Kumarda Kimyasal Hile, Berlin’de Radyoaktif Madde İçeren İskambil Kağıtları Bulundu

Kumarda Kimyasal Hile, Berlin’de Radyoaktif Madde İçeren İskambil Kağıtları Bulundu. Alman polisi, Berlin’deki bir restorana yaptığı baskında radyoaktif madde içeren iskambil kağıtları buldu.
Destelerdeki bazı kartlara sürülmüş olan radyoaktif maddenin hile yapmakta kullanıldığı tahmin ediliyor. Polis bazı oyuncuların, üzerlerinde taşıdıkları gizli dedektörlerle bu “özel” kartları fark edip, oyunda avantaj elde ediyor olabileceğini açıkladı.

Radyoaktifli iskambil kağıtları, kentteki atık arıtma tesisine yapılan rutin kontrol sırasında fark edildi. Yetkililer tesise giren bir çöp kamyonunda yüksek oranda radyoaktivite tespit etti. Polis ekipleri çöp kamyonunu takip ederek, olayın yaşandığı restorana ulaştı.

Restorana düzenlenen baskında, iyot-125 içeren 13 adet iskambil kartı buldu.

Tıpta kullanılan iyot-125’in yarılanma süresi 60 gün. Yani bu maddenin radyoaktivitesinin kaybolması için gerekli süre, diğer birçok radyoaktif maddeninkinden uzun.İskambil kağıtlarının hangi oyunlarda kullanıldığı bilinmiyor. Restoranın kumar lisansının bulunmadığı açıklandı.

Bazı diğer “ince” kumar hileleri:

2013’te Fransa’daki bir kumarhanenin çalışanları bazı kartları “görünmez mürekkeple” işaretlemişti. İtalyan kumarbaz Stefano Ampollini taktığı kızılötesi lensler ile bu görünmez mürekkebi görebiliyordu. Hilenin ortaya çıkması ile Ampollini ve iki kişi daha tutuklandı ve para cezası aldı.

2004’te üç kumarbazın, ruletteki topun hızını ölçüp, durması muhtemel sayıları belirlemek için lazer tarayıcı kullandıkları ortaya çıktı. Polis, 3’lünün Londra’daki Ritz Casino’da kazandıkları 1 milyon sterlini (yaklaşık 1.8 milyon dolar) geri vermek zorunda olmadığını söyledi.

1999’da Güney Afrika’daki bir kumarhane, oyun kartlarının üretimi sürecinde hile yapıldığını ortaya çıkardı. Ülkenin tek iskambil kağıdı üreticisinin, bazı kartları sadece hileyi bilenler tarafından görülebilecek şekilde işaretlediği keşfedildi. Johannesburg’daki Caesar’s Casino yetkilileri olayı, blackjack kazançlarının 3 haftada yüzde 11 düşmesiyle fark etti. Hileli kartlarla ilgili bilginin bazı kumarbazlara sabit bir ücret ya da kazançlarından komisyon karşılığında verildiği tahmin ediliyor.

Kaynak : BBC

Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü 7+1 Sistemine Geçiyor, Okul Fabrikada Bitiyor

2

Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü 7+1 Sistemine Geçiyor, Okul Fabrikada Bitiyor. ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, Türkiye’de bir ilke imza atacak. 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte ‘7+1’ olarak formüle edilen bir eğitim sistemine geçecek. Söz konusu sistemde kimya öğrencisi, 7 yarıyıl boyunca bölümünde hem teorik, hem de uygulamalı ders alacak ve sekizinci yarıyılda mezun olacak. Öğrenci özellikle son yarıyılda eğitimini fabrikada tamamlayacak.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ), Türk eğitim sisteminde yeni bir reformu hayata geçiriyor. ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü, 2017-2018 Eğitim-Öğretim Yılı ile birlikte ‘7+1’ olarak formüle edilen bir eğitim sistemini hayata geçirecek. Akademik eğitim için tercihini ÇÜ’den yana kullanan öğrenciler, 7 yarıyıl boyunca hem teorik, hem de uygulamalı ders alacak, 8. yarıyılda da fabrikada çalışıp, bilgilerini pratikte sınayacak.

TÜRKİYE’DE BİR İLK

Yeni eğitim sistemi hakkında açıklamalarda bulunan ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Emel Yıldız, ‘7+1’ olan sistemin, bugün ÇÜ bünyesindeki bazı mühendislik birimlerinde uygulandığını hatırlatarak, yönetim ve bölüm kurulunun kararıyla yaptıkları araştırmalar sonucunda Türkiye’de hiçbir Kimya Bölümünde böyle bir uygulamanın olmadığını tespit ettiklerini söyledi.

YENİ YILDA UYGULAMADA

Doç. Dr. Yıldız, 7+1 sistemini ilk kez Çukurova Üniversitesi Kimya Bölümü’nde gerçekleştireceklerini ifade ederek, söz konusu sistemin nasıl işleyeceğini de anlattı. Yıldız, önümüzdeki öğretim yılında uygulamaya geçecekleri bu sistemin öğrenci ve kimyanın gelişimi için çok önemli olduğu yorumunu yaparak, bu sistemin ÇÜ’nün tercih edilebilirliğini arttıracağını da savundu.

EĞİTİM FABRİKADA BİTECEK

Emel Yıldız, “Kimya öğrencisi 7 yarıyıl boyunca bölümünde hem teorik, hem uygulamalı dersler alacak. Burada bir donanıma sahip olacak. Bölümde güçlü akademisyenlerimiz var. Uluslararası nitelikte çalışmalar ve projeler yapıyoruz, dolayısıyla kimyanın hamuruyla yoğrulan bir öğrenci sekizinci yarıyılda artık mezun diyebiliriz. Bundan sonraki süreçte öğrenci, fabrikalarda eğitimini tamamlayacak” dedi.

MEZUN OLMADAN İŞ FIRSATI

Bir bakıma öğrencinin son yarıyılını uygulamalı olarak, birebir ve sigortalı çalışarak değerlendireceğini vurgulayan Yıldız, “Öğrencilerimiz hem okuyup, hem öğrenecek ve hem de tecrübe kazanacak. Öğrencimiz mezun olduktan sonra işe başlayacak. İş dünyasına girecek. Bu çalışmalarımız ona daha mezun olmadan işe yerleşme fırsatı veriyor. Yani son dört ayı fabrikada geçiyor” ifadesini kullandı.

SİSTEM İSTİHDAM YARATACAK

ÇÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölüm Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Emel Yıldız, açıklamasını da şöyle sürdürdü; “Orada uygulamaya başlıyor, çalışmalarını yürütüyor, bilgisini daha da pekiştiriyor. Örnekleyecek olursak; siz işverensiniz, gelen öğrencinin çalışma düzenini çok beğendiniz ve hemen sizin dikkatinizi çekti. Ve siz de işveren olarak birlikte çalışmak isteyeceksiniz. İşte size iş fırsatı, işte istihdam.”

Kaynak : Akşam

Çukurova Üniversitesinde Yapay İnsan Kemiği Ürettiler

Çukurova Üniversitesinde Yapay İnsan Kemiği Ürettiler. Çukurova Üniversiteli bilim insanları, laboratuvar ortamında kemik tozunun sentetik halini, yani “yapay insan kemiğini” üretti.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kürkçü, diş hekimliğinde, çene cerrahisinde ve ortopedi ameliyatlarında kullanılan sentetik kemik tozunu (greft) uzun süren araştırma ve geliştirme projeleri ile üretmeyi başardı. Doç. Dr. Kürkçü, kemik ameliyatlarının daha kolay gerçekleşmesini sağlayacak sentetik kemik malzemesini, gerekli belgelendirme işlemlerini tamamlayarak seri üretimine geçmeye hazırlandıklarını söyledi.

ÇÜ TEKNOKET’TE GELİŞTİRİLDİ VE BURADA ÜRETİLECEK
Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Kürkçü, medikal üretim yapabilme yeterlilik belgesini de alarak sentetik kemik tozunun ÇÜ Teknokent’te üretilmesiyle ilgili yasal prosedürleri de tamamladıklarını belirtti.

Teknokent içerisinde faaliyet gösteren,“temiz oda” olarak adlandırılan tozdan arındırılmış, özel filtrelerle havalandırılması yapılmış laboratuvar şartlarında çalışmalarını yaptıklarını belirten Doç. Dr. Kürkçü şunları kaydetti:

“Teknokent mevzuatında yapılan son değişikliklerle biz bu ürünümüzü laboratuvarımızda üretebilir hale getirmeyi başardık. Bundan önceki mevzuat, Teknokent’teki araştırmaların yapılmasına olanak sağlamasına karşın, üretimin gerçekleşmesi için başka ortam oluşturulması şartı koymuştu. Şimdi ise, mevzuatında yapılan değişikliklerle bu sorun giderildi. Artık çevreye duyarlı üretim metotları kullanan işletmelerin Teknokent’te geliştirdikleri teknolojileri yine Teknokent’te üretmelerinin önünde herhangi bir engel kalmadı. Biz de şu anda geliştirdiğimiz greft (sentetik kemik) malzemelerini ÇÜ Teknokent’te üretme yönünde bir hazırlık içerisindeyiz. Yakın gelecekte araştırma çalışmalarını tamamladığımız ve belgelendirdiğimiz yapay kemik malzemelerini üretmeye başlayacağız.”

ÜRETİM METODU AÇISINDAN YAPILAN İLK ÇALIŞMA
Doç. Dr. Mehmet Kürkçü, bu çalışmanın üniversite – sanayi işbirliğine de güzel bir örnek oluşturduğunu ifade etti.

Üretim metodu açısından elde edilen yapay kemiğin ilk olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kürkçü ürettikleri ürünün ortopedi, beyin cerrahisi, diş hekimliği ve çene cerrahisinde kemik boşluklarını doldurmak amacıyla kullanıldığını söyledi.

