“100/2000 YÖK Doktora Bursu” Projesi Kapsamında Desteklenecek Üniversiteler ve Alanlar Belli Oldu

“100/2000 YÖK Doktora Bursu” Projesi Kapsamında Desteklenecek Üniversiteler ve Alanlar Belli Oldu. 100 tematik alanda 2 bin kişiye yönelik aylık bin 550 Lira doktora bursu verilecek üniversiteler ve programları açıklandı. Üniversitelerinizin web sayfalarından duyuruları takip ederek başvuruda bulanabilirsiniz !!!

YÖK’ün kararı doğrultusunda belirlenen 53 üniversiteye doktora bursu başvurusu yapılabilecek.

YÖK Başkanı Yekta Saraç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’deki doktoralı insan sayısını artırmak için “100 / 2000 YÖK Doktora Bursları Projesi”ni başlattıklarını hatırlattı.

Doktoralı insan sayısında gerilerdeyiz

Kalkınmış ülkelere bakıldığında, doktoralı insan sayısının çok yükseklerde olduğuna işaret eden Saraç, Çin’de bin kişiye 2.2, Amerika’da bin kişiye 1.7, Avrupa Birliği ülkelerinde bin kişiye ortalama 1.5 doktoralı insan düşerken Türkiye’de bu sayının bin kişiye 0.4 oranında olduğunu söyledi.

Doktora için bin / bir hedefini koyduk

Ülkenin kalkınmış ülkeler arasındaki sıralamasını yükseltmek için doktoralı insan gücünün artırılması gerektiğinin altını çizen Saraç, “Biz de bu bağlamda bin/bir hedefini koyalım diyoruz. Yani bin kişiye 1 doktoralı kişi. Buradaki maksadımız aslında endüstriye de sanayiye de bir doktoralı iş gücü, doktoralı insan gücü kazandırmak.” dedi.

“100/2000 YÖK Doktora Bursları Projesi” kapsamında Türkiye için öncelikli alanlarda nitelikli bilgi üretmek amaçlı doktoralı insan kaynağına olan ihtiyacı karşılamak üzere, devlet üniversitelerindeki doktora programlarında öğrenim gören öğrencileri desteklemek için yükseköğretim tarihinde ilk kez doktora bursu verileceğini hatırlatan Saraç, dünyanın da üniversitelerden, ürettikleri bilginin kullanımında etkin rol oynamasını beklediğine işaret etti.

Artık üniversitelerin sadece kitlesel eğitim ile yetinmediğini, ürettikleri ve öğrettikleri bilginin kullanımının ekonomik, sosyal alanlarda değer bulmasını takip ettiklerini ve hedef olarak gördüklerini ifade eden Saraç, YÖK olarak bu amaçla üniversitelerdeki enstitülerin, araştırma merkezlerinin girişimci doğalarını, disiplinler üstü ve disiplinler arası çalışmalarını desteklemeye kararlı olduklarını vurguladı.

“‘Gelecek 10 Yıl İçin Güçlü Nesiller Yetiştirme’ Projesi”

Bu bağlamda doktora programlarının gelişmesine ve bu programlara, mezun olan en parlak öğrencilerin katılabilmesine her zamankinden daha fazla emek harcayacaklarını bildiren Saraç, şöyle devam etti:

“Bu düşünceyle ‘Gelecek 10 Yıl İçin Güçlü Nesiller Yetiştirme’ Projesi’ni başlatıyoruz. Bu öğrencileri 100/2000 YÖK Doktora Bursu ile mali olarak destekleyeceğiz. Yani ülkemizin ihtiyacı olan 100 alanda, 2 bin öğrenci YÖK bursu ile, Türkiye’nin güçlü üniversitelerinde doktora yapacak. Yüksek Öğretim Kurulu olarak bizler de öğrencilerin çalışmalarında gösterdiği başarıyı ve akademik performanslarını dikkate alarak, eğitimleri boyunca, özellikle araştırma kavramına yönelik olarak, kendilerine özgün olanaklar sunmaya çalışacağız.

Bu projenin önemli bir ayağı, YÖK’ün bu doktora programlarının eğitim ve araştırmalarını, ulusal ve uluslararası yaptıkları araştırma ve yayınlarını kalite süreci açısından takip kararı almış olmasıdır.”

YÖK Başkanı Saraç, 100/2000 doktora programını bir mükemmeliyet ve prestij programı olarak gördüğünü belirtti.

