plastik
20 Özler Plastik
21 Arılı Plastik
22 Kompen PVC Yapı
23 Teknik Plastik Greiner Ambalaj
24 Işık Plastik
25 Alpplas Endüstriyel Yatırımlar
26 Sümer Plastik
27 Hatipoğlu Plastik

 

Kaynak : PAGDER

Türk Plastik Sektöründe Gerilim Büyüyor

Türk Plastik Sektöründe Gerilim Büyüyor. PAGEV ve İKMİB arasındaki “Plastik Tanıtım Grubu” kavgası karşılıklı bildiriler yayınlanması ile devam ediyor. İlk olarak PAGEV’in “Plastikçiden Haksız Kesinti” diye yaptığı suçlamalara, İKMİB’ten Plastik Tanıtım Grubunu savunan açıklamalar gelmişti.

Dün Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV) Başkanı Yavuz Eroğlu’nun Plastik Tanıtım Grubu’nun Bakanlık kararı ile kapatılacağı açıklamasına, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Murat Akyüz tepki gösterdi. Akyüz, “Plastik Tanıtım Grubu ile ilgili kararı yine İhracatçı Birlikleri verir” dedi.

Bir gazeteye tam sayfa ilan vererek Plastik Tanıtım Grubu’nun Bakanlık Kararı ile kapatılacağını duyuran PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu’na karşı açıklama, İKMİB Başkanı Murat Akyüz’den geldi.

Akyüz, Plastik Tanıtım Grubu’nun kurulmasının da kapatılmasının da sektörün ve İhracatçı Birliği’nin kararı ile olabileceğini, İhracatçı Birlikleri dışında böyle bir açıklama yapmanın kimsenin haddine olmadığını söyledi.

Açıklamasında ilk olarak Plastik Tanıtım Grubu’nun kurulma süreci ile ilgili bilgi veren İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “Plastik Tanıtım Grubu’nun kurulması ilgili sektör kuruluşlarının talebinin ardından ve Genel Kurul onayları ile gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Ekonomi Bakanlığı’nın da onayı alınmıştır.

Bu süreç yaklaşık iki sene sürdü. Plastik Tanıtım Grubu, ilgili yönetmelikler kapsamında sektörde faaliyet gösteren temsilcilerden oluşan Yönetim Kurulunu oluşturma ve çalışma planını hazırlamaya henüz başladı ve bütçesi dahi onaylanmadı” dedi.

“Plastik Tanıtım Grubu’nun muhatabı İhracatçı Birliği’dir”

Plastik Tanıtım Grubu’ndan istenen verimin alınamaması durumunda sektörün ve sektörel kuruluş temsilcilerinin talebi, İKMİB ve AKMİB Genel Kuruluna katılan üyelerin kararı ile grubun faaliyetine son da verilebileceğinin altını çizen Murat Akyüz, şunları söyledi:

Plastik Tanıtım Grubu’nun kuruluşu sektörden gelen talep üzerine İKMİB ve AKMİB Genel Kurullarında yapılan görüşmeler ve alınan kararlar sonrasında gerçekleşmiştir. ‘Oldu Bitti’ ile alınan bir karar değildir. Aynı şekilde kapatılması da yine Genel Kurul ya da Olağanüstü Genel Kurul kararları ile olabilir. Plastik Tanıtım Grubu’nun muhatabı İhracatçı Birliğidir. İKMİB dışında ne bir vakıf, dernek, kurum ne de kişi tanıtım grubunun geleceği ile ilgili bu şekilde açıklama yapamaz.”

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu’nun yapmış olduğu daha önceki açıklama kısaca şöyle idi :” İhracatçı Birliği İKMİB, bir oldu bittiyle “Plastik Tanıtım Grubu (PTG)” kurdu. Zaten yaptığımız her ihracat başına, İhracatçı Birliği’nce zorunlu bir harç kesiliyordu. Kurulan PTG grubuyla kesilen bu para iki katına çıktı (toplam ihracat başına, Binde 1). Eğer bu PTG grubunu kapatmaz isek bu kesinti 6 katına kadar da çıkabilir (Binde 3,5). Çok kısa zamanda biz Plastikçilerden kestikleri para 1.500.000 Liraya ulaştı, her geçen gün bu rakam artıyor.” demişti.

