Merck 350. Yıl Dönümünde Belirlediği Alanlara Özel, Araştırma Bursları ve Hibeleri Veriyor

Merck 350. Yıl Dönümünde Belirlediği Alanlara Özel, Araştırma Bursları ve Hibeleri Veriyor. Önde gelen bir bilim ve teknoloji şirketi olan Merck, bugün halihazırda var olan girişimlerine ek olarak şirketin 350. yıl dönümünde özel çeşitli araştırma bursları ve hibeleri vereceğini açıkladı.

Merck’in Strateji Direktörü Isabel De Paoli, “Hastalar ve müşteriler için en iyi inovasyon, farklı disiplinlerden veya arka planlardan insanlar birlikte çalıştıklarında ortaya çıkar. Bu nedenle, sürekli olarak, günümüzün teknolojik ve bilimsel sorunlarına yeni çözümler bulmak için bilim insanlarını, girişimcileri ve farklı alanlardaki uzmanları bir araya getirmenin yeni yollarını arıyoruz. 350 yıldır bilim ve teknolojiye dayanan bir şirket olarak, sadece Merck’te düşünmekle kalmayıp, aynı zamanda bilim ve teknolojinin bir sonraki 350 yılını hayal etmek için dünyanın dört bir yanındaki harici araştırmacılarla da işbirliği yapıyoruz” diyor.

Merck, sağlık, yaşam bilimi ve performans malzemelerinin üç alanında açık inovasyon süreçlerini teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla Marck, çeşitli araştırma alanlarında üç yıl boyunca yılda 350.000 Euro’ya kadar çeşitli araştırma hibeleri sağlamayı amaçlamaktadır.

Aşağıda ayrıntıları ile açıklanan araştırma hibeleri ile, şirket bu alanlarda harekete geçme çağrısında bulunmakta.

Sağlık hizmeti

o   Kanser veya otoimmün hastalıkları tedavi etmede yardımcı olacak molekül veya teknolojiler

Yaşam Bilimleri (iki konuya ayrılmıştır)

o   Biyolojik için yeni nesil üretim teknolojisi

o   Mikrobiyoloji araştırmaları

Performans Malzemeleri (üç konu)

o   Yeni nesil akıllı malzemeler

o   Karakterizasyon, kontrol ve yüzey kimyasındaki gelişmeler

o   Daha iyi atomik katman süreçlerinin geliştirilmesi – modellemeden materyallere

Dahası, Merck, Sağlık, Yaşam Bilimleri ve Performans Materyalleri iş sektörlerinde daha da fazla araştırma sorunlarına çözüm arama programını başlatıyor:

Diyabet Önleme : Merck, tür 2 diyabet riski taşıyan milyonlarca insanın yaşamları üzerinde olumlu bir etki yaratabilecek yenilikçi teknoloji ve dijital odaklı çözümler hakkında bilgi edinmek istemekte. Bir fikri paylaşın ve en yenilikçi üç proje için 30.000 €, 10,000 € ve 5.000 € ‘dan üç ödülden birinin sahibi olun.

Bileşik Sentezi : Belirli bir küçük molekül için en iyi sentez yolunu tanımlamak için bir yarışma. En iyi sentez rotasının göndericisi, 10.000 € ödül kazanacak.

Yenilikçi Analiz Teknolojileri : Antikorların ve antikor-ilaç konjugatlarının, sıvı kristallerin, OLED’lerin veya polimerik malzemelerin (üç alt kategori) karakterizasyonu için yeni analiz teknolojileri geliştirmek için Merck’ten finansman alınabilir.

Protein Üretimi : Antikor üretimi için en üretken CHO hücre hattını üretmek için bir yarışma. En iyi hücre hattını üreten katılımcı, 20.000 € ödül kazanacak.

Sektördeki Oyun Değiştirecek Teknolojiler : Sağlık, yaşam bilimleri ya da performans materyalleri alanlarında gelceğin teknolojisi hakkında bilgi verin ve en ikna edici olun 10.000 €, 5.000 € ve 3.000 € ödül kazanın.

Başvurular için son teslim tarihi 15 Ağustos 2018’dir. Süreç hakkında daha fazla bilgi burada bulunabilir.

Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu Açıklandı. “Çare Kümelenme”

Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu Açıklandı. “Çare Kümelenme” İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) hazırladığı “Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu”na göre, Türkiye’nin kimyasal ürün ihracatı 2007-2013 döneminde iki kat artarak 6 milyar dolara çıktı.

İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) kimya sanayi meslek komiteleri ve sivil toplum kuruluşları katkılarıyla oluşturulan “Kimyasallar ve Kimyasal Ürünleri İmalatı Sanayi Sektör Raporu” açıklandı. Buna göre kimya sanayinin alt sektörlerinden kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayi ihracatı 2007-2013 döneminde iki kat artarak 6 milyar dolar oldu. Sektörün toplam ihracat içindeki payı da yaklaşık yüzde 4’e çıktı. İhracat birim değeri yüzde 66 artan sektör, imalat sanayi ortalama değer artışını 8 puan geçti. Sektörün yine 2013 yılında ithalatı 25 milyar dolar, toplam Türkiye ithalatındaki payı da yaklaşık yüzde 10 olarak gerçekleşti.
Tüm sanayi dallarına ham madde ve ara ürün üreterek ekonominin gelişmesine katkıda bulunan Türkiye kimya sanayinin 2023 yılında 17 milyar dolar ihracat hedeflediği belirtilen raporda; bu hedefe ulaşmak için ham madde ve ara malı üretim kapasitesinin artırılması, yüksek katma değerli ürün üretimi ve sanayinin kümelenmesi gibi tedbirler alınması gerektiği ifade edildi.

İthalatta bağımlılığın azaltılması için destek şart

İSO Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu, sektör temsilcilerinin de katıldığı toplantı ile açıklandı. Açılış konuşmasını yapan İSO Yönetim Kurulu Üyesi Nahit Kemalbay, “Tüm sanayi dallarına ara ve ham madde sağlayan kimya sektörünün rekabetçi yapıya kavuşturulması ve ithalatta bağımlılığın azaltması için gerek AR-GE gerekse üretim maliyetleri açısından desteklenmesi önem taşımaktadır” dedi.
Kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sektörünün, imalat sanayimizde üretilen katma değerin yüzde 4,5 gibi önemli bir miktarını oluşturduğunu belirten Kemalbay “Sahip olduğu ürün çeşitliliğiyle hemen hemen tüm sanayi dallarımıza ham madde ve ara ürün sağlayan sektör son derece stratejik bir öneme sahiptir. Bu nedenle, kimya sektörümüzün rekabetçi bir yapıya kavuşması, özellikle ithalata bağımlılıktan doğan dezavantajlarını azaltacak politika ve yatırımlarla desteklenmesi sanayimizin tümü açısından büyük önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Raporun sunumunu yapan İSO Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel sektörün kapsamının geniş olmasından dolayı raporun kapsamının da oldukça geniş olduğunu belirterek sektörün imalat sanayi ortalamasının üzerinde büyüdüğünün altını çizdi. Gürlesel “Genellikle sektörlerin ihracat rakamlarının Türkiye’nin ihracatı içindeki payı yatay seyir izlerken kimyasallar ve kimyasal ürünler sektörü payını artırdı. Önümüzdeki dönemde ham madde ve ara malı ürünlerdeki dışa bağımlılığın azaltılması gerekir” dedi.

Cari açığın panzehri kimya sanayinin kümelenmesi

Raporun açıklanmasının ardından düzenlenen ve moderatörlüğünü İSO Danışmanı Can Fuat Gürlesel’in yaptığı panelde konuşan İSO 17. Grup Temel Kimya Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Haluk Erceber, tüm sanayi dallarına ham madde ve ara madde sağlaması nedeniyle olmazsa olmaz bir özelliğe sahip olan kimya sanayinin, Türkiye’nin dış ticaret açığında ikinci büyük paya sahip olduğunu söyledi. Sektörün dış ticaret açığına katkısının şu anda 29 milyar dolara çıktığına dikkat çeken Erceber, “Çünkü Türkiye kimya sektöründe ithalat kapılarını ardına kadar açtı. Bu açığın gelecekte 80-90 milyar dolarlara çıkmasından endişe ediyoruz. Bu durumun panzehri kümelenmedir ancak Türkiye’de kimya alanında kümelenme yok. Ekonomisi güçlü ülkelerden ve bu alanda yılda 200 milyar doların üzerinde ihracat yapan Almanya’da 50’den fazla kümelenme var. Türkiye’nin pazar odaklı kümelenme kurması gerektiği ortada. Uygulamaya geçmek ve katkılarını görmek lazım. Kümelenme olsaydı sektörün cari açığa katkısı 29 milyar dolardan 12 milyar dolara düşerdi. Türkiye’deki kimya sanayini oluşturan firmaların sadece yüzde 1’i büyük ölçekte fakat gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 56” dedi.
Chemport Kimya İhtisas Endüstri Bölgesi Kümelenme Projesi’nden bahseden Haluk Erceber, “Sanayisi kuvvetli bir ülkeden bahsetmek için o ülkenin sanayisi kimyada kuvvetli olması gerekir. Kimya sanayi ana sektörlerin başında geliyor. Ancak Türkiye’de kimya alanında kümelenme hiç yok” diye konuştu.

