Araştırmacılar, Karbon Fiber Kompozitler İçin Geri Dönüşüm Yöntemleri Geliştiriyorlar

Araştırmacılar, Karbon Fiber Kompozitler İçin Geri Dönüşüm Yöntemleri Geliştiriyorlar. WSU ( Washington State University ) araştırma ekibi, modern uçaklardan, spor ürünlerine, yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisi endüstrisine kadar her alanda kullanılan popüler karbon fiber plastikleri geri dönüştürmenin umut vadeden bir yolunu geliştirdi.

“Polimerin Parçalanması ve Kararlılığı” isminde rapor edilen çalışma, pahalı karbon fiber ve kompozitleri oluşturan diğer malzemeleri tekrar verimli bir şekilde kullanmayı amaçlıyor.

Karbon fiber takviyeli plastikler hafif ve güçlü olduğu için havacılık gibi pek çok sanayide giderek daha popüler hale geliyor. Bununla birlikte, parçalanmaları veya geri dönüştürmeleri çok zor ve bunları elden geçirme kaygısı artmaktadır. Süt şişelerinde kullanılan plastik türü olan termoplastikler eritilebilir ve kolaylıkla tekrar kullanılabilirken, uçaklarda kullanılan birçok kompozit termosettir. Bu tür plastikler iyileştirilemez ve kolaylıkla eski haline geri döndürülemezler.

Aşındırıcı kimyasallar ortadan kaldırıldı

Araştırmacılar, pahalı karbon fiberleri geri kazanmak ve geri dönüştürmek için, çoğunlukla onları mekanik olarak öğütmeye ya da çok yüksek sıcaklığa veya güçlü kimyasallara maruz bırakmaya çalıştılar. Ancak, işlem sırasında karbon fiber hasar görür. Kullanılan aşındırıcı kimyasallar tehlikeli ve uzaklaştırılması zordur. Ayrıca kompozitlerdeki matris reçine malzemelerini yok ederek dağınık bir kimyasal karışım ve ilave bir atık sorunu yaratırlar.

Projede, Mekanik ve Malzeme Mühendisliği Okulu’nda profesör olan Jinwen Zhang ve ekibi, Sıvı etanolde termosetleri parçalamak için düşük bir sıcaklıkta katalizör olarak yumuşak asitleri kullanarak yeni bir kimyasal geri dönüşüm yöntemi geliştirdi. Kürlenmiş malzemeleri etkin bir şekilde parçalamak için, araştırmacılar, malzemenin sıcaklığını yükseltti, böylece katalizör içeren sıvı, kompozit içine nüfuz edebilir ve kompleks yapıyı parçalayabilir. Zhang, kritik karbon-azot bağlarını parçalamak için çinko klorür ve reçineleri genişletmek için etanol kullandı.

Araştırmacılar karbon elyafların yanı sıra reçine malzemesini kolaylıkla yeniden kullanılabilecek bir biçimde muhafaza edebildi. Ekip patent başvurusunda bulundu ve yöntemlerini ticarileştirmek için çalışıyorlar.

Kaynak : phys

Ağaçları Taklit Eden Yöntem İle Elektrik Üretebiliriz

Ağaçları Taklit Eden Yöntem İle Elektrik Üretebiliriz. Para ağaçlarda büyümüyor, ancak elektrik bir gün olabilir. Iowa Eyalet Üniversitesi bilim insanları, pamuk ağacının dallarını ve yapraklarını taklit eden ve suni yapraklarının rüzgârda sallandığında elektrik üreten bir cihaz inşa ettiler.

Cihazın tasarımını yönlendiren genetik, geliştirme ve hücre biyolojisi profesörlerinden Michael McCloskey, konseptin rüzgar türbinlerinin yerine geçemeyeceğini, ancak teknoloji, rüzgar enerjisini elektrik haline getiren küçük ve görsel olarak göze batmayan makineler için uygun bir pazar yaratabilir dedi.

McCloskey “Bir bitki gibi görünen bir şeyden elektrik enerjisi alıp alamayacağınıza dair soruyu cevaplamak için yola çıktık, ancak muhtemelen cevabın daha da geliştirilmesi gerekecek” dedi.