Seçilen 100 doktora alanının, 2013’ten itibaren dünya bilim literatürüne katılan “Yükseköğretimde Akıllı Uzmanlaşma-Smart Specialisation” çalışmaları ve onlarca bilim insanının fikri alınarak kararlaştırıldığını açıklayan Saraç, “Bu kavramın esas gayesi, 21. yüzyılda öne çıkan yüksek teknoloji, inovasyon ve gerekli insani ve sosyal değerlerin çalışmalarını ve araştırmalarını üretmek ve ülkeye bu alanda bilim insanı kazandırmaktır. Bunu yaparken de kamu finansmanını doğru ve verimli harcamak ile yükseköğretim çalışma alanlarında dublikasyonu önlemek de üzerinde durulan diğer iki noktadır. Projeyi başarılı olması dileği ile yükseköğretim camiasına sunuyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye’yi geleceğe taşıyacak bilim alanları

YÖK, 22 Aralık 2016-12 Ocak 2017 tarihleri arasında 100 tematik alanda başvuru ilanına çıktı. Üniversiteler bu alanlar arasından seçtikleri en fazla 10 alt alan için yetiştirecekleri öğrenci sayılarını, kurumsal kapasitelerini ve ilgili alanlarda yetkinliklerine ilişkin YÖK’e başvurdu.

YÖK’e “temel bilimler”, “mühendislik ve mimarlık”, “sağlık” ile “sosyal bilimler” üst alanlarında 73 farklı üniversiteden gelen toplam 635 başvuru ve 2 bin 964 kontenjan talebi ön değerlendirmeden geçirildi.

YÖK’ün kararı doğrultusunda belirlenen 53 üniversiteye öğrenciler doktora bursu başvurusu yapılabilecek.

Bu üniversiteler şu şekilde:

“Abant İzzet Baysal, Abdullah Gül, Afyon Kocatepe, Akdeniz, Anadolu, Ankara Sosyal Bilimler, Ankara, Ankara Yıldırım Beyazıt, Atatürk, Boğaziçi, Bursa Teknik, Bülent Ecevit, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Dumlupınar, Düzce, Ege, Erciyes, Erzurum Teknik, Eskişehir Osmangazi, Fırat, Galatasaray, Gazi, Gaziosmanpaşa, Gebze Teknik, Hacettepe, Harran, Hitit, İnönü, İskenderun, Teknik, İstanbul Teknik, İstanbul, İzmir Katip Çelebi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Kahramanmaraş Sütçü İmam, Karabük, Karadeniz Teknik, Kocaeli, Marmara, Mersin, Namık Kemal, Necmettin Erbakan, ODTÜ, Ömer Halisdemir, Sakarya, Selçuk, Süleyman Demirel, Trakya, Türk-Alman, Uludağ, Yalova, Yıldız Teknik.”

Gerçekleştirilen paneller neticesinde, temel bilimler, mühendislik ve mimarlık alanlarında 46 üniversitede 855 kontenjan için alt alanlar şöyle belirlendi:

“Akıllı malzemeler, biyobenzetim, bilgi güvenliği, biyoenformatik, biyomalzeme ve doku mühendisliği, biyomedikal ekipmanlar (tıbbi cihazlar), enerji depolama ve enerji malzemeleri, güç ve depolama teknolojileri, hava ve uzay araçları tasarımı, hidrojen ve yakıt pilleri, insan-bilgisayar etkileşimi, insan beyni ve nörobilim, insansız sistemler, mikro ve nanoteknoloji, mimarlık, nanobiyoteknolojik güdümlü ilaçlar, nükleer enerji, örüntü tanıma analizi, savunma bilişimi, modelleme ve simulasyon, savunma sistemleri entegrasyonu, sensör teknolojileri, sürdürülebilir ve akıllı kentler, sürdürülebilir yapı malzemeleri ve teknolojileri, sürdürülebilir, etkin tarım, ulaştırma akıllı ulaşım sistemleri, veri madenciliği ve veri depolama, yeni 3B eklemeli üretim, yeni nesil kompozitler ve çok işlevli nanokompozit malzemeler, yenilenebilir enerji kaynakları/teknolojileri.”

Sosyal bilimler alanında 28 üniversitede 246 kontenjan için alt alanlar ise şöyle oldu:

“Afrika çalışmaları, aile psikolojisi, anayasa hukuku, Balkan çalışmaları, deniz ticaret hukuku, Ermenice, fikri mülkiyet hukuku, göç çalışmaları, hadis, idare hukuku, katılım bankacılığı, kentsel dönüşüm çalışmaları, klinik psikoloji, manevi danışmanlık, medeni yargılama usulü hukuku, okul öncesi eğitim, Ortadoğu çalışmaları, özel eğitim (yetenekli, engelli vb), sosyal medya çalışmaları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, uluslararası güvenlik ve terör, Uzakdoğu çalışmaları, yoksulluk çalışmaları.”

