7. Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi 09-12 Eylül Tarihleri Arasında Osmangazi Üniversitesinde Yapılacak

7. Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresi 09-12 Eylül Tarihleri Arasında Osmangazi Üniversitesinde Yapılacak. Polimer Bilimi ve Teknolojisi Derneği öncülüğünde iki yılda bir düzenlenmekte olan Ulusal Polimer Bilim ve Teknoloji Kongresinin yedincisi 09-12 Eylül 2018 tarihleri arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ev sahipliğinde Anadolu’nun güzide kenti Eskişehir’de düzenlenecektir.

Kongre, tüm Polimer Bilim ve Teknoloji paydaşlarını bir araya getirerek, bu alandaki son çalışmaları ve yaşanan gelişmeleri, değerli bilim insanları, araştırmacılar, sanayiciler, öğrenciler ve ilgili firma / kuruluşlarla birlikte tartışma fırsatı sağlayacaktır.

Bilimsel Konu Başlıkları

  • Polimer sentez ve karakterizasyonu
  • Fonksiyonel polimerlerdeki son gelişmeler
  • Uyarıya duyarlı polimerler ve kendiliğinden montaj
  • Kauçuk ve lif teknolojisinde son gelişmeler
  • İletken polimerler ve elektronik/optoelektronik malzemeler
  • Polimer işleme, kompozitler ve hibrit sistemler
  • Nano-yapılı polimerler ve nanokompozitler
  • Hidrojeller, moleküler baskılama ve uygulamaları
  • Biyoteknoloji ve biyomedikal uygulamalar için polimerler
  • Polimer radyasyonu ve polimer fiziği (deneysel/teorik çalışmalar ve modelleme

Detaylı Bilgi İçin : http://www.polimer2018.org/tr

V. Uluslararası Polimerik Kompozitler Sempozyum ve Çalıştayları Başlıyor

V. Uluslararası Polimerik Kompozitler Sempozyum ve Çalıştayları Başlıyor.  V. Uluslararasi Polimerik Kompozitler Sempozyumu ve Çalıştayları 2-4 Kasım 2017 tarihinde İzmir-Tepekule Kongre Merkezinde gerçekleştirilecektir.

Daha önce gerçekleşmiş olan dört sempozyum ve çalıştaylarımız kapsamında polimerik kompozit malzemeler ile ilişkili temalarda davetli konuşmalar, sözlü ve poster sunumlara ilave olarak alanında öne çıkmış uzmanlar tarafından gerçekleştirilmiş kompozit üretimine yönelik çalıştaylar gerçekleştirilmiştir.

Bu sempozyum serileri sayesinde; polimerik kompozit malzemelerin üretimi, kullanımı ve geliştirilmesi alanında bilimsel ve teknik bilgi paylaşımı, ilgili endüstriyel sektörlerde teknolojik birikimin artırılması, uygulamaya aktarımda karşılaşılan sorunların tartışılması ve çözümler aranması, yetişmiş insangücü potansiyelinin artırılması gibi yönlerden ülkemizde bu alanın gelişimine katkı sağlamak temel hedeftir.

Sempozyumun bu yılki ana temasını; Savunma Sanayi ve Yenilenebilir Enerji Alanında Polimerik Kompozit Malzemeler, Üretim Teknolojileri ve Uygulamaları oluşturmaktadır.

Bunun yanında sempozyum konularını oluşturan;

• Polimerik Kompozitlerin Temel Bileşenleri,

• Kompozit Ara Ürünler, Üretim Teknolojileri

• Kompozit Malzemelerin, Karakterizasyonu ve Testleri

• Biyoesaslı Kompozitler, Medikal Uygulamalar için Kompozitler

• Çevresel Etki, Atık Yönetimi ve Sürdürülebilirlik

• Sektöre Iliskin Mevzuat ve Standartlar

• İş Sagliği ve iş Güvenliği

• Eğitim ve Mesleki Yeterlilik

Konular üzerinde akademi ve sanayi arasında bilimsel ve teknolojik tartışmalara ve fikir alışverişine uygun bir ortam oluşturmak amaçlanmıştır.

AMAÇ

Polimerik kompozit malzemelerin üretimi, kullanımı ve geliştirilmesi alanında ulusal ve uluslararası geniş katılımla bilimsel ve teknik bilgi paylaşımı, uygulamaya aktarımda karşılaşılan sorunların tartışılması ve çözümler aranması.

