Kimya Sanayi Meclisi İstanbul’da Toplandı

Kimya Sanayi Meclisi İstanbul’da Toplandı. TOBB Türkiye Kimya Sanayi Meclisi, Meclis Başkanı Timur Erk başkanlığında güncel konuları masaya yatırmak üzere TOBB İstanbul Hizmet Binası’nda bir araya geldi. ​
Toplantıda alt sektörlerden bilgilendirme yapılarak güncel durum masaya yatırıldı. Sektörlerin Ar-ge çalışmalarına ve teknoloji gelişimine önem vermesinin mühim olduğunun altı çizildi.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı uzmanı, kimya sanayinde yerlileştirme konusu hakkında detaylı bir sunum gerçekleştirdi. İthal sanayi ürünlerinin yerlileştirilmesi ve odak sektör konusu hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Bu odak sektörlerin kimya ve ilaç sanayi, gıda, yarı iletken elektronik ürünler, makine ve teçhizat, otomotiv sanayi ile bilişim ve yazılım sanayi sektörleri olduğunu ifade etti.

Pagev’in, Pagev Plastik Mükemmeliyet Merkezi’ni hayat geçirmek üzere olduğu bilgisi verildi. Dünya’da 6. Avrupa’da 2. Sırada olan plastik sektörünün Kobi ağırlıklı olması sebebiyle merkezi bir ARGE modelinin oldukça faydalı olacağı aktarıldı. Toplantıda yeni dönem bürokratik yapılanma sürecinde meclis çalışmalarının takvimi oluşturuldu. Ayrıca ABD-İran ambargosu ülkemize etkisi açısından değerlendirilerek 2018 Ocak-Ağustos arası İran’a ticaretin 300 Milyon $ seviyesinde olduğu paylaşıldı.

Türkiye’den, Dünyanın En Büyük Sağlık ve Medikal Ürünler Fuarı “MEDICA” ya 138 Firma İle Rekor Katılım

Türkiye’den, Dünyanın En Büyük Sağlık ve Medikal Ürünler Fuarı “MEDICA” ya 138 Firma İle Rekor Katılım. Kimya sektörünün global pazarlarda lider olması hedefiyle çeşitli organizasyonlar düzenleyen İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), 13-16 Kasım 2017 tarihleri arasında Almanya Düsseldorf’da gerçekleştirilen dünyanın en büyük tıp fuarı Medica’ya dokuzuncu kez milli katılım organizasyonu gerçekleştirdi. Fuara 38’i İKMİB milli katılımda yer almak üzere Türkiye’den 138 firma ile rekor katılım sağlandı.

Kimyevi maddelerin ve mamullerinin ihracatının artışı ve yurtdışına pazarlanmasında stratejik çalışmalar yürüten İKMİB, 9 yıldan bu yana gerçekleştirdiği milli katılım organizasyonu ile dünyanın en büyük sağlık ve medikal ürünler fuarı olan Medica 2017 Fuarı’nda yerini aldı. Almanya Düsseldorf’da 13-16 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleştirilen fuara bu yıl 138 Türk medikal firması katıldı. Yerli ve yabancı toplamda 117 bin kişinin ziyaret ettiği fuarda Türk medikal firmaları tek kullanımlık medikal ürünler, tıbbi cihazlar, ortopedik gereçler, kişisel bakım ve sağlık ürünleri, hastane ekipmanları ve mobilyaların da aralarında olduğu farklı ürün gruplarını sergileyerek Türkiye’nin tanıtımını yaptı.

2009 yılındaki ilk organizasyonuyla sadece 10 firma ile Medica Fuarı’nda yer alan İKMİB, bu yıl 38 firmayla Medica fuarına katıldı.

Medikal sektöründe Türkiye algısını yükseltmeyi ve ülkenin bu alanda ‘iyi’ olduğunu göstermeyi hedefleyen İKMİB, milli katılım organizasyonunu Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ve desteği ile gerçekleştiriyor. Fuara katılan firmaların stand konstrüksiyonu, ürünlerinin nakliyesi, internet hizmeti ve tanıtım faaliyetleri milli katılım organizasyonu çerçevesinde firmalara destek kapsamında sunuluyor.

“Kimya sanayi son 10 yılda hızla büyüdü”

Türkiye ekonomisinin kilit öneme sahip sektörlerinden kimya sanayinin plastikten kozmetiğe, ilaçtan boyaya tüm alt sektörleriyle son 10 yılda hızla büyüdüğünü vurgulayan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, “2009 yılından bu yana gerçekleştirilen medikal sektöründeki ihracat rakamlarına baktığımızda toplam ihracatımızın 180 milyon dolardan 500 milyon dolarlara ulaştığını görüyoruz. 2016 yılı sektör ihracatı 511 milyon 611 bin dolar iken bu yılki on aylık ihracat ise 417 milyon 568 bin dolar. 2016 yılında en çok ihracat gerçekleştirdiğimiz ülkeler ise sırasıyla Almanya, Çin, Irak, Hollanda, Fransa, Azerbaycan, Suriye, İtalya, KKTC ve ABD olarak yer alıyor. Çin ve ABD’ye olan ihracatın 2009 yılından bu yana oransal olarak ciddi şekilde artmış olduğunu görüyoruz” dedi.

