PAÜ Kimya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Donat ve Ekibi Yaptığı Gerçek Saç İle Kaplı Sentetik Saç Çalışması İle Türkiye’de ve Dünyada Bir İlke İmza Atıyor

PAÜ Kimya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Donat ve Ekibi Yaptığı Gerçek Saç İle Kaplı Sentetik Saç Çalışması İle Türkiye’de ve Dünyada Bir İlke İmza Atıyor. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Donat ve ekibi yaptığı gerçek saç ile kaplı sentetik saç çalışması ile Türkiye’de ve Dünyada bir ilke imza atıyor. Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Donat ve ekibi Gıda Mühendisi ve Gıda Güvenliği Uzmanı H. Pınar Koralay, Saç Tasarım Uzmanı Anıl Gökçay, Elektrik Teknikeri Ramazan Akköse ve PAÜ Kimya Mühendisliği Öğrencisi Elif Ünal ile birlikte gerçek saç ile kaplı antibakteriyel, antialerjik sentetik saç üzerine çalışmalarına devam ediyor.

Türkiye’de sentetik saç üretimi olmadığına ve bu protez saç üretiminin oldukça geniş bir piyasası olduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Ramazan Donat, Türkiye’de ve Dünyada bu alanda yapılan ticaretin ülkemizden de yüklü miktarlarda döviz kaybına neden olduğunu belirtti. Çin’in sentetik saç üretiminde büyük rakamlarla ihracat yaptığına değinen Dr. Öğr. Üyesi Donat, yaptığımız çalışma ile kişinin kafa ve saç yapısı ile özelliklerine (parlak/mat/ince/kalın telli) özel saç tasarlanabileceğinin altını çizdi. Türkiye’de ve Dünya’da bir ilk olacağını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Donat, özellikle kemoterapi tedavisi gören hastaların, ileri yaşlarda yaşanan saç dökülmesi problemi yaşayan insanların doğal saç ile kaplı sentetik saçı peruk, postiş, mikro kaynak gibi çeşitli şekillerde kullanılabileceğini ifade etti. Doğal saçla kaplı sentetik saç çalışması ile ilgili Türkiye’de ve Dünyada literatürde herhangi çalışma olmadığını belirten Dr. Öğr. Üyesi Donat, dünyada bu çalışmaya benzer iki çalışmanın patenti olduğunu fakat bu patentli çalışmaların üretimi olmadığının da altını çizdi. Türk saçının dünya standartlarına göre en kaliteli olduğuna değinen Dr. Öğr Üyesi Donat, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden toplanan saçlar ile kaplama yapıp protez saçın hem doğala en yakın hem de kaliteli saç üreterek ülke içi ticarette ve yurt dışına yapılacak ihracatta ülkeye büyük fayda sağlayacağını söyledi.

Proje ekibinden H. Pınar Koralay konuyla ilgili son olarak şunları kaydetti: ‘‘Doğala yakın saç üretmek için çalışmalar yapıyoruz. Topladığımız doğal saçları hidrolizetme yöntemi kullanarak saçtan ince, sentetik (naylon 6.6, polyester, polamid) ve doğal (ipek, pamuk, bambu vb.) gibi maddelerden oluşan iplikleri hidroliz edilmiş doğal saç ile kaplıyoruz. Bugüne kadar yapılan deneme çalışmaları başarılı oldu. Yaptığımız testler ile çalışmalarını sürdüğümüz doğal saç ile kaplı sentetik saçların 240 derecelik ısıya kadar dayanıklı olduğu sonucuna vardık. Normalde piyasadaki sentetik saçlar boyanamıyor, perma gibi işlemler görmüyor ve yüksek ısıyla şekil verilemiyor. Şimdi bu çalışmaları kimyasallarla (saç boyası, saç spreyi gibi) tepkime vermeyecek, antibakteriyel ve antialerjik olarak gerçek saçla kaplı protez saç üzerinde çalışmalarımıza hızla devam ediyoruz.’’

Kaynak : Chemlife

Pamukkale Üniversitesi 7. Ulusal Kataliz Kongresi’ne Ev Sahipliği Yapıyor

Pamukkale Üniversitesi 7. Ulusal Kataliz Kongresi’ne Ev Sahipliği Yapıyor. Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde, Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü ve Kataliz Derneği iş birliği ile düzenlenen 7. Ulusal Kataliz Kongresi, PAÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde başladı.

Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde, Pamukkale Üniversitesi ve Kataliz Derneği iş birliği ile düzenlenen 7. Ulusal Kataliz Kongresi başladı. 9-12 Eylül 2018 tarihleri arasında PAÜ Kongre ve Kültür Merkezi’nde devam edecek bilimsel oturumlarda, yerli ve yabancı alanında ünlü bilim insanlarınca poster sunumları ve sözlü bildiriler sunulacak.

Kongrenin açılış konuşmasını yapan, Pamukkale Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Rafet Kılınçarslan, “Ulusal Kataliz Kongreleri, Kataliz Derneği’nin resmi etkinliği olarak iki yılda bir düzenlenmektedir. Bu yıl Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde yedincisi düzenlenen bu etkinlik; petrokimyasal rafinasyon süreçlerinden, yenilenebilir enerji uygulamalarına; çevre dostu katalitik uygulamalardan, biyokatalitik uygulamalara kadar geniş bir yelpazedeki çalışmalar ve bunun dışındaki diğer katalitik süreçlerde ilgili araştırmalar yapan bilim insanları ve sanayi kuruluşlarının katılımları ile gerçekleştirilecektir. Kongrenin amacı ulusal düzeyde endüstride ve üniversitelerde kataliz ve katalitik prosesler konularında çalışan bilim adamlarının ve araştırmacıların bir araya getirilmesi ve kataliz alanındaki son gelişmelerin paylaşılmasıdır. Kongre programında, 4 davetli konuşmacı, 39 sözlü sunum ve 20 poster sunumu yer almaktadır. Davetli konuşmacılarımız ODTÜ’den Prof. Dr. Saim Özkar, Hollanda Utrecht Üniversitesi’nden Prof. Dr. Krijin de Jong, Fransa Rennes Üniversitesi’nden Prof. Dr. Pierre Dixneuff ve İspanya Basque Country Üniversitesi’nden Prof. Dr. Iker Aguirrezabal’dır. Kongre programımızda yer alan sözlü sunumlar toplam 11 oturumda gerçekleştirilecek olup, Surface Science and Catalysis, kısa adı EFCATS olan, Avrupa Kataliz Topluluğu Federasyonu her yıl bir ülkeden desteklediği genç araştırıcıları belirleme programı, Homogenius Catalysis, Advances in Catalysis ve Applied Catalysis bölümlerinden oluşmaktadır. Kongrenin; yalnızca sunumların izlendiği tartışmaların yaşandığı bir ortamdan ziyade yeni çalışmalara zemin hazırlayacak ortaklıkların kurulduğu, ulusal ve uluslararası yeni projelerin konuşulduğu ve yeni ortakların kazanılmasına fırsat verildiği bir kongre olmasını diliyorum.” diyerek görüşlerini ifade etti.

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rafet Kılınçarslan’ın ardından konuşmasını yapan Boğaziçi Üniversitesi Öğr. Üyesi ve Kataliz Derneği Başkanı Prof. Dr. Zeynep İlsen Önsan, “ Kataliz Derneği olarak 2006 yılından bu yana iki senede bir olmak üzere 7 kataliz kongresi, diğer yıllarda da 6 kez yaz okulu düzenledik. Denizli Pamukkale Üniversitesi’nin doğayla iç içe güzel kampüsünde, böylesi bir bilimsel faaliyetin katılımcılara büyük fayda sağlayacağını düşünüyorum. Herkes için verimli bir kongre olmasını diliyorum.” şeklinde konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından, ODTÜ Öğr. Üyesi Prof. Dr. Saim Özkar tarafından açılış sunumu gerçekleştirildi. Kongre boyunca “sürdürülebilir enerji ve alternatif yakıtlar için katalizörler, çevre dostu katalitik prosesler, hava/su kirliliği kontrolünde katalitik metotlar, yenilenebilir kaynakların dönüşümü, elektrokimyasal ve fotokimyasal katalizörler, kömüre dayalı kimyasallar için katalizörler, petrol rafinasyonu ve petrokimyada yeni katalitik yaklaşımlar, zeolitler ve mezo gözenekli katalitik malzemeler, katalitik membranlar ve nano-yapılı katalizörler, oksidasyon katalizörleri, hidrojenasyon katalizörleri, hidroformilasyon katalizörleri, biyokatalizörler” konularını kapsayan sözlü bildiriler ve poster sunumları katılımcılarla paylaşılacaktır.

