Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu. Türkiye’nin önde gelen altı araştırma üniversitesi, Türk araştırmacıların Avrupa Birliği projelerinde etkinliğini artırmak üzere bir güç birliği oluşturdu. 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenen “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans kapsamında kuruluşu duyurulan Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde Boğaziçi Üniversitesi de yer alıyor.
Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki etkinliğinin artırılması ve bu amaç doğrultusunda yükseköğretim sektöründe yapılması gereken değişiklikleri desteklemek üzere, Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı kapsamında en çok sayıda projesi olan altı Türk üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi, Bilkent, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’ni (TAÜG) kurdu.

Rektör Barbarosoğlu: Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliklerine hazırız

Boğaziçi Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde liderliğini üstlendiği TAÜG’nin bilim ve akademi dünyasına tanıtımı kapsamında, 8 Ekim tarihinde düzenlenen ‘’Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” konferansına katılan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, üniversitelerin başlıca faaliyetlerinin buluş yapmak, bilgiyi toplumsal katmanlara yaymak ve yeni bilgileri uygulamak olduğunu vurgulayarak bilgi odaklı bir yaklaşımla yarının liderlerini ve araştırmacılarını yetişmesinde araştırma ve inovasyonun anahtar rol oynadığını belirtti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits’in katılımlarıyla 8-9 Ekim 2015 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen konferansta konuşan Gülay Barbarosoğlu, ‘’Bugün dünya genelinde üniversiteler artık sadece birer eğitim ve buluş merkezi değil aynı zamanda ekonomik büyümenin, sosyal adaletin ve yeni öğrenme biçimlerinin laboratuvarları olmuş kurumlardır. Araştırma üniversiteleri ülkelerin ekonomilerinin gelişimi ve kalkınmasına katkıda bulunan kurumlar haline gelmiştir. Gerçek inovasyon ve yaratıcılık verimli ve üretken bir araştırma temelli öğretimle mümkündür’’ dedi.

Barbarosoğlu ayrıca, Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki (ERA – European Research Area) kurumlarla el ele çalışması gerektiğini belirterek bu kapsamda hem ulusal ve uluslararası politika yapıcılarıyla hem de Avrupa Araştırma Üniversiteleri Ligi (LERU) ile birlikte Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliği konusunda çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.

Altı Üniversiteden Ortak Deklarasyon

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi rektörleri ortak bir deklarasyon yayınlandı.

Deklarasyonda Türkiye Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG) kurulması sürecinde, söz konusu üniversitelerin çalışmalarının önemli bir kısmı Avrupa Araştırma Alanı’na odaklanacağı vurgulanırken TAÜG’nin kısa vadeli planları şöyle sıralandı:

• Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin Türkiye’de uygulanabilmesi için rektörlerin liderliğinde Avrupa Araştırma Alanı Reform Gündem’inin şekillendirilmesi,

Üniversiteler, Bakanlıklar, YÖK, TÜBİTAK ve sanayinin yakın işbirliği ile eylem planlarının hazırlanması, hedeflerin belirlenmesi, Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin uygulanması ve bu alanlardaki ilerlemelerin takibi,

•Mevcut deneyimlerinden yararlanılması ve en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için başta European Research Universities (LERU) ve European University Alliance (EUA) olmak üzere Avrupa’daki kurumlar ile daha yakın işbirliğinin sağlanması,

•Avrupa kurumları ve paydaşları ile işbirliğini geliştirmek, Avrupa Birliği programlarına katılımı artırmak (özellikle Horizon 2020 gibi araştırma ve yenilik programları), Avrupa’da politika geliştirme süreçlerine dahil olmak amacıyla Brüksel’de daha güçlü bir temsiliyet sağlanması.

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

 

Kaynak : Boğaziçi Üniversitesi

Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti

Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti. Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) 1 milyon adayın merakla beklediği üniversite kontenjanlarını açıklamasının ardından, Başkan Prof. Dr. Yekta Saraç’ın, “Yeni kontenjan planlaması yapılacak” dediği temel bilimler bölümlerinin de akıbeti belli oldu. Buna göre, 20 üniversitede biyoloji, 31 üniversitede fizik, 34 üniversitede kimya, 13 üniversitede ise matematik bölümleri kapatıldı.

