2. İstanbul Karbon Zirvesi 2 Nisanda Başlıyor

2. İstanbul Karbon Zirvesi 2 Nisanda Başlıyor. İklim değişikliği tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de tehdit ederken sektör ilgilileri düşük karbon salımı için özellikle iş dünyasını teşvik etme çalışmalarına imza atıyor. Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği de bir ilki gerçekleştirerek, “Düşük Karbon Kahramanlarını” ödüllendirmeye hazırlanıyor.

Gelecek nesillere temiz ve yaşanılabilir bir dünya bırakmak için, sürdürülebilir üretim teknolojileri kullanımının ön plana çıkarılması gerektiğini bildiren İTÜ Öğretim Üyesi ve Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, iklim değişikliği ile hep birlikte mücadele etmeliyiz diyor.

Bu kapsamda ilki geçtiğimiz yıl gerçekleşen İstanbul Karbon Zirvesi, bu yıl 2-3 Nisan tarihlerinde düzenleniyor. II. İstanbul Karbon Zirvesi’nde karbon yönetimi, karbon teknolojileri, karbon ticareti, yeşil yatırım konuları masaya yatırılacak. SÜT-D ve Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) tarafından düzenlenecek olan zirve, bu sene aynı zamanda üretim ve tüketimde karbon yönetimini başaran ve düşük karbon ekonomisi için uğraş verenleri ödüllendirecek.

Zirvenin hedeflerini ve düşük karbon ekonomisine geçiş sürecinde iş dünyası ile akademi arasındaki işbirliğinin önemini Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu’ndan dinledik:

Üretimi karbonsuzlaştırmak

“Karbonu yönetmek, bugünü ve yarını yönetmektir. Bu bilince sahip kişi ve firmaların da mutlaka ödüllendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Dernek olarak ‘Düşük Karbon Kahramanları Ödülü’ ile vizyon ve misyonumuza uygun olarak, üretim ve tüketimde karbon yönetimini mükemmel başaranları, düşük karbon ekonomisi için uğraş verenleri desteklemeyi ve böylece toplumda konunun bilinirliğini arttırmayı planlıyoruz. Karbonu yönetmek demek, hammaddeyi, enerjiyi, suyu daha verimli kullanmak, karbon ticaretini başarmak demek. Üretimi beşikten mezara sürdürülebilir kılmak demek. Tüm dünya üretimde düşük karbon ekonomisine gidiyor. Avrupa Birliği üretimi ‘karbosuzlaştırmayı’ hedefliyor. En büyük rüya, bir gün karbonca zengin kaynaklardan hidrojene ulaşmak. Bunun için daha önümüzde vakit var. Fakat iş dünyasının bu konuda daha da bilinçlenmesi gerekiyor. Artık harekete geçme zamanı.”

Firmalar için bir tür “X-ray”

“Karbon salımındaki tehlikenin farkında olan çok sayıda kuruluş mevcut; fakat bu ağın genişletilmesi, bilincin arttırılması gerekiyor. Firmalarımız iklim değişikliği ve karbon yönetimini doğru anlayarak, mevcut durumları tanımalı ve ‘Düşük Karbon Ekonomisi’ için yol haritalarını belirlemelidir. Bu konular firmalar için mali bir yük getirmiyor. Düşük karbon ekonomisi yolu fırsatlarla dolu bir yol. Yeni iş alanları yaratıyor. Firmalar karbon yönetimi ile kendilerine bir tür ‘x-Ray’ çekmiş oluyorlar. ‘Ben ne yapıyorum?’ diyorlar. Bu sayede sürdürülebilir üretim, temiz üretim yapmış oluyorlar. Bu noktada da konunun muhatabı kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerine büyük iş düşüyor. İş dünyasını düşük karbon salımı için teşvik etmek çok önemli.”

Hedef Türkiye’yi “yeşil marka” yapmak

Prof. Dr. Karaosmanoğlu geçen yıl kurulan SÜT-D hakkında ise şu bilgileri veriyor: “Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği yeni ve yenilikçi bir dernek. Geçen yıl kuruldu. Üyelerimiz iş dünyasının yeşil yakalı temsilcileri, akademisyenler, kamu kuruluşları uzmanları ve gençler. Sürdürülebilir üretim ve tüketim bilinirliği giderek artan bir olgu. Bu alanda kapasite eksikliği mevcut. Doğru bilgi ve ardından gelecek farkındalık önemli bir gereksinim. SÜT-D, sürdürülebilirlik toplumsal kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyor. Resmi erk, yerel yönetim, üretici, tüketici, akademi, gençlik, medya öğelerini İstanbul’daki etkinliklerinde yan yana getiriyor. Etkinliklerimizde İstanbul adını özellikle kullanıyoruz ve bu güzel kente yakışır etkinlikleri küresel başarıya taşıyarak, Türkiye yeşil markası olmak için uğraş veriyoruz.”

