İTÜ MOBGAM, Milli İlaç Üretiminde Güç Birliği Başlattı

İTÜ MOBGAM, Milli İlaç Üretiminde Güç Birliği Başlattı. İTÜ-MOBGAM (Dr. Orhan Öcalgiray Moleküler Biyoloji-Biyoteknoloji ve Genetik Araştırmalar Merkezi) İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ile önde gelen ilaç şirketlerinden gelen temsilcilerini ağırladı.

26 Ekim’de düzenlenen tanışma ve işbirliği toplantısında ülkemizdeki ilaç sektörünün önde gelen isimleri ile MOBGAM araştırmacıları, ilaç sektöründe yeni ve milli ürün geliştirme adına olası işbirliklerini masaya yatırdılar.

Toplantının açılışını yapan İTÜ MOBGAM Müdürü Prof. Dr. Bülent İnanç, etkinliğe katılan İEİS, yerli ilaç firmaları temsilcileri ve İTÜ öğretim üyelerine teşekkür etti. Ardından, buluşmanın önemini ve toplantı sonunda ileriye dönük işbirliği ve yardımlaşma adına beklentilerini paylaştı.

İEİS Kamu ve Akademik İlişkiler Danışmanı Uzm. Ecz. M. Vedat Eğilmez, Türkiye’deki ilaç sektörü ile ilgili güncel bilgileri aktardı. Ayrıca, yeni ve milli ilaç üretimi konusunda üniversitelerden ve akademisyenlerden beklentilerini sıraladı. Toplantıya katılan ilaç markaları arasında olan Nobel İlaç ve Mustafa Nevzat İlaç temsilcileri ise firma tanıtımlarını ve üniversitelerden beklentilerini aktardılar.

Etkinliğin ikinci kısmına gelindiğinde, araştırmalarını İTÜ MOBGAM’da sürdüren akademisyenler çalışmalarını birer sunumla özetlediler, ilaç sektörüne yönelik yapabilecekleri katkıları ve işbirliklerini aktardılar.

Yeni ve milli ilaç üretimi, ilaç ithalatının azaltılması için büyük bir adım olarak görülüyor. Toplantı, bu bağlamda gerekli İşbirliklerinin geliştirilmesi, merkezimiz ve İEİS üyeleri arasında bu amaca yönelik projelerin oluşturulması ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesi noktalarında fikir birliği sağlamasıyla öne çıkıyor.

Kaynak : İTÜ

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma

İTÜ Kimya Bölümünden Çocuk Alzheimer’ı Tedavisine Katkı Sağlayacak Araştırma. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi’nin “Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı ile ilgili yaptığı araştırma Advanced Science News’te yayınlandı.

“Çocukluk Çağı Alzheimer”ı olarak bilinen Niemann-Pick Tip C (NP-C) hastalığı, yapılan araştırmalara göre AB’de 100.000 kişiden 1’inde görülen bir genetik bozukluk olarak biliniyor. Hastalık, kolesterol trafiğini düzenleyen, geri dönüşümünü veya yeniden kullanımını sağlayan proteinin işlevini bozuyor. Bu da beyin, karaciğer ve dalakta kolesterol birikmesine sebep oluyor. Biriken kolesterol beyin hasarına ve kaçınılmaz olarak bilişsel beceriler ve haraketliliğin azalmasına neden oluyor. Tipik olarak çocukluk döneminde teşhis edilen NPC yaşamın ikinci veya üçüncü on yılında ise hayatı tehdit edecek seviyeye hızla ilerliyor. Bilim dünyası ise hastalığın tedavisi için çözüm yolları arıyor. Bu noktada çözüme önemli bir katkı da Üniversitemizden geldi. Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve doktora sonrası araştırmalar yapan Dr. Antonino Puglisi, doğal olarak oluşan şekerlerden olan Siklodestrinler’in (CD’lerin) kolesterolü uzaklaştırma yeteneklerine dikkat çekerek hastalığın tedavisindeki potansiyelini inceledi. İTÜ’lü bilim insanları, CD’leri daha büyük makromoleküler yapılara gömülme suretiyle sorunu çözmenin mümkün olduğunu düşünüyor.