Diğer bilim dallarına “temel” oluşturan matematik, fizik, kimya ve biyolojiyi kapsayan bilimler topluluğuna “temel bilimler” deniliyor. Verilen kontenjanlar değişmemesine rağmen, her geçen yıl öğrenci sayısı azalan temel bilimlerde, YÖK bu yıl yeni bir düzenleme yapma kararı almıştı. YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, 2014’te 11’den az öğrenci kaydolan devlet üniversitelerindeki programlara bu yıl kontenjan verilmeyeceğini duyurmuş, “Temel bilimleri tercih edecek öğrencilerimiz, ileride bu tercihlerinin kendileri için çok doğru olduğunu görecekler. Bazı üniversitelerde temel bilimler dolu. Almış olduğumuz karar sonucunda fizik, kimya, biyoloji, matematik gibi alanlarda öğretim görmek isteyen öğrencilere, kapasiteleri artırılan gelişmiş üniversitelerde eğitim alabilme imkânı sağlanıyor. Böylece bu alanlarda daha nitelikli eğitim alabilme imkânı da ortaya çıkacak” ifadelerini kullanmıştı. Bu kapsamda kapatılması beklenen bölüm sayısı da açıklanmıştı. Ancak 2015 ÖSYS kontenjanlarının duyurulması ile birlikte temel bilimlerdeki dramatik “düşüş” tablosu net olarak ortaya çıktı.

98 “kapatma” kararı
Buna göre, 54 üniversitenin 20’sinde biyoloji, 45 üniversitenin 31’inde fizik, 62 üniversitenin 34’ünde kimya ve 82 üniversitenin 13’ünde matematik bölümleri kapatıldı. 2015 yılında temel bilimlere bağlı bölümlere kontenjan verilen üniversiteler ise ODTÜ, Boğaziçi, bilkent gibi çok yüksek puanla öğrenci alan üniversiteler ile Ankara, İstanbul, Ege gibi köklü üniversiteler oldu. Anadolu’daki üniversitelerde ise temel bilimler bölümleri kalmadı. Bingöl ve Kafkas üniversitelerinde ise geçen yıl tamamında eğitim verilen 4 temel bilim bölümünün tamamı kapanmış oldu.

14 fizik kürsüsü
En dramatik düşüşün yaşandığı fizik bölümü, sadece 14 üniversitede kaldı. Bu yıl fizik bölümüne Bilkent ile Koç üniversiteleri dışında tamamı devlet üniversitelerine olmak üzere yalnızca 528 öğrenci kabul edilecek. 2015 ÖSYS sonuçlarına göre tercihler alındıktan sonra en fazla bin 321 öğrenci biyoloji, bin 489 öğrenci kimya ve 3 bin 512 öğrenci de matematik bölümlerine yerleşebilecek. Yapılan düzenleme ile biyoloji kontenjanı 166, fizik kontenjanı 260, kimya kontenjanı 235 ve matematik kontenjanı 94 azalmış oldu. Rakamların düşük olmasının nedeni bu bölümlere öğrencilerin zaten sınırlı sayıda kabul edilmesiydi.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yaptığı açıklamada, temel bilimleri tercih edecek öğrencilerin teşvik edileceğini belirterek, şunları kaydetmişti:

“Temel bilimlere teşvikin artırılması amacıyla, ilk 10 bin kişiye kadar verilen bursların, ilk 25 bine yükseltilmesine ve burs miktarlarının da yeniden düzenlenmesine karar verdik. Üniversite sınavında ilk 5 bine girip temel bilimleri tercih eden öğrencilerimize, aylık 2 bin lira burs vereceğiz. Temel bilimleri tercih eden ikinci 5 bine de ayda bin 500 lira burs sağlayacağız. YÖK ve TÜBİTAK’ın yaptığı ortak çalışmayla, çift anadal kontenjanını da yükselttik. Böylece ilk 10 binde olup başka bölümlerde okuyan, ikinci anadal olarak temel bilimleri seçen öğrencilerimiz ise ayda 750 lira burs almaya hak kazanacak.”

Üniversite Kontenjanları Açıklandı Ve Temel Bilimlerde Kapanmalar Gerçekleşti

 

Kaynak : Milliyet

Öğretmenlik Programları Sil Baştan

Öğretmenlik Programları Sil Baştan . Türkiye’de öğretmenlik programlarının açılması ve kapatılması ile ilgili kararlar her yıl değişiklik gösteriyor. Geçen yıl YÖK’ün kararıyla liselere alan öğretmeni yetiştiren eğitim fakültelerindeki öğretmenlik programları kapatılmıştı. Bu yıl ise yine YÖK‘ün kararıyla bu programlar tekrar açılacak. Kapatılan bu programlar arasında yer alan biyoloji, felsefe grubu, kimya, coğrafya gibi öğretmenliklere bu yıl tekrar öğrenci alınacak.

