9. Ulusal Analitik Kimya Kongresi 19-23 Eylül 2018 Tarihleri Arasında Konya’da Gerçekleştirilecek.

9. Ulusal Analitik Kimya Kongresi 19-23 Eylül 2018 Tarihleri Arasında Konya’da Gerçekleştirilecek. Tarihi milattan önce 7000’li yıllara dayanan Konya, insanlık tarihi açıdan önemli medeniyetlere sahne olmuş, oldukça zengin bir kültürün izlerini bağrında taşıyan, Mevlana gibi yetiştirdiği İslam büyükleri ile gönülleri fetheden, tarihi ipek yolunun ticaret ve konaklama merkezi olarak adeta bir müze şehir kimliğine sahip olan istisna bir şehirdir. Türk tarihinin en eski ve kıymetli eserlerini sinesinde barındıran, bir gönül diyarıdır Konya. Günümüz modern mimarisi, Mevlana Müzesi, Bilim Merkezi, Seksen binde Devr-i Alem Parkı, Kelebekler Vadisi, Çatalhöyük Antik Kenti ve tarihi 7000 yıl öncesine dayanan açık hava müzesi Sille’si ile gezilmesi, görülmesi, yaşanması gereken bir şehirdir Konya…

Kongre’nin içeriği, davetli konuşmalar, sözlü ve poster sunumlar, bilimsel ve sosyal aktivitelerden oluşacaktır.

Kongre konuları:

Analitik Kimya, Spektroskopik Analizler, Elektrokimyasal Analizler, Nanosensörler, Nanomateryaller, Elektrokimyasal Sensörler, Kimyasal Sensörler, Biyosensörler, Biyomateryaller, Materyallerin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri, Organik, İnorganik ve Elektrokimyasal Sentezler, Materyal Kimyası, Çevre Kimyası, Gıda Kimyası, Kemometri, Zirai Kimya, Jeokimya, Farmasötik Kimya, Enerji Kimyası, Arkeokimya, Su Kimyası, Petrokimya, Kimya Mühendisliği.

Kongre ile ilgili tüm genel bilgilere http://www.analitikkimya2018.com/ den ulaşabilirsiniz.

Kongre ile ilgili tüm sorularınızı bilgi@analitikkimya2018.com adresine iletebilirsiniz.

9.Ulusal Analitik Kimya Kongresi için önemli tarihler

Kongre Başlangıç: 19 Eylül 2018 Çarşamba

Kongre Bitiş: 23 Eylül 2018 Pazar

Bildiri Gönderme başlangıç: 15 Aralık 2017

Son Bildiri Gönderim Tarihi: 15 Temmuz 2018

Bildiri Kabullerinin İlanı: 30 Temmuz 2018

İndirimli Kayıt İçin Son Tarih: 30 Temmuz 2018

Chemlife dergisi 14. Sayıdan Alıntılanmıştır

Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik

Kimya Sektörünün Kimyasını Değiştirecek Yönetmelik. Türkiye’nin en çok ihracat yapan üçüncü sektörü olan kimya sanayisini yeni bir dönem bekliyor.

Türk kimya sanayisinin yüzde 27’sini temsil eden Kocaeli Sanayi Odası, kimya sektöründeki dengeleri değiştirmesi beklenen yeni yönetmelikleri tartışmak üzere Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’ni düzenledi. 14 Mayıs 2018 tarihinde The Green Park Pendik Hotel ve Kongre Merkezi’nde başlayan ve iki gün sürecek Sempozyum, mevzuat yapıcılar, denetçiler, firma sahipleri, sektör çalışanları, eğitimciler ve belgelendirme kuruluşlarını bir araya getirdi.