“Türkiye için medikal sektör çok stratejik ve önemli bir yere sahip”

İKMİB olarak 1991 yılından bu yana, ihracat operasyonları konusunda yaklaşık 5 bin üyeye hizmet verdiklerini açıklayan Murat Akyüz, “Ortadoğu’dan Asya’ya, ABD’den Avrupa’ya kadar kozmetik, sağlık, boya ve plastik sektörlerinin en önemli fuarlarında hem ülkemizi hem de alt sektörlerimizi tanıtıyoruz. Türkiye için medikal sektör çok stratejik ve önemli bir yere sahip. Türk medikal sektörü, 2,5 milyar dolar seviyesine ulaşan pazar büyüklüğü ve taşıdığı ihracat potansiyeli ile kimya sektörümüzün yüksek katma değer yaratan sanayilerinin başında geliyor. Sağlık ve yaşam kalitesini direkt etkileyen bir sektör olması da stratejik önemini ortaya koyuyor. Bu alanda Avrupa’da gerçekleştirilen en prestijli fuar olan Medica Fuarı da Türk medikal sektörünün gelişimi, yeni iş bağlantılar kurmaları ve ihracatlarını arttırmaları açısından büyük önem taşıyor.

Firmalarımızın dünyanın en önemli medikal fuarında mutlaka olması gerektiğine inanıyoruz ve firmalarımızı bu konuda teşvik ediyoruz. Fuarlar rakipleri ve neler yaptıklarını görmek, gelişmekte olan pazarlara açılmak için büyük bir fırsat yaratıyor. Ayrıca firmalarımız farklı ürün gruplarını sergileme fırsatı elde ediyor. Böylelikle ihracat performanslarını artırarak, yeni bağlantılar kurabiliyorlar. Yeni pazarlara erişme ve yeni müşterilerle buluşma noktası olan Medica, bizim için bir yol gösterici konumundadır” değerlendirmesini yaptı.

Yapılan tanıtım çalışmaları

Medica fuarına katılım organizasyonuna ilişkin yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Akyüz, “Medica fuarı esnasında ziyaretçiler, fuar girişinden firmalarımızın standlarına kadar bütün alanlarda Türkiye milli katılımının ve firmalarımızın tanıtımlarını görüp ve bize ulaşabiliyor. Bu durum bizim göğsümüzü kabartıyor. Bu yıl, fuar alanındaki billboardlar ve servis otobüslerinin yanı sıra Türk Hava Yolları’nın ve Lufthansa Hava Yolları’nın uçak içi dergilerine ilan verildi. Aynı zamanda Medica katılımcısı firmalarımıza yönelik http://www.turkish-medicals.org web sitesi hazırlandı ve bu sitenin tanıtımı için Google Adwords’e reklam verildi” dedi.

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı. Kimya sektörünün ihracat hedeflerine liderlik eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), ihracatın 2017-2023 yıllarına dair rotasını belirlemek üzere A.T. Kearney işbirliğiyle önemli bir çalışmaya imza attı.

Yılı yaklaşık 15 milyar dolarlık ihracatla kapatacak olan kimya sektörü, 2017 yılında ihracat hedefini 15,5 milyar dolar olarak belirledi. Diğer taraftan sektörün 2023 hedefi olan 50 milyar dolar ihracata ulaşması için ihracatın her yıl yüzde 20 artması gerekiyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), bu raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatına ivme kazandıracak 10 adımlık stratejisini açıkladı. AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye lehine güncellenmesi, hammadde tedarikinin yeni formüllerle garantiye alınması, spesifik özel kimyasallara yatırım, sektörel kümelenme, Ar-Ge’de ölçek sinerjisi bu adımlardan bazılarını oluşturuyor.

Plastikten kozmetiğe, kauçuktan boya sektörüne kadar birçok alanda Türkiye ekonomisi için kritik bir öneme sahip olan kimya sektörü neredeyse tüm sektörlere hammadde ve ara malı temin eden yönüyle Türkiye sanayinin nabzını tutuyor. Üretim, ihracat ve yarattığı istihdam ile ülke ekonomisine sağladığı katkıyı her yıl artıran kimya sektörü, katma değer yaratma potansiyelinin yüksekliği ile stratejik sektörler arasında yer alıyor.

Kimya sanayinin Türkiye’deki durumuna ışık tutan, riskleri ve fırsatları ortaya koyan İKMİB “Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü İhracat Büyüme Stratejisi Raporu” sektörün 2023’e kadar olan yol haritasını çıkardı.

Mevcut koşullarda 2023 ihracat hedefinin altında olan kimyanın yer yıl yüzde 20 ihracat artışı yakalaması gerekiyor. Uluslararası danışmanlık şirketi A.T. Kearney işbirliği ile hazırlanan raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatının izlemesi gereken stratejileri açıklayan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, yüksek oranda ithalatla gerçekleşen hammadde tedarikinin güvence altına alınması için yeni formüller gerektiğini, spesifik ürünlere yatırımın ise şart olduğunu vurguladı.