McCloskey, Las Vegas gibi bazı kentsel yerlerde cep telefonu kuleleri, yalnızca kulenin estetik çekiciliğini artırmak için kullanılan yapraklarla dolu ağaçlarla kamufle edilmiş olduğunu söyledi. McCloskey, bu yapraklardan enerji almak onların işlevselliğini artıracağını söyledi.

Akademik dergi olan PLOS ONE‘da yayınlanan bir makalede, ISU araştırma ekibi biyomimetik dünyasına ya da doğal süreçleri taklit etmek için yapay araçların kullanılmasını inceledi. Fikir, bilgisayar bilimi, imalat ve nanoteknoloji gibi alanlarda yeni yolların bulunmasına ilham kaynağı oldu.

Yaprak saplarının içinde küçük plastik şeritler, hareketli hava ile büküldüğünde elektrik yükünü serbest bırakır. Bu gibi işlemler piezoelektrik etkiler olarak bilinir. Araştırma ekibi üzerinde çalışan bir genetik, geliştirme ve hücre biyolojisi profesörü olan Eric Henderson, biyomimetik ağaçların ev aletlerini çalıştırmaya yardım ettiği bir geleceği öngörüyor.

Henderson, böyle biomimetik teknoloji rüzgar türbinlerine ihtiyaç duymadan sınırlı miktarda rüzgar enerjisi üretme olanağını isteyenler için bir pazar haline gelebilir “dedi.

Ancak McCloskey, vizyonun gerçek olmasının ne kadar verim alınacağına bağlı olduğunu söyledi. ISU deneyleri için kullanılan piezo yöntemi, teknolojinin piyasada rekabet etmesi gereken verimliliği sağlamadı.

Henderson, malzemelerin yaygın olarak bulunabilmesi nedeniyle başlangıç noktasının piezoelektrik olduğunu söyledi. Ancak bir sonraki adımın atılması yeni bir yaklaşım gerekir.

Triboelektriklik veya benzer olmayan malzemeler arasındaki sürtünme yoluyla yük üretme gibi diğer iletim yöntemleri benzer verimlilikte çalışır ve otonom sensörleri çalıştırabilir. Bununla birlikte McCloskey, pratik bir cihaz üretmek için daha fazla verimlilik ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyacağını söyledi.

Kaynak : Techxplore

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi “TÜREK 2016” 2 Kasım’da Başlıyor

Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi “TÜREK 2016” 2 Kasım’da Başlıyor. Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından organize edilen Rüzgar Enerji Kongresi 2-3 Kasım tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek. TÜREB’den yapılan açıklamaya göre, Ankara’da yapılacak kongrede, “Rüzgarla Daha Güçlü Türkiye” temasıyla sektördeki son durum, gelecek yatırımları ile yurt dışındaki gelişmeler değerlendirilecek ve sektörün sorunlarına çözüm aranacak.

Bu yıl beşincisi düzenlenecek kongreye TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Serdar Ataseven’in yanı sıra Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez, TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Nevzat Ceylan ve TBMM Enerji Komisyonu Başkanı Ziya Altunyaldız’ın katılması bekleniyor.

Kongrede, Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Başkanı, Avrupa Rüzgar Enerjisi Birliği (WindEurope) ve Danimarka Rüzgar Türbini Sahipleri Derneği Üst Yöneticisi Christian Kjaer ile Türkiye’den bir özel sektör temsilcisinin katılacağı oturumda, “Dünyada ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisi Nereye Gidiyor” sorusuna cevap aranacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı Ataseven, kongrede rüzgar enerjisi endüstrisi, hükümet politikaları, finans ve proje geliştirme gibi sektörün gündemini belirleyen konuların ele alınacağını ifade etti.

Kongrenin en dikkat çekici başlıklarının “İran özel oturumu” ve “Rüzgar Enerjisi Master Plan çalışması” olacağına değinen Ataseven, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşarı Fatih Dönmez’in kendilerinden talep ettiği rüzgar yol haritasını özenle hazırladıklarını ve rüzgar sektörünün geleceğine ışık tutacak bu çalışmayı paylaşmak için heyecan duyduklarını belirtti.

Kongre Ana Sayfası : http://www.tureb.com.tr/turek2016/

Kaynak : trthaber

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği. Kompozit sanayi dünya ölçeğinde, geçen 30 yıl içerisinde global ekonomik büyüme ve anahtar sektörlere (bina ve inşaat, rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık, otomotiv vb.) daha fazla nüfuz etme becerisine dayanarak uzun süreli bir gelişme göstermiştir.

Bugün gelinen noktada kompozit malzeme pazarı dünya ölçeğinde 60 milyar Avro ve 8 milyon tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. 2002 ve 2012 yılları arasında kompozit pazarı dünya ölçeğinde işlenmiş son ürün olarak yılda değer olarak %4-5, hacim olarak ise %3 büyüme göstermiştir.

Kompozit sanayiinin önümüzdeki 5 yıl sürecinde değer olarak %5’lik, hacim olarak ise %4’lük bir büyüme göstermesi beklenmektedir. Bu arada Kuzey Amerika ve Avrupa’nın %56 olan pazar payının %50’ye gerileyeceği, Asya’nın Pazar payının ise %37’den %43’e çıkacağı tahmin edilmektedir.

Türkiye kompozit sektörü dünyadaki global ekonomik gelişmeler paralelinde ve son on yıllık siyasi istikrarın da etkisi ile diğer sektörlerde olduğu gibi hızlı ve uzun soluklu bir gelişme göstermiştir.

Bugün gelinen noktada Türkiye kompozit malzeme pazarı 1,225 milyar Avro ve 245.000 tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. Kompozit sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ikame malzemelerden pay alarak büyümektedir. Kompozit sektörü Türkiye’de, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme göstermektedir. Geçtiğimiz yıllarda dönemin ekonomik durumuna bağlı olarak Türkiye’de %8-%12 arası bir büyüme görülmüştür. Son yıllarda ise yaşanan ekonomik istikrar paralelinde %9-%10 arasında bir büyüme izlenmektedir.

Bugün Türkiye kompozit sektörü orta ve büyük ölçekli 150- 200 şirket, kısmen kompozit işi yapan 700-800 şirket, yaklaşık 5000 çalışanı ile yıllık 245 bin ton toplam üretimi ile 1,225 milyar Avro’luk bir değer üreten sektör konumundadır.

Dünyada Kompozit Uygulamaların Gelişimi Ne Şekilde Devam Ediyor?
Kompozit pazarı hacimsel olarak Çin’in ekonomik gelişmesine paralel olarak en fazla bu ülkede gelişme göstermiştir. Uzay ve Havacılık sektörünün kompozit kullanım oranı hızlı bir artış göstermiştir. Rüzgâr enerjisinin kompozit kullanımındaki hızlı artış bu sektörü kompozit sektörleri içerisinde üst sıralara taşımıştır. Termoplastiklerin gelişme hızı termosetlere oranla daha fazla olmuş ve termoplastikler toplam kompozit pazarı içerisindeki paylarını arttırmayı başarmışlardır. Enjeksiyon proseslerinin, el yatırmasına olan oranı her geçen gün artmış ve el yatırması teknikleri daha ziyade büyük parçaların üretimleri ile sınırlı kalmaya başlamıştır.
1. Kompozit sektörünün büyümesi genellikle global ekonomik büyümenin üzerinde seyretmektedir. Önümüzdeki dönemde de bu durum geçerliliğini koruyacaktır.

2. Kompozit sektörünün gelecek 5 yılda %4’lük bir büyüme ile 10 milyon tonluk bir hacme ulaşması öngörülmektedir. Bu gelişme;
• Kuzey Amerika’da yılda %2,
• Avrupa’da yılda %4,
• Asya’da yılda %7,
• Geri Kalan Ülkeler’de yılda %6 düzeyinde olacaktır.
Bu gelişme farklılığı kompozit endüstrisinin Kuzey Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya ve diğer ülkelere doğru kaymasına neden olacaktır.

Kompozit sektörünün gelişmesi uygulama alanlarına göre de farklılıklar içerecektir. Denizcilik, yapı, inşaat ve tüketici mallarındaki büyümenin yıllık %0-2 arasında olması beklenirken, elektrik ve elektronik, boru ve tank, taşımacılık,uzay ve havacılık sektörlerinde büyümenin yıllık %3-%7 arasında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Rüzgâr enerjisi uygulama alanındaki büyümenin ise iyimser bir tahminle yıllık %15-%20’lik bir oranı yakalaması beklenmektedir.