Kongrenin son günü katılımcılar Laodikya, Teleferik-Bağbaşı Yaylası ve Pamukkale’yi gezerek Denizli ve çevresini yakından tanıma fırsatı bulacak.

Uluslararası Uninano Projesi Kapanış Toplantısı ve Nanoteknoloji Çalıştayı Gerçekleştirildi

Uluslararası Uninano Projesi Kapanış Toplantısı ve Nanoteknoloji Çalıştayı Gerçekleştirildi. Pamukkale Üniversitesi koordinatörlüğünde, Türkiye Ulusal Ajansı’nın desteğiyle iki yıldır devam eden, “Evrensel Nanoteknoloji Becerileri Kazandırma ve Motivasyon Arttırma (UNINANO)” isimli Erasmus projesi kapanış toplantısı ve uluslararası katılımlı “Nanoteknoloji Çalıştayı” Pamukkale’de gerçekleştirildi.

Erasmus+ Ana Eylem -2 (Yenilik ve İyi Uygulamaların Değişimi İçin İşbirliği – Yüksek Öğretimde Stratejik Ortaklıklar) projesi olan UNINANO ile üniversite öğrencilerine nanobilim ve nanoteknoloji konularında farkındalık kazandırılması ve öğrencilerin kariyer planlarının bu alan çerçevesinde olumlu yönde etkilenmesi amaçlandı. Bu süreçte nanoteknoloji alanına katkı sunan proje, meslek hayatındaki bireylere müfredat desteği vererek, yeni beceriler ve yetkinlikler kazanmalarını sağladı.

Pamukkale Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine ve İmalat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Arzum Işıtan’ın koordinatörlüğünde yürütülen projenin ekibinde Doç. Dr. Zeha Yakar, Öğr. Gör. Meltem Balaban, Dr. Öğr. Üyesi Cumhur Gökhan Ünlü ve Arş. Gör. Dr. Volkan Onar görev aldı.

Projenin son katılım toplantısında değerlendirmelerde bulunan proje ekibi ve öğrenciler şunları kaydetti.

Dr. Öğr. Üyesi Arzum Işıtan – Proje Koordinatörü – PAÜ Teknoloji Fakültesi Öğr. Üyesi

Projemiz 2 yıldır devam ediyor ancak yaklaşık 4 yıldır bu proje üzerinde çalışıyoruz. Çok yüksek bir puanla, toplam 4 ülke ortağımız ile projemize hibe kazandık. Projemiz Türkiye Ulusal Ajansı tarafından yaklaşık 200 bin Euro ile destekleniyor. Projemizde amacımız ortaklarımızla birlikte, nanoteknoloji eğitim konusunda daha önce yapılmamış olan farkındalığı, özellikle lisans öğrencilerine ve lisans kariyerini belirlemek isteyen orta öğretim öğrencilerine yönelik çalışmalar yaparak, kariyerler planlarını oluşturmada farkındalık oluşturmaktı. Bununla ilgili olarak uzaktan öğrenme materyalleri, ders içerikleri ve kitapları hazırladık. Akademisyenlerimizi ve öğrencilerimizi staj faaliyeti kapsamında İtalya’da Nanoteknoloji Enstitüsü’ne götürdük. Bilgilendirme toplantıları düzenledik. Dolu dolu geçirilen 2 yılı tamamlamak üzereyiz. 2 yıllık periyodun sonunda, öğrencilerimiz üzerinde oluşturmak istediğimiz farkındalığı oluşturarak amacımıza ulaştığımızı düşünüyorum.

