Yeni Bir Analiz Sistemi, Deniz Suyundaki Kozmetik Ürün Kaynaklı Kirleticileri Belirleyebilir

Yeni Bir Analiz Sistemi, Deniz Suyundaki Kozmetik Ürün Kaynaklı Kirleticileri Belirleyebilir. Cordoba Üniversitesi’nden bilim insanları, deniz suyundaki kirleticilerin varlığını daha hızlı, verimli ve çok düşük konsantrasyonlarda tespit eden bir yöntem tasarladılar. Araştırmacılar özellikle sabun, losyon ve deodorantta koruyucu olarak kullanılan çeşitli maddelere odaklandı. Paraben ve triklosan ile ilgili endişeler zaten uzun zamandır gündemde, Avrupa Komisyonu bu maddeleri izliyor ve kullanımlarını sınırlandırıyor.

Parabenler ve triklosan, zarar verici bakterileri ve mantarları şampuan ve diş macundan korurlar, ancak deniz ekosistemine karıştıkları ve ciddi zarar verdikleri de bir gerçek. Varlıklarını tanımlamak, etkilerini düzeltecek önlemlerin tasarımına katkıda bulunmak bu nedenle çok önemlidir.

Nanoteknolojiye dayanan bu yeni yöntemin anahtarı, örnek analizi için bilimsel topluluk tarafından kullanılan ‘Lab-on-Valve’ olarak bilinen sistemdir.

Analytical Kimya Profesörü Marisol Cárdenas liderliğindeki araştırma ekibi Lab-on-Valf sistemi ile uyumlu nanopartikülleri sentezleyebildi ve bu sisteme karbon kaplı titanyum dioksit nanotüpler ekledi.

Amorf karbon ile modifiye edilen titanyum nanotüpler ve vana-on-valf sistemi kombinasyonu, çok düşük konsantrasyonlarda parabenler ve triklosan miktarlarının belirlenmesini sağlamaktadır.

Kaynak : sciencedaily

Bilim İnsanları Antibakteriyel Nano Kaplamalar Geliştirdi

Bilim İnsanları Antibakteriyel Nano Kaplamalar Geliştirdi. Singapurlu bilim insanları, yusufçuk ve ağustos böceklerinin kanatlarındaki nano sütunlardan ilham alarak antibakteriyel nano kaplamalar geliştirdi.

Bilim Teknoloji ve Araştırma Ajansının (A*STAR) internet sitesinde yapılan açıklamaya göre, araştırmalar, yusufçuk ve ağustos böceklerinin kanatlarının “nano sütun” adı verilen küçük yapılarla kaplı olduğunu, çivili yatağa benzeyen bu yüzeyle temas eden bakterilerin hücre zarlarının hemen yırtıldığı ve bakterilerin öldüğünü gösterdi.

A*STAR Biomühendislik ve Nanoteknoloji Enstitüsünden (IBN) bir grup araştırmacı, bu bulgulardan ilham alarak, antibakteriyel ve toksik olmayan birleşik çinko oksitten oluşan nano sütunlar geliştirdi.

Çinko oksit nano sütunların aralarında koliform ve S. aureus gibi bakterilerin de bulunduğu temas yoluyla geçen çok sayıda mikrobu öldürebildiği tespit edildi.

SAĞLIK KURUMLARINDA KULLANILABİLECEK

IBN İcra Direktörü Jackie Ying, bu teknolojinin enfeksiyonların yayılmasını engellemede sterilizasyonun hayati olduğu sağlık kurumlarında antibakteriyel yüzeyler oluşturmak için kullanılabileceğini belirtti.

Genel enfeksiyonların yüzde 80’inin el temasıyla yayıldığını hatırlatan Ying, “triklosan” gibi kimyasallar içeren hali hazırdaki dezenfektanların aşırı kullanımının bakteri direncine ve çevre kirliliğine yol açabileceğini kaydetti.

“Yüzeyleri, bakteri direncine yol açmadan ve de çevreyi kirletmeden dezenfekte etmenin daha iyi bir yolunu bulmamız gerekiyor.” diyen Ying, seramik, cam, titanyum ve çinko yüzeylerde yapılan testlerin nano sütunlu kaplamaların buralardaki virüs ve bakterilerin yüzde 99,9’unu öldürdüğünü vurguladı.

TEMAS ETMEDİĞİ BAKTERİLERİ DE ÖLDÜREBİLİYOR

Bakterilerin kimyasaldan ziyade fiziksel olarak yok edildiği aktarılan açıklamada, nano kaplamaların çevre kirliliğine sebebiyet vermeyeceği, ayrıca nano sütunlarla temas ettikleri anda hücre çeperlerinin parçalanması sonucu tamamen yok olan bakterilerin direnç geliştiremeyeceği ifade edildi.

Nano kaplamanın en fazla çinko yüzeylerde etkili olduğu, bu yüzeylerde çinko oksit nano sütunların temas halinde olmadığı bakterileri de öldürebildiği belirtildi.

Koliform bakterinin bulunduğu suya çinko oksit nano sütunlarla kaplı bir çinko koyan, sudaki tüm bakterilerin yok olduğunu belirleyen bilim insanları, bu materyalin suyun bakterilerden arıtılması için de kullanılabileceğini ileri sürdü.

Araştırmayla ilgili bilimsel makale, “Small” dergisinde yayımlandı.

Kaynak : NTV

Yasaklanan Anti-Bakteriyel Özellikli Triklosan’nın Alternatifleri de Güven Vermiyor

Yasaklanan Anti-Bakteriyel Özellikli Triklosan’nın Alternatifleri de Güven Vermiyor. Tüketici temizlik ürünlerinde yasaklanan, ağırlıklı olarak  sıvı, köpük ve jel el sabunları, vücut losyonlarında kullanılan triklosan ve triklokarban yerine kullanılan ikame maddelerin de güvenilirliği şüphe çekiyor.

Biyosidal maddelerden kloroksilenol, benzalkonyum ve benzetonyum klorür, anti-bakteriyel ürünlerde yaygın olarak kullanılan alternatifler arasında.  Henkel ve Procter & Gamble bu üç aktif maddeler kullanmayı seçen şirketler arasında yer alıyor.  Ancak bu maddeler, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’nin (FDA) eylül ayında anti-bakteriyel sabunlarda kullanımını yasakladığı 19 ana aktif madde arasında yer alıyor. Amerikan Temizlik Enstitüsü (ACI), FDA’ya 3 aktif maddeye ilişkin ellerindeki çalışmaları sunduklarını ve çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Avrupa’da Biyosidal Ürünler Tüzüğü gözden geçirme programı kapsamında değerlendirilecek olan benzalkonyum ve benzetonyum klorür, CLP’ye göre su ortamı için çok toksik ve ciddi deri tahribi ve gözlere zarar verir olarak sınıflandırıyor. Kloroksilenol ise deri ve göze zarar veren ve alerjen olarak sınıflandırılmakta.

Kaynak : Chemicalwatch & İMMİB

Amerika Antibakteriyel Sabunları Yasakladı

Amerika Antibakteriyel Sabunları Yasakladı. Antibakteriyel sabunlar, tüm bakterilerin yüzde 99,99 unu öldürdüğünü iddia edebilir, ancak ABD bunu kabul etmiyor. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) düzenli şekilde kullanıldığında sadece sabun ve ılık suyun mikropların yok edilmesinde daha etkili olduklarını belirterek,”antibakteriyel” ya da “antimikrobiyal” olduğunu iddia eden tüm ürünleri yasakladı.

İlaç Değerlendirme ve Araştırma FDA’nın Merkezi Direktörü Janet Woodcock “Tüketiciler antibakteriyel sabunların mikropların yayılmasını önlemede daha etkili olduğunu düşünüyor, ama biz onlara düz sabun ve suyun daha iyi olduğuna dair bilimsel kanıtlarımız olduğunu söylüyoruz. Bazı verilerde bu antibakteriyel maddelerin uzun vadede yarardan çok zarar olabileceğini düşündürmektedir” diyor.

FDA, bu ürünlerin 2013 yılında yasaklanmasını önerdi, fakat üreticilerin bu sabunlarda kullanılan kimyasalların zararsız olduğunu kanıtlamaları için 3 yıl verdi. Ancak kanıtlar yetersizdi ve firmalar ilgisiz davrandı. Bazı ürünlerde kullanılan kimyasalların bazı hormonları bozucu etki ettiği ürünlere yazılmadı.

Bunlardan biri olan kimyasal triklosan‘dı, hastanelerde kullanılmak üzere 1960 yılında geliştirilen antimikrobiyal, daha sonra 1980’li yıllarda sıvı sabunlarına eklenmiş ve ev koruma ürünleri olarak tüketicilere pazarlanmıştı. Ancak son çalışmalarda insan bağırsaklarında değişmiş yeni tür mikroplar bulundu ve bunun uzun vadeli “triklosan maruzuna” bağlantılı olduğu ortaya çıktı.

Procter & Gamble gibi şirketler zaten bu ürünleri kaldırmaya başlamıştı. Diğer şirketlerinde en kısa zamanda bu yasağa uyacağı bekleniyor.

Amerika Antibakteriyel Sabunları Yasakladı

Kaynak : iflscience

Mekanokimya İle Bakteri Öldüren Kimyasalları Yok Eden Çalışma

Mekanokimya İle Bakteri Öldüren Kimyasalları Yok Eden Çalışma. Cumhuriyet Gazetesinden Sibel Bahçetepe’nin Bilkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Bilge Baytekin ile yaptığı Söyleşi Haberimizde.

Yrd. Doç. Dr. Bilge Baytekin antibakteriyel sabunlara bakteri öldürücü etkiyi kazandıran kimyasalları doğadan temizlemeye çalışıyor. Baytekin’e göre bu kimyasalar, dirençli bakterilerin oluşmasına neden oluyor.

Bilim Kadınları İçin projesi kapsamında burs almaya hak kazanan Bilkent Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü’nden Yrd. Doç. Dr. Bilge Baytekin, genç bir bilim kadını ve aynı zamanda bir anne. Bir yandan 11 aylık kızı ile ilgileniyor, diğer yandan da kızına ve diğer çocuklara daha temiz bir dünya bırakmanın peşinden koşuyor. Çevre atıklarından zararsızca kurtulma üzerine çalışmalarını yürüten Yrd. Doç. Dr. Baytekin, çevreye ve sağlığa zararlı kalıcı organik kirletici sınıfındaki kimyasal maddelerin çevreye zarar vermeden yok edilebilmesi ve zararsız ürünlere dönüştürülmesi üzerine çalışıyor.

L’Oreal Türkiye’nin UNESCO ortaklığı ile uyguladığı proje kapsamında bu yıl 15 bin dolar burs almayı kazanan Türkiye’deki 6 bilim kadınından biri olan Baytekin sorularımızı yanıtladı.

– Mekanokimya nedir?

Mekanokimya kısaca mekanik etkilerle (itme, çekme, bastırma, sürtünme gibi) başlatılan kimyasal reaksiyonları araştırır. Mekanik etki hayatımızda her alanda yürürken, araba sürerken, herhangi bir makinenin çalışması sırasında ortaya çıkan ve çok bulunan bir etkidir. Mekanokimyanın bu etkileri kimyasal reaksiyona dönüştürüp boşa giden bu enerjiyi yararlı ürünlere çevirmeye çalışır. Mekanokimya ile hem en temel bilimsel soruları cevaplayabilir hem de pratikte oluşan sorunların çözümüne yönelik yöntemler geliştirebiliriz.

– Çalışmanız ne üzerine olacak?

Benim çalışma alanım çevre üzerine olacak. Projenin konusu çevrede çokça bulunan ve giderek artan kalıcı organik kimyasalları çevreden yok ederek uzaklaştırma konusunu içeriyor. Kalıcı organik, kirleten dediğimiz zararlı organik kimyasal moleküller daha çok atık sularda bulunur. Biz de işin özünde atık su arıtma konusunda çalışacağız. Şu an yalnızca iki kimyasala, triklosan ve triklokarbana yöneldik. Bu iki madde, çevrede bozulmadan uzun süre kalabilir, biyolojik anlamda birikerek büyür. Atık tesislerinde ayrıştırabilse de ayrıştırılan çamurdan tekrar yeraltı suyuna karışabilir. Tam ve kesin bir çözüm ancak parçalayarak yok etme yoluyla olabilmektedir. Biz de bu yok etmeyi ek ağartıcı kimyasal kullanmadan, bol ve ucuz olarak temin edilebilen silika türevleri ile mekanokimyasal olarak verimli bir şekilde başarmayı hedefliyoruz. Proje için 1 yıllık süreç var.

Diş macununda ve oyuncakta bile kullanılıyor

Triklosan ve triklokarban, antibakteriyel sabun ve temizleyicilere bakteri öldürücü etkiyi kazandıran en yaygın iki kimyasal. Tekstil malzemelerinde, çarşaflarda, oyuncaklarda, bulaşık deterjanlarında, çöp torbalarında, kesme tahtası, diş macunlarında yani çok çeşitli yerlerde kullanılıyor. Küçük miktarda kullanıldığı zaman zararsız. Son on yıl içinde antibakteriyel ürün sayısında ciddi bir patlama var. Dünya Sağlık Örgütü de bu konuda çeşitli çalışmalar yapıyor.

Böcek ilacı

ABD kanunlarına göre, her iki kimyasal da kişisel bakım ürünlerinde kullanıldığında “reçeteye tabi olmayan ilaç” temizlik ürünlerinde kullanıldığındaysa “pestisit” (yani böcek ilacı) olarak niteleniyor. Dolayısıyla ürün etiketlerinde bulunması zorunlu. Ancak yapılan araştırmada, etiketinde belirtilmediği halde bir bulaşık deterjanında triklosan bulunduğu tespit edilmiş. Avrupa Çevre Ajansı (EEA), 2012 yılında yayımladığı raporda, su ekosistemimizde miktarları ve çeşitleri giderek artan tehlikeli kimyasalların listesini yayımlamıştır.

Anne sütünde ve suda çıktı

Yapılan araştırmalarda triklosan ve triklokarbana, içme suyu kaynaklarında, insanlardan alınan idrar (yüzde 75’inde) ve anne sütü örneklerinde (yüzde 97’sinde) rastlandı. Amerikan Kimya Derneği’nin San Francisco’daki senelik toplantısında sunulan rapora göre, 184 gebe üzerinde gerçekleştirilen araştırmada “triklosan” isimli antibakteriyel kimyasal gebe kadınların tümünün, “triklokarban” ise yüzde 85’inin idrarında tespit edildi. 33 kadının göbek kordon kan örneklerinin yarısından fazlasında “triklosan”, dörtte birinde ise “triklokarban” bulunduğu da ortaya çıktı. Triklosan ve triklokarbanın antibiyotiklere dirençli bakterilerin oluşumuna sebep olduğu, beyin ve üreme sisteminin gelişimini etkilediği, bitki ve hayvanlarda biriktikleri biliniyor.

Mekanokimya İle Bakteri Öldüren Kimyasalları Yok Eden Çalışma

 

Kaynak : Cumhuriyet

Antibakteriyel sabunların hiç bir etkisi yok mu ?

Antibakteriyel sabunların hiç bir etkisi yok mu ? ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından dün yapılan bir açıklamada antibakteriyel sabun ve jellerin ‘en iyi ihtimalle etkisiz, en kötü ihtimalle kamu sağlığına zararlı’ olduğu belirtildi.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), tıp camiası ve tüketici gruplarının yoğun taleplerinin ardından antibakteriyel sabun ve jellere karşı “operasyon” başlattı. FDA tarafından dün yapılan bir açıklamada antibakteriyel sabun ve jellerin “en iyi ihtimalle etkisiz, en kötü ihtimalle kamu sağlığına zararlı” olduğu belirtildi. FDA, üreticilerden, antibakteriyel kimyasal kullanılan bu ürünlerin hastalıkları ve enfeksiyonların yayılmasını önlemede normal sabun ve sudan daha etkili oldukları ve uzun süreli kullanımının güvenli olduklarına dair kanıt sunmalarını istedi. Aksi halde firmalardan ürünlerini yeniden formüle ederek formüllerinden antibakteriyel kimyasalları ve etiketleri çıkarmaları istenecek. Bu durum da antibakteriyel ürünlerin pazardan çekilmesi anlamına gelecek.

Bilimsel kanıt bulunmuyor
Yapılan çok sayıda araştırmaya göre, tüm dünyada milyonlarca insan tarafından kullanılan bu ürünlerin normal sabuna göre üstünlükleri olduğunu gösteren bilimsel kanıt bulunmuyor. Aksine, antibakteriyel sıvı sabunlarda bulunan ‘triklosan’ ve kalıp sabunlarda bulunan ‘triklokarban’ adlı kimyasalların kanser, hormon bozuklukları, kas fonksiyon bozuklukları, astım ve alerji gibi hastalıklara yol açtığına dair veriler bulunuyor. Araştırmalara göre bu kimyasalların ortaya çıkardığı bir diğer tehdit de dirençli bakterilerin ortaya çıkması.
FDA’nın İlaç Araştırma ve Geliştirme Merkezi Direktörü Janet Woodcock, “Söz konusu ürünlerdeki maddelerin faydalarının daha fazla olduğunun net bir şekilde gösterilmesi gerekiyor” dedi.

Antibakteriyel

 

Kaynak : gundem.milliyet