Araştırma üzerine çalışmalar sürüyor

Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve Dr. Antonino Puglisi, yaptığı çalışma ile ilgili şunları söyledi: “Umut verici olsa da, ß-CD’nin kimyasal modifikasyonuna dayanan NPC’nin güncel tedavisi, beyindeki zayıf farmakokinetik ve biyo yararlanımdan muzdariptir. CD’ler aslında kan-beyin bariyerini (BBB) etkili bir şekilde geçmiyor gibi görünmektedir. Ayrıca, yeterli bir terapötik etki elde etmek için, yüksek dozda CD’lere ihtiyaç duyulmaktadır, çünkü sistemik olarak uygulanan CD’ler kan dolaşımında böbreklerden hızlı atılması nedeniyle kısa bir yarı ömre sahiptirler. Bu sınırlılıkların bir kısmının aşılması, CD makrosiklinin daha büyük bir makromoleküler yapıya gömülmesiyle mümkündür.

Bozulmuş kolesterol metobolizması

Siklodekstrin içeren polimerlerin üç ana avantajı vardır: Polimerin daha yüksek molekül ağırlığı, böbrekten hızlı atılmasının gecikmesine dönüşebilir ve böylece sistemin kanda yarı ömrünü uzatabilir ve nano-parçacıklara birleştirildiğinde CD’ler sistemik uygulama yoluyla beyine iletilir. Bu strateji, NPC’nin tedavisinde ortaya çıkan bir araçtır ve Alzheimer, Parkinson ve Huntington hastalıkları dahil olmak üzere bozulmuş kolesterol metabolizması ile karakterize edilen diğer nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de yararlı olabilir. Bu araştırmanın, ivedilikle çözümlenmesi gereken önemli bir soruyu ele alıp başarılı bir şekilde tamamlanması halinde ihmal edilen hastalığın tedavisine önemli katkı yapması bekleniyor.“

Makale ile ilgili ayrıntılı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yusuf Yağcı ve Antonino Puglisi kimdir?

Prof. Dr. Yusuf Yağcı İTÜ’de polimer kimyası alanında profesör olarak çalışmaktadır. Aktif olarak dahil olduğu pek çok ulusal ve uluslararası araştırma projesi bulunmaktadır. Prof. Dr. Yusuf Yağcı’nın çalışma grubu, karmaşık polimer yapılar, nanomateryal ve polimer karakterizasyonu konusunda güçlü bir altyapıya sahiptir.

Lisansı ve doktora derecelerini İtalya, Catania Üniversitesi’nden alan Antonio Puglisi doktora sonrası araştırmalarında Greenwich ve Sussex Üniversiteleri’nde devam etmiştir. Ardından, Oxford Nanopore Teknolojileri Ltd.’de uzman mühendis olarak çalışmıştır. Şu an İTÜ’de Prof. Dr. Yusuf Yağcı ile birlikte kazandığı Marie Sklodowska-Curie Avrupa Topluluğu Projesi dahilinde, kolesterolü uzaklaştırma yetenekleri olan siklodestrinler içeren polimerlerin geliştirilmesi konusunda araştırmalarına devam etmektedir.

Kaynak: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi

“Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Eldesi” Projesine En İyi Akademik Patent Ödülü

“Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Eldesi” Projesine En İyi Akademik Patent Ödülü. 2007 yılı Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü mezunu Elif Güngör Reis, “Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Eldesi” adlı projesiyle Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Derneği tarafından “En İyi Akademik Patent Ödülü”ne değer görüldü.

İTÜ Maden Fakültesi Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Bölümü mezunu Elif Güngör Reis akademik çalışmalarıyla ödüle değer görüldü. Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Derneği tarafından ISIF’18 kapsamında düzenlenen ödül töreninde Reis, çalışmasıyla “En İyi Akademik Patent Ödülü”nü kazandı. Bu ödüle değer görülmenin mutluluğunu yaşayan Elif Güngör Reis, “İTÜNOVA Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle bu alanda bir ilki başardık. Bu ödüle değer görülmek gurur verici. Bu süreçte İTÜNOVA dünya genelinde firmamıza sponsor oldu. İTÜ, ailesine teşekkür ederim. Çok mutluyum. “diye konuştu.

Bir ilki gerçekleştirdik

Elif Güngör Reis, çalışması hakkında şunları söyledi: ”Yumurta Kabuğundan Doğal Antibakteriyel Eldesi adını verdiğimiz proje ile geliştirdiğimiz ürünü yumurta kabuğuna hiçbir kimyasal eklemeden elde ediyoruz. Bu çalışmamızla Türkiye’de bir ilke imza attık. Yaklaşık 10 firmada Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Ürün yelpazemizi stratejik birlikteliklerle genişletmek istiyoruz.” Türkiye’nin gıda kimyasallarında dışa bağımlı olduğunu aktaran Reis ülkemiz Uzakdoğu’dan bu ürünleri ithal ederken Uzakdoğu’ya ilk ihracatlarını gerçekleştirdiklerini belirtti.