Sağlık alanında 25 üniversite için 299 kontenjan için alt alanlar şöyle:

“Biyomalzeme ve doku mühendisliği, cerrahi hastalıklar hemşireliği, çocuk sağlığı ve hastalıkları hemşireliği, doğal ve bitkisel ürünler, kozmetik ürünler, farmasötik biyoteknoloji ve ilaç tasarımı, gen tedavisi, gıda-metabolizma etkileşimi, hastane enfeksiyonlarını önleme, iç hastalıkları hemşireliği, kanser epidemiyoloji, metabolizma (obezite, diyabet ve ateroskleroz), moleküler farmakoloji ve ilaç araştırmaları, moleküler onkoloji, moleküler patoloji, moleküler ve hücresel gastroenteroloji, odiyoloji, psikiyatri hemşireliği, tümör immunolojisi.”

Belirlenen alanlarda doktora yapacaklara aylık bin 550 Lira 4 yıl süreyle verilecek.​

100 / 2000 YÖK Doktora Bursları Türkiye’nin projesi

Saraç, bu projeyi ‘Türkiye’nin projesi’ olarak niteledi ve Yeni YÖK olarak ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak bu büyük adımla gurur duyuyoruz dedi.

“100/2000 YÖK Doktora Bursları Projesi” ne ilişkin detaylı bilgi için:

http://www.yok.gov.tr/web/100-2000/ana-sayfa

XI. Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi 12 Ekim’de Başlıyor

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Ege Üniversitesi olarak, 36 yıllık geçmişi olan Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi’nin onbirincisini 12-14 Ekim 2016 tarihleri arasında Kuşadası’nda düzenlenecek.

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Zafer ALPER ve E.Ü. Nükleer Bilimler Enstitüsü Müdürü Turgay KARALI tarafından yayınlanan davet mesajı şu şekildedir;

Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongrelerinin ilki Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Ege Üniversitesi tarafından 1980 yılında ortaklaşa yapılmış, sonuncusu ise Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ile Muğla Üniversitesi tarafından 2009 yılında gerçekleştirilmiştir.

Bilindiği üzere, artan enerji ihtiyacının karşılanmasında nükleer enerji seçeneğinden de yararlanılmasına yönelik çalışmalar neredeyse yarım asırdır ülkemizin gündemindedir. Çeşitli nedenlerle bir türlü sonuçlandırılamayan söz konusu çalışmalar son yıllarda yeniden ivme kazanmış, tedarikçi ülkelerle Hükümetler düzeyinde imzalanan ikili işbirliği anlaşmaları vasıtasıyla Akkuyu ve Sinop sahalarında kurulacak iki nükleer santral projesi şeklinde somutlaşmıştır. Türkiye’nin nükleer enerjiye geçiş sürecinde şüphesiz ki nükleer teknoloji ve bu teknolojinin çeşitli uygulamalarıyla irtibatlı çalışmaların da nitelik ve nicelik açısından ciddi ölçüde artış kazanması öngörülmektedir.

XI. Ulusal Nükleer Bilimler ve Teknolojileri Kongresi 12 Ekim'de Başlıyor1

Diğer taraftan, ülkemizde hızlandırıcı teknolojileri ve yüksek enerji fiziği alanlarında da son dönemde önemli gelişmeler yaşanmış, belli mesafeler alınmıştır. 1960’lı yılların başından itibaren Türk bilim insanlarının deneylere katılım ve katkı sağladığı CERN’e (Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi) 2015 yılında Ortak Üye olunmuştur. TAEK tarafından 11 proje kapsamında desteklenen 33 Üniversitemizde görev yapan yaklaşık 200 bilim insanımızca CERN’de deneysel yüksek enerji fiziği alanında yürütülmekte olan çalışmaların Ortak Üyelikle birlikte çeşitlilik ve zenginlik kazanması beklenmektedir. Ayrıca, ülkemizin kurucu üyesi bulunduğu SESAME (Ortadoğu Sinkrotron Işığı Deneysel Bilim ve Uygulamaları Uluslararası Merkezi) projesinde de büyük aşama kaydedilmiştir. Söz konusu tesisin 2017 yılı ilk çeyreğinde iki demet hattıyla birlikte devreye alınması planlanmaktadır. Bu Merkezde fizik, biyoloji ve tıp, çevre bilimi, endüstriyel uygulamalar ile arkeoloji olmak üzere beş ana bilimsel programa yönelik Ar-Ge faaliyetleri yürütülecektir. SESAME’de araştırma yapacak Türk kullanıcı gruplarının şimdiden oluşturulması ve desteklenmesine yönelik olarak TAEK tarafından başlatılmış olan çalışmaların da tesisin devreye girmesiyle birlikte ivme kazanması beklenmektedir. TAEK, parçacık hızlandırıcısı teknolojisinin ülkemizde uygulanması ve geliştirilmesi bağlamında öncülük yapmaya devam etmekte, TAEK Proton Hızlandırıcısı Tesisi ile gerek radyoizotop ve radyofarmasötik üretimi gerekse de nükleer alanda Ar-Ge çalışmaları için ulusal bir altyapı kurmuş bulunmaktadır.

