Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü, Radyasyonu Önleyen Malzeme Geliştirdi

Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü, Radyasyonu Önleyen Malzeme Geliştirdi. EGE Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü’nde sürdürülen bilimsel çalışmalarla radyasyona maruz kalan sağlık çalışanlarının kullandığı kıyafetlerde, kurşun yerine kullanılabilecek yeni malzeme geliştirildi. Türkiye’de ilk kez geliştirilen ve patenti alınan malzemenin ürüne dönüştürülerek, kıyafetlerde kullanılması aşamasına gelindi.

Yeni malzeme konusunda bilgi veren Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Yurt Onaran, radyoloji ve nükleer tıp alanında çalışan sağlık personelinin çeşitli radyasyon zırhlama malzemeleri kullandığını belirterek, “Günümüzde bu malzemelerin önemli bölümü kurşun ve kurşun içerikli kompozitlerden yapılıyor; ancak kurşunun bazı dezavantajları vardır. Öncelikle bu malzemelerin ağır olmasından dolayı kullanılmalarında bazı ihmalkarlıklara neden olmaktadır. İkincisi bu malzemelerde kullanılan kurşunun toksik etkisi ve kurşunun kırılgan bir yapıda olması koruyucu malzemenin kullanım süresini kısaltıyor. Doktora öğrencilerim ile yapmış olduğumuz projede tüm bu dezavantajları en aza indirecek bir başka malzeme üretebilmesine yönelik çalışmalara odaklandık ve metal-polimer kompozit kullanılarak yeni bir malzeme geliştirdik” dedi.

İLK PROTOTİP ÜRÜN; TİROİD KORUYUCU

Geliştirdikleri yeni malzemenin kurşuna kıyasla daha hafif ve esnek olmasının yanında en az kurşun kadar etkili zırhlama sağlayan malzeme olduğunu belirten Prof. Dr. Onaran, şöyle konuştu:
“Metal-polimer kompozit malzeme kullanılarak, hayata geçirdiğimiz yeni ürünün radyasyon zırhlama testleri Türk Standartları Enstitüsü standartlarına uygun olarak yapıldı. Testler sonucunda bu malzemenin radyasyon zırhlama özelliğinin kurşunun yerine kullanılabilecek potansiyelde olduğunu tespit ettik. Ürettiğimiz malzemenin esnek ve şekil alabilen yapıda olması, giyilebilir koruyucu kıyafetlerin üretiminde ve kullanımında avantaj sağlayacaktır. Bu koruyucuların kurşuna göre 3’te 1 oranında daha hafif olması kullanım konforu sağlayacaktır ve radyoloji çalışanları daha rahat kullanabileceklerdir. Yeni geliştirdiğimiz ürünün patentini de aldık ve tiroid koruyucu olarak bir prototip üründe hazırladık.”

Ege Üniversitesi’nin 2019 yılı ‘Araştırma Üniversitesi’ hedefine ilerlediğini vurgulayan EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak ise şunları söyledi:
“Ülkemizin 2023 hedeflerine uyumlu yerli ve milli teknoloji geliştirilmesi noktasında sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Akademisyenlerimiz bu hedef doğrultusunda ülkemize ilkleri yaşatmayı sürdürüyorlar. Akademisyenlerimiz bu kez de kurşunun dezavantajlarını ortadan kaldıracak kompozit malzemeden yeni bir ürün geliştirdiler. Ege Üniversitesi adına gurur verici bir tablo. Yerli ve milli olan ürünümüzün özellikle tıpta ‘x’ ve ‘gama’ ışınlarından koruyucu bir materyal olması ayrı bir önem arz ediyor. Çünkü biz ülke olarak bu materyallerin alımında dışa bağımlıyız ve döviz ödüyoruz. Bu çalışmanın ülkemizi dışa bağımlılığından kurtaracağını düşünüyorum. Üniversitelerimizde ciddi bilgi birikimi var. Biz rektörlük olarak akademisyenlerimizin bu çalışmalarının sanayici tarafından ticari ürüne dönüştürülmesi ve ülke ekonomisine kazandırılması için bir köprü vazifesi görüyoruz ve bu faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.”

