Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayının 3.sü Yapıldı

Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayının 3.sü Yapıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Işık, “Bilim diasporamıza, ‘muhakkak Türkiye’ye dönün’ demenin doğru olmadığını biliyoruz. Siz bulunduğunuz ülkelerde yaptıklarınızla da bizim için değerlisiniz.”


Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı, 24-25 Aralık 2015 tarihlerinde İstanbul’da geniş katılımla yapıldı. Kurultay’ın açılış konuşmasını TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Dr. Orkun Hasekioğlu gerçekleştirdi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı’nın kapanışında yaptığı konuşmada, etkinliği düzenlemekteki ilk amaçlarının, yurt dışındaki bilim adamları ile Türkiye’nin bilim ve teknoloji politikalarındaki son gelişmeleri paylaşmak olduğunu söyledi.

Diğer amaçlarını, yurt dışında yaşayan bilim insanlarının kişisel tecrübelerini, bulundukları ülkelerin araştırma altyapısıyla ilgili gözlemlerini dinlemek, öğrenmek, geleceğe yönelik bazı çıkarımlar yapmak şeklinde açıklayan Işık, bu bilim adamları ile Türkiye’deki bilim adamlarını buluşturmanın önemine değindi.

Işık, bu tür etkileşimlerin bilimsel birikimin gelişmesinde ve aktarılmasında çok önemli olduğunu ifade ederek, “İnşallah birbirimizle bağımızı koparmadan, irtibatımızı koruyarak, bu kurultayda kurduğumuz dostlukları, ilişkileri geliştirelim istiyoruz. Böylece hem ülkemizdeki bilimsel çalışmalara hem de dünyadaki bilimsel birikime katkımızı artırabileceğimize inanıyoruz” diye konuştu.

“Bilim insanlarına yönelik önemli adımlar atılacak”

Türkiye’nin bilim alanında 2002’den sonraki atılımlarını konuk bilim insanları ile paylaşan Işık, şu an üzerinde çalıştıkları Ar-Ge paketinde de akademisyenlere yönelik önemli adımlar olacağını anlattı.

Işık, “Mesela öğretim elemanlarımızın üniversite-sanayi iş birliği kapsamında yürüttükleri faaliyetlerden elde edecekleri gelirin yüzde 85’ini kendilerine iade edeceğiz. Yani döner sermaye kesintisinin en fazla yüzde 15 olmasını sağlayacağız ve gelir vergisi almayacağız. Yine öğretim elemanlarının teknoloji geliştirme bölgelerinde olduğu gibi Ar-Ge merkezlerindeki teşvik ve muafiyetlerden de yararlanmasını sağlayacağız” bilgilerini verdi. Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hem bilgi üretme becerimizi artırmalı hem de ürettiğimiz bilgiyi ticarileştirebilecek mekanizmaları kurmalıyız. Savunma sanayii projeleriyle, uydu çalışmalarıyla, yerli otomobil gibi projelerle teknoloji transferini hızlandırmalıyız. Araştırmacılarımızın özellikle HORİZON 2020 gibi programların sağladığı fonlardan daha fazla yararlanmasını sağlamalıyız. Bilhassa geleceğe yön verecek olan yapay zeka, sensör, robotik teknolojiler ile biyoteknoloji ve nanoteknoloji gibi alanlarda şimdiden gerekli hamleleri yapmak durumundayız. Bütün bu alanlarda yakaladığımız ivmeyi, bundan sonra da artırarak sürdüreceğiz.”

“Sizlerin katkısını çok önemsiyoruz”

Işık, Türkiye’deki mevcut araştırma altyapısını daha da geliştirmek hususunda yurt dışındaki bilim insanlarının katkısını çok önemsediklerini belirtti. Dünya çapındaki önemli projelerde dünyanın her yerinden bilim insanlarının ortak çalışma yürüttüğünü anlatan Işık, şöyle konuştu:

“Böyle bir dünyada bilim diasporamıza, ‘muhakkak Türkiye’ye dönün’ demenin doğru olmadığını biliyoruz. Siz bulunduğunuz ülkelerde yaptıklarınızla da bizim için değerlisiniz. Ancak şu hususun altını çizmek istiyorum; eğer Türkiye’ye dönmeyi düşünürseniz, burada artık çok farklı bir araştırma ortamını ve imkanlarını bulacaksınız. Sizlere nerede olursanız olun destek olmayı sürdüreceğiz. Yurt dışında da olsanız, ‘Hedef Türkiye’ çalıştaylarıyla size ulaşacağız, sizin bilgilerinizden istifade edeceğiz. Bu noktada son yıllarda, kamu tarafından sağlanan desteklerle 668 araştırmacımızın ülkemize dönmüş olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Bunun da ülkemiz için çok kıymetli bir gelişme olduğuna inanıyorum.”

