“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor

“Yaşam Bilimleri Fuarları 2018” İlaç, OTC, Laboratuvar ve Biyoteknoloji Endüstrileri Bu Fuarlarda Buluşuyor. İlaç ve sağlık endüstrisinden kimya ve üretim endüstrilerine… Yaşam Bilimleri teknolojileri kapsamındaki uygulamalara donanım ve hizmet üreten bütün uzmanlar, konunun Türkiye’deki “teknoloji ve ihtisas fuarları grubunda” 2018 Nisan’ında biraraya geliyorlar. Son derece geniş bir sektörel alana yayılan ilaç, OTC, laboratuvar ve biyoteknoloji endüstrileri; temel araştırma-geliştirme faaliyetlerinden, ileri teknolojiyle üretilmiş son ürünlere kadar, en gelişmiş know-how ve uygulamaları ile sektör uzmanlarının karşısında olacaklar. Uzmanlar, analitik, laboratuvar, ilaç ve biyoteknoloji alanlarında eğitimden endüstriye, sağlıktan enerjiye, ürün geliştirmeden üretim proseslerine, Ar-Ge’den kalite kontrole, birbirinden farklı sektörel alanlar için geliştirdiği teknoloji ve bilgi birikimini fuarda çeşitli sergileme, etkinlik ve sunumlar ile aktaracaklar. ‘Yaşam Bilimleri Fuarları‘ konsepti ile Analytech 2018, Biotecnica 2018, PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018 Fuarları eşzamanlı düzenlenerek büyük bir sinerji oluşturacaklar: Yaşam Bilimlerinin, ilaç teknolojisinin, biyoteknolojik uygulamaların ve analiz/LAB sistemlerinin gelişmiş ürünlerini buluşturacak; bu alanda önemli bir ‘network’ işlevi görecek sektör etkinliğinde yerinizi almaya davet ediyoruz…

FUAR BROŞÜRÜNÜ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ…

Yaşam Bilimleri Fuarları 2018

“LAB & Analitik”

Analytech 2018 sunumları ve sergilemeleri; laboratuvar ortamlarında araştırma, inceleme, proses ve kalite kontrol safhalarının tümü için ileri teknolojileri ve uzmanlık konularını kapsamakta. Endüstrinin birçok dalında analiz sistemleri, laboratuvar ortamlarının, üretim ve kontrol proseslerinin temel uygulamalarını oluşturuyor:

Sağlık, İlaç, Kimya, Petrokimya, Gıda, Tarım, Veterinerlik, Tekstil, Kozmetik, Enerji, Çevre, Madencilik, Otomotiv, Elektrik/Elektronik, Havacılık, Yapı ve üretim endüstrileri…

Endüstrilerin araştırma-geliştirme süreçlerinde ve ürün proseslerinde ileri analiz teknolojileri kullanılıyor. Bu teknolojiler, laboratuvar cihazları ve malzemeleri ile birlikte Analytech 2018 sunumlarında ilgili ihtisas grupları ile buluşacaklar.

“Biyoteknoloji”

Tıbbi ilaçlar üretimi ve Ar-Ge faaliyetlerinden sağlık hizmetleri sektörünün birçok ünitesine kadar son derece önemli ve geniş bir alanda biyoteknoloji, temel uygulamaları oluşturuyor. Modern ziraat ve tarımcılıkta uygulanan gelişmiş ürünler, verimliliği geliştirilmiş tohumlar, zirai kimyasallar, tarım ürünlerinde gen teknolojileri gibi birçok uygulama da biyoteknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bir sektörü işaret ediyor. Üretim endüstrinin birçok dalındaki farklı sektörlerde de biyoteknoloji, laboratuvar ortamlarının ve üretim proseslerinin temel uygulamalarında kullanılıyor.

Biotecnica 2018 sergilemeleri ve sunumları fuarda, tüm sektörlerin araştırma-geliştirme ve üretim proses faaliyetlerinde bulunan uzmanlarını biraraya getirecek.

“Farmasötik” & “Nutrasötik”

İlaç ve besin-destek endüstrisinde etken madde ve bileşenlerden bitmiş ürün ve formülasyonlarına, endüstriyel ekipman ve teknolojiden üretim prosesleri ve hizmetlerine…

PharmaNEXT 2018 ve OTCWorld 2018, ilaç endüstrisinde faaliyet sürecinin üç temel ayağına yöneliyor:

Klinik araştırma;

Üretim ve teknoloji;

Ürün ve pazarlama.

Endüstrideki dört temel unsurun ise bir fuar ortamında tüm yönleri ile sektör uzmanlarına ve profesyonellerine entegre biçimde sunulmasını hedefliyor:

Etken madde ve bileşenler;

Bitmiş ürün ve formülasyonlar;

Üretim teknolojisi ve ekipmanı;

Sözleşmeli (Contract) üretim ve proses hizmetleri.