Doç. Dr. Zeha Yakar – PAÜ Eğitim Fakültesi Öğr. Üyesi

UNINANO projesi, üniversitemize katkısının büyük olacağına inanarak başladığımız bir projeydi. Şimdiye kadar Teknoloji Fakültesi’nde nanoteknoloji alanında bir ders yoktu. Böyle bir proje ile bu eksikliği giderdiğimizi düşünüyorum. Projemizin asıl odaklandığı konu, nanoteknolojiye yönelik üniversite öğrencilerinde farkındalık yaratmak, varolan farkındalığı yukarıya taşımak ve onların bu konuya yönelik motivasyonlarını artırmaktı. Buna yönelik olarak birtakım nicel ölçme araçlarıyla, Nanoteknoloji 1 ve 2 derslerine başlamadan önce ve derslerin sonunda, toplamda 119 öğrenciden veri topladık. Verileri analiz ettiğimizde projemizin amacına ulaşmış olduğunu gördük. Öğrencilerimizin nanoteknolojiye yönelik farkındalıklarında ve motivasyonlarında oldukça önemli bir artış oldu. Bu küçük bir başlangıç, her zaman daha iyisi vardır ve olacaktır. Projemizin bu anlamda bir örnek oluşturması umuduyla kapanışı yapacağız. Umarım bu alanda yapılan çalışmalar artarak devam eder.

Öğr. Gör. Meltem Balaban – Teknoloji Fakültesi Öğr. Elemanı

Projemiz boyunca, öğrencilerimizin Nanoteknoloji alanında farkındalık, yetkinlik ve beceri kazanmasını amaçladık. Bu süreçte, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Hüseyin Bağ ve üniversite yönetimimiz başta olmak üzere, UNINANO projesinde yer alan Konya Selçuk Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, Fondazione Bruno Kesler (Trento-İtalya, Crystal Clear Soft (CCS-Atina Yunanistan), Universitatea Tehnica Cluj-Napoca (Cluj Napoca-Romanya) ve Cosvitec (Napoli-İtalya) kuruluşlarına ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum.

Boca Gratiela Dana – Romanya Cluj-Napoca Teknik Üniversitesi Öğr. Üyesi

Pamukkale Üniversitesi yönetimi başta olmak üzere PAÜ Uluslararası İlişkiler Ofisi’ne, Türkiye Ulusal Ajansı’na, proje yürütücüsü akademisyenlere, Romanya Cluj – Napoca Teknik Üniversitesi’ni proje ortağı olarak kabul ettikleri ve göstermiş oldukları işbirliği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bu işbirliklerinin devam etmesini diliyorum. Bu projenin öğrencileri nanoteknoloji alanında motive ederek, mezuniyet sonrası kariyer planlarını şekillendirmelerinde yol gösterici olacağına inanıyorum.

Bektaş Zorlu – PAÜ Teknoloji Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Öğrencisi

Nanoteknoloji derslerini almadan önce, bu alana dair hiçbir fikrim yoktu. Dersler başladıktan sonra hocalarım sayesinde bilgilerim arttı. Ben ve arkadaşlarım nanoteknoloji alanında projeler yazdık. Ben tekstil alanında, kumaş üzerinde elektronik devreler vasıtasıyla, konum, jammer, iletişim özelliği olan bir kıyafet üzerinde çalıştım. Nisan ayında İtalya’ya gittik. Uluslararası Nanoteknoloji Enstitüsü’nde 10 gün eğitim aldık. Bu eğitimin üzerinde çalıştığım projeye büyük katkısı oldu. Mezuniyetim sonrası bu alanda lisansüstü eğitim yapmak istiyorum.

Kaynak : PAÜ

PAÜ’lü Öğrencinin Tezi, X. Uluslararası AR-GE Proje Pazarı’nda Birinci Oldu

PAÜ’lü Öğrencinin Tezi, X. Uluslararası AR-GE Proje Pazarı’nda Birinci Oldu. Proje Yöneticiliğini Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice A. Akdoğan’ın yaptığı, Kimya Bölümü öğrencisi Kadir Argun’un lisans bitirme tezi X. Uluslararası AR-GE Proje Pazarı’nda birinci oldu.

Bursa’da tekstil ve konfeksiyon sektöründe ihracatta katma değerin artırılması, yeni teknoloji ve metotların üretim süreçlerine kazandırılması, yenilikçi ürünler tasarlanması, yeni tasarımcılar yetiştirilmesinin teşvik edilmesi, endüstriyel tasarımcılığın geliştirilmesi, üniversite–sanayi işbirliğinin güçlendirilmesi ve ülkemiz ihracatçıları tarafından özgün ürünlerin dünya pazarlarına sunulmasına katkı sağlaması amacıyla bu yıl onuncusu gerçekleştirilen Uluslararası AR-GE Proje Pazarı’nın birincisi PAÜ Kimya Bölümü öğrencisi Kadir Argun oldu.

