4. Uluslararası Kompozit Malzemeler Sempozyumu “KOMPEGE” Başladı

4. Uluslararası Kompozit Malzemeler Sempozyumu “KOMPEGE” Başladı. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi tarafından düzenlenen “4. Uluslararası Kompozit Malzemeler Sempozyumu- KOMPEGE” başladı. Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen sempozyumun açılışına Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Pamuk, Sempozyum Düzenleme Başkanı Prof. Dr. Rasim İpek, iş adamları, yerli ve yabancı çok sayıda akademisyen katıldı.

Sempozyumun açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, “Bu sempozyum kompozit materyaller alanında bir ilk. Dünyada kompozit alanında ciddi bir rekabet var. Gelişen ve değişen teknolojiyle birlikte her türlü üretim alanında kullanılan malzemelerin değiştiğini ve günün şartlarına uygun hale getirildiğini gözlemliyoruz. Üreticiler günümüzde fiyat-performans oranı yüksek, daha dayanıklı ve aynı zamanda daha hafif, daha çevre dostu, daha estetik, dış etkenlere karşı daha güçlü; kısacası her anlamda verimi artıracak malzemelere yöneliyor. Tüm mühendisliklerin yanı sıra, fizik, kimya, biyoloji, tıp ve sağlık bilim ve teknolojileri alanlarında da sıkça kullanılan, yüksek katma değerli ve ileri teknolojik malzemeler üretme biçimi olan kompozit teknolojisi, çok disiplinli bir alandır. Günümüzde, üstün nitelikli ve fonksiyonel malzemeler geliştirilebilmesinin en önemli yollarından birisi de kompozit bilimi ve teknolojisinin kullanılmasıdır” dedi.

“Türkiye’nin geleceği sanayi-üniversite işbirliğinde”

Sempozyum bilimselliğin yanı sıra sanayi ve teknoloji boyutu ile de bir fark ve farkındalık yarattığını, üniversite sanayi işbirliğine yeni bir vizyon sunduğunu ifade eden Prof. Dr. Budak, “Türkiye’nin geleceğinin sanayi-üniversite işbirliğinde olduğuna inanıyoruz. Üniversitemizde geliştirilen bilgi ve teknolojinin uygulamaya dönüştürülerek ticarileştirilmesi, üniversite- sanayi kuruluşları arasında işbirliklerinin oluşturulması ve bölge sanayinin ihtiyaç duyduğu bilgi ve teknolojinin üniversitemizde geliştirilmesine özel ehemmiyet gösteriyoruz. “Üniversite-sanayi” işbirliğini slogan olmaktan öteye taşımak için önemli adımlar attık. Üniversitemiz bünyesinde alanlarında uzman akademisyenlerimiz ile birlikte İzmir merkez ve periferideki organize sanayi bölgeleri ve meslek odalarına yaptığımız ziyaretlerde kente ve ülkeye fayda sağlayabilecek olası ortak projeleri masaya yatırdık. Üniversitemizin ürettiği bilginin ve teknolojinin reel sektörle buluşmasının İzmir’in gelişiminin temel dinamiği olacağına inanıyorum. Düzenlenen bu sempozyumun hem akademik hem de üretimsel olarak yarar sağlayacağına yürekten inanıyorum” dedi.

Mühendslik Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Pamuk yaptığı konuşmada sempozyumun bütün katılımcılar için verimli olmasını diledi. Sempozyum Düzenleme Başkanı Prof. Dr. Rasim İpek ise “Bu sempozyumun oluşma sürecinde büyük katkısı olan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak’a manevi ve maddi katkıları için canı gönülden teşekkür ederiz. Türkiye, Japonya, Almanya, Yunanistan, Polonya ve İran’dan alanında uzman akademisyenler sempozyumumuzda konuşmacı olarak yer alıyor. Sempozyumumuza 400 ’e yakın bildiri başvuruda bulunuldu ve 500’e yakın araştırmacı da sempozyumumuza davetli olarak geldi. Sempozyumumuzda sponsor olan firmalara da teşekkürlerimizi sunuyorum” dedi.

Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyenleri Akciğer Kanseri Tedavisinde Umut Veren Gelişmeler Kaydediyor

Ege Üniversitesi Kimya Bölümü Akademisyenleri Akciğer Kanseri Tedavisinde Umut Veren Gelişmeler Kaydediyor. Ege Üniversitesi bilim insanları halk arasında ‘pelemir’ ismiyle bilinen bitki üzerinde yaptıkları çalışmalarda kanser hastalığının tedavisi için umut verici gelişmeler kaydettiler.

EÜ Fen Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Süheyla Kırmızıgül ve Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya öncülüğünde pelemirden yeni bir kanser ilacı üretilmesi amacıyla sürdürülen çalışmalar devam ediyor.

Ege Üniversitesinin klinik olarak kanser hastalığının tedavisinde önemli merkezlerden birisi olduğunu belirten EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, ‘‘Klinik başarıların yanında kanser hastalığına çare bulunması noktasında da bilim insanlarımız önemli çalışmalar yürütüyor. Literatüre kazandırılan yeni biyolojik aktif doğal ürünlerin hayata geçirilmesiyle, ülkemiz kaynakları değerlendirilerek dışa bağımlılığı azaltacağız ve tamamen yerli, doğal kaynaklı ve ucuz kemoterapi ilaçlarının hazırlanmasına da büyük katkı sunacağız. Bu çalışmaya imza atan değerli akademisyenlerimi kutluyorum. Çalışmalarının ürüne dönüşmesi noktasında da gereken desteği vermeye hazırız’’ diye konuştu.

Türkiye’nin endemik bitki türü

Türkiye’nin endemik bitki cinslerinden biri olan Pelemir’de kanser hastalığının tedavisinde kullanılan ‘saponin’ tipi bileşikler tespit ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Süheyla Kırmızıgül ‘‘Bu bileşiklerin laboratuvar ortamında yapılan genel aktivite taramaları sonucunda, akciğer kanserine karşı oldukça ümit verici ve bugüne kadar yapılan çalışmaları daha ileri taşıyabilecek bulgulara ulaşıldı. Pelemirde bulunan bileşiklerin akciğer kanserinin tedavisinde piyasada ticari olarak kullanılmakta olan bir ilaçtan çok daha aktif olduğu tespit edildi. Buna ek olarak pelemirde bulunan bileşiklerin laboratuvar ortamda sağlıklı hücreler üzerindeki olası yan etkilerinin de yine aynı ilaçtan neredeyse iki kat daha az olduğu sonucuna varıldı’’ diye konuştu.

Türkiye’nin zengin bitki florasına sahip olduğunu ifade eden Prof.Dr. Süheyla Kırmızıgül şöyle konuştu: ‘‘ Ülekmizdeki yüksek endemiklik oranı düşünüldüğünde bu alandaki çalışmaların geliştirilerek uygulamaya konulmasına ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Kanser tedavilerinde kullanılan sentetik ilaçların hastalar üzerinde oluşturduğu ciddi yan etkiler ve bu ilaçlara karşı kazanılan direnç nedeniyle, doğal kaynaklardan özellikle bitkilerden yeni biyoaktif doğal ürünlerin keşfi oldukça önemli.’’

‘‘Türkiye’de saponinlerin kullanımı yok denecek kadar az. Bu çalışma ile projemizde yer alan biyoaktif saponinlerin farmakolojik olarak kullanımı konusunda önemli bir aşama kaydedileceği düşüncesindeyiz’’ diye konuşan Doç. Dr. Nazlı Sarıkahya ise ‘‘Alınacak sonuçların, ülkemiz bitki türlerinden anti-kanser etkili yeni doğal ürünlerin keşfedilip patent alınması ve ticari olarak değerlendirilmesi gerçekleştirilmiş olacak. Elde edilecek veriler sayesinde ülkemizdeki en büyük sağlık problemlerinden biri olan akciğer kanserine karşı bir çözüm üretilebilecek, hem de biyoteknolojik ürün oluşturma yönündeki çalışmalar için altyapı oluşturulacak. Laboratuvar ortamında yapılmış olan bu çalışmalar ve elde edilmiş sonuçlar, klinik çalışmalar için öncü olacak ve ileride pek çok farklı projenin doğmasına zemin hazırlayacak’’ dedi.