Ürünümüzün yan etkisi yok

Ürünün yan etkisinin bulunmadığını vurgulayan Reis,”Koruyucu kimyasallar pek çok yan etkiye sahip iken bizim ürünümüz doğal, hiçbir yan etkisi yok. Sadece koruma özelliği var. İçine katıldığı ürünü 2 yıl koruyabiliyor. Ürünümüz yumurta kabuğunun saflaştırılmış, üzerine mühendislik konulmuş hali. “diyerek sözlerini noktaladı.
Mezunumuz Elif Güngör Reis’i İTÜ ailesi olarak tebrik ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz.

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyenlerine Japonya’dan Ödül

1

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyenlerine Japonya’dan Ödül. Polimer kimyası alanında yaptığı evrensel düzeydeki çalışmalarıyla tanınan İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Prof. Dr. Yağcı ve 2 çalışma arkadaşının yaptığı çalışma, bilim insanları tarafından En İyi Makale Ödülü’ne değer görüldü.

İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı ve çalışma arkadaşları Dr. Görkem Yılmaz ve Dr. Mustafa Çiftçi, Japon bilim insanları tarafından polimer kimyasına yaptıkları üstün katkılardan dolayı Fotopolimer Bilim ve Teknoloji Ödülü – En İyi Makale Ödülü’ne değer görüldü. İTÜ’lü bilim insanlarının yaptığı “Photoinitiated Metal İçermeyen Yaşayan Radikal ve Katyonik Polimerizasyonlar” başlıklı araştırmanın sonucu, 2017 yılında Japon bilim insanları tarafından düzenlenen “Fotopolimer Bilim ve Teknoloji” yıllık konferansında sunuldu ve araştırmanın özeti Fotopolimer Bilim ve Teknoloji Dergisi’nin (JPST) 31. cildinin ilk sayısında okuyucuya sunuldu. Araştırmalarının, çeşitli makromoleküler yapıların hazırlanması için yeni ışık kaynaklı metal içermeyen sistemlerin geliştirilmesine katkıda bulunduğu belirtildi.

Sağlığa zararlı maddeleri ortadan kaldıracak stratejiler

Araştırmayla ilgili yapılan değerlendirmede, Prof. Dr. Yağcı ve ekibinin ışıkla başlatılmış kontrollü/yaşayan radikal ve katyonik polimerizasyonlarda sağlığa zararlı metal katkı maddelerinin kullanımını ortadan kaldıran çeşitli stratejiler geliştirdiği belirtiliyor. Böylece, metal içermeyen atom transferi radikal polimerizasyonu (ATRP), katyonik polimerizasyonlar ve yapısal olarak farklı monomerlerden blok kopolimerlerin hazırlanması için, bu iki işlemlerin bir kombinasyonu örnekleri rapor edildiği dile getiriliyor. Ayrıca değerlendirmede metal içermeyen yaklaşım ATRP ve halka açılması polimerizasyonu ile sınırlı olmadığı Prof. Dr. Yağcı’nın metallerin veya Lewis asitleri olmaksızın bileşiği kullanarak vinil eterlerin canlı katyonik polimerizasyonu için yeni bir ışıkla-başlatma sistemi geliştirdiğine dikkat çekiliyor. Açıklanan işlemin, karmaşık makromoleküler yapıların eldesinde ve yüzeylere aşılanmasında yeni olasılıklara yol açtığı belirtiliyor. Yapılan çalışmanın çeşitli makromoleküler yapıların hazırlanması için yeni ışık kaynaklı metal içermeyen sistemlerin geliştirilmesine büyük ölçüde katkıda bulunduğunun altı çiziliyor.