Proje Yöneticiliğini Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hatice A. Akdoğan’ın yaptığı ve PAÜ Kimya Bölümü Öğrencisi Kadir Argun’un tekstil atık sularının çevreci yaklaşımla arıtılmasına yönelik çalışmaların başlangıç kısmını oluşturan “Remazol Navy RGB Tekstil Boyarmaddesini İçeren Atık Suların İyileştirilmesinde Fungal Hücrelerin Kullanımı” isimli projesi; UTİB Türkiye Tekstil ve Konfeksiyon Sektöründe, X. Uluslararası AR-GE Proje Pazarında ilk aşamayı geçerek sergilenmeye uygun görülmüş ve daha sonraki aşamada kendi kategorisinde birincilik alarak 2.000 TL ile ödüllendirildi.

Pamukkale Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyenine 2018 BAGEP Ödülü

Pamukkale Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyenine 2018 BAGEP Ödülü. Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Ak, Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP) 2018’de alanında yaptığı üstün nitelikli çalışmaları sebebiyle Pamukkale Üniversitesi’nin adını Türkiye’nin önde gelen başarılı üniversitelerinin arasına yazdırdı.

Bilim Akademisi tarafından başlatılan ve kamu fonları yerine toplumdan gelen maddi destekle yürütülen Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı’nın bu yılki ödüllerinden Kimya/Kimya Mühendisliği çalışma alanındaki ödüle Pamukkale Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Ak layık görüldü. Aldığı ödülle Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinin bulunduğu listede Pamukkale Üniversitesi’nin de yer almasını sağlayan Prof. Dr. Metin Ak, ayrıca Pamukkale Üniversitesi’nin bu ödülü kazanan ilk akademisyeni olarak, alanında yaptığı üstün nitelikli çalışmaları ile BAGEP 2018 ödülünü kazanarak yıllık 15.000 TL destek almaya hak kazandı.

Genç bilim insanlarının özgeçmişi ve önerdiği proje değerlendirilerek verilen ödül kapsamında Fen-Mühendislik, Sosyal ve Sağlık bilimleri alanlarından kabul edilmiş 312 nitelikli başvurudan, sadece 39 başvurunun ödüllendirildiği programda Kimya/Kimya Mühendisliği alanında Pamukkale Üniversitesi ile birlikte ODTÜ, Bilkent ve Koç Üniversiteleri ödül kazanan üniversiteler arasında yer aldı.

Bilimsel liyakat, özgürlük ve dürüstlük ilkelerini bağımsız bir sivil toplum kuruluşu olarak tanıtmak, örneklemek ve gözetmek için 2011 yılında kurulmuş Bilim Akademisi tarafından başlatılan Bilim Akademisi Genç Bilim İnsanları Ödül Programı (BAGEP) kamu fonları ile değil, toplumun desteğiyle yürütülmektedir.

Detaylar:

Ödül Duyurusu: https://bilimakademisi.org/bagep-2018-sonuclari-aciklandi/

Kazanalar Listesi: https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2018/03/bagep-2018-odul-sahipleri-web-icin-30-mart.pdf

Ödül Töreni: https://bilimakademisi.org/bagep-2018-odul-toreni-27-nisan-istanbul-bilgi-universitesi/

Ödül Töreni Sunumu: https://bilimakademisi.org/wp-content/uploads/2018/05/bagep-2018-sunum-sirali-toren-sonrasi.pdf

Pamukkale Üniversitesi Akademisyenleri Meşe Peliti Ekstraktı ile Beyaz Et’in Raf Ömrünü Uzatmayı Başardı

Pamukkale Üniversitesi Akademisyenleri Meşe Peliti Ekstraktı ile Beyaz Et’in Raf Ömrünü Uzatmayı. Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümünde yapılan bilimsel çalışma ile meşe pelitinden elde edilen ekstraktın, beyaz etin raf ömrünü uzattığını ve doğal antioksidan kaynağı olduğunu ortaya koydu.

Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü, Gıda Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Ramazan Gökçe, Dr. Öğr. Üyesi Haluk Ergezer ve Yüksek lisans öğrencisi Orhan Özünlü’nün ortak yürüttükleri bilimsel çalışma, meşe pelitlerinden elde edilen ekstraktın antioksidatif özelliği sayesinde beyaz etin raf ömrünü uzattığını ortaya koydu.

