Yeni Yönetmeliğe Göre, Yılda 1 Ton Ambalaj Kullanan Firmalar da Geri Dönüşümden Sorumlu Olacak

Yeni Yönetmeliğe Göre, Yılda 1 Ton Ambalaj Kullanan Firmalar da Geri Dönüşümden Sorumlu Olacak. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yeni yıl ile birlikte yürürlüğe girdi. Yönetmelik her ne kadar plastik poşetlerin 2019 yılından itibaren ücretli olması ile gündeme gelse de ambalaj atıkları toplama, ayırma ve geri dönüşüm işlemlerine Avrupa Birliği standartlarını getiren maddeleri ile dikkat çekiyor. Yönetmeliğin hazırlanması aşamasında yürütülen çalışmalara önemli katkılar sunan PAGÇEV (Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı Geri Dönüşüm İktisadi İşletmesi), ambalaj atıklarının kaynağında toplanması ve geri dönüştürülmesi noktasında önemli yenilikler getirdiğini vurguladı. Geri dönüşüm rakamlarının artmasının çevreye olduğu kadar ekonomiye pozitif katkı sağlaması bekleniyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yoğun çalışmalar sonucunda yeniden düzenlediği “Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği” 27 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Ambalaj atıkları toplama, ayırma ve geri dönüşüm işlemlerinde AB ile uyumlu şekilde hazırlanan yönetmelik ile sorumlu kullanım bilincini yaygınlaştırarak aşırı atık oluşumunun önüne geçilmesi hedefleniyor. Sürdürülebilir çevre, bilinçli tüketim mottosu ile yönetmeliğin hazırlanması aşamasında önemli çalışmalar yürüten PAGÇEV, Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’ni değerlendirdi.

Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi) Genel Müdürü Yağmur Cengiz, bugüne kadar plastik poşetlerin ücrete tabi tutulması özelinde tartışılan Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin, geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “01 Ocak 2019 tarihinden itibaren plastik poşetler sadece marketlerde değil bakkallarda, büfelerde, mağazalarda yani tüm satış noktalarında ücretli olacak. Yönetmelik atıkların kaynakta toplanması ve geri dönüşüm noktasında da önemli değişiklikler getiriyor. Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği kapsamında ambalaj atıklarının oluşumunun önlenmesi, önlenemeyen ambalaj atıklarının yeniden kullanımı, geri dönüşümü ve geri kazanımı noktasında kamu, üretici ve tüketici üçgeninde sorumluluğun bölüştürülmüş olmasını son derece önemli buluyoruz.”

Ambalaj üreticilerine belirli oranda geri dönüştürülmüş hammadde kullanımı zorunlu hale geldi…

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, “Yeni yönetmelikle birlikte plastik, kağıt-karton, cam ve metal ambalaj üreticilerine piyasaya sürecekleri ürünlerinde belirli oranlarda yurt içinde toplanan atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş hammadde kullanma zorunluluğu da getiriliyor. Bu uygulama sektöre zincirleme katkı sağlayacak. Bir yandan doğal kaynaklarımız korunurken en önemli hedeflerimizden biri olan kaynakta ayrı toplanacak ambalaj atık oranları artmış olacak. Geri dönüşüm bilincinin üretici bacağında artması ile daha fazla geri dönüştürülmüş hammadde üretim zincirine dahil olacak. Üretim aşamasında kullanılan doğal kaynak sarfiyatı ve ithal hammaddeye bağımlılık azalacak. Geri dönüşüm sektörünün talebi karşılamak için yeni teknolojilere yönelmesi kapasite ve hacim olarak büyümeyi, yeni yatırımları beraberinde getirecek. Tüm bunlara bağlı olarak ekonomimize önemli oranda katkı sağlanacaktır” diye konuştu.

Geri dönüşüme daha fazla kaynak aktarılacak…

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği’nin 2. maddesi, yurt içinde piyasaya sürdüğü ambalajların toplamı yıllık bin kilogram ve altında olan işletmeleri geri dönüşüm/geri kazanım hedeflerinden muaf tutuyor. Daha önce bu rakam 3 bin kilogram şeklindeydi. Yapılan bu değişiklikle birlikte yıllık yurt içi piyasaya bin kilogram ve üzerinde ambalaj süren firmalar ürünlerinin ambalajlarında ya depozito uygulamak ya da belirli bir oranını geri dönüştürmek zorundalardı. Bu madde daha fazla firmanın Ambalaj Bilgi Sistemine kayıt olarak belgelendirme yapmasını sağlayacak. Böylece kaynaktan toplanan ve geri dönüştürülen atık miktarı ile birlikte geri dönüşüme aktarılacak kaynak çoğalacak.

Ambalaj atıkları kaynağında ayrı toplanacak…

Yönetmelikte ambalaj atıklarından sağlanan katkıyı artıracak bir diğer madde ise yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından ahşap hariç olmak üzere geri dönüşüm hedeflerinin en az yüzde 80’inin kaynaktan (hane, konut, işyeri, kamu binaları, hastaneler, satış noktaları, AVM’ler) toplanmasının zorunlu hale gelmesi. Ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasına yönelik çalışmalar işbirliği yapılan belediyelerin ambalaj atıkları yönetim planları kapsamında gerçekleştirilecek.

Ambalaj atıkları yönetim planı kapsamında; 400 bin ve üzeri nüfusa sahip belediyelerde her 100 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 400 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı, 100-400 bin arası nüfusa sahip belediyelerde her 150 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 500 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı, 100 bin ve altında nüfusa sahip belediyelerde ise her 200 konuta en az bir adet atık biriktirme ekipmanı veya her 600 metrede en az bir adet atık biriktirme ekipmanı yerleştirilmesi zorunlu oluyor. Ayrıca ambalaj atıklarının cinslerine göre ayrılmasını sağlayacak ayırma tesislerinin hizmet verdikleri bölge belediyeleri için gerekli kriterleri karşılaması gerekiyor.

Bu düzenleme ile cadde ve sokaklarda daha fazla ambalaj atık biriktirme ekipmanı bulanacağını belirten Yağmur Cengiz, özellikle sitelerde site yönetimlerinin bu işlemlere aktif olarak katılmaları gerekeceğinin altını çizdi.

Türk Plastik Sektörü Tüm Engellemelere Rağmen Yoluna Hızla Devam Ediyor

Türk Plastik Sektörü Tüm Engellemelere Rağmen Yoluna Hızla Devam Ediyor. İğneden ipliğe kadar hayatı kolaylaştıran ürünler üreten ve ihraç eden Türk plastik sektörü yılın ilk yarısında da büyüme trendini devam ettirdi. Sektör ilk yarıda yüzde 8 büyürken miktarda 4,6 milyon ton, değerde 17,8 milyar dolarlık üretime imza attı. PAGEV tarafından hazırlanan rapora göre, plastik sektörü Ocak-Haziran döneminde miktar bazında 784 milyon ton, değer bazında ise 2,1 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Başarılı üretim ve büyüme performansı ile dünya liginde liderliğe oynayan sektörün önünü kesmeye çalışan Avrupa Birliği ülkeleri, askı ve kota sisteminde zorluklar çıkarıyor. Türk plastik sektörü, ulaştığı üretim rakamları ile dünyada 6’ıncı sırada, Avrupa’da ise Almanya’nın ardından ikinci sırada bulunuyor.

Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV), 2016 yılının Ocak-Haziran döneminde sektörün ulaştığı noktayı ortaya koyan kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırladı. Bu rapora göre; çoğu küçük ve orta ölçekli firmalar olmak üzere 11 bin firmanın faaliyet gösterdiği ve yaklaşık 250 bin kişiye istihdam sağlayan plastik sektörü, ilk yarıyı değer bazında yüzde 8 büyüme ile kapattı.

İlk yarıda büyümenin dinamosu iç pazar oldu…

Plastik sektörünün 2016 yılının ilk yarısında mamul üretimi bir önceki yılın aynı dönemindeki seviyesini korudu ve miktar bazında 4,6 milyon ton olarak gerçekleşti. Değer bazında ise yüzde 8 artış ile 17,8 milyar dolarlık üretime imza atıldı. 2016 yılsonunda plastik üretiminin 9,2 milyon ton ve 25,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Plastik ambalaj üretimi, inşaatı geçti…

2016 yılının ilk 6 aylık döneminde 4,6 milyon tonluk toplam plastik mamul üretimi içinde yaklaşık 1,85 milyon ton ile plastik ambalaj malzemeler ilk sırada yer aldı. Plastik ambalaj malzemeleri üretimini ise 945 bin tonla plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü söz konusu üretimle kapasitesini yüzde 71 oranında kullandı. Sektörün ilk altı ayda iç pazardaki tüketimi 4,1 milyon ton ve 17,2 milyar dolara yükseldi. İç tüketimdeki artışın en önemli nedeni hane halkı harcamalarındaki iyileşme olurken; büyümede en büyük pay plastik ambalaj malzemelerinden geldi. Kamudaki başta altyapı ve inşaat projeleri olmak üzere plastik boru, kapı, pencere gibi harcamalardaki yükseliş de Türk plastik sektörünün iç piyasada büyümesine ciddi katkılar sağladı.

Üretim artışı ile birlikte plastik sektörü temsilcileri yılın ilk yarısında 443 milyon dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleştirdi. Yatırımların aynı trendle devam etmesi halinde 2016 sonunda 886 milyon dolara yükseleceği ve geçen yıla kıyasla yüzde 6 artacağı tahmin ediliyor.

Plastik sektörü ihracatının gözdesi yüzde 11 artışla plastik mutfak ürünleri…

Türk plastik sektörünün mamul ihracatı 2016 yılının ilk altı ayında geçen yılın aynı seviyelerini korudu ve miktar bazında 784 bin ton, değer bazında ise 2,1 milyar dolar oldu. Ocak-Haziran döneminde plastik sektörünün en çok plastik mamul ihracatı yaptığı ülkeler; Irak, Almanya, İngiltere, Fransa ve İsrail olarak sıralandı. Geçen yılın aynı döneminde plastik mamul ihracatında ilk 10’da yer alan Rusya’nın, 2016 ilk yarıda 25’inci sıraya gerilediği görüldü. Türkiye ile Rusya arasındaki buzların erimesi ve ticaretin yeniden ivme kazanmasıyla birlikte plastik mamul ihracatının da eski seviyelere dönmesi bekleniyor.

Söz konusu dönemde plastik ev ve mutfak eşyaları ihracatı yüzde 11’lik oran ile en çok artış yakalayan ürünler oldu. Plastik sektörü ihracatının en önemli kalemlerinden biri olan plastik inşaat malzemeleri ise başta Ortadoğu olmak üzere ihracat pazarlarında yaşanan istikrarsızlık nedeniyle ilk altı ayda yüzde 8 düşüş yaşadı.

Yerli hammadde üretimi talebin sadece yüzde 13’ünü karşılayabiliyor…

İç talebin yalnızca yüzde 13’ünü karşılayan yerli plastik hammadde üretimi Ocak-Haziran döneminde 507 bin ton oldu. Yılın ilk yarısında 3 milyon 414 bin ton ve 4 milyar 530 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yapıldı. Miktar bazında hammadde ithalatının yüzde 57’sini Polietilen ve Polipropilen üstlendi.

Plastik Sektörü Dış Ticaret FazlasıVermeye Devam Ediyor …

Türk plastik sektörünün ilk yarı sonuçlarını değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “Plastik sektörümüz ilk altı ayda güzel bir büyüme sergiledi. Büyümemizi değer bazında 8 seviyesine kadar çıkardık. Özellikle iç piyasadaki hane ve kamu harcamaları bu büyümenin itici gücü oldu. Sektörümüzün bu performansı yılın ikinci yarısında da devam ettireceğine ve 2016’yı 9,2 milyon ton üretim ile kapatacağımıza inanıyoruz. İhracatımız ise yılın ilk yarısında miktar bazında geçen seneki seviyelerinde görünüyor ancak Rusya ile ilişkilerin düzelmesiyle ihracatında ivme kazanmasını bekliyoruz. Plastik sektörü temsilcileri olarak ülkemize sağladığımız katkıyı her geçen gün artırmaktan, daha fazla katma değer ve istihdam yaratmaktan dolayı gururluyuz. Sektörümüz plastik mamul ihracatı ile dış ticaret fazlası veriyor. Ancak petrokimya sektöründe ithalatımız, ihracatımızın çok çok üzerindedir. Bazen Plastiğin hammaddesini üreten Petrokimya sektörü ile Plastik Sektörü karıştırılmaktadır. Dış ticaret açığı veren petrokimya sektörüdür. Plastik mamul üretiminde Türkiye yüksek oranda dış ticaret fazlası vermektedir. Girişimci ruha sahip plastik sektör temsilcileri olarak ülkemize daha fazla istihdam, katma değer ve yatırım getiriyoruz” dedi.

İğneden ipliğe hayati kolaylaştıran ürünler üreterek dünyada altıncı, AB’de ikinci olan Türk plastik sektörünün liderliğe oynadığına ancak başta Almanya olmak üzere Avrupa Birliği’nin bunu engellemeye çalıştığını vurgulayan Yavuz Eroğlu, şunları söyledi: “AB, sanayicilerinin rekabetçiliğini korumak üzere “Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı” sistemi uyguluyor. Buna göre Türkiye ve AB’de üretimi bulunmayan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için askıya, AB ve Türkiye’de üretimi bulunan ancak yetersiz olan hammadde ve ara mamul niteliğindeki ürünler için ise tarife kontenjanına (kota) tabi tutuluyor. Biz hammaddemizin yüzde 13’ünü PETKİM’den, yüzde 30’unu ise AB’den karşılıyoruz. Bu iki kaynaktan karşılayamadığımız hammaddeleri üçüncü ülkelerden vergisiz ithal etmek istiyoruz. Ekonomi Bakanlığı yerli sektöre bu desteği vermeyi kabul ediyor ancak AB’li üreticilerden izin alınması gerekiyor. Ekonomi Bakanlığımızla birlikte vergiyi sıfıra indiren Askıya Alma ve Tarife Kontenjanı için AB’ye başvuruda bulunduk. Ancak Türkiye’ye hiçbir ihracatı olmayan iki üreticinin itirazı nedeniyle bu kota verilmiyor. Yani izin alakasız iki firma kanalıyla engelleniyor. Üstelik gerekçesi yok. Yanlış gümrük birliği uygulamaları nedeniyle sektörümüz büyük bir haksızlıkla karşı karşıya. Ekonomi Bakanlığımızın AB’den bağımsız otonom kota için Bakanlar kuruluna tavsiye kararı almasını istiyoruz. Daha önce gıdada yapılan uygulamanın plastik sanayi için de yapılması gerekiyor. Çoğunluğu KOBİ’lerden oluşan sanayicilerimiz sıkıntıda. Başta TOBB Plastik, Kauçuk, Kompozit Sanayi Meclisimiz olmak üzere tüm sivil toplum örgütlerimizle bir an önce karar alınması ve sektörümüzün rekabetçiliğinin arttırması için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Türk Plastik Sektörü Katma Değerli Ürünlere Odaklanmalı

Kaynak : PAGEV

Plastik Sektörünün İhracatı 2014 Yılında Yüzde 8,9 Arttı

Plastik Sektörünün İhracatı 2014 Yılında Yüzde 8,9 Arttı. Türk plastik sektörünün hammadde dahil plastik ve mamulleri ihracatı, 2014 yılında 2013’e kıyasla miktar bazında yüzde 14,9 artışla 2,25 milyon tona, değer bazında ise yüzde 8,9 artarak 6,1 milyar dolara ulaştı
Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı’nın (PAGEV) 2014 yılı değerlendirme raporuna göre, Türk plastik sektörünün hammadde dahil plastik ve mamulleri ihracatı, 2014 yılında bir önceki yıla kıyasla miktar bazında yüzde 14,9 artışla 2,25 milyon tona, değer bazında ise yüzde 8,9 artarak 6,1 milyar dolara ulaştı.

PAGEV tarafından hazırlanan 2014 yılı değerlendirme raporuna göre, sektör üretim ve ihracatındaki artış ile yoluna devam ediyor.

Yaklaşık 250 bin kişiye sağladığı istihdam ile yüzde 99’u KOBİ niteliğindeki 14 bin firmanın faaliyet gösterdiği plastik sektörünün 2014 yılında ülke ekonomisine sağladığı katma değer 14 milyar dolar oldu. Sektör 2003-2014 döneminde yüzde 80’i ithalatla olmak üzere toplam 7,2 milyar dolarlık makine teçhizat yatırımı gerçekleştirdi.

Türk plastik sektörünün hammadde dahil plastik ve mamulleri ihracatı, 2014 yılında 2013’e kıyasla miktar bazında yüzde 14,9 artışla 2,25 milyon ton, değer bazında ise yüzde 8,9 artarak 6,1 milyar dolara ulaştı. Plastik sektörünün direkt ve otomotiv, beyaz eşya, inşaat sektörleri aracılığıyla dolaylı olarak yaptığı yaklaşık 6 milyar dolarlık ihracatta bu rakama ilave edildiğinde sektörün toplam ihracatı 12 milyar doları aştı.

Plastik sektörü mamul üretiminin en büyük bölümünü oluşturan plastik ambalaj ürünleri ihracatında da miktar bazında yüzde 10, değer bazında ise yüzde 8 artış yaşandı. Ambalaj grubunun kilogram başı ihracat fiyatı da yine 3,34 dolar seviyesinde gerçekleşti.

Sektörün gerçekleştirdiği hammadde ihracatı bir önceki yıla oranla miktar bazında yüzde 9,8 artış ile 649 bin ton, değer bazında ise yüzde 7,4 artış ile 1,1 milyar dolar oldu. Mamul ihracatı ise 2013’e göre miktar bazında yüzde 6 artış ile 1,6 milyon ton, değer bazında ise yüzde 9 artış ile 4,9 milyar dolara ulaştı.

2014 yılında plastik sektörünün en çok hammadde ihracatı yaptığı ülkeler, Almanya, Rusya ve İtalya, mamul ihracatı yaptığı ülkeler ise Irak, Almanya ve Rusya olarak sıralandı.

İhracatta gösterdiği artışı üretimde de yakalayan plastik sektörünün 2014 yılı üretimi bir önceki yıla göre miktar bazında yüzde 4,6 artış ile 8 milyon 545 bin tona, değer bazında ise yüzde 5,7 artış ile 36,4 milyar dolara yükseldi.

Plastik sektörü söz konusu üretimle kapasitesini yüzde 73,6 oranında kullandı. Sektörün toplam üretiminin 6,8 milyon ton karşılığı 29,58 milyar dolarlık bölümü iç piyasada kullanıldı.

PAGEV’in yıllık raporuna göre, sektörün en önemli sorunu olan hammadde ithalatında 2014 yılında da artış izleniyor. 2013 yılına göre sektörün hammadde ithalatı miktar bazında yüzde 13,5 artış ile 5,9 milyon ton, değer bazında ise yüzde 10,9 oranında artış ile 11 milyar dolara ulaştı.

Sektörün 2014 yılında gerçekleştirdiği plastik mamul ithalatı ise miktar bazında yüzde 7,5 artış ile 575,3 bin ton, değer bazında ise yüzde 28 artış ile 3,15 milyar dolar oldu. Plastik sektörü böylece plastik ürünleri ile miktar bazında yüzde 3 artışla 1,03 milyon ton ve değer bazında yüzde 9 artış ile 1,85 milyar dolarlık dış ticaret fazlası vererek ülke ekonomisine katkı sağladı.

Hammadde ithalatında Suudi Arabistan, Almanya ve Belçika, mamul ithalatında ise Çin, Almanya ve Rusya ilk üç sırayı paylaştı.

Sektörün ihracat kilogram fiyatı 3,12 oldu

Açıklamada görüşlerine yer verilen PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu Türk plastik sektörü olarak yılı diğer birçok sektörün aksine büyüme rakamları ile tamamladıklarını belirterek, şunları kaydetti:

“Üretim kapasitemizle Avrupa ikinciliği ve dünya yedinciliği konumumuzu sürdürüyoruz. 2014 yılı rakamlarımıza baktığımızda üretimde yüzde 5,7 ihracatta ise yüzde 8,9’luk büyümeye ulaşmak sektörümüz adına bizleri sevindirdi. Plastik sektörü olarak 2014 yılında büyük başarıya daha imza attık. Ülkemizin 2023 hedefleri arasında bugün 1,5 dolarlar seviyesinde olan kilogram başı ihracat rakamını 3 dolara çıkarmak yer alıyor. Oysaki Türk plastik sektörü bu rakamı 2014 yılında geçmiş durumda. Plastik mamullerinde ortalama ihracat kilogram fiyatımız 2013 yılına göre yüzde 2,6 artış ile bugün 3,12 dolara ulaştı. Söz konusu rakam sektörümüzün ülke ekonomisi açısından önemini bir kez daha kanıtlamış durumda. Ancak 3,12 dolarlık ihracat kilogram fiyatı dahi sektörümüzün gerçek potansiyelini yansıtmıyor. Bu nedenle sektör olarak katma değerli ürün üretimimizi artırmalıyız, çalışmalarımızı da bu yönde yoğunlaştırmalıyız.”

Eroğlu, son dönemlerde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile yaptıklarını görüşmelerin olumlu geçtiğini anlatarak, “Gelişmeler bizim için oldukça umut verici ancak katma değerli ürünleri sadece üretmek de yeterli değil. Ürünlerimizi satacak pazarımızın da olması gerekli. Dolayısıyla öncelikle ülkemizde yerli savunma sanayinden uçak ve otomotiv endüstrisine, yerli biyoteknoloji sektörlerine kadar stratejik öneme sahip yatırımların yapılması gerekiyor. Zira bu yatırımlar yapılmadığı takdirde ürünlerimize satabileceğimiz bir pazar oluşmaz. Savunma, uçak/uzay ve otomotiv sanayileri bizim katma değerli ürünlerimize ihtiyaç duyan endüstriler. Bu sanayilerin kurulması, teşvik edilmesi katma değerli plastik üretimini artırarak sektörümüzün bugünkü başarısına da önemli katkılar sağlayacaktır. Bu yüzden hükümetimizin bu yöndeki politikalarının artarak devam etmesini bekliyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Plastik Sektörünün İhracatı 2014 Yılında Yüzde 8,9 Arttı

 

Kaynak : Dünya