İTÜ bilim insanları öncü çalışmalar yapıyor

Prof. Dr. Yusuf Yağcı, ödülle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:
“Bugün dünyada, teknolojik olarak çevreye daha az zarar veren, daha az enerjiye ihtiyaç duyan ve biyolojik uyumlu üretim sistemlerinin geliştirilmesi konusunda yoğun çaba harcanmaktadır. Bu bağlamda, ışıkla, özellikle görünür bölgede ve güneş ışığında başlatılmış polimerizasyon yöntemleri kaplama, elektronik endüstrisi, 3D baskı teknolojileri ve hatta biyo uygulamalarda büyük önem taşımaktadır. Grubumuzda bu alanda dünyada öncü çalışmalar yapmaktadır. Söz konusu çalışmalarda da metaller kullanılarak gerçekleştirilen yaygın polimerizasyon yöntemlerinin metal kullanmaksızın ışıkla sağlanabileceğini ortaya koyduk. Bu ödülün Japonya gibi bir teknoloji ülkesinden verilmesi bizler için ayrı bir mutluluk kaynağıdır. Bilim ve teknoloji dünyasına üniversitemiz adına daha önemli katkılarda bulunmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Katkıda bulunan çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor ve kutluyorum.”

Kimya Haberleri olarak Prof. Dr. Yağcı ve çalışma arkadaşlarını kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz.

Kaynak: İTÜ Kurumsal İletişim Ofisi
Fotoğraf: İTÜ Görsel İletişim Tasarımı Ofisi

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyenlerinin Geliştirdiği Hibrit Hidrojel, Bel Ağrılarına Çare Olacak

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyenlerinin Geliştirdiği Hibrit Hidrojel, Bel Ağrılarına Çare Olacak. Günümüzün yaygın sağlık problemlerinden biri olan bel ağrılarına İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Okay ve ekibinin geliştirdiği hibrit hidrojel ürün çare olacak.

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Okay’ın başkanlığında yürütülen “Farklı Kimyasal ve Mekanik Özellikte Bölgeler İçeren Biyouyumlu Hidrojel Tasarımları” başlıklı proje kapsamında, uygun bir tedavi yöntemi bulunmayan bel ağrısı probleminin çözümüne yönelik ileri teknoloji malzemesi yeni ürün geliştirildi.

Her 10 Kişiden 8’i bel ağrısı çekiyor

Prof. Dr. Oğuz Okay, yapılan araştırmalara göre dünya nüfusunun yüzde 80’ninin yaşamının bir döneminde bel ağrısı şikayetiyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bel ağrılarına azaltmak için çeşitli yöntemlerin kullanıldığını ancak henüz kesin bir çözümünün bulunmadığını anlatan Prof. Dr. Okay, bel ağrısının büyük bir milli gelir kaybına yol açtığına da dikkat çekti. Prof. Dr. Oğuz Okay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bel ağrısı neden oluyor? İskelet kemikleri arasında bulunan küçük yastıkçıklara intervertebral disk (IVD) deniyor. Bu yastıkçıklar sürekli hareket ediyor. İç kısmı yumuşak, dış kısmı ise sert iki bölgeden oluşan IVD, bu yapısı sayesinde milyonlarca yükleme ve gevşeme çevrimine hasar olmadan dayanabiliyor. Yumuşak ve sert malzemenin bir arada olma özelliği vücuda esneklik sağlıyor. Ancak zamanla yumuşak kısım dışarı kaçıp, dışarıdaki kısmı parçalayabiliyor. Dışarı çıkan sıvı, sinirlere baskı yaparak fıtığa neden oluyor. İşte biz de dört senelik çalışmamız sonucunda doğal IVD’ye eşdeğer mekanik özelliklere sahip, içi yumuşak ve dışı sert hibrit malzemeler geliştirdik.”

İstanbul Boğazı’ndan ilham aldık

Yumuşak ve sert malzemenin nasıl kaynaşabileceğini de düşünerek çalışmaya başladıklarını aktaran Prof. Dr. Okay, “Doğada baktığınızda çoğunlukla sert ve yumuşak malzemeler bir arada bulunur, sert/yumuşak ara yüzey ise son derece dayanıklıdır. Bizim de aklımıza İstanbul Boğazı geldi. Boğazda alttan yüksek tuzlu Akdeniz suyu, üstten az tuzlu Karadeniz suyu akar. İkisi birbirine karışmıyor. Biz aynı şeyi bu malzemeyi yaparken kullandık. Yani bir tarafa yoğunluğu yüksek bir çözelti, diğer tarafa ise yoğunluğu düşük başka bir çözelti koyup karıştırmadan polimerizasyon reaksiyonunu yaptık. Bu şekilde bir kısmı sert bir kısmı yumuşak malzeme oluşturduk ve kaynaşmasını da sağladık. Geliştirilen malzemelerin sert ve yumuşak bölgeleri arasındaki ara yüzey çok yüksek deformasyonlar altında bile parçalanmıyor. Doğada gözlenen, sert-yumuşak bileşenlerden oluşan ve ara yüzleri dayanıklı malzemeler daha önce geliştirilmemiştir.” diye konuştu.