Makine ve ekipman desteği şart

İSO 18. Grup Boya, Vernik, Reçine ve Çeşitli Kimya Sanayi Meslek Komitesi Üyesi Adil Pelister, mevzuatlara takılan kimya sanayinin şevkinin kırıldığını söyleyerek, “Kimyasal ürünlerin girmediği alan yok. Dolayısıyla dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bu sektöre önem vermek durumundayız. Kimya sektörünün 2023 yılı hedeflerinde 50 milyar dolar var. Bu sene 18 milyar dolar ihracat oldu. Bu rakamın aşağı yukarı iki misline çıkmamız gerekiyor. Özellikle nitelikli eleman ve mevzuat konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Mevzuatlar büyüme hedefimizi bir nebze kırıyor. Kimya ithalata dayalı bir sanayi. Bu yüzden yatırımlarda KKDF kalkmalı ve teşvikler verilmeli. Rantı önleyen, üretimi artıran tedbirler alınmalı” dedi.

İSO 19. Grup Sabun, Deterjan, Kozmetik ve Esans Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Sevda Arıkan, ilgili sektörün geçmişini değerlendirerek, “Sektördeki gelişim dünyadaki gelişimle çok paralel. Ayakta kalmanın tek yolu dünyaya ayak uydurmanın yolundan geçiyor. Sabunun geçmişine baktığımızda MÖ 3000’li yıllara Roma’da varlığını görebiliyoruz. Yine MÖ 2000’li yıllarda Babil’de de sabunun izine rastlıyoruz. Daha sonra temizlik ürünleri Orta Doğu’dan Avrupa’ya geçiyor. Çamaşır makineleri ile birlikte katı sabun toz haline geliyor. Kozmetik ürünleri ise MÖ 11. yüzyıla kadar uzanıyor. 1900’lü yıllarla birlikte kozmetik sektörü hızla gelişiyor. Bugün bu alanlarda petro-kimya ürünler yerine bitkisel bazlı ürünler tercih ediliyor” dedi.

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, Türkiye’nin gelişmesinin kimya sanayinin gelişmesine bağlı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Türkiye’de 12 yıldır yatırım ortamının iyileştirilmesine çalışıyoruz. Artık yüzlerce milyon dolarlık yatırım yapıp yedi yılda geri dönüşümünü bekleyemeyiz. Yok böyle bir şey. Kimya sanayi, bir ülkenin sanayisinin gelişmişlik göstergesidir. ABD ve Almanya gibi gelişmek istiyorsak, kimya endüstri bölgeleri ve AR-GE, inovasyon merkezleri kurmalıyız. Ayrıca kimya sanayinin gelişimi için makine ve ekipmanda hibe desteği şart. Tek avantajımız olan genç nüfusu çok iyi eğitmeli ve entelektüel sermayeyi geliştirmeliyiz.”

Boya Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Faik Bitlis boya sektörünün diğer kimyasal ürünlere göre daha az risk taşıyan bir sektör olduğunu belirterek sadece inşaat boyası değil sanayi boyası alanında da büyük fırsatlar olduğunu belirtti. Bitlis “Dünyada boya sektöründe Batılı ülkelerin büyümesi yatay seyir izlerken Asya ülkeleri büyümelerini sürdürüyor. Türkiye Asya ülkeleri kadar olmasa da önümüzdeki dönemde de büyümesini sürdürecektir. Dünyadaki trendlere bakarsak solvent bazlı boyalar yerine su bazlı boyaların öne çıktığını ve daha çevreye saygılı boya çeşitlerinin rağbet gördüğünü gözlemliyoruz” şeklinde konuştu.

Kimya sanayinin imalat sanayi içerisindeki konumundan ve yakın dönemdeki gelişmelerden bahseden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü, Kimya Sanayi Şube Müdürü Orhan Çetinkaya, “2023 hedefleri ancak AR-GE ve inovasyon konularına önem vererek, üniversite-sanayi iş birliğini geliştirerek, teknoloji kapasitesini artırarak gerçekleştirilebilir. Bu nedenle Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak yeniden yapılandık. Sanayinin yapısal dönüşümü için stratejik planlama yaklaşımını benimsedik. Türkiye’nin Sanayi Strateji Belgesi’ni (2011-2014) hazırlayıp, vizyonumuzu orta ve yüksek teknoloji ürünlerde Avrupa’nın üretim üssü olmak olarak belirledik” dedi.
Panelin ardından söz alan Boya Sanayicileri Derneği Genel Sekreteri Tufan Çınarsoy “Ortaya koyulan stratejik hedefler yetkililerce eylem planına dönüştürülmeli. Ülke olarak rekabet edebileceğimiz ve büyüyeceğimiz alt sektörler tespit edilip buralara yoğunlaşmalıyız. Yeni bir ekonomik modeli benimseyip geçmişte koyulan hedefleri revize etmeliyiz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin en güçlü yönü; ileri teknoloji kullanımı
Üretim değeri 2012 yılı itibarıyla 125 milyar TL olan Türkiye kimya sanayinin dört alt sektöründen biri olan kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinde; 2012 yılı itibarıyla girişim sayısı 3 bin 660, istihdam sayısı 62 bin 483, yaratılan katma değer 5.9 milyar TL olarak gerçekleşti. Üretim değeri 2006-2012 döneminde iki katı artarak 35.2 milyar TL’ye ulaştı.
Kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinin alt sektörlerinde boya sanayi, hem yüzde 18’lik oranla en yüksek katma değeri hem de yüzde 20 pay ile en yüksek üretim değerini gerçekleştirdi. Alt sektörlerde en yüksek yatırımı da yüzde 28,1 payı ile temizlik ürünleri alt sanayi yaptı.
Raporda Türkiye’nin güçlü yönleri arasında üretimde ileri teknoloji kullanımı ve üretim çeşitliliğinin yüksek olması sayılırken ham madde ve ara malı kullanımında yurt dışına bağımlı olması da zayıf yönü olarak öne çıktı.

İhracatta ilk sırada Irak var, Çin üçüncülüğe yükseldi

Dünya kimyasallar ve kimyasal ürünler ihracatındaki payı yüzde 0,5 olan Türkiye’nin 2013 yılında en büyük pazarları; Irak, İran, Rusya ve Azerbaycan oldu. Çin sektörün üçüncü büyük pazarı haline geldi. Sektör en çok ihracatı 443 milyon dolarla Irak’a gerçekleştirirken, bu ülkeyi 359 milyon dolarla İran ve 351 milyon dolarla Çin takip etti. Sektörün dünyadaki en büyük ihracatçı ülkeleri sırasıyla ABD, Almanya, Çin olurken; en büyük ithalatçı ülkeleri ise Çin, ABD ve Almanya oldu.
Sektörde en çok ihraç edilen ürün; 890 milyon dolar ile inorganik kimyasal ürünler ile organik ve inorganik bileşenler oldu. Bunu 457 milyon dolar ile sabunlar ve 361 milyon dolar ile yıkama ve temizleme ürünleri izledi.
Raporda Türkiye’nin petrol ve doğalgaz rezervlerinin yeterli olmaması ve yeterli bir petrokimya üretim kapasitesine sahip olunmaması nedeniyle kimyada ithalata bağımlılığın devam ettiği belirtildi.

