Trump Başkan Oldu Kıyamet Saati İleri Alındı

Trump Başkan Oldu Kıyamet Saati İleri Alındı. Dünyanın sonunun ne kadar yakın olduğunu belirtmek için sembolik olarak belirli gelişmelerden sonra güncellenen “Kıyamet Saati”, Trump’ın başkanlığı sonrası bir kez daha güncellendi.
“Kıyamet Saati” 30 saniye ileri alındı ve artık kıyameti sembolize eden gece yarısına sadece 2 dakika 30 saniye kaldı.
Organizasyona başkanlık yapan Lawrence Krauss ve David Titley, bu değişikliğin Trump’ın iklim değişiklikleri politikasına ve nükleer silahlara bakış açısı nedeniyle yapıldığını söyledi.

Daha önce “Kıyamet Saati“nin sadece bir kişi nedeniyle bu kadar ileri alınmadığına dikkat çeken araştırmacılar, söz konusu ABD Başkanı olunca ve Trump’ın politikaları göz önüne alındığında bu değişimin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.

Saatin ileri alınmasının tek sebebi Trump gibi görülse de, Kuzey Kore, Hindistan, Pakistan, Çin ve Rusya’nın sahip olduğu nükleer silahların da bu güncellemede etkili olduğunu düşünülüyor.

Özellikle ABD ve Rusya’nın atomik silahlarını modernize etmeye çalışıyorlar, ayrıca Suriye ve Ukrayna gibi savaşa maruz kalmış ülkelerde nükleer dalgalanmalar baş gösteriyor.

Trump, Güney Kore ve Japonya’nın nükleer denemeler yürüten Kuzey Kore ile rekabet edebilmesi için nükleer silahlar edinebileceğini öne sürdü. Trump, İran’la çok taraflı bir nükleer müzakerenin geleceği konusunda şüphe uyandırdı.

Ayrıca Trump yönetimini küresel ısınmanın olmadığı ve iklim değişikliğini önlemeye çalışmayacaklarını belirtmesi saatin ileri alınmasında etken oldu.

1953’TEN SONRA İLK KEZ BU KADAR YAKIN

Bu güncellemeyle birlikte evren, “Kıyamet”e 1953 yılından bu yana ilk kez bu kadar yaklaştı. 1953’te ABD ve Rusya hidrojen bombası test etmiş ve saat gece yarısına “2 dakika kala” olarak güncellenmişti.

“KIYAMET SAATİ” NEDİR?

Dünya’nın sonunu getirecek yıkımların ne kadar yakın olduğunu gösteren Kıyamet Saati, ilk kez 1947 yılında ayarlandı, toplam 22 kez değiştirildi. Sadece olumsuzluklara göre ileri alınmayan saat olumlu gelişmelerde geri de alınıyor. Örnek vermek gerekirse, 1990’da Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte gece yarısından 17 dakika öncesini göstermeye başladı ve bu “Kıyamet”ten en uzak yıl olarak kayıtlara geçti.

Kaynak : Reuters & NTV

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Maintenance (Bakım Teknolojileri) Kavramları İle Tanıştı!

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Maintenance (Bakım Teknolojileri) Kavramları İle Tanıştı! Maintenance & Cleanroom Fuarları 16-18 Nisan 2015 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda başarıyla gerçekleştirildi..

Temiz oda Teknolojisi, Bakımı ve Donanımları Fuarı CLEANROOM EXHIBITION ve eş zamanlı düzenlenen, Tesis Yönetimi ve Bakım Teknolojileri Fuarı MAINTENANCE ISTANBUL 16-18 Nisan 2015 tarihleri arasında Lütfi Kırdar’da gerçekleşti.

Türkiye’de ilk kez ve eş zamanlı düzenlenen CLEANROOM Fuarı ve MAINTENANCE İstanbul Fuarı’nda “Tesis yöneticileri” ile tesislerin “çok özel” alanlarına teknoloji ve hizmet üreten “Temizoda” uzmanları, konunun Türkiye’deki tek platformunda bir araya geldi.