Işık, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel Kimya Ödülü almasının kendilerine büyük bir gurur yaşattığını vurgulayarak, Sancar’ın bu başarısının birçok gençte “ben de yapabilirim” duygusunun yeşermesini sağladığına emin olduğunu söyledi.

Sancar’ın başarısıyla kapıyı araladığını, onun araladığı kapıdan daha birçok insanın geçeceğine inandığını kaydeden Işık, “Araştırmalarına Türkiye’de devam eden bilim insanlarımızın da benzer başarılara imza attığı günleri görmenin arzusunu taşıyorum. Bu rüyayı gerçekleştirmek için çok çalışıyoruz, bundan sonra da çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Işık, Türkiye’deki bilim ve teknoloji ekosistemini, araştırma altyapısını her gün biraz daha geliştireceklerini ve güçlendireceklerini, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak her zaman bilim insanlarının yanında olacaklarını da sözlerine ekledi.

Başkan Prof. Dr. Arif Ergin, Kurultay’ı Değerlendirdi

Kurultay çalışmalarını değerlendiren TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, “Davetimize icabet eden, Kurultayımıza katılan yurt dışındaki Türk Bilim İnsanlarını teşekkürü bir borç bilirim” dedi.

Türkiye’nin son 10 yıl içerisinde bilim, teknoloji ve yenilik konusundaki attığı adımları değerlendiren Prof. Dr. A. Arif Ergin, “2005 yılı öncesinde Bakanlar Kurulu’nda, bilim ve teknolojiden sorumlu bir bakanlığımız yoktu. Bugün Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız bu konuda ciddi çalışmalar yapıyor. Bunun yanında TÜBİTAK’ın yıllık gelirleri ancak ödül mekanizmaları geliştirmek, plaket dağıtmak, Bilim Teknik Dergisini basmak, yayımlamak ve çok kısıtlı sayıdaki NATO kaynaklı projelerde ev sahipliği yapmak gibi bir fonksiyonları icra edecek düzeydeydi. 10 yıl önce TÜBİTAK Ar-Ge’yi yönetmek, fonlamak gibi bir görevi icra etmiyordu” şeklinde konuştu.

Gelinen sürecin çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Ergin, “TÜBİTAK, 2005-2010 yılları arasında Ar-Ge konusunu yönetmek ve fonlamak konularında yönetmelik çıkararak esasları belirleyerek yoluna devam etti. Ciddi bir öğrenme sürecinden geçti. 2011-2015 dönenimde fon miktarını yönetmeyi öğrendi” ifadelerini kullandı.

“Ar-Ge’ye ayrılan kaynağın Gayri safi milli hasılamızdaki payı 0,52, bugün iki katına çaktı” diyen Prof. Dr. Arif Ergin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Özel sektörün Ar-Gge’ye ayırdığı bütçe 9,3 milyar liraya ulaşarak, 10 sene öncesine göre 7 katına çıktı. 2023 yılında gayri safi milli hasılanın yüzde 3’nün Ar-Ge’ye ayrılması, bunun da yüzde 2’sinin özel sektör tarafından yerine getirilmesi hedefi var. Özel sektörün bu konuda hızlı bir yükseliş gösteriyor. Bu üçte ikilik payın neresine geldik? Bu sene Ar-Ge harcamalarının yüzde 49,8 artık özel sektör tarafından yönetilmekte. Grafiklerde özel sektör hızla yükseliyor. Kamu ve üniversiteler normal bir seyir gösteriyor.”

Türkiye’nin bilim insanı yetiştirmeyle ilgili hedeflerinin olduğunun altını çizen Ergin, “Buna da baktığımız vakit, tam zamanlı araştırmacı sayısının 300 bin olması hedefi var. 2014 sonu itibariyle bu rakam 90 bine ulaştı. Tam zamanlı şartı düşünmeden rakamlara bakarsak 115 bin araştırmacı sayısına çıktığımızı görüyürouz. Bu da 10 sene de 3 kattan fazla bir artış demek oluyor” dedi.