Cerrahi müdahale yapılmadan vücuda yerleştirilebilecek

Malzemelere kendi kendilerini onarabilme ve şekil hafızası fonksiyonları da kattıklarını dile getiren Prof. Dr. Okay, “Elimizde küçük bir kesik olduğunda ve yara oluştuğunda, ya da bir kemiğimiz kırıldığında belli bir süre sonra yaranın veya kırığın kendi kendini onardığı gözlenir. Yara kaybolmuştur veya kemik kırılmadan önceki durumuna dönmüştür. Çoğu biyolojik sistemlerde gözlenen bu ‘kendi kendini onarabilme’ yeteneğini, yaptığımız araştırmalar sonucunda, geliştirdiğimiz supramoleküler hibrit maddelerde de oluşturduk.” dedi.

Şekil-hafıza özelliği unutulmadı

Geliştirilen malzemelerde şekil-hafızası özelliğinin de olmasının yani “kalıcı şekil” ve “geçici şekil” olmak üzere iki ayrı şekle sahip olmalarının da sağlandığına işaret eden Prof. Okay, şekil-hafızası fonksiyonunun özellikle biyomedikal alanda çok önemli olduğunu belirtti. Prof. Okay, “Örnek olarak, çok küçük bir ‘geçici şekilde’ olan malzemenin cerrahi bir müdahale yapılmadan vücuda yerleştirilmesi, vücut sıcaklığında ise istenen, daha büyük bir ‘kalıcı şekline’ dönmesi mümkün olacaktır.” dedi.

TÜBİTAK ARDEB destekliyor

TÜBİTAK ARDEB tarafından desteklenen projenin tamamlandığını ve şu an test aşamasında olduğunu dile getiren Prof. Dr. Okay, “Projeye yüksek lisans ve doktora yapan öğrencilerimiz de çalışmalarıyla destek verdi.” dedi. Prof. Dr. Okay, doktora öğrencisi Aslıhan Argun ve Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ümit Gülyüz tarafından yayına gönderilen çalışma sonuçlarının Amerikan Kimya Derneği’nin saygın bilimsel dergisi “Macromolecules”de basım aşamasında olduğunu da sözlerine ekledi.

Prof. Dr. Oğuz Okay kimdir?

1955 yılında İstanbul’da doğdu. 1977 yılında kimya mühendisliği dalında lisans ve yüksek lisans yaptıktan sonra, 1978 yılında ikinci yüksek lisansını Viyana Teknik Üniversitesi’nde tamamladı. 1981 yılında Viyana Teknik Üniversitesi’nde Polimer Kimyası Bölümü’nden doktora unvanı aldı. 1987 yılında doçent ve 1985 yılında Kocaeli Üniversitesi’nde profesör unvanını aldı. 1998’den itibaren İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Prof. Dr. Okay, “Okay Araştırma Grubu (http://www.polymergellab.itu.edu.tr/)” ile birlikte akıllı polimer malzemeleri alanında araştırmalar yapmaktadır. 4 patenti bulunan Web of Science H-indeksi 42 olan Prof. Dr. Oğuz Okay’ın 170’in üzerinde bilimsel makalesi ve birçok ödülü bulunuyor. Bu ödüllerin bazıları şunlardır: TÜBİTAK NATO Yurt dışı Doktora bursu (1977-1981), Alexander von Humboldt Araştırma Bursu (1998), TÜBİTAK Teşvik Ödülü (1990), Sedat Simavi Fen Bilimleri Ödülü (1994), TÜBİTAK MAM Başarı Ödülü (1995), Kocaeli Üniversitesi Başarı Ödülü (1996) , TÜBİTAK Bilim Ödülü (2005), İTÜ Vakfı Bilim Ödülü (D. Ceylan ile, 2007) , Georg-Forster Research Award (Alexander Von Humboldt Foundation, 2014).

Kaynak : http://www.itu.edu.tr/

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyeni Prof. Dr. Yusuf Yağcı, Belçika Polimer Derneği Ödülüne Layık Görüldü

İTÜ Kimya Bölümü Akademisyeni Prof. Dr. Yusuf Yağcı, Belçika Polimer Derneği Ödülüne Layık Görüldü. Polimer kimyası alanında yaptığı evrensel düzeydeki çalışmalarıyla tanınan İTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı, Belçika Polimer Derneği Ödülü’nü Türkiye’den alan ilk bilim insanı oldu.