Geçen yıl da tartışmalara neden olan kararla eğitim fakülteleri içinde yer alan ve liselere öğretmen yetiştiren öğretmenlik programları kapatılınca aynı alanda eğitim veren fen ve edebiyat fakültelerindeki programlar büyük ilgi görmüştü. Bu fakültelere öğretmenlik yapabilmeleri için pedagojik formasyon hakkı da tanınınca kapatılan bölümlerin fen ve edebiyat fakültelerindeki karşılığı olan programların puanları yükselmişti.

İşte bu yıl YÖK bu kararını tekrar gözden geçirdi ve kapatılan bu programları açtı. Böylece kılavuza da giren öğretmenlik programlarına bu yıl tekrar öğrenci alınacak. Yeniden tercih listelerine girecek olan programlar şöyle: Biyoloji, coğrafya, felsefe grubu, kimya, Türk dili ve edebiyatı, fizik, matematik öğretmenlikleri.

kimya-ogretmenlerine-3000-atama-istiyoruz

 

 

Kaynak : egitimajansi

Öğrenci Belgeleri Artık ‘E-DEVLET’TE

Öğrenci Belgeleri Artık ‘E-DEVLET’TE. Yükseköğretim Kurulu’nun yürüttüğü Yükseköğretim Bilgi Yönetim Sistemi çalışmaları kapsamında artık öğrenci belgesi https://www.turkiye.gov.tr/ adresi üzerinden alınabilecek.

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya, 5,5 milyon öğrenciyi yakından ilgilendiren bir proje olan öğrenci belgelerinin artık e devlet üzerinden alınması uygulamasını açıkladı.

Çetinsaya, Yükseköğretim Kurulu’nda 26 Haziran 2014 tarihinde gerçekleştirilen toplantıda son 2 yıldır yoğun bir şekilde Türkiye yükseköğretim sisteminin bilişim altyapısı üzerine çalışmalar yürüttüklerini belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

‘‘Hem bilgi alt yapısı, hem iletişim alt yapısı hem de istatistik alt yapısı üzerine çalışmalar yürütüyoruz ve artık son 6 aydır da bu projenin sonuçlarını da sizlerle paylaşmaya başladık. Bunlardan bir tanesi Kurumsal Değerlendirme raporlarıydı. Bir diğeri istatistik.yok.gov.tr’ydi. Böylesi bir istatistik altyapısına, bilişim altyapısına sahip olunca uygulamaya koyduğumuz yenilikler var. Bunlardan bir tanesini de bugün sizlerle paylaşacağız. Bu da öğrenci belgelerinin artık e-devlet üzerinden, e-devlet kapısı üzerinden alınabilmesi.

Projenin ikinci aşamasında ise akademisyenlerimiz, öğretim elemanlarımız belgelerini e-devlet kapısı üzerinden alabilecekler. Mezun belgesi üzerinde çalışmalarımız devam ediyor. 1-2 ay içerisinde isteyen herkes mezun belgelerini e-devlet kapısı üzerinden alabilecekler. Ve bu süreçte üniversiteyi kazanan öğrencilerimizin kayıtlarının da online olarak e-devlet kapısı üzerinden yapılması için de çalışmalarımız tamamlanmak üzere. Bu sene en azından bir pilot proje olarak bu projedeki üniversitelerle birlikte uygulamayı gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Ben bütün bunların öğrencilerimizin, akademisyenlerimizin ve ailelerin hayatlarını kolaylaştırıcı uygulamalar olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim ve duyduğum mutluluğu da ifade etmek isterim. Öğrencilerimize ve herkese hayırlı uğurlu olsun.”

5,5 milyon öğrenciyi ilgilendiren uygulama ile öğrencilerin online olarak alacağı barkodlu belgeler kurum ve kuruluşlara yapılacak başvuru ve işlemlerde kullanılabilecek.

Öğrenci kayıtlarının online olarak yapılması, mezuniyet ve öğretim elemanı belgelerinin online alınması konularında ise çalışmalar sürdürülmekle birlikte kısa bir süre içerisinde sistemin hayata geçirilmesi planlanıyor.

“E-Devlet’ten Öğrenci Belgesi Alma” Kılavuzu

Öğrenci Belgeleri Artık ‘E-DEVLET'TE

YÖK Tüm Üniversite Mezunlarının Formasyon Alabilmesi İçin Yeni Çalışma Başlattı.