Fuarlarının açılış törenine, Akdeniz Tanıtım A.Ş. Genel Müdürü Fatih Onkar, AshraeTurkish Chapter Başkanı Prof. Dr. Barış Özerdem ve Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar katıldı.

Kızılay Genel Başkanı Ahmet Lütfi Akar konuşmasında, Kızılay Kan Merkezleri’nin son derece steril, dünya temizlik standartlarına uygun ve dünyaya örnek alanlar olduğunu altını çizerek, Cleanroom kavramının Türkiye’de gelişmiş olmasından mutlu olduğunu ve bu sistemlerin yeni kurulacak olan merkez ve laboratuvarları için son derece yararlı ürün ve hizmetler olduğunu belitti.

Endüstriye “Cleanroom” standartı geliyor!
“Temiz Oda Teknolojileri” olarak da anılan sektörü, özellikle Nükleer, İlaç, Kimya, Savunma Sanayi, Gıda, Kozmetik, Elektronik ve Optik Endüstrileri için artık Türkiye’de de zorunlu olacak standartlar nedeniyle büyük önem taşıyor.

Cleanroom Fuar’ına hastane müdürleri, laboratuvar görevlileri, tesis yöneticileri, teknisyenler, proses yöneticileri, BT sistem yöneticileri, mühendisler ve AR-GE yöneticileri gibi çok sayıda sektör yetkilisi katıldı.

Temiz oda teknolojileri; ürün, alet, teçhizat ve insanların; uluslararası kabul edilen temizlik standartlarına (DIN 1946/4) göre mikrop, mikroorganizma gibi canlı parçacıklardan koruyor. Sıcaklık, nem, basınç, gürültü seviyesi ve hava hareketi belli ölçüler içinde olan hijyenik ortam anlamına gelen temiz odaya girerek, özel kıyafetler ile girilebiliyor.

Fuarda, tesislerin tıbbi veya endüstriyel faaliyetlerinin yürütüldüğü; tam kontrollü ortam gerektiren her türlü üretim, kontrol, ameliyathane, laboratuvar ve AR-GE mekânlarının tüm donanımını kapsayan ürün ve hizmetler tanıtıldı. Fuarda yabancı firmaların yanı sıra çok sayıda yerli üretici firmanın yer alması da dikkat çekti.

“Tesislere Uzaktan Kumandalı Check-Up”
Eş zamanlı düzenlenen Tesis Yönetimi ve Bakım Teknolojileri Fuarı MAINTENANCE İstanbul’da ise tesis yöneticileri ve bakım profesyonellerinin uzmanlık alanlarındaki en önemli hedeflerden biri olan sürdürülebilirliğin sağlanmasında gereklilik halini alan “ileri bakım teknolojileri” sektör uzmanlarını bir araya getirdi.

Tesis Yönetimi artık bir sektör!
Tesisler son sistem yazılımlarla, uzaktan rutin olarak kontrol ediliyor. Tesisi oluşturan, binalar, sistemler ve makinalar, adeta “check up”dan geçerek titiz bir şekilde izleniyor. Raporlar doğrultusunda gerekli bakımlar ya da yenilemeler gerçekleştirilerek, sürdürebilirlik sağlanıyor. Endüstriyel tesislerin plansız duruşları öngörülebiliyor ve yüksek bakım maliyetleri asgariye indirilebiliyor.

Fuar, son yıllarda giderek önem kazanan “Tesis Yönetimi” kavramının, artık Türkiye’de de bir sektör olarak anılmaya başlaması ile bu yıldan başlayarak giderek daha da kapsamlı olarak düzenlenecek.
Tesislerde üretimden kontrol ve yönetime varan tüm süreçte tesis yöneticileri ile bakım uzmanlarının taleplerini ve bakım endüstrisinin ürün ve hizmet teknolojilerinin sergilendiği fuar, bu alanda önemli bir network işlevi de gördü.

Etkinliğin ziyaretçi kitlesini öncelikle, Makine, Elektrik, Kimya, Endüstri, Bilişim, İnşaat ve Çevre mühendisleri oluşturdu. Ayrıca, Teknikerler/teknisyenler, Teknik müdürler, Üretim, IT ve Tesis müdürleri, OSB’ler, fabrikalar, tersaneler, liman işletmeleri, havaalanları, sınai tesisler, hastaneler, matbaalar, AVM’ler, teknik servisler de fuarda konuyla ilgili tüm hizmet ve ürünleri yakından izleme şansı yakaladı.