Türkiye aleyhine işleyen AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının yeniden ele alınması ve ikili anlaşmalarda Türkiye’nin de taraf olması gerektiğinin altını çizen Murat Akyüz, şunları söyledi: “Kimya sanayinin içinde bulunduğu durumun analizini yapan rapor, mevcut tabloyu objektif biçimde ortaya koyuyor. Raporun çıktılarını değerlendirdiğimizde kimya sektörü için hedeflediğimiz ihracat rakamlarına ulaşmak için 10 adımdan oluşan bir stratejinin uygulanması gerektiğini görüyoruz. AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının bir an önce güncellenmesi ve ihracatçımız aleyhine işleyen ikili STA anlaşmalarında Türkiye’nin de mutlaka taraf olması gerekiyor. Bir diğer önemli çıktı ise kimyanın var olan üretim modellerini yeniden gözden geçirmesi ve katma değeri yüksek spesifik özel kimyasalların üretimine yönelmesi. İhracatçılarımızın rekabetçiliğini azaltan yüksek enerji maliyetlerinin de düşürülmesi lazım. Kimya sektörünün bir türlü çözüme kavuşturulamayan sektörel kümelenme ihtiyacı da bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Ayrıca kimya sektörünün hammaddede dışa bağımlılığı giderek artıyor. Petrokimyada yeni yatırımların gerçekleşmesi yakın zamanda mümkün görünmediğinden hammadde tedarikini güvence altına alacak yeni formüllere ihtiyaç duyuyoruz. Dış ticaret açığının 40 milyar dolara ulaştığı kimyanın girdi güvenliğini yurtdışında satın alma ya da ortaklıklarla sağlaması bu formüllerden biri. Ar-Ge‘de ölçek sinerjisinin yaratılması, katma değerin artırılması, müşteriye özel ürün geliştirme ve ihraç pazarlarında inovasyonun ticarileştirilmesi ise önümüzdeki yıllara yönelik izlememiz gereken diğer stratejiler olarak öne çıkıyor.”

Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü Yol Haritası
2017 – 2023

1-AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi (İkili anlaşmalarda Türkiye de taraf olsun)
2-Katma değeri yüksek spesifik ürünlere odaklanılması
3-Sanayicinin üzerindeki en büyük yüklerden enerji maliyetlerinin düşürülmesi
4-Rekabetçilik için sektörel kümelerin kurulması
5-Girdide güvenliğin ve rekabetçiliğin garantiye alınması
6-Teknolojik yetkinlik geliştirme ekosisteminin iyileştirilmesi
7-Ar-Ge’de ölçek sinerjisinin yaratılması
8-Katma değerin artırılması ve hizmetlerin iyileştirilmesi
9-Müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi
10-İhracat yapılan pazarlarda inovasyonların ticarileşmesinin en üst seviyeye çıkarılması

Kaynak : Haberler

8. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Başladı

8. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Başladı. Türkiye ekonomisi açısından önem taşıyan ve stratejik sektörler arasında kabul edilen kimya sanayisinin temsilcileri Kimya Sektör Platformu’nun (KSP) Ankara’da düzenlediği 8. KSP Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nda buluştu. Kimya Sektör Platformu, aralarında BOSAD, İKMİB, Kauçuk Derneği, PAGDER, TKSD gibi kimyanın farklı alt sektörlerindeki Sivil Toplum Kuruluşları, İhracatçı Birlikleri, sendika ve odalar ile üniversitelerden oluşan 37 üyesi ile sektörün sorunlarına çözüm getirmek amacıyla çalışmalar yürütüyor. Şura’da bu yıl 40 milyar dolara ulaşacak dış ticaret açığı veren kimya sektörünün bu açığı hangi stratejilerle kapatacağının formülleri üzerinde çalışıldı.

8. KSP Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nda ihracata dayalı sanayileşme stratejisinin yeniden ele alınarak kimya sektörünün bu sürece öncülük etmesi kararlaştırıldı.

Kimya sektörünün 40 milyar dolara ulaşan dış ticaret açığının kapatılmasına yönelik formüller; Mesleki eğitimde kalitenin artırılması, üniversite-sanayi-kamu işbirliğinin güçlendirilmesi, devlet desteklerinin yüksek katma değerli ürünlere yönlendirilmesi ve sektörel kümelenmenin hızlandırılması şeklinde belirlendi.

Kimya Sektör Platformu’nun (KSP) bu yıl 8’incisini düzenlediği Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası, Ankara Etap Altınel Otel’de gerçekleştirildi. Sektörü temsil eden Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, sanayiciler, akademisyenler ve sektör uzmanlarının Şura’ya yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. 8. KSP Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası; KSP’nin dönem Başkanlığını yürüten Kauçuk Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şirzat Karayel, Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, OSTİM Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Aydın, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanlığına yeni seçilen Gürsel Baran ve T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan’ın açılış konuşmaları ile başladı.

KSP’nin dönem başkanlığını yürüten Kauçuk Derneği‘nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Şirzat Karayel, “2015 sonu itibari ile Türkiye’nin en çok ihracat yapan sektörü konumuna yükselen kimya, Türkiye’nin ihracatından aldığı payı her geçen yıl artırıyor. Kauçuk, kilogram başına 4,5 dolar olan ihraç fiyatı ve alt sektörler bazında en çok ihracat yapan üçüncü sektör olması ile kimya ihracatında önemli bir konumda bulunuyor. Hammaddede yüzde 99 ithalata bağımlı olmasına rağmen Almanya’dan sonra üretimde ikinci sırada bulunan kauçuk sektörü Avrupa’da da önemli bir noktada bulunuyor. Uçak sanayinden ayakkabıya, makineden mobilyaya farklı sektörlere girdi sağlayan kauçuk sektörümüz son 30 yılda büyük ilerleme kaydetti” dedi.