YÖK Tüm Üniversite Mezunlarının Formasyon Alabilmesi İçin Çalışma Başlattı. “Bütün mezunların, bir an önce formasyon alması için bu sene birtakım mekanizmalar geliştirdik. Hem de bütün alan öğretmenliklerinde okuyanların öğrenimleri ve lisans öğrenimleri müddetince formasyon eğitimlerini tamamlayabilmeleri için bir politika geliştirdik. Bunu da önümüzdeki günlerde bütün kamuoyuyla paylaşacağız”

YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, tüm üniversite mezunlarının formasyon alması için birtakım düzenlemeler geliştirdiklerini belirterek, bunu önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşacaklarını bildirdi.
Çetinsaya, YÖK Konferans Salonu’nda, “Yarının Liderleri Projesi”nin lansman toplantısında yaptığı konuşmada, YÖK’ü daha renkli kılmak ve eski imajından sıyırarak tamamen öğrenci ve akademi dostu haline getirmek için gayret ettiklerini söyledi. Çetinsaya, buna ilişkin imajı değiştirmenin gerçekten zor olduğunun altını çizdi. Öğrenciliğinden itibaren YÖK’ün bütün süreçlerini yaşadığını anlatan Çetinsaya, hocalarının gözlerinin önünde okuldan atıldığını, başörtülü arkadaşlarının üniversiteye alınmadığını ve 28 Şubat’ta hocaları hakkında soruşturma açıldığını gördüklerini aktardı.

“Bu gözler YÖK’ün bütün olumsuz imajlarını ve uygulamalarını gördü” diyen Çetinsaya, “YÖK’ün bütün talihsizliği aslında 12 Eylül döneminde kurulmuş olması. Aslında 12 Eylül dönemi politikalarına aracılık etmesi. 28 Şubat döneminde, 28 Şubat dönemine aracılık etmesi” ifadelerini kullandı.
Artık geçmişe bir tepki olarak YÖK’ün değiştirmenin de yetmeyeceğini, 21. yüzyıla uygun bir yükseköğretim sisteminin oluşturulması gerektiğini söyleyen Çetinsaya, “YÖK’ü tamamen lağvetmemiz lazım. Siz oraya ne kadar renkli desenler yaparsanız yapın, kuruluş felsefesi olarak, zihniyet olarak, eylem olarak, bugünün Türkiyesi’ne ve dünyasına ait bir kuruluş değil. Umarın en kısa zamanda yürütme ve yasama organı da bu konuda gerekli politikaları izleyerek, bu kurumu özlendiği gibi 21. yüzyıl Türkiyesi ve dünyasının koşulları, şartlarına uygun denetleme, planlama ve koordinasyon kurumu haline dönüşecektir” diye konuştu.

Çetinsaya, yüksek öğretim sisteminin büyümeye devam edeceğini çünkü 2020′lere kadar genç nüfusun daha da artacağını kaydetti. Gökhan Çetinsaya, 12 yıllık zorunlu eğitimle de daha çok gencin üniversiteye gitmek isteyeceğini dile getirerek, YÖK’ün dönüşmesi ve lağvedilmesi gerektiğini ama bütün bu yükseköğretim alanını planlayabilmek için de çağdaş bir kuruluşa ihtiyacın bulunduğunun altını çizdi. YÖK’ün imajını değiştirmeseler de YÖK’ü dönüştürmeye çalıştıklarını ifade eden Çetinsaya, yeni yükseköğretim yasasına ilişkin çalışmalar sırasında, öğrenci konseyleriyle ilgili sistem oluşturma kararı aldıklarını ancak yasa çalışmasının gerçekleşmediğini hatırlattı.