ÖZGÖREV

Kimya Mühendisleri Odası, kendi ilgi alanı içerisinde olan Polimerik Kompozitler Sempozyumu ve çalıştay etkinliğini Ege Bölge Şubesi koordinasyonuyla sanayici ve bilim çevrelerinin katılım ve katkılarını sağlayarak düzenlemeyi özgörevleri arasına almıştır.

ÖZGÖRÜ

Yirminci yüzyılda insanlığın kullanımına giren, Türkiye‘de ve dünyadaki önemi gittikçe artan polimerik kompozit malzemeler üretimi ve kullanımı her çeşit sanayide ve yaşamda geniş uygulama alanı bulan, geleceği de şekillendirecek teknolojik malzemelerdir. KMO Ege Bölge Şubesi bu malzemelerin giderek artan önemini kavramıştır ve bu alanda 2006 yılından bu yana sürdürmekte olduğu bilimsel ve teknik paylaşım ortamını uluslararası düzeyde sağlamayı hedeflemektedir.

TEMA

Sempozyumun ana temasını Savunma Sanayi Ve Yenilenebilir Enerji Alanında Polimerik Kompozit Malzemeler, Üretim Teknolojileri ve Uygulamaları oluşturmaktadır.

HEDEF KİTLE VE PAYDAŞLAR

Üniversiteler, Araştırma ve Kamu Kurumları, Sanayiciler, Belediyeler, Meslek Odaları, Sivil Toplum Kuruluşları, Konuya ilgi duyan diğer paydaşlar.

 

SEMPOZYUM PROGRAMI İÇİN TIKLAYINIZ. 

Aşıların Oda Sıcaklığında Depolanması İçin Yeni Bir Yöntem Geliştirildi

Aşıların Oda Sıcaklığında Depolanması İçin Yeni Bir Yöntem Geliştirildi. Kesintisiz sıcaklık kontrollü tedarik zinciri ile (“soğuk zincir”) alıcılara gönderilen aşılar, uzak bölgelerde ve gelişmekte olan ülkelerde önemli bir lojistik ve finansal zorluktur. Sınır Tanımayan Doktorlar‘a göre aşıların 2-8 ° C’lik bir sıcaklık aralığında tutulması ihtiyacı düşük aşılama oranlarının ana faktörlerinden biridir.

EPFL’nin Süper Moleküler Nanomalzemeler ve Arayüzey Laboratuarı’ndaki (SUNMIL) araştırmacılar ile Milano, Torino, Leiden ve Oregon’daki bilim insanlarının işbirliğiyle, bu engeli aşmak için üç basit ve ucuz aşı katkısı geliştirdiler. Minimum nanopartikül miktarlarını veya FDA onaylı polimer (polietilen glikol) veya daha yüksek sakaroz miktarlarını kullanarak aşıları oda sıcaklığında birkaç hafta veya bazı durumlarda aylarca stabilize edebilmeyi başardılar. Aşının, kemirgenler üzerinde başarıyla test edilen yaklaşımları Nature Communications‘da yayınlandı.

Çalışma, en yaygın kullanılan oda sıcaklığında dayanabilmesi birkaç gün süren viral vektör aşılarını ele aldı. Bu noktada, aşıların viral bileşenleri yapısal bütünlüklerini kaybederler. SUNMIL – Constellium Başkanı Stellacci, “Bu bileşenler doğaları gereği dalgalanmaktadır” diyor. Stabil bir formda birleşiyorlar ve düşük sıcaklık bu dengeyi koruyor ancak termal olarak dalgalanmalar sonunda viral vektörün bütünlüğü yok oluyor “dedi. Bu tür dalgalanmalara karşı aşıların basit biyouyumlu katkı maddeleri ile stabilize edilmesini içeren bilim adamlarının yaklaşımı, mükemmel sonuçlar verdi.

Nanopartiküller, polimerler ve şeker

İlk yaklaşımlarında, negatif yüklü nanoparçacıklar bulutu kullanılarak inaktive virüslere (aşıın ana bileşeni) ozmotik basınç uygulanır. Virüsü, yüksek bir negatif yükü olan ve virüs içinde tutulduğu genetik materyali (RNA veya DNA) nedeniyle, osmotik basınca maruz kalmaktadır. Nanoparçacıklar virüsü içeri alamayan negatif yüklü cisim bulutu oluşturarak virüsün bozulmaması için karşı-ozmotik basınç üretir. Stellacci, “Bu yöntemle bir virüs için enfeksiyozluk yarılanma ömrü 20 güne ulaştı” diyor.