Son alınan ve teyit edilemeyen bilgilerde ise : Plastik Tanıtım Grubu’na ilişkin sektörde oluşan fikir ayrılıkları sonucu İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER), Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASFED) ve Kauçuk Derneği Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Plastik, Kauçuk, Kompozit Sektör Meclisi üyeliğinden istifa ettiği yönünde.

Yapılan açıklamalara ulaşmak için : https://www.pagev.org/plastikciden-haksiz-kesinti
http://www.ikmib.org.tr/files/downloads/%C3%9Cyelere%20G%C3%B6nderilen%20Yaz%C4%B1.pdf

Kaynak : Gıda Hattı & Bilgilerin birçoğu Kimyahaberleri ekibi tarafından farklı kaynaklardan süzülerek derlenmiştir.

Türk Plastik Sektörü Tüm Engellemelere Rağmen Yoluna Hızla Devam Ediyor

Türk Plastik Sektörü Tüm Engellemelere Rağmen Yoluna Hızla Devam Ediyor. İğneden ipliğe kadar hayatı kolaylaştıran ürünler üreten ve ihraç eden Türk plastik sektörü yılın ilk yarısında da büyüme trendini devam ettirdi. Sektör ilk yarıda yüzde 8 büyürken miktarda 4,6 milyon ton, değerde 17,8 milyar dolarlık üretime imza attı. PAGEV tarafından hazırlanan rapora göre, plastik sektörü Ocak-Haziran döneminde miktar bazında 784 milyon ton, değer bazında ise 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Başarılı üretim ve büyüme performansı ile dünya liginde liderliğe oynayan sektörün önünü kesmeye çalışan Avrupa Birliği ülkeleri, askı ve kota sisteminde zorluklar çıkarıyor. Türk plastik sektörü, ulaştığı üretim rakamları ile dünyada 6’ıncı sırada, Avrupa’da ise Almanya’nın ardından ikinci sırada bulunuyor.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), 2016 yılının Ocak-Haziran döneminde sektörün ulaştığı noktayı ortaya koyan kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırladı. Bu rapora göre; çoğu küçük ve orta ölçekli firmalar olmak üzere 11 bin firmanın faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlayan plastik sektörü, ilk yarıyı değer bazında yüzde 8 büyüme ile kapattı.

İlk yarıda büyümenin dinamosu iç pazar oldu…

Plastik sektörünün 2016 yılının ilk yarısında mamul üretimi bir önceki yılın aynı dönemindeki seviyesini korudu ve miktar bazında 4,6 milyon ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise yüzde 8 artış ile 17,8 milyar dolarlık üretime imza atıldı. 2016 yılsonunda plastik üretiminin 9,2 milyon ton ve 25,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Plastik ambalaj üretimi, inşaatı geçti…

2016 yılının ilk 6 aylık döneminde 4,6 milyon tonluk toplam plastik mamul üretimi içinde yaklaşık 1,85 milyon ton ile plastik ambalaj malzemeler ilk sırada yer aldı. Plastik ambalaj malzemeleri üretimini ise 945 bin tonla plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü söz konusu üretimle kapasitesini yüzde 71 oranında kullandı. Sektörün ilk altı ayda iç pazardaki tüketimi 4,1 milyon ton ve 17,2 milyar dolara yükseldi. İç tüketimdeki artışın en önemli nedeni hane halkı harcamalarındaki iyileşme olurken; büyümede en büyük pay plastik ambalaj malzemelerinden geldi. Kamudaki başta altyapı ve inşaat projeleri olmak üzere plastik boru, kapı, pencere gibi harcamalardaki yükseliş de Türk plastik sektörünün iç piyasada büyümesine ciddi katkılar sağladı.