Bunların ayrı bir mevzuat çalışması olarak değerlendirildiğini ve yasama organına iletileceğini anlatan Çetinsaya, Öğrenci Faaliyetleri Komisyonu oluşturacaklarını söyledi. Komisyonun YÖK ile öğrenciler arasında diyalog kuracağını aktaran Çetinsaya, “ogrenci.yok.gov.tr” adresi altında sadece öğrencilere ait bir web sitesi tasarladıklarını da kaydetti.
“YÖKDİL” projesine ilişkin de çalışmalarının devam ettiğini anlatan Çetinsaya, tez merkezine ilişkin de çalışmalar yürüttüklerini, Eylül ayında açacakları sistemle Türk üniversitelerindeki tüm makale, tez ve kitapların web üzerinden kullanıma açılacağını bildirdi.
Uluslararası öğrenci sayısının 2011′de 30 bin iken bugün 54 bine çıktığını da belirten Çetinsaya, bunu artırmak için de çalıştıklarını ifade etti.Yabancı öğrencilerin tercihlerini yapabilmeleri ve üniversiteleri tanımaları için de “edufinder” filtresi geliştirdiklerini söyledi.Formasyon için yoğun bir talep olduğunu aktaran Çetinsaya, bunu herkesin alması gereken bir hak olarak görmeye başladıklarını vurguladı.
Çetinsaya, iyi alan bilgisinin üzerine bir, bir buçuk yıllık yüksek lisans eğitimiyle öğretmen olunabileceğini, formasyonun hayat boyu öğrenme olarak algılanması gereken bir sertifika programı olduğunu dile getirdi.
-Hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız.

Çetinsaya, şunları kaydetti:
“Bu sebeple bütün mezunların, bir an önce formasyon alması için bu sene bir takım mekanizmalar geliştirdik. Hem de bütün alan öğretmenliklerinde okuyanların öğrenimleri boyunca, lisans öğrenimleri müddetince formasyon eğitimlerini tamamlayabilmeleri için bir politika geliştirdik. Bunu da önümüzdeki günlerde bütün kamuoyuyla paylaşacağız. Yani hepiniz, 4. sınıfı bitirmeden, formasyon eğitimlerinizi tamamlamış olacaksınız. Burada kapasite mevzusu çok önemli. Sonuçta bu eğitim verecek kontenjanlar ve kişiler sınırlı, bunu da gözeterek ama hepinizin bu eğitimi alacağı bir sitemi geliştirdik.”

Çetinsaya, tüm üniversitelerde kariyer merkezlerinin kurulacağını, uzmanların burada iş yaşantılarıyla ilgili öğrencilere bilgi vereceğini dile getirdi.Çetinsaya, sosyal sorumluluk proje ve derslerinin bütün öğrencilerin alması gereken dersler olduğunu da düşündüğünü ifade etti.Üniversiteye kontenjan artışının da iyi bir noktaya geldiğini aktaran Çetinsaya, her yıl liseden mezun olan yaklaşık 800 bin kişinin üniversiteye yerleştirilecek sayıda kontenjan bulunduğunu söyledi.
Üniversiteye yerleştikleri halde bölümünden memnun olmayan ve tekrar sınava giren yaklaşık 500 bin kişi olduğunu hatırlatan Çetinsaya, yatay geçişlere ilişkin yapacakları değişiklikle artık adayların belki de tekrar sınava girmesine gerek kalmayacağını dile getirdi.Çift anadal ve yan dal programlarına ilişkinde politikalar geliştireceklerini söyleyen Çetinsaya, dikey geçiş kontenjanlarının da her yıl ciddi şekilde artırdıklarını ifade etti. Çetinsaya, yatay geçiş için adayların üniversiteye girişte bütün LYS’lere girmesi gerektiğini belirtti.
-Öğrenciler YÖK tabelasını renklendirdi
Konferans öncesi, yaklaşık 60 üniversiteden gelen öğrenciler, kartonlara Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazarak, harfleri renkli kalemlerle boyadılar ve kurulun tabelasının üzerine bu kartonları yapıştırdılar. Öğrenciler, “Öğrenci dostu YÖK istiyoruz”, “Yıkarak değil yaparak istiyoruz” şeklinde sloganlar attılar. Daha sonra, YÖK Başkanı Çetinsaya ile oğlu Mustafa Selim, öğrencilerle, oturarak kitap okuma eylemi gerçekleştirdi.

yök

 

Kaynak : memuruz

Üniversiteyi bitirmeye 6 yıl sınırı! YÖK atılmayı geri getirmek için kolları sıvadı

Üniversiteyi bitirmeye 6 yıl sınırı! YÖK atılmayı geri getirmek için kolları sıvadı. Başbakan’ın işaretini verdiği yeni düzenlemeyle ilgili YÖK’ün çalışma başlattığı öğrenildi. Atılmayı kaldıran düzenleme 2 yıl önce getirilmişti
2010 yılında çıkan affın ardından üniversiteden atılmayı kaldıran iktidar ve YÖK, bu düzenlemeden “uygulanamadığı” ve “eğitimde sorunlara yol açtığı” gerekçesiyle vazgeçiyor. YÖK, üniversite okuma süresinin sınırlanması için çalışma başlattı.

