Plastik Sektöründen İlk Çeyrekte Rekor Büyüme Geldi

Plastik Sektöründen İlk Çeyrekte Rekor Büyüme Geldi. Türk plastik sektörü küresel ekonomide yaşanan tüm olumsuz gelişmelere rağmen 2018 yılının ilk çeyreğinde rekor seviyede büyüyerek Türkiye ekonomisine katkı sağlamaya devam etti. PAGEV tarafından açıklanan ilk çeyrek raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi bir önceki senenin aynı dönemiyle kıyaslandığında miktarda yüzde 48,7 artışla 3,5 milyon tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde plastik ürünlere iç pazardan gelen yoğun talep sektörün büyüme rakamlarına olumlu yansıdı. İç pazar tüketimi 3,2 milyon ton ve 13,3 milyar dolar olarak gerçekleşti. İhracatta da yükseliş trendini koruyan Türk plastik sektörü yılın üç aylık döneminde miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolarlık ihracata imza attı.

Türkiye ekonomisinin en dinamik aktörlerinden plastik sektörü ülke ekonomisine sağladığı katkıyı artırarak sürdürüyor. Türkiye plastik sektörünün nabzını sektör izleme raporları ile tutan Plastik Sanayicileri Vakfı PAGEV, 2018 yılı ilk çeyrek rakamlarını açıkladı. PAGEV raporuna göre; sektörün plastik mamul üretimi 2017 yılının ilk üç aylık dönemine kıyasla yüzde 48,7 artışla 3,5 tona, değerde ise yüzde 54,5 yükselişle 13,6 milyar dolara ulaştı. Plastik ambalajlar üretimde ilk sırada yer alırken ambalajı plastik inşaat malzemeleri izledi.

Plastik sektörü ilk çeyrekte ihracattaki payını artırmaya devam etti

Türkiye’nin ihracatına en çok katkı sağlayan sektörlerden biri konumunda bulunan Türk plastik sektörü, 2017 yılındaki yükseliş trendini sürdürerek yılın ilk üç aylık döneminde de ihracatını artırmayı başardı. Sektörün ilk çeyrek plastik mamul ihracatı 2017 yılının aynı dönemine kıyasla miktarda yüzde 6,6 artışla 415 bin ton, değerde ise yüzde 14,5 yükselişle 1,2 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde ihracat yapılan ülkelerde Almanya, Irak, İsrail, İngiltere ve Fransa başı çekti.

İlk çeyrekte iç pazardaki tüketim miktarda yüzde 53,9; değerde yüzde 55,8 arttı

Yılın ilk çeyreğinde iç pazarda da plastik ürünlere ilgi yoğundu. Bu dönemde iç pazarda tüketilen plastik mamul miktarı; geçtiğimiz yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında değerde yüzde 55,8 artışla 13,3 milyar dolar, miktarda ise yüzde 53,9 yükselişle 3,2 milyon tona yükseldi. İlk üç ayda gerçekleşen 3,2 milyon tonluk plastik mamul iç tüketiminin yaklaşık 1,6 milyon tonu otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi ihracatçı sektörler kanalı ile yarı mamul ve mamul şeklinde dolaylı olarak ihraç edildi. 1,6 milyon tonluk kısım ise doğrudan tüketici tarafından kullanıldı.

Plastik sektöründe yatırımlar hız kesmeden devam ediyor

Plastik sektörünün büyümesindeki önemli göstergelerinden olan makine ve teçhizat yatırımları da bu dönemde devam etti. Yılın ilk çeyreğinde makine ve teçhizat yatırımı 277 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yatırımların aynı hızla devam etmesi halinde makine teçhizat yatırımının yılsonunda 1 milyar 108 milyon dolara çıkması ve 2017 yılına kıyasla yüzde 19 artması öngörülüyor.

Plastik mamulde dış ticaret fazlası artıyor

Hammaddede dışa bağımlı olan sektörün yılın ilk üç ayında 1 milyon 941 bin ton ve 2 milyar 892 milyon dolarlık plastik hammadde ithalatı yaptığı görüldü. Aynı dönemde yerli hammadde üretimi ise 254 bin ton seviyesinde kaldı. Hammaddede ithalatı yüksek olan plastik sektörü, plastik mamulde ise tam tersi bir tablo ortaya koydu. Sektörün plastik mamulde dış ticaret fazlası verme geleneği bu dönemde de devam etti. 2018 yılının ilk çeyreğinde plastik mamul dış ticaret fazlası 2017 yılının aynı dönemine göre miktar bazında yüzde 4,7 artarak 260 bin ton, değerde ise yüzde 18,9 oranında artışla 375 milyon dolara ulaştı.

Plastik sektörünün ilk çeyrek performansını değerlendiren TOBB Plastik Kauçuk Kompozit Sanayi Meclisi ve PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu şunları söyledi; “Küresel ekonominin son yıllarda karşılaştığı zorluklar plastik sektörümüzün büyümesinde yavaşlamaya yol açsa da gelişim çizgisi yukarı yönlü hareket etmeyi sürdürüyor. Plastik sektörümüz geçtiğimiz yıl beklentilerin üzerinde bir ivmeyle yüzde 9 büyüdü. Yaşanan tüm ekonomik ve siyasi gelişmeler ışığında 2018 yılında sektör olarak büyüme hedefimizi yüzde 5 olarak belirlemiştik. Yılın başından bu yana meydana gelen gelişmeler 2018 yılının da sanayicilerimiz açısından kolay geçmeyeceğini gösteriyor. Özellikle son dönemde döviz kurlarında yaşanan artışlar maalesef sektörümüzü olumsuz etkiliyor. Kurdaki bu durum döviz bazlı satılan hammaddeyi almak zorunda kalıp ihracatı az olan sektör firmalarımızı büyük bir risk ile karşı karşıya bırakıyor. Buna rağmen her zaman azimle üretime katkı sağlayan sanayicilerimiz hedefimize ulaşmak yolunda inançla çalışıyorlar. Sektör izleme raporumuz aracılığıyla paylaştığımız ilk çeyrek verilerinden de anlaşılacağı üzere sektörümüz pozitif görünümünü koruyor. 2018’e hızlı bir başlangıç yaparak geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 54,5’lik rekor büyümeye ulaştık. Bu dönemde otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektronik gibi plastiğin kullanıldığı sektörlerden gelen talebin yüksekliği Türkiye ekonomisi ve sanayisi açısından önemli bir gelişme olarak dikkat çekti. Bu olumlu tabloya katkı sağlayacak çalışmalar noktasında üzerimize düşen tüm sorumlulukları yerine getirmek için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da çalışmalarımızı aynı kararlılıkla sürdüreceğiz”.

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu. Türkiye’nin dev plastik endüstrisi ile İran’ın hammadde kaynağı buluşacak.

Ekonomik ve ticari işbirliğinin geliştirilmesi amacıyla yola çıkan ve bugün 3,7 trilyon dolarlık bir pazara ulaşan D-8 ülkeleri plastik endüstrisi için güçlerini birleştirdi. Mısır’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen D-8 Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda toplam 100 milyar dolara yaklaşan plastik mamul üretimini daha da yukarıya taşımak amacıyla Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği kuruldu. Petrokimya rezervleriyle İran’ın, plastik üretim kapasitesi ile de Türkiye’nin başı çektiği dernek, ülkeler arasındaki plastik yatırımlarını hızlandıracak ve işbirliklerini geliştirecek. Bugün üretim kapasitesiyle dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörünü ise PAGEV temsil edecek.

Türkiye’nin önderliğinde Bangladeş, Endonezya, İran, Malezya, Mısır, Nijerya ve Pakistan’ın katılımı ile oluşturulan D-8, bugün ulaştığı toplam 3,7 trilyon dolarlık pazarı geliştirecek adımlar atmaya devam ediyor. Üye 8 ülke, kalkınma yolundaki ülkelerin dünya ekonomisi içindeki konumlarını iyileştirmek, ticari ilişkilerini çeşitlendirmek ve ticaret alanında üye ülkelere yeni imkânlar yaratmak, uluslararası seviyede karar verme mekanizmalarına güçlü biçimde katılımlarını sağlamak ve halklarının yaşam seviyesini yükseltmek amacıyla yürüttüğü çalışmalara bir yenisini daha ekledi. Mısır ev sahipliğinde gerçekleştirdiği son Bakanlar Kurulu toplantısına T.C. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik ve Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan liderliğinde Türk Plastik Sanayicileri Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı (PAGEV)’nın da aralarında olduğu 55 kişilik Türk heyeti katıldı.

Genel Sekreter Seyyid Ali Muhammed Musavi ve Mısır Başbakanı Şerif İsmail katılımıyla gerçekleşen ve plastik sektörünün de ele alındığı toplantıda, D-8 ülkelerini kapsayacak Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği kuruldu. Türk plastik sektörünü temsilen PAGEV’in de yönetiminde yer aldığı dernek, bölgenin en büyük endüstrilerinden olan plastik pazarını üye ülkelerin işbirlikleriyle sanayicilere açacak.

D-8 ülkelerinin plastik üretiminde lider Türkiye

Petrokimya rezervleriyle İran’ın, plastik üretim kapasitesi ile de Türkiye’nin başı çektiği üye 8 ülke tarafından kurulan Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği, 100 milyar dolara yaklaşan plastik mamul üretimini daha yukarı taşımayı hedefliyor. 2015 yılında gerçekleştirilen toplam plastik mamul üretiminin yüzde 31’ini Türkiye üstlenirken; yüzde 17’si Endonezya, yüzde 14’ü Malezya, yüzde 13’ü Mısır ve yüzde 11’i İran tarafından yapıldı. Nijerya ve Pakistan toplam üretimden yüzde 5 pay alırken; Bangladeş ise yüzde 4 paya sahip oldu.

Plastik mamul ihracatında aslan payını yüzde 39 ile Türkiye üstlendi

8 üye ülkenin 2015 yılındaki toplam plastik mamul ihracatı ise miktar bazında 3,6 milyon ton, değer bazında ise 11,1 milyar dolar oldu. Değer bazındaki ihracatta aslan payı yüzde 39 ile Türkiye’nin oldu. Türkiye’yi; yüzde 30 ile Malezya, yüzde 11 ile Endonezya ve İran, yüzde 7 ile Mısır takip etti. Pakistan, Nijerya ve Bangladeş ise toplam ihracattan yüzde 1’in altında pay aldı.

2015 yılında D-8 ülkeleri toplam olarak plastik mamul dış ticaretinde 288 milyon dolarlık dış ticaret fazlası verirken; Türkiye, Malezya ve İran değer bazında plastik mamul dış ticaretinde net ihracatçı olduğunu kanıtladı.Bu rakam aynı zamanda D-8 tek bir ortak Pazar olarak düşünüldüğünde Plastik sektörünün dış ticaret fazlası verdiğini de göstermektedir.

8 ülkeden yapılan plastik mamul ve hammadde toplam ihracatı, dünya sıralamasından yüzde 3,4 pay aldı

D-8 ülkelerinin 2015 yılındaki toplam plastik mamul ve hammadde ihracatı ise 19 milyar dolara ulaştı. Toplam ihracatın yüzde 38’i Malezya’dan yapılırken; yüzde 29’u Türkiye, yüzde 16’sı İran, yüzde 11’i Endonezya ve yüzde 5’i de Mısır tarafından gerçekleştirildi. Pakistan, Bangladeş ve Nijerya’nın toplam ihracattan aldıkları pay ise yüzde 2’nin altında kaldı. D-8 ülkeleri tarafından gerçekleştirilen plastik mamul ve hammadde ihracatı, toplam dünya plastik ihracatından yüzde 3,4 pay aldı. Üye 8 ülkenin en çok ihracat gerçekleştirdiği ülke ise Çin oldu.

Türkiye en fazla hammadde İran’dan…İşbirliğiyle Rekabetçilik artacak ve Türk Plastik sektörü Avrupa Birinciliğine bir adım daha yaklaşacak

2015 yılındaki 8,6 milyon tonluk üretimi ile dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörü D-8’in Plastik Mamül üretiminde en önemli rola sahiptir. Ancak polimer hammadde üretimi Türk Plastik sektörünün ihtiyacının %15’ini ancak karşılayabilmektedir. Aynı şekilde d-8 ülkeleri içinde yine polimer hammadde dış ticaret açığında Türkiye en öndedir. Hammadde de yüzde 85 oranında ithalata bağımlı olan Türk plastik sektörünün D-8 ülkelerinden toplam ithalatının büyük bir bölümünü petrokimya rezervleri ile dikkat çeken İran üstlendi.

D-8 Zirvesi’ni değerlendiren PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Eroğlu, “8 ülke aralarındaki işbirliğini ve yatırımları güçlendirmek üzere başarılı çalışmalar yürütüyor. Bu toplantıda da sektörümüz adına çok önemli bir adım attık ve D-8 ülkelerini kapsayacak bir Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kurduk. Türk plastik sektörünü temsilen PAGEV olarak biz de bu derneğin yönetiminde aktif olarak yer alacağız. 100 milyar dolarlık D-8 Plastik Pazarını harekete geçirebilirsek, tüm D-8 ülkelerine büyük istihdam ve ekonomik gelir kazandırabileceğiz.” dedi.

Kurulan dernek ile üye ülkeler arasında plastik yatırımları hızlanacağını ve plastik sektörü özelinde işbirliklerinin geliştirileceğini vurgulayan Eroğlu, “D-8 ülkelerinde 100 milyar dolara yaklaşan bir plastik mamul üretimi söz konusu. 2015 yılındaki 8,6 milyon tonluk üretim kapasitesi ile dünya altıncısı ve Avrupa ikincisi olan Türk plastik sektörümüzde bu ülkeler arasında en önde geliyor. Ancak hammadde konusunda yüzde 85 oranında ithalata bağımlılığımız söz konusu. Bugün burada kurduğumuz dernek sayesinde petrokimya sektöründe başı çeken ve bizimde hammadde ithalatımızda önemli bir pay üstlenen İran ile yasal bir platformda buluşma imkanımız oldu. Yakın zamanda İran’ın büyük hammadde kaynağı ile ülkemizin dev plastik endüstrisini bir araya getirmeyi ümit ediyoruz. Böylece iki ülkede gerçekleştirilecek yeni işbirlikleri ve yatırımlardan kazançlı çıkacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.

D-8 Ülkeleri Kimya, Petrokimya ve Plastik Derneği Kuruldu

Kaynak : PAGEV

Kimya Sektörü Destekler ve Yatırım Teşviklerini Görüştü

Kimya Sektörü Destekler ve Yatırım Teşviklerini Görüştü. TOBB Türkiye Kimya Sanayi Sektör Meclisi, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Karakuş’un da katılımıyla Ankara’da toplandı. Toplantıda Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tarık Sönmez ve beraberindeki bürokratlar ihracatta devlet destekleri ve yatırım teşvikleri konusunda sektör temsilcilerini bilgilendirdi.​

TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Karakuş burada yaptığı konuşmada, sektörün sorunlarına ortak akıl ile çözüm bulmaya çalıştıklarının altını çizerken, sektör meclislerinin, verimlilik artışlarını sağlayacak politikaların tasarımında önemli görevler üstlendiğini bildirdi. Ekonomi Bakanlığının ve sektör temsilcilerinin geniş bir katılımla toplantıda yer almalarının sevindirici olduğunu ifade eden Karakuş, kimya sektörünün Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı alanlar arasında yer aldığını hatırlattı.