Kimya sanayi yeni yönetmelikle tanışıyor

Avrupa Birliği ülkelerinde büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve muhtemel kazaların insanlara ve çevreye olan zararlarının en aza indirme amacıyla hayata geçirilen SEVESO Direktifleri, Türkiye’de de en güncel haliyle uygulanmaya başlanacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, büyük endüstriyel kaza riskini milyonda bire düşürecek yeni yönetmelik taslağı üzerinde çalışmalarını tamamlamak üzere. Temmuz 2018’de güncellenmesi beklenen SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkındaki Yönetmelik, Türkiye’de başta petrokimya, plastik, boya, kozmetik ve yalıtım malzemeleri sektörleri için yeni bir dönem başlatacak. Proses Emniyeti Sempozyumu ve Sergisi’nde tartışılan bu yeni yönetmelik güncellendiğinde firmaları, birçok yaptırım bekliyor.

Firmalara maliyeti yüksek

Proses Emniyeti Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı ve Kocaeli Sanayi Odası Meclis Üyesi Hasan Şerefhan, açılış konuşmasında, Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan kimya sektörünün daha verimli koşullarda ilerlemesi, ülke güvenliği, çevrenin korunması ve her şeyden önce de insan sağlığı açısından sanayinin üzerine düşen yeni görevler bulunduğuna dikkat çekti.

Şerefhan, kimya sanayinin SEVESO Direktiflerine uyum sürecinde tüm proseslerini gözden geçirmek zorunda kalacağını ve bunun firmalara verimliliklerini ölçme ve gerekli iyileştirmeleri yapma fırsatı da sunacağını bildirdi. Büyük bir endüstriyel kazanın, firmanın kapanmasına kadar gidebilecek büyük yıkımlara neden olabileceğine de dikkat çeken Şerefhan, firmaların risklerini milyonda bire düşürmesinin yalnızca ülke için değil firmalar için de son derece kritik olduğuna dikkat çekti.

Artan rekabet koşullarında firmalar için SEVESO Direktiflerine uyum maliyetlerinin son derece yüksek olduğunun altını çizen Şerefhan, bu konuda Bakanlık yetkilileriyle sektörün üretim süreçlerinde bir aksama yaşanmaması adına neler yapılabileceğini ve teşvik desteğini müzakere ettiklerinin bilgisini paylaştı.

AB fonları yatırımlar için kullanılabilir

Kocaeli Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Çınar Ulusoy ise açılış konuşmasında sektör için son derece önemli olan böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan dolayı çok mutlu olduklarını belirtti. Kimya sanayinin yüzde 27’sinin Kocaeli’de faaliyet gösterdiğine dikkat çeken Ulusoy, SEVESO Direktifleri kapsamına giren en fazla firmanın bulunduğu ilin de Kocaeli olduğunu bildirdi. Ulusoy, ülke güvenliği açısından kritik önem taşıyan SEVESO Direktiflerinin uyumlaştırılması sürecinde firmaları bekleyen büyük yatırımlar olduğunu ifade ederek, bu konuda Avrupa Birliği fonlarının kullanılmasını ya da teşvik ve destek mekanizmasının devreye sokulmasını talep ettiklerinin altını çizdi. Ulusoy, bu yıl ilkini düzenlediklerini Proses Emniyeti Sempozyum ve Sergisi’ni geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini de açıkladı.

SEVESO Direktifleri Hakkında:

Büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için geliştirilen Seveso Direktifleri, 1976 yılında İtalya’nın Seveso kasabasında gerçekleşen kazanın ardından, Avrupa Birliği tarafından benzer kazaların önlenmesi ve kontrolü amacıyla kabul edildi. Ülkemizde de ilk olarak 2010 yılında yayımlanan ve 2013 yılında revize edilen, SEVESO Direktiflerini içeren Büyük Endüstriyel Kazaların Kontrolü Hakkında Yönetmelik, Temmuz 2018’de bir kez daha güncellenecek.

Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI

Sıradaki Mega Proje: PETROKİMYA YATIRIMLARI. Yerlileştirmenin sıradaki hedefinde kimya sektörünün odakta olması gerekliliğine dikkat çeken Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Yeni petrokimya yatırımının kamunun öncülüğünde hayata geçirilmesi gerekiyor” dedi.