YÖK’ün çalışma yapmasının sebebinin rektörlerden gelen şikayetler olduğu öğrenildi. Rektörler, “Hiçbir planlama yapamıyoruz. Öğrenci sayımız bile net ve belli değil. Kayıt yaptıran öğrencilerin bir kısmı o yıl gelmiyor” diyerek, YÖK’e mevcut sistem hakkında şikayette bulundu. Üniversitelerde okuyan 4 milyon 400 bin öğrenciden yaklaşık 800 bininin bu durumda olduğu ve kayıtlı olduğu halde okula gitmedikleri ifade edildi. Rektörlerin, “terör örgütleriyle ilişkisi olan insanlar öğrenci kimliği ile kampüslerde dolaşıp, derse girmeden öğrenci yönlendiriyor. Bu kişiler okuldan atılamıyor” eleştirisini dillendirdikleri de ifade edildi.

Hazırlık+6 yıl
YÖK’ün çalışmasına göre öğrencinin sınırsız hakkı olmayacak. Hazırlık sınıfının ardından 4 yıllık bölümleri 6 yılda, 5 yıllık bölümleri 7 yılda; 6 yıllık bölümleri de 8 veya 9 yılda bitirmek zorunda olacak.

Yasa çıkalı 2 yıl oldu

2011 yılı Şubat ayında yapılan düzenlemeyle, üniversite öğrencilerine af getirilmiş ve atılma kaldırılmıştı. Terör suçlarından hüküm giyenler dışında yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilenlere üniversitelere dönüş yolu açılmış, Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda, öğrenim gören öğrencilerden her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenlerin, yasanın çıkmasının ardından 5 ay içinde başvurarak, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında öğrenimlerine yeniden başlayabilmesi düzenlenmişti. Yasal düzenlemenin ardından atılma da kaldırılmıştı. YÖK de öğrencilerin 2 kat ya da 3 kat katkı payı ödeyerek uzun yıllar öğrenci olmalarının yolunu açan yönetmelikler çıkarmıştı.

üniversite

 

Kaynak : bursadabugun

Sistem Değişiyor, Üniversite Sınavı Kalkıyor !!

Sistem Değişiyor, Üniversite Sınavı Kalkıyor !! Üniversiteye girişi lise başarısı belirleyecek. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, TGRT Haber’de, üniversiteye giriş sisteminin değiştirileceğini açıkladı. Sisteme ilişkin ilk kez detaylı açıklamalarda bulunan Avcı, şunları kaydetti:

DERSHANEYE İHTİYAÇ KALMAYACAK:
2015’te dershanelere ihtiyaç kalmayacak. Sınavlar kalkıyor. Bizim SBS diye bir sınavımız vardı. Geçen yıl bunu kaldıracağımızı söyledik ve bu oldu. Aynen SBS’de olduğu gibi olacak. Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulumuz, 1.5 sene önce yaptığı toplantıda üniversiteye giriş sisteminin yeniden biçimlendirilmesi için YÖK, MEB ve TÜBİTAK’ı görevlendirdi. Bu 3 kurum, 2 senedir çalışıyor. Araştırmalar, denemeler yapıyor.

AÇIK UÇLU SINAV DEVRİMCİ ADIMDI:
ÖSYM, 3-4 ay önce açık uçlu üniversite sınavı ile ilgili pilot bir uygulama yaptı. Açık uçlu sınavı nasıl yaparım, üniversite sınavında açık uçlu soruları nasıl kullanabilirim diye. Bu, çok önemli ve devrimci bir adımdı. Açık uçlu soruların değerlendirilmesi çok objektif olacak.

DOĞRUDAN LİSE MÜFREDATI:
Hayat eşittir 180 dakika olmayacak. Ortaöğretime geçişte SBS’yi kaldırarak başladık. İnşallah üniversiteye girişlerde de öğrencilerin lise 1, 2, 3, 4. sınıfların müfredatlarından edindikleri başarıları değerlendirmeye alan bir giriş sistemi üzerinde çalışıyoruz. Üniversiteye girişi doğrudan lise müfredatındaki başarıya endekslemek istiyoruz. Öğrenci, orada gösterdiği başarılarla üniversiteye gidebilecek. Böylece çocuk kendi 4 yıllık performansına bakarak ‘ben hangi üniversiteye girebilirim’ diye konuyu önce kendi vicdanında rasyonalize edecek.

üniversitee

 

Kaynak : sabah