3. Kompozit Sektörünün gelecek 5 yılda yıllık %5’lik bir büyüme ile 80 milyar Avro’luk bir değere ulaşması beklenmektedir. Değersel büyümenin Kuzey Amerika ve Avrupa’da %4, Asya ve dünyanın geri kalan bölgelerinde %7 düzeyinde olması beklenmektedir.

4. Çeşitli sanayilerde kompozit malzeme kullanım oranı belirli bir dengeye kavuşmuş durumdadır. Rüzgâr enerjisinde (%65), denizcilikte (%50), elektrik ve elektronikte (%35) ve tüketici mallarında (%13). Diğer endüstrilerde ise kompozit kullanımı alternatif malzemelerden pay alarak artmaya devam edecektir. Bu endüstrilerde kompozit malzemelerin pay alma oranının;
• Uzay ve Havacılıkta %9’dan %12’ye,
• Yapı ve İnşaatta %6’dan %10’a,
• Boru ve Tankta ise %1’den %2’ye çıkması beklenmektedir.

Türkiye’de Sektörün Geldiği Nokta ve Bundan Sonraki Potansiyeli
Dünya’da bir “Gelişmişlik Kriteri” olarak kabul edilen kişi başına düşen kompozit tüketim miktarlarına bakıldığında, ülkemizin önünde önemli fırsatların ve olanakların olduğu ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, dünyada 4-10 kg. arasında bir dağılım izleyen bu miktar ülkemizde 3 kg. düzeyindedir. Dünyada 7,5€/kg. olan ortalama fiyat seviyesi de ülkemizde 5,0€/kg. düzeyindedir. Gerek kişi başı tüketim miktarı ve gerekse de Türkiye’deki ortalama fiyat ülkemiz için önümüzdeki dönemde avantaj olarak değerlendirilmektedir. Kompozit malzemenin sektörler arasında hacim olarak dağılımı dünya, Avrupa ve Türkiye açısından aşağıdaki tablodaki gibidir.

6

Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde kompozit malzeme daha ziyade boru ve tank ile yapı ve inşaat sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. İleri teknolojili ürünlerin ülkemizde üretilmesinin hızlanması ile birlikte, özellikle rüzgâr enerjisi, taşımacılık ve otomotiv, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla miktar ve oranda kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesi beklenmektedir.

Üretim proseslerine göre bir karşılaştırma yapılmak istenirse aşağıdaki gibi bir tablo karşımıza çıkmaktadır.

7

Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde makinalı ve ileri teknoloji gerektiren ürünlerin üretiminde alınacak daha pek çok yol vardır. Ülkemizdeki ve civar ülkelerdeki talebin etkisi ile %50’lere varan CTP boru üretimi ülkemiz kompozit sektörünün itici gücü olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Pultruzyon, SMC-BMC ve termoplastik enjeksiyon proseslerinin önümüzdeki dönemde pazar paylarını arttırmaları beklenmektedir. RTM ise özellikle rüzgâr enerjisi, denizcilik, otomotiv ve taşımacılık ile su kaydırakları sektörlerinde gelişimini sürdürmeye devam edecektir.

Kompozit sektörü, 2014 yılını %4 civarında bir büyüme ile kapatmıştır. Özellikle CTP boru sektöründe, otomotivde, inşaatta, yenilenebilir enerji ve eğlence sektörlerinde yaşanan gelişmeler bu sektörlerin beklenen büyüme rakamını yakalamasını sağlamıştır. Denizcilik, elektrik-elektronik, havacılık, savunma sanayi gibi sektörlerde ise gelişme sınırlı kalmıştır. Ancak sektörde yaşanan bu büyümeye karşılık aşırı rekabet ve karsızlık sektördeki önemli firmaların fon yaratmakta zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır.