Plastik Sanayicileri Derneği’nin (PAGDER) dönem başkanlığını yürüttüğü ve 36 kuruluştan temsilcilerin yer aldığı Kimya Sektör Platformu’nun (KSP) öncülüğünde gerçekleştirilen 9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası, 14-15 Şubat 2018 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirildi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Ali Çelik’in açılışını yaptığı programa Başbakanlık Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı Arda Ermut ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Müsteşar Yardımcısı Ramazan Yıldırım da iştirak etti.
Türkiye’de yeni petrokimya yatırımlarının değerlendirilmesi başlığı ile bir araya gelinen Şura’da PAGDER Başkanı Reha Gür; sanayinin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü artıracak projelerin başında yeni petrokimya yatırımları yer alıyor dedi.

Ortak Akıl: “Hemen, Şimdi Petrokimya Yatırımı”

Akademisyen, sivil toplum kuruluşu ve kamu kurumu temsilcilerinin iştirak ettiği Şura’da vakit kaybetmeden bir petrokimya tesisi yatırımının devreye alınması gerektiği vurgulandı. Kimya sektörünün yarattığı katma değerde sıçrama yapacak hamlenin petrokimya yatırımı olduğu ifade edilen Şura’da; ithalata bağımlığı azaltmak için, yüksek katma değerli ürünler için ve yüksek ölçekli istihdam için “hemen, şimdi petrokimya yatırımı” denildi.
Gür: “Avrupa kimya devlerin bahçesinde zeytin ağaçları var”

Kimya yatırımlarının en çevreci yatırımlardan biri olduğunu ifade eden Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) Başkanı Reha Gür, “Günümüz teknolojisi ile kimya yatırımlarının sürdürülebilirliğe en fazla katkı sağlayan yatırımlar olduğunu görüyoruz. Şuramızın da katılımcısı olan Avrupalı kimya devlerinin bahçesinde zeytin ağaçları olduğunu öğrendik. Dolayısıyla kurallara uygun yapılan üretim, çevreyi kirletmez. Hala eski teknoloji algısıyla kimya yatırımları değerlendirilemez. Kimya yatırımları ile dost olmayan sanayi gelişmez.”

40’tan fazla sektör yeni yatırımdan etkilenecek

Şura’da tek yatırımla 40’tan fazla sektörün olumlu etkilenmesinin sağlanabileceği ifade edildi. Yeni yatırımlar neticesinde mineral yağlar ve yakıtlar, plastik, kauçuk, kompozit mamuller, boya, kozmetik, ilaç ve eczacılık ürünleri, medikal ürünler, tekstil, otomotiv, beyaz eşya, elektronik, inşaat, telekomünikasyon gibi birçok sektörün girdisi yerli olarak tedarik edilecek.

9. Kimya Endüstrisi Gelişim Şurası’nda Dikkat Çeken Sonuçlar:

1. Yatırımın yeri konusu bir an önce çözülmeli. Alternatifler arası fizibilite çalışmalarının nihayete kavuşturulması çok önemli.
2. Altyapı yatırımı devlet tarafından yapılmalıdır.
3. Uluslararası bir limana sahip endüstri kompleksi meydana getirmeliyiz. Özel yönetime sahip olacak şekilde landlord modelini uygulayabiliriz.
4. Finansman için mevcut teşvik sistemi uygun değil. Petrokimya yatırımı milli bir proje ve milli projelerin finansman modeli de özel olmalı.
5. Finansman için Türkiye Varlık Fonu, halka arz, kalkınma bankası ortaklığı, yerli ortaklı yabancı yatırımcı gibi kaynaklar devreye alınabilir.
6. Yatırımcıyı çekecek sihir, mükemmel altyapıya sahip olunmasıdır. Petrokimya yatırımlarında belirleyici olan fiziki, hukuki, vergisel ve sosyal altyapının mükemmelliğidir. Yoksa hammaddeye sahip olmak değil.
7. Yatırımı engelleyen ÖTV’de düzenleme yapılmalıdır.
8. Türkiye’nin petrokimya yatırımının farkı lojistik erişimi olmalıdır.
9. Petrokimya yatırımı projesinde kümelenme modeli esas alınmalıdır. Ara girdi kimyasalları da üretebilmelidir.