“Beyaz Et Oksidasyona Karşı Daha Hassas”

Dr. Öğr. Üyesi Haluk Ergezer ile birlikte yürüttükleri bilimsel çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Ramazan Gökçe, Beyaz etin, üstün besleyici özellikleri ve ekonomik anlamda daha kolay ulaşılabilir olması sebebiyle kırmızı ete nazaran daha çok tüketildiğine vurgu yaparak “Ancak beyaz et yüksek oranda doymamış yağ asitleri içermesinden dolayı oksidasyona karşı kırmızı ete oranla daha hassastır. Sonuçta bu hassasiyet neticesinde ortaya çıkan oksidasyon nedeniyle beyaz etin lezzet, renk, kalite gibi özelliklerinde kayıplar yaşanmaktadır. Ayrıca bu olumsuz durumlara bağlı olarak mikroorganizma gelişimi gıdalarda bozulmalara ve tüketicilerde gıda kaynaklı zehirlenmelere neden olmaktadır. Beyaz ette bu olumsuzlukları ortadan kaldırmaya yönelik önemli stratejilerden biri antioksidan kullanımıdır. Beyaz ette antioksidan kullanımı yemlere, taze ete ve et ürünlerine ilave etme şeklinde uygulanabilmektedir. Biz taze beyaz ete uyguladığımız meşe peliti ekstraktı ile bahsettiğimiz olumsuz durumları önemli derecede engelledik.”

“Doğal Antioksidanlar Tercih Ediliyor”

Sentetik antioksidanlar et ürünleri başta olmak üzere birçok gıdada oksidasyona karşı kullanılmalarına rağmen, muhtemel toksik etkileri ve tüketiciler nezdinde olumsuz intibaya sahip olması nedeniyle üreticilerin doğal antioksidan kaynaklarına yöneldiklerine değinen Prof. Dr. Gökçe, “Doğal antioksidan kaynağı olarak bitkisel ve hayvansal kökenli katkılar kullanılmakta, özellikle fenolik madde miktarı yüksek bitkisel katkılar daha çok tercih edilmektedir. Yaptığımız bilimsel çalışmada, sapsız meşe (Quercus petraae), palamut meşesi (Quercus ithaburensis) ve pırnal meşe (Quercus ilex) pelitlerinden elde ettiğimiz ekstraktların beyaz etin, fizikokimyasal ve antioksidatif özellikleri üzerine etkilerini belirlemeyi amaçladık. Çalışmamızla meşe pelitinden elde ettiğimiz ekstraktın, yağ ve protein oksidasyonunun engellenmesinde 7 günlük depolama boyunca etkili olduğunu, dolayısıyla raf ömrünü uzattığını ve doğal antioksidan görevi gördüğünü ortaya koyduk.” dedi.

Kaynak : Pamukkale Üni

Pamukkale Üniversitesi Akademisyenleri, Histolojik İncelemelerde Doku Saydamlaştırma İşleminde Kullanılan CORES Cihazını Bilim Dünyasına Kazandırıyor

Pamukkale Üniversitesi Akademisyenleri, Histolojik İncelemelerde Doku Saydamlaştırma İşleminde Kullanılan CORES Cihazını Bilim Dünyasına Kazandırıyor. Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Adıgüzel; çalışma arkadaşları Prof. Dr. Erdinç Şahin Çonkur ve Arş. Gör. Ayşegül Güngör Aydın ile geliştirdikleri ve patent işlemlerini başlatmış oldukları, histolojik incelemelerde doku saydamlaştırma işleminde kullanılan CORES cihazını bilim dünyasına kazandıracaklarının müjdesini verdi.

PAÜ Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Bölüm Başkanı ve Anatomi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esat Adıgüzel “Histolojik çalışmalar çeşitli organlardan doku kesitleri alınarak bu örneklerin histo – patolojik yönden değerlendirilmesini kapsar. Organlardan alınan doku örnekleri histoloji laboratuvarlarında bir dizi işlem neticesinde incelenecek hale gelir. Doku örneği bu işlemlerden geçmeden özellikle de beyin dokusu, doğrudan mikroskop altında incelenemez. İnceleme öncesi yapılan işlemlerden biri de doku saydamlaştırmadır. Saydamlaştırma işlemi dünyada bilinen bir yöntemdir. Geliştirdiğimiz cihazla doku örneği inceleme prosesinde sürecin hızlanması sağlanmaktadır. Patent başvurusunu yaptığımız ve TÜBİTAK destekli ürettiğimiz “CORES” cihazı, beyin araştırmaları başta olmak üzere tıp alanında önümüzdeki yıllarda yapılacak olan çalışmalara büyük katkı sağlayacak.” dedi.