Çok sayıda panel ve seminer düzenlendi
İhtisas fuarcılığı konusunda 21 yıllık uzman bir kuruluş olan Akdeniz Tanıtım A.Ş. tarafından düzenlenen 2 fuar kapsamında, çok sayıda mesleki etkinlik sunuldu. Fuarda, ulusal ve uluslararası platformlardan çok sayıda uzman ve akademisyenin sunumları ile birlikte çeşitli panel ve seminler düzenlendi.

Maintenance ve Cleanroom Fuarları, 3 gün boyunca 3.023 profesyonel ziyaretçi tarafından izlendi. Ülkemizin değişik bölgelerinden ve farklı yabancı ülkelerden gelen fuar ziyaretçilerini fuarda sergilenen ürünlere ve yapılan etkinliklere büyük ilgi gösterdi.

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Maintenance (Bakım Teknolojileri) Kavramları İle Tanıştı!

Türkiye Cleanroom (Temiz Oda) ve Maintenance (Bakım Teknolojileri) Kavramları İle Tanıştı

II. İstanbul Nükleer Santraller Zirvesi Sona Erdi

II. İstanbul Nükleer Santraller Zirvesi Sona Erdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın desteğiyle, Nükleer Mühendisler Derneği ve Ticari Eşleştirme Derneği tarafından düzenlenen Akkuyu Nükleer A.Ş ve Rosatom’un sponsor olduğu “II. İstanbul Nükleer Santraller Zirvesi” Cevahir Otel’de yapıldı. İki gün süren zirvede 3. nesil nükleer santral tasarımlarından AES-92 hakkında bir sunum yapan Rosatom Overeas Başkan Yardımcısı Milko Kovachev, Akkuyu’da kurulacak olan santralin bu sistemden daha güvenli olduğunu anlattı. Rus tasarım santrallerde güvenlik özellikleri hakkında bilgi veren Milko Kovachev, şunları anlattı:
“Rus tasarım yöntemi özellikle dış tehditlerde yada doğal afetlerde, özellikle deprem gibi doğal afetlerde şu şekildedir: kurulumlar bileşenlerin eselasyonları ve kurulumları genelde emniyetle alakalı olur ve yine bu bağlamda da 0.1 PCE baz alınır. Bu da son derece önemli bir özelliktir, tasarım esnasında bizim eklediğimiz bir özelliktir bu 0.41 g özelliği. Ve bu sayede de bu santrallerde önemli bir değişiklik meydana gelmez bir deprem olması durumunda. Ve spesifik bazı alanlara dayanır ve bina da yıkılmaz bu şekilde. Bu santrallerin tasarımları öyle bir yapılıyor ki, üzerlerine uçak düşmesi durumunda da dayanıklı olması gerekiyor. Yani 400 bin ton da olabilir bu uçağın ağırlığı, 5.7 tonluk küçük bir uçak da olabilir. Bunlara dayanıklı olarak yapılıyor.

SON TEKNOLOJİ, DİJİTAL SİSTEMLER
Bu santrallerde son teknoloji kullanılıyor. Piyasada bulunabilecek en son güvenliği sahip teknolojiler kullanılıyor. Diğer önemli bir özellik ise dijital sistemler özelliği. Bu tasarımlar çeşitli analog sistemlerle de ve yine yedekleme sistemlerle de destekleniyor. Savunma sektörü çeşitli ve güvenlik sistemleri de bu bağlamda çeşitli. Reaktifi kontrolünden başlıyor, soğutma radyoaktif materyalleri ve konfirmana kadar ilerliyor uzuyor.

VVER SANTRALLER ELEKTRİK GÜCÜ OLMADAN UZUN SÜRE SOĞUTMA YAPABİLİYOR
Tüm yeni VVER santralleri bunların her biri uzun vadeli soğutma sağlayabiliyor elektrik gücü olmadan ve sıcaklık boşaltımı gerçekleştirebiliyor. O yüzden burada primer başka bir güce ihtiyaç duymadan bunlar gerçekleştiriliyor. Hatta potansiyel belki çekirdekten erime kazalarından bile bunların koruma sağladığını söyleyebiliriz.”
Kovachev, AES-92 tasarımın Ürdün ve Lübnan’da tercih edildiğini, İran ve Hindistan’da kullanılmış bir santral olduğunu işaret ederek, tasarımın ayrıca 2014 yılında “yılın projesi” seçildiğini kaydetti.

AKKUYU’DA KURULACAK SANTRAL AES-92’NİN GELİŞMİŞ HALİ
Akkuyu’da kurulması planlanan VVER-1200 (AES 2006) reaktörü AES-91/92 tasarımlarının gelişmiş hali olarak biliniyor.

AKKUYU’NUN 2015 AJANDASI YOĞUN
Akkuyu Nükleer AŞ Lisanslama Sorumlusu Dmitrij Pokidysev, Akkuyu Nükleer Santrali için verimlilik ve güvenlik alanında Rus tecrübesini kullandıklarını belirterek, “4 üniteden oluşacak Akkuyu Nükleer Santralı 3 artı nesil uygulamasına göre son teknoloji ile ve tüm ileri güvenlik önemleri ile inşa edilecektir” dedi. Pokidysev, her ünitede VVER 1000 tipinin kullanıldığı Rusya’dan farklı olarak Akkuyu’da daha üstün ve ileri bir enerji sistemi teknolojisi kullanılacağını vurguladığı konuşmasında, Türkiye’deki çalışmalarında gelinen aşama konusunda şu bilgileri verdi:
“Akkuyu sahasında yaptığımız araştırmalar sonuçlandı teknik tasarımı da tamamlamış bulunuyoruz. Güvelik analiz raporu hazırlandı. Burada arazi parametrelerini araştırdık. Bu değerlendirme raporumuz onaylandı. Bu yıl önümüzde oldukça zor bir o kadar da önemli bir takvimimiz var. TAEK’in saha araştırma raporlarımızı onaylaması ile birlikte bu yıl aynı zaman inşaat ruhsatlarını alacağız. Bu yılın Eylül ayında gecici inşaat ruhsatımızı TAEK’ten alamayı planlıyoruz. Reaktörün inşaatına ise 2017 yılında başlamayı hedefliyoruz.”

NÜKLEER SERÜVENİN İLK GERÇEK ÖYKÜLERİ…
Zirvede sunum yapan Rusya Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesi MEPhI 3. sınıf öğrencisi Coşkun Karadaş, Türkiye’nin ilk nükleer santralinin Türk mühendisleri olarak yetiştirildiklerini söyledi. 1942 yılında kurulan MEPhI Üniversitesi’nin Moskova’da bulunan mühendislik alanında dünyaca ün yapmış devlet üniversitesi olduğunu vurgulayan Karadaş, proje kapsamında Rusya’da 600 Türk öğrencinin eğitilmesi planlandığını anlattı..
Türkiye’nin yaklaşık 50 yıldır süren nükleer enerji serüveni Akkuyu Nükleer Güç Santrali ile gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Karadaş, Erciyes Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği okurken karşısına bu fırsatın çıktığını belirterek, “İyi ki bu fırsatı değerlendirmişim; bugün Rusya’da eğitim kararı verdiğim için çok memnunum” dedi.
MEPhI’de Türkiye’den 250’yi aşkın öğrencinin eğitim gördüğünü, bu yıl da 80 öğrencinin daha eğitim için Rusya’ya gideceğini, yine bu yıl ilk defa 30 öğrencinin St. Petersburg Politeknik Devlet Üniversitesi’nde eğitim görme fırsatını yakalayacağını anlatan Karadaş, şunları söyledi:
“1 yıl hazırlıkla birlikte toplam 5,5 yıl uzmanlık eğitimi alıyoruz. 3. sınıftan itibaren yaz dönemlerinde uygulamalı stajımız var! Kendimizi şanslı hissediyoruz. Türkiye’nin kurulacak ilk nükleer santralinde çalışacak ilk Türk mühendisler olacağız ve bu bizi çok heyecanlandırıyor. Eğitim sürecimiz boyunca Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Akkuyu Nükleer A.Ş ve Rus Devlet Şirketi Rosatom’un büyük katkıları var. Onların desteğini ve gücünü her zaman arkamızda hissettik. Bu da bize güven veriyor. Türkiye’nin ilk nükleer mühendisleri olarak göreve hazırız! İlk Nükleer Santral da bize emanet…”

ÜNİVERSİTELER YENİ YENİ BİLİNÇLENİYOR
İstanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Enerji Bilgilendirme Müdürü Senem Şentürk, hükümetin nükleer konusunda Akkuyu Nükleer Santrali Projesi’nin arkasında durduğunu söyledi.
Üniversitelerin nükleer enerji konusunda bilinçlendirme çalışmaları yürüttüklerini vurgulayan Senem Sentürk, “halk nükleer konusunda bilinçli değil ve kulaktan dolma bilgilerle yorum yapıyor. Nükleer konusunda oluşan yanlış mitlerle mücadele ederek en aza indirmeye çalışıyoruz. İTÜ BM’de hem çocuklarımızı eğlenceli bir ortam hazırlayarak nükleer konusunda bilgilendiriyoruz hem de yüksek öğrenime yönlenecek öğrencilere nükleer alanında bilgiler veriyoruz. Türkiye hükümeti Akkuyu’ya destek veriyor. Üniversiteler yeni yeni bilinçlenerek, öğrencileri nükleer konusunda yüksek mühendis olması için yönlendiriyor. “diye konuştu.

II. İstanbul Nükleer Santraller Zirvesi Sona Erdi

 

Kaynak : enerjigazetesi

Nükleer Eğitimi İçin Detaylar Belli Oldu

Nükleer Eğitimi İçin Detaylar Belli Oldu. Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) A.Ş., bu yıl da sınavla belirleyeceği 80 Türk öğrenciyi daha iş garantili ve burslu eğitim almaları için Rusya’ya gönderecek. Bu yılın eğitim programına Moskova’nın yanı sıra St. Petersburg’taki Politeknik Devlet Üniversitesi de eklenirken, sınav ilk kez, üniversitelerin hazırlık sınıflarındaki öğrencilere de açıldı.
Akkuyu NGS A.Ş.’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Türkiye’deki üniversitelerin fen-edebiyat ve mühendislik fakültelerinin, fizik ve/veya matematik derslerinin okutulduğu tüm bölümlerinin hazırlık, 1., 2., 3. ve 4. sınıfında okuyan Türk vatandaşı öğrenciler arasından 80 öğrenci seçilecek. İş garantili ve burslu eğitim almaları için Rusya’daki dünyanın en prestijli üniversitelerine gidecek öğrenciler, bu yılın sonbahar eğitim döneminden itibaren Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi Moskova Fizik Mühendisliği Enstitüsü’nde (MEPhI) ve St. Petersburg Politeknik Devlet Üniversitesi’nde eğitim alacaklar.

BAŞVURULAR 27 MART’TA BİTECEK, SINAV 4 NİSAN’DA YAPILACAK

Rusya’ya gönderilecek öğrenciler, yazılı ve sözlü sınav yapılarak seçilecek. Sınavda başarılı olup eğitim programına katılmaya hak kazananlar, parasız nükleer mühendislik eğitim alacak. Rusya’da eğitim almak isteyen üniversite öğrencileri için başvurular başladı. Sınav için başvurular, 27 Mart 2015 tarihine kadar http://www.akkuyu.com internet adresinde yer alan form doldurularak yapılacak. BAŞVURU Formu için herhangi bir ücret talep edilmeyecek. Yazılı sınav ise 4 Nisan 2015 tarihinde yapılacak.
Yazılı sınav matematik ve fizik konularını içerecek. Sınav başvurusu yapan adaylar arasından, üniversite yerleştirilme giriş puanı dikkate alınarak 600 kişi belirlenecek ve yazılı sınava çağrılacak. Yazılı sınavda en yüksek puandan başlayarak yapılacak değerlendirme sonucunda ise ilk 300’e girerek başarılı olan adaylar sözlü sınava çağrılacak. Yapılacak öğrenci seçiminde yazılı sınav sonucunda eşit puan alan öğrenciler arasında Rusya’da eğitime katılabilmek için öncelik, üniversitelerin nükleer enerji mühendisliği bölümlerinde eğitim gören öğrencilere verilecek. Sözlü sınavda Rusya’daki eğitim programına katılmaya hak kazanan 80 kişilik asil ve 120 kişilik yedek liste belirlenecek. Bu listeler ’akkuyu.com’ internet adresinden duyurulacak.

Rusya Federasyonu’nda eğitime katılma hakkı kazanan öğrenciler, 1 yılı hazırlık, 5,5 yılı uzmanlık olmak üzere 6,5 yıl eğitim görecekler. Eğitim programlarında okuyan öğrenciler 3. sınıftan itibaren, yaz dönemlerinde uygulamalı staj yapabilecek. Eğitimini başarıyla tamamlayarak mezun olan öğrenciler “Nükleer santraller: tasarım, işletme ve mühendislik” uzmanlık dalında mühendislik diploması alacaklar.
İlk yıl öğrencilere başta Rusça eğitimi olmak üzere matematik, fizik, bilgisayar bilimleri ve teknik çizim eğitimleri de verilecek. Hazırlık eğitiminden sonra öğrenciler Haziran ayında Rusça sınavına girecekler. Sınavda başarılı olan öğrencilerin 1. sınıfa kayıtları yapılacak. Eğitim programlarını başarı ile tamamlayan öğrenciler, 1 ila 3 yıllık süreyle Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom’un eğitim merkezlerinde uygulamalı eğitim ve uygulamalı staj yapacaklar.

EĞİTİMİ TAMAMLAYAN ÖĞRENCİLER AKKUYU NÜKLEER SANTRALİ’NDE İŞE ALINACAK
Eğitim programını başarı ile tamamlayan, mezuniyet sonrası uygulama eğitimini ve stajını bitiren öğrenciler, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde işe alınacaklar ve Moskova veya St. Petersburg’daki üniversitelerde eğitim görme sürelerinin 2 katı süreyle çalışacaklar.
Öte yandan öğrencilere, Rusya’daki eğitimleri boyunca yılda bir defa uçak bileti ücreti ödenecek. Öğrenciler, 2-3 kişilik odaların bulunduğu öğrenci yurdunda kalacak, mezuniyet sonrası staj döneminde de barınma imkanı sağlanacak. Eğitim süresince öğrencilere aylık 500 dolar tutarında burs ödenecek, Rusya Federasyonu’nda yabancı öğrencilere uygulanan genel sağlık sigortası kapsamı dikkate alınarak sağlık sigortası yaptırılacak.
Moskova’da halen nükleer enerji alanında 250’nin üzerinde Türk öğrenci eğitim alıyor. Türkiye’nin nükleer enerji sektörü için uzman kadro yetiştirme programı Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan anlaşma çerçevesinde yürütülüyor.
Kaynak.  Milliyet

image

CERN’de Keşifler Devam Ediyor…

CERN’de Keşifler Devam Ediyor…Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi bilim adamları, iki atomaltı parçacığı keşfetti. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak yapılan deneylerde keşfedilen atomaltı parçacıklar, devasa bir gücün bir araya getirdiği üç zerreciğin oluşturduğu baryondan meydana geliyor.

CERN’den yapılan açıklamada, keşfin, dünyanın nasıl meydana geldiğini tanımlayan parçacık fiziğinin “Standart Model”inin ötesinde işlerin nasıl yürüdüğüne ışık tutacağı belirtildi.

CERN’e bağlı LPNHE Laboratuvarı’nda görevli Matthew Charles, “Doğa bize cömert davrandı. Birini bulmaya çalışırken ikisini birden keşfettik” dedi.

Keşfedilen yeni parçacıkların, 14 milyar yıl önce evrenin doğumuna yol açtığına inanılan Büyük Patlama ortamını yaratmayı amaçlayan 10 milyar dolar tutarındaki deney sırasında, 27 kilometrelik tünelde birbirleriyle çarpıştırılan protonlardan 6 kat dağa ağır olduğu belirlendi.

Araştırma sonuçları, “Physical Review Letters” dergisinde yayımlanacak.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı kullanılarak daha önce de parçacıklara kütlelerini verdiği düşünülen ve “Higgs Bozonu” adı verilen atomaltı parçacığı keşfedilmişti. “Tanrı Parçacığı” olarak da bilinen Higgs Bozonu’nun keşfi, geçen yıl Belçikalı fizikçi François Englert ile İngiliz bilim adamı Peter W. Higgs’e Nobel Fizik Ödülü getirmişti.

cern1

 

Kaynak : cumhuriyet

Tam 34 yıl önce Nükleer Maddelerin Korunması Sözleşmesi İmzaya Açılmıştı. Peki Şimdi Durum Ne ?

Tam 34 yıl önce Nükleer Maddelerin Korunması Sözleşmesi İmzaya Açılmıştı. Peki Şimdi Durum Ne ? Tam 34 yıl önce, 3 Mart 1980 tarihinde, Viyana’da Birleşmiş Milletler’in Nükleer Maddelerin Fiziksel Korunması Hakkında Sözleşmesi imzaya açılmıştı.

Belgenin başlığı karmaşık olarak görünebilir, ancak arkasında basit ve endişe verici gerçekler saklı. Günümüzde onlarca ülkede nükleer santraller çalışıyor. Bu enerji türü halen en tasarruflu ve en perspektifli olarak sayılıyor. Öte yandan santraldeki nükleer maddelerin terörist gruplar tarafından çalınabileceği ihtimali var. Malzemenin teröristlerin eline geçmesi ciddi bir tehlike oluşturur. Nükleer terörizmin somut şekilleri çeşitli olabilir. Üç olası tipten söz ediliyor: nükleer silahın patlatılması, nükleer santrallerde sabotaj ve “kirli bomba”, yani içine radyoaktif madde yerleştirilen sıradan patlayıcının yapılması.

Sözleşme, nükleer malzemelerin depolanması ve korunması üzerinde uluslararası denetimi öngörüyor. Denetim, Uluslararası Atom Enerji Kurumu (UAEK) tarafından gerçekleştiriliyor. Rusya, Sözleşmeye tam destek vererek tüm ülkeleri sözleşmeye katılmaya çağırıyor. Şimdilik sözleşmeye katılan ülke sayısı 100 civarında.

Hâlihazırda dünyanın 31 ülkesinde 400 nükleer güç santrali çalışıyor. Her bir reaktörün bir yılda ürettiği plütonyum miktarı birkaç atom bombasını üretmek için yeterli. UAEK, nükleer santrallerin çalıştığı tüm ülkelerde, işlenmiş nükleer yakıtın kullanılması sürecini tümüyle kontrol altında tutmaya çalışıyor. Yurt dışında Amerikan projelerine göre inşa edilen nükleer santraller için taze nükleer yakıt sağlayan ABD, işlenmiş yakıtı kendi malı olarak görüyor. Bu yüzden Amerikalılar bu işlenmiş yakıtın güvenliğine büyük özen gösteriyor. Rusya Federasyonu da projelerine göre nükleer santralleri inşa ederken aynı tutumu alıyor.

Uluslararası barışçıl atom piyasasında hızlı yükseliş devam ediyor. Nükleer reaktörlerin sayısı yıldan yıla artıyor. Bundan başka, 50’den fazla ülke uranyum ve plütonyum rezervlerine sahip. Onlarca ülkede radyoaktif ve nükleer malzemeler kullanan bine yakın laboratuvar ve işletme çalışıyor. Son yıllarda yeni değişikliklerin yapıldığı Viyana Sözleşmesi, halen imzaya açık. Sözleşme, nükleer malzemelerin güvenliği için tek gerçek araç olarak kalıyor.

nükleer

 

Kaynak : turkish.ruvr

Parasız ve İş Garantili Nükleer Mühendislik için Başvurular Başladı.

Parasız ve İş Garantili Nükleer Mühendislik için Başvurular Başladı. Akkuyu Nükleer Güç Santrali Elektrik Üretim AŞ, Türkiye’den 100 öğrenciyi iş garantili ve burslu eğitim almaları için Moskova MEPhI Üniversitesine gönderecek.Akkuyu NGS AŞ’den yapılan açıklamaya göre öğrenciler, eylül ayında başlayacak akademik dönemde, Rusya’da Ulusal Nükleer Araştırma Üniversitesi Moskova Fizik Mühendisliği Enstitüsünde eğitim alacak.

Türkiye’deki üniversitelerin fen-edebiyat ve mühendislik fakültelerinin, fizik veya matematik derslerinin okutulduğu tüm bölümlerinin 1, 2, 3 ve 4. sınıflarında okuyan Türk vatandaşları arasından 100 öğrenci seçilecek. Rusya’ya gönderilecek öğrencilere, yazılı ve sözlü sınav yapılacak, sınavda başarılı olanlar, parasız nükleer mühendislik eğitim alacak.

Sınav için başvurular, 11 Nisan’a kadar “http://www.akkunpp.com” internet adresinde yer alan form doldurularak yapılacak. Başvuru için herhangi bir ücret alınmayacak.

Yazılı sınav 19 Nisan’da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinde saat 13.30’da gerçekleştirilecek. Başvuru yapanlar arasından üniversiteye yerleştirilmeye esas giriş puanı dikkate alınarak belirlenecek 600 kişi yazılı sınava çağrılacak. Yazılı sınavda ilk 300’e girerek başarılı olan ve sözlü sınava girmeye hak kazanan adaylar “http://www.akkunpp.com” internet adresinde duyurulacak. İlk 300 kişi, daha sonra sözlü sınava çağrılacak.

– MEPhI eğitim programı

Rusya’da eğitime katılma hakkı kazanan öğrenciler, lisans eğitim programı veya uzmanlık eğitim programı görecek. Lisans eğitim programını bitiren öğrenciler, başarı durumlarına ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali için gerekli kadro listesine göre 2 yıllık yüksek lisans programına devam edebilecek.

Uzmanlık eğitim programını bitiren öğrenciler ise başarı durumlarına ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali için gerekli kadro listesine göre 6 aylık yüksek lisans programına katılabilecek. Eğitim programlarında okuyan tüm öğrenciler, yaz dönemlerinde eğitim programlarına göre teorik ve Rusya’daki nükleer güç santrallerinde pratik staj eğitimi yapacak. İlk yıl, öğrencilere Rusça eğitimi de verilecek. Eğitim programlarını başarıyla tamamlayan öğrenciler, Rosatom’un eğitim merkezlerinde uygulama eğitimi ve Rusya’da işletmede olan nükleer güç santrallerinde staja tabi tutulacak.

– İş imkanı

Rusya’daki eğitimini tamamlayan öğrenciler, nükleer güç santrallerindeki stajın ardından Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde eğitim sürelerinin iki katı kadar mecburi hizmet yapacak. Ayrıca yılda bir defa, Ankara-Moskova gidiş-dönüş uçak bileti verilecek öğrenciler, 2-3 kişilik odaların bulunduğu yurtlarda kalacak. Mezuniyet sonrası staj döneminde de barınma imkanı sağlanacak. Ayrıca eğitim süresince öğrencilere aylık 500 doları tutarında burs ödenecek ve Rusya’da yabancı öğrencilere uygulanan genel sağlık sigortası kapsamı dikkate alınarak sağlık sigortası yaptırılacak.

MEPhi’de halen nükleer enerji alanında 190 Türk öğrenci eğitim alıyor. 78 kişi hazırlık, 64 kişi 1. sınıf ve 48 kişi de 2. sınıfta öğrenim görüyor. Türkiye’nin nükleer enerji sektörü için uzman kadro yetiştirme programı Rusya ile Türkiye arasında 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan anlaşma çerçevesinde yürütülüyor.

nüükleer

 

Kaynak : Sabah