İTÜ’den yapılan açıklamaya göre, dünyanın saygın kuruluşlarının başında gelen Belçika Polimer Derneği, iki yılda bir polimer bilimine önemli katkılarda bulunan bilim adamlarını ödüllendiriyor.

Bu yıl ödüle, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Yağcı değer görüldü. Prof. Dr. Yağcı, bu ödüle layık görülen ilk Türk bilim insanı oldu.

Prof. Dr. Yusuf Yağcı’ya ödülü Blankenberge şehrinde düzenlenen Belçika Polimer Kongresi sırasında takdim edildi. Prof. Dr. Yağcı ödülünü, Derneğin Başkanı Agfa Araştırma Müdürü Dr. Dr Johan Loccufier ve derneğin ilk başkanlığını üstlenen Prof. Eric Goethals’ın elinden aldı.

“Ödül almak bir sonuçtur”
Açıklamada konuyla ilgili görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Yusuf Yağcı, ödülle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

“Bu ödül, Belçika Polimer Derneği tarafından iki yılda bir polimer bilimine uluslararası düzeyde önemli araştırmalar yapan ve Belçikalı polimer bilimcilerle iş birliği yapan bilim insanlarına veriliyor. Bugüne kadar sadece 9 bilim insanına verilen ödüle değer görülmekten dolayı son derece mutluyum. Ödül almak bir sonuçtur. Ödüle değer görülmek, başarılı işler yapabildiğimizin bir göstergesidir. Ödül, çok daha önemli işlerin ortaya çıkmasında teşvik edicidir. Polimer bilimine ve daha büyük ödüller alabilecek gençlerin yetişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğim.”

Dünyada sadece 10 bilim insanı bu ödüle değer görüldü

Belçika Polimer Derneği tarafından verilen ödüle, bugüne kadar dünyanın çeşitli ülkelerinden 10 bilim insanı değer görüldü. ABD’den Prof. Craig Hawker, James L. Hedrick, Hollanda’dan Prof. Bert Meijer, Almanya’dan Prof. Christopher Barner Kowollik, Prof. Ullrich Schubert, Prof. Dr. Klaus Müllen ile Prof. Dr. Manfred Stamm, Polonya’dan Prof. Dr. Stanislaw Penczek, Japonya’dan Prof. Dr. Minura Matsuda ve Türkiye’den Prof. Dr. Yusuf Yağcı ödül alan isimler olarak tarihe isimlerini yazdırdı.

Kaynak : A.A

İstanbul Teknik Üniversitesi ”İstanbul-Kimya Mühendisliği Tasarım Etkinliği ”ne Ev Sahipliği Yapacak

İstanbul Teknik Üniversitesi “İstanbul-Kimya Mühendisliği Tasarım Etkinliği”ne Ev Sahipliği Yapacak.  İstanbul Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde 6 Mayıs 2017 Cumartesi günü Ayazağa Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde İstanbul-Kimya Mühendisliği Tasarım Etkinliği düzenlenecek.

İTÜ Kimya Mühendisliği tarafından ilk kez gerçekleştirilecek olan bu etkinliğe; Beykent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi son sınıf öğrencileri hazırladıkları kimyasal tesis projeleri ile katılacaklar.

Yaklaşık 60 proje grubunun katılacağı etkinliğe 400 kişi civarında da katılım gerçekleşecek. Etkinliğe katılan öğrencilere katılım sertifikası verilirken, projelerle ilgili olarak bir de özet kitabı bastırılacak. Farkındalık yaratacak bu etkinlikte birincilik, ikincilik, üçüncülük ve 3 tane de mansiyon ödülü olmak üzere 6 ödülün sahiplerine verilmesi TKDS tarafından üstlenilmiştir.

Etkinlik Programı

13:00 – 13:30 Açılış Konuşması (Gülhayat Nasün Saygılı- Murat Akyüz)

13:30 – 16:00 Poster Oturumu

16:00 – 16:30 Kahve Molası

16:30 – 17:10 Konuşma (Timur Erk – Türkiye’de ve Dünya’da Kimya Sanayi Dünü Bugünü Yarını)

17:10 – 18:00 Ödül Töreni

Kaynak : turkchemonline