Karakuş, “Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları listesinde çok sayıda kimya sanayi ve alt dallarının üreticisi de vardır. Dolayısıyla Türkiye ekonomisine önemli katkılar yapan bu sektörün uzun zamandır çözülmeyi bekleyen sorunları olduğunu da biliyoruz. Yatırım olanaklarının yetersiz oluşu, hammadde ithalat artışını mecbur kılan dış ticaret politikaları, yüksek enerji ve finansman maliyetleri ve kurlardaki aşırı oynaklık, sektörün rekabet gücünü eritiyor” diye konuştu. Yatırım ortamındaki aksaklıkların kar marjlarını ve kapasite kullanım oranlarını düşürdüğünü belirten Bülent Karakuş, meclisin çalışmalarının kamudaki karar vericilere katkı sunacağını bildirdi.

-2016 geçen yıldan daha iyi olacak

Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Tarık Sönmez ise konuşmasında 2016’nın da zor bir yıl olacağını, ancak Ekonomi Bakanlığı olarak, Bakanlık görev alanına giren konular itibariyle, ihracatçılarımıza ve yatırımcılarımıza bahse konu zorlukları aşmak konusunda her zamanki gibi destek olunacağını dile getirdi.

Dünyada 2008 yılında baş gösteren krizin henüz tam olarak atlatılamadığını söyleyen Sönmez, zayıf büyümelerin, küresel ihracat ve ithalatı da etkilediğini anlattı. Kimya sektörünün pek çok sektöre girdi sağlayan çok önemli bir sektör olduğunu ifade eden Müsteşar Yardımcısı Sönmez, “Bazı sektörlere bakışın değişmesi, belki de daha fazla destek verilmesi gerekebilir. Kimya da bu gözle bakmamız gereken sektörlerden bir tanesi” diye konuştu.

PAGEV Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz EROĞLU;
“Şu anki teşvik mevzuatında, Plastik ve Kauçuk üretimi yatırımları 6. Bölge dışında nerede yapılırsa yapılsın Genel Teşvik Uygulamaları kapsamında teşvik edilmektedir denilmektedir. Oysa Plastik mamul üretiminde lokal bazda faaliyet göstermenin daha rasyonel olması sebebiyle, plastik sektörü her bölgede en az bir ilde desteklenmelidir. Yine şu an geçerli teşvik mevzuatında; Motorlu Kara Taşıtları yan sanayi ve Beyaz Eşya kapsamında kauçuk ve plastik hortum, boru, vb. gibi ürünlerin üretilmesine yönelik yatırımlar ise Bölgesel Teşvik Uygulamaları kapsamında değerlendirilebilmektedir denilmektedir. Oysa Plastik Ambalaj sektörü birçok uygulaması ile (akıllı ambalajlar, modifiye atmosferli ambalajlar, Antibakteriyel ambalajlar, gıda ömrünü uzatan diğer ambalaj uygulamaları, biyoplastikten ambalajlar), plastik inşaat malzemeleri enerji verimliliği oluşturan türleri ile (izolasyon malzemeleri, depreme dayanıklı plastik inşaat yapı malzemeleri vs), plastik elektrik elektronik malzemeleri tümüyle, Plastik savunma sanayi parçaları tümüyle hep aynı teşvik metnine eklenmelidir” dedi.

TOBB Türkiye Kimya Sanayi Meclisi Başkanı Timur Erk de konuşmasında 30’u aşkın sektöre hammadde ve ara girdi sağladıklarının altını çizerek sektörün ekonomideki ağırlığı üzerinde durdu. Bir ülkenin gelişmesinin kimya sektörü ile paralel seyrettiğini kaydeden Erk, son senelerde alınan devlet desteği için teşekkür etti.

Kimya Sektörü Destekler ve Yatırım Teşviklerini Görüştü