Ege Üniversitesi, Atom Enerjisi Komisyonun kurulmasından hemen sonra 1959 yılında nükleer alanda faaliyet gösterecek bir araştırma merkezi kurulması çalışmalarına başlamış ve 1983 yılında Nükleer Bilimler Enstitüsü olarak yeniden yapılandırılmıştır. Günümüzde nükleer bilimler, nükleer teknoloji ve nükleer uygulamalar ana bilim dallarında akademik faaliyetlerine devam etmektedir.

Kongremiz,temel nükleer bilimler ve nükleer tekniklerin uygulanması ile nükleer enerji ve güvenlik alanında çalışan siz bilim insanlarımızı ve uzmanlarımızı bir araya getirerek birikimlerinizin ve çalışma sonuçlarınızın paylaşılması, değerlendirilmesi, tartışılması ile ortak bilimsel çalışmaların oluşturulmasına ve yeni çalışma ufuklarının açılmasına vesile olacaktır.

Kongremizin verimli şekilde gerçekleşmesi için, sizleri davet etmekten onur duyar, katılımınızı ve değerli katkılarınızı bekleriz.

Detaylı Bilgi İçin : http://nbtk2016.ege.edu.tr/index.php

POSTER

Doğalgaz’da Dışa Bağımlı Türkiye’nin Geleceği Biyoenerjide !

Doğalgaz’da Dışa Bağımlı Türkiye’nin Geleceği Biyoenerjide ! Rusya ile yaşanan politik kriz, gözleri yeniden enerjide dışa bağımlılığa çevirdi. Özellikle doğalgazının yarıdan fazlasını Rusya’dan alan Türkiye, ithal ettiği gazın yine yarıya yakınını elektrik üretiminde kullanıyor. Dolayısıyla Rusya, Türk sanayisinin enerji ihtiyacını karşılamada önemli bir rol oynuyor.

Geri Dönüşüm, Atık Yönetimi ve Çevre Teknolojileri fuarı REW İstanbul’un düzenleyicisi İFO Fuarcılık, geçen yıl özel gündem olarak yer verdiği biyoenerjinin, Türkiye için dışa bağımlılıkta alternatif bir çıkış noktası olabileceğini açıkladı. “Önümüzde elektrik üretimi için çöp ithal eden İsveç örneği var” diyen İFO Fuarcılık Genel Müdürü Zekeriya Aytemur, Türkiye’de elektrik enerjisine ve ısı kaynağına dönüşmeyi bekleyen milyonlarca ton biyolojik atığın bulunduğunu söyledi. Aytemur, “Bugün Almanya’daki biyogaz tesislerinin sayısı 9 bine yaklaşmış durumda. Türkiye’de ise biyolojik atıkları enerjiye dönüştürmek üzere kurulan tesislerde yılda 81 MW elektrik enerjisi üretiliyor. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre Türkiye, biyogaz potansiyelinin tam kullanılabildiği durumda toplam elektrik ihtiyacının %6 – %12 kadar kısmının bu kaynaktan karşılanabileceği hesaplanıyor. Çöpten üretilen 1 m3 biyogaz ise, dışarıdan ithal ettiğimiz 1 m3 doğalgazın yarısına eşdeğer. Dolayısıyla, ülkemizde hayvan gübresi, tarımsal atıklar, gıda sanayiinin atıkları ve belediye atıklarından elde edilecek biyogaz, Rusya’dan ısınma ve enerji ihtiyacını karşılamak üzere yapılan doğalgaz ithalatını azaltabilir.” dedi.

Doğalgaz, nükleer enerji ve HES projelerinin gölgesinde kalan biyoenerji konusu, Rusya ile yaşanan krizde yeniden gündeme geldi. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine kıyasla Türkiye’de oldukça yeni olan biyoenerji ve biyogaz, elektrik üretimi ve ısınmada doğalgaza önemli bir alternatif olarak duruyor. Örneğin, Arbiogaz