İlaç endüstrisinin tüm adımlarını birlikte ele alan; inovatif teknolojiler ile gelişmiş bir sunum ve ticaret platformunu oluşturacak fuar ve konferans bütününü ‘NEXT vurgusu ile geleceğe taşıyoruz.

Ziyaretçi  Profili ve Hedefler

Meslekler… Uzmanlık alanları…

Endüstriyel Analiz uzmanları,  Laboratuvar yönetim ve teknik uzmanları,  Biyoteknoloji, Biyoanaliz, Biyoenformatik uzmanları,  Kalite kontrol laboratuvarları,  Ar-Ge yöneticileri ve profesyonelleri,  Üretim /proses uzmanları,  Biyomedikal uzmanları/mühendisleri,  Kimya ve biyokimya uzmanları,  Mikrobiyoloji, moleküler biyoloji uzmanları,  Doktorlar, Mühendisler, Teknisyenler, Akademisyenler,  Farmakologlar,  Diyetisyenler,  Sağlık hizmetleri uzmanları,  Kalite kontrol uzmanları,  Tesis yöneticileri

Sektörler,  Endüstriler…

Analiz Laboratuvarları,  Medikal Laboratuvarlar,  Medikal teknoloji endüstrisi,  Sağlık tesisleri,  Klinik diagnostik,  İlaç endüstrisi,  Tarım endüstrisi,  Gıda endüstrisi,  Veterinerlik,  Kimya endüstrisi,  Çevre, Su & Atıksu endüstrisi,  Petrokimya endüstrisi,  Madencilik endüstrisi,  Enerji sektörü,  Elektrik & Elektronik endüstrisi,  Çimento endüstrisi,  Otomotiv endüstrisi,  Adli tıp/araştırma uygulamaları,  Kozmetik endüstrisi,  Tekstil endüstrisi,  Yapı endüstrisi,  Üretim endüstrisi,  Havacılık ve Uzay endüstrisi,  Ar-Ge tesisleri,  Laboratuvar cihaz ve malzeme dağıtım-satış sektörü

Kamu Kuruluşları…  

Üniversiteler  İlgili Bakanlıklar,  Hastaneler,  Halk sağlığı laboratuvarları  Tahlil kurumları

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor

Kimya Devi Evonik, Şirketleri Geleceğin Teknolojilerine Hazırlıyor. Dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerin bazılarına ev sahipliği yapan Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi, gelişmekte olan tüketici ihtiyaçları, kimyasal üretim ve endüstriyel yeniliklerle hareketliliğine hızla devam ediyor. Bu gelişen piyasalarda şirketler, kendilerine rekabet gücü kazandıran ürünler için sürekli arayış içindeler.

Kıt hammadde, iklim değişikliği ve şehirleşme gibi zorluklarla karşılaşan şirketlerin, geleceğin ürünlerini yaratmalarında onlara yardımcı olacak dinamik ve güvenilir bir ortağa ihtiyaçları vardır ve Evonik en güçlü ortaktır.

Evonik Güneydoğu Asya, Avustralya ve Yeni Zelanda bölgesi sorumlusu Peter Meinshausen, “Yenilikler her geçen gün Asya’da büyüyor ve talep artışı Asya müşterileri tarafından sağlandığından küresel kapasitemizi bölgedeki müşterilerimizi mutlu etmek için güçlendik” diyor. “Farklı ekonomilerdeki gelişmeler ve ihtiyaçlar eylemlerimizi yönlendiriyor.”

Evonik, 150 yıllık bir Alman endüstriyel mirasına güveniyor ve otomotiv, tarım, inşaat, beslenme, gıda, yem, plastik, elektronik, sağlık ve ilaç gibi çok çeşitli endüstrilere özel olarak hazırlanmış kimyasal ürünler ve çözümler sunuyor. Özel kimyasal üretim alanında küresel bir öncü olan Evonik, sürdürülebilir kalkınma süreçlerini savunan ve rehberlik görevini üstlenen, müşterilerini üst düzey endüstri oyuncuları olarak konumlandırmaya yardımcı olan çözümler sunmaktadır.

Örnek olarak Evonik’in gelişmiş hayvansal beslenme sektörü için gerekli amino asitleri geliştirmesini verebiliriz. Evonik 60 yılı aşkın bir süredir yem sanayi için güvenilir bir ortak olmuştur. Örneğin, şirketin CreAMINO ürünü tavuk yetiştiriciğinde tamamlayıcı kreatin kaynağıdır. Kreatin eksikliğini telafi etmenin yanı sıra, CreAMINO  yumurta verimliliğini ve kuluçka kapasitesini arttırır ve embriyoların ölüm oranını azaltır.

