İngilizler, Küresel Meselelere Çözüm Bulmak İçin 70 Ülke İle İşbirliğine Başlıyor

İngilizler, Küresel Meselelere Çözüm Bulmak İçin 70 Ülke İle İşbirliğine Başlıyor. İngiltere’deki bilim adamları ve dünya çapında gelişmekte olan ülkeler küresel meselelere çözüm bulmak için güçlerini birleştirdiler.

37 farklı disiplinli projeyi desteklemek için İngiltere’nin Araştırma Konseyi (RCUK) tarafından 200 Milyon Dolar’dan fazla Global Challenges Research Fund’a (GCRF) yatırım yapıldı. Bunlar sağlık, teknoloji, ekonomi ve çevre gibi zorluklarla mücadele etmeyi amaçlıyor.

İngiltere Araştırma ve Yenilikçilik Genel Müdürü Profesör Sir Mark Walport, “Bu küresel zorlukların üstesinden gelmenin, çok uluslu bir birliktelik gerektirdiği gibi, onlara çözüm bulmak çok disiplinden araştırmacıların birlikte çalışmasını gerektiriyor. Global Challenges Research Fund, bunu mümkün kılmakta ve İngiltere’nin dünyanın önde gelen araştırmacılarının, dünyayı ve toplumu daha sürdürülebilir kılmak için birbirleriyle ve dünya çapındaki ortaklarla çalışmakla görev yapabilmeleri anlamına geliyor “dedi.

Farklı projeler dünyadaki yaklaşık 70 ortak ülkeyi içerecek ve dört yıl boyunca sürecek.

Her proje, ortaklıkların projenin bitmesinden sonra da devam etmesini umut ederek, gelişmekte olan ülkelerdeki kurumlar ve Birleşik Krallık’taki işbirliğinin sürekli olmasını istiyoruz. GCRF, özellikle gelişmekte olan ülkelerin karşılaştığı zorluklarla ilgili araştırmaları teşvik etmek amacıyla geliştirilen, 2015 yılının sonunda hükümet tarafından ilan edilen £ 1.5bn’lık bir fondur.

Kaynak : labnews

Turkchem Chem Show Eurasia Fuarı, Kimya Sektörünü Bir Araya Getirdi

Turkchem Chem Show Eurasia Fuarı, Kimya Sektörünü Bir Araya Getirdi. Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en büyük Kimya Sanayi Fuarı Turkchem Chem Show Eurasia, 10-12 Kasım 2016 tarihleri arasında Kimya Sektörü’nü buluşturdu..

Artkim Fuarcılık tarafından İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen “7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı Turkchem Chem Show Eurasia”, sektörün lider firmalarını 7. kez aynı çatı altında bir araya getirdi.
Fuarın açılışı Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği (TKSD) Yönetim Kurulu Başkanı Timur Erk, China Dyestuff Industry Association (Çin Boyarmaddeler Endüstrisi Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Shi Xianping, Boya Sanayicileri Derneği (BOSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, BOSAD Başkan Vekili Akın Akçalı’nın aralarında bulunduğu sektörün önemli temsilcileriyle gerçekleştirildi.

Rakamlarla Tukchem Chem Show Eurasia 2016

Turkchem Chem Show Eurasia 2016 Fuarı, 25 bin m2’lik alanda 14 ülkeden 269 doğrudan katılımcı, 43 farklı ülkeden ise 714 firma ve firma temsilciliğine ev sahipliği yaptı. Fuarı 3 gün boyunca 586’sı 50 farklı ülkeden gelen sektör profesyonelleri olmak üzere toplamda 11,786 kişi ziyaret etti.
Turkchem Chem Show Eurasia 2016; nitelikli ve profesyonel ziyaretçi portföyü ile katılımcı firmaların hem mevcut müşterilerini standarında ağırlayarak ilişkilerini kuvvetlendirmelerine hem de ileriye yönelik temellerin atılabileceği yeni bağlantılar kurmalarına ortam sağladı.

Sektörün Tüm Bileşenleri Bir Araya Geldi

Kimyasallar, Laboratuvar ve Teknoloji olmak üzere üç bölümden Chem Show Eurasia 2016’da; Özel ve Spesifik Kimyasallar, Genel Kimyasallar, Petrokimya ve Kimyasal Ara Ürünler Kimyasallar Bölümünde sergilenirken; Proses-Otomasyon Endüstrisi, Paketleme, Geri Dönüşüm, Lojistik, İş Güvenliği ve Çevre Teknolojileri Teknoloji Bölümünde; Laboratuvar, Teknoloji, Test-Ölçüm Cihazları, Yardımcı ve Sarf Malzemeleri ise Laboratuvar Bölümünde yer aldı.

İki yılda bir düzenlenen ve her geçen yıl biraz daha güçlenen Turkchem Chem Show Eurasia 2016’da bu yıl ilk kez İlaç, Gıda, Kozmetik, Kişisel ve Ev Bakım Ürünleri Bileşenleri, Hammaddeleri ve Teknolojileri özel bölümü Life Sciences Ingredients konseptini görücüye çıkardı. Yaşama dair tüm bileşenleri kapsayan bu alanlarda faaliyet gösteren firmaları da bir araya getiren konsept Life Science Ingredient; 9-11 Kasım 2017 tarihleri arasında Cosmetics & Home Care Ingredients, Pharmaist ve Food & Nutrition Ingredients fuarlarını aynı çatı altında bir araya getiriyor olacak.

Bir sonraki Turkchem Fuarı 8-11 Kasım 2018’de

Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarları Turkchem 2018; ChemShow Eurasia, ChemLab Eurasia ve ChemTech Eurasia olarak Kimya Sanayi’ni 3 Fuarla birlikte ağırlamaya hazırlanıyor.

ChemShow Eurasia: 8. Uluslararası Özel, Spesifik Kimyasallar, Genel Kimyasallar, Petrokimya ve Kimyasal Ara Ürünler Fuarı

ChemLab Eurasia: 8. Uluslararası Laboratuvar, Teknoloji, Test & Ölçüm Cihazları, Yardımcı ve Sarf Malzemeleri Fuarı

ChemTech Eurasia: 8. Uluslararası Proses ve Otomasyon Endüstrisi, Paketleme, Geri Dönüşüm, Lojistik, İş Güvenliği ve Çevre Teknolojileri Fuarı

Kimyasallar, Laboratuvar, Teknoloji… Kimya ile ilgili her şey Turkchem Chem Show Eurasia 2016’da!

Kimyasallar, Laboratuvar, Teknoloji… Kimya ile ilgili her şey Turkchem Chem Show Eurasia 2016’da! Kimyahaberleri olarak basın destekçisi olduğumuz, Türkiye ve EMEA Bölgesi’nin en büyük ve geniş kapsamlı Kimya Sanayi Fuarı Turkchem Chem Show Eurasia sektörün lider firmalarını 7. kez aynı çatı altında buluşturmaya hazırlanıyor.

Katılımcı ve ziyaretçi istatistikleriyle sektörün dünyaca kabul görmüş ve takip edilen sayılı etkinliklerinden olmayı başaran “7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı” Turkchem Chem Show Eurasia, 10-12 Kasım 2016 tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından gelen katılımcı ve ziyaretçilerini İstanbul Fuar Merkezi’nin 9 – 10 – 11 ve 12 (Ana Fuaye) numaralı salonlarında ağırlamaya hazırlanıyor.

300’den fazla doğrudan katılımcı ve 1.000’in üzerinde firma ve firma temsilciliğine ev sahipliği yapacak olan 7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı Turkchem Chem Show Eurasia, Kimyasallar, Laboratuvar ve Teknoloji olarak 3 bölümden oluşuyor.

kimyasallar-laboratuvar-teknoloji-kimya-ile-ilgili-her-sey-turkchem-chem-show-eurasia-2016da4Özel ve Spesifik Kimyasallar, Genel Kimyasallar, Petrokimya ve Kimyasal Ara Ürünlerin sergileneceği Kimyasallar Bölümü ile Proses-Otomasyon Endüstrisi, Paketleme, Geri Dönüşüm, Lojistik, İş Güvenliği ve Çevre Teknolojileri’nin sergileneceği Teknoloji Bölümü 9, 10 ve 12 (Ana Fuaye) numaralı salonlarda yer alırken, tüm ziyaretçi giriş ve çıkışlarının yapılacak olduğu 11. Salon tamamıyla Laboratuvar, Teknoloji, Test-Ölçüm Cihazları, Yardımcı ve Sarf Malzemelerinin sergileneceği Laboratuvar Bölümü için ayrılmış bulunuyor.

İlaç, Gıda, Kozmetik, Kişisel ve Ev Bakım Ürünleri Bileşenleri, Hammaddeleri ve Teknolojileri: Life Sciences Ingredients 2016

Turkchem Chem Show Eurasia 2016 bu yıl ilk kez İlaç, Gıda, Kozmetik, Kişisel ve Ev Bakım Ürünleri Bileşenleri, Hammaddeleri ve Teknolojileri’nin Sergileneceği “Life Sciences Ingredients”a da ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Life Sciences Ingredients 2016 yaşama dair tüm bileşenleri kapsayarak İlaç, Gıda, Kozmetik, Kişisel ve Ev Bakım Ürünleri Bileşenleri, Hammaddeleri ve Teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren firmaları 10. Salonda bir araya getiriyor.

Turkchem Chem Show Eurasia 2016’da Çin ve Hindistan Pavilyonları

Artkim Fuarcılık ve China Dyestuff Industry Association arasında imzalanan anlaşma neticesinde Turkchem Chem Show Eurasia Fuarında 500 metrekarelik bir alana kurulacak olan Çin Pavilyonunda Çinli üretici firmalar fuar ziyaretçileriyle bir araya gelirken, Hindistan’ın Ticaret ve Sanayi Bakanlığı desteğiyle faaliyetlerini sürdüren ChemExcil (Temel Kimyasallar, Kozmetik Hammaddeleri ve Boyarmaddeler İhracattan Sorumlu Tanıtım Grubu) ile işbirliği içerisinde bir Hindistan Pavilyonu oluşturulacaktır.

Turkchem Chem Show Eurasia B2B Toplantı Etkinliği

kimyasallar-laboratuvar-teknoloji-kimya-ile-ilgili-her-sey-turkchem-chem-show-eurasia-2016da5“7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı” Chem Show Eurasia, yerli ve yabancı birçok firma ve sektör profesyonelini buluşturma imkânı sağlarken, B2B Toplantı Etkinliği ile yeni iş fırsatları ve işbirlikleri geliştirme ve ticaret hacmini artırma fırsatlarını sunuyor. Turkchem Chem Show Eurasia’nın katılımcı ve ziyaretçilerinin daha verimli iş bağlantıları kurabilmeleri için hazırlanan B2B Toplantı Etkinliği, fuarı en iyi şekilde değerlendirmek ve satış olanakları yaratmak adına ziyaretçiler ile katılımcı firmaları fuar alanında kurulacak olan B2B özel standında önceden randevu sistemi ile bir araya getiriyor.

B2B randevu sistemi ile katılımcı firmalardan randevu almak isteyen ziyaretçiler http://www.chemshoweurasia.com/katalog adresinden sisteme kayıt olarak online katalog üzerinden firma seçimi yaparak firmalardan randevu talep edebilirler. Randevu talepleri, katılımcı firmalar tarafından onaylandığı takdirde fuar alanında kurulan B2B toplantı standında görüşmeler gerçekleştirilebilecektir.

Turkchem Chem Show Eurasia 2014 İstatistikleri

25.000 m2’lik brüt alana sahip İstanbul Fuar Merkezi’nin 9-10-11 ve 12 (Ana Fuaye) numaralı salonlarında gerçekleştirilmiş ve 10.000 m2’nin üzerinde net satış alanına ulaşmış olan Turkchem Chem Show Eurasia 2014 Fuarı’nda 53 ülkeden toplam 1.037 firma ve firma temsilciliği yer aldı. İçinde 16 farklı ülkeden gelen 111 yabancı firmanın bulunduğu toplam 305 firmanın doğrudan katılım gerçekleştirdiği fuarı 3 gün boyunca 1.518’i 65 farklı ülkeden gelen yabancı ziyaretçi olmak üzere, toplamda 11.571 sektör profesyoneli ziyaret etti.
Nitelikli ve doğrudan sektörle alakalı ziyaretçi portföyü ile katılımcı firmalar tarafından son derece verimli geçen Turkchem Chem Show Eurasia Fuarı, her geçen sene daha da büyüyerek ve güçlenerek yoluna devam ettiğini bir kez daha kanıtlamış oldu.

İki yılda bir düzenlenen ve her geçen sene daha da güçlenerek yoluna devam eden “7. Uluslararası Kimya Sanayi Grup Fuarı” Turkchem Chem Show Eurasia, 10-12 Kasım 2016 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi 9-10-11 ve 12. Salonlarda katılımcı ve ziyaretçilerini ağırlıyor olacak. Siz de Kimya Sektörünün Avrasya’daki en büyük buluşmasında yer almak istiyorsanız Turkchem Chem Show Eurasia 2016’yı kaçırmayın!

Ücretsiz Online Davetiye: www.chemshoweurasia.com

kimyasallar-laboratuvar-teknoloji-kimya-ile-ilgili-her-sey-turkchem-chem-show-eurasia-2016da

Kimya Bölümünü Tercih Edenlere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Aylık 2 Bin Lira Burs.

Kimya Bölümünü Tercih Edenlere Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından Aylık 2 Bin Lira Burs. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, üniversite sınavında ilk 5 bine girenlerden matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih edenlere aylık 2 bin lira burs vereceklerini söyledi.

Bakan Işık, AA Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. “Öğrencilerin, üniversitelerde temel bilimleri çok tercih etmediği, bu konuda bir sıkıntı olduğu görülüyor. Bu bölümleri özendirmeye yönelik bir çalışmanız var mı?” şeklindeki soru üzerine Işık, Türkiye’nin, bilim ve teknolojide bir sıçrama yapmak zorunda olduğunu söyledi. Işık, şöyle devam etti:

“Özellikle üretimde teknoloji düzeyini yükseltmek durumundayız Bilim ve teknoloji düzeyini yükseltmek için olmazsa olmazımız insan kaynağımız. Artık kimse kimseye teknoloji vermiyor. Teknolojiyi, sizin bir yerden hızlı bir şekilde transfer edip geliştirmeniz ya da kendinizin üretmesi gerekiyor. Ancak her iki halde de en önemli unsur insan kaynağı.”

Teknolojinin geliştirilmesinde de uygulamalı bilimlerin yanı sıra temel bilimlerin de “olmazsa olmaz” niteliğinde bulunduğuna dikkati çeken Işık, son yıllarda öğrencilerin önemli kısmının temel bilimleri tercih etmediğini söyledi. Işık “İlk bine, 5 bine, 10 bine giren öğrencilerimizin hemen hemen hiçbiri temel bilimleri tercih etmiyor. Bu da belki bugün için değil ama yarın için Türkiye’nin en önemli handikaplarından biri olacak” ifadelerini kullandı.

Işık, bunu engellemek için çok önemli bir programı yürürlüğe koyduklarını belirterek, şunları kaydetti:

“TÜBİTAK Bilim Kurulumuzla da görüşüldü ve karara bağlandı. Biz şimdi temel bilimleri Türkiye’de güçlendirmek durumundayız. Türkiye’de bu noktada ilk 5 bine giren öğrencilere, matematik, fizik, kimya ve biyoloji bölümlerini tercih ederlerse aylık 2 bin lira burs vereceğiz. Yani bir memur maaşı burs vereceğiz Ama şartımız nedir? Temel bilimler dediğimiz fizik, kimya, biyoloji ve matematik bölümlerinden birini tercih edecekler. Bu bölümleri tercih eden ikinci 5 bine de ayda bin lira burs vereceğiz.”

Temel bilimlere çift anadal bursu

“Daha önemli bir adım atıyoruz” diyen Işık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sonuç almayı ümit ettiğimiz en önemli alan. Bizde çift anadal kontenjanı çok sınırlıydı. YÖK’le TÜBİTAK’ın yaptığı ortak çalışmayla bu kontenjanlar yükseldi. Her bölümde yüzde 20 gibi bir kontenjan ayrıldı. Biz diyoruz ki ilk 10 binde olup başka bölümlerde okuyan, ikinci anadal olarak temel bilimleri seçen öğrencilerimize de ayda 750 lira burs vereceğiz. Bu temel bilimler açısından çok önemli bir adım olacak. Biz diyoruz ki öğrencimiz elektronik mühendisliğinde okusun ama aynı zamanda matematik, biyoloji, fizik veya kimya okusun.”

Işık, söz konusu çalışmayla farklı disiplinler arasından işbirliğinin gelişeceğine işaret etti. Işık, “Burada hedefimiz, hem disiplinler arası çalışmayı özendirmek hem de temel bilimlerde Türkiye’nin bilim alanında geleceğini tehdit eden bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak istiyoruz. Önemli sonuç alacağımızı düşünüyoruz. 2014-2015 eğitim öğretim yılında öğrenciler bu haklardan yararlanacak” dedi.

Bakan Işık, Temel Bilimler Araştırma Enstitüsü’nü güçlendirmek için çalışma başlattıklarını da kaydetti.

bakanlık

 

Kaynak : sabah

Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Geliştirilen Projeye Tübitak Desteği

Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Geliştirilen Projeye Tübitak Desteği. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü tarafından önerilen “Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Ahşap Malzeme Üstyüzeyleri için Dayanıklı Doğal Boyaların Geliştirilmesi ve Hızlı Yaşlandırma, Yıkanma, Tuzlu Su Sisi, Sıcak-Soğuk Şoku, Yanma ve Çürüklük Mantarlarına Karşı Dirençlerinin Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 proje önerileri kapsamında yaklaşık 220 bin TL bütçe ile desteklenmeye değer bulundu.

Yürütücülüğünü MSK Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Göktaş’ın üstlendiği projeyle, bitki ekstraktları ve sıvıcam karışımı ile ahşap malzeme üstyüzeyleri için harici koşullara dayanıklı yeni tür doğal boyaların geliştirilmesi ve bazı zararlı unsurlara karşı direnç değerlerinin belirlenmesi amaçlanıyor.

Doğal ve temel bir yapı malzemesi olan ahşabın insan ve canlıların yaşadığı iç ve dış ortamlarda yoğun olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Osman Göktaş yaptığı açıklamada, “Ağaç malzemenin avantajları yanında, biyotik ve abiyotik zararlılar tarafından tahrip edilebilme, renk kaybı ve şekilsel bozulmalara uğrama gibi bazı dezavantajları da vardır. Bu dezavantajların giderilmesi için çok sayıda koruyucu ve renklendirici malzemeler geliştirilmiştir. Ancak, bu koruyucu ve renklendirici maddelerin ortama yaydığı uçucu organik bileşiklerin, insan ve çevre sağlığı açısından sakıncaları ortaya çıktıkça, doğal koruyucu ve renklendiricilere olan ilgi artmış ve bu alanda bir talep oluşmaya başlamıştır. Son yıllarda, ahşap malzemeye zarar veren biyotik ve abiyotik zararlılara karşı, çevre ve insan sağlığına zararsız veya daha az zararlı olan, bitki ekstraktlarından renklendiriciler, su-bazlı vernikler, borlu bileşikler vb. doğal ahşap koruyucular geliştirilmektedir.
Ancak, bu doğal ürünlerin, özellikle dış ortamlarda kullanımları durumunda, zamanla, yıkanma, renk değişimi, yanma ve çürüme gibi bozunmalara uğrayarak, kendilerinden beklenen işlevi kısmen ya da tamamen yerine getiremediklerine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle, özellikle dış mekanlarda kullanılacak olan doğal ahşap renklendiricilerin, biyotik ve abiyotik zararlılara karşı dirençlerinin artırılması, çözülmesi gereken yeni bir problem olarak ortaya çıkmıştır. Belirtilen problemin çözümü amacıyla bu çalışma, literatürde, daha önce sıvıcam ve bitki boyası karışımı ile yapılan herhangi bir çalışmaya rastlanmaması nedeniyle, hem özgün hem de bir ilk olma özelliği taşıyacaktır” ifadelerine yer verdi.

Söz konusu çalışma sayesinde doğal boyanın sıvıcam ile karışımından dış etkenlere dayanıklı ahşap malzeme üstyüzeyleri için doğal boyalar elde edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Göktaş, “Proje kapsamında meyan kökü, çivit ve nar kabuğu bitkilerinden elde edilecek boyar ekstraktlar, sıvıcam ile karıştırılarak, sarıçam, kestane ve maun deney örnekleri üzerine daldırma metodu ile uygulanarak; boyalı örnekler yıkanma, tuzlu su sisi, renk stabilitesi, sıcak-soğuk şoku, yanma, kahverengi ve beyaz mantar çürüklükleri testlerine tabi tutularak dirençleri belirlenecek. Bu sayede geliştirilecek koruyucu ve renklendirici ürünler; su, güneş, don, aşırı sıcak, ateş ve çürüklük mantarlarına maruz kalınabilecek ortamlarda deniz araçları, park ve bahçe mobilyaları, çocuk oyun parkı mobilyaları, ahşap ev ve her türlü ahşap yapılarda, güvenle ve mevcut ürünlere oranla, daha az bakımla kullanılabilecek.
Bunun sonucunda ise daha az çevre kirliği, daha az bakım ile daha uzun sürelerde ürünlerden faydalanma ve daha az ağaç malzeme kullanımı sağlanmış olacaktır. Bu çalışma, literatürde ilk çalışma olma niteliği ile gelecek çalışmalara önemli veriler sağlayacak ve ağaç malzeme renklendirme ve koruma problemlerine teknolojik bir ürün olan sıvıcam ile önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

doğal boya

 

Kaynak : stargundem

Üniversitelere TÜBİTAK’tan teknoloji desteği

Üniversitelere TÜBİTAK’tan teknoloji desteği. Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK), üniversiteler bünyesindeki teknoloji transfer ofislerinin güçlendirilmesi ve yenilerinin kurulmasının teşvik edilmesi amacıyla 10 üniversiteye yıllık 1 milyon liraya kadar hibe desteği verecek.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, üniversite-sanayi işbirliğinin sağlanması ve bilgiye dayalı geliştirilen yeni teknolojilerin sanayinin kullanımına sunulması için TÜBİTAK Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığı (TEYDEB) tarafından geçen yıl ilk kez 1513 Teknoloji Transfer Ofisleri Destekleme Programı başlatıldı.

Program kapsamında 2013 yılında Boğaziçi, Ege, Gazi, Hacettepe, Koç, ODTÜ, Özyeğin, Sabancı, Selçuk ve Yıldız Teknik üniversitelerine destek vermeye başlayan TÜBİTAK’ın, 2014 yılından itibaren destek vereceği üniversiteler de belirlendi. Hibe desteği almak için TÜBİTAK’a 36 üniversite başvuruda bulundu. Yapılan değerlendirmenin ardından destek verilecek üniversiteler, Anadolu, Bilkent, Dokuz Eylül, Erciyes, Gaziantep, İstanbul, İstanbul Şehir, İstanbul Teknik ve Uludağ üniversiteleri ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü olarak belirlendi.

Teknoloji transfer ofislerinin görevi
Üniversite ve sanayi arasında koordinasyon ve iletişimi sağlayacak teknoloji transfer ofisleri, akademik çalışmaların ürün ve hizmetlere dönüşmesinde ve patentlenmesinde önemli rol oynayacak. Bu ofisler ayrıca üniversitelerin, ulusal ve uluslararası kamu desteklerinden etkin bir şekilde yararlanabilmesi için proje ofisi gibi çalışacak. Proje başvurularının hazırlanması, proje ortaklıkları kurulması ve izlenmesi konularında da faaliyet gösterecek. Üniversite-sanayi işbirlikleri, öğrenci ve akademisyenlerin girişimci fikirlerinin yeşermesi, akademik alanda edindikleri bilginin sanayide uygulamalarını görebilmeleri açısından da teknoloji transfer ofisleri kritik roller üstlenecek.

Program kapsamında, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde; “Ar-Ge projeleri oluşturma, geliştirme ve lojistik destek sağlama faaliyetleri”, “fikri ve sınai mülkiyet haklarının tescili ve korunması, pazarlanması, ticarileştirilmesi”, “girişim sermayesi desteği, kuluçka merkezi kurma, iş rehberliği, danışmanlık ve eğitim hizmetleri sağlama”, “bilinçlenme oluşturacak etkinlikler düzenleme, yayınlar yapma” konularında Türkiye’de kurulmuş veya kurulacak teknoloji transfer ofislerinin projelerinin geri ödemesiz olarak desteklenmesi hedefleniyor.

Nasıl destek verilecek?
Desteklenecek teknoloji transfer ofislerine TÜBİTAK tarafından yıllık 1 milyon liraya kadar hibe desteği verilecek. Her yıl yapılacak değerlendirmelerle, destek süresi 10 yıla kadar uzatılabilecek. Destek oranı ilk 5 yıl yüzde 80, ikinci 5 yıl yüzde 60 olacak. Programa başvurular, açılacak olan çağrı dönemlerinde proje şeklinde yapılacak.

Programa, üniversiteler, üniversitelerin ortak olduğu şirketler, teknopark yönetici şirketleri, teknopark yönetici şirketinin ortak olduğu şirketler başvurabilecek.

tübitak

 

Kaynak : milliyet

Toryum ile Dünya Enerji Haritasını Değiştirebilir miyiz ?

Toryum ile Dünya Enerji Haritasını Değiştirebilir miyiz ? Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) Bilim Komitesi Üyesi Prof. Dr. Saleh Sultansoy, “yeşil nükleer enerji” olarak adlandırılan toryumun, dünyanın enerji problemini çözebilecek en önemli kaynaklar arasında bulunduğunu belirterek, “Toryumu enerjide kullanmaya başladığımızda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabiliriz” dedi. Dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11’i Türkiye’de bulunuyor.

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde de öğretim üyesi olan Sultansoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’nin cari açığının en önemli iki nedeninin enerji kaynakları ve ileri teknoloji ürünlerin ithalatı olduğunu söyledi.

Sultansoy, 2030 yılında gelişmiş ülkeleri seviyesine çıkabilmek için en az 100 gigavatlık ek güç kurulması gerektiğini belirtti. Yılda 50 ton toryum ile 50 gigavat enerji üretilebileceğini belirten Sultansoy, bu miktarın Türkiye’nin toryum rezervinin onbinde birinden daha az olduğunu ifade etti.

Gelecek 20 yıl içerisinde dünyanın enerji haritasının toryum ile değişeceğini savunan Sultansoy, şunları kaydetti: “Gelişmiş ülkeler, enerjilerinin büyük kısmını nükleer santrallerden sağlamaktadır. Fransa, enerjisinin yüzde 85’ini nükleer santralden karşılarken, biz yıllardır bu santrallerin kurulup kurulmamasını tartışıyoruz. Şu anki bilimsel verilere göre, Türkiye toryum rezervinde dünyada ikinci sırada bulunuyor. Türkiye’nin gelişmesini istiyorsak toryumdan enerji üreten santraller kurmalıyız. 1 gigavatlık enerji için 3,5 milyon ton kömür veya 200 ton uranyum gerekiyor. Aslında 1 ton toryumdan da bu enerji elde edilebilir. Toryum yakıtlı reaktörlerin 2020’li yıllarda ticarileşmesi öngörülüyor. 2030’larda ise elektrik enerjimizin yüzde 50’sini yerli kaynağımız toryumdan üretebiliriz. Türkiye enerji devi olabilir, yeter ki biz bu teknolojiye sahip çıkalım ve uluslararası işbirliklerine katılabilelim.”
“Dünyanın toryum yerine uranyuma yönelmesinin nedeni nükleer silahlanma yarışı”

Toryumla çalışan santraller konusunda dünyada en büyük ilerlemeyi sağlayan ülkenin Hindistan olduğunu belirten Sultansoy, ABD, Norveç, Kanada, Japonya ve Çin gibi ülkelerin toryumu elektrik santrallerinde kullanmak üzere proje ürettiklerini söyledi. Türkiye’nin elektrik enerjisi üretimini OECD ortalamasına yükseltebilmesi için mevcut kapasitesini üç katına çıkarması gerektiğine dikkati çeken Sultansoy, ülkedeki toryum rezervlerinin bin yıllar boyunca enerji gereksinimini karşılayacak kapasitede olduğunu vurguladı.

Sultansoy, toryumun tabiatta şu anki nükleer santrallerde kullanılan uranyumdan yaklaşık üç kat fazla bulunduğu belirterek, dünyanın toryum yerine uranyuma yönelmesinin tek nedeninin nükleer silahlanma yarışı olduğunu savundu.

“Türkiye’nin bu işten karlı çıkması bazı güç odaklarının işine gelmiyor”

Dünyada toryum rezervi açısından üç ülkenin başı çektiğini ifade eden Sultansoy, şöyle devam etti:

“Bilinen toryum miktarı açısından Hindistan ilk sırada bulunuyor. Onun hemen ardından Türkiye ve Brezilya geliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA) ve OECD verilerine göre 880 bin ton ile dünyadaki toryum rezervinin yüzde 11’i Türkiye’de bulunuyor. Diğer bağımsız kaynaklar ise ülkedeki rezervlerin bundan 3-4 kat daha fazla olduğunu ve Türkiye topraklarındaki toryumun değerinin 120 trilyon dolar olabileceğini tahmin ediyor. Isparta’da bulunan Çanaklı Madeni’nde kolay işlenebilen torit minerali şeklinde 20 bin ton rezerv var ve sadece bu rezerv 100 yıl boyunca elektrik enerjimizi karşılayabilir. Toryumla beraber atom bombası yapılamayan bir enerji üretilecek. Daha da önemlisi, hızlandırıcı sürümlü toryum yakıtlı sistemler nükleer atık problemini çözmeye imkan sağlayacak. Yüksek miktarda toryum rezervine sahip olan Türkiye’nin bu işten karlı çıkması bazı güç odaklarının işine gelmiyor. Toryumu enerjide kullanmaya başladığımızda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alabiliriz.”

Sultansoy, Türkiye’nin yakın gelecekte kalıcı bir stratejik değer oluşturabilmek için toryumla ilgili ulusal yol haritasını belirlemesi, gerekli insan kaynağını yetiştirmek amacıyla nükleer teknoloji üniversitesinin ve laboratuarların kurulması gerektiğine dikkati çekti.

Eskişehir’de 2003’te yaklaşık 100 bilim insanının katılımıyla toryum çalıştayı düzenlediğini anımsatan Sultansoy, uzun vadeli bir program hazırlandığını ancak sürecin devam etmediğini sözlerine ekledi.

toryum

 

Kaynak :milliyet