İkinci yaklaşım, polimer ekleyerek inaktive virüsü saran virüs kapsidinin sertleştirilmesinden oluşur. Bu katkı maddesi esas olarak virüsün kapsid sertliğini değiştirerek salınımlarını yavaşlatarak dengeler. Sonuç olarak, aşı yaklaşık olarak 70 gün yarılanma ömrü ile 20 gün boyunca tamamen bozulmamış kaldı.

Son olarak, aşıya şeker olan sakaroz eklemek ortamı daha yapışkan hale getirir ve dalgalanmaları yavaşlatır. Stellacci, ” Yöntem bal toplamaya benziyor, tüm hareket yavaşlıyor” diyor. Bu üçüncü yaklaşımla, aşı özelliklerinin % 85’i 70 gün sonra bile bozulmamıştı.

Chikungunya virüsü üzerindeki testler

Bu sonuçları kullanarak araştırmacılar yöntemlerini şu anda gelişmekte olan bir aşıya uyguladılar. Onların bir tropik virüs olan Chikungunya’ya karşı 10 günlük bir süreyle bir aşı stabilize edebildiklerini ve ardından fareleri başarıyla aşılamış olduklarını söyledi. “Bir sonraki adım, muhtemelen üç farklı yaklaşımı birleştirerek, spesifik aşılarla ilgili daha kapsamlı testler yürütmek olacak.”

Daha ucuz erişim

Bu çalışma gerçekten sağlık sistemini değiştirebilir. Şu anda, elektrik ve soğutmanın sınırlı olduğu alanlarda, aşılar bir soğutulmuş alandan diğerine taşınmakta ve daha sonra soğutucularda alıcılara teslim edilmektedir. Bu karmaşık süreç, aşı programlarının maliyetinin yaklaşık% 80’ini oluşturmaktadır. Ve şimdiye kadar, önemli bir engel olarak hep ön plandaydı.

Kaynak : phys

İlk Kez Doğru Elektronik Özelliklere Sahip, Yarı İletken, Esnek Bir Polimer Oluşturuldu

İlk Kez Doğru Elektronik Özelliklere Sahip, Yarı İletken, Esnek Bir Polimer OluşturulduAraştırmacılar, ilk kez, transistörlerde aktif bir rol oynayacak doğru elektronik özelliklere sahip, esnek bir polimer oluşturdu. Dahası, polimer zarar gördüğünde iyileşebiliyor. Yeni polimer, sıvı kristal ekran piksellerini kontrol eden transistör dizilerinde kullanılan malzeme olan amorf silisyum ile eşit elektronik bir performansa sahiptir. Ve bu elektriksel performansı orijinal boyutunu iki katına kadar gererek bile korur (Nature 2016, DOI: 10.1038 / nature20102).

Gerilebilir elektroniğinin geliştirilmesine yönelik birkaç yaklaşım var, Stanford Üniversitesi‘nden Kimya Mühendisi olan Zhenan Bao ve grubu bu polimeri geliştirdi. Bunu yapmanın bir yolu yarı iletken ince parçaları, silikon gibi sert malzemelerin lastikli bir materyal üzerine yapıştırılması ve serpantin metal tellerle birleştirmesidir.

Esnek elektronik üretmenin diğer bir yolu da kendiliğinden esneyen elektronik malzemeleri kullanmaktır. Bu yöntem yepyeni malzemeler geliştirmek için daha fazla çalışma gerektirse de, daha iyi mekanik stabilite ve daha kolay üretim vaat ediyor. Bao, yalıtkandan iletken-transistörün yarı iletkeninin kalbine kadar gerilimli polimerlerden oluşan baskı katmanları ile üretilen devreler, sensörler ve ekranların daha ucuz olabileceğini belirtti.

“Esnek bir yarı iletken polimer yapmak zordu”

ilk-kez-dogru-elektronik-ozelliklere-sahip-yari-iletken-esnek-bir-polimer-olusturuldu1Bao, durumu “Esneyebilir malzemeler için tipik tasarım kuralı onları daha yumuşak ve daha az kristal yapmaktır” diye açıklıyor. Fakat iyi bir yarıiletken olmak için bir polimerin tipik olarak oldukça kristalize yapıda ve sert olması gerekir; bu da bu malzemelerin çatlamaya eğilimli olduğu anlamına gelir.

Stanford grubu bu karşıtlığı iki şekilde çözdü. Birçok karbon-karbon ikili bağlarını kristalize polimer ve sert hale getiren, diketopirolopirol birimleri veya DPP içeren bir polimerle işe başladılar. Biraz daha akışkan hale getirmek için, DPP’nin elektronik özelliklerinden ödün vermeksizin % 5-10’a kadar ikame ederek daha az çift bağ içeren versiyonlar yaptı.