Evonik, CreAMINO‘nun yanı sıra iki yıl önce Singapur’daki temel faaliyetlerinden biri olan dünya ölçeğinde bir metionin ( Metiyonin apolar bir aminoasit ve vücuttaki yağların metabolik olarak yakılmasını hızlandıran lipotropik bir moleküldür. İnsan vücudu tarafından sentezlenemediği için beslenme yoluyla dışarıdan temin edilmesi şart olan temel aminoasitlerden biridir.  ) üretim kompleksi kurdu. Kanatlı hayvan ve domuz için önemli bir amino asit olan Evonik’in metionini, hayvanların daha dengeli beslenmelerini sağlar. Evonik, hızla nüfus artışı ve Asya’da artan et tüketimi ile birlikte ikinci metionin kompleksi için Singapur’da inşaata başladı ve 2019’da faaliyete geçmesi bekleniyor.

Meinshausen, “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ana düşüncelerimizin başında tutuyoruz” dedi. “Pazar ihtiyaçlarına zamanında cevap veriyoruz ve müşterilerin yenilikçi ürünler geliştirmesine yardımcı olacak çözümler sunmak için önemli yatırım yapıyoruz. Müşterileri yeni pazarlara girdikçe de destekliyoruz. ”

Otomotiv alanında da Evonik, Asya’daki lastik üreticilerini desteklemek için çöktürülmüş silis kapasitesini artırıyor.

Bu, 2014 yılında Tayland’daki çökeltilmiş silis üretim kapasitesinin genişlemesini de içeriyordu. Silis, kauçuk endüstrisi için takviye dolgu maddesi olarak kullanılır ve otomobil üreticileri bunu lastikteki yuvarlanma direncini önemli ölçüde azaltmak için uygular. Silika-silan kombinasyonu kullanan üreticiler, geleneksel yolcu lastiklerine kıyasla % 8 oranında yakıt tasarrufu sağlayan lastikler üretebilirler. Lastikler haricinde, preslenmiş silis hortumlarda, kayışlarda ve silindirlerde de kullanılır.

Kendini modern bir sanayi grubu olarak konumlandıran Evonik, müşterilerin ihtiyaçlarını yeni teknolojilerle daha yakın ve pürüzsüz bir şekilde entegre olmayı hedeflemektedir. En son dijital eğilimleri ve üretim yöntemlerini benimseyen şirket, müşterilerine sunduğu çözümlerin kullanım kolaylığını yönetmek için dijital elektronik sistemlerden yararlanmaktadır. Evonik, bölgede yaratıcılığı ortaya çıkaran ve yeniliği teşvik eden stratejik bilimsel ortaklıklar geliştirmek için endüstri oyuncularıyla, yerel üniversitelerle ve araştırma merkezleriyle de yakından çalışıyor.

Kaynak : South China Morning Post

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor

LABSHOW 2017 Fuarı, Laboratuvar Teknolojilerinin Dünya Markalarını İzmir’de Buluşturuyor. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk buluşması olan LABSHOW 2017 Endüstriyel Laboratuvar Teknolojileri, Analitik ve Kalite Kontrol Test Çözümleri Fuarı, gördüğü yoğun ilgi ve katılım talepleriyle, önemli bir başarıya imza atmaya hazırlanıyor…
Endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test çözümlerinde dünya markalarını İzmir’de buluşturacak olan LabShow 2017 Fuarı’nın satışına başlandı. Türkiye’nin konusunda en kapsamlı ve ilk fuarı olan ve 16-19 Kasım 2017 tarihlerinde gerçekleştirilecek LabShow 2017, duyurusu yapıldığı andan itibaren büyük ilgiyle karşılandı.
Türkiye’nin sanayi merkezi; ekonomi, ticaret, turizm, kültür gibi konularda en önemli şehirlerinden olan İzmir’de düzenlenen LabShow 2017, bu yönüyle de önemli avantajlar sunuyor. Çünkü İzmir; merkezinde bulunduğu bölgede yer alan organize sanayi bölgeleri, entegre ve/ veya büyük üretim tesisleri, fabrikalar, üniversiteler, laboratuvarlar, Ar-Ge merkezleri vb. ile dikkat çekiyor.

Kimya, Petrokimya, Farmakoloji, Gıda, Tekstil, Madencilik, Mikrobiyoloji, Tarım, Otomotiv, İnşaat, Plastik, Çevre, Kozmetik, Enerji, Boya gibi birçok sektörün ortak noktası olan endüstriyel laboratuvar teknolojileri, analitik ve kalite kontrol test cihazlarının bir arada sunulduğu,

LabShow 2017 Fuarı’nda yer alacak katılımcılar şöyle:

• Laboratuvar Projeleri,
• Tasarım ve Sistemleri Üretim ve Uygulamaları,
• Temel Laboratuvar Cihazları,
• Spektrofotometrik ve Kromotografik Analiz Cihazları,
• Kimyasal Test Cihazları,
• Optik İnceleme Cihazları,
• Mikroskop Teknolojileri,
• Analitik Test Cihazları,
• Laboratuvar Terazileri,
• Fiziksel Test Cihazları,
• Ölçüm Alet ve Teknolojileri,
• Laboratuvar Kimyasalları,
• Laboratuvar Plastik Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Porselen Sarf Malzemeleri,
• Laboratuvar Cam Malzemeleri,
• Laboratuvar Metal Malzemeleri,
• Eğitim kurumları,
• Sektörel kuruluşlar,
• Sektörel yayınlar.