Kimyasalda 12 stratejik hedef belirlendi

Raporda Türkiye kimyasallar ve kimyasal ürünler imalatı sanayinde belirlenen 12 stratejik hedef şöyle:
Ham madde ve ara malı üretim kapasitesinin artırılması,
Organize ihtisas sanayi bölgeleri kurulması ve kümelenme,
Küresel ölçekte liman ve alt yapı sağlanması,
Yüksek katma değerli ürünlerin üretimi,
Enerji maliyetlerinin düşürülmesi, çevre yatırımları ve harcamalarının desteklenmesi,
Araştırma geliştirme faaliyetlerinin artırılması,
AB mevzuatına uyum çerçevesinde firmaların teknik ve mali olarak desteklenmesi,
2023 yılında 17 milyar dolar ihracat yapılması,
Yatırım teşviklerinin iyileştirilmesi ve yatırım finansman olanaklarının artırılması,
Sektör üzerindeki dolaylı ve dolaysız vergi yükünün azaltılması,
Nitelikli insan kaynakları yetiştirilmesi,
Test, ölçme, sınıflandırma ve belgelendirme için akredite kurumlar ve laboratuvarların varlığı.

İSO, Kimyasallar ve Kimyasal Ürünler İmalatı Sanayi Sektör Raporu’nu Açıkladı

 

Kaynak : http://www.iso.org.tr/

Türkiye İnovasyon Şampiyonları Belli Oldu

Türkiye İnovasyon Şampiyonları Belli Oldu. Türkiye İhracatçılar Meclisi, Türkiye İnovasyon Haftası 2014 kapanış etkinlikleri kapsamında 6 Aralık Cumartesi günü İnovaLİG- İnovasyon Şampiyonları Ödül töreni düzenledi. Törende 5 farklı kategoride ilk 3’e giren firmalar ödüllendirildi. Türkiye’nin İnovasyon Şampiyonları ödüllerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden alırken, ikinci ve üçüncülere ise ödülleri Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ile TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi tarafından verildi.

Birincilik ödülüne “İnovasyon Stratejisi” kategorisinde Arçelik, “İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü” kategorisindeİnci Akü, “İnovasyon Döngüsü” kategorisinde Vestel Elektronik, “İnovasyon Kaynakları” kategorisinde TEB ve “İnovasyon Sonuçları” kategorisinde ise Labris Networks layık görüldü.

Söz konusu kategorilerde ikincilik ödülünü sırasıyla Tofaş, Heksagon Mühendislik, Çilek Mobilya, Mir Ar-Geve Triodor Yazılım kazandı.

Üçüncülük ödüllerini ise”İnovasyon Stratejisi” kategorisinde Procter & Gamble, “İnovasyon Organizasyonu ve Kültürü” kategorisindeBASF Kimya,”İnovasyon Döngüsü” kategorisinde Denizbank,”İnovasyon Kaynakları” kategorisinde Brisa ve”İnovasyon Sonuçları” kategorisinde ise Nanovak Ar-Ge aldı.

TİM’in bu yıl gerçekleştirdiğiTürkiye’nin ilk inovasyon geliştirme programı İnovaLİG-İnovasyon Liderleri projesiyle, AB’de 17 ülkede uygulanan IMP3rove programına Türkiye dahil edildi. Türk firmalarının IMP3rove’da Avrupalı rakiplerle yarışmasının önünü açıldı.

İnovaLİG 2014 Süreci Nasıl İlerledi?

İnovalig’e kayıt olan firmalar, ilk aşamada kapsamlı bir anket değerlendirmesinden geçtiler. İlk aşama sonucunda, katılımcı her bir firma yaklaşık 100 sayfa uzunluğunda, kendi yetkinliklerinin, yerel ve uluslararası pazarlardaki benzerleri ile karşılaştırıldığı bir kıyas analizi raporuna sahip oldu. Firmalar, bu kıyas analizi raporu kapsamında, A.T. Kearney’nin IMP3rove inovasyon yönetimi metodolojisindeki 5 kategori çerçevesinde kendi yetkinliklerini değerlendirme şansını elde etti.

29.09.2014 tarihinde sonlanan ilk aşamada 178 firma AB (IMP3rove) standartlarına uygun geçerli bir değerlendirme raporu iletti. Firmaların değerlendirme raporu sonuçları ve jüri üyelerinin incelemeleri ile 5 farklı kategoride ilk 10 içinde seçilen firmalar, yarı finallere katılmaya hak kazandı. Birbiri ile eşit puana sahip firmaların aynı sıralamada ele alınması ile toplamda 76 firma yarı finalist olarak seçildi.

Yarı finale kalan 76 firmanın tamamı ziyaret edilerek, bu firmaların inovasyon yönetimi yaklaşımları ve yarı finale kaldıkları kategori ile ilgili uygulamaları ele alındı. Firmaların değerlendirme raporlarına göre ilgili alanda aldıkları puanlar ve görüşme sonuçları eşit ağırlıkta dikkate alınarak 25.11.2014 tarihinde gerçekleştirilen jüri toplantısı ile her kategoride finale kalan 5 firma belirlendi.

Final aşamasında, ilk 5’e giren firmalar, aday gösterildikleri kategori kapsamındaki inovasyon yönetimi faaliyetleri ve bu faaliyetler sonucunda ortaya çıkan ürün ve hizmetleri açıkladıkları sunumlar hazırladı.

İlk aşama sonucunda ortaya çıkan değerlendirme raporları, yarı finalde oluşturulan görüşme notları, değerlendirme ve firmaların hazırladığı sunumlar İnovaLİG jüri üyelerine sunuldu ve jüri üyeleri bu bilgiler ışığında final puanlamasını gerçekleştirdi. Yarı final puanları ve jüri puanlarının eşit ağırlık ile ele alınması ile her kategoride ilk 3 şirket belirlendi.

Türkiye İnovasyon Şampiyonları Belli Oldu

 

Kaynak : turkiyeinovasyonhaftasi

Royal Halı tarafından düzenlenen 2. İnovasyon yarışmasına başvurular devam ediyor

Royal Halı tarafından düzenlenen 2. İnovasyon yarışmasına başvurular devam ediyor. Yenilikleri ve AR-GE’ye yaptığı yatırımlarla halıcılıkta fark yaratan Royal Halı’nın bu yıl 2.’sini düzenlediği İnovasyon Yarışması’na ilgi giderek artıyor. Başvuruları 13 Ocak 2013’de alınmaya başlayan yarışmaya 18 gün içinde yurtiçi ve yurtdışından talep yağarken, başvuru sayısı 200’ü geçti.
Royal Halı’nın yeni fikirlere değer verdiğinin bir göstergesi olan yarışma, her yaş, eğitim düzeyi ve meslek grubunun katılımına açık olarak organize ediliyor. Yarışmaya katılanlar, ödül kazanma şansı yakalarken, aynı zamanda kendisini geliştirme imkanına da sahip oluyor. Royal Halı’nın ürün ve hizmetlerinden de yola çıkarak yeni fikirlerin ortaya konacağı 2. İnovasyon Yarışması’nda, yeni ürün, mevcut ürünleri geliştirme, pazarlama kampanyaları, teknolojinin halıcılıkta kullanımı, verimlilik, bayilerin geliştirilmesi ve eğitimi gibi konularda fikirler yarışıyor.

Royal Halı İnovasyon Yarışması Koşulları

Katılımcılar, yarışmaya istedikleri sayıda farklı fikir ya da projeyle başvurabiliyor.
Başvuru için her bir fikir/proje için ayrı bir başvuru formu doldurulması yeterli oluyor.
Dileyenler, en fazla 3 kişilik grup oluşturarak katılabiliyor. Aynı fikre sahip başvurular olduğu takdirde ilk başvuran fikir sahibine ödül veriliyor.

Başvurular, www.royalhali.com/inovasyon web sayfasında bulunan başvuru formu menüsünden yapılıyor. Yarışma için son başvuru tarihi olan 28 Mart 2014’den sonra finalistler, 4 Nisan 2014’de aynı site üzerinden duyurulacak. Kazananlar, 28 Nisan 2014 günü açıklanırken, birinci İpad Mini, ikinci Royal Ebru halı ve üçüncü ise İpod Shuffle kazanma şansı yakalayacak.

royal halı

 

Kaynak : rotahaber

İnovasyonun tıbba kazandırdığı ve çığır atlatacak en önemli 10 yenilik

İnovasyonun tıbba kazandırdığı ve çığır atlatacak en önemli 10 yenilik. Dijital, robotik ve 3D yazıcı teknolojilerinin birçok yenilik sunduğu tıp, inovasyon sayesinde geçmişte mümkün olmayan tedavileri geçerli kılarken, tedavi süreçlerini ciddi ölçüde kısaltıyor. İnovasyon, gelişen teknolojilerin tıbba uygulanmasını ve birçok yeni tedavi geliştirilmesi adına en önemli rolü oynuyor.
3D yazıcılarda üretilen protezler, hasta bilgi ve rötgenlerinin birkaç dakika içinde cerrahlara iletilmesini sağlayan dijital teknolojiler ve ameliyatların başarı oranını artırdığı gibi sürelerini kısaltan robotlar, tıp dünyasına çok büyük katkılarda bulunuyor.

Ancak hastanelerden polikiniklere ve araştırma laboratuvarlarına kadar tüm sağlık sistemine katkıda bulunan değişimler, inovasyon sayesinde atılıyor. Bilim insanları, yeni aşı yöntemlerinden alçılara kadar her türlü tedavi alanında yöntem ve araçları geliştirdiği gibi, programlama ve operasyon alanında da büyük zaman ve maliyet tasarrufu sağlanıyor.

İnovasyonun tıbba kazandırdığı en önemli 10 yenilik şu şekilde sıralanabilir:
1- Kontrol listeleri: Bir hastanın ameliyata hazırlanmasından rutin bir kontrole girmesine kadar düzenin mükemmel işlemesi artık mümkün.

2- Davranışsal ekonomi: Kilo kaybetmek için başvurduğumuz teşviklerden, doktorların programlarını ayarlamasına kadar sağlık alanında yeni bakış açıları doğuyor.

3- Hastalara özel portal: Hastalar, güvenli web sayfalarında randevularını, tedavi süreçlerini görebiliyor, doktorlarıyla iletişime geçebiliyor.

4- Ödeme yenilikleri: Yapılan işlerin boyutuna göre değil, başarılı ve iyi sonuç alınan işlemleri ödüllendiren sistem norm haline geliyor.

5- Delile dayalı karar verme: Elektronik tıbbi veriler, doktor ve hemşirelerin belli durumlarda doğru kararı vermesini sağlıyor.

6- Hasta kontrolü: Doktorlar, hastaları sadece kendilerine başvurduklarında tedavi etmek yerine paylaşarak koordineli tedavi uyguluyor.

7- Yenilenebilir ilaçlar: Kök hücre tedavisinin başı çektiği yeni çözümler, başta sinir hastalıkları olmak üzere birçok alanda yeni kapılar açıyor.

8- Görsel kontroller: Sağlık kontrolleri, telekonferans şeklinde yapılacak ve gerekli değerler ölçülebilecek.

9- Genetik yöntemler: Hastaların genetik profilleri çıkarılarak doktorlara tedavi bulma ve geliştirmede yeni bakış açıları sunacak.

10- Robotik teknolojisi: Doktorlara daha hızlı işlem imkanı sağlayan, başarı oranını artıran ve ameliyat sürelerini kısaltan robotlar inovasyonun tıbba entegre ettiği en büyük yeniliklerden biri.

ilaç araştırma

 

Kaynak : ntvmsnbc

General Electric İnovasyon Yarışması Yaratıcı Fikirlerinizi Bekliyor

General Electric İnovasyon Yarışması Yaratıcı Fikirlerinizi Bekliyor. GE Türkiye, düzenlediği İnovasyon Yarışması ile sağlık sektörü ve enerji verimliliği alanlarında en parlak fikirleri gün ışığına çıkarmayı amaçlıyor. GE, başarılı fikirleri 100 bin ABD doları tutarında para ödülü ile destekleyecek.

İstanbul, Türkiye; 5 Kasım 2013: General Electric (GE), Türkiye’nin 2023 vizyonuna verdiği destek konusundaki kararlılığının uzantısı olarak İnovasyon Yarışması düzenledi.

Yenilikçiliğin Türkiye’nin rekabet gücünü artırmasında oynadığı önemli role olan inancıyla yerel inovasyon çalışmalarını destekleyen GE, TÜBİTAK işbirliğinde düzenlediği İnovasyon Yarışması ile bu alanda önemli bir adım attı.
Öğrencileri, girişimcileri, mucitleri ve işletmeleri hedefleyen GE Türkiye İnovasyon Yarışması, enerji verimliliği ve sağlık alanlarındaki sorunları çözmek için güçlü, yenilikçi, yaratıcı fikirlerin ve girişimlerin ortaya çıkmasına imkan sağlayacak, bu fikirlerin hayata geçirilmesini teşvik edecek.

Ekim ayında duyurusu yapılan ve Aralık ayında tamamlanması planlanan yarışmada toplam ödül olan 100.000 ABD doları sağlık ve enerji kategorilerinin kazananları arasında paylaştırılacak. Bunun yanı sıra, her iki kategoride birincilik ödülü kazananlar farklı bir deneyim yaşatma ve vizyonlarını geliştirme hedefiyle masrafları GE tarafından karşılanmak üzere, GE Küresel Araştırma Merkezleri’nden birini ziyaret etme hakkı elde edecek.

Yarışmaya başvuran projeler, GE ve TÜBİTAK tarafından seçilecek olan 5 kişilik bir jüri tarafından değerlendirilecek. Yarışma süreci www.geinnovationchallenge.com adresi üzerinden herkes tarafından izlenebilecek ve sunulan fikirler oylamaya açık olacak. Erken başvuruda bulunan adayların projeleri daha uzun süre görünür olacağı için oy toplama ve kazanma olasılıkları da yüksek.

Başvurular bu yıl Aralık sonuna kadar yapılabilecek.

General Electric CEO Immelt Sees Improving Earnings, Cash Performance In 2010

 

Kaynak :haberler

Avrupa’nın en yenilikçi ülkesi İsveç, ya peki Türkiye ?

Avrupa’nın en yenilikçi ülkesi İsveç, ya peki Türkiye ? Komisyon’un açıklamasına göre yeni sıralama, Avrupa’yı daha rekabetçı kılacak ve daha kaliteli istihdam alanları yaratacak olan inovasyon düzeyini ölçmeyi hedefliyor.

Gösterge çerçevesinde teknolojide inovasyon; patentler, ‘bilgi yoğun’ faaliyetlerde istihdam edilenlerin toplam istihdama oranı, bilgi yoğun ürün ve hizmetlerin rekabet gücü ve inovatif sektörlerde hızla büyüyen şirketlerdeki istihdam verileriyle ölçülüyor.

Avrupa Komisyonu’nun araştırma, inovasyon ve bilimden sorumlu üyesi Maire Geoghegan-Quinn, ‘Avrupa Birliği’nin küresel ekonomiye liderlik yapabilmesi için daha fazla güzel fikri başarılı ürün ve hizmete çevirmesi gerekiyor. Aynı zamanda endişe veren ‘inovasyon uçurumunu’ kapatmamız gerekiyor. Önerilen gösterge, nasıl performans gösterdiğimizi ölçmemize ve ülkelerin hangi alanlarda harekete geçmesini belirlememize yardımcı olacak’ dedi.

Göstergeye göre İsveç, inovasyon yatırımlarından en çok fayda gören AB ülkesi olarak öne çıkarken onu Almanya, İrlanda ve Lüksemburg takip ediyor.

Avrupa’nın en yenilikçi ve uluslararası alanda başarılı şirketlerinden bazıları İsveç’ten geliyor. Bunların arasında mobilya devi Ikea, internet üzerinden görüşme hizmeti sunan Skype ve online müzik dinleme hizmeti sunan Spotify da yer alıyor.

Komisyon’un oluşturduğu göstergeye göre inovasyon alanında AB ülkeleri arasında ciddi farklılıklar bulunuyor. Bulgaristan, Litvanya ve Letonya, AB sıralamasının en alt basamaklarında yer alıyor.

28 AB ülkesinin yanı sıra Japonya, Çin, ABD, İzlanda, Norveç ve Türkiye’nin de değerlendirme kapsamına alındığı çalışmada Türkiye, inovasyon sıralamasında Bulgaristan’ın ardından sondan ikinci sırada yer alıyor.

AB bir bütün olarak, inovasyonda ABD ile eşit düzeyiyle uluslararası alanda iyi performans gösteriyor. Ancak AB yine de İsviçre ve Japonya gibi dünyanın en yenilikçi bazı ekonomilerini arkadan takip ediyor.

cam

 

Kaynak :euractiv