Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı

Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı. TÜBA Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi kapsamında hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü, on yılı aşkın süredir, iki yüzün üzerinde bilim insanının ortak çabaları ile oluşturuldu. Sözlük; 22 mühendislik alanının temel terimlerini kapsayan, eğitim ve öğretimde, yayınlarda, yönetmeliklerde geçen, endüstri, araştırma ve ticaret pratiğinde kullanılan 30.000 terimden oluşuyor. Mühendislik Terimleri Sözlüğü şimdiye kadar gerçekleştirilemeyen Türkçede terim birliğine varılması konusunda önemli bir rol oynayacak; diğer yandan da Türkçe bilim ve teknoloji yazınında bir başvuru kaynağı olacak.

TÜBA Mühendislik Bilimleri Sözlüğü’nde terimlerin anlaşılabilirliği, anlam saydamlığı, benimsenebilirliği özellikleri ön plana alındı ve çok sayıda yabancı kökenli terimin Türkçeleşmesi için öneriler getirildi. Her terim kısa, öz olarak tanımlandı ve yine her terimin en az üç yabancı dilde (Almanca, Fransızca, İngilizce) karşılıkları verildi. Eserin yayına hazırlanmasında ise ilgili alan uzmanları ile çalışıldı ve aynı zamanda eser, bağımsız uzmanlar tarafından da denetlendi.

Bu çalışmalar sonucunda Mühendislik Terimleri Sözlüğü, 14 Haziran 2015 tarihinde Ankara’da düzenlenen TÜBA 47. Genel Kurulu’nda Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fikri Işık tarafından www.tubaterim.gov.tr adresinde kullanıma açıldı. Yapılan törende Bakan Fikri Işık tarafından Mühendislik Terimleri Sözlüğü yayına hazırlık çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Bülent Sankur’a çalışmalarından dolayı plaket takdim etti.

Bilim insanlarının ve kullanıcıların desteğiyle geliştirilecek olan Mühendislik Terimleri Sözlüğü’ne ayrıca tüm ilgililerin katkısı da bekleniyor. Bu şekilde alınan geri bildirimlerle güncellenecek sözlüğün 2016 yılı başında basımının yapılması planlanıyor.

Sosyal Bilimler Terimleri Sözlüğü , Doğa Bilimleri Terimleri Sözlüğü , Tıp Terimleri Sözlük lerininde kullanıma açılması için çalışmalar halen devam ediyor. Sözlüğe ulaşmak için : http://www.tubaterim.gov.tr/

Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü Projesi Kapsamında Hazırlanan Mühendislik Terimleri Sözlüğü Kullanıma Açıldı

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu. Türkiye’nin önde gelen altı araştırma üniversitesi, Türk araştırmacıların Avrupa Birliği projelerinde etkinliğini artırmak üzere bir güç birliği oluşturdu. 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenen “Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” başlıklı uluslararası konferans kapsamında kuruluşu duyurulan Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde Boğaziçi Üniversitesi de yer alıyor.
Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki etkinliğinin artırılması ve bu amaç doğrultusunda yükseköğretim sektöründe yapılması gereken değişiklikleri desteklemek üzere, Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Çerçeve Programı kapsamında en çok sayıda projesi olan altı Türk üniversitesi olan Boğaziçi Üniversitesi, Bilkent, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’ni (TAÜG) kurdu.

Rektör Barbarosoğlu: Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliklerine hazırız

Boğaziçi Üniversitesi ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nin kuruluş sürecinde liderliğini üstlendiği TAÜG’nin bilim ve akademi dünyasına tanıtımı kapsamında, 8 Ekim tarihinde düzenlenen ‘’Avrupa Araştırma Alanında Türk Üniversiteleri” konferansına katılan Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu, üniversitelerin başlıca faaliyetlerinin buluş yapmak, bilgiyi toplumsal katmanlara yaymak ve yeni bilgileri uygulamak olduğunu vurgulayarak bilgi odaklı bir yaklaşımla yarının liderlerini ve araştırmacılarını yetişmesinde araştırma ve inovasyonun anahtar rol oynadığını belirtti.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ve Avrupa Komisyonu Araştırma ve Yenilik Genel Direktörü Robert-Jan Smits’in katılımlarıyla 8-9 Ekim 2015 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen konferansta konuşan Gülay Barbarosoğlu, ‘’Bugün dünya genelinde üniversiteler artık sadece birer eğitim ve buluş merkezi değil aynı zamanda ekonomik büyümenin, sosyal adaletin ve yeni öğrenme biçimlerinin laboratuvarları olmuş kurumlardır. Araştırma üniversiteleri ülkelerin ekonomilerinin gelişimi ve kalkınmasına katkıda bulunan kurumlar haline gelmiştir. Gerçek inovasyon ve yaratıcılık verimli ve üretken bir araştırma temelli öğretimle mümkündür’’ dedi.

Barbarosoğlu ayrıca, Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Türk üniversitelerinin Avrupa Araştırma Alanı’ndaki (ERA – European Research Area) kurumlarla el ele çalışması gerektiğini belirterek bu kapsamda hem ulusal ve uluslararası politika yapıcılarıyla hem de Avrupa Araştırma Üniversiteleri Ligi (LERU) ile birlikte Türkiye ve bölgenin geleceği için işbirliği konusunda çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.

Altı Üniversiteden Ortak Deklarasyon

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nde yer alan Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi rektörleri ortak bir deklarasyon yayınlandı.

Deklarasyonda Türkiye Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği’nin (TAÜG) kurulması sürecinde, söz konusu üniversitelerin çalışmalarının önemli bir kısmı Avrupa Araştırma Alanı’na odaklanacağı vurgulanırken TAÜG’nin kısa vadeli planları şöyle sıralandı:

• Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin Türkiye’de uygulanabilmesi için rektörlerin liderliğinde Avrupa Araştırma Alanı Reform Gündem’inin şekillendirilmesi,

Üniversiteler, Bakanlıklar, YÖK, TÜBİTAK ve sanayinin yakın işbirliği ile eylem planlarının hazırlanması, hedeflerin belirlenmesi, Avrupa Araştırma Alanı önceliklerinin uygulanması ve bu alanlardaki ilerlemelerin takibi,

•Mevcut deneyimlerinden yararlanılması ve en iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için başta European Research Universities (LERU) ve European University Alliance (EUA) olmak üzere Avrupa’daki kurumlar ile daha yakın işbirliğinin sağlanması,

•Avrupa kurumları ve paydaşları ile işbirliğini geliştirmek, Avrupa Birliği programlarına katılımı artırmak (özellikle Horizon 2020 gibi araştırma ve yenilik programları), Avrupa’da politika geliştirme süreçlerine dahil olmak amacıyla Brüksel’de daha güçlü bir temsiliyet sağlanması.

Türk Araştırma Üniversiteleri Güç Birliği Kuruldu

 

Kaynak : Boğaziçi Üniversitesi

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200’e Ulaştı

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200’e Ulaştı. Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazanması ile Ar-Ge merkezleri sayısı 200’e çıktı.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandığını ve böylece söz konusu merkezlerin sayısının 200’e çıktığını bildirdi.

Bakan Işık, Ar-Ge merkezlerine verilen desteğin hız kesmeden devam ettiğini ifade etti.

Özel sektöre de bu konuda gösterdikleri özen ve istek için teşekkür eden Işık, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında bir şirketin daha Ar-Ge Merkezi Belgesi almaya hak kazandığını belirtti.

Söz konusu merkezlerin sayısının böylece 200’e yükseldiğini bildiren Işık, şunları kaydetti:

“Ar-Ge merkezlerine sağladığımız teşvik ve muafiyetler, ülkemizde özel sektörün Ar-Ge altyapısının oluşması bakımından büyük önem arzediyor. Ar-Ge Merkezi Belgesi verilen işletmelerimiz 28 ilde 24 farklı sektörde faaliyet gösteriyor. Söz konusu işletmelerin Ar-Ge ve yenilik faaliyetleriyle ilgili yaptıkları harcamalar için gerek vergisel gerekse de sigorta pirimi açısından büyük destekler veriyoruz. Tüm bu uygulamaların, ülkemizin 2023 hedefinde Ar-Ge yoğunluğunun yüzde 3 oranına erişmesine, bunun da yüzde 2’sinin özel sektör tarafından karşılanması hedefine önemli katkısı olacaktır.”

En fazla merkez İstanbul’da

Sanayi kuruluşlarının sahip olduğu Ar-Ge merkezlerinin detaylarına ilişkin de bilgi veren Işık, iller bazında en fazla merkezin 55’e ulaşan sayıyla İstanbul’da bulunduğunu bildirdi. Bakan Işık, bu ili sırasıyla 29 merkezle Kocaeli, 28 merkezle Bursa, 23 merkezle Ankara ve 15 merkezle İzmir’in takip ettiğini ifade etti.

Faal olan merkezlerin sektörel dağılımını da açıklayan Işık, söz konusu merkezlerin en fazla otomotiv yan sanayi alanında çalıştığını, bu alanı savunma sanayi, otomotiv, yazılım ve kimya alanlarının izlediğini belirtti.

Ülkemideki AR-GE Merkezlerinin Sayısı 200'e Ulaştı

 

Kaynak : Sanayi Bakanlığı

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Büyüyor, Yeni Teşvikler Geliyor

Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği Büyüyor, Yeni Teşvikler Geliyor. Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonları’nın gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak”

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, akademisyenlerin atama ve yükselme kriterlerinde, Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği (KÜSİ) çerçevesinde yürüttükleri faaliyetlerin dikkate alınacağını belirterek, “Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonları’nın gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak” dedi.

Işık, Türkiye KÜSİ Stratejisi ve Eylem Planı (2015-2018) hakkında açıklamalarda bulundu. Planda, 6 hedef çerçevesinde 31 eylemin belirlendiğini bildiren Işık, bakanlığın eylem planını uygulamaya başladığını söyledi. Belirlenen eylem planının bakanlık tarafından izleneceğini kaydeden Işık, söz konusu planla ülke sanayisinin, rekabet gücü ve katma değeri yüksek, yenilikçi ürünler üretebilen, yüksek teknoloji ağırlıklı ve sürdürülebilir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını söyledi.

Bu kapsamda bakanlık himayesinde yükseköğretim kurumları temsilcilerden KÜSİ çalışma grubu oluşturulacağını belirten Işık, “26 Düzey 2 Bölgesinde (İstatistiki bölge birimleri sınıflandırması) KÜSİ çalışmalarının eş güdümü ve yönlendirmesini sağlayacak çalışma grubunun, Düzey 2 Bölge bazındaki toplantılarına yerel idareciler ve Kalkınma Ajansı temsilcileri de davet edilecek. Kamu, üniversite ve sanayi ihtiyaçlar, kapasiteler ve olanaklar bağlamında bölgelerden seçilen temsilciler bakanlıkla iletişimde olacak. Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) etkin çalışması, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB), TTO’lar ve Organize Sanayi Bölgelerde (OSB) yer alan birimler arasında iletişimin sağlanması, söz konusu birimlerin illerde yer alacak KÜSİ Planlama ve Geliştirme Kurulları ile iletişimlerinin sağlanması için çalışmalar gerçekleştirilecek” diye konuştu.

“KÜSİ Portalı oluşturulacak”

Eylem planı kapsamında KÜSİ Portalı da oluşturulacağına dikkati çeken Işık, böylece sanayiciye hizmet verecek öğretim elemanı, insan kaynağı ve altyapı imkanlarını içeren veri havuzunun geliştirileceğini ifade etti. “Nitelikli sanayici” havuzunun da oluşturulacağına ve tarafların birbirine ulaşmalarının teşvik edileceğine işaret eden Işık, portalın erişilebilir, kullanıcı dostu ve güncel yönetim sistemine sahip olacağını vurguladı. Portalda kamu strateji dokümanlarına ilişkin bilgilerin yanında bakanlığın, üniversitelerin ve arayüzlerin çalışmalarının da bulunacağına değinen Işık, ayrıca başarı hikayelerine de yer verileceğini dile getirdi.

Işık, OSB’lerde Ar-Ge destekleri, proje yazma ve teknoloji transfer hizmetleri gibi konularda çalışacak birimlerin oluşturulacağını belirterek, “OSB’lerde kurulacak veya kurulu söz konusu birimlerin, özellikle TGB’lerde TTO hizmeti veren birimlerle iletişim halinde çalışmaları eş güdüm halinde gerçekleştirilecek. Bakanlıkça OSB’lere bu yönde organizasyonlarına birim eklenmesi yönünde çalışmalar yapılacak” ifadelerini kullandı.

“Atama ve terfide KÜSİ faaliyetleri avantaj sağlayacak”

Akademisyenlerin atama ve yükselme kriterlerinde, KÜSİ çerçevesinde yürüttükleri faaliyetlerin dikkate alınacağının altını çizen Işık, özellikle doçentlik atamasında, şirket kurmak, patent sahibi olmak, sanayi ile ortak proje üretmek gibi bilimsel yayın dışındaki faaliyetlerin, akademik kariyerlere olumlu katkıda bulunacağı düzenlemeler yapılacağını anlattı. Işık, ayrıca profesörlüğe atanmada KÜSİ faaliyetlerine katılanlara öncelik verilmesi yollarının araştırılacağını söyledi.

Bakan Işık, akademisyenlerin sanayide çalışabilmeleri, sanayide çalışan nitelikli personelin de üniversitelerde görev alabilmeleri sağlanacağına işaret ederek, “Akademisyenlerin sanayide geçici olarak çalışmasına, sanayideki yüksek lisanslı, doktoralı personelin de üniversitede ders vermesine imkan sağlayacak mevzuat değişikliği yapılacak. Buna göre akademisyene kariyerden bağımsız 5 yılda bir 3 ay veya 3 yılda bir 2 ay sanayide çalışabilme olanağı tanınacak” diye konuştu.

“Akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak”

Üniversitelerin Ar-Ge fonlarının artırabilmeleri için Ar-Ge projelerinde kurum olanaklarından faydalanılması halinde proje maliyetine göre hesaplanan ve ilgili kurumun Ar-Ge faaliyetlerinde kullanılmak üzere proje bütçesine eklenen “Kurum Hissesi” sisteminin performansa dayalı yapılandırılacağına dikkati çeken Işık, “Ar-Ge’nin üniversitelerde daha önemli hale gelmesi ve ‘toplam araştırma fonlarının’ gelişmesi için performans kriterleri kullanılarak, ‘Kurum Hissesi’ sistemi yapılandırılacak, üniversitelere ve akademisyenlere yönelik teşvikler artırılacak” vurgusunu yaptı.

Işık, illerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerine ilişkin harita oluşturularak, bu kapsamda özellikle KÜSİ alanında il bazında politikalar hazırlanmasının sağlanacağını ifade etti. Kamu, üniversite ve sanayi arasında “İş Birliğine Dayalı Eğitim Modeli” oluşturulacağının altını çizen Işık, söz konusu modelle lisans eğitimi sırasında öğrencilerin üniversitenin yurtiçi veya yurtdışında anlaştığı firmalarda çalışma imkanı bulduğunu anlattı. Lisans ve lisansüstü öğrencilerine yurtdışı üniversite ve araştırma kurumlarında teknoloji geliştirme konularında ortak proje yürütme imkanları sağlanacağına değinen Işık, ayrıca uygulamanın yapıldığı kamu kuruluşları ve kamu kurumları araştırma merkezlerinin de staj için öğrencilere olanak sunacağını belirtti.

bilimsel araştırma

Türk Bilim İnsanları Geri Dönüş Yapmaya Başladı…

Türk Bilim İnsanları Geri Dönüş Yapmaya Başladı…Türkiye’de son yıllarda Ar-Ge’ye ayrılan kaynak ve yatırımlar meyvesini veriyor. Yeterli destek ve çalışma ortamı bulamadıkları için yurtdışına giden araştırmacılar, dönüş yapmaya başladı.

Zaman’ın haberine göre, bu durumun oluşmasında araştırmacılara cazip fırsatlar sunan Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu’nun (TÜBİTAK) rolü büyük.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün TÜBİTAK’ın başlattığı burs programı sonrasında Türkiye’ye dönüş için yapılan başvuru sayısının önceki yıla göre 5 kat arttığını açıkladı. Ergün, bu yıl 117 araştırmacının dönüş için başvuru yaptığını ve bunların yüzde 75’inin ABD’den olduğunu söyledi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “2013 yılında şu ana kadar ülkemize dönüş yapmak için 117 Türk araştırmacı başvuru yaptı. Başvurulardan 74’ünün desteklenerek araştırmacıların dönüşü sağlandı. 31 başvurunun ise değerlendirmesi sürüyor.” dedi.

Yapılan başvuruların yüzde 75’i Amerika Birleşik Devletleri’nden gelirken, Almanya, Kanada, Avusturya, İngiltere, İtalya, Avustralya, Japonya, Çin, Güney Kore, Danimarka, Hollanda, İspanya, İsrail ve Bosna-Hersek geldi. Program kapsamında Türkiye’ye dönüş yapan araştırmacılar üniversiteler, kamu Ar-Ge merkezleri ile Ar-Ge faaliyeti yürüten özel kuruluşlarda çalışmalarını yürütebiliyor.

Geri dönüşlerde en çok tercih edilen kurumlar yüzde 88 oranla üniversiteler olduğu bilgisini veren Ergün, “10 araştırmacı kamu araştırma enstitülerine dönüş yapmak için başvururken, 3 araştırmacı sanayi kuruluşlarına geldi. En çok tercih edilen üniversiteler ODTÜ (16), Bilkent (15) ve Sabancı üniversiteleri (10) oldu. Bunları Abdullah Gül Üniversitesi (5) takip etti. Dönen araştırmacıların geldikleri kurumlarda kadrolu olarak istihdam edilmeleri durumunda da bursları aynen devam ediyor.” şeklinde konuştu.

TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı’nın başlattığı ‘2232 Yurda Dönüş Araştırma Burs Programı’ kapsamında araştırmacılara 2 yıl boyunca aylık 3 bin 250 TL burs veriliyor. Dönüş yaptıklarında herhangi bir kurumda çalışmaya başlayan araştırmacılar da aynı bursu almaya devam ediyor. Aynı zamanda Türkiye’de yürütecekleri araştırmalar için de 25 bin TL destek alabilen araştırmacılar, bilim ve teknoloji alanına katkılarını artırmak amacıyla TÜBİTAK’ın diğer destek programlarına da başvurabiliyor. Ayrıca araştırmacıların Türkiye’ye dönüş yol masrafları ile bursiyerlik süresince sağlık sigortası giderleri TÜBİTAK tarafından karşılanıyor.

bilim insanı

 

Kaynak :Haberturk

TÜBİTAK Suudi Arabistan’ın elektrik sorununu çözecek.

TÜBİTAK Enerji Enstitüsü, Suudi Arabistan’daki elektrik şebekelerinde meydana gelen elektrik kesintileri sorununu çözmek için bu ülkeye teknoloji transferi yapacak. Suudi Arabistan’ın coğrafi şartları ve iklimi nedeniyle elektrik şebekelerinde yaşanan sorunların çözümü için TÜBİTAK ve Suudi Arabistan bilimsel kurumu KACST arasında gerçekleşen ikili anlaşmalar kapsamında TÜBİTAK projeleri hayata geçirmekle birlikte teknik eğitimler de verecek. Gelişmeyle ilgili bilgi veren Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, proje kapsamında şimdiye kadar TÜBİTAK’ın Suudi Arabistan’da bir tesis kurduğunu Riyad’daki ikinci tesis için çalışmaların başladığını ifade etti.
enerjii

 

Kaynak :gazetevatan

TÜBİTAK, yurtdışından ithal edilen füze yakıtını yerli imkânlarla üretti.

TÜBİTAK, yurtdışından ithal edilen füze yakıtını yerli imkânlarla üretti.Füze yakıtının dünyada sadece birkaç gelişmiş ülke tarafından üretildiğinin altını çizen Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, “Stratejik bir ürün olan füze yakıtı kolay temin edilemiyor. Satan ülkeler bazı şartlar ve kısıtlar koyabiliyor. Bu nedenle füze yakıtını yerli olarak üretmemiz çok önemli” dedi. Füze yakıtı, TÜBİTAK Ulusal Metroloji Enstitüsü (UME) araştırmacılarının 2 yıllık çalışması sonucu geliştirildi ve enstitünün altyapı imkânları kullanılarak mini pilot tesiste üretilmeye başlandı. Özel reaktörlerde bir dizi kimyasal reaksiyon ile üretilen füze yakıtı, kalite açısından da uluslararası standartlara uygunluk sertifikası aldı.

Dünyanın en iyilerinden

Geliştirilen füze yakıtının dünyada üretilen en iyi füze yakıtlarından birisi olduğunu söyleyen Ergün, yakıtın yüksek itme gücüne sahip olduğunu dile getirdi. Ergün, yakıtın yeni geliştirilecek tüm turbojet motorlu füzeler için uygun olduğunu kaydetti. TÜBİTAK UME’de kurulan mini füze yakıt tesisinin günlük 10 litrelik kapasiteye sahip olduğunu belirten Ergün, “Yakıtın seri üretimi için gerekli altyapı hazırlıkları yapıldı. TÜBİTAK UME bu yeni pilot tesis için fizibilite çalışmasını tamamladı. Kurulacak olan yeni tesiste üretim kapasitesi günlük 100 litreye kadar çıkabilecek. Böylece yakıtın litre maliyeti de düşürülmüş olacak” diye konuştu.

Hem pahalı hem temini zor

Şimdiye kadar ithal edilen füze yakıtının yurtdışından astronomik fiyatlarla temin edildiğini vurgulayan Ergün, “Fiyattan daha da önemlisi, istediğiniz an ürünün temin edilememesi. Füze yakıtını stratejik bir ürün olarak gördüğümüz için, biz bu ürünü yerli olarak geliştirmeyi ve üretmeyi başardık” dedi.
tübi

 

Kaynak :radikal