Üretim artışı ile birlikte plastik sektörü temsilcileri yılın ilk yarısında 443 milyon dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleştirdi. Yatırımların aynı trendle devam etmesi halinde 2016 sonunda 886 milyon dolara yükseleceği ve geçen yıla kıyasla yüzde 6 artacağı tahmin ediliyor.

Plastik sektörü ihracatının gözdesi yüzde 11 artışla plastik mutfak ürünleri…

Türk plastik sektörünün mamul ihracatı 2016 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı seviyelerini korudu ve miktar bazında 784 bin ton, değer bazında ise 2,1 milyar dolar oldu. Ocak-Haziran döneminde plastik sektörünün en çok plastik mamul ihracatı yaptığı ülkeler; Irak, Almanya, İngiltere, Fransa ve İsrail olarak sıralandı. Geçen yılın aynı döneminde plastik mamul ihracatında ilk 10’da yer alan Rusya’nın, 2016 ilk yarıda 25’inci sıraya gerilediği görüldü. Türkiye ile Rusya arasındaki buzların erimesi ve ticaretin yeniden ivme kazanmasıyla birlikte plastik mamul ihracatının da eski seviyelere dönmesi bekleniyor.

Söz konusu dönemde plastik ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 11’lik oran ile en çok artış yakalayan ürünler oldu. Plastik sektörü ihracatının en önemli kalemlerinden biri olan plastik inşaat malzemeleri ise başta Ortadoğu olmak üzere ihracat pazarlarında yaşanan istikrarsızlık nedeniyle ilk altı ayda yüzde 8 düşüş yaşadı.

Yerli hammadde üretimi talebin sadece yüzde 13’ünü karşılayabiliyor…

İç talebin yalnızca yüzde 13’ünü karşılayan yerli plastik hammadde üretimi Ocak-Haziran döneminde 507 bin ton oldu. Yılın ilk yarısında 3 milyon 414 bin ton ve 4 milyar 530 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yapıldı. Miktar bazında hammadde ithalatının yüzde 57’sini Polietilen ve Polipropilen üstlendi.

Plastik Sektörü Dış Ticaret FazlasıVermeye Devam Ediyor …

Türk plastik sektörünün ilk yarı sonuçlarını değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Plastik sektörümüz ilk altı ayda güzel bir büyüme sergiledi. Büyümemizi değer bazında 8 seviyesine kadar çıkardık. Özellikle iç piyasadaki hane ve kamu harcamaları bu büyümenin itici gücü oldu. Sektörümüzün bu performansı yılın ikinci yarısında da devam ettireceğine ve 2016’yı 9,2 milyon ton üretim ile kapatacağımıza inanıyoruz. İhracatımız ise yılın ilk yarısında miktar bazında geçen seneki seviyelerinde görünüyor ancak Rusya ile ilişkilerin düzelmesiyle ihracatında ivme kazanmasını bekliyoruz. Plastik sektörü temsilcileri olarak ülkemize sağladığımız katkıyı her geçen gün artırmaktan, daha fazla katma değer ve istihdam yaratmaktan dolayı gururluyuz. Sektörümüz plastik mamul ihracatı ile dış ticaret fazlası veriyor. Ancak petrokimya sektöründe ithalatımız, ihracatımızın çok çok üzerindedir. Bazen Plastiğin hammaddesini üreten Petrokimya sektörü ile Plastik Sektörü karıştırılmaktadır. Dış ticaret açığı veren petrokimya sektörüdür. Plastik mamul üretiminde Türkiye yüksek oranda dış ticaret fazlası vermektedir. Girişimci ruha sahip plastik sektör temsilcileri olarak ülkemize daha fazla istihdam, katma değer ve yatırım getiriyoruz” dedi.