Daha sonra ekip, hidrojen bağları oluşturabilen daha elastik bir polimer parçalarını 2,6-piridin dikarboksamit ile birleştirdi. Böylelikle polimer gerildiğinde, bu bağlar kırarak mekanik enerjiyi emer. Bağlar, stres serbest bıraktığında yeniden düzenlenir.

Urbana-Champaign Illinois Üniversitesi‘nden materyal bilimcisi ve MC10’un kurucusu John Rogers, “Esnek mekanik ve etkili yük taşımacılığı genellikle birlikte gitmiyor” diyor. Bu çalışmada, Bao’nun grubu “her iki özelliği de tek bir materyalde yakalayacak gibi görünen zekice kimyasal maddeler” geliştirdi. diyor.

Los Angeles Kaliforniya Üniversitesi’nde gerilebilir elektronik alanında çalışan Qibing Pei ise, “gerilebilir polimer iletkenleri ve izolatörler zaten mevcuttu. “Temel zorluk, özünde gerilebilir bir yarı iletken sentezlemek olmuştur.” Şimdi, ekliyor: Bao’nun grubu bunu kırdı gibi görünüyor” diyor.

Kaynak : ACS

Bilim İnsanları Karbon Nanotüpler ile Benzersiz Polimerik Membranlar Oluşturmaya Çalışıyor

Bilim İnsanları Karbon Nanotüpler ile Benzersiz Polimerik Membranlar Oluşturmaya Çalışıyor. Son yıllarda, temel ve uygulamalı çalışmalarda çok sayıda polimerik malzemelerin özelliklerine değinen çalışma yapılmıştır. Nanopartiküller ile etkileşimler, polimerler yapılarını transforme edibilir, bu durum malzemelerin fiziksel özellikleri önemli bir değişikliğe yol açar. Örneğin, bir molekül difüzyon parametreleri değişebilir. Bu tür malzemeler gaz ve sıvıların ayrılması için membran teknolojilerinin modernizasyonu için umut verici olarak kabul edilebilmektedir.

Rusya’daki Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi ( MEPhI ) ve Topchiev Enstitüsü Petrokimya Sentezi bölümünde araştırmacılar, karbon nanotüplerin katılması yoluyla yeni tür polimer modifikasyonu yöntemleri geliştirdiler.

Doktor A.M.Grekhov. Polimerlerin içindeki karbon nanotüplü yapının şekillendirme koşulları için gerekli parametreleri tanımlamayı başardık, böylece hangi gazların ve sıvıların membran geçirgenliğine sahip olduğu konusunda fikir sahibiyiz” diyor.

MEPhI’de geliştirilen program paketi ile , sistem modelleme yapar ve nanotüplerin hangi tip polimerler ile kümeleşeceğini ve membranların geometrik özelliklerini hesaplar.

Poli (vinil trimetilsilan), içine CNT kütlelerinden yüzde 1 ilave edildikten sonra bu tür malzemelerin geçirgenliği,
nitrojen için 5 kez, oksijen için 2, metan için 4 ve propan için 15 kez artmıştır. Bu tür malzemeler ile, doğal gaz saflaştırması, havadaki CO2 emisyonlarının azaltımı ve organik karışımların nanofiltrasyon da dahil olmak üzere birçok uygulama alanı oluşturulabilir.

Kaynak : phys

Vücut Isısı İle Şeklini Değiştirebilen Yeni Tür Polimer Malzeme Geliştirildi

Vücut Isısı İle Şeklini Değiştirebilen Polimer Malzeme Geliştirildi. Sıcaklık değişimlerine maruz kaldığında gözle görülür biçimde şeklini değiştiren polimerler yeni bir şey değildir. Ama Rochester Üniversitesi Kimya Mühendisliği Profesörü Mitch Anthamatten liderliğindeki bir araştırma ekibi, yeni bir tıbbi ve diğer uygulamalar için kapıyı açacak, tek başına vücut ısısı ile tetiklenerek şekil değişikliğe uğrayan bir malzeme geliştirdi.

Anthamatten “Bu tür parçaların elastikiyet özelliklerinden daha fazla yararlanmak ve daha fazla mekanik iş yapabilmeyi düşündüğümüzden bu malzemeyi geliştirdik” diyor.