Çağımızın vebası olarak nitelendirilen kanser, giderek artan bir sağlık problemi. Dünya Sağlık Örgütü’nün en son yayımlanan raporuna göre dünyada ve Türkiye’de ölüm nedenleri arasında kanser ilk sırada yer almaktadır. Yapılan istatistiklere göre; erkeklerde dünya’da ilk sırada prostat kanseri, Türkiye’de ise ilk sırada % 52.5 oranı ile akciğer kanseri yer alıyor. Kadınlarda ise, dünya verilerine paralel olarak ülkemizde meme kanseri % 43 oranı ile ilk sırada.

Pelemir Türkiye’de hangi bölgede bulunuyor ?

Türkiye’nin değişik bölgelerinde yetişme alanı bulunan Pelemir’in 40 farklı türü bulunuyor. Özellikle Orta Anadolu ve Akdeniz Bölgesinde pek çok farklı türüne rastlanan Pelemir’in Türkiye’de 24 farklı endemik türü bulunuyor.

Kaynak : Ege Üniversitesi

Ege Üniversitesi Mili Aşı Üretimi İçin Kolları Sıvadı

Ege Üniversitesi Mili Aşı Üretimi İçin Kolları Sıvadı. Ege Üniversitesi “Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesi” ile Türkiye’nin aşı konusunda dışa bağımlılığını azaltacak.
Ege Üniversitesi, Kalkınma Bakanlığının Araştırma Altyapısı Proje Çağrısına ‘Aşı’ konusunda başvuruda bulunarak bu göreve talip oldu. Projenin hayata geçirilmesi ile çağımızın vebası kanser hastalığı için de aşı üretilmesi planlanıyor.

Ege Üniversitesi öncelikle ulusal gereksinimi karşılamak, dışa bağımlılığı azaltmak ve uluslararası piyasada yer edinmek için “Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesi” sini hazırladı.

Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Necdet Budak’ın göreve gelmesinin ardından Ege Üniversitesinin aşı çalışmaları konusundaki girişimleri hız kazandı.
Aşı üretiminin ihtiyaç duyduğu en önemli zenginliğin donanım kadar bilgi birikimi ve kültür olduğunu belirten Rektör Prof.Dr. Necdet Budak, ‘’Aşı üretimi ile ilgili her türlü bilgi birikimine, temel alt yapıya ve yasal gerekliliklere önemli oranda sahibiz. Projemizi üniversite-sanayi işbirliği ile hayata geçireceğiz ve öncelikle ulusal gereksinimimizi karşılayarak ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacağız. Daha sonra ise uluslararası piyasada yer edinmeyi amaçlıyoruz. Tüm bu hedeflerimiz Kalkınma Bakanlığımızın Onuncu Kalkınma Planı Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı Eylem Planı ve Ülkemizin 2023 vizyonu ile örtüşüyor’’ şeklinde konuştu.

Milli Aşı için disiplinler arası çalışma yapılacak

Ege Üniversitesinin aşı projesini çok disiplinli olarak hayata geçirmeyi planladıklarının altını çizen Prof.Dr. Budak, ‘’ Projemizde; Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü, Tıp Fakültesi Parazitoloji ana bilim dalı, Eczacılık Fakültesi, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi ile İlaç Geliştirme ve Farmakokinetik Araştırma Uygulama Merkezi bölümleri çağrı çerçevesinde ihtiyaç duyulan aşı üretimi için bir araya geldiler. Ve tüm bu birimlerimiz milli aşı projesi için el ele vererek bu projeyi ülkemize kazandıracak olmanın heyacanı içerisinde’’ dedi.