İğneden ipliğe hayati kolaylaştıran ürünler üreterek dünyada altıncı, AB’de ikinci olan Türk plastik sektörünün liderliğe oynadığına ancak başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği’nin bunu engellemeye çalıştığını vurgulayan Yavuz Eroğlu, şunları söyledi: “AB, sanayicilerinin rekabetçiliğini korumak üzere “Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı” sistemi uyguluyor. Buna göre Türkiye ve AB’de üretimi bulunmayan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için askıya, AB ve Türkiye’de üretimi bulunan ancak yetersiz olan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için ise tarife kontenjanına (kota) tabi tutuluyor. Biz hammaddemizin yüzde 13’ünü PETKİM’den, yüzde 30’unu ise AB’den karşılıyoruz. Bu iki kaynaktan karşılayamadığımız hammaddeleri üçüncü ülkelerden vergisiz ithal etmek istiyoruz. Ekonomi Bakanlığı yerli sektöre bu desteği vermeyi kabul ediyor ancak AB’li üreticilerden izin alınması gerekiyor. Ekonomi Bakanlığımızla birlikte vergiyi sıfıra indiren Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı için AB’ye başvuruda bulunduk. Ancak Türkiye’ye hiçbir ihracatı olmayan iki üreticinin itirazı nedeniyle bu kota verilmiyor. Yani izin alakasız iki firma kanalıyla engelleniyor. Üstelik gerekçesi yok. Yanlış gümrük birliği uygulamaları nedeniyle sektörümüz büyük bir haksızlıkla karşı karşıya. Ekonomi Bakanlığımızın AB’den bağımsız otonom kota için Bakanlar kuruluna tavsiye kararı almasını istiyoruz. Daha önce gıdada yapılan uygulamanın plastik sanayi için de yapılması gerekiyor. Çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan sanayicilerimiz sıkıntıda. Başta TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisimiz olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerimizle bir an önce karar alınması ve sektörümüzün rekabetçiliğinin arttırması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak : PAGEV

PLAST EURASIA İSTANBUL Fuarı 25.Yılını Başarı İle Tamamladı

PLAST EURASIA İSTANBUL Fuarı 25.Yılını Başarı İle Tamamladı. Tüyap tarafından PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) işbirliği ile düzenlenen, sektöründe dünyanın her sene düzenlenen en büyük ikinci, Türkiye’nin ve Avrasya’nın en büyük uluslararası fuarı olan, Plast Eurasia İstanbul, plastik sektörünün önde gelen katılımcı ve ziyaretçilerini 3 – 6 Aralık’ta bir araya getirdi.
25. yılını kutlayan fuarın açılış töreninde, 25 yıldan beri plastik fuarına aralıksız katılan plastik firmalarına istikrarlı katılımlarından dolayı teşekkür plaketi verildi.

Uluslararası niteliği ile Türk plastik sektörünün yeni yatırımlarına yön veren, büyüyüp güçlenmesine ve yeni pazarlara girmesine olanak sağlayan Plast Eurasia İstanbul’a her yıl olduğu gibi yine ilgi büyüktü. Dünya plastik sektörünün 4 gün boyunca nabzının attığı 100.000 m2 alanda 10 salonda gerçekleşen bu fuara, 53 ülkeden 1134 firma ve firma temsilciliği katıldı. Bu sene 8.269 yabancı ve toplamda 47.306 ziyaretçiye ev sahipliği yapan Plast Eurasia İstanbul’da firmalar, son teknoloji ürünlerini doğru hedef kitleye ulaştırma fırsatını bu büyük ticari platformda yakaladılar.

Plastik sektörünün hedef pazar ülkelerinde yapılan tanıtım çalışmaları sayesinde fuarın 25. yılında, dünyanın dört bir yanından 26 ülkeden alım heyeti organizasyonu gerçekleştirildi. Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Bulgaristan, Filistin, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, İngiltere, İran, Katar, Kazakistan, Kosova, Makedonya, Mısır, Moldova, Özbekistan, Pakistan, Romanya, Rusya, Sırbistan, Sudan, Suriye, Ukrayna, Ürdün ve Yunanistan’dan gelen alım satım yetkilileri aynı ticari platformda bir araya geldi. Buna ek olarak Çin, İngiltere, İran, Kore ve Tayvan’dan fuara milli katılım sağlanmıştır.

Türk plastik sektörüne büyük katkısı olan PAGEV (Türk Plastik Sanayicileri, Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı) fuarın açılış gününde Plastics Europe çatısı altındaki tüm plastik dernek başkanlarını ve üst düzey yöneticilerini İstanbul Plastik Zirvesi’nde bir araya getirdi. Bu organizasyon sayesinde İstanbul’un Avrupa için sadece plastik üretim üssü değil, aynı zamanda karar merkezi olması için büyük adımlar atıldı.

Gelecek sene 26.’sı düzenlenecek olan Plast Eurasia İstanbul Fuarı 7 Aralık (Çarşamba) – 10 Aralık (Cumartesi) tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi, Büyükçekmece, İstanbul’da gerçekleşecektir. Siz değerli sektör mensuplarını gelecek sene de aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Fuar hakkında daha detaylı bilgi edinmek için www.plasteurasia.com internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

PLAST EURASIA İSTANBUL Fuarı Sona Erdi

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı. Petrol fiyatlarında devam eden düşüş, plastik sektörünün satış cirosunu düşürdü. Bu duruma euro/dolar paritesindeki değişim ve en önemli ihraç pazarlarındaki karışıklıklar da eklenince plastik sektörünün üretim ve ihracatındaki büyüme hızı yavaşladı. Sektör, 2015 yılının üçüncü çeyreğini miktar bazında 6,3 milyon ton, değer bazında 24 milyar dolarlık plastik mamul üretimi ile kapattı. PAGEV’in hazırladığı rapora göre; Ocak-Eylül döneminde plastik mamul ihracatı miktar bazında yüzde 3 gerileme ile 1,2 milyon ton, değer bazında ihracat yüzde 14 düşüşle 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Türk plastik sektörü üretim ve ihracattaki birim değerini artırabilmek için katma değerli ürün çeşitliliğini artırmaya odaklandı.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), 2015 yılının Ocak-Eylül döneminde sektörün ulaştığı noktayı değerlendiren bir rapor hazırladı. Kimya sektörü ihracatının en önemli ürün gruplarından biri oluşturan plastik sektörü, dokuz aylık dönemde petrol fiyatlarındaki düşüş ve Euro-dolar paritesinin olumsuz etkisiyle değer bazındaki ihracatta düşüşler yaşadı. Söz konusu dönemde plastik hammadde ve mamul ihracatı; miktar bazında 1,6 milyon ton, değer bazında ise 3,9 milyar dolar oldu.

Plastik sektörü dokuz ayda en fazla ambalaj üretti…

Plastik sektörünün 2015 yılının Ocak-Eylül döneminde mamul üretimi miktar bazında bir önceki yılın aynı dönemi ile aynı düzeyde kaldı ve 6,3 milyon ton oldu. Değer bazında ise yüzde 11 azalış ile 24 milyar dolar olarak gerçekleşti. Değer bazındaki azalma, petrol fiyatlarındaki düşüşten ve euro/dolar paritesinden kaynaklandı.

2015 yılının dokuz aylık döneminde 6,3 milyon tonluk toplam plastik mamul üretimi içinde 2,2 milyon ton ile plastik ambalaj malzemeler ilk sırada yer alırken; bu ürünü 1,2 bin tonla plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü söz konusu üretimle kapasitesini yüzde 72,5 oranında kullandı. Sektörün dokuz ayda iç pazardaki tüketimi bir önceki yılın aynı dönemi ile aynı düzeyde gerçekleşti ve 5,6 milyon ton oldu.

Dokuz aylık dönemde Türk plastik sektörü yabancı sermaye için cazibesini korudu. Söz konusu dönemde plastik sektöründe 311 firmanın yabancı sermaye ortalığı bulunurken; bu ortaklıkların yüzde 62’sini Avrupa Birliği ülkelerinden firmalar oluşturuyor.