“E-Atık ulusal servettir”

Prof. Dr. Karaosmanoğlu’nun dikkat çektiği bir diğer zirve de 5-6 Mart tarihlerinde gerçekleştirilecek olan İstanbul Elektrikli ve Elektronik Atık Zirvesi (IEEWS 2015). Prof. Karaosmanoğlu bu zirve hakkında şu bilgileri veriyor: “Ulusal İş Ortağımız Marmara Belediyeler Birliği ile, İTÜ, İTÜ Arı Teknokent ve İTÜNOVA TTO ev sahipliğinde düzenlenecek zirvede, elektrikli ve elektronik atık yönetimini masaya yatıracağız. Konunun tüm paydaşlarını bir araya getirerek, üreticiler ve geri dönüşüm sektörü arasında yapıcı bir etkileşim gerçekleşmesini hedefl iyoruz. Çünkü e-atık ulusal servettir. Bu zirvede uluslararası ortaklarımız Avrupa Geri Dönüşüm Platformu (ERP) ve önemli bir e-atık girişimi olan STEP. Çevre ve Şehircilik; Enerji ve Tabii Kaynaklar; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlıkları ve Geri Kazanım Sanayicileri Derneği (GEKSANDER) ile eş güdümde ilerliyoruz. Yerel yönetimler atık yönetiminin vazgeçilemez itici gücü konumundalar. Bu nedenle, zirvemizde başkanlarımızı ve yetkilileri de yanımızda görmek istiyoruz. Marmara Belediyeler Birliği özel oturumunda yerel yönetim yaklaşımı ve başarılı uygulamaları sunulacak. Dünyadan ve ülkemizden en iyi uygulamalar programda yer alıyor. E-atık geri dönüşümünü yeni ve hızla büyüyecek yeni bir iş alanı olarak yatırımcılarımızın dikkatine sunacağız. Zirvede aynı zamanda Türkiye E-atık Yol Haritası raporunu ortaya koyacağız.”

Detaylı bilgi için : http://www.istanbulcarbonsummit.org/tr//#ana-sayfa

2. İstanbul Karbon Zirvesi 2 Nisanda Başlıyor

 

Kaynak : Dünya

Dizlerinde ‘altın madeni’ keşfedildi

Dizlerinde ‘altın madeni’ keşfedildi. Güney Kore’de dizlerindeki aşırı ağrı nedeniyle doktora başvuran bir kadını dizlerinde, ‘altın madeni’ keşfedildi. Doktorlar, X-ray sonrasında ortaya çıkan görüntünün, ‘akapunktur tedavisinin’ sonucu olduğunu belirtti.Güney Koreli doktorlar, osteoartrit (eklemlerdeki kemik ve kıkırdakların aşınması) teşhisi konan 65 yaşındaki bir kadını X-ray taramasından geçirdiklerinde, hiç beklemedikleri bir görüntüyle karşılaştı: Yaşlı kadının dizleri yüzlerce altın taneciğiyle doluydu.

New England Journal of Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, hastanın ilaç tedavisi işe yaramayında Güney Kore’de yaygın olan akapunktura başvurduğu belirtildi. Akapunktur tedavisinde kullanılan ve altın olduğu anlaşılan iğneler, hastanın diz dokusunda sayısız altın tanecik birikmesine neden oldu.

Araştırmayı inceleten Boston Üniversitesi radyoloji Profesörü Ali Guermazi, doku altında kalan yabancı nesnelerin iltihap, apse ve enfeksiyon gibi ciddi sorunlar doğurabileceğini belirtti. Guermazi, bu tür yan etkilerin yanı sıra, iğneden geride kalan taneciklerin anatominin anlaşılmasını zorlaştırabileceğini, bu şekilde X-ray analizini de yanlış sonuca sürükleyebileceğini söyledi.

AKAPUNKTUR İŞE YARIYOR MU?
Guermazi, “İnsan vücudu yabancı nesnelerden kurtulmak ister ve savunma mekanizması devreye girer. Örneğin iltihaplanma veya nesne etrafında lifli doku oluşur” dedi.

Dahası, parçacıkların vücut içinde hareket etme ve atar damarları parçalama riskinden dolayı, yabancı nesneler taşıyan insanlar manyetik rezonans görüntüleme (MRI) taramasından geçirelemiyor.

Akapunkturun işe yaradığını savunan bilimsel deliller ise çok az. Ancak araştırmaya göre, Asya ülkelerinde özellikle eklem ağrılarını gidermek için akapunktur yaygın olarak kullanılıyor ve tedavide ağrı olan bölgeye altın iğneler batırılıyor.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün verilerine göre, ABD’de 2007 yılında 3.1 milyon yetişkin ve 150 bin çocuk akapunktur tedavisi gördü.

dizlerinde altın

 

Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/id/25491886/