Fuar Hakkında Detaylı Bilgi İçin : http://www.labshow2017.com/

Petkim, Mühendislik Plastikleri ve İleri Teknoloji Kimyasalları İçin Yeni Bir Şirket Kurdu

Petkim, Mühendislik Plastikleri ve İleri Teknoloji Kimyasalları İçin Yeni Bir Şirket Kurdu. 60’a yakın petrokimyasal hammadde üreten Petkim, mühendislik plastikleri ve ileri teknoloji kimyasalları için yeni bir şirket kurdu.
Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut, 24 bin ton kapasiteye sahip olacak Petkim Specialities’in Türkiye’de ağırlıklı olarak ithalat yoluyla karşılanan ve ambalaj, plastik, otomotiv, savunma, medikal, bilgi teknolojileri gibi sektörlere hitap eden katma değeri yüksek ürünlerde uzmanlaşacağını söyledi.

Türkiye’nin petrokimyasal hammadde üreticisi Petkim Petrokimya Holding A.Ş. ileri mühendislik plastikleri ve ileri teknoloji kimyasalları üretimine yönelik Petkim Specialities şirketini kurdu. Petkim’in %100 iştiraki olan Petkim Specialities Mühendislik Plastikleri Sanayi ve Ticaret A.Ş., 24 bin ton kapasiteyle Türkiye’de ağırlıklı olarak ithalat yoluyla karşılanan ve ambalaj, plastik, otomotiv, savunma, medikal, bilgi teknolojileri gibi sektörlere yönelik üretilecek katma değeri yüksek (masterbatch, compound) ürünler konusunda uzmanlaşacak.

Petkim Genel Müdürü Sadettin Korkut, yeni şirket için mevcut yatırımlara ek 5 milyon dolar yatırım yapılacağını kaydetti. Petkim bünyesinde 14 bin ton üretim kapasitesiyle yer alan Plastik İşleme Fabrikası varlıklarının da Petkim Specialities’de kullanılacağını ifade eden Korkut, bu kapasiteye ek olarak, 10 bin ton kapasiteli yeni makine ekipman temin edilerek Petkim Specialities‘in kapasitesinin 24 bin tona ulaşacağını dile getirdi.

50 yıllık bilgi birikimi ve tecrübeli insan kaynağına sahip Petkim’in son dönemde kapasite artışının yanı sıra katma değerli ürünlere odaklandığını belirten Sadettin Korkut, bunu farklı alanlarda büyüme stratejisiyle bir araya getirdiklerini söyledi. 2016 yılı başında işletmeciye teslim edilip hizmet vermeye başlayacak olan ve toplam yatırımı 400 milyon dolara ulaşan Petlim (Petkim Konteyner Limanı)’in de Petkim’e değer katan işlerden biri olduğunu hatırlatan Korkut, “Petkim Specialities’i de bu şekilde bağımsız bir yapı olarak kurguluyoruz. Buradan sağlayacağımız değer Petkim’in toplam gelir ve EBITDA artışını çeşitlendirecek. Hedefimiz müşteriden gelecek taleplere en hızlı şekilde cevap verebilecek çözümler üretebilecek bir yapı oluşması. Şirket hammadde olarak kendi ürünlerimizi de kullanıp değeri yüksek özel ürünlere dönüştürecek. Arge ve ileri teknoloji isteyen ürünler ortaya çıkacak.” dedi.

Petrokimyada geleneksel ürünlerden özel ürünlere geçişin öne çıktığını kaydeden Korkut, özel malzemelerin ambalaj, plastik, otomotiv, savunma, medikal, bilgi teknolojileri gibi sektörlerde kullanıldığını dile getirdi. Türkiye’de 17 milyar dolara ulaşan plastik sektörü içinde mühendislik plastiklerinin yüzde 4-5 paya sahip olduğunu anlatan Korkut, “Dünyada bu alanda büyük oyuncular var. Türkiye pazarında ağırlığı ithal ürünler alıyor. Güçlü bir yapıya sahip Petkim’in yerli üretici olarak bu pazarda yer alması bu yönüyle önem taşıyor. Toplam 15 fabrikamızdaki üretimimizde olduğu gibi burada da sanayicilerimiz için tedarik güvenliği, sürekliliği, yenilikçilik, ürün ve hizmet kalitesi önceliğimiz olacak.” ifadelerini kullandı.

Petkim, Mühendislik Plastikleri ve İleri Teknoloji Kimyasalları İçin Yeni Bir Şirket Kurdu

Kaynak : PETKİM

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye’de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği. Kompozit sanayi dünya ölçeğinde, geçen 30 yıl içerisinde global ekonomik büyüme ve anahtar sektörlere (bina ve inşaat, rüzgar enerjisi, uzay ve havacılık, otomotiv vb.) daha fazla nüfuz etme becerisine dayanarak uzun süreli bir gelişme göstermiştir.

Bugün gelinen noktada kompozit malzeme pazarı dünya ölçeğinde 60 milyar Avro ve 8 milyon tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. 2002 ve 2012 yılları arasında kompozit pazarı dünya ölçeğinde işlenmiş son ürün olarak yılda değer olarak %4-5, hacim olarak ise %3 büyüme göstermiştir.

Kompozit sanayiinin önümüzdeki 5 yıl sürecinde değer olarak %5’lik, hacim olarak ise %4’lük bir büyüme göstermesi beklenmektedir. Bu arada Kuzey Amerika ve Avrupa’nın %56 olan pazar payının %50’ye gerileyeceği, Asya’nın Pazar payının ise %37’den %43’e çıkacağı tahmin edilmektedir.

Türkiye kompozit sektörü dünyadaki global ekonomik gelişmeler paralelinde ve son on yıllık siyasi istikrarın da etkisi ile diğer sektörlerde olduğu gibi hızlı ve uzun soluklu bir gelişme göstermiştir.

Bugün gelinen noktada Türkiye kompozit malzeme pazarı 1,225 milyar Avro ve 245.000 tonluk bir hacme ulaşmış bulunmaktadır. Kompozit sektörü tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ikame malzemelerden pay alarak büyümektedir. Kompozit sektörü Türkiye’de, Avrupa ve dünya büyüme oranının üzerinde bir büyüme göstermektedir. Geçtiğimiz yıllarda dönemin ekonomik durumuna bağlı olarak Türkiye’de %8-%12 arası bir büyüme görülmüştür. Son yıllarda ise yaşanan ekonomik istikrar paralelinde %9-%10 arasında bir büyüme izlenmektedir.

Bugün Türkiye kompozit sektörü orta ve büyük ölçekli 150- 200 şirket, kısmen kompozit işi yapan 700-800 şirket, yaklaşık 5000 çalışanı ile yıllık 245 bin ton toplam üretimi ile 1,225 milyar Avro’luk bir değer üreten sektör konumundadır.

Dünyada Kompozit Uygulamaların Gelişimi Ne Şekilde Devam Ediyor?
Kompozit pazarı hacimsel olarak Çin’in ekonomik gelişmesine paralel olarak en fazla bu ülkede gelişme göstermiştir. Uzay ve Havacılık sektörünün kompozit kullanım oranı hızlı bir artış göstermiştir. Rüzgâr enerjisinin kompozit kullanımındaki hızlı artış bu sektörü kompozit sektörleri içerisinde üst sıralara taşımıştır. Termoplastiklerin gelişme hızı termosetlere oranla daha fazla olmuş ve termoplastikler toplam kompozit pazarı içerisindeki paylarını arttırmayı başarmışlardır. Enjeksiyon proseslerinin, el yatırmasına olan oranı her geçen gün artmış ve el yatırması teknikleri daha ziyade büyük parçaların üretimleri ile sınırlı kalmaya başlamıştır.
1. Kompozit sektörünün büyümesi genellikle global ekonomik büyümenin üzerinde seyretmektedir. Önümüzdeki dönemde de bu durum geçerliliğini koruyacaktır.

2. Kompozit sektörünün gelecek 5 yılda %4’lük bir büyüme ile 10 milyon tonluk bir hacme ulaşması öngörülmektedir. Bu gelişme;
• Kuzey Amerika’da yılda %2,
• Avrupa’da yılda %4,
• Asya’da yılda %7,
• Geri Kalan Ülkeler’de yılda %6 düzeyinde olacaktır.
Bu gelişme farklılığı kompozit endüstrisinin Kuzey Amerika ve Avrupa’dan Asya’ya ve diğer ülkelere doğru kaymasına neden olacaktır.

Kompozit sektörünün gelişmesi uygulama alanlarına göre de farklılıklar içerecektir. Denizcilik, yapı, inşaat ve tüketici mallarındaki büyümenin yıllık %0-2 arasında olması beklenirken, elektrik ve elektronik, boru ve tank, taşımacılık,uzay ve havacılık sektörlerinde büyümenin yıllık %3-%7 arasında gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Rüzgâr enerjisi uygulama alanındaki büyümenin ise iyimser bir tahminle yıllık %15-%20’lik bir oranı yakalaması beklenmektedir.

3. Kompozit Sektörünün gelecek 5 yılda yıllık %5’lik bir büyüme ile 80 milyar Avro’luk bir değere ulaşması beklenmektedir. Değersel büyümenin Kuzey Amerika ve Avrupa’da %4, Asya ve dünyanın geri kalan bölgelerinde %7 düzeyinde olması beklenmektedir.

4. Çeşitli sanayilerde kompozit malzeme kullanım oranı belirli bir dengeye kavuşmuş durumdadır. Rüzgâr enerjisinde (%65), denizcilikte (%50), elektrik ve elektronikte (%35) ve tüketici mallarında (%13). Diğer endüstrilerde ise kompozit kullanımı alternatif malzemelerden pay alarak artmaya devam edecektir. Bu endüstrilerde kompozit malzemelerin pay alma oranının;
• Uzay ve Havacılıkta %9’dan %12’ye,
• Yapı ve İnşaatta %6’dan %10’a,
• Boru ve Tankta ise %1’den %2’ye çıkması beklenmektedir.

Türkiye’de Sektörün Geldiği Nokta ve Bundan Sonraki Potansiyeli
Dünya’da bir “Gelişmişlik Kriteri” olarak kabul edilen kişi başına düşen kompozit tüketim miktarlarına bakıldığında, ülkemizin önünde önemli fırsatların ve olanakların olduğu ortaya çıkmaktadır. Şöyle ki, dünyada 4-10 kg. arasında bir dağılım izleyen bu miktar ülkemizde 3 kg. düzeyindedir. Dünyada 7,5€/kg. olan ortalama fiyat seviyesi de ülkemizde 5,0€/kg. düzeyindedir. Gerek kişi başı tüketim miktarı ve gerekse de Türkiye’deki ortalama fiyat ülkemiz için önümüzdeki dönemde avantaj olarak değerlendirilmektedir. Kompozit malzemenin sektörler arasında hacim olarak dağılımı dünya, Avrupa ve Türkiye açısından aşağıdaki tablodaki gibidir.

6

Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde kompozit malzeme daha ziyade boru ve tank ile yapı ve inşaat sektörlerinde ağırlıklı olarak kullanılmaktadır. İleri teknolojili ürünlerin ülkemizde üretilmesinin hızlanması ile birlikte, özellikle rüzgâr enerjisi, taşımacılık ve otomotiv, uzay ve havacılık ile elektrik ve elektronik sektörlerinde daha fazla miktar ve oranda kompozit malzeme kullanımının gerçekleşmesi beklenmektedir.

Üretim proseslerine göre bir karşılaştırma yapılmak istenirse aşağıdaki gibi bir tablo karşımıza çıkmaktadır.

7

Tablodan da görülebileceği gibi ülkemizde makinalı ve ileri teknoloji gerektiren ürünlerin üretiminde alınacak daha pek çok yol vardır. Ülkemizdeki ve civar ülkelerdeki talebin etkisi ile %50’lere varan CTP boru üretimi ülkemiz kompozit sektörünün itici gücü olmaya önümüzdeki dönemde de devam edecektir. Pultruzyon, SMC-BMC ve termoplastik enjeksiyon proseslerinin önümüzdeki dönemde pazar paylarını arttırmaları beklenmektedir. RTM ise özellikle rüzgâr enerjisi, denizcilik, otomotiv ve taşımacılık ile su kaydırakları sektörlerinde gelişimini sürdürmeye devam edecektir.

Kompozit sektörü, 2014 yılını %4 civarında bir büyüme ile kapatmıştır. Özellikle CTP boru sektöründe, otomotivde, inşaatta, yenilenebilir enerji ve eğlence sektörlerinde yaşanan gelişmeler bu sektörlerin beklenen büyüme rakamını yakalamasını sağlamıştır. Denizcilik, elektrik-elektronik, havacılık, savunma sanayi gibi sektörlerde ise gelişme sınırlı kalmıştır. Ancak sektörde yaşanan bu büyümeye karşılık aşırı rekabet ve karsızlık sektördeki önemli firmaların fon yaratmakta zorluklar yaşamalarına neden olmaktadır.

Sektörün 2015 yılında %5 civarında bir büyüme göstermesi beklenmektedir. 2015 yılında bölgede ve Orta Doğu’da istikrarın oluşması ve Avrupa’da ekonominin canlanması söz konusu olduğu takdirde üreticilerimizin ihracat performansı artacaktır. Sektör üyelerinin yeni projeler ve ihracat pazarlarını çeşitlendirme konusunda yapmakta oldukları çalışmalarında pozitif geri dönüşleri neticesinde 2015 yılı performansının artacağına inanıyoruz.
Kompozitte Dış Ticaret Açığı, İhracat İthalat Rakamları
Kompozit sanayi 3 ana katma değerli adımdan oluşmaktadır:
1. İlk madde üretimi: Reçineler, elyaflar, katkı maddeleri, aletler ve makineler.
2. Ara malı üretimi: Dokumalar, kumaşlar, örgüler, preformlar, hazır kalıplama bileşimleri, pestiller, granüller ve peletler.
3. Son ürün üretimi: Nihai kompozit malzemeden oluşan ürünler.

Bugün tüm dünyada en yaygın olarak kullanılan takviye malzemeleri cam elyafı (%86) ve karbon elyafı (%12) ülkemizde üretilmektedir. Reçinelerden ise doymamış polyester reçinesi ve vinyl ester reçine ülkemizde üretilirken epoxy reçineler ile termoplastik reçineler ithal edilmektedir. Reçinelerin hammaddelerinin ise son derece az bir bölümü ülkemizde üretilirken önemli bir bölümü yurt dışından tedarik edilmektedir. Kompozit üretiminde kullanılan teknik tekstillerin üretiminin ülkemizde yaygınlaşması ile birlikte bu alanda da sektör tüm ihtiyacını yurt içinden karşılayabilme noktasına gelmiştir. Rakamsal olarak bugün kompozit sektörü yaklaşık 230 milyon Avroluk bir ihracat yaparken 230 milyon Avroluk da ithalat yapmaktadır.

Sektör ihtiyaç duyduğu kimyasal hammaddeleri ithal ederken, gerek ülkemizde üretilen takviye malzemeleri ve reçineler ile teknik tekstillerin ve bitmiş ürünlerin ihracatı ile dış ticarette bir dengeye kavuşmuş ve bugün dünya çapında iş yapan firmaları ile de uluslararası alanda adından söz edilen bir konuma ulaşmıştır. Nitekim bu gelişmenin en somut örneği olarak Türkiye, sektörün uluslararası en önemli buluşması olan 12-14 Mart 2013 tarihleri arasında Paris’te yapılan JEC 2013 Paris fuarının Onur Ülkesi olarak ilan edilmiştir.

Kompozit sektörü doğrudan ve dolaylı olarak ihracat yapmaktadır. Ürettiği hammaddeleri, sanayi ara mallarını ve son ürünleri aldıkları ihaleler ve projeler çerçevesinde doğrudan ihraç eden sektör, ayrıca bu ürünleri ihraç edilen her otomobil, otobüs, tekne, küvet vb. ürünlerin içerisinde dolaylı olarak da ihraç etmektedir. Sektör esas olarak Avrupa ülkelerine, Rusya’ya, Türki Cumhuriyetlere, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya ihracat yapmaktadır. İhracat yapılan ülke sayısını arttırmak ve yeni pazarlar kazanmak amacıyla da çalışmalar her geçen gün yoğunlaştırılmaktadır. Sektörün bazı firmaları Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere Uzak Doğu da dahil olmak üzere dünyanın her tarafına ihracat yapmaktadırlar.

Sektör yaklaşık olarak 230 milyon Avro civarında doğrudan ihracat yapmaktadır. Bu ihracat rakamının içerisindeki en önemli pay CTP boru üreticilerine, cam elyafı ve polyester reçine üreticilerine, teknik tekstil üreticilerine ve RTM üreticilerine aittir.

Son Söz
Kompozit sektörü katma değeri yüksek ürünler ürettiği ve yarının malzemesi olduğu için ülkemiz açısından çok önemli bir sektördür. Hükümet, yerel yönetimler, yatırımcı kuruluşlar ve sanayicilerin malzeme alımlarında geleneksel malzemeler yerine daha hafif, daha uzun ömürlü, daha yüksek mukavemetlere sahip, daha çağdaş çözümler sunan kompozit malzeme alternatiflerini aramalarının hem kendileri hem de ülke ekonomisi açısından yararlı olacağı görüşündeyiz. Bugün tüm dünyada gerek havacılık ve uzay sektöründe gerekse de otomotiv sektöründe enerji ve fosil yakıt kullanımının azalması tamamen kompozit malzemelerin bu sektörlere penetrasyonu ile doğru orantılı olarak gelişmiştir. Bu sürecin hemen hemen tüm sektörlere girdi veren ve çözüm üreten bir sektör olan kompozit sektörü lehine daha da gelişeceğine inanmaktayız.

2014 Yılında Dünyada ve Türkiye'de Kompozit Sektörünün Görünümü ve Geleceği

 

Kaynak : putechmagazine ( İsmail Hakkı Hacıalioğlu / Genel Sekreter – Kompozit Sanayicileri Derneği)

Kimya Kariyerinde Doğru Adres “KimyaKariyerim”

Kimya Kariyerinde Doğru Adres “KimyaKariyerim”. Kimyakariyerim.com ile mesleğinize yönelik kariyer yapın,
iş ararken sektördeki gelişmelerden de haberdar olun! Kimyakariyerim ile yapmış olduğumuz ortaklık ile Web Sitemizin yan sütünunda bulunan bağlantılar yardımı ile en güncel iş ilanlara ulaşabilirsiniz.

2012 yılından bu yana kimya sektöründe iş arayanlar ile işverenleri tek bir çatı altında toplayan Kimyakariyerim.com’un aday havuzu; kimyanın bulunduğu tüm sektörlerde ihtiyaç duyulan nitelikli personel adaylarını kapsayan profillere sahip.

Kimyakariyerim.com; başta kimyagerler, kimya mühendisleri ve tekstil mühendisleri olmak üzere gıda mühendisleri, bilgisayar mühendisleri, makine mühendisleri, maden mühendisleri, ziraat mühendisleri ve çevre mühendislerine, iktisadi ve idari bilimler mezunlarına da iş olanağı sunuyor.

Kimya, inşaat, plastik ve kauçuk, seramik ve cam, tekstil ve deri, endüstriyel yağlar ve gazlar, laboratuar, petrokimya, enerji, otomotiv, gıda, kozmetik ve temizlik ürünleri, kağıt ve karton, mürekkep, boya, yapı kimyasalları ve yapıştırıcılar, demir-çelik, makine ve ekipman, beyaz eşya, maden, ambalaj, ilaç, poliüretan ve kompozit, su şartlandırma, tarım, havacılık ve mobilya sektöründe iş arayanları ve işverenleri bir araya getiren Kimyakariyerim.com; iş fırsatlarının yanı sıra kişisel gelişim ve kariyer konulu makalelere de yer veriyor.

Alanlarında uzman isimlerle yapılan röportajlar ve sektörün içinden en güncel haberlerle sektörel gündemin de takip edilebildiği Kimyakariyerim.com’da, şirketler binlerce cv arasından ihtiyaçlarına en uygun profildeki adaylara kolaylıkla ulaşabiliyor.

www.kimyakariyerim.com

Kimya Kariyerinde Doğru Adres KimyaKariyerim

Gediz Üniversitesi öğrencilerinden geleceğin aracı “1 litre benzin ile bin km yol”

Gediz Üniversitesi öğrencilerinden geleceğin aracı “1 litre benzin ile bin km yol”. GEDİZ Üniversitesi Teknoloji Takımı, otomotivde geleceğin teknolojisi hibritte önemli başarı elde etti. Motordaki atıl ısıl enerjisini kullanarak 1 litre benzinle bin kilometre giden araç tasarlandı.
Gediz Teknoloji Takımı (G-TECH), yakıt tüketimi azaltılmış, performansı ise artırılmış seri hibrit araçlar üzerinde çalışıyor. Makine ve elektrik-elektronik mühendisliği öğrencileri, danışman hocalarıyla birlikte önemli bir başarıya imza attı, 1 litre benzinle bin kilometre gidebilen otomobil tasarladı. Benzinin önce elektriğe, ardından da mekanik enerjiye çevrildiği, yakıt kaybının en aza çekilip, yüksek verimliliğin elde edildiği sistem yurtdışında yankı buldu.

Gedizli genç mucitler, 15-18 Mayıs tarihleri arasında Hollanda’da yapılacak Shell Eco-Maraton’a prototip benzinli araçlar kategorisinde ülkemizden katılmaya hak kazanan tek ekip oldu.

G-TECH, montajına başladıkları Gediz Gasoline Car 2 (GGC2) adını taşıyacak otomobilleriyle, 26 Avrupa ülkesinden 229 takım arasında Türkiye’yi temsil edecek.

Gediz Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Doç. Dr. Selim Solmaz, GGC2’nin kategorisinde seri hibrit mimarisini taşıyan tek araç olarak dikkatleri çektiğini açıkladı. Doç. Dr. Solmaz, bu yarış alanında geçen yıl da ülkemiz adına sadece kendilerinin yer aldığını hatırlattı.

Doç. Dr. Selim Solmaz, “Bu sene benzin motorunun atıl ısıl enerjisini geri kazandıran ve enerji verimliliği sağlama özelliği bulunan daha gelişmiş bir araç tasarladık. Aerodinamiği, yürüyen aksamı ve direksiyon sistemiyle üstün özelliklere sahip. Otomotiv sektörünün yakından takip ettiği, önümüzdeki süreçte yaygın kullanıma başlanması planlanan hibrit araçlar teknolojisine katkımızı daha yukarıya taşımak istiyoruz. Bu amaçla tamamen bizim üretimimiz olacak, yeni ve yüksek verimli bir benzinli motor yapıp, bir litre benzinle 5 bin kilometreye varan menzile ulaşmayı hedefliyoruz. Otomotiv teknolojilerine meraklı öğrencilerimizle beraber buna da başaracağımıza inanıyoruz” dedi.

gediz

 

Kaynak : milliyet