Hedef: ‘Araştırma Üniversitesi’ olmak…

Ege Üniversitesinin kuruluş felsefesinin gereği olarak sağlık ve mühendislik bilimlerinde geçmişte olduğu gibi son zamanlarda da ciddi bir atılım içerisinde olduğunu hatırlatan Rektör Prof.Dr. Budak, ‘’ Üniversite olarak hedefimiz 2019 yılında ülkemizin ilk 10 araştırma üniversitesi içerisinde yer almak. Aşı Geliştirilmesi ve Üretimi Altyapı Projesinin de bu hedefimiz açısından ayrı bir önemi var. Başta kanser aşısı olmak üzere çeşitli hastalıklara yönelik aşı geliştireceğimiz bu projemizin hem sağlık hem de ekonomik anlamda ülkemize de büyük katkısı olacaktır. Disiplinler arası bu örnek çalışmada yer alan tüm akademisyenlerimize ve çalışma ekiplerine teşekkür ediyorum ” şeklinde konuştu.

Türkiye’de bağışıklamada kullanılan insan aşılarının yaklaşık %60’ının Sağlık Bakanlığı, %30’unun özel sektör tarafından ithal edilirken, %10’unun ise bağış olarak sağlandığını söyleyen proje koordinatörü Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. S. İsmet Deliloğlu Gürhan ise, ‘‘ Türkiye’de uygulanmakta olan tüm bakteri ve virüs aşılarının üretilebileceği bir ” Aşı Üretim Tesisleri Kurulması Projesi”nin maliyeti ise yaklaşık 40 milyon dolar olarak hesaplanıyor. Bu nedenle ulusal beşeri aşı üretim tesislerinin kurulmasına destek verilmesi gerekiyor. Projemizi Ege Üniversitesinin “Biyobenzer Ürünler Mükemmeliyet Merkezi Projesi” kapsamında hayata geçireceğiz. Bilimsel ve altyapı potansiyelinden destek alarak büyük ölçüde yerel kaynaklarla sürdürülebilecek bir Aşı Geliştirme ve Üretim Alt yapısı oluşturmayı planlıyoruz’’ şeklinde konuştu.

Projenin maliyeti yaklaşık 40 milyon dolar

Ege Üniversitesinin önerdiği proje ile Kalkınma Bakanlığının “Sağlıkta Aşı” çağrısına iki temel başlık altında yaklaşım gösterildi.

Çocuk hastalıklarına yönelik aşılar geliştirilecek

Birincisi bir insanlık dramı olarak özellikle yurtdışından alınan göçlerden sonra yeniden Türkiye’nin gündemine taşınmış olan çocuk hastalıklarına yönelik olarak çocuk felci aşısı, boğmaca aşısı ile toksoplazma/layşmanya aşısı ve insan papilloma virus (HPV) aşılarının prototiplerinin geliştirilmesi ve Sanayi işbirliği ile birlikte tedaviye kazandırılması amaçlanıyor.

Kanser Aşısı üzerine de çalışmalar yürütülecek

İkincisi ise çağımızın vebası olarak nitelendirilen kanserin tedavisine yönelik olarak DNA ve otolog aşıların prototiplerinin geliştirilmesi.Kanser aşılarının protopinin geliştirilmesinde gerekli bilgi birikimi, özel sektör ve uluslararası akademik işbirlikleri ile birlikte geliştirilecek.

Projenin modül sorumluluklarını ise Ege Üniversitesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ayfer Haydaroğlu, Ege Üniversitesi Biyomühendislik Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Esin Hameş, Yrd. Doç. Dr. Sultan Gülçe İz ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Mert Döşkaya üstlenecek. Proje ekibinde aşı konusunda patent sahibi araştırıcılar ile yine konusunda uzman geniş bir araştırıcı grubu da yer alacak.