Cihazla ilgili bilgi veren Prof. Dr. Adıgüzel “Dokuları lazer ışını kullanan yeni nesil mikroskoplar altında inceleyebilmek için, hücrelerin özelliğini kaybetmeden saydamlaştırma işlemini gerçekleştirmek gerekir. Cihazı geliştirmeden önce bu işlemi gerçekleştirmek zahmetli, pahalı ve çok uzun bir süreç gerektiriyordu. Geliştirdiğimiz kompakt yapıdaki cihazla çok uzun süreler beklemeden, hücre bütünlüğünü de koruyarak, doku saydamlaştırma işlemini başarıyla gerçekleştirdik.” diye konuştu.

“TÜBİTAK Destekledi”

Prof. Dr. Adıgüzel, geliştirdikleri proje ile TÜBİTAK’tan 250 bin lira maddi destek aldıklarını belirterek “Asistanım Arş. Gör. Ayşegül Güngör Aydın’ın doktora teziyle ilgili çalışmalar yaptığımız sırada cihazı üretme fikrini geliştirdik. Bir yöntem üzerinde çalışırken cihazı tasarlama süreci içerisine de girmiş olduk. Cihazın proses aşamalarında, PAÜ Mühendislik Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdinç Şahin Çonkur cihazın tüm donanım ve yazılımlarının çalıştırılmasını sağladı; PAÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Ak ise bu projenin kimyasalları ile ilgili bölümde destek oldu. Mimar-Endüstriyel Ürün Tasarımcısı Gökçen Köseli proje ekibinde yer almamasına rağmen hem cihazın dış tasarımında hem de üretilmesinde destek olup emek harcayarak ortaya kompakt bir cihaz koymamızı sağladı. Nihayetinde her biri farklı alandan olan çalışma ekibimiz cihazın prototipini üretti ve laboratuvarımızda kullanmaya başladık. “ dedi.

“Nörobilim Alanına Bir Altyapı ve Temel Oluşturduk”

Beyin ve Sinir Sistemi hastalıklarının toplumda görülme sıklığının giderek arttığını belirten Prof. Dr. Esat Adıgüzel “Bu hastalıklarla ilgili araştırmaların yapılabilmesi için ileri analiz ve görüntüleme cihazlarına ihtiyaç var. Biz ürettiğimiz cihazla, ileri nesil mikroskoplarda incelenecek dokunun hazırlık aşamasıyla ilgili önemli bir engeli bertaraf ettik. Şu anda ürettiğimiz cihazla birlikte 4 adet prototipe sahibiz. Beyin araştırmaları yapan tüm merkezlerde olması gereken bir cihaz. Ülkemizde araştırma ve geliştirmeyi daha ileriye götürmek istiyorsak, bu gibi teknoloji üretme kısmının pahalı olan bölümlerini üniversitelerde üretmeliyiz. Ürettiğimiz cihazın tanıtımı için Arş. Gör. Ayşegül Güngör Aydın ile birlikte kurslar düzenledik. Bu kurslarda hem dokunun mikroskop incelemesi öncesi histolojik hazırlık sürecinde clarity-şeffaflaştırma işlemi hem de bu işlem için cihazımızın kullanımı hakkında katılımcıları bilgilendirdik. Bu vesileyle üniversitemiz aynı zamanda bir eğitim merkezi haline geldi, ayrıca bu durum üniversitemizin sitasyonunu da artırma potansiyeli taşımaktadır. Cihazın üretimiyle birlikte asıl hedefimiz, beyin araştırmaları-nörobilim alanında alt yapı ve temel oluşturarak üniversitemizde beyin araştırma merkezi kurmaktır. Üretilen cihazın beyin araştırmaları başta olmak üzere tıp alanında önümüzdeki yıllarda yapılacak çalışmalara büyük katkısı olacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Kaynak : Pamukkale Üni.