Türkiye’nin “JEOKİMYA” Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak

Türkiye’nin “JEOKİMYA” Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak. Enerji Bakanlığı, Türkiye’nin yeraltı zenginliklerini ortaya çıkarmak için kolları sıvadı. Bakan Berat Albayrak’ın talimatı ile Türkiye’nin her 5 kilometresinden numune alınacak ve incelenecek.

TÜRKİYE’NİN maden ve yeraltı zenginliğini ortaya çıkarmak için yeni bir proje başlatıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yerli kaynakların keşfedilmesi amacıyla Türkiye’nin her 5 kilometresinden toprak, dere ve bitki tortulu alacak. Hangi maden açısından zengin olduğu belirlenecek. İkinci olarak da gökyüzünden görüntüleme ile jeofizik röntgeni çekilecek. Böylelikle tüm maden ve yer altı zenginliği araştırmaları için başvurulacak veri deposu oluşturulmuş olacak.

HANGİ MADEN VAR

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’ın talimatı ile başlatılan projeyle Türkiye’nin jeofizik ve jeokimya haritaları çıkarılacak. Böylece hangi bölgede hangi madenlerin olma olasılığının daha yüksek olduğu ortaya koyulacak, radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel ham madde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi, çevre jeofiziği ve iletken zonların araştırılması gibi tüm yer bilimleri konularında altyapı bilgileri oluşturulacak.

200 ÖRNEK ALINACAK

Türkiye’nin de başvuracağı Jeokimya Haritaları dünyada maden aramacılığında uygulanan yaygın bir yöntem olarak kullanılıyor. Dünyadaki maden yataklarının yüzde 70’nin jeokimya çalışmaları ile bulunduğu kaydediliyor. Bu projeyle, Türkiye’nin kuzeyden güneye, doğudan batıya her 5 kilometresinde bir adet dere sedimanı (toprakların biriktiği alan), bitki ve sulardan numune alınıp periyodik tablodaki altın, bakır, kurşun, demir, molibden, nikel, lityum, uranyum gibi 57 elementin analizi yapılarak bu elementlerin anomali haritaları oluşturulacak. O bölgedeki toprak zenginliğinin ne olduğu, yer altında hangi madenlerin olabileceği ortaya koyulacak. Çalışma kapsamında yıl sonuna kadar 200 adet, 2017 yılında 87 adet dere sedimanı örnek alım işi gerçekleştirilecek. 2017 yılı sonu itibariyle jeokimya haritalarının yüzde 80’i tamamlanmış olacak. Haritalar sektörün hizmetine sunulacak ve maden aramacılığındaki en büyük eksikliklerden biri giderilmiş olacak.

HAVADAN DA ARAŞTIRILACAK

TÜRKİYE’NİN büyük bir kısmının dağlık ve ormanlık oluşu nedeniyle şimdiye kadar jeolojik ve jeofizik araştırmalarında istenen veriler bugüne kadar sağlanamadı. Daha önce tüm jelojik verileri karadan ölçümlerle toplamak büyük zaman ve ekonomik kayıplara yol açtığı için havadan jeofizik veri toplama kararı alındı. 2017-2018 yıllarında yapılacak çalışma ile Türkiye Jeofizik Anomali Haritası yenilenerek radyoaktif mineraller, kömür, petrol ve doğalgaz, endüstriyel ham madde ve metalik maden, jeotermal enerji aramaları ile çevre kirliliğinin araştırılması, tektonik hatların belirlenmesi, çevre jeofiziği ve iletken zonların araştırılması gibi tüm yer bilimleri konularında alt yapı bilgileri hazırlanacak.

Türkiye'nin JEOKİMYA Haritası Çıkarılacak, Madenlerimiz Gün Yüzüne Çıkacak

Kaynak : Hürriyet

Dizlerinde ‘altın madeni’ keşfedildi

Dizlerinde ‘altın madeni’ keşfedildi. Güney Kore’de dizlerindeki aşırı ağrı nedeniyle doktora başvuran bir kadını dizlerinde, ‘altın madeni’ keşfedildi. Doktorlar, X-ray sonrasında ortaya çıkan görüntünün, ‘akapunktur tedavisinin’ sonucu olduğunu belirtti.Güney Koreli doktorlar, osteoartrit (eklemlerdeki kemik ve kıkırdakların aşınması) teşhisi konan 65 yaşındaki bir kadını X-ray taramasından geçirdiklerinde, hiç beklemedikleri bir görüntüyle karşılaştı: Yaşlı kadının dizleri yüzlerce altın taneciğiyle doluydu.

New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, hastanın ilaç tedavisi işe yaramayında Güney Kore’de yaygın olan akapunktura başvurduğu belirtildi. Akapunktur tedavisinde kullanılan ve altın olduğu anlaşılan iğneler, hastanın diz dokusunda sayısız altın tanecik birikmesine neden oldu.

Araştırmayı inceleten Boston Üniversitesi radyoloji Profesörü Ali Guermazi, doku altında kalan yabancı nesnelerin iltihap, apse ve enfeksiyon gibi ciddi sorunlar doğurabileceğini belirtti. Guermazi, bu tür yan etkilerin yanı sıra, iğneden geride kalan taneciklerin anatominin anlaşılmasını zorlaştırabileceğini, bu şekilde X-ray analizini de yanlış sonuca sürükleyebileceğini söyledi.

AKAPUNKTUR İŞE YARIYOR MU?
Guermazi, “İnsan vücudu yabancı nesnelerden kurtulmak ister ve savunma mekanizması devreye girer. Örneğin iltihaplanma veya nesne etrafında lifli doku oluşur” dedi.

Dahası, parçacıkların vücut içinde hareket etme ve atar damarları parçalama riskinden dolayı, yabancı nesneler taşıyan insanlar manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramasından geçirelemiyor.

Akapunkturun işe yaradığını savunan bilimsel deliller ise çok az. Ancak araştırmaya göre, Asya ülkelerinde özellikle eklem ağrılarını gidermek için akapunktur yaygın olarak kullanılıyor ve tedavide ağrı olan bölgeye altın iğneler batırılıyor.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün verilerine göre, ABD’de 2007 yılında 3.1 milyon yetişkin ve 150 bin çocuk akapunktur tedavisi gördü.

dizlerinde altın

 

Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25491886/

Altın Çıkarılmasında Yeni Yöntem “Okaliptüs Ağaçları”

Altın Çıkarılmasında Yeni Yöntem “Okaliptüs Ağaçları” Avustralya’da bilim insanları altının geleceğine yönelik çok farklı bir iddia ortaya attı. Nature Communications adlı gazetede yayımlanan habere göre, altın rezervleri üzerinde yetiştirilen ağaçların altın için yeni bir kaynak olabilir.

OKALİPTÜS ALTINI
Gazete, Avustralyalı bir grup bilim insanının altın rezervlerinin yer aldığı araziler üzerinde yetiştirilen Okaliptüs ağaçlarının köklerinin rezervlere kadar inmesinden dolayı, gövdelerine mikroskopik ölçüde altın partiküleri çekmiş olabileceğini ortaya çıkardığını duyurdu. Bilim insanları Okaliptüs ağaçlarını röntgen cihazları ve tüm bilimsel araçlardan geçirip, kesin sonuçlar elde ettikten sonra böyle bir iddiayı gündeme getirdiklerini de belirtti. Okaliptüs ağaçları, yerin altında köklerin 10 metreden daha uzun mesafelere kadar salabiliyor. Zaman zaman ağaçlarının köklerinin 40 metreye kadar da inebildiği görülüyor.

ÇOK DÜŞÜK ORANDA
Bilim insanları ağaçların çektiği altın partikürlerinin oldukça düşük oranda olduğunu ve genelde de yapraklarda yoğunlaştığını belirtti. Araştırmacılar, altının bitkilerin bünyelerindeki zehir etkisinden dolayı yapraklarda yoğunlaşmış olabileceğini, yapraklar döküldüğünde ağaçların da zehirde kurtulacağını söyledi.

YENİ KEŞİF ALANI OLABİLİR
Dünya Altın Konseyi’ne göre, insanlık tarihinden bugüne kadar topraktan 174 bin ton altın çıkarıldı. 2011 yılında ABD Jeolojik Araştırmalar Birliği, dünyada 51 bin ton altın rezervinin kalmış olabileceğine dikkat çekmişti. Bilim adamları yazdıkları makalede, dünyada altın rezervi sıkıntısı yaşandığı bir dönemde Okaliptüs ağaçlarının yeni bir altın keşfi alanı olabileceğini belirtti.

altın ağaç