Silikon Katkı Kimyasalları Pazarı 2022 Yılına Kadar 1.7 Milyar Dolar Değere Ulaşacak.

Silikon Katkı Kimyasalları Pazarı 2022 Yılına Kadar 1.7 Milyar Dolar Değere Ulaşacak. Yayınlanan yeni bir rapora göre, küresel silikon katkıları pazarı 2017 yılında 1.2 milyar dolar oldu ve 2022 yılına kadar 1.7 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

2022’ye kadar “Fonksiyona Göre Silikon Katkı Maddeleri Piyasası (Köpük giderici, Reoloji Değiştirici, Yüzey Aktif Maddeler, Islatma ve Dispersiyon Ajanları ), uygulama alanlarına göre ise (Plastik ve Kompozitler, Boya ve Kaplamalar, Selüloz ve Kağıt, Yiyecek ve İçecek) Markets and Markets tarafından yayımlanan rapora göre 2017 yılında yüzde 7,2 yıllık büyüme oranını gösterdi.

Markets and markets yayınına göre pazarın büyümesi öncelikle plastik ve kaplama uygulamalarında silikon katkı maddelerinin artan kullanımı nedeniyle oldu. Anahtar oyuncuların yeni ürün lansmanları, anlaşmaları ve müşterek yönetime tabi teşebbüsleri pazarının daha da büyümesine neden oldu.

Silikon katkı pazarı için plastik sektöründe kullanılan, termoplastik malzemelerin yanı sıra plastiğin yüzey özelliklerini iyileştiren katkı maddeleri olarak kullanılan en geniş uygulama alanını oluşturmaktadır.
Köpük giderici segmenti, boyalar ve kaplamalar gibi gıda ve içecek gibi çeşitli uygulamalarda kullanılan kimyasal katkılar olarak pazardaki en büyük fonksiyon segmentidir. Raporda, kalitatif kaplamalara olan talebin artması, köpük giderici ürün grubunun büyümesine neden oluyor.

Kuzey Amerika, silikon katkılarının en büyük pazarını oluşturmaktadır. Bu büyüme, plastik ve kompozitler, boyalar ve kaplamalar, kağıt ve kağıt hamuru, gıda ve içecekler ve kimyasal imalat gibi uygulamalarda artan silikon katkı talebinden kaynaklanmaktadır. Buna ek olarak, Kuzey Amerika ülkelerindeki plastik imalat sanayinin genişlemesi pazarın büyümesine katkıda bulunmaktadır.

Dow Corning, Evonik, Shin-Etsu, Momentive Performance Materials, BYK Additives ve Elkem gibi büyük oyuncular, silikon katkı pazardaki dayanaklarını güçlendirmek için genişleme, anlaşma ve işbirliği gibi yeni büyüme stratejilerini benimsemişlerdir.

Sabun İçinde Bulunan Kimyasallar Cildinizin Islanabilme Özelliğini Değiştirebilir

Sabun İçinde Bulunan Kimyasallar Cildinizin Islanabilme Özelliğini Değiştirebilir. Yeni bir araştırmalara göre, kozmetik temizleyicilerde bir bileşen kullanarak cildimizin ıslanabilirliğini değiştirmek mümkün olabilir.

İnsan cildinin en dış tabakası, alttaki canlı doku ile dış çevre arasındaki koruyucu bir bariyer gibi davranır. Bu doku tabakasının ıslanabilme özelliği kimyasalların yayılmasını ve patojenik mikroorganizmaların yapışmasını etkileyebilir. Yeni bir araştırmada, Binghamton Üniversitesi’nden biyomedikal mühendisliği profesörü olan Guy German, diğer araştırmacılarla birlikte, deri tabakasının ıslanabilme özelliğinin, farklı pH değerleri ile tamponlanmış sodyum laury lsülfat olarak bilinen anyonik sürfaktanın solüsyonlarıyla muamele edilmesiyle kontrol edilebileceğini gösterdi.

German “Bu çalışmada, kozmetik temizleyicilerde yaygın olarak kullanılan bir bileşen kullanarak insan cildi yüzeyinin ıslanabilirliğini değiştirebildiğimizi gösterdik. “Cilt dış dünyaya ilk savunma hattı gibi davranıyor ve cildin ıslanabilirliği, mikroorganizmaların önlenmesinde ve ayrıca kozmetik ürünlerin duyusal algılanmasında önemli rol oynamaktadır” diyor.

Yüzey aktif maddeler amfifiliktir ( hem hidrofilik ve hidrofobik özellikler taşıyan bir kimyasal yapı ), yani hem hidrofobik grupları (kuyrukları) hem de hidrofilik grupları (başları) içerirler ve sabun, şampuan, tıbbi kremler ve tıraş kremlerinde bulunurlar.

“Asidik ortamlarda cilt aslında pozitif bir yüke sahiptir. Baş grubunun negatif yükü aslında cildin pozitif yüküyle bağlanır ve kuyruklar yukarı kalkar. Kuyruklar yukarı kalkınca gerçekten hidrofobik bir yüzeye sahip olduğunuz anlamına gelir. Ancak alkali koşullara gittiğinizde ciltte o pozitif yük almıyorsunuz ve kuyruk cilde yapışarak sudan kaçıyor. Baş grupları daha sonra cildi çok daha hidrofilik hale getirir.

Bugüne kadar, araştırmalarının odak noktası sağlıklı ve hastalıklı / düzensiz cilt dokusunun mekaniği, yaşlanması, bakteri enfeksiyonu ve kozmetik ile mekanik ve işlevindeki değişiklikleri araştırmak olmuştur.

Bu araştırma, ciltteki keratin ile yüzey aktif cisimler arasındaki kimyasal etkileşimler yoluyla herhangi birinin cildin fiziksel özelliklerini doğrudan kontrol edebilme kabiliyetini ilk kez sağladığını gösteriyor.

“Anyonik yüzeyaktif madde çözeltilerinin pH’larını kullanarak insan derisinin ıslanabilirliğini kontrol etme” başlıklı yazı Colloids and Surfaces B: Biointerfaces’de yayınlandı.

Kaynak : phys