Petrol fiyatlarındaki düşüş plastik ihracatını dolar bazında düşürdü…

Türk plastik sektörünün mamul ihracatı 2015 yılının Ocak-Eylül döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla miktar ve değer bazında geriledi. Miktar bazında ihracat yüzde 3 gerileme ile 1,2 milyon ton, değer bazında ihracat yüzde 14 düşüşle 3,2 milyar dolar olarak gerçekleşti. 9 aylık dönemde plastik sektörünün en çok plastik mamul ihracatı yaptığı ülkeler ise; Irak, Almanya ve İngiltere olarak sıralandı.

Dokuz ayda en çok ihraç edilen ürün grubu “levha, yaprak, pelikül ve lamlar” oldu

2015 yılının 9 ayında miktar ve değer bazında en fazla ihracat gerçekleştirilen ürün grupları arasında ilk sırada 246 bin tonla “levha, yaprak, pelikül ve lamlar” yer aldı. Bu ürün grubunu 241 bin tonla “tüpler, borular, hortumlar” ve 221 bin tonla “tıpa, kapak, kapsül” takip etti.

Aynı dönemde plastik hammadde ihracatı ise miktarda yüzde 1,3 düşüşle 514 bin ton, değerde yüzde 20 azalışla 708 milyon dolar oldu. Ocak-Eylül döneminde plastik sektörünün en çok hammadde ihracatı yaptığı ilk üç ülke; Almanya, Mısır ve Rusya olarak sıralandı.

Sektörün dokuz aylık sonuçlarını değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Türkiye’nin en hızlı büyüyen ve gelişen sektörlerinden biri plastik. Ancak geçtiğimiz yıldan bu yana süren petrol fiyatlarındaki düşüş, Euro-dolar paritesindeki değişim üretim ve ihracatımıza dolar bazında düşüş olarak yansıdı. İşin kötü yanı petrol fiyatlarının düşüş miktarı kadar petrokimya ürünlerinin fiyatlarında maalesef düşüş olmadı. Üretim ve tüketimde miktar bazında geçen senenin aynı seviyesini koruduk ancak özellikle değer bazında düşüşler bizi etkiledi. Türk plastik sektörü son 10 yıldır yüzde 10 seviyesinde büyüyen bir sektör ve bu olumsuzlukların gölgesinden çıkması, eski büyüme oranlarına geri dönmesi için yeni çözüm yollarına odaklanması gerekiyor. Bu çözüm yolu da katma değerli ürün üretimini artırmaktan geçiyor” dedi.

Eroğlu, “Bugün üretim kapasitemiz ile dünya yedincisi ve Avrupa ikincisi olmamıza rağmen ihracatta bizden çok daha düşük üretim yapan ülkelerin çok altındayız. Bunun başlıca nedeni, Türkiye’nin plastik mamul ihracatında 3 dolar/kg’ın altına düşmüş olan birim ihracat fiyatının, dünya ortalaması olan 4,4 dolar/kg fiyatının yüzde 32 altında olması ve ihracatta yeteri kadar katma değer sağlayamamasıdır. Bu durum bize sektörün yeterince katma değer sağlamayan mamullerin üretim ve ihracatına yoğunlaştığını gösteriyor. Bu nedenle artık katma değeri büyük mamuller üretim ve ihracatına yoğunlaşmamız, birim ihraç fiyatlarını gelişmiş ülkeler ortalaması olan 4,5 dolar/kg’a çıkarmamız ve yatırım teşviklerinden de azami ölçüde yararlanmamız gerekiyor. Geleneksel üretim modelinin ileri plastiklerin üretimine dönüştürülmesi sağlamalıyız. PAGEV olarak bizde sektöre bu alanda destek olabilmek için Ar-Ge merkezi çalışmalarına devam ediyoruz. Katma değerli üretime katkı sağlayacak merkezimizin sektörün eksiklerini tamamlayacağına inanıyoruz” diyerek sözlerini bitirdi.

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak :pagev