Yeni malzemenin bulunuşuna imza atan ekipte Prof. Dr. Fatma Yurt Onaran’ın yanı sıra Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü doktora öğrencileri Hale Melis Soylu ve Onur Alp Ersöz de yer alıyor.

Kaynak : cnnturk

Ege Üniversitesi Bilim İnsanları Yeni Bir Tür Bakteri Keşfetti

Ege Üniversitesi Bilim İnsanları Yeni Bir Tür Bakteri Keşfetti. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cengiz Çavuşoğlu ile ekibi akciğer enfeksiyonuna yol açan ve ‘Mycobakterium Celeriflavum’ adını verdikleri yeni bir bakteri türü keşfederek bilim literatürüne kazandırdı. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Hem bilimsel araştırma projeleri hem de bütçemizle bu tür çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

Ege Üniversitesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Laboratuvarlarında öğretim üyeleri ile bir araya gelen EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, çalışmalarla ilgili bilgiler aldı. Laboratuvarlarda görevli sağlık personeliyle de görüşen Rektör Budak, akciğer enfeksiyonuna yol açan yeni bir bakteri türü keşfederek bilim literatürüne kazandıran Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Çavuşoğlu ile ekibini ziyaret etti.

“DESTEĞİMİZ SÜRECEK”

“Yeniden Ege Üniversitesi” sloganıyla yola çıktıklarını ve her alanda önemli çalışmalara imza attıklarını dile getiren Rektör Budak, akademisyen, öğrenciyle idari personelin huzurlu ve mutlu bir çalışma ortamına kavuştuğunu söyledi. Şeffaf yönetim anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların meyvesini aldıklarını kaydeden Rektör Budak, bilimsel çalışmalara ayrı bir önem verdiklerine değindi. Ege Üniversitesi’nin bilim dünyasında öne çıkmasını sağlayan fakültelerden birinin de Tıp Fakültesi olduğunu belirten Rektör Budak, “Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı öğretim üyelerimizden Prof. Dr. Cengiz Çavuşoğlu hocamız ve ekibi dünyada ilk kez ‘Mycobakterium Celeriflavum’ adı verilen bir mikro bakteri türünü keşfedip bilimsel literatüre kazandırdı. Ege Üniversitesi Rektörlüğü olarak, hocamız ve ekibiyle dünya bilimine sağladıkları katkı ve çalışmalarından dolayı gurur duyuyoruz. Bu tür çalışmalar Ege Üniversitesinin uluslararası arenada görünürlüğünü arttırıyor ve bilimsel prestijine de çok ciddi katkılar sağlıyor. Hem bilimsel araştırma projelerimizle hem de bütçemizle bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

10 YILLIK ÇALIŞMA

Akciğer enfeksiyonuna yol açan bakteri türünün keşfedilmesinin 10 yıllık bir çalışmanın ürünü olduğunu dile getiren Prof. Dr. Cengiz Çavuşoğlu, “İnsanlarda hastalığa yol açan yeni bakteri türleri buluyoruz. Dünyada da bunun örnekleri var. Biz de çalışma ekibimiz ve uluslararası araştırıcılarla birlikte yeni bir bakteri türü bulup isimlendirerek dünya literatürüne sunduk. İlk kez bizim tarafımızdan bulunan bakteri türü, özellikle bağışıklık sistemi baskılanmış hastalarda hastalığa yol açabiliyor. Yaklaşık 10 yıllık süreçti. Bu bakterinin adı kondu ve hangi antibiyotiklerden etkilendiği belirlendi. Süreç tamamlanmış durumda. Bizim laboratuvarımız mikro bakterilerle ilgili çalışma yapan laboratuvar. Türkiye’deki en gelişkin laboratuvarlardan biri diyebiliriz. Her türlü kültür, genetik testler yapabiliyoruz” diye konuştu. Prof. Dr. Çavuşoğlu, keşfedilen bakterinin daha önce hastalarda tespit edilemediğini, artık yapılacak testlerle tespit edilip tedavisinin hızla yapılabileceğini söyledi.