Yapay kemik, bir takım işlemlerden geçirildikten sonra özellikle ortopedi ve çene cerrahisi ameliyatlarında kullanılıyor. Kırıklarda, ameliyatlarda ve çene cerrahisinde ihtiyaç duyulan kemiğin üzeri yapay kemikle kaplanıyor. Bir süre sonra yapay kemik, kimyasal ürün olmadığı için, insandaki kemikle uyum sağlıyor. Dolgu malzemesi olarak kullanılan yapay kemik tedavi sürecini hızlandırıyor.

Çukurova Üniversitesinde Yapay İnsan Kemiği Ürettiler

 

Kaynak : haberciniz

Çukurova Üniversitesinin bilim adamları bir ilke imza attılar ve “aflatoksin” (zehirli küf mantarı) ayrıştırma makinası icat etti.

Yediğimiz birçok kurutulmuş gıda maddesinde olma riski bulunan ve ihracatta sanayiciyi gümrük kapılarında zora sokan zehirli küf mantarı aflatoksin, Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) bilim adamlarının çalışmasıyla artık kabus olmaktan çıktı. Bilim adamları, Türkiye’de bir ilke imza atarak, aflatoksin (zehirli küf mantarı) ayrıştırma makinası icat etti.

İhracatçı firmalar ve ülkelerin ekonomilerine darbe vuran aflatoksinin tespit edilebilmesi için yıllarca pek çok çözüm yoluna başvurulduğu biliniyor. Hatta bazı firmalar, ürünlerinde aflatoksin olup olmadığını anlayabilmek için kurdukları büyük tezgahlarda yüzlerce insan çalıştırıp UV ışınları altında elle ayrıştırma yöntemine giderek zaman ve işgücü kaybına uğruyordu.

Ancak bu zehir, Çukurova Üniversitesi bilim adamlarının icat ettiği “Aflatoksin Ayrıştırma Makinesi” sayesinde artık kabus olmakta çıktı. Çünkü bir üründe zehir olup olmadığı bu makine sayesinde hemen anlaşılıyor ve hastalıklı ürünler ayrıştırılabiliyor. ÇÜ Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Emin Güzel’in başkanlığında oluşan ekip tarafından hayata geçirilen projeye Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Akyürek Teknoloji Firması da destek veriyor.

Önemli bir buluşa imza atan ekipten Prof. Dr. Emin Güzel, aflatoksinli ürünlerin ayrıştırılması için günümüzde yoğun işgücü gerektiren geleneksel yöntemler kullanıldığını belirterek, “İşçiler karanlık bir odaya kurulan UV lambalı tezgahlarda günde 8-12 saat arasında ayakta çalışarak bantlardan geçen ürünlerde aflatoksin olup olmadığını tespit etmeye çalışıyor. El yordamıyla yapılan bu ayırma tekniği çalışma verimini düşürdüğü gibi, uzun süre ışığa maruz kalan işçilerin sağlığını olumsuz etkiliyor. Ayrıca yorgunluğun yarattığı dikkat dağınıklığına bağlı olarak da ayrılması gereken hastalıklı ürünler gözden kaçabiliyor. Zehirli ürünlerin gözden kaçmaması, daha seri ayrıştırma yapılması ve insan gücünün az kullanılacağı UV ışık esaslı ayrıştırma makinesi geliştirdik. Bu makine sayesinde birçok olumsuz koşul ortadan kalkacak” dedi.

AFLATOKSİN KANSERE NEDEN OLUYOR

Kuru gıda ürünlerin güneş ve hava temasıyla oluşan aflatoksinin başta kanser olmak üzere birçok tehlikeli hastalığa neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Güzel, Türkiye’de ‘ilk’ olma özelliği taşıyan “Aflatoksinli Ürün Ayrıştırma Makinesi” sayesinde bu hastalıkların önüne geçilebileceğini ifade etti.

Prof. Dr. Emin Güzel ile birlikte çalışan ve tez konusu olarak 2009 yılında projeye başlayan tez öğrencisi Dr. Barış Özlüoymak, kamera sistemleri ve yazılımlarla geliştirdikleri bu çalışma sonucunda gümrük kapılarından dönen aflotoksinli ürünlerin ortadan kalkacağını belirtti.

Patent aşaması sürecinde olan makinenin çalışma prensibiyle ilgili de bilgi veren Dr. Barış Özlüoymak, “Aflatoksin Ayrıştırma Makinesi, gelişmiş kameralar, görüntü işleme, otomasyon yazılımları, pnömatik ayırma ünitesi ve ürünün taşındığı bant sisteminden oluşuyor. Oluşturduğumuz sistemle, UV ışıklı bant üzerinde uygun hızda ilerleyen ürünler arasından aflatoksin tespit edilirse cihazın ayrıştırma kolu devreye girerek ürün banttan uzaklaştırılıyor. Böylece hata yapma oranınız sıfıra inmiş oluyor” diye konuştu.

aflatoksin makinası

 

Kaynak : medya73