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, Şura’nın açılışında yaptığı konuşmasında gelişmiş bir ülke için gelişmiş bir kimya sanayinin gerekliliğine dikkat çekerek, “Zaman güç birliği ve sinerji yaratma zamanı. 30’u aşkın reel sektöre ara malı ve hammadde sağlayan kimya sanayinde yatırım ortamının iyileşmesi için çabaların artması gerekiyor. Sektörümüzün yabancı sermayeye ihtiyacı var. Yabancı yatırım konusunda güven ortamı artmalı ve 2017’ye daha umutlu bakmalıyız. Kimya sanayi olarak yerleşme ve kümelenme sorununu çözmeliyiz. Ülkemizde halen Kimya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi yok. Limanı olan, stratejik ve büyük ölçekli yatırım yerleri gerekiyor. Kilogram başına 1,5 dolar olan katma değeri 2,5 – 3 dolar seviyelerine çıkarmalıyız” diye konuştu.

2004 yılında sektörel güç birliği sağlamak amacıyla bir araya gelen Kimya Sektör Platformu‘nun kurucuları arasında yer alan İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği’nin (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, kimya sektörünün ihracatına yönelik bilgiler verdiği konuşmasında şunları söyledi: “Türkiye’nin ihracatında otomotiv, hazır giyim-konfeksiyon sektörlerinin ardından üçüncü sırada gelen kimya sektörümüzün 2016 yılını yaklaşık 15 milyar dolarlık ihracat ile kapatacağını öngörüyoruz. İhracatımızda petrol fiyatlarının negatif etkisi azalmaya başladı, bunun devam etmesini umuyoruz. 2023 hedefimiz olan 50 milyar dolarlık ihracata ulaşmak için bu rakamların üzerine çıkmamız lazım. Kimya ihracatımızdaki dolar bazında kilogram başına ihraç fiyatlarına baktığımızda; boyada 1,42; plastik mamüllerde 2,2; kozmetikte 3,74; kauçukta 4,8 dolarken ilaçta 15,3 dolara çıktığını görüyoruz. Hedefimiz Türkiye ortalamasının üzerinde katma değer üretmek. Kimya, alt sektörler bazında değişiklik göstermekle birlikte genel olarak yüzde 80 gibi yüksek oranda ithalata bağımlı bir sektör görünümünde. Ar-Ge yatırımları ile katma değeri yüksek ürünler üreterek bu dezavantajı ortadan kaldırabilir ve ihracatımızı hedeflediğimiz rakamlara ulaştırabiliriz”.

8. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası‘na katılan ve açılışta bir konuşma yapan Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, boya sanayinden gelen bir sanayici olarak kimya sanayinin sorunlarına yabancı olmadığını belirtti ve ATO olarak sektöre her konuda destek olacakları mesajını verdi. Gürsel Baran,”Stratejik bir öneme sahip olan kimya sektörünün daha da ileri bir noktaya gitmesi için birlikte hareket etmeye ve yeni bir ortak akla ihtiyacımız var. ATO olarak hem Ankara’nın hem de Türkiye’nin gelişimine katkı sağlayacak tüm sektörel işbirliklerine hazırız” şeklinde konuştu.

T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan; “15 Temmuz ve son olarak 44 şehit verdiğimiz terör saldırılarını yaşadığımız bir dönemde bu toplantının yapılması bizim için çok önemli. Kimya Sektör Platformu’nu kutluyoruz. Kimya sektörünün 50 milyar dolar ihracat hedefini gerçekleştirme yolunda neler yapılacağının konuşulacağı toplantının sonuçlarını yakından takip edecek ve sorunların çözümü için çalışacağız. Refah toplumuna ulaşmak için Ar-Ge’ye ihtiyacımız var. Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerinin sayısı 312’ye ulaştı. Hedefimiz 2017’de bu sayıyı 500’e çıkarmak. Ülkemizde Ar-Ge’ye yapılan yatırımların GSMH’ye oranı 2015 yılında 1,06 dolar. Kimya sektörüne baktığımızda Ar-Ge harcamasının 3 dolar olduğunu görüyoruz. Yani kimya Türkiye ortalamasının üç katı Ar-Ge harcaması yapıyor. Bu yatırımların mutlaka teknoloji düzeyine ve ürüne yansıyacağına inanıyorum. Bunun için sadece zamana ve odaklanmaya ihtiyaç var. Diğer taraftan kimya sektöründe 25 bine yakın işletme varken Ar-Ge Merkezi sayısı 25. Bu rakamın yükselmesi lazım.

Kimya, 4. Sanayi Devrimine doğrudan hızlıca girebilecek sektörlerin başında geliyor.”

Konuşmaların sonunda Kimya Sektör Platformunu oluşturan kuruluşlardan BOSAD, İKMİB, Kauçuk Derneği, KİPLAS, Kompozit Sanayicileri Derneği, TKSD gibi kuruluşların Başkan ve Yöneticileri, kimya sektörüne destek ve katkıları nedeniyle T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ersan Aslan’a bir plaket verdiler.

8. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nın açılış töreni ardından sektörün ihracatı, yeni yatırım modelleri ve kümelenme ile sektörün nitelikli eleman sorununa çözüm olacak Mesleki Yeterliliklerin Belgelendirilmesi ve istihdam konularına yönelik üç farklı oturum gerçekleştirildi.

“Kimya sektöründe uluslararası boyutuyla dış ticaret etkileri” başlıklı ilk oturum İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz‘ün Başkanlığında yapıldı. “Kimya sektöründe yatırım, üretim ve kümelenme” başlığı ile gerçekleştirilen ikinci oturumun Başkanlığını TKSD Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, “2023 İşgücü planlaması-Kimya sektöründe Eğitim Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme” konulu üçüncü oturumun Başkanlığını ise BOSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yiğitbaşı üstlendi.

Oturumların ardından katılımcılar Şura’nın birinci gün çıktıları değerlendirildi ve sektör açısından önem taşıyan sorunlar ile çözüm önerileri tartışıldı.

8. KSP Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası, ikinci gününde 2017 Yılı Yatırım Bazlı Teşviklerin değerlendirileceği oturumun ardından CNN Türk Ekonomi Müdürü Emin Çapa‘nın kimya sanayi ve Türkiye ekonomisine yönelik sunumu ile sona erecek.

Kaynak : sondakika

EPA, Trikloroetilen Kullanımını Yasakladı

EPA, Trikloroetilen Kullanımını Yasakladı EPA tarafından 7 Aralıkta önerilen bir yönetmelikle kuru temizleme tesislerinde kullanılan aerosol yağ gidericilerinde ve leke sökücülerde artık Trichloroethylene ( Trikloroetilen )  (TCE) kullanılmasına izin verilmeyecektir.

EPA ( Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı), 2014’de leke giderici temizleme ajanlarında ve aerosol sprey yağ gidericilerinde kullanılan TCE’nin işçilere ve tüketicilere sağlık riskleri oluşturabileceği sonucuna vardı. TCE üzerinde yapılan çalışmalar kimyasal kanserojen özellik gösterdiği, nörolojik, gelişimsel ve immünolojik toksisite ile ilişkilendirmiştir.

Ajansın 2014 değerlendirmesi, ticari buhar yağ giderme işleminde TCE’nin kullanımı ile ilişkili riskleri de buldu, ancak EPA bu riskleri gidermek için ayrı bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Kimya sanayi, belirli kullanımın kısıtlanmasına şiddetle karşı çıkıyor.

TCE, Haziran ayında yürürlüğe giren gözden geçirilmiş TSKA (Zehirli Maddeler Kontrol Yasası ) uyarınca EPA’nın risk açısından değerlendireceği ilk 10 kimyasaldan biridir. Ajans, kimyasalın kalan tüm kullanımlarını değerlendirmek için yeni yetkililerinide kullanmayı planlıyor.

EPA’nın TSCA (Zehirli Maddeler Kontrol Yasası ) uyarınca zehirli bir kimyasalın kullanımını kısıtlamaya çalıştığı son yıl 1989’du ve asbest yasaklanmıştı. Ancak federal temyiz mahkemesi, yasağı iki yıl sonra bozdu.

EPA, revize edilmiş yasalar uyarınca yasaklamayı bir süre daha beklemektedir çünkü artık her kullanımın kısıtlanmasının riski azaltmanın en az külfetli yol olduğunu göstermek zorunda değildir. Yeni yasa EPA‘nın bir kimyasal maddenin “gerekli olduğu ölçüde” kısıtlamasına ve riskin azaltılmasında yardımcı olmasınıda izin veriyor.

Kaynak : ACS

Kimya Çalışma Grubu Hedefler Raporunu Yayınladı.

Kimya Çalışma Grubu Hedefler Raporunu Yayınladı.Kimya sanayiinin gelecek perspektifi değerlendirildiğinde aşağıdaki konuların ön plana çıktığı görülmektedir.
• Katma değeri yüksek üretim,
• Sürdürülebilir rekabet,
• Üretim için gerekli alt yapı,
• Güncel teknoloji,
• Ar-Ge ve inovasyon,
• Dış ticarette başarı,
2012/14 Sayılı Başbakanlık Genelgesine göre Onuncu Kalkınma Planı için oluşturulan “Kimya Sanayii Çalışma Grubu” ağırlıklı olarak bu hedeflerin detayları üzerinde durmuş ve “sürdürülebilir rekabetçilik” ön plana çıkmıştır.

RAPOR İÇİN TIKLAYINIZ !

Kimya sanayinin 2023’e kadar yeni yatırımlarla büyümesi ve 40 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşması için bir dizi ev ödevinin yapılması gerekiyor.
Kalkınma Bakanlığı koordinasyonunda 10. Kalkınma Planı çalışmaları kapsamında oluşturulan Kimya Çalışma Grubu tarafından hazırlanan raporda, sektörün 2023’te 40 milyar dolarlık ihracat hedefinin yakalanmasına yönelik önerilerde bulunuldu.
Rapora göre, Türkiye’de cari açığın azaltılması için kimya sanayinde yeni yatırımlara ihtiyaç bulunuyor. Ancak sosyal imkanların gelişmiş olduğu yerleşim yerlerine yakın yatırım yeri bulabilmek sektör için önemli bir sorun oluşturuyor.
Sektörde yeni yatırımlara ve bu yatırımların gerçekleştirileceği altyapısı uygun ihtisas organize sanayi bölgelerine (OSB) ihtiyaç bulunuyor.
Enerji maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle enerji verimliliği, üretimin niteliği için ise enerjinin sürekliliği sektör için hayati önem taşıyor.
Sektörün, demiryolu, liman ve karayolu taşımacılığı için uygun altyapıların bulunduğu yatırım yerlerine ihtiyacı bulunuyor.
Sektördeki piyasa gözetiminin yetersiz oluşu, standart dışı ürünlerin kolayca piyasaya girmesi, piyasanın her tür ithal ürüne açık olması, üreticileri olumsuz etkiliyor, yabancı yatırımları engelliyor.

Yenilikçilik teşvik edilmeli
Kimya alanındaki faaliyetleri yenilikçiliğe teşvik eden, yenilikçilik kültürünü oluşturmaya yönelik (kamunun yenilikçi ürün talebini oluşturması, depreme dayanıklı, enerji verimliliği yüksek konutlar için ürün talebi gibi) düzenlemeler gerekiyor.
Diğer sektörlere girdi sağlayan ana kimya sanayinde Türkiye’nin yatırım ihtiyacı bulunuyor. Diğer sektörlerin rekabet güçlerini olumlu etkileyecek ana kimya sanayi yatırımlarının arttırılmasının önemi vurgulanıyor.
Ana kimya sanayinde ölçek ekonomisini yakalayabilen büyük şirketlerin varlığına ihtiyaç duyuluyor. Mevcut KOBİ yapısından bu tür şirketlere geçilebilmesi için KOBİ’lerin birlikte çalışabilmesi, birleşmelerinin teşvik edilmesi gerekiyor.
Kimya sanayinde, KOBİ‘lerin, bugünkü yapıları ile sektörde artan küresel mevzuatı takip etmeleri ve uymaları mümkün görünmüyor. Söz konusu mevzuatın takip edilmesi ve uyumu için KOBİ’ler arasında işbirliğine imkan verecek veya KOBİ’lerin bir araya gelmelerini sağlayacak modellerin geliştirmesine ihtiyaç bulunuyor.

Kanunlar olaylara ve güncel taleplere göre değişmemeli
Sektörde faaliyet gösteren mevcut firmaların verimliliklerini arttırmak amacıyla kümeleşmenin desteklenmesi gerekiyor. Ancak kümeleşme firmaların sadece bir arada faaliyet göstermesi şeklinde değil, firmaların birbirleri ile üretim entegrasyonunu sağlaması yoluyla gerçekleştirilmesi önem taşıyor.
Sektörde en büyük 500 sanayi kuruluşu listesinde yer alan 27 şirket yer değiştirmeye zorlanıyor. Söz konusu şirketlere ihtiyaç duyulan özelliklerde OSB’lerin sağlanması gerekiyor.
Olaylara ve güncel taleplere göre kanuni düzenleme yapılması yerine mevcut kanunların (OSB, serbest bölge, endüstri bölgeleri gibi) bütüncül olarak ele alınmasına ve dünya örnekleri incelenerek temel düzenlemeler yapılmasına ihtiyaç bulunuyor.

Kimya Çalışma Grubu Hedefler Raporunu Yayınladı.

 

Kaynak : trtturk

Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu Açıklandı. “Çare Kümelenme”

Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu Açıklandı. “Çare Kümelenme” İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı “Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu”na göre, Türkiye’nin kimyasal ürün ihracatı 2007-2013 döneminde iki kat artarak 6 milyar dolara çıktı.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) kimya sanayi meslek komiteleri ve sivil toplum kuruluşları katkılarıyla oluşturulan “Kimyasallar ve Kimyasal Ürünleri İmalatı Sanayi Sektör Raporu” açıklandı. Buna göre kimya sanayinin alt sektörlerinden kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayi ihracatı 2007-2013 döneminde iki kat artarak 6 milyar dolar oldu. Sektörün toplam ihracat içindeki payı da yaklaşık yüzde 4’e çıktı. İhracat birim değeri yüzde 66 artan sektör, imalat sanayi ortalama değer artışını 8 puan geçti. Sektörün yine 2013 yılında ithalatı 25 milyar dolar, toplam Türkiye ithalatındaki payı da yaklaşık yüzde 10 olarak gerçekleşti.
Tüm sanayi dallarına ham madde ve ara ürün üreterek ekonominin gelişmesine katkıda bulunan Türkiye kimya sanayinin 2023 yılında 17 milyar dolar ihracat hedeflediği belirtilen raporda; bu hedefe ulaşmak için ham madde ve ara malı üretim kapasitesinin artırılması, yüksek katma değerli ürün üretimi ve sanayinin kümelenmesi gibi tedbirler alınması gerektiği ifade edildi.

İthalatta bağımlılığın azaltılması için destek şart

İSO Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu, sektör temsilcilerinin de katıldığı toplantı ile açıklandı. Açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Kemalbay, “Tüm sanayi dallarına ara ve ham madde sağlayan kimya sektörünün rekabetçi yapıya kavuşturulması ve ithalatta bağımlılığın azaltması için gerek AR-GE gerekse üretim maliyetleri açısından desteklenmesi önem taşımaktadır” dedi.
Kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sektörünün, imalat sanayimizde üretilen katma değerin yüzde 4,5 gibi önemli bir miktarını oluşturduğunu belirten Kemalbay “Sahip olduğu ürün çeşitliliğiyle hemen hemen tüm sanayi dallarımıza ham madde ve ara ürün sağlayan sektör son derece stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, kimya sektörümüzün rekabetçi bir yapıya kavuşması, özellikle ithalata bağımlılıktan doğan dezavantajlarını azaltacak politika ve yatırımlarla desteklenmesi sanayimizin tümü açısından büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Raporun sunumunu yapan İSO Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel sektörün kapsamının geniş olmasından dolayı raporun kapsamının da oldukça geniş olduğunu belirterek sektörün imalat sanayi ortalamasının üzerinde büyüdüğünün altını çizdi. Gürlesel “Genellikle sektörlerin ihracat rakamlarının Türkiye’nin ihracatı içindeki payı yatay seyir izlerken kimyasallar ve kimyasal ürünler sektörü payını artırdı. Önümüzdeki dönemde ham madde ve ara malı ürünlerdeki dışa bağımlılığın azaltılması gerekir” dedi.