İlk iki kurultayın öğrenme süreci olduğunu anlatan TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. A. Arif Ergin, geçen süre içerisinde ülkemizde bilim teknoloji ve yenilik politikalarında bir kararlılık oluştuğunu kaydetti. Ergin, “Bilim teknoloji konusunda konuşulan şeylerin bir eko sistem içerisinde dağılması lazım. Şu salonda gerçekleştirdiğimiz ruhu yakalamamız lazım. Türkiye’de belirli bir hedefle, belirli bir güç birliği ile çalışmalarımızı yapıyor. Ama Türkler sadece Türkiye’de değil, Türklerin etki alanı sadece Türkiye değil. Bizim bir Türk coğrafyamız var, bizim bir İslam coğrafyamız var, hedefimiz olan bir dünya coğrafyası var. Bunun hepsi ile işbirliği içerisinde olmak, açılımları nereden, nasıl yapacağımızı öğrenmek bizim yapmamız gereken şey. Bu açıdan uluslararası işbirliği çok önemli bir husustur” diye konuştu.

“BTY Alanında Cazibe Merkezi Bir Türkiye”

Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı’nın açılış konuşmasını yapan TÜBİTAK Başkan Yardımcısı Orkun Hasekioğlu, “Temel amacımız küresel anlamda bilimsel işbirliği kuvvetlenmiş, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında cazibe merkezi olmuş bir Türkiye’dir” dedi.

Hasekioğlu, “Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları 3. Kurultayı”nın açılışında bilim diasporasının Türkiye’nin yurt dışında açılan yüzü olduğunu söyledi. Dünyada üretilen bilgi ve teknolojiye erişimin sağlanmasında ve Türkiye’ye transferinde yurt dışında yaşayan bilim insanlarının birikim ve deneyimleriyle akademik ve profesyonel bağlantılarının, Türkiye’nin Bilim, Teknoloji ve Yenilik (BTY) ekosistemine dahil olmasında önemli olduğunu kaydeden Hasekioğlu, şöyle konuştu:

“Temel amacımız küresel anlamda bilimsel işbirliği kuvvetlenmiş, bilim, teknoloji ve yenilik alanlarında cazibe merkezi olmuş bir Türkiye’dir. Bu nedenle çalışmalarını kendi ülkelerinde sürdürmek isteyen bilim insanlarımız için TÜBİTAK yeni işbirliği programları başlatarak, kapsamlı çalışmalar gerçekleştirmektedir. Bu programları, düzenlediğimiz ‘Hedef Türkiye Çalıştayları‘ ile bilim diasporamızla düzenli olarak paylaşmaktayız. Kurultaylarımızda bilim diasporamız ile Türkiye’deki araştırmacılarımız arasında organik bir bağın kurulması hedeflenmektedir. Üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayı, Bilim Diasporası ile ülkemizde çalışmalar gerçekleştiren araştırmacılarımız arasında köprü işlevi gören ve benzeri olmayan bir etkinliktir.”

“ABD’de 300 bin Türk var”

ABD’de 3 milyon Hint asıllı Amerikan vatandaşı olduğunu, bunların bulundukları yerden, ülkelerinden dönmüş olmaktan daha fazla ülkelerine katkıda bulunduklarını anlatan Hasekioğlu, “Ülkelerinde yatırım yapıyorlar, ABD’ye gelen Hintlilere iş sahası açıp, destek veriyorlar. Şu anda ABD’de Türk nüfusu Hintlilerin 10’da 1’i civarında. 300 bin Türk var fakat bu yine de küçümsenecek bir rakam değil” dedi.

Bilim diasporasıyla Türkiye arasındaki bağın güncel ve dinamik tutulması amacıyla TÜBİTAK’ın, Yurt Dışı Araştırmacı Bilgi Sistemini (ARBİS-Y) uygulamaya koyduğunu belirten Hasekioğlu, ARBİS-Y‘nin, bilim insanlarına yönelik sürdürülebilir bir envanter oluşturulmayı, Türkiye destek ve programlardan bilim diasporasını periyodik olarak haberdar etmeyi, işbirlikleri oluşturmayı, ulusal projelerin değerlendirilme süreçlerinde panelist olarak görev alabilmelerini hedeflediklerini anlattı.

Hasekioğlu, “Türkiye’nin cazibe merkezi haline gelebilmesi için önerilerin alınması, yurt içi ve yurt dışındaki Türk bilim insanları arasında kalıcı ve çok yönlü işbirlikleri için atılacak somut adımların belirlenmesidir. Daha önceki kurultaylarımızdan farklı olarak bu yıl 80 milyar avroluk bütçesiyle dünyanın en büyük sivil araştırma ve yenilik programı olan ‘Avrupa Birliği (AB) Ufuk 2020 (Horizon 2020)’ye yönelik çıktılar elde etme amacı ile Ufuk 2020 Programı’na özel oturumlar eklenmiştir” şekilde konuştu.

Yurt Dışındaki Türk Bilim İnsanları Kurultayının 3.sü Yapıldı

Kaynak :TÜBİTAK



İlk yorum yapan olun

Yorumunuz: