SIFIR ATIK İÇİN SANAYİ NEFERLERİ PAGDER ÇATISI ALTINDA BİR ARAYA GELDİ

Plastik Geri Dönüşüm İşletmeleri için Stratejik Açılımlar Çalıştayı düzenlendi. Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Gülsün: “Ekonomimizin nefes alması için yeni bir yol açan plastik geri dönüşüm işletmeleri, cari açığımızı kapattığı gibi geleceğin sektörü olarak ülkemize büyük bir potansiyel sunuyor” dedi.

Döngüsel Ekonominin Neferleri Algı Operasyonlarından Memnun Değil

Küresel düzeyde geleceğin ekonomi modeli olarak sunulan döngüsel ekonominin en önemli unsurlarından birini oluşturan plastik geri dönüşüm işletmeleri, PAGDER tarafından düzenlenen çalıştayda bir araya geldi. İKMİB’in de partneri olduğu çalıştayda kamu politikalarının yanlış yöne savrulmasına neden olacak boyutta algı operasyonlarının yürütüldüğü vurgulandı.
Son zamanlarda Türkiye’nin atık ithalatının tehlike boyutlarına vardığı yönünde kamuoyu oluşturulmaya çalışıldığını ifade eden PAGDER Başkanı “algı ile bu iş olmaz, tüm veriler devletimizin elinde, lisanslı plastik geri dönüşümcüleri dünyaya ihracat yapıyor, şu andaki hesaplamalarımıza göre oluşturulan katma değer üç buçuk katı, hangi sektör bu kadar verimli?” dedi.

Selçuk Gülsün sözlerine şu şekilde devam etti: “işi hakkı ile yapmayanlar var ise davul da tokmak da devletimizin elinde, her türlü denetimi-gözetimi yapılmalı, yoksa dünyanın gittiği yönün tersine ihracatın da parlayan yıldızı olan lisanslı geri dönüşümcülerimizin içeride yeterince bulunmayan temiz ve geri dönüştürülmeye hazır atığı rekabetçi fiyatlardan elde etmesi kadar doğal ne olabilir?

Türkiye’nin Atık İthalatı Arttı Diyenler Çekya’ya Baksın
Çıkarları bunu gerektiren bazı çevrelerin “dünyanın atığı bize geliyor” diye gerçeklere yön saptırdığını dile getiren Gülsün: “bu yaklaşımın sıfır atık yaklaşımı ile uyumlu olmadığını vurguluyoruz. Kaynağında ayrıştırma sistemimiz şu an yeterli seviyeye daha gelmedi. Bu yüzden mevcut durumda geri dönüştürülebilir, temiz, yurtiçi fiyatlarının yarısına plastik atık alıyoruz ve bunları geri dönüştürerek dünyaya ihraç ediyoruz. Yatırımlarımız artıyor ve dünyanın döngüsel ekonomiye geçişi ile birlikte söz sahibi oyunculardan biri olacağız. Kimse, Türkiye’nin döngüsel ekonomi sistemi içinde söz sahibi olmasını çekememezlik yapmasın. Kendi çıkarlarını bir tarafa bıraksın ve ülkemiz ekonomisi için katma değer oluşturan, cari açığı kapatan bu sektörün hakkını versin” dedi.

PAGDER Genel Sekreteri Dr. Selçuk Mutlu ise çalıştayda yaptığı sunumda “yakın zamanda plastik atık geri dönüşümü için en fazla ithalat artışının yaşandığı 5. ülke Türkiye ise 6. ülke Çekya” dedi. Toplam plastik atık ithalatında Hollanda ve Almanya’nın gerisinde yer aldığımızın gösterildiği sunumda dünyanın geri dönüşüme yöneldiği belirtilerek, atık ithalatının denetim altında olduğu, yalnızca lisanslı işletmeler tarafından yapıldığı; Türkiye, Çekya, Bulgaristan, Romanya, Sırbistan gibi ülkelerin gelecek için pozisyon aldığının görüldüğü vurgulandı.

Doğru Adımlarla Gelecek Ekonomisinin Can Damarı Olur
“Atık geri dönüşümünde lojistik üstünlüğü olan bir ülke olarak tabii ki yetersiz arz varsa hammaddeyi ithal eder, sonra katma değerli olarak ihraç ederiz” diyen PAGDER Başkanı Selçuk Gülsün, geri dönüşüm ekonomilerinin sunduğu fırsattan en etkin şekilde yararlanılması gerektiğinin altını çizdi. Gülsün: “atık yönetim sistemlerimiz, sıfır atık yaklaşımı ile daha da verimli hale gelecek. Ancak daha yolun başındayız. Şu anda değerlendirilebilir atığın ancak %20’sini döngüsel ekonomiye dahil edebiliyoruz. Büyük bir potansiyelimiz var ancak konjonktürel olarak çok rekabetçi fiyatlardan (kaynağında ayrıştırmadaki zayıflıktan dolayı) kendi atıklarımızdan daha temiz atığı Batılı ülkelerden elde edebiliyoruz. Geri dönüştürülemeyen atığa ihtiyacımız yok, devletin denetimi altındaki lisanslı işletme, bu atığı para verip alır mı? Geri dönüştürülebilen her şey döngüsel ekonomi için değerdir. Biz de bu alanda Türkiye ekonomisi olarak küresel oyuncu olacağız ve 2030 yılında inşaat yerine Türkiye’nin geri dönüşüm tesisleri ve teknolojileri konuşulacak” dedi.

Çin, Verdiği Karardan Dönmek İçin Yollar Arıyor
Dünyanın en büyük geri dönüşüm destinasyonu olan Çin, denetim ve gözetimde yaptığı hatalardan sonra komünist yönetim anlayışının da neden olduğu bir sonuçla atık ithalatını komple yasaklamıştı. Oysa böylece temiz ve geri dönüştürülebilir atıkların alımı yönündeki avantajını da yitirmiş oldu. Bugün Türkiye’nin geri dönüşümde en büyük ihracat pazarı, Batılı ülkelerden sonra Çin oldu. Küresel şirketlerin geri dönüştürülmüş materyal kullanımını şart koşması, Çinli ihracatçıları Türkiye’den geri dönüştürülmüş hammadde almaya mecbur kıldı. Çin’e yaptığımız geri dönüştürülmüş hammadde ihracatı hızla artmaya devam ediyor. Bölgemizde yer alan ülkelerin de geri dönüşüm tesislerine olan yatırımları devam ederken, rekabet üstünlüğümüzü kaybetmemek için hükümetimizin geri dönüşüm işletmelerine verdiği destek ve teşvikin artması algı operasyonlarını kıracaktır.

Yılda Kişi Başı 48,2 Kilo Ambalaj Tüketip Sadece 27,9 Kilogramını Dönüştürüyoruz

Yılda Kişi Başı 48,2 Kilo Ambalaj Tüketip Sadece 27,9 Kilogramını Dönüştürüyoruz. Ambalaj atıklarının evsel atıklardan ayrı toplanması ve geri dönüşüme kazandırılması doğal yaşamı korurken ülke ekonomisine de artı değer yaratıyor. Kaynağında ayrıştırma ve diğer atıklardan ayrı toplanması geri dönüşüm sisteminin işleyişinde kilit öneme sahip. Türkiye’nin ambalaj atıkları yetkilendirilmiş kuruluşu PAGÇEV (PAGEV Geri Dönüşüm İşletmesi), geri dönüşüme dikkat çekerek ülkemizde gelinen son durum hakkında bilgiler paylaştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından oluşturulan “Ambalaj Bilgi Sistemi” verilerine göre 2016 yılında pazara sunulan 3 milyon 850 bin tonluk ambalaj atığının yüzde 58’sini oluşturan 2 milyon 226 bin tonu geri kazanıldı. Yani kişi başına tüketilen 48,2 kilogramlık ambalaj atığının 27,9 kilogramı geri dönüştürüldü.

Ambalaj atıklarının çöpe atılamayacak kadar değerli olduğuna işaret eden PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşümün rolüne dikkat çekerek şunları söyledi: “Bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ambalaj atıklarının çevresel bir soruna dönüşmesini engellediği gibi ciddi bir ekonomik değer yaratılmasını sağlıyor. Kamu, yerel yönetimler, üreticiler ve tüketiciler olarak hepimizin sorumlulukları var. 01 Ocak 2018 tarihi itibariyle yürürlüğe giren ve hazırlanması aşamasında PAGÇEV olarak destek verdiğimiz Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği de geri dönüşüm noktasında önemli yenilikler getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Ambalaj Bilgi Sistemi verilerine göre 2016 yılında plastik, kağıt, cam, metal, kompozit ve ahşap olmak üzere pazara sunulan ambalaj atığı toplam 3 milyon 850 bin ton. Kişi başı 48,2 kilogramlık ambalaja denk geliyor. Aynı dönemde geri kazanılan ambalaj atığı ise kişi başı 27,9 kilogram. Etkin bir Atık Yönetim Sistemi ile geri dönüşüm oranlarını artırmak mümkün. PAGÇEV olarak her yıl yükselen bir grafiğe sahibiz. Geçen sene 2016’ya kıyasla yüzde 22 artışla 220 bin ton ambalaj atığını geri dönüşüme kazandırdık. Ekonomiye katkısı ise 610 milyon TL oldu. 2018 yılında hedefimiz 240 bin ton atık toplamak” dedi.

Ambalaj Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği, ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanmasını öngörüyor ve bu konuda Belediyelere önemli sorumluluklar getiriyor.

PAGÇEV Genel Müdürü Yağmur Cengiz, Yönetmeliğe göre ambalaj atıklarını toplamak veya toplatmakla yükümlü olan belediyelerin Ambalaj Atıkları Yönetim Planlarını hazırlayarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sunduklarını belirterek, “2016 yılı itibariyle Atık Yönetim Planını Bakanlığa sunulan ve uygun bulunan belediye sayısı sadece 303. Ülkemizde 1398 belediye olduğunu göz önüne aldığımızda belediyelerin ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması konusunda hızlı hareket etmeleri gerektiği de ortaya çıkıyor. Ambalaj atıkları çöpe gönderilemeyecek kadar değerli. Her yıl ekonomiye kazandırılabilecek milyonlarca lirayı çöpe atıyoruz. Geri dönüşüm endüstrisinin gelişimi de bu alandaki çalışmaları hızlandıracaktır. Türkiye’de 2016 sonu itibariyle 751 lisanslı geri dönüşüm tesisi ile 566 toplama ve ayrıştırma tesisi bulunuyor. Bunların sayısının artması gerekiyor” diye konuştu.

Geri dönüşüm noktasında atılacak en önemli adımın konu hakkında kamuoyunda bilinç oluşturmak olduğunu belirten Yağmur Cengiz, “Sürdürülebilir bir geri dönüşüm için hepimize sorumluluk düşüyor. Ambalajların çöp olmadığının, yerlerinin doğa olmadığının bilincinde olmak zorundayız. Hayatımıza katkı sunan ürünlerle işimiz bittiğinde onları geri dönüşüm kutularına atmak biz tüketicilerin sorumluluğuyken bunları geri dönüşüm sistemine ulaştırmaksa kamunun sorumluluğunda. Çevreyi ilkel bir yöntem olan yasaklama ile değil bilinçli tüketim ve geri dönüşüm ile koruyabiliriz. Kamu tarafından oluşturulmuş iyi bir atık yönetim sistemi ile geri dönüşümde çok ileri noktalara ulaşabiliriz” sözleri ile açıklamalarını bitirdi.

Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik

Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik. Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan kimya sanayisini yeni bir dönem bekliyor.

Türk kimya sanayisinin yüzde 27’sini temsil eden Kocaeli Sanayi Odası, kimya sektöründeki dengeleri değiştirmesi beklenen yeni yönetmelikleri tartışmak üzere Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’ni düzenledi. 14 Mayıs 2018 tarihinde The Green Park Pendik Hotel ve Kongre Merkezi’nde başlayan ve iki gün sürecek Sempozyum, mevzuat yapıcılar, denetçiler, firma sahipleri, sektör çalışanları, eğitimciler ve belgelendirme kuruluşlarını bir araya getirdi.

Kimya sanayi yeni yönetmelikle tanışıyor

Avrupa Birliği ülkelerinde büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve muhtemel kazaların insanlara ve çevreye olan zararlarının en aza indirme amacıyla hayata geçirilen SEVESO Direktifleri, Türkiye’de de en güncel haliyle uygulanmaya başlanacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, büyük endüstriyel kaza riskini milyonda bire düşürecek yeni yönetmelik taslağı üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere. Temmuz 2018’de güncellenmesi beklenen SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkındaki Yönetmelik, Türkiye’de başta petrokimya, plastik, boya, kozmetik ve yalıtım malzemeleri sektörleri için yeni bir dönem başlatacak. Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’nde tartışılan bu yeni yönetmelik güncellendiğinde firmaları, birçok yaptırım bekliyor.

Firmalara maliyeti yüksek

Proses Emniyeti Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Meclis Üyesi Hasan Şerefhan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan kimya sektörünün daha verimli koşullarda ilerlemesi, ülke güvenliği, çevrenin korunması ve her şeyden önce de insan sağlığı açısından sanayinin üzerine düşen yeni görevler bulunduğuna dikkat çekti.

Şerefhan, kimya sanayinin SEVESO Direktiflerine uyum sürecinde tüm proseslerini gözden geçirmek zorunda kalacağını ve bunun firmalara verimliliklerini ölçme ve gerekli iyileştirmeleri yapma fırsatı da sunacağını bildirdi. Büyük bir endüstriyel kazanın, firmanın kapanmasına kadar gidebilecek büyük yıkımlara neden olabileceğine de dikkat çeken Şerefhan, firmaların risklerini milyonda bire düşürmesinin yalnızca ülke için değil firmalar için de son derece kritik olduğuna dikkat çekti.

Artan rekabet koşullarında firmalar için SEVESO Direktiflerine uyum maliyetlerinin son derece yüksek olduğunun altını çizen Şerefhan, bu konuda Bakanlık yetkilileriyle sektörün üretim süreçlerinde bir aksama yaşanmaması adına neler yapılabileceğini ve teşvik desteğini müzakere ettiklerinin bilgisini paylaştı.

AB fonları yatırımlar için kullanılabilir

Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çınar Ulusoy ise açılış konuşmasında sektör için son derece önemli olan böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirtti. Kimya sanayinin yüzde 27’sinin Kocaeli’de faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Ulusoy, SEVESO Direktifleri kapsamına giren en fazla firmanın bulunduğu ilin de Kocaeli olduğunu bildirdi. Ulusoy, ülke güvenliği açısından kritik önem taşıyan SEVESO Direktiflerinin uyumlaştırılması sürecinde firmaları bekleyen büyük yatırımlar olduğunu ifade ederek, bu konuda Avrupa Birliği fonlarının kullanılmasını ya da teşvik ve destek mekanizmasının devreye sokulmasını talep ettiklerinin altını çizdi. Ulusoy, bu yıl ilkini düzenlediklerini Proses Emniyeti Sempozyum ve Sergisi’ni geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini de açıkladı.

SEVESO Direktifleri Hakkında:

Büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için geliştirilen Seveso Direktifleri, 1976 yılında İtalya’nın Seveso kasabasında gerçekleşen kazanın ardından, Avrupa Birliği tarafından benzer kazaların önlenmesi ve kontrolü amacıyla kabul edildi. Ülkemizde de ilk olarak 2010 yılında yayımlanan ve 2013 yılında revize edilen, SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik, Temmuz 2018’de bir kez daha güncellenecek.

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor. Dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerin bazılarına ev sahipliği yapan Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi, gelişmekte olan tüketici ihtiyaçları, kimyasal üretim ve endüstriyel yeniliklerle hareketliliğine hızla devam ediyor. Bu gelişen piyasalarda şirketler, kendilerine rekabet gücü kazandıran ürünler için sürekli arayış içindeler.

Kıt hammadde, iklim değişikliği ve şehirleşme gibi zorluklarla karşılaşan şirketlerin, geleceğin ürünlerini yaratmalarında onlara yardımcı olacak dinamik ve güvenilir bir ortağa ihtiyaçları vardır ve Evonik en güçlü ortaktır.

Evonik Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi sorumlusu Peter Meinshausen, “Yenilikler her geçen gün Asya’da büyüyor ve talep artışı Asya müşterileri tarafından sağlandığından küresel kapasitemizi bölgedeki müşterilerimizi mutlu etmek için güçlendik” diyor. “Farklı ekonomilerdeki gelişmeler ve ihtiyaçlar eylemlerimizi yönlendiriyor.”

Evonik, 150 yıllık bir Alman endüstriyel mirasına güveniyor ve otomotiv, tarım, inşaat, beslenme, gıda, yem, plastik, elektronik, sağlık ve ilaç gibi çok çeşitli endüstrilere özel olarak hazırlanmış kimyasal ürünler ve çözümler sunuyor. Özel kimyasal üretim alanında küresel bir öncü olan Evonik, sürdürülebilir kalkınma süreçlerini savunan ve rehberlik görevini üstlenen, müşterilerini üst düzey endüstri oyuncuları olarak konumlandırmaya yardımcı olan çözümler sunmaktadır.

Örnek olarak Evonik’in gelişmiş hayvansal beslenme sektörü için gerekli amino asitleri geliştirmesini verebiliriz. Evonik 60 yılı aşkın bir süredir yem sanayi için güvenilir bir ortak olmuştur. Örneğin, şirketin CreAMINO ürünü tavuk yetiştiriciğinde tamamlayıcı kreatin kaynağıdır. Kreatin eksikliğini telafi etmenin yanı sıra, CreAMINO  yumurta verimliliğini ve kuluçka kapasitesini arttırır ve embriyoların ölüm oranını azaltır.

Evonik, CreAMINO‘nun yanı sıra iki yıl önce Singapur’daki temel faaliyetlerinden biri olan dünya ölçeğinde bir metionin ( Metiyonin apolar bir aminoasit ve vücuttaki yağların metabolik olarak yakılmasını hızlandıran lipotropik bir moleküldür. İnsan vücudu tarafından sentezlenemediği için beslenme yoluyla dışarıdan temin edilmesi şart olan temel aminoasitlerden biridir.  ) üretim kompleksi kurdu. Kanatlı hayvan ve domuz için önemli bir amino asit olan Evonik’in metionini, hayvanların daha dengeli beslenmelerini sağlar. Evonik, hızla nüfus artışı ve Asya’da artan et tüketimi ile birlikte ikinci metionin kompleksi için Singapur’da inşaata başladı ve 2019’da faaliyete geçmesi bekleniyor.

Meinshausen, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ana düşüncelerimizin başında tutuyoruz” dedi. “Pazar ihtiyaçlarına zamanında cevap veriyoruz ve müşterilerin yenilikçi ürünler geliştirmesine yardımcı olacak çözümler sunmak için önemli yatırım yapıyoruz. Müşterileri yeni pazarlara girdikçe de destekliyoruz. ”

Otomotiv alanında da Evonik, Asya’daki lastik üreticilerini desteklemek için çöktürülmüş silis kapasitesini artırıyor.

Bu, 2014 yılında Tayland’daki çökeltilmiş silis üretim kapasitesinin genişlemesini de içeriyordu. Silis, kauçuk endüstrisi için takviye dolgu maddesi olarak kullanılır ve otomobil üreticileri bunu lastikteki yuvarlanma direncini önemli ölçüde azaltmak için uygular. Silika-silan kombinasyonu kullanan üreticiler, geleneksel yolcu lastiklerine kıyasla % 8 oranında yakıt tasarrufu sağlayan lastikler üretebilirler. Lastikler haricinde, preslenmiş silis hortumlarda, kayışlarda ve silindirlerde de kullanılır.

Kendini modern bir sanayi grubu olarak konumlandıran Evonik, müşterilerin ihtiyaçlarını yeni teknolojilerle daha yakın ve pürüzsüz bir şekilde entegre olmayı hedeflemektedir. En son dijital eğilimleri ve üretim yöntemlerini benimseyen şirket, müşterilerine sunduğu çözümlerin kullanım kolaylığını yönetmek için dijital elektronik sistemlerden yararlanmaktadır. Evonik, bölgede yaratıcılığı ortaya çıkaran ve yeniliği teşvik eden stratejik bilimsel ortaklıklar geliştirmek için endüstri oyuncularıyla, yerel üniversitelerle ve araştırma merkezleriyle de yakından çalışıyor.

Kaynak : South China Morning Post

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk buluşması olan LABSHOW 2017 Endüstriyel Laboratuvar Teknolojileri, Analitik ve Kalite Kontrol Test Çözümleri Fuarı, gördüğü yoğun ilgi ve katılım talepleriyle, önemli bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor…
Endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test çözümlerinde dünya markalarını İzmir’de buluşturacak olan LabShow 2017 Fuarı’nın satışına başlandı. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk fuarı olan ve 16-19 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek LabShow 2017, duyurusu yapıldığı andan itibaren büyük ilgiyle karşılandı.
Türkiye’nin sanayi merkezi; ekonomi, ticaret, turizm, kültür gibi konularda en önemli şehirlerinden olan İzmir’de düzenlenen LabShow 2017, bu yönüyle de önemli avantajlar sunuyor. Çünkü İzmir; merkezinde bulunduğu bölgede yer alan organize sanayi bölgeleri, entegre ve/ veya büyük üretim tesisleri, fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, Ar-Ge merkezleri vb. ile dikkat çekiyor.

Kimya, Petrokimya, Farmakoloji, Gıda, Tekstil, Madencilik, Mikrobiyoloji, Tarım, Otomotiv, İnşaat, Plastik, Çevre, Kozmetik, Enerji, Boya gibi birçok sektörün ortak noktası olan endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test cihazlarının bir arada sunulduğu,

LabShow 2017 Fuarı’nda yer alacak katılımcılar şöyle:

• Laboratuvar Projeleri,
• Tasarım ve Sistemleri Üretim ve Uygulamaları,
• Temel Laboratuvar Cihazları,
• Spektrofotometrik ve Kromotografik Analiz Cihazları,
• Kimyasal Test Cihazları,
• Optik İnceleme Cihazları,
• Mikroskop Teknolojileri,
• Analitik Test Cihazları,
• Laboratuvar Terazileri,
• Fiziksel Test Cihazları,
• Ölçüm Alet ve Teknolojileri,
• Laboratuvar Kimyasalları,
• Laboratuvar Plastik Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Porselen Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Cam Malzemeleri,
• Laboratuvar Metal Malzemeleri,
• Eğitim kurumları,
• Sektörel kuruluşlar,
• Sektörel yayınlar.

Fuar Hakkında Detaylı Bilgi İçin : http://www.labshow2017.com/

Fransa Tek Kullanımlık Plastik Ürünleri Yasakladı

Fransa Tek Kullanımlık Plastik Ürünleri Yasakladı. Fransa’da Yeşiller Partisi’nin meclise getirdiği ‘plastik kap kullanımı’ yasağı kabul edildi.

Yeşiller Partisi’nin meclise getirdiği ve 2020 yılında yürürlüğe girecek olan yasayla tek kullanımlık bardak, tabak, çatal, bıçak, kaşık gibi plastiklerin kullanımı ‘biyolojik materyalden yapılmadığı müddetçe’ (mısır nişastası veya patates nişastası karışımından yapılan “biyo-kaynaklı”) yasak olacak. Plastik yasağı ülkede, iklim değişikliğinin önüne geçilmesi için alınan önlemlerden birisi. İrlanda ve İtalya gibi ülkelerde de benzer yasaklar gündemde.

İngiliz Independent’ın haberine göre, çevrebilimciler yasağı desteklerken, bazı kesimler ise kararın Avrupa Birliği kurallarına aykırı olduğu görüşünde. Ülkemizde PAGEV’den yasaya itiraz var. Yavuz Eroğlu, PAGEV’in yanı sıra İcra Kurulu üyesi olduğu Avrupa Birliği Plastik Üreticileri Derneği (EUPC) olarak da Avrupa Komisyonuna 2020 yılında bu tebliğin uygulanmaması için gerekli yazılarla başvurduklarını ve görüşmeleri devam ettireceklerini söyledi.

Avrupalı paketleme üreticilerini temsil eden Brüksel merkezli bir organizasyon olan Pack2Go, yeni yasaya karşı geleceklerini söyledi ve bunun tüm kıtaya yayılmasından endişe duyduklarını belirtti. Fransa’da bu yıl süpermarketlerde plastik poşet kullanılması da yasaklanmıştı.

Dünya Çapında Plajlarda Bulunan Zararlı Kirleticiler

//e.infogr.am/js/embed.js?K9g

Kişi Başına Düşen Yıllık Plastik Torba Kullanımı

//e.infogr.am/js/embed.js?jGW

Kaynaklar : Hürriyet & Euronews & sciencealert

İngiltere’de Yeni Plastik Banknot Fabrikası Açılıyor

İngiltere’de Yeni Plastik Banknot Fabrikası Açılıyor. Cumbria, İngiltere merkezli yüksek performanslı film Üreticisi Innovia Films şirketi, gelecek hafta yeni plastik £5 (pound) üretimi için polimer substrat üretimi yapacak tesisini açacak. Innovia şirketinden yapılan açıklamada 7 Eylül’de grubun bir bölümünün yer aldığı, Wigton tesisinde polimer substratı üretecek. Gelecek yılın sonbaharında ise yeni plastik £ 10 pound Üretimine başlanacak.

Üretim plantına yaklaşık £ 40 m (€ 47.5m) yatırım yapıldığı bildirilmekte. Birçok devlet yetkilisininde açılışta yer alacak.

Eski İngiltere Başbakanı Sir Winston Churchill‘in görüntüsünü taşıyan yeni plastik 5 pound, 13 Eylül’de dolaşıma girecek.

Grup Avustralya’da 1988 yılında ilk plastik parayı başlattığından beri dünyanın tüm polimer banknotlarının % 99.9 yaptıklarını söylüyor.

İngiltere'de Yeni Plastik Banknot Fabrikası Açılıyor

Kaynak : plasticsnewseurope