Yeni polimeri geliştirmek için anahtar, malzemenin soğutulduğunda veya gerildiğinde kristalleşmenin nasıl kontrol altına almasının gerektiğiydi. Malzeme deforme olduğu için, polimer zincirleri bölgesel olarak gerilir, polimerin bazı alanları deforme olur, bunları gidermek için bu alanlara ya da alan adı verilen bölgelere polimer kristalitler aynı yönde hizalanır. Kristalitlerin sayısı arttıkça, polimerin şekli giderek zor deforme olmaya başlar, ilk haline geri dönmesi için daha kararlı hale gelir.

Tetikleyici sıcaklık ile malzemenin ilk haline dönmesi, ayrı ayrı polimer ipliklerini bağlamak için moleküler bağlayıcı dahil ederek başarıldı. Ancak ilk denemelerde gerilme anında kristalleşme olmadığı görüldü, kristalitlerin yerleri dağıtılarak ve kullanılan bağlayıcıların türleri değiştirilerek malzemede istikrar yakalandı ve malzemenin ilk haline dönmesi için tetiklenme sıcaklığı ayarlandı.

Polimerin hemen vücut sıcaklığının altında 35 dereceye yakın sıcaklıklara ısıtılması ile kristaller dağılarak deforme alanları doldu ve malzemenin ilk şekline geri dönmesini sağladı.

Anthamatten gelecekte bu polimerik malzemelerin ameliyat dikiş iplikleri, vücut ısı destekli tıbbi malzemeler, tekstil gibi uygulamaları olabileceğinin belirtiyor.

Vücut Isısı İle Şeklini Değiştirebilen Yeni Tür Polimer Malzeme Geliştirildi

Kaynak : http://phys.org/

Bor Nitrür Nanotüp Kompozitler Karbon Nanotüplerden Daha İyi Performans Gösteriyor

Bor Nitrür Nanotüp Kompozitler Karbon Nanotüplerden Daha İyi Performans Gösteriyor. Polimerler ile takviye bor nitrür nanotüpler Karbon nanotüp kompozit muadillerine göre daha güçlü olduğu görülmüştür. Kendi başlarına karbon nanotüpler bir sentetik elyaf türü olan Kevlar’dan en az 30 kat daha güçlü olduğu tahmin ediliyor.

Bor Nitrür nanotüpler tek başına karbon nanotüpler gibi hemen hemen aynı güçtedir, fakat onların gerçek avantajı yapılarına polimerler bağlanarak kompozit malzemeler oluşturmaya imkan vererek daha da güçlü hale gelmeleri.

New York, Binghamton devlet üniversitesinden Changhong Ke ve arkadaşları kompozit iki malzemedeki bor nitrid nanotüplerin ve polimer malzemenin arasındaki arayüzü dayanıklılığını araştırmak için bir nanomechanical testi kullandılar. Poli (metil metakrilat) arabirimi için % 35 ve epoksi arayüzü için yaklaşık % 20, karbon nanotüp kompozitlere oranla daha fazla bağlayıcı güç olduğunu raporladılar. Araştırmacılar polimer ile bağlanmada ki gücü düzenli elektron yapısını oluşturması ile açıklıyorlar. Bor nitridin düzensiz elektron dağılımı nanotüplerin kuvvetle polimerlerle bağlaması ile mekanik sağlam kompozit oluşturmaya izin verir.

Ancak, bor nitrür nanotüplerin büyük dezavantajı kendi maliyetidir. Karbon nanotüpler gram başına 10 $ ve 20 $ mal olurken, onlar gram başına yaklaşık 1000 $ (£ 675) dır. Ana nedeni bor nitrür nanotüplerin üretim hacmi hala düşük olduğundan çok pahalı olduğudur. Araştırmacılar Bor Nitrür nanotüplerin kavisli silindirik geometrik yapısı nedeniyle sentezlenmesinin oldukça zor olduğunu belirtiyor. Ancak yüksek verimli üretim için çalışmaların devam ettiğini de ekliyorlar.

Ke ‘çok fonksiyonlu malzemeler “olarak bor nitrür nanotüpleri açıklanmaktadır. Işık altında, mükemmel mekanik ve termal iletkenlik özelliklere sahip olan bu malzemeler ayrıca yüksek sıcaklıklara da dayanıklıdırlar. Bor Nitrür nanotüpler ekstra uygulamalar olarak koruyucu kalkanları, elektrik izolatörleri ve sensörler gibi kullanım alanları içerir.

Bor Nitrid Nanotüp Kompozitler Karbon Nanotüplerden Daha İyi Performans Gösteriyor

Kaynak : chemistryworld