SIFIR ATIK İÇİN SANAYİ NEFERLERİ PAGDER ÇATISI ALTINDA BİR ARAYA GELDİ

Plastik Geri Dönüşüm İşletmeleri için Stratejik Açılımlar Çalıştayı düzenlendi. Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “Ekonomimizin nefes alması için yeni bir yol açan plastik geri dönüşüm işletmeleri, cari açığımızı kapattığı gibi geleceğin sektörü olarak ülkemize büyük bir potansiyel sunuyor” dedi.

Döngüsel Ekonominin Neferleri Algı Operasyonlarından Memnun Değil

Küresel düzeyde geleceğin ekonomi modeli olarak sunulan döngüsel ekonominin en önemli unsurlarından birini oluşturan plastik geri dönüşüm işletmeleri, PAGDER tarafından düzenlenen çalıştayda bir araya geldi. İKMİB’in de partneri olduğu çalıştayda kamu politikalarının yanlış yöne savrulmasına neden olacak boyutta algı operasyonlarının yürütüldüğü vurgulandı.
Son zamanlarda Türkiye’nin atık ithalatının tehlike boyutlarına vardığı yönünde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden PAGDER Başkanı “algı ile bu iş olmaz, tüm veriler devletimizin elinde, lisanslı plastik geri dönüşümcüleri dünyaya ihracat yapıyor, şu andaki hesaplamalarımıza göre oluşturulan katma değer üç buçuk katı, hangi sektör bu kadar verimli?” dedi.

Selçuk Gülsün sözlerine şu şekilde devam etti: “işi hakkı ile yapmayanlar var ise davul da tokmak da devletimizin elinde, her türlü denetimi-gözetimi yapılmalı, yoksa dünyanın gittiği yönün tersine ihracatın da parlayan yıldızı olan lisanslı geri dönüşümcülerimizin içeride yeterince bulunmayan temiz ve geri dönüştürülmeye hazır atığı rekabetçi fiyatlardan elde etmesi kadar doğal ne olabilir?

Türkiye’nin Atık İthalatı Arttı Diyenler Çekya’ya Baksın
Çıkarları bunu gerektiren bazı çevrelerin “dünyanın atığı bize geliyor” diye gerçeklere yön saptırdığını dile getiren Gülsün: “bu yaklaşımın sıfır atık yaklaşımı ile uyumlu olmadığını vurguluyoruz. Kaynağında ayrıştırma sistemimiz şu an yeterli seviyeye daha gelmedi. Bu yüzden mevcut durumda geri dönüştürülebilir, temiz, yurtiçi fiyatlarının yarısına plastik atık alıyoruz ve bunları geri dönüştürerek dünyaya ihraç ediyoruz. Yatırımlarımız artıyor ve dünyanın döngüsel ekonomiye geçişi ile birlikte söz sahibi oyunculardan biri olacağız. Kimse, Türkiye’nin döngüsel ekonomi sistemi içinde söz sahibi olmasını çekememezlik yapmasın. Kendi çıkarlarını bir tarafa bıraksın ve ülkemiz ekonomisi için katma değer oluşturan, cari açığı kapatan bu sektörün hakkını versin” dedi.

PAGDER Genel Sekreteri Dr. Selçuk Mutlu ise çalıştayda yaptığı sunumda “yakın zamanda plastik atık geri dönüşümü için en fazla ithalat artışının yaşandığı 5. ülke Türkiye ise 6. ülke Çekya” dedi. Toplam plastik atık ithalatında Hollanda ve Almanya’nın gerisinde yer aldığımızın gösterildiği sunumda dünyanın geri dönüşüme yöneldiği belirtilerek, atık ithalatının denetim altında olduğu, yalnızca lisanslı işletmeler tarafından yapıldığı; Türkiye, Çekya, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan gibi ülkelerin gelecek için pozisyon aldığının görüldüğü vurgulandı.

Doğru Adımlarla Gelecek Ekonomisinin Can Damarı Olur
“Atık geri dönüşümünde lojistik üstünlüğü olan bir ülke olarak tabii ki yetersiz arz varsa hammaddeyi ithal eder, sonra katma değerli olarak ihraç ederiz” diyen PAGDER Başkanı Selçuk Gülsün, geri dönüşüm ekonomilerinin sunduğu fırsattan en etkin şekilde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi. Gülsün: “atık yönetim sistemlerimiz, sıfır atık yaklaşımı ile daha da verimli hale gelecek. Ancak daha yolun başındayız. Şu anda değerlendirilebilir atığın ancak %20’sini döngüsel ekonomiye dahil edebiliyoruz. Büyük bir potansiyelimiz var ancak konjonktürel olarak çok rekabetçi fiyatlardan (kaynağında ayrıştırmadaki zayıflıktan dolayı) kendi atıklarımızdan daha temiz atığı Batılı ülkelerden elde edebiliyoruz. Geri dönüştürülemeyen atığa ihtiyacımız yok, devletin denetimi altındaki lisanslı işletme, bu atığı para verip alır mı? Geri dönüştürülebilen her şey döngüsel ekonomi için değerdir. Biz de bu alanda Türkiye ekonomisi olarak küresel oyuncu olacağız ve 2030 yılında inşaat yerine Türkiye’nin geri dönüşüm tesisleri ve teknolojileri konuşulacak” dedi.

Çin, Verdiği Karardan Dönmek İçin Yollar Arıyor
Dünyanın en büyük geri dönüşüm destinasyonu olan Çin, denetim ve gözetimde yaptığı hatalardan sonra komünist yönetim anlayışının da neden olduğu bir sonuçla atık ithalatını komple yasaklamıştı. Oysa böylece temiz ve geri dönüştürülebilir atıkların alımı yönündeki avantajını da yitirmiş oldu. Bugün Türkiye’nin geri dönüşümde en büyük ihracat pazarı, Batılı ülkelerden sonra Çin oldu. Küresel şirketlerin geri dönüştürülmüş materyal kullanımını şart koşması, Çinli ihracatçıları Türkiye’den geri dönüştürülmüş hammadde almaya mecbur kıldı. Çin’e yaptığımız geri dönüştürülmüş hammadde ihracatı hızla artmaya devam ediyor. Bölgemizde yer alan ülkelerin de geri dönüşüm tesislerine olan yatırımları devam ederken, rekabet üstünlüğümüzü kaybetmemek için hükümetimizin geri dönüşüm işletmelerine verdiği destek ve teşvikin artması algı operasyonlarını kıracaktır.

Ambargoya Rağmen Plastik Sanayicileri Umutlu

Ambargoya Rağmen Plastik Sanayicileri Umutlu.

PAGDER Başkanı Gülsün: “Ambargoya karşı alternatif planlar hazırlanmalı”.

ABD’nin İran’la yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesi ve Tahran’a yeniden ekonomik yaptırımlar dayatmasına ilişkin iş dünyası ve sanayiciler alternatif planların devreye alınmasını bekliyor. Bu plan ve hazırlıkların önemine değinen Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “Ambargo uygulamalarına karşı sınır komşumuz İran ile ticari ilişkilerimizin korunacağı yönünde umutlarımızı sürdürüyoruz” dedi.

Avrupalı şirketlerin de söz konusu ambargo uygulamalarından etkileneceğini dile getiren PAGDER Başkanı Selçuk Gülsün, Türkiye’nin ortaya koyacağı planların oldukça önemli olduğunun altını çizdi. Türkiye plastik sektörünün İran ile ticaretinin sene sonunda 175 milyon dolar civarında olacağını tahmin ettiklerini belirten Gülsün; “Bu rakam, geçmiş ambargo sürecinde yaklaşık 250 milyon dolar seviyesindeydi. İran’ın toplam plastik sektör ithalatının yaklaşık yüzde 10 ila 15’i Türkiye’den karşılanıyordu. Yani ambargonun kaldırılması Avrupalı rakiplerimizin işine yaramıştı. İran bizim komşumuz ve ABD’nin bu yaptırımlarına karşı İran ile masaya oturmalı, alternatif planları ortaya koymalıyız” açıklamasında bulundu.

Türkiye-İran dış ticaretinin Türkiye aleyhine gelişiminin petrokimya ürünleri ithalatından kaynaklandığını söyleyen Gülsün; “Bunun temeli doğalgaz ithalatına dayanıyor. Oysa aleyhe olan bu durum sanayi ürünleri ihracatımız ile dengelenebilir durumda. Bu potansiyel İran’da mevcut. Ambargo kalkınca çeşitli sanayi ürünleri, altyapı, makine-ekipman gibi ürünlere ilişkin talep Avrupa’ya yönelmişti. Türkiye ve Türk sanayisi iyi ticari plan ortaya koyarsa burada bir rol üstlenebilir” şeklinde konuştu.

ABD’nin tehditlerine yönelik hükümetler düzeyinde çözüm aranmasının iş dünyası ve sanayiciler için önem arz ettiğini ifade eden Gülsün açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yalnızca İran ve Türkiye’de konuşlu banka kurmaktan, yerel para birimleri ile ticarete, sınır ticaretinin niteliği ve etkinliğinin güçlendirilmesine kadar alternatiflerin üzerinde şimdiden çalışılmalı, ciddiyetle konunun üzerine gidilmelidir. İran’la ticarette sorunların aşılması noktasında Çin ve Rusya ile dahi ortak planlar üzerinde istişarelerde bulunulabilir. Zira ABD’nin ambargo uygulamasının hiçbir mantığı yok. Avrupalı şirketler de bizimle benzer düşünüyorlar. Bu ambargo geçmiştekilere göre daha zorlu şartlar barındırıyor olabilir ama bu kez meşruiyeti daha zayıf.”

PAGDER, İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Listesinde Yer Alan Plastik ve Kauçuk İşletmelerinin Durumunu Analiz Etti

  • İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2017 yılı listesi yayınlandı. Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) listedeki verilere ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre, 2017 sıralamasında firma sayısı olarak sektörler bazında 6. büyük sektör olan plastik ve kauçuk üreticisi 27 işletme listede yer aldı. Firmaların üretimden net satışları ise yüzde 15,4 oranında artış gösterdi.
  • Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün, “2017 İSO İkinci 500 araştırmasının sonuçları, Türkiye plastik sektörünün 2017 yılında ihracat ve brüt katma değer göstergeleri dışında iyiyi işaret ediyor” dedi.

İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine, NACE kodu itibarıyla plastik sektöründen 27 firma girdi. Plastik ve kauçuk imalatı olmasına rağmen, ağırlıklı üretim faaliyeti farklı NACE ve ISIC kod numaraları altında yer alan firmalarla sıralamada 67 plastik ve kauçuk işletmesinin yer aldığı görülmektedir.

Listeye giren plastik sanayisi firmalarının verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün şunları kaydetti: “İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde gerek 2016 gerek ise 2017 sıralmasında yer alan ve şirket verilerinin yayınlamasına izin veren 16 firmanın gelişimine baktığımız zaman hem üretimden satışlar, hem de net satışlarda yüzde 30 dolayında bir artış gözlemleniyor. Söz konusu artış oranı İkinci 500 listesinde yer alan tüm firmaların artış oranı ile paralellik göstermekle birlikte 2016 yılı ile 2017 yılı arasında ortalama döviz kurunun yüzde 20 dolayında artış gösterdiğini de göz ardı etmemek gerekiyor.”

 

İSO İkinci 500’de Yer Alan Plastik Sektör Firmaları (2016 – NACE Koduna Göre)
1 Teknika Plast Teknik Kalıp Plastik
2
3
4 Subor Boru
5 Eskapet Pet Ürünleri
6
7 Contitech Lastik
8 Serra Sünger
9 Klöckner Pentaplast
10 Ziylan Taban
11 Eurotec Mühendislik Plastikleri
12 Farel Plastik
13 Kros Otomotiv
14 Egeplast Ege Plastik
15 Özler Plastik
16 Arılı Plastik
17 Renksan Plastik
18 Kompen PVC
19 Pirelli Otomobil Lastikleri
20 Polin Su Parkları
21 Alpplas Endüstriyel Yatırımlar
22 Ender PVC
23 Netafilm Sulama Sistemleri
24 Europen Endüstri
25 Bareks Plastik
26 Panplast Sulama
27 Platin Isı Makine

 

Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI

Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI. Yerlileştirmenin sıradaki hedefinde kimya sektörünün odakta olması gerekliliğine dikkat çeken Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Yeni petrokimya yatırımının kamunun öncülüğünde hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) dönem başkanlığını yürüttüğü ve 36 kuruluştan temsilcilerin yer aldığı Kimya Sektör Platformu’nun (KSP) öncülüğünde gerçekleştirilen 9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası, 14-15 Şubat 2018 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik’in açılışını yaptığı programa Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müsteşar Yardımcısı Ramazan Yıldırım da iştirak etti.
Türkiye’de yeni petrokimya yatırımlarının değerlendirilmesi başlığı ile bir araya gelinen Şura’da PAGDER Başkanı Reha Gür; sanayinin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak projelerin başında yeni petrokimya yatırımları yer alıyor dedi.

Ortak Akıl: “Hemen, Şimdi Petrokimya Yatırımı”

Akademisyen, sivil toplum kuruluşu ve kamu kurumu temsilcilerinin iştirak ettiği Şura’da vakit kaybetmeden bir petrokimya tesisi yatırımının devreye alınması gerektiği vurgulandı. Kimya sektörünün yarattığı katma değerde sıçrama yapacak hamlenin petrokimya yatırımı olduğu ifade edilen Şura’da; ithalata bağımlığı azaltmak için, yüksek katma değerli ürünler için ve yüksek ölçekli istihdam için “hemen, şimdi petrokimya yatırımı” denildi.
Gür: “Avrupa kimya devlerin bahçesinde zeytin ağaçları var”

Kimya yatırımlarının en çevreci yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Günümüz teknolojisi ile kimya yatırımlarının sürdürülebilirliğe en fazla katkı sağlayan yatırımlar olduğunu görüyoruz. Şuramızın da katılımcısı olan Avrupalı kimya devlerinin bahçesinde zeytin ağaçları olduğunu öğrendik. Dolayısıyla kurallara uygun yapılan üretim, çevreyi kirletmez. Hala eski teknoloji algısıyla kimya yatırımları değerlendirilemez. Kimya yatırımları ile dost olmayan sanayi gelişmez.”

40’tan fazla sektör yeni yatırımdan etkilenecek

Şura’da tek yatırımla 40’tan fazla sektörün olumlu etkilenmesinin sağlanabileceği ifade edildi. Yeni yatırımlar neticesinde mineral yağlar ve yakıtlar, plastik, kauçuk, kompozit mamuller, boya, kozmetik, ilaç ve eczacılık ürünleri, medikal ürünler, tekstil, otomotiv, beyaz eşya, elektronik, inşaat, telekomünikasyon gibi birçok sektörün girdisi yerli olarak tedarik edilecek.

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nda Dikkat Çeken Sonuçlar:

1. Yatırımın yeri konusu bir an önce çözülmeli. Alternatifler arası fizibilite çalışmalarının nihayete kavuşturulması çok önemli.
2. Altyapı yatırımı devlet tarafından yapılmalıdır.
3. Uluslararası bir limana sahip endüstri kompleksi meydana getirmeliyiz. Özel yönetime sahip olacak şekilde landlord modelini uygulayabiliriz.
4. Finansman için mevcut teşvik sistemi uygun değil. Petrokimya yatırımı milli bir proje ve milli projelerin finansman modeli de özel olmalı.
5. Finansman için Türkiye Varlık Fonu, halka arz, kalkınma bankası ortaklığı, yerli ortaklı yabancı yatırımcı gibi kaynaklar devreye alınabilir.
6. Yatırımcıyı çekecek sihir, mükemmel altyapıya sahip olunmasıdır. Petrokimya yatırımlarında belirleyici olan fiziki, hukuki, vergisel ve sosyal altyapının mükemmelliğidir. Yoksa hammaddeye sahip olmak değil.
7. Yatırımı engelleyen ÖTV’de düzenleme yapılmalıdır.
8. Türkiye’nin petrokimya yatırımının farkı lojistik erişimi olmalıdır.
9. Petrokimya yatırımı projesinde kümelenme modeli esas alınmalıdır. Ara girdi kimyasalları da üretebilmelidir.

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Gerçekleşti

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Gerçekleşti. Dönem başkanlığını PAGDER’in üstlendiği Kimya Sektör Platformu 9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da gerçekleşti. Kimya Sektör Platformu (KSP) üyeleri ile akademisyenlerin yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Veysel Yayan, Sanayi Genel Müdürü Zübeyde Çağlayan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk katıldı.

Kimya sektörünü cari açığın azaltılmasına giderken en önemli sektör olarak gördüklerini ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, petrokimya sektörünün üzerinde yatırım yapılması gereken en önemli sektör olduğunun altını çizdi. Petrokimya sektöründeki eksikliği gidermek için çalıştıklarını ifade eden Çelik, “Petrokimya sektörü her tarafa dokunan ve devrim yapacak bir alan. Herkesin bu sektörle ilgili ‘Ben ne yaparım da bu sektör mesafe alır?’ diye düşünmesi gerekir. Bu sektörün ekonomimize çok şey katacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Çelik, konuşmasındaki sözlere şöyle devam etti:

“Kimya sektörünü, Sanayi 4.0‘a giderken ve cari açığın azaltılmasında en önemli sektör olarak görüyoruz. Gerek istihdamın artırılması gerekse cari açığın azaltılması için bu sektöre vermemiz gereken önemi biraz daha artırmamız gerekiyor. O da araştırmaları çoğaltmak, yatırımcıya gerekli şartları hazırlamak, Ar-Ge faaliyetleriyle yatırımcıların desteklenmesini temin etmek ve toplumda bu sektörün farkındalığını artırmaktan geçiyor. Yine dış ticaret açığımızdaki yüksekliğin bir bölümü bu sektörden kaynaklanıyor. Bu sektörün daha fazla desteklenmesi yönünde daha iyi neticeler alınacağını düşünüyorum.”

“Kimya sektörü stratejik önceliğimiz”

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut da Ajans olarak bazı sektörel önceliklerinin olduğunu dile getirirken “Ülkemizde daha fazla istihdam sağlayacak, ihracatımızı artırıp ithalata bağımlılığımızı azaltacak, teknoloji transferine olanak sağlayacak ve Ar-Ge’ye yönelik olacak yatırımlara daha çok yoğunlaşmak istiyoruz” dedi. Ermut, uzun vadeli sermaye girişi sağlayan yabancı yatırımların, yerli firmaların küresel değer zincirine entegrasyonuna ve rekabet gücünün artmasına katkı sağlamasını beklediklerinin altını çizerek, bu anlamda kimya sektörünün ve kimya yatırımlarının kendileri için stratejik öncelik taşıdığını söyledi.

Kimya sektörünün ithalata dayalı olmasının bu önceliklendirmede belirleyici olduğuna işaret eden Ermut, şöyle konuştu: “Kurulan her bir tesis aynı zamanda sektördeki dış ticaret açığının azalmasına katkı sağlıyor. Ajans olarak sektör önceliklendirme stratejimiz doğrultusunda yaptığımız bir endekste, ithal ikame, doğrudan yatırım potansiyeli, teknoloji yoğunluğu, istihdam, sermaye, ihracat potansiyeli gibi faktörler bir araya getirildiğinde, kimya, plastik ve kauçuk sektörleri ilk 3 öncelikli sektör arasında yerini alıyor. Bu önceliklendirmenin sonucunda, ajansımızın kurulduğu yıldan bu yana, petrol ve plastik ürün imalatını da dahil ettiğimizde, kimya sektöründe 11 milyar doları aşan bir doğrudan yatırımın ülkemize geldiğini gözlemlemekteyiz.”

Ermut, 2006-2017 yıllarında uluslararası şirketlerin Türkiye’de kimya sektörüne 116 adet sıfırdan yatırım ve 62 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirdiğini belirterek, “Uluslararası yatırımcıların Türk kimya sanayisine olan ilgilerinin artarak devam ettiğini görmekteyiz. Dünya genelinde kimya sektöründe her yıl yaklaşık 120 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleşiyor. Bu pastadan aldığımız payın da giderek artacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sanayinin kimyaya ihtiyacı var”

Kimya Sektör Platformu (KSP) ve Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür ise kimyanın Türkiye’nin en kritik ve önemli sektörlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Gelişmekte olan ülkelerin sanayiye, sanayinin de kimyaya ihtiyacı var. Dolayısıyla kimya sektörünü her anlamda desteklemek zorunda olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz.” dedi. Türkiye’nin petrokimyaya ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkati çeken Gür, “Türkiye’nin bir petrol ülkesi olmamasından hareketle petrokimyanın olmasının çok mantıklı gelmediği söylenir fakat bugün Güney Kore gibi hiç petrolü olmadığı halde petrokimyada çok kuvvetli hale gelmiş örnekleri görmekteyiz.” diye konuştu.

Gür, kimya sektörünün 40’tan fazla alt sektöre hitap ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “Otomotiv, beyaz eşya, elektronik, inşaat, telekomünikasyon, ulaşım gereçleri gibi birçok sektöre biz hizmet ediyoruz. Bu anlamda kimya ve petrokimyanın bir an önce adım atılması gereken sektörler durumunda olduğunu görüyoruz. Bugün burada yapmamız gereken, sorunları çok net bir şekilde ortaya koymak, paydaşlarımızla çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirip, takım çalışması halinde ilerleyerek sonuca gitmek olacak.”

CHEMLİFE 4. Sayısı İle Yine Dopdolu, Kimya’ya Dair Herşey Bu Dergide

CHEMLİFE 4. Sayısı İle Yine Dopdolu, Kimya’ya Dair Herşey Bu Dergide. Her sayıda benzersiz içerikler sunan CHEMLİFE Kimya Teknolojileri Dergisi, bu sayıda’da bizlere farklı görüş açıları kazandırıyor.

Derginin içeriğine bakacak olursak, 5 farklı alan birbiri ile muhteşem şekilde harmanlanmış.

Bilimsel bölümdeki çarpıcı yazılara bakacak olursak ;

“Dünya radyokimya alanında uzmanlara ihtiyaç duyuyor”. ” Evrendeki karanlık maddenin yeni haritası yayınlandı”. “İnsanda bulunan atomların yaklaşık yarısı başka galaksilerden gelmiş olabilir”.

Köşe yazıları bölümünde, derginin ana kapak konusu olan ” “Yeşil Kimya“ Kimya geleceği için hayati bir stratejimi veya boş bir söz mü ? yazısı ön plana çıkıyor.

Sektörel yazılar da ise ülkemizde çokta bilmediğimiz konular olan ” Yükselen enerji talebi ile artan hidrolik kırma kimyasalları ve akışkanlar piyasasına bakış” . ” Küresel havacılık yapıştırıcıları ve sızdırmazlık malzemeleri pazarı, 2016-2026 yılları arasında katlanarak büyümeye devam edecek” yazıları etkileyici ve yol gösterici nitelikte.

Derginin 4. sayısında ayrıca PAGDER Başkanı Sayın Reha GÜR ile yapılan röportaj oldukça ilgi çekici ve bilgilendirici.

Dergiye ulaşmak için ;

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2016 yılı listesi yayınlandı. Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) listedeki verilere ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre, 2016 sıralamasında firma sayısı olarak sektörler bazında 8. büyük sektör olan plastik ve kauçuk üreticisi 27 işletme listede yer aldı. Firmaların üretimden net satışları ise yüzde 19,4 oranında artış gösterdi.

PLASFED Plastik Sanayicileri Federasyonu’nun yayınlamış olduğu “2016 İSO Sıralamasında İkinci 500 Firma İçine Giren Plastik ve Kauçuk Firmalarının Değerlendirmesi” raporunu yorumlayan PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, “2016 İSO İkinci 500 araştırmasının sonuçları, Türkiye plastik sektörünün 2016 yılında ihracat gelirleri kalemi dışında iyiyi işaret ediyor” dedi.

İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine, NACE kodu itibarıyla plastik sektöründen 27 firma girdi. Plastik ve kauçuk imalatı olmasına rağmen, ağırlıklı üretim faaliyeti farklı NACE ve ISIC kod numaraları altında yer alan firmalarla sıralamada 52 plastik ve kauçuk işletmesinin yer aldığı görülmektedir.

Listeye giren plastik sanayisi firmalarının verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, İkinci 500’e giren plastik sanayicilerinin net üretimden satışlarının yüzde 19,4; net satış hasılatlarının yüzde 13,8; brüt katma değerin yüzde 83,9; özsermayelerinin yüzde 8 ve vergi öncesi dönem karlarının yüzde 97,7 arttığını ifade etti. Ayrıca, hükümetin istihdam çağrılarını yanıtsız bırakmayan sektörlerden biri olduklarına da dikkat çeken Gür, sıralamada plastik ve kauçuk firmalarının çalışan sayısında da yüzde 17,6 artışın söz konusu olduğunu vurguladı.

İkinci 500’deki plastik ve kauçuk firmaları güçlü geliyor!

PAGDER Başkanı Reha Gür “Söz konusu performans artışında yakın dönemde ekonomi yönetimince alınan önlem ve sunulan teşviklerin etkisi kadar yurtiçi satışlara bağlı gelişmenin de etkin olduğu müşahede edilmektedir. Özellikle tedarik sağlanan sektörlerdeki görece kuvvetli büyüme ve yanı sıra kur dalgalanmalarına bağlı olarak pahalılaşan ithalat, tedarik sağlanan sektörlerin yüzünü yerli üreticiye çevirmesini sağlamıştır. İkinci 500 sıralamasındaki işletmelerin arasında plastik ve kauçuk firmalarının satış rakamlarının ortalamanın iki katı düzeyinde geldiği görülmektedir. Bu bağlamda ilerleyen dönemde ikinci 500 listesine daha fazla sektör firmasının giriş yapacağı yönündeki beklentiler kuvvetlenmiştir” dedi.

 

İSO İkinci 500’de Yer Alan Plastik Sektör Firmaları (2016 – NACE Koduna Göre)

 

1 Greif FPS Turkey Ambalaj
2 Sanica Isı
3 Eskapet Pet Ürünleri
4 Subor Boru
5 (İsminin açıklanmasını istemiyor)
6 Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj
7 Contitech Lastik
8 Ziylan Taban
9 Safaş Saf Plastik
10 Kros Otomotiv
11 Serra Sünger
12 Eurotec Mühendislik Plastikleri
13 Egeplast Ege Plastik
14 Pirelli Otomobil Lastikleri
15 Bareks Plastik
16 Renksan Plastik
17 Farel Plastik
18 Netafilm Sulama Sistemleri
19 Beno Plastik
20 Özler Plastik
21 Arılı Plastik
22 Kompen PVC Yapı
23 Teknik Plastik Greiner Ambalaj
24 Işık Plastik
25 Alpplas Endüstriyel Yatırımlar
26 Sümer Plastik
27 Hatipoğlu Plastik

 

Kaynak : PAGDER