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor. İlaç ve sağlık endüstrisinden kimya ve üretim endüstrilerine… Yaşam Bilimleri teknolojileri kapsamındaki uygulamalara donanım ve hizmet üreten bütün uzmanlar, konunun Türkiye’deki “teknoloji ve ihtisas fuarları grubunda” 2018 Nisan’ında biraraya geliyorlar. Son derece geniş bir sektörel alana yayılan ilaç, OTC, laboratuvar ve biyoteknoloji endüstrileri; temel araştırma-geliştirme faaliyetlerinden, ileri teknolojiyle üretilmiş son ürünlere kadar, en gelişmiş know-how ve uygulamaları ile sektör uzmanlarının karşısında olacaklar. Uzmanlar, analitik, laboratuvar, ilaç ve biyoteknoloji alanlarında eğitimden endüstriye, sağlıktan enerjiye, ürün geliştirmeden üretim proseslerine, Ar-Ge’den kalite kontrole, birbirinden farklı sektörel alanlar için geliştirdiği teknoloji ve bilgi birikimini fuarda çeşitli sergileme, etkinlik ve sunumlar ile aktaracaklar. ‘Yaşam Bilimleri Fuarları‘ konsepti ile Analytech 2018, Biotecnica 2018, PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018 Fuarları eşzamanlı düzenlenerek büyük bir sinerji oluşturacaklar: Yaşam Bilimlerinin, ilaç teknolojisinin, biyoteknolojik uygulamaların ve analiz/LAB sistemlerinin gelişmiş ürünlerini buluşturacak; bu alanda önemli bir ‘network’ işlevi görecek sektör etkinliğinde yerinizi almaya davet ediyoruz…

FUAR BROŞÜRÜNÜ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018

“LAB & Analitik”

Analytech 2018 sunumları ve sergilemeleri; laboratuvar ortamlarında araştırma, inceleme, proses ve kalite kontrol safhalarının tümü için ileri teknolojileri ve uzmanlık konularını kapsamakta. Endüstrinin birçok dalında analiz sistemleri, laboratuvar ortamlarının, üretim ve kontrol proseslerinin temel uygulamalarını oluşturuyor:

Sağlık, İlaç, Kimya, Petrokimya, Gıda, Tarım, Veterinerlik, Tekstil, Kozmetik, Enerji, Çevre, Madencilik, Otomotiv, Elektrik/Elektronik, Havacılık, Yapı ve üretim endüstrileri…

Endüstrilerin araştırma-geliştirme süreçlerinde ve ürün proseslerinde ileri analiz teknolojileri kullanılıyor. Bu teknolojiler, laboratuvar cihazları ve malzemeleri ile birlikte Analytech 2018 sunumlarında ilgili ihtisas grupları ile buluşacaklar.

“Biyoteknoloji”

Tıbbi ilaçlar üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinden sağlık hizmetleri sektörünün birçok ünitesine kadar son derece önemli ve geniş bir alanda biyoteknoloji, temel uygulamaları oluşturuyor. Modern ziraat ve tarımcılıkta uygulanan gelişmiş ürünler, verimliliği geliştirilmiş tohumlar, zirai kimyasallar, tarım ürünlerinde gen teknolojileri gibi birçok uygulama da biyoteknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektörü işaret ediyor. Üretim endüstrinin birçok dalındaki farklı sektörlerde de biyoteknoloji, laboratuvar ortamlarının ve üretim proseslerinin temel uygulamalarında kullanılıyor.

Biotecnica 2018 sergilemeleri ve sunumları fuarda, tüm sektörlerin araştırma-geliştirme ve üretim proses faaliyetlerinde bulunan uzmanlarını biraraya getirecek.

“Farmasötik” & “Nutrasötik”

İlaç ve besin-destek endüstrisinde etken madde ve bileşenlerden bitmiş ürün ve formülasyonlarına, endüstriyel ekipman ve teknolojiden üretim prosesleri ve hizmetlerine…

PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018, ilaç endüstrisinde faaliyet sürecinin üç temel ayağına yöneliyor:

Klinik araştırma;

Üretim ve teknoloji;

Ürün ve pazarlama.

Endüstrideki dört temel unsurun ise bir fuar ortamında tüm yönleri ile sektör uzmanlarına ve profesyonellerine entegre biçimde sunulmasını hedefliyor:

Etken madde ve bileşenler;

Bitmiş ürün ve formülasyonlar;

Üretim teknolojisi ve ekipmanı;

Sözleşmeli (Contract) üretim ve proses hizmetleri.

İlaç endüstrisinin tüm adımlarını birlikte ele alan; inovatif teknolojiler ile gelişmiş bir sunum ve ticaret platformunu oluşturacak fuar ve konferans bütününü ‘NEXT vurgusu ile geleceğe taşıyoruz.

Ziyaretçi  Profili ve Hedefler

Meslekler… Uzmanlık alanları…

Endüstriyel Analiz uzmanları,  Laboratuvar yönetim ve teknik uzmanları,  Biyoteknoloji, Biyoanaliz, Biyoenformatik uzmanları,  Kalite kontrol laboratuvarları,  Ar-Ge yöneticileri ve profesyonelleri,  Üretim /proses uzmanları,  Biyomedikal uzmanları/mühendisleri,  Kimya ve biyokimya uzmanları,  Mikrobiyoloji, moleküler biyoloji uzmanları,  Doktorlar, Mühendisler, Teknisyenler, Akademisyenler,  Farmakologlar,  Diyetisyenler,  Sağlık hizmetleri uzmanları,  Kalite kontrol uzmanları,  Tesis yöneticileri

Sektörler,  Endüstriler…

Analiz Laboratuvarları,  Medikal Laboratuvarlar,  Medikal teknoloji endüstrisi,  Sağlık tesisleri,  Klinik diagnostik,  İlaç endüstrisi,  Tarım endüstrisi,  Gıda endüstrisi,  Veterinerlik,  Kimya endüstrisi,  Çevre, Su & Atıksu endüstrisi,  Petrokimya endüstrisi,  Madencilik endüstrisi,  Enerji sektörü,  Elektrik & Elektronik endüstrisi,  Çimento endüstrisi,  Otomotiv endüstrisi,  Adli tıp/araştırma uygulamaları,  Kozmetik endüstrisi,  Tekstil endüstrisi,  Yapı endüstrisi,  Üretim endüstrisi,  Havacılık ve Uzay endüstrisi,  Ar-Ge tesisleri,  Laboratuvar cihaz ve malzeme dağıtım-satış sektörü

Kamu Kuruluşları…  

Üniversiteler  İlgili Bakanlıklar,  Hastaneler,  Halk sağlığı laboratuvarları  Tahlil kurumları

Petrokimya Devi LyondellBasell, Dünyanın En Büyük Propilen Oksit Tesisi Kuracak

Petrokimya Devi LyondellBasell, Dünyanın En Büyük Propilen Oksit Tesisi Kuracak. LyondellBasell, Teksas, ABD’de dünyanın en büyük propilen oksit ve tersiyer bütil alkol tesisini inşa etmek için 2.4 milyar dolar harcayacak.

2021 yılına kadar sürecek olan bu tesis petrokimya devinin şimdiye kadarki tek en büyük sermaye yatırımı olacak.

Propilen oksit, poliüretan (yatak takımları ve yapı malzemeleri köpüklerinin önemli bir bileşenidir), reçineler ve yüzey aktif cisimleri üretmek için kullanılan bir kimyasal ara maddedir. Tersiyer butil alkol, propilen oksidin sentezlenmesinin bir yan ürünüdür ve benzine katılmak suretiyle daha verimli yanma için eter esaslı oksi yakıtlara rafine edilir.

LyondellBasell CEO’su Bob Patel, “Bu dünya ölçeğindeki proje, hissedarlarımıza gerçek ve uzun vadeli değer yaratırken, hem üretanlara, hem de daha temiz yakıcı oksi yakıtlara yönelik artan küresel talebi karşılamak üzere tasarlanmış büyüme stratejimizin kilit bir parçası” dedi.

İnşaatın 2018 yılının ikinci yarısında başlaması bekleniyor. LyondellBasell, tesisin her yıl 470.000 ton propilen oksit ve 1 milyon ton tersiyer bütil alkol üreteceğini öngörüyor.

Kaynak : chemistryworld

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk buluşması olan LABSHOW 2017 Endüstriyel Laboratuvar Teknolojileri, Analitik ve Kalite Kontrol Test Çözümleri Fuarı, gördüğü yoğun ilgi ve katılım talepleriyle, önemli bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor…
Endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test çözümlerinde dünya markalarını İzmir’de buluşturacak olan LabShow 2017 Fuarı’nın satışına başlandı. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk fuarı olan ve 16-19 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek LabShow 2017, duyurusu yapıldığı andan itibaren büyük ilgiyle karşılandı.
Türkiye’nin sanayi merkezi; ekonomi, ticaret, turizm, kültür gibi konularda en önemli şehirlerinden olan İzmir’de düzenlenen LabShow 2017, bu yönüyle de önemli avantajlar sunuyor. Çünkü İzmir; merkezinde bulunduğu bölgede yer alan organize sanayi bölgeleri, entegre ve/ veya büyük üretim tesisleri, fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, Ar-Ge merkezleri vb. ile dikkat çekiyor.

Kimya, Petrokimya, Farmakoloji, Gıda, Tekstil, Madencilik, Mikrobiyoloji, Tarım, Otomotiv, İnşaat, Plastik, Çevre, Kozmetik, Enerji, Boya gibi birçok sektörün ortak noktası olan endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test cihazlarının bir arada sunulduğu,

LabShow 2017 Fuarı’nda yer alacak katılımcılar şöyle:

• Laboratuvar Projeleri,
• Tasarım ve Sistemleri Üretim ve Uygulamaları,
• Temel Laboratuvar Cihazları,
• Spektrofotometrik ve Kromotografik Analiz Cihazları,
• Kimyasal Test Cihazları,
• Optik İnceleme Cihazları,
• Mikroskop Teknolojileri,
• Analitik Test Cihazları,
• Laboratuvar Terazileri,
• Fiziksel Test Cihazları,
• Ölçüm Alet ve Teknolojileri,
• Laboratuvar Kimyasalları,
• Laboratuvar Plastik Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Porselen Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Cam Malzemeleri,
• Laboratuvar Metal Malzemeleri,
• Eğitim kurumları,
• Sektörel kuruluşlar,
• Sektörel yayınlar.

Fuar Hakkında Detaylı Bilgi İçin : http://www.labshow2017.com/

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı

İKMİB, Kimya İhracatının 2017-2023 Yılları Arasındaki Yol Haritasını Çıkardı. Kimya sektörünün ihracat hedeflerine liderlik eden İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), ihracatın 2017-2023 yıllarına dair rotasını belirlemek üzere A.T. Kearney işbirliğiyle önemli bir çalışmaya imza attı.

Yılı yaklaşık 15 milyar dolarlık ihracatla kapatacak olan kimya sektörü, 2017 yılında ihracat hedefini 15,5 milyar dolar olarak belirledi. Diğer taraftan sektörün 2023 hedefi olan 50 milyar dolar ihracata ulaşması için ihracatın her yıl yüzde 20 artması gerekiyor. İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamülleri İhracatçıları Birliği (İKMİB), bu raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatına ivme kazandıracak 10 adımlık stratejisini açıkladı. AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının Türkiye lehine güncellenmesi, hammadde tedarikinin yeni formüllerle garantiye alınması, spesifik özel kimyasallara yatırım, sektörel kümelenme, Ar-Ge’de ölçek sinerjisi bu adımlardan bazılarını oluşturuyor.

Plastikten kozmetiğe, kauçuktan boya sektörüne kadar birçok alanda Türkiye ekonomisi için kritik bir öneme sahip olan kimya sektörü neredeyse tüm sektörlere hammadde ve ara malı temin eden yönüyle Türkiye sanayinin nabzını tutuyor. Üretim, ihracat ve yarattığı istihdam ile ülke ekonomisine sağladığı katkıyı her yıl artıran kimya sektörü, katma değer yaratma potansiyelinin yüksekliği ile stratejik sektörler arasında yer alıyor.

