Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI

Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI. Yerlileştirmenin sıradaki hedefinde kimya sektörünün odakta olması gerekliliğine dikkat çeken Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Yeni petrokimya yatırımının kamunun öncülüğünde hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) dönem başkanlığını yürüttüğü ve 36 kuruluştan temsilcilerin yer aldığı Kimya Sektör Platformu’nun (KSP) öncülüğünde gerçekleştirilen 9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası, 14-15 Şubat 2018 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik’in açılışını yaptığı programa Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müsteşar Yardımcısı Ramazan Yıldırım da iştirak etti.
Türkiye’de yeni petrokimya yatırımlarının değerlendirilmesi başlığı ile bir araya gelinen Şura’da PAGDER Başkanı Reha Gür; sanayinin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak projelerin başında yeni petrokimya yatırımları yer alıyor dedi.

Ortak Akıl: “Hemen, Şimdi Petrokimya Yatırımı”

Akademisyen, sivil toplum kuruluşu ve kamu kurumu temsilcilerinin iştirak ettiği Şura’da vakit kaybetmeden bir petrokimya tesisi yatırımının devreye alınması gerektiği vurgulandı. Kimya sektörünün yarattığı katma değerde sıçrama yapacak hamlenin petrokimya yatırımı olduğu ifade edilen Şura’da; ithalata bağımlığı azaltmak için, yüksek katma değerli ürünler için ve yüksek ölçekli istihdam için “hemen, şimdi petrokimya yatırımı” denildi.
Gür: “Avrupa kimya devlerin bahçesinde zeytin ağaçları var”

Kimya yatırımlarının en çevreci yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Günümüz teknolojisi ile kimya yatırımlarının sürdürülebilirliğe en fazla katkı sağlayan yatırımlar olduğunu görüyoruz. Şuramızın da katılımcısı olan Avrupalı kimya devlerinin bahçesinde zeytin ağaçları olduğunu öğrendik. Dolayısıyla kurallara uygun yapılan üretim, çevreyi kirletmez. Hala eski teknoloji algısıyla kimya yatırımları değerlendirilemez. Kimya yatırımları ile dost olmayan sanayi gelişmez.”

40’tan fazla sektör yeni yatırımdan etkilenecek

Şura’da tek yatırımla 40’tan fazla sektörün olumlu etkilenmesinin sağlanabileceği ifade edildi. Yeni yatırımlar neticesinde mineral yağlar ve yakıtlar, plastik, kauçuk, kompozit mamuller, boya, kozmetik, ilaç ve eczacılık ürünleri, medikal ürünler, tekstil, otomotiv, beyaz eşya, elektronik, inşaat, telekomünikasyon gibi birçok sektörün girdisi yerli olarak tedarik edilecek.

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nda Dikkat Çeken Sonuçlar:

1. Yatırımın yeri konusu bir an önce çözülmeli. Alternatifler arası fizibilite çalışmalarının nihayete kavuşturulması çok önemli.
2. Altyapı yatırımı devlet tarafından yapılmalıdır.
3. Uluslararası bir limana sahip endüstri kompleksi meydana getirmeliyiz. Özel yönetime sahip olacak şekilde landlord modelini uygulayabiliriz.
4. Finansman için mevcut teşvik sistemi uygun değil. Petrokimya yatırımı milli bir proje ve milli projelerin finansman modeli de özel olmalı.
5. Finansman için Türkiye Varlık Fonu, halka arz, kalkınma bankası ortaklığı, yerli ortaklı yabancı yatırımcı gibi kaynaklar devreye alınabilir.
6. Yatırımcıyı çekecek sihir, mükemmel altyapıya sahip olunmasıdır. Petrokimya yatırımlarında belirleyici olan fiziki, hukuki, vergisel ve sosyal altyapının mükemmelliğidir. Yoksa hammaddeye sahip olmak değil.
7. Yatırımı engelleyen ÖTV’de düzenleme yapılmalıdır.
8. Türkiye’nin petrokimya yatırımının farkı lojistik erişimi olmalıdır.
9. Petrokimya yatırımı projesinde kümelenme modeli esas alınmalıdır. Ara girdi kimyasalları da üretebilmelidir.

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Gerçekleşti

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da Gerçekleşti. Dönem başkanlığını PAGDER’in üstlendiği Kimya Sektör Platformu 9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası Ankara’da gerçekleşti. Kimya Sektör Platformu (KSP) üyeleri ile akademisyenlerin yanı sıra Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Müsteşarı Veysel Yayan, Sanayi Genel Müdürü Zübeyde Çağlayan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşarı Mustafa Öztürk katıldı.

Kimya sektörünü cari açığın azaltılmasına giderken en önemli sektör olarak gördüklerini ifade eden Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik, petrokimya sektörünün üzerinde yatırım yapılması gereken en önemli sektör olduğunun altını çizdi. Petrokimya sektöründeki eksikliği gidermek için çalıştıklarını ifade eden Çelik, “Petrokimya sektörü her tarafa dokunan ve devrim yapacak bir alan. Herkesin bu sektörle ilgili ‘Ben ne yaparım da bu sektör mesafe alır?’ diye düşünmesi gerekir. Bu sektörün ekonomimize çok şey katacağını düşünüyorum.” diye konuştu.

Çelik, konuşmasındaki sözlere şöyle devam etti:

“Kimya sektörünü, Sanayi 4.0‘a giderken ve cari açığın azaltılmasında en önemli sektör olarak görüyoruz. Gerek istihdamın artırılması gerekse cari açığın azaltılması için bu sektöre vermemiz gereken önemi biraz daha artırmamız gerekiyor. O da araştırmaları çoğaltmak, yatırımcıya gerekli şartları hazırlamak, Ar-Ge faaliyetleriyle yatırımcıların desteklenmesini temin etmek ve toplumda bu sektörün farkındalığını artırmaktan geçiyor. Yine dış ticaret açığımızdaki yüksekliğin bir bölümü bu sektörden kaynaklanıyor. Bu sektörün daha fazla desteklenmesi yönünde daha iyi neticeler alınacağını düşünüyorum.”

“Kimya sektörü stratejik önceliğimiz”

Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut da Ajans olarak bazı sektörel önceliklerinin olduğunu dile getirirken “Ülkemizde daha fazla istihdam sağlayacak, ihracatımızı artırıp ithalata bağımlılığımızı azaltacak, teknoloji transferine olanak sağlayacak ve Ar-Ge’ye yönelik olacak yatırımlara daha çok yoğunlaşmak istiyoruz” dedi. Ermut, uzun vadeli sermaye girişi sağlayan yabancı yatırımların, yerli firmaların küresel değer zincirine entegrasyonuna ve rekabet gücünün artmasına katkı sağlamasını beklediklerinin altını çizerek, bu anlamda kimya sektörünün ve kimya yatırımlarının kendileri için stratejik öncelik taşıdığını söyledi.

Kimya sektörünün ithalata dayalı olmasının bu önceliklendirmede belirleyici olduğuna işaret eden Ermut, şöyle konuştu: “Kurulan her bir tesis aynı zamanda sektördeki dış ticaret açığının azalmasına katkı sağlıyor. Ajans olarak sektör önceliklendirme stratejimiz doğrultusunda yaptığımız bir endekste, ithal ikame, doğrudan yatırım potansiyeli, teknoloji yoğunluğu, istihdam, sermaye, ihracat potansiyeli gibi faktörler bir araya getirildiğinde, kimya, plastik ve kauçuk sektörleri ilk 3 öncelikli sektör arasında yerini alıyor. Bu önceliklendirmenin sonucunda, ajansımızın kurulduğu yıldan bu yana, petrol ve plastik ürün imalatını da dahil ettiğimizde, kimya sektöründe 11 milyar doları aşan bir doğrudan yatırımın ülkemize geldiğini gözlemlemekteyiz.”

Ermut, 2006-2017 yıllarında uluslararası şirketlerin Türkiye’de kimya sektörüne 116 adet sıfırdan yatırım ve 62 adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirdiğini belirterek, “Uluslararası yatırımcıların Türk kimya sanayisine olan ilgilerinin artarak devam ettiğini görmekteyiz. Dünya genelinde kimya sektöründe her yıl yaklaşık 120 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım gerçekleşiyor. Bu pastadan aldığımız payın da giderek artacağına inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sanayinin kimyaya ihtiyacı var”

Kimya Sektör Platformu (KSP) ve Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür ise kimyanın Türkiye’nin en kritik ve önemli sektörlerinden biri olduğunu ifade ederek, “Gelişmekte olan ülkelerin sanayiye, sanayinin de kimyaya ihtiyacı var. Dolayısıyla kimya sektörünü her anlamda desteklemek zorunda olduğumuz bir dönemden geçmekteyiz.” dedi. Türkiye’nin petrokimyaya ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkati çeken Gür, “Türkiye’nin bir petrol ülkesi olmamasından hareketle petrokimyanın olmasının çok mantıklı gelmediği söylenir fakat bugün Güney Kore gibi hiç petrolü olmadığı halde petrokimyada çok kuvvetli hale gelmiş örnekleri görmekteyiz.” diye konuştu.

Gür, kimya sektörünün 40’tan fazla alt sektöre hitap ettiğini belirterek, şunları kaydetti: “Otomotiv, beyaz eşya, elektronik, inşaat, telekomünikasyon, ulaşım gereçleri gibi birçok sektöre biz hizmet ediyoruz. Bu anlamda kimya ve petrokimyanın bir an önce adım atılması gereken sektörler durumunda olduğunu görüyoruz. Bugün burada yapmamız gereken, sorunları çok net bir şekilde ortaya koymak, paydaşlarımızla çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirip, takım çalışması halinde ilerleyerek sonuca gitmek olacak.”

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de

Plastik Sektöründen 27 Firma İSO İkinci 500’de. İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” 2016 yılı listesi yayınlandı. Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) listedeki verilere ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre, 2016 sıralamasında firma sayısı olarak sektörler bazında 8. büyük sektör olan plastik ve kauçuk üreticisi 27 işletme listede yer aldı. Firmaların üretimden net satışları ise yüzde 19,4 oranında artış gösterdi.

PLASFED Plastik Sanayicileri Federasyonu’nun yayınlamış olduğu “2016 İSO Sıralamasında İkinci 500 Firma İçine Giren Plastik ve Kauçuk Firmalarının Değerlendirmesi” raporunu yorumlayan PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, “2016 İSO İkinci 500 araştırmasının sonuçları, Türkiye plastik sektörünün 2016 yılında ihracat gelirleri kalemi dışında iyiyi işaret ediyor” dedi.

İstanbul Sanayi Odası’nın “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” listesine, NACE kodu itibarıyla plastik sektöründen 27 firma girdi. Plastik ve kauçuk imalatı olmasına rağmen, ağırlıklı üretim faaliyeti farklı NACE ve ISIC kod numaraları altında yer alan firmalarla sıralamada 52 plastik ve kauçuk işletmesinin yer aldığı görülmektedir.

Listeye giren plastik sanayisi firmalarının verilerini değerlendiren Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Reha Gür, İkinci 500’e giren plastik sanayicilerinin net üretimden satışlarının yüzde 19,4; net satış hasılatlarının yüzde 13,8; brüt katma değerin yüzde 83,9; özsermayelerinin yüzde 8 ve vergi öncesi dönem karlarının yüzde 97,7 arttığını ifade etti. Ayrıca, hükümetin istihdam çağrılarını yanıtsız bırakmayan sektörlerden biri olduklarına da dikkat çeken Gür, sıralamada plastik ve kauçuk firmalarının çalışan sayısında da yüzde 17,6 artışın söz konusu olduğunu vurguladı.

İkinci 500’deki plastik ve kauçuk firmaları güçlü geliyor!

PAGDER Başkanı Reha Gür “Söz konusu performans artışında yakın dönemde ekonomi yönetimince alınan önlem ve sunulan teşviklerin etkisi kadar yurtiçi satışlara bağlı gelişmenin de etkin olduğu müşahede edilmektedir. Özellikle tedarik sağlanan sektörlerdeki görece kuvvetli büyüme ve yanı sıra kur dalgalanmalarına bağlı olarak pahalılaşan ithalat, tedarik sağlanan sektörlerin yüzünü yerli üreticiye çevirmesini sağlamıştır. İkinci 500 sıralamasındaki işletmelerin arasında plastik ve kauçuk firmalarının satış rakamlarının ortalamanın iki katı düzeyinde geldiği görülmektedir. Bu bağlamda ilerleyen dönemde ikinci 500 listesine daha fazla sektör firmasının giriş yapacağı yönündeki beklentiler kuvvetlenmiştir” dedi.

 

İSO İkinci 500’de Yer Alan Plastik Sektör Firmaları (2016 – NACE Koduna Göre)

 

1 Greif FPS Turkey Ambalaj
2 Sanica Isı
3 Eskapet Pet Ürünleri
4 Subor Boru
5 (İsminin açıklanmasını istemiyor)
6 Klöckner Pentaplast Gebze Ambalaj
7 Contitech Lastik
8 Ziylan Taban
9 Safaş Saf Plastik
10 Kros Otomotiv
11 Serra Sünger
12 Eurotec Mühendislik Plastikleri
13 Egeplast Ege Plastik
14 Pirelli Otomobil Lastikleri
15 Bareks Plastik
16 Renksan Plastik
17 Farel Plastik
18 Netafilm Sulama Sistemleri
19 Beno Plastik
20 Özler Plastik
21 Arılı Plastik
22 Kompen PVC Yapı
23 Teknik Plastik Greiner Ambalaj
24 Işık Plastik
25 Alpplas Endüstriyel Yatırımlar
26 Sümer Plastik
27 Hatipoğlu Plastik

 

Kaynak : PAGDER