Kaynak : Ege Üni

Ege Üniversitesi Mili Aşı Üretimi İçin Kolları Sıvadı

Ege Üniversitesi Mili Aşı Üretimi İçin Kolları Sıvadı. Ege Üniversitesi “Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesi” ile Türkiye’nin aşı konusunda dışa bağımlılığını azaltacak.
Ege Üniversitesi, Kalkınma Bakanlığının Araştırma Altyapısı Proje Çağrısına ‘Aşı’ konusunda başvuruda bulunarak bu göreve talip oldu. Projenin hayata geçirilmesi ile çağımızın vebası kanser hastalığı için de aşı üretilmesi planlanıyor.

Ege Üniversitesi öncelikle ulusal gereksinimi karşılamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve uluslararası piyasada yer edinmek için “Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesi” sini hazırladı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Budak’ın göreve gelmesinin ardından Ege Üniversitesinin aşı çalışmaları konusundaki girişimleri hız kazandı.
Aşı üretiminin ihtiyaç duyduğu en önemli zenginliğin donanım kadar bilgi birikimi ve kültür olduğunu belirten Rektör Prof.Dr. Necdet Budak, ‘’Aşı üretimi ile ilgili her türlü bilgi birikimine, temel alt yapıya ve yasal gerekliliklere önemli oranda sahibiz. Projemizi üniversite-sanayi işbirliği ile hayata geçireceğiz ve öncelikle ulusal gereksinimimizi karşılayarak ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacağız. Daha sonra ise uluslararası piyasada yer edinmeyi amaçlıyoruz. Tüm bu hedeflerimiz Kalkınma Bakanlığımızın Onuncu Kalkınma Planı Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı Eylem Planı ve Ülkemizin 2023 vizyonu ile örtüşüyor’’ şeklinde konuştu.

Milli Aşı için disiplinler arası çalışma yapılacak

Ege Üniversitesinin aşı projesini çok disiplinli olarak hayata geçirmeyi planladıklarının altını çizen Prof.Dr. Budak, ‘’ Projemizde; Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü, Tıp Fakültesi Parazitoloji ana bilim dalı, Eczacılık Fakültesi, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi bölümleri çağrı çerçevesinde ihtiyaç duyulan aşı üretimi için bir araya geldiler. Ve tüm bu birimlerimiz milli aşı projesi için el ele vererek bu projeyi ülkemize kazandıracak olmanın heyacanı içerisinde’’ dedi.

Hedef: ‘Araştırma Üniversitesi’ olmak…

Ege Üniversitesinin kuruluş felsefesinin gereği olarak sağlık ve mühendislik bilimlerinde geçmişte olduğu gibi son zamanlarda da ciddi bir atılım içerisinde olduğunu hatırlatan Rektör Prof.Dr. Budak, ‘’ Üniversite olarak hedefimiz 2019 yılında ülkemizin ilk 10 araştırma üniversitesi içerisinde yer almak. Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesinin de bu hedefimiz açısından ayrı bir önemi var. Başta kanser aşısı olmak üzere çeşitli hastalıklara yönelik aşı geliştireceğimiz bu projemizin hem sağlık hem de ekonomik anlamda ülkemize de büyük katkısı olacaktır. Disiplinler arası bu örnek çalışmada yer alan tüm akademisyenlerimize ve çalışma ekiplerine teşekkür ediyorum ” şeklinde konuştu.

Türkiye’de bağışıklamada kullanılan insan aşılarının yaklaşık %60’ının Sağlık Bakanlığı, %30’unun özel sektör tarafından ithal edilirken, %10’unun ise bağış olarak sağlandığını söyleyen proje koordinatörü Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. İsmet Deliloğlu Gürhan ise, ‘‘ Türkiye’de uygulanmakta olan tüm bakteri ve virüs aşılarının üretilebileceği bir ” Aşı Üretim Tesisleri Kurulması Projesi”nin maliyeti ise yaklaşık 40 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu nedenle ulusal beşeri aşı üretim tesislerinin kurulmasına destek verilmesi gerekiyor. Projemizi Ege Üniversitesinin “Biyobenzer Ürünler Mükemmeliyet Merkezi Projesi” kapsamında hayata geçireceğiz. Bilimsel ve altyapı potansiyelinden destek alarak büyük ölçüde yerel kaynaklarla sürdürülebilecek bir Aşı Geliştirme ve Üretim Alt yapısı oluşturmayı planlıyoruz’’ şeklinde konuştu.

Projenin maliyeti yaklaşık 40 milyon dolar

Ege Üniversitesinin önerdiği proje ile Kalkınma Bakanlığının “Sağlıkta Aşı” çağrısına iki temel başlık altında yaklaşım gösterildi.

Çocuk hastalıklarına yönelik aşılar geliştirilecek

Birincisi bir insanlık dramı olarak özellikle yurtdışından alınan göçlerden sonra yeniden Türkiye’nin gündemine taşınmış olan çocuk hastalıklarına yönelik olarak çocuk felci aşısı, boğmaca aşısı ile toksoplazma/layşmanya aşısı ve insan papilloma virus (HPV) aşılarının prototiplerinin geliştirilmesi ve Sanayi işbirliği ile birlikte tedaviye kazandırılması amaçlanıyor.

Kanser Aşısı üzerine de çalışmalar yürütülecek

İkincisi ise çağımızın vebası olarak nitelendirilen kanserin tedavisine yönelik olarak DNA ve otolog aşıların prototiplerinin geliştirilmesi.Kanser aşılarının protopinin geliştirilmesinde gerekli bilgi birikimi, özel sektör ve uluslararası akademik işbirlikleri ile birlikte geliştirilecek.

Projenin modül sorumluluklarını ise Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Esin Hameş, Yrd. Doç. Dr. Sultan Gülçe İz ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mert Döşkaya üstlenecek. Proje ekibinde aşı konusunda patent sahibi araştırıcılar ile yine konusunda uzman geniş bir araştırıcı grubu da yer alacak.

Kaynak : Ege Üniversitesi

Türk Bilim İnsanları ‘Meteor Yasası’ Talep Ediyor

Türk Bilim İnsanları ‘Meteor Yasası’ Talep Ediyor. Türk bilim adamları, uzay çalışması yapan birçok ülkedeki meteorlar ile ilgili düzenlemelerin Türkiye’de de hayata geçirilmesini talep ediyor. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi ve “Türkiye Meteor Takip Sistemleri” proje yürütücüsü Doç. Dr. Ozan Ünsalan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bilimsel çalışmalar açısından meteoritlerin çok önemli olduğunu, bulunan cisme hiçbir şekilde çıplak elle dokunulmaması gerektiğini bildirdi.

Meteoritler üzerinde yapılacak incelemeler açısından bu parçalara zarar gelmemesinin büyük önem taşıdığına dikkati çeken Ünsalan, bulunan cismin alüminyum folyo ile toplanmasının önemine işaret etti.

Dünyanın birçok ülkesinde meteorlarla ilgili farklı düzenlemeler bulunduğunu ifade eden Ünsalan, bunlara ilişkin örnekleri aktardı.

“Amerika’da bir meteorit, bulunduğu arazinin sahibine aittir”

Avustralya’da meteorların devlet müzelerine teslim edilmesi gerektiğini, müzelerin meteoriti bulan kişinin masraflarını karşıladığını belirten Ünsalan, Kanada’daki yasalara göre meteoritlerin toprak sahibine ait ve satılabilir olduğunu ama ihraç ve ithalatının devlet iznine tabi bulunduğunu dile getirdi. Ünsalan, Danimarka’daki yasalara göre meteoritlerin devlet malı kabul edildiğini, müzeye teslim edilmesi durumunda buluntunun piyasa değerinin ödendiğini aktararak, Hindistan’da meteoritlerin Hindistan Jeoloji Araştırma birimine ait kabul edildiğini, Japonya’da ise meteoru bulan kişinin sahibi sayıldığını söyledi.

Ünsalan, İsviçre yasalarına göre meteoritlerin devlete ait kabul edildiğini, bulan kişiye bir bedel ödendiğini vurgulayarak, “Amerika’da bir meteorit, bulunduğu arazinin sahibine aittir. Federal hükümete ait bir buluntu İçişleri Bakanlığınca sahiplenilir, aynı zamanda Smitshonian Enstitüsü tarafından da meteorit sahiplenebilinir.” dedi.

“Türkiye’de düzenlemeye ihtiyaç var”
Türkiye’de meteoritlerle ilgili yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu ve bunun bir an önce yapılması gerektiğini savunan Doç. Dr. Ünsalan, şöyle konuştu:

“Dünyada meteorlarla ilgili çalışma yapan ülkelerde meteor yasası diyebileceğimiz düzenlemeler mevcut ancak bizde bu düzenlemeler yok. Burada şu önemli, bunu hangi kategoriye sokacağız. Bir mevzuat düzenlenmesi gerekliliği var. Bu düşen meteoritler kültür varlığı olarak mı, tabiat varlığı olarak mı, maden varlığı olarak mı değerlendirilmeli. Mevzuatlara baktığımız zaman hiçbirine girmediğini görüyoruz. Bizim de çabamız bunların asgari kültür varlığı veya tabiat varlığı olarak değerlendirilmesi.”

Kaynak : A..A

XI. Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi 12 Ekim’de Başlıyor

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Ege Üniversitesi olarak, 36 yıllık geçmişi olan Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi’nin onbirincisini 12-14 Ekim 2016 tarihleri arasında Kuşadası’nda düzenlenecek.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Zafer ALPER ve E.Ü. Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Turgay KARALI tarafından yayınlanan davet mesajı şu şekildedir;

Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongrelerinin ilki Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Ege Üniversitesi tarafından 1980 yılında ortaklaşa yapılmış, sonuncusu ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Muğla Üniversitesi tarafından 2009 yılında gerçekleştirilmiştir.

Bilindiği üzere, artan enerji ihtiyacının karşılanmasında nükleer enerji seçeneğinden de yararlanılmasına yönelik çalışmalar neredeyse yarım asırdır ülkemizin gündemindedir. Çeşitli nedenlerle bir türlü sonuçlandırılamayan söz konusu çalışmalar son yıllarda yeniden ivme kazanmış, tedarikçi ülkelerle Hükümetler düzeyinde imzalanan ikili işbirliği anlaşmaları vasıtasıyla Akkuyu ve Sinop sahalarında kurulacak iki nükleer santral projesi şeklinde somutlaşmıştır. Türkiye’nin nükleer enerjiye geçiş sürecinde şüphesiz ki nükleer teknoloji ve bu teknolojinin çeşitli uygulamalarıyla irtibatlı çalışmaların da nitelik ve nicelik açısından ciddi ölçüde artış kazanması öngörülmektedir.

XI. Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi 12 Ekim'de Başlıyor1

Diğer taraftan, ülkemizde hızlandırıcı teknolojileri ve yüksek enerji fiziği alanlarında da son dönemde önemli gelişmeler yaşanmış, belli mesafeler alınmıştır. 1960’lı yılların başından itibaren Türk bilim insanlarının deneylere katılım ve katkı sağladığı CERN’e (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) 2015 yılında Ortak Üye olunmuştur. TAEK tarafından 11 proje kapsamında desteklenen 33 Üniversitemizde görev yapan yaklaşık 200 bilim insanımızca CERN’de deneysel yüksek enerji fiziği alanında yürütülmekte olan çalışmaların Ortak Üyelikle birlikte çeşitlilik ve zenginlik kazanması beklenmektedir. Ayrıca, ülkemizin kurucu üyesi bulunduğu SESAME (Ortadoğu Sinkrotron Işığı Deneysel Bilim ve Uygulamaları Uluslararası Merkezi) projesinde de büyük aşama kaydedilmiştir. Söz konusu tesisin 2017 yılı ilk çeyreğinde iki demet hattıyla birlikte devreye alınması planlanmaktadır. Bu Merkezde fizik, biyoloji ve tıp, çevre bilimi, endüstriyel uygulamalar ile arkeoloji olmak üzere beş ana bilimsel programa yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürütülecektir. SESAME’de araştırma yapacak Türk kullanıcı gruplarının şimdiden oluşturulması ve desteklenmesine yönelik olarak TAEK tarafından başlatılmış olan çalışmaların da tesisin devreye girmesiyle birlikte ivme kazanması beklenmektedir. TAEK, parçacık hızlandırıcısı teknolojisinin ülkemizde uygulanması ve geliştirilmesi bağlamında öncülük yapmaya devam etmekte, TAEK Proton Hızlandırıcısı Tesisi ile gerek radyoizotop ve radyofarmasötik üretimi gerekse de nükleer alanda Ar-Ge çalışmaları için ulusal bir altyapı kurmuş bulunmaktadır.

Ege Üniversitesi, Atom Enerjisi Komisyonun kurulmasından hemen sonra 1959 yılında nükleer alanda faaliyet gösterecek bir araştırma merkezi kurulması çalışmalarına başlamış ve 1983 yılında Nükleer Bilimler Enstitüsü olarak yeniden yapılandırılmıştır. Günümüzde nükleer bilimler, nükleer teknoloji ve nükleer uygulamalar ana bilim dallarında akademik faaliyetlerine devam etmektedir.

Kongremiz,temel nükleer bilimler ve nükleer tekniklerin uygulanması ile nükleer enerji ve güvenlik alanında çalışan siz bilim insanlarımızı ve uzmanlarımızı bir araya getirerek birikimlerinizin ve çalışma sonuçlarınızın paylaşılması, değerlendirilmesi, tartışılması ile ortak bilimsel çalışmaların oluşturulmasına ve yeni çalışma ufuklarının açılmasına vesile olacaktır.

Kongremizin verimli şekilde gerçekleşmesi için, sizleri davet etmekten onur duyar, katılımınızı ve değerli katkılarınızı bekleriz.

Detaylı Bilgi İçin : http://nbtk2016.ege.edu.tr/index.php

POSTER

Gaz Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (GAZTEM) Ulusal Paydaşlar Toplantısı Gerçekleşti

Gaz Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (GAZTEM) Ulusal Paydaşlar Toplantısı Gerçekleşti. Kalkınma Bakanlığı desteğiyle TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü tarafından yürütülmekte olan “Gaz Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (GAZTEM) Projesi” 2011–2015 yılları arasında gaz teknolojileri konusunda yüksek verimli, yenilikçi, rekabetçi ve çevre dostu sistemlerin, proseslerin geliştirilmesine yönelik Ar-Ge çalışmalarının ve endüstriyel hizmetlerin yürütüleceği bir merkezin kurulmasını hedeflemektedir.

Bu kapsamda, sektör temsilcileri ve ilgili tüm paydaşlarla yakın dönemdeki işbirliği aktivitelerinin değerlendirilmesi ve yeni projelerin geliştirilmesi amacıyla, “Gaz Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (GAZTEM) Ulusal Paydaşlar Toplantısı” 12-14 Kasım 2015 tarihlerinde Kuşadası’nda gerçekleştirildi.

GAZTEM Ulusal Paydaşlar Toplantısı, TÜBİTAK MAM Başkanı Doç. Dr. Bahadır TUNABOYLU, Kalkınma Bakanlığı Enerji Uzmanı Yıldız ERKMEN, Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdür Yrd. Dr. Abdurrahman MURAT’ın açılış konuşmaları ile başladı. Toplantıya, Kalkınma Bakanlığı, TKİ, EÜAŞ, SEAŞ, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü, İstanbul Enerji A.Ş, İGDAŞ, İSTAÇ, UGETAM, GAZMER, KGS, KarakayaTech, Tüpraş, AYGAZ, GAIA CF, Altaca, Eksim, İstanbul Teknik Üniversitesi, Kocaeli Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İtalya-CNR ve Almanya FZ Jülich Araştırma Merkezi olmak üzere kamu, sanayi ve üniversitelerden 100’ü aşkın kişinin katılımı sağlandı.

TÜBİTAK MAM Enerji Enstitüsü proje yürütücüsü Doç. Dr. Atilla ERSÖZ ve proje paydaşları tarafından yapılan sunumlardan oluşan zengin içerikli beş oturum gerçekleşti. “Fosil Yakıtlardan ve Yenilenebilir Kaynaklardan Yakıt ve Değerli Kimyasal Üretim Teknolojileri”, “Karbondioksit Tutma, Depolama ve Değerlendirme Teknolojileri”, “Gaz Arıtımı/Temizlenmesi Teknolojileri”, “Alternatif Teknolojiler”, “Gaz İletim/Dağıtım ve Endüstriyel Hizmetler” konulu oturumlarda toplam 30 teknik sunum yer aldı.

Toplantının en önemli bölümünü, çalışma grupları oluşturularak gaz teknolojileri ile ilgili önemli konuların görüşüldüğü GAZTEM Çalıştayı oluşturdu. Katılımcılar, gaz teknolojileri alanındaki mevcut durum hakkında çözüm önerilerinin tartışıldığı, Ar-Ge projeleri ve işbirliği imkanlarının değerlendirildiği görüşmelerde bulundular.

Toplantının 3. günü Soma’da bulunan TÜBİTAK ve TKİ destekli “Biyokütle ve Kömür Karışımlarından Sıvı Yakıt Üretimi (TRİJEN) Projesi”nin 1 MWt ölçeğindeki pilot tesisine teknik gezi düzenlendi. TRİJEN proje yürütücüsü Doç. Dr. Fehmi AKGÜN katılımcılara tesis ve projenin mevcut durumu hakkında bilgi verdi.

Gaz Teknolojileri Mükemmeliyet Merkezi (GAZTEM) Ulusal Paydaşlar Toplantısı Gerçekleşti

Kaynak : Tübitak

Ege Üniversitesi’nden Uluslararası Katılımlı III. Ege Kompozit Malzemeler Sempozyumu

Ege Üniversitesi’nden Uluslararası Katılımlı III. Ege Kompozit Malzemeler Sempozyumu. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından ilk ikisi ulusal düzeyde gerçekleşen ve geleneksel hale gelen Sempozyumumuz, uluslararası katılımcılarla KompEGE III olarak 5-7 Kasım 2015 tarihinde, Pine Bay Hotel-Kuşadası’nda düzenlenecektir.

Sempozyumun en önemli özelliği, uygulamalı ve teorik çalışmalarla kompozitlere yönelik uluslararası gelişmeleri yakından takip eden araştırmacılara ve sektör temsilcilerine bir platform sunmak ve kompozitlerle ilgili değerlendirme yapmalarını sağlayabilmektir.

Bu kapsamda “Uluslararası Katılımlı III. Ege Kompozit Malzemeler Sempozyumu” hakkında detaylı bilgilere resmi web sayfasından ulaşılabilir (http://kompege.ege.edu.tr).

Sempozyumumuzun en verimli şekilde gerçekleşmesi için, siz değerli meslektaşlarımızı KompEGE III Sempozyumuna davet etmekten mutluluk duyarız. Sempozyuma katılımlarınız ve katkılarınız bizleri onurlandıracaktır.

Saygılarımızla,

Düzenleme Kurulu

Sempozyum Konuları

  • Kompozit malzemelerin üretim ve işleme metodları
  • Kompozit malzemelerin karakterizasyonu
  • Kompozit malzemelerin endüstriyel uygulamaları
  • Polimer matrisli kompozitler
  • Metal matrisli kompozitler
  • Seramik matrisli kompozitler
  • Kompozit yapı malzemeleri ve elemanları
  • Kompozit tekstiller
  • Deri ve deri türevli kompozitler
  • Biyo kompozitler (Biyomedikal kompozitler, Eko kompozitler)
  • Hibrit kompozitler
  • Çok fonksiyonlu kompozitler
  • İleri kompozitler (Karbon matrisli kompozitler, Nano kompozitler)
  • Özel kompozitler
  • Kompozit malzemelerin geri dönüşümleri

Önemli Tarihler : 

Özet gönderimi 01 Nisan 2015 – 30 Nisan 2015
Özet kabul 29 Mayıs 2015
Tam metin gönderimi 31 Ağustos 2015
Program ilanı 21 Eylül 2015
Son Kayıt 01 Ekim 2015
Sempozyum programı 15 Ekim 2015
Sempozyum 05-07 Kasım 2015

Ege Üniversitesi'nden Uluslararası Katılımlı III. Ege Kompozit Malzemeler Sempozyumu