Kimya sanayinin Türkiye’deki durumuna ışık tutan, riskleri ve fırsatları ortaya koyan İKMİB “Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü İhracat Büyüme Stratejisi Raporu” sektörün 2023’e kadar olan yol haritasını çıkardı.

Mevcut koşullarda 2023 ihracat hedefinin altında olan kimyanın yer yıl yüzde 20 ihracat artışı yakalaması gerekiyor. Uluslararası danışmanlık şirketi A.T. Kearney işbirliği ile hazırlanan raporun çıktıları doğrultusunda kimya ihracatının izlemesi gereken stratejileri açıklayan İKMİB Yönetim Kurulu Başkanı Murat Akyüz, yüksek oranda ithalatla gerçekleşen hammadde tedarikinin güvence altına alınması için yeni formüller gerektiğini, spesifik ürünlere yatırımın ise şart olduğunu vurguladı.

Türkiye aleyhine işleyen AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının yeniden ele alınması ve ikili anlaşmalarda Türkiye’nin de taraf olması gerektiğinin altını çizen Murat Akyüz, şunları söyledi: “Kimya sanayinin içinde bulunduğu durumun analizini yapan rapor, mevcut tabloyu objektif biçimde ortaya koyuyor. Raporun çıktılarını değerlendirdiğimizde kimya sektörü için hedeflediğimiz ihracat rakamlarına ulaşmak için 10 adımdan oluşan bir stratejinin uygulanması gerektiğini görüyoruz. AB ile Gümrük Birliği Anlaşmasının bir an önce güncellenmesi ve ihracatçımız aleyhine işleyen ikili STA anlaşmalarında Türkiye’nin de mutlaka taraf olması gerekiyor. Bir diğer önemli çıktı ise kimyanın var olan üretim modellerini yeniden gözden geçirmesi ve katma değeri yüksek spesifik özel kimyasalların üretimine yönelmesi. İhracatçılarımızın rekabetçiliğini azaltan yüksek enerji maliyetlerinin de düşürülmesi lazım. Kimya sektörünün bir türlü çözüme kavuşturulamayan sektörel kümelenme ihtiyacı da bir kez daha karşımıza çıkıyor.

Ayrıca kimya sektörünün hammaddede dışa bağımlılığı giderek artıyor. Petrokimyada yeni yatırımların gerçekleşmesi yakın zamanda mümkün görünmediğinden hammadde tedarikini güvence altına alacak yeni formüllere ihtiyaç duyuyoruz. Dış ticaret açığının 40 milyar dolara ulaştığı kimyanın girdi güvenliğini yurtdışında satın alma ya da ortaklıklarla sağlaması bu formüllerden biri. Ar-Ge‘de ölçek sinerjisinin yaratılması, katma değerin artırılması, müşteriye özel ürün geliştirme ve ihraç pazarlarında inovasyonun ticarileştirilmesi ise önümüzdeki yıllara yönelik izlememiz gereken diğer stratejiler olarak öne çıkıyor.”

Türkiye Kimyevi Maddeler Sektörü Yol Haritası
2017 – 2023

1-AB ile Gümrük Birliği anlaşmasının revize edilmesi (İkili anlaşmalarda Türkiye de taraf olsun)
2-Katma değeri yüksek spesifik ürünlere odaklanılması
3-Sanayicinin üzerindeki en büyük yüklerden enerji maliyetlerinin düşürülmesi
4-Rekabetçilik için sektörel kümelerin kurulması
5-Girdide güvenliğin ve rekabetçiliğin garantiye alınması
6-Teknolojik yetkinlik geliştirme ekosisteminin iyileştirilmesi
7-Ar-Ge’de ölçek sinerjisinin yaratılması
8-Katma değerin artırılması ve hizmetlerin iyileştirilmesi
9-Müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi
10-İhracat yapılan pazarlarda inovasyonların ticarileşmesinin en üst seviyeye çıkarılması

Kaynak : Haberler