Hidrojen ve Plastik Üretimi İçin Çift Fonksiyonlu Yeni Katalizör

Hidrojen ve Plastik Üretimi İçin Çift Fonksiyonlu Yeni Katalizör. Bochum Ruhr Üniversitesi’ndeki kimyagerler plastik üretimi için yeni, düşük maliyetli bir katalizör geliştirdiler. Bu Katalizör PET’e sürdürülebilir bir alternatif oluşturabilir. Aynı zamanda, reaksiyon sırasında potansiyel enerji kaynağı olarak hidrojeni de oluşturulabilir.

PET’e bir alternatif

Araştırmacılar yaptıkları çalışmada, herhangi bir değerli metal içermediğinden, diğer birçok katalizöre kıyasla kolayca elde edilebilen ve uygun fiyatlı bir nikel borür katalizörü sentezledi. Bu katalizör HMF’yi (5-hidroksimetil-furfural) FDCA’ya (2,5-furandikarboksilik asit) dönüştürebilir. Araştırma ekibinden Stefan Barwe, “FDCA endüstri için ilginç çünkü poliester olarak işlenebilir. PET’e alternatif olan PEF, bu şekilde üretilebilir ve bunların tümü yenilenebilir hammadde kaynaklarına yani bitkilere dayanır” diyor.

Yapılan testlerde, katalizör başlangıç materyali HMF’nin yüzde 98.5’ini yarım saat içinde FDCA’ya çevirdi ve atık ürünler oluşmadı. Stefan Barwe,”Ayrıca katalizörü, hidrojen üretiminin de başarılı olduğu koşullar altında etkili olacak şekilde tasarladık” diyor. Araştırmacılar ayrıca, potansiyel bir enerji kaynağı olarak hidrojeni sentezlemek için başlangıç ​​materyalini de kullanabildiler.

Ekip ayrıca elektrokimyasal yöntemler ve kızıl ötesi spektroskopi kullanılarak adım adım reaksiyonu inceledi. İlk defa kimyagerler gerçek zamanlı olarak hangi ara ürünlerin HMF’yi FDCA’ya çevirdiğini takip edebildiler.

Kaynak : Phys

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu. Türkiye’nin dev plastik endüstrisi ile İran’ın hammadde kaynağı buluşacak.

Ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla yola çıkan ve bugün 3,7 trilyon dolarlık bir pazara ulaşan D-8 ülkeleri plastik endüstrisi için güçlerini birleştirdi. Mısır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen D-8 Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda toplam 100 milyar dolara yaklaşan plastik mamul üretimini daha da yukarıya taşımak amacıyla Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği kuruldu. Petrokimya rezervleriyle İran’ın, plastik üretim kapasitesi ile de Türkiye’nin başı çektiği dernek, ülkeler arasındaki plastik yatırımlarını hızlandıracak ve işbirliklerini geliştirecek. Bugün üretim kapasitesiyle dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörünü ise PAGEV temsil edecek.

Türkiye’nin önderliğinde Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan’ın katılımı ile oluşturulan D-8, bugün ulaştığı toplam 3,7 trilyon dolarlık pazarı geliştirecek adımlar atmaya devam ediyor. Üye 8 ülke, kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileştirmek, ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve ticaret alanında üye ülkelere yeni imkânlar yaratmak, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını sağlamak ve halklarının yaşam seviyesini yükseltmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Mısır ev sahipliğinde gerçekleştirdiği son Bakanlar Kurulu toplantısına T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik ve Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan liderliğinde Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV)’nın da aralarında olduğu 55 kişilik Türk heyeti katıldı.

Genel Sekreter Seyyid Ali Muhammed Musavi ve Mısır Başbakanı Şerif İsmail katılımıyla gerçekleşen ve plastik sektörünün de ele alındığı toplantıda, D-8 ülkelerini kapsayacak Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği kuruldu. Türk plastik sektörünü temsilen PAGEV’in de yönetiminde yer aldığı dernek, bölgenin en büyük endüstrilerinden olan plastik pazarını üye ülkelerin işbirlikleriyle sanayicilere açacak.

D-8 ülkelerinin plastik üretiminde lider Türkiye

Petrokimya rezervleriyle İran’ın, plastik üretim kapasitesi ile de Türkiye’nin başı çektiği üye 8 ülke tarafından kurulan Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği, 100 milyar dolara yaklaşan plastik mamul üretimini daha yukarı taşımayı hedefliyor. 2015 yılında gerçekleştirilen toplam plastik mamul üretiminin yüzde 31’ini Türkiye üstlenirken; yüzde 17’si Endonezya, yüzde 14’ü Malezya, yüzde 13’ü Mısır ve yüzde 11’i İran tarafından yapıldı. Nijerya ve Pakistan toplam üretimden yüzde 5 pay alırken; Bangladeş ise yüzde 4 paya sahip oldu.

Plastik mamul ihracatında aslan payını yüzde 39 ile Türkiye üstlendi

8 üye ülkenin 2015 yılındaki toplam plastik mamul ihracatı ise miktar bazında 3,6 milyon ton, değer bazında ise 11,1 milyar dolar oldu. Değer bazındaki ihracatta aslan payı yüzde 39 ile Türkiye’nin oldu. Türkiye’yi; yüzde 30 ile Malezya, yüzde 11 ile Endonezya ve İran, yüzde 7 ile Mısır takip etti. Pakistan, Nijerya ve Bangladeş ise toplam ihracattan yüzde 1’in altında pay aldı.

2015 yılında D-8 ülkeleri toplam olarak plastik mamul dış ticaretinde 288 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verirken; Türkiye, Malezya ve İran değer bazında plastik mamul dış ticaretinde net ihracatçı olduğunu kanıtladı.Bu rakam aynı zamanda D-8 tek bir ortak Pazar olarak düşünüldüğünde Plastik sektörünün dış ticaret fazlası verdiğini de göstermektedir.

8 ülkeden yapılan plastik mamul ve hammadde toplam ihracatı, dünya sıralamasından yüzde 3,4 pay aldı

D-8 ülkelerinin 2015 yılındaki toplam plastik mamul ve hammadde ihracatı ise 19 milyar dolara ulaştı. Toplam ihracatın yüzde 38’i Malezya’dan yapılırken; yüzde 29’u Türkiye, yüzde 16’sı İran, yüzde 11’i Endonezya ve yüzde 5’i de Mısır tarafından gerçekleştirildi. Pakistan, Bangladeş ve Nijerya’nın toplam ihracattan aldıkları pay ise yüzde 2’nin altında kaldı. D-8 ülkeleri tarafından gerçekleştirilen plastik mamul ve hammadde ihracatı, toplam dünya plastik ihracatından yüzde 3,4 pay aldı. Üye 8 ülkenin en çok ihracat gerçekleştirdiği ülke ise Çin oldu.

Türkiye en fazla hammadde İran’dan…İşbirliğiyle Rekabetçilik artacak ve Türk Plastik sektörü Avrupa Birinciliğine bir adım daha yaklaşacak

2015 yılındaki 8,6 milyon tonluk üretimi ile dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörü D-8’in Plastik Mamül üretiminde en önemli rola sahiptir. Ancak polimer hammadde üretimi Türk Plastik sektörünün ihtiyacının %15’ini ancak karşılayabilmektedir. Aynı şekilde d-8 ülkeleri içinde yine polimer hammadde dış ticaret açığında Türkiye en öndedir. Hammadde de yüzde 85 oranında ithalata bağımlı olan Türk plastik sektörünün D-8 ülkelerinden toplam ithalatının büyük bir bölümünü petrokimya rezervleri ile dikkat çeken İran üstlendi.

D-8 Zirvesi’ni değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “8 ülke aralarındaki işbirliğini ve yatırımları güçlendirmek üzere başarılı çalışmalar yürütüyor. Bu toplantıda da sektörümüz adına çok önemli bir adım attık ve D-8 ülkelerini kapsayacak bir Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kurduk. Türk plastik sektörünü temsilen PAGEV olarak biz de bu derneğin yönetiminde aktif olarak yer alacağız. 100 milyar dolarlık D-8 Plastik Pazarını harekete geçirebilirsek, tüm D-8 ülkelerine büyük istihdam ve ekonomik gelir kazandırabileceğiz.” dedi.

Kurulan dernek ile üye ülkeler arasında plastik yatırımları hızlanacağını ve plastik sektörü özelinde işbirliklerinin geliştirileceğini vurgulayan Eroğlu, “D-8 ülkelerinde 100 milyar dolara yaklaşan bir plastik mamul üretimi söz konusu. 2015 yılındaki 8,6 milyon tonluk üretim kapasitesi ile dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörümüzde bu ülkeler arasında en önde geliyor. Ancak hammadde konusunda yüzde 85 oranında ithalata bağımlılığımız söz konusu. Bugün burada kurduğumuz dernek sayesinde petrokimya sektöründe başı çeken ve bizimde hammadde ithalatımızda önemli bir pay üstlenen İran ile yasal bir platformda buluşma imkanımız oldu. Yakın zamanda İran’ın büyük hammadde kaynağı ile ülkemizin dev plastik endüstrisini bir araya getirmeyi ümit ediyoruz. Böylece iki ülkede gerçekleştirilecek yeni işbirlikleri ve yatırımlardan kazançlı çıkacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu

Kaynak : PAGEV

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi. Plastik Sektörünün Gelecek Tasarımı İçin Stratejik Açılımlar Çalıştayı’nda konuşan Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, “Gaziantepli sanayiciler olarak, AR-GE ve inovasyonu plastik ve kimya sektöründe de kullanarak, 2023 hedeflerine ulaşacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

Plastik Sanayicileri Federasyonu (PLASDER), Güneydoğu Plastik ve Kimya Sanayicileri Derneği (GAPLASDER) ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) işbirliğiyle, Divan Gaziantep Otel’de ’Plastik Sektörünün Gelecek Tasarımı İçin Stratejik Açılımlar Çalıştayı’ gerçekleştirildi. Çalıştaya Vali Yardımcısı Adil Nas, GSO Meclis Başkanı Mustafa Topçuoğlu, GSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Adnan Ünverdi ve Cevdet Akınal, PLASFED Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Aksoy, GAPLASDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kökoğlu ve GSO Genel Sekreteri Kürşat Göncü ile çok sayıda davetli katıldı.
GSO Meclis Başkanı Topçuoğlu, sanayi ve ticaret kenti Gaziantep’te, plastik ve kimya sektörünü yakından ilgilendiren bir çalıştay düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu söyledi.

“KİMYA SEKTÖRÜ İTHALATA BAĞIMLI”
Topçuoğlu, kullanım alanı çok geniş olan plastik ve kimya sektörünün gün geçtikçe daha da önem kazandığını belirterek, “Ülkemizde kimya sektörü ithalata bağımlı bir sektör durumunda. Kullanılan hammaddenin yüzde 70’ini ithal ediyoruz. Bunun ancak yüzde 30’unu yerli üretimle karşılıyoruz. Plastik üretimin ana girdisi yüzde 90 oranında petrokimya sektöründen sağlanmakta. Petrokimya sektörü ise büyük ölçekli, sermaye ve teknoloji yoğun bir sektördür” diye konuştu.

“Ülkemizin kimya sektörü ihracatı 2010 yılında yüzde 22 oranında artarak 13,4 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir” diyen Topçuoğlu, şöyle devam etti:
“Kimyasal ürünler ihracatımız 2011 yılında olumlu performansla yüzde 29 düzeyinde artış göstermiş ve yılı otomotivin ardından 2. büyük ihracatçı sektör olarak kapatmıştır. Gaziantep’ten kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatı da 2009-2014 döneminde düzenli bir şekilde artış gösterdi. Türkiye’den yapılan plastik, kimyevi maddeler ve mamulleri ihracatında, Gaziantep’in önemli bir payı var. Gaziantepli sanayiciler olarak, AR-GE ve inovasyonu plastik ve kimya sektöründe de kullanarak 2023 hedeflerine ulaşacağımıza yürekten inanıyorum. Avrupa’nın ikinci büyük plastik üreticisi olan ülkemizde her geçen gün önemi artan plastik ve kimya sektöründe, AR-GE ve inovasyonu kullanarak katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz. Teknolojinin hızla geliştiği günümüzde bunu sağladığımız takdirde kentimizin ve ülkemizin büyümesi daha da hızlı olacaktır.”

“Petkim ROLÜNÜ GÖZDEN GEÇİRMELİ”
PETKİM’in kurulduğu günden beri Türkiye’de plastik ve kimya sektörünün gelişiminde çok önemli roller üstlendiğine dikkat çeken Topçuoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:
“Ancak PETKİM’de özelleştirme sonrası piyasa yapıcı özelliğinde değişiklik gözlenmektedir. PETKİM’i piyasa yapıcı, plastik ve kimya sektörünü geliştirici rolünü bir kez daha gözden geçirmeye davet ediyorum. Türkiye’nin Akdeniz’de ve en az 2 petrokimya tesisine ihtiyacı var. Devlet desteği ve özel sektör işbirliği ile bu süreç bir an önce başlamalıdır.”

Plastik Sektörünün Geleceği Çalıştayı Gerçekleştirildi

 

Kaynak : Milliyet