Sektörün 2015 yılında %5 civarında bir büyüme göstermesi beklenmektedir. 2015 yılında bölgede ve Orta Doğu’da istikrarın oluşması ve Avrupa’da ekonominin canlanması söz konusu olduğu takdirde üreticilerimizin ihracat performansı artacaktır. Sektör üyelerinin yeni projeler ve ihracat pazarlarını çeşitlendirme konusunda yapmakta oldukları çalışmalarında pozitif geri dönüşleri neticesinde 2015 yılı performansının artacağına inanıyoruz.
Kompozitte Dış Ticaret Açığı, İhracat İthalat Rakamları
Kompozit sanayi 3 ana katma değerli adımdan oluşmaktadır:
1. İlk madde üretimi: Reçineler, elyaflar, katkı maddeleri, aletler ve makineler.
2. Ara malı üretimi: Dokumalar, kumaşlar, örgüler, preformlar, hazır kalıplama bileşimleri, pestiller, granüller ve peletler.
3. Son ürün üretimi: Nihai kompozit malzemeden oluşan ürünler.

Bugün tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan takviye malzemeleri cam elyafı (%86) ve karbon elyafı (%12) ülkemizde üretilmektedir. Reçinelerden ise doymamış polyester reçinesi ve vinyl ester reçine ülkemizde üretilirken epoxy reçineler ile termoplastik reçineler ithal edilmektedir. Reçinelerin hammaddelerinin ise son derece az bir bölümü ülkemizde üretilirken önemli bir bölümü yurt dışından tedarik edilmektedir. Kompozit üretiminde kullanılan teknik tekstillerin üretiminin ülkemizde yaygınlaşması ile birlikte bu alanda da sektör tüm ihtiyacını yurt içinden karşılayabilme noktasına gelmiştir. Rakamsal olarak bugün kompozit sektörü yaklaşık 230 milyon Avroluk bir ihracat yaparken 230 milyon Avroluk da ithalat yapmaktadır.

Sektör ihtiyaç duyduğu kimyasal hammaddeleri ithal ederken, gerek ülkemizde üretilen takviye malzemeleri ve reçineler ile teknik tekstillerin ve bitmiş ürünlerin ihracatı ile dış ticarette bir dengeye kavuşmuş ve bugün dünya çapında iş yapan firmaları ile de uluslararası alanda adından söz edilen bir konuma ulaşmıştır. Nitekim bu gelişmenin en somut örneği olarak Türkiye, sektörün uluslararası en önemli buluşması olan 12-14 Mart 2013 tarihleri arasında Paris’te yapılan JEC 2013 Paris fuarının Onur Ülkesi olarak ilan edilmiştir.

Kompozit sektörü doğrudan ve dolaylı olarak ihracat yapmaktadır. Ürettiği hammaddeleri, sanayi ara mallarını ve son ürünleri aldıkları ihaleler ve projeler çerçevesinde doğrudan ihraç eden sektör, ayrıca bu ürünleri ihraç edilen her otomobil, otobüs, tekne, küvet vb. ürünlerin içerisinde dolaylı olarak da ihraç etmektedir. Sektör esas olarak Avrupa ülkelerine, Rusya’ya, Türki Cumhuriyetlere, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat yapmaktadır. İhracat yapılan ülke sayısını arttırmak ve yeni pazarlar kazanmak amacıyla da çalışmalar her geçen gün yoğunlaştırılmaktadır. Sektörün bazı firmaları Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Uzak Doğu da dahil olmak üzere dünyanın her tarafına ihracat yapmaktadırlar.

Sektör yaklaşık olarak 230 milyon Avro civarında doğrudan ihracat yapmaktadır. Bu ihracat rakamının içerisindeki en önemli pay CTP boru üreticilerine, cam elyafı ve polyester reçine üreticilerine, teknik tekstil üreticilerine ve RTM üreticilerine aittir.

Son Söz
Kompozit sektörü katma değeri yüksek ürünler ürettiği ve yarının malzemesi olduğu için ülkemiz açısından çok önemli bir sektördür. Hükümet, yerel yönetimler, yatırımcı kuruluşlar ve sanayicilerin malzeme alımlarında geleneksel malzemeler yerine daha hafif, daha uzun ömürlü, daha yüksek mukavemetlere sahip, daha çağdaş çözümler sunan kompozit malzeme alternatiflerini aramalarının hem kendileri hem de ülke ekonomisi açısından yararlı olacağı görüşündeyiz. Bugün tüm dünyada gerek havacılık ve uzay sektöründe gerekse de otomotiv sektöründe enerji ve fosil yakıt kullanımının azalması tamamen kompozit malzemelerin bu sektörlere penetrasyonu ile doğru orantılı olarak gelişmiştir. Bu sürecin hemen hemen tüm sektörlere girdi veren ve çözüm üreten bir sektör olan kompozit sektörü lehine daha da gelişeceğine inanmaktayız.

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye'de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği

 

Kaynak : putechmagazine ( İsmail Hakkı Hacıalioğlu / Genel Sekreter – Kompozit Sanayicileri Derneği)

İTÜ Enerji Enstitüsünden Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı

İTÜ Enerji Enstitüsünden Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı. Enerji sektörünün hem dünya da hem de Türkiye de katlanarak büyümesi beklenmektedir. Ülkelerin büyüme ve refah düzeylerini belirleyecek sektör olarak görülmesi nedeniyle geleceğin popüler meslekleri arasın da birinci planda önem kazanmaktadır.

Bu eğitim programıyla bu sektörde çalışmak isteyenler ve sektör de çalışan teknik kadroların bilgi eksikliğinin giderilmesi, yeni düzenlemeler ve teknolojiler hakkında da bilgi sahibi olmaları amaçlanmaktadır.

Eğitime enerji şirketlerinin orta ve üst yöneticileri, enerji alanında serbest çalışacak olan mühendisler, enerji sektöründe yer alan ve almayı planlayan teknik konularla ilgili kişiler ve girişimciler katılacaktır.

Eğitime %80 devam koşulunu sağlayan katılımcılara İTÜ Sürekli Eğitim Merkezi tarafından hazırlanan resmi sertifika verilecektir.

Toplam 4 gün (24 Saat) sürecek eğitimde, aşağıdakı başlıklar incelenecektir;

Rüzgar Enerjisi:

Temel Kavramlar, Dünya’da ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisinin Durumu
Rüzgarın Oluşumu, Karakteristiği ve Temel Hesap Metotları
Bir Rüzgar Santralının Planlanması
Türkiye’de Kanuni Durum, Bir Rüzgar Türbininin Kurulum Aşamaları

Hidroelektrik Enerjisi:

Terminoloji, Dünya’da ve Türkiye’de Hidroelektrik (HE) Enerji
HE Tesislerin Sınıflandırılmaları, Elemanları ve Çalışma Prensipleri
Hidroelektirik Enerji Üretiminin Temel Prensipleri
İletim Tesisleri ve İşleme Prensipleri
Serbest Yüzeyli İletim (İsale) , Çökeltme Havuzu, Yükleme Odası
Basınçlı Akımla İletim, Denge bacası, Cebri Boru
Türbin Tipleri ve Seçimi
HE Tesislerinin Fizibilite Anaizi Aşamaları

Güneş Enerjisi:

Güneş Işınımı, ölçümü ve enerji potansiyeli hesaplamaları
Güneş pilleri, tipleri, modüller, sıcaklık ve ışınım düzeltmeleri ve enerji üretim hesaplamaları
Fotovoltaik güç sistemleri, bileşenleri ve karakteristikleri
Fotovoltaik güç sistemlerinde bileşenlerin seçimi ve boyutlandırma
Şebekeye bağlı ve ayrık sistemlerin tasarımı ve tasarımda kritik konular
Örnek ön projelendirme ve fizibilite hesaplamaları

Jeotermal Enerjisi:

Terminoloji, Dünya’da ve Türkiye’de Jeotermal Enerji
Jeotermal Enerjinin Kullanım Alanları
Jeotermal Rezervuarların ve Akışkanların Türleri/Özellikleri
Jeoternal Rezervuarların Üretim ve Rezervuar Performansları, Modelleme
Jeotermal Sahaların İşletilmesinde Karşılaşılan Sorunlar
Jeotermal Sahaların Geliştirilmesi ve Projelendirilmesi

Eğitim İTÜ Enerji Enstitüsü Öğretim Üyeleri Tarafından Verilmektedir;

Prof.Dr. Abdurrahman Satman – İTÜ Enerji Enstitüsü Kurul Üyesi / Konvansiyonel Enerji ABD Başkanı
Prof.Dr. Altuğ Şişman – İTÜ Enerji Enstitüsü Müdürü / Yenilenebilir Enerji Anabilim Dalı
Prof.Dr. Bihrat Önöz – İTÜ İnşaat Fakültesi, İnşaat Mühendisliği Bölümü Hidrolik ve Su Kaynakları Laboratuvarı
Yrd.Doç.Dr. Burak Barutçu – İTÜ Enerji Enstitüsü Yenilenebilir Enerji ABD

Kayıt İçin Gereken Evraklar:

– Eksiksiz Doldurulmuş Kayıt Formu
– Nüfus Cüzdanı Fotokopisi
– Tek ödemeler için ödeme dekontu fotokopisi
– Taksitli işlemler için mail order formu

Kayıt İşlemleri:
Programa kayıt olmak için; kayıt formunu doldurmanız ve eğitim bedelini peşin ya da taksit seçeneklerinden tercih edeceğiniz biriyle gerçekleştirmeniz gerekmektedir. Taksitli ödeme tercih ederseniz yine ekte bulunan mail order formunu doldurup kayıt formu ve nüfus cüzdanı fotokopiniz ile birlikte ilgili eğitim danışmanına göndermeniz yeterli olacaktır. İşlemlerinizi havale ya da EFT yoluyla gerçekleştirmeyi tercih ederseniz ekte bulunan hesap numaralarına peşin fiyatı yatırmanız, işlem sonunda kayıt formu ile birlikte dekontu ilgili eğitim danışmanına göndermeniz gerekmektedir.

Başvuru Formu : http://www.bm-institute.com/uploads/others/BMI_kayit.pdf

Detaylı Bilgi : http://www.bm-institute.com/yenilenebilirenerjiteknolojileri.htm

İTÜ Enerji Enstitüsünden Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı Sizin İçin Yararlı Olabilir

Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı Sizin İçin Yararlı Olabilir. Enerji sektörünün hem dünya da hem de Türkiye de katlanarak büyümesi beklenmektedir. Ülkelerin büyüme ve refah düzeylerini belirleyecek sektör olarak görülmesi nedeniyle geleceğin popüler meslekleri arasında birinci planda önem kazanmaktadır.
Özellikle yenilenebilir enerji teknolojilerinin giderek daha da önemli hale gelmesi,enerji sektöründe bu alanda bilgi sahibi profesyonellere olan ihtiyacı arttırmıştır. Bu ihtiyacı fark eden Business Management Institute, İTÜ Enerji Enstitüsü işbirliğinde “Yenilenebilir Enerji Teknolojileri Sertifika Programı”nı düzenliyor.

BMI tarafından düzenlenen bu eğitim programıyla, sektörde çalışmak isteyenler ve sektör de çalışan teknik kadroların bilgi eksikliğinin giderilmesi, yeni düzenlemeler ve teknolojiler hakkında da bilgi sahibi olmaları amaçlanmaktadır.
Rüzgar Enerjisi, Güneş Enerjisi, Hidroelektrik Enerji ve Jeotermal Enerji başlıklarının İTÜ Enerji Enstitüsü uzman akademisyenlerinin katkılarıyla incelendiği eğitim, toplam 4 gün (24 saat) sürüyor.
Eğitime enerji şirketlerinin orta ve üst yöneticileri, enerji alanında serbest çalışacak olan mühendisler, enerji sektöründe yer alan ve almayı planlayan teknik konularla ilgili kişiler ve girişimciler katılmaktadır.
Senede 3 dönem olarak düzenlenen eğitim programının, yeni dönemi 6 Şubat 2015 tarihinde başlıyor olacak.

Program İçeriği:
Rüzgar Enerjisi:
– Temel Kavramlar, Dünya’da ve Türkiye’de Rüzgar Enerjisinin Durumu
– Rüzgarın Oluşumu, Karakteristiği ve Temel Hesap Metotları
– Bir Rüzgar Santralının Planlanması
– Türkiye’de Kanuni Durum, Bir Rüzgar Türbininin Kurulum Aşamaları

Hidroelektrik Enerjisi:
– Terminoloji, Dünya’da ve Türkiye’de Hidroelektrik (HE) Enerji
– HE Tesislerin Sınıflandırılmaları, Elemanları ve Çalışma Prensipleri
– Biriktirmeli ve Biriktirmesiz HE Enerji Üretim Sistemleri
– Serbest Yüzeyli İletim (İsale) , Çökeltme Havuzu, Yükleme Odası
– Basınçlı Akımla İletim, Denge bacası, Cebri Boru
– Türbin Tipleri ve Seçimi.

Güneş Enerjisi:
– Güneş Işınımı, ölçümü ve enerji potansiyeli hesaplamaları
– Güneş pilleri, tipleri, modüller, sıcaklık ve ışınım düzeltmeleri ve enerji üretim hesaplamaları
– Fotovoltaik güç sistemleri, bileşenleri ve karakteristikleri
– Fotovoltaik güç sistemlerinde bileşenlerin seçimi ve boyutlandırma
– Şebekeye bağlı ve ayrık sistemlerin tasarımı ve tasarımda kritik konular
– Örnek ön projelendirme ve fizibilite hesaplamaları

Jeotermal Enerjisi:
– Terminoloji, Dünya’da ve Türkiye’de Jeotermal Enerji
– Jeotermal Enerjinin Kullanım Alanları
– Jeotermal Rezervuarların ve Akışkanların Türleri/Özellikleri
– Jeoternal Rezervuarların Üretim ve Rezervuar Performansları, Modelleme
– Jeotermal Sahaların İşletilmesinde Karşılaşılan Sorunlar
– Jeotermal Sahaların Geliştirilmesi ve Projelendirilmesi

Eğitim Hakkında Detaylı Bilgi ve Kayıt İçin : http://www.bm-institute.com/yenilenebilirenerjiteknolojileri.htm
web sitesini ziyaret edebilir.
Ayça Özaslan ile 0212 273 15 05 – 0555 818 99 40 nolu telefonlardan ve aycaozaslan@bm-institute.com mail adresinden iletişime geçebilirsiniz.

ger idönüşüm1

 

 

Kaynak : Enerjigazetesi

Sera gazını rüzgar temizleyecek

Sera gazını rüzgar temizleyecek.GAMA Enerji, dünyanın en gelişmiş rüzgar türbinlerinin kullanılacağı 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın yapımına Manisa’da başladı. 2014 yılında işletmeye geçecek Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın da eklenmesiyle GAMA Enerji, tüm rüzgar enerji santralı projeleri ile Türkiye’de ortalama 115.000 ev için yeterli elektrik üretecek ve yılda yaklaşık 162.000 ton sera gazı salımını önleyecek.
GAMA Enerji, toplam kurulu gücünü 2016 yılı itibariyle 2 bin 500 MW’ın üzerine çıkarmayı hedefliyor.

GAMA Holding – GE Energy Financial Services ortaklığı olan GAMA Enerji A.Ş. tarafından Manisa, Akhisar’da kurulacak 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nın kredi sözleşmesi Türkiye Sınai Kalkınma Bankası ile İstanbul’da imzalandı.

Temiz ve yenilenebilir enerji yatırımlarına ağırlık vererek elektrik üretiminin her alanında var olan bir yatırımcı olmayı hedefleyen GAMA Enerji, projelerine tüm hızıyla devam ediyor.
115 BİN EVE ELEKTRİK
GAMA Enerji A.Ş. tarafından Manisa, Akhisar’da kurulacak 35 MW kapasiteli Gök II Rüzgar Enerjisi Santralı’nde, GE’nin etkinlik, dayanıklılık ve şebeke bağlantısı özellikleri bakımından dünyanın en gelişmiş rüzgar türbinlerinden olan 2,75 MW kurulu gücünde 13 adet GE 2,75-103 türbini kullanılacak.

İzmir, Aliağa’da bulunan ve 2012 yılında ticari işletmeye geçen 10 MW Karadağ RES ve Çanakkale, Ezine’de bulunan ve 2011 yılında ticari işletmeye alınan 22,5 MW Sares RES’in de yatırımcısı ve işletmecisi olan GAMA Enerji; Gök II RES’in tamamlanmasıyla işletmede olan RES kurulu gücü 67,5 MW’a yükselecek.

Şirket, bu üç rüzgâr enerji santralı ile Türkiye’de ortalama 115.000 ev için yeterli elektrik üretecek ve yılda yaklaşık 162.000 ton sera gazı salımını önleyecek.
sera

 

Kaynak:ntvmsnbc