Kaynak : Ege Üniversitesi

2. Asteroit Madenciliği ve Meteor Bilimi Çalıştayı Ege Üniversitesinde Yapılacak

2. Asteroit Madenciliği ve Meteor Bilimi Çalıştayı Ege Üniversitesinde Yapılacak. İlk çalıştay, “Türkiye Uzay Madenciliği Çalışma Grubu” tarafından “1. Asteroit Madenciliği ve Meteor Bilimi Çalıştayı“ başlığı ile 15 Aralık 2016 tarihinde İ.T.Ü. TAV Konferans salonunda gerçekleştirilmiş ve 100 civarı katılımcı sağlanmıştır. (İlk çalıştayda sunulan sunumlara ulaşmak için tıklayınız.) 2. Çalıştay İzmir’de, Ege Üniversitesi, Fen Fakültesi, Konferans Salonu’nda, 15-16 Şubat 2018 tarihleri arasında yapılacaktır. NASA-JSC (Johnson Space Center) dan Dr. Michael E. ZOLENSKY‘nin davetli konuşmacı olarak ve yine NASA-JPL’den Dr. Umut YILDIZ‘ın da (e-konferans) birer konuşma yapacağı, HABERTÜRK’ten Sn. Fatih ALTAYLI‘nın da katılacağı ve Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet BUDAK‘ın açılış konuşmasını yapacağı çalıştay siz değerli katılımcıları beklemektedir.

ÇALIŞTAY PROGRAMI

15 Şubat 2018 Perşembe, 09:00 – 17:00

Dr. Michael E. ZOLENSKY (NASA-Johnson Space Center, Houston, A.B.D.)
Water in meteorites and regolith process on the surface of asteroids: Hayabusa and Osiris-Rex missions
(Göktaşlarındaki su ve asteroit yüzeylerinin oluşum süreçleri: (HAYABUSA ve OSIRIS-REX Görevleri)

Doç. Dr. Lokman KUZU (TÜBİTAK-Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü, Ankara)
TÜBİTAK UZAY ve uzay madenciliği vizyonu

Doç. Dr. Ozan ÜNSALAN (Ege Üniversitesi, İzmir)
Türkiye’deki meteor bilimi çalışmaları ve ülkemizdeki göktaşları (M.Ö. 465 – M.S. 2018)

Dr. Sadık Murat YÜKSEL (TÜBİTAK-Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü, Ankara)
Dünyada ve Türkiye’de uzay madenciliği’nin geleceği ve teknolojik altyapısı

Prof. Dr. Alim Rüstem ASLAN (İstanbul Teknik Üniversitesi, İstanbul)
Küçük uydular ve uzay madenciliği

Yrd. Doç. Dr. Mehmet YEŞİLTAŞ (Kırklareli Üniversitesi, Kırklareli)
Asteroidal aqueous alteration inferred from the Sutter’s Mills meteorite

Prof. Dr. Mehmet Emin ÖZEL (Işık Üniversitesi, İstanbul)
YIldızlararası asteroitler – OUMUAMUA (1I/2017 U1)

Prof. Dr. Fuat İNCE (NUTEK Enerji Danışmanlık, Ankara)
Asteroit çarpması, muhtemel tehlike ve önlemler

Dr. Umut YILDIZ (NASA-JPL-Jet İtki Laboratuvarı, Kaliforniya, A.B.D.)
Derin uzay görevleri ve bilimsel hedefleri

Arkeolog Altay BAYATLI (Trakya Üniversitesi, Edirne)
Osmanlı Arşivlerinde Meteor Vak’aları

Fatih ALTAYLI (HABERTÜRK, Gazeteci, Sunucu, Köşe Yazarı, İstanbul)

Oturum: Asteroit Madenciliğinin Farklı Yönlerine Hukukun Verdiği Cevaplar

Av. Nazlı CAN (İstanbul Barosu, İstanbul)
Ay’da uzay madenciliği ile ilgili hukuki düzenlemeler ve farklı ülke politikaları

Doç. Dr. Leyla ATEŞ (Altınbaş Üniversitesi, İstanbul)
Lüksemburg ve asteroit madenciliği: Teşvik liderliğinin arkasındaki gerçekler

Dr. Merve ERDEM (Ankara Üniversitesi, Ankara)
Uzay madenciliğinin hukuken düzenlenmesinde farklı yaklaşımlar

Konular:

Asteroit Madenciliği
Meteor Bilimi
Asteroit Madenciliğinin Vergisel Teşviki
Uzay Hukukunda Asteroit Madenciliğinin Yeri
Uzay Madenciliği ve Uydu Teknolojileri

Detaylı Bilgi İçin : http://www.turk-met.com/workshop