Cari açığın panzehri kimya sanayinin kümelenmesi

Raporun açıklanmasının ardından düzenlenen ve moderatörlüğünü İSO Danışmanı Can Fuat Gürlesel’in yaptığı panelde konuşan İSO 17. Grup Temel Kimya Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Haluk Erceber, tüm sanayi dallarına ham madde ve ara madde sağlaması nedeniyle olmazsa olmaz bir özelliğe sahip olan kimya sanayinin, Türkiye’nin dış ticaret açığında ikinci büyük paya sahip olduğunu söyledi. Sektörün dış ticaret açığına katkısının şu anda 29 milyar dolara çıktığına dikkat çeken Erceber, “Çünkü Türkiye kimya sektöründe ithalat kapılarını ardına kadar açtı. Bu açığın gelecekte 80-90 milyar dolarlara çıkmasından endişe ediyoruz. Bu durumun panzehri kümelenmedir ancak Türkiye’de kimya alanında kümelenme yok. Ekonomisi güçlü ülkelerden ve bu alanda yılda 200 milyar doların üzerinde ihracat yapan Almanya’da 50’den fazla kümelenme var. Türkiye’nin pazar odaklı kümelenme kurması gerektiği ortada. Uygulamaya geçmek ve katkılarını görmek lazım. Kümelenme olsaydı sektörün cari açığa katkısı 29 milyar dolardan 12 milyar dolara düşerdi. Türkiye’deki kimya sanayini oluşturan firmaların sadece yüzde 1’i büyük ölçekte fakat gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 56” dedi.
Chemport Kimya İhtisas Endüstri Bölgesi Kümelenme Projesi’nden bahseden Haluk Erceber, “Sanayisi kuvvetli bir ülkeden bahsetmek için o ülkenin sanayisi kimyada kuvvetli olması gerekir. Kimya sanayi ana sektörlerin başında geliyor. Ancak Türkiye’de kimya alanında kümelenme hiç yok” diye konuştu.

Makine ve ekipman desteği şart

İSO 18. Grup Boya, Vernik, Reçine ve Çeşitli Kimya Sanayi Meslek Komitesi Üyesi Adil Pelister, mevzuatlara takılan kimya sanayinin şevkinin kırıldığını söyleyerek, “Kimyasal ürünlerin girmediği alan yok. Dolayısıyla dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu sektöre önem vermek durumundayız. Kimya sektörünün 2023 yılı hedeflerinde 50 milyar dolar var. Bu sene 18 milyar dolar ihracat oldu. Bu rakamın aşağı yukarı iki misline çıkmamız gerekiyor. Özellikle nitelikli eleman ve mevzuat konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Mevzuatlar büyüme hedefimizi bir nebze kırıyor. Kimya ithalata dayalı bir sanayi. Bu yüzden yatırımlarda KKDF kalkmalı ve teşvikler verilmeli. Rantı önleyen, üretimi artıran tedbirler alınmalı” dedi.

İSO 19. Grup Sabun, Deterjan, Kozmetik ve Esans Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Sevda Arıkan, ilgili sektörün geçmişini değerlendirerek, “Sektördeki gelişim dünyadaki gelişimle çok paralel. Ayakta kalmanın tek yolu dünyaya ayak uydurmanın yolundan geçiyor. Sabunun geçmişine baktığımızda MÖ 3000’li yıllara Roma’da varlığını görebiliyoruz. Yine MÖ 2000’li yıllarda Babil’de de sabunun izine rastlıyoruz. Daha sonra temizlik ürünleri Orta Doğu’dan Avrupa’ya geçiyor. Çamaşır makineleri ile birlikte katı sabun toz haline geliyor. Kozmetik ürünleri ise MÖ 11. yüzyıla kadar uzanıyor. 1900’lü yıllarla birlikte kozmetik sektörü hızla gelişiyor. Bugün bu alanlarda petro-kimya ürünler yerine bitkisel bazlı ürünler tercih ediliyor” dedi.

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, Türkiye’nin gelişmesinin kimya sanayinin gelişmesine bağlı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Türkiye’de 12 yıldır yatırım ortamının iyileştirilmesine çalışıyoruz. Artık yüzlerce milyon dolarlık yatırım yapıp yedi yılda geri dönüşümünü bekleyemeyiz. Yok böyle bir şey. Kimya sanayi, bir ülkenin sanayisinin gelişmişlik göstergesidir. ABD ve Almanya gibi gelişmek istiyorsak, kimya endüstri bölgeleri ve AR-GE, inovasyon merkezleri kurmalıyız. Ayrıca kimya sanayinin gelişimi için makine ve ekipmanda hibe desteği şart. Tek avantajımız olan genç nüfusu çok iyi eğitmeli ve entelektüel sermayeyi geliştirmeliyiz.”

Boya Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Faik Bitlis boya sektörünün diğer kimyasal ürünlere göre daha az risk taşıyan bir sektör olduğunu belirterek sadece inşaat boyası değil sanayi boyası alanında da büyük fırsatlar olduğunu belirtti. Bitlis “Dünyada boya sektöründe Batılı ülkelerin büyümesi yatay seyir izlerken Asya ülkeleri büyümelerini sürdürüyor. Türkiye Asya ülkeleri kadar olmasa da önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürecektir. Dünyadaki trendlere bakarsak solvent bazlı boyalar yerine su bazlı boyaların öne çıktığını ve daha çevreye saygılı boya çeşitlerinin rağbet gördüğünü gözlemliyoruz” şeklinde konuştu.

Kimya sanayinin imalat sanayi içerisindeki konumundan ve yakın dönemdeki gelişmelerden bahseden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü, Kimya Sanayi Şube Müdürü Orhan Çetinkaya, “2023 hedefleri ancak AR-GE ve inovasyon konularına önem vererek, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirerek, teknoloji kapasitesini artırarak gerçekleştirilebilir. Bu nedenle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yeniden yapılandık. Sanayinin yapısal dönüşümü için stratejik planlama yaklaşımını benimsedik. Türkiye’nin Sanayi Strateji Belgesi’ni (2011-2014) hazırlayıp, vizyonumuzu orta ve yüksek teknoloji ürünlerde Avrupa’nın üretim üssü olmak olarak belirledik” dedi.
Panelin ardından söz alan Boya Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Tufan Çınarsoy “Ortaya koyulan stratejik hedefler yetkililerce eylem planına dönüştürülmeli. Ülke olarak rekabet edebileceğimiz ve büyüyeceğimiz alt sektörler tespit edilip buralara yoğunlaşmalıyız. Yeni bir ekonomik modeli benimseyip geçmişte koyulan hedefleri revize etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en güçlü yönü; ileri teknoloji kullanımı
Üretim değeri 2012 yılı itibarıyla 125 milyar TL olan Türkiye kimya sanayinin dört alt sektöründen biri olan kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinde; 2012 yılı itibarıyla girişim sayısı 3 bin 660, istihdam sayısı 62 bin 483, yaratılan katma değer 5.9 milyar TL olarak gerçekleşti. Üretim değeri 2006-2012 döneminde iki katı artarak 35.2 milyar TL’ye ulaştı.
Kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinin alt sektörlerinde boya sanayi, hem yüzde 18’lik oranla en yüksek katma değeri hem de yüzde 20 pay ile en yüksek üretim değerini gerçekleştirdi. Alt sektörlerde en yüksek yatırımı da yüzde 28,1 payı ile temizlik ürünleri alt sanayi yaptı.
Raporda Türkiye’nin güçlü yönleri arasında üretimde ileri teknoloji kullanımı ve üretim çeşitliliğinin yüksek olması sayılırken ham madde ve ara malı kullanımında yurt dışına bağımlı olması da zayıf yönü olarak öne çıktı.

İhracatta ilk sırada Irak var, Çin üçüncülüğe yükseldi

Dünya kimyasallar ve kimyasal ürünler ihracatındaki payı yüzde 0,5 olan Türkiye’nin 2013 yılında en büyük pazarları; Irak, İran, Rusya ve Azerbaycan oldu. Çin sektörün üçüncü büyük pazarı haline geldi. Sektör en çok ihracatı 443 milyon dolarla Irak’a gerçekleştirirken, bu ülkeyi 359 milyon dolarla İran ve 351 milyon dolarla Çin takip etti. Sektörün dünyadaki en büyük ihracatçı ülkeleri sırasıyla ABD, Almanya, Çin olurken; en büyük ithalatçı ülkeleri ise Çin, ABD ve Almanya oldu.
Sektörde en çok ihraç edilen ürün; 890 milyon dolar ile inorganik kimyasal ürünler ile organik ve inorganik bileşenler oldu. Bunu 457 milyon dolar ile sabunlar ve 361 milyon dolar ile yıkama ve temizleme ürünleri izledi.
Raporda Türkiye’nin petrol ve doğalgaz rezervlerinin yeterli olmaması ve yeterli bir petrokimya üretim kapasitesine sahip olunmaması nedeniyle kimyada ithalata bağımlılığın devam ettiği belirtildi.

Kimyasalda 12 stratejik hedef belirlendi

Raporda Türkiye kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinde belirlenen 12 stratejik hedef şöyle:
Ham madde ve ara malı üretim kapasitesinin artırılması,
Organize ihtisas sanayi bölgeleri kurulması ve kümelenme,
Küresel ölçekte liman ve alt yapı sağlanması,
Yüksek katma değerli ürünlerin üretimi,
Enerji maliyetlerinin düşürülmesi, çevre yatırımları ve harcamalarının desteklenmesi,
Araştırma geliştirme faaliyetlerinin artırılması,
AB mevzuatına uyum çerçevesinde firmaların teknik ve mali olarak desteklenmesi,
2023 yılında 17 milyar dolar ihracat yapılması,
Yatırım teşviklerinin iyileştirilmesi ve yatırım finansman olanaklarının artırılması,
Sektör üzerindeki dolaylı ve dolaysız vergi yükünün azaltılması,
Nitelikli insan kaynakları yetiştirilmesi,
Test, ölçme, sınıflandırma ve belgelendirme için akredite kurumlar ve laboratuvarların varlığı.

İSO, Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu’nu Açıkladı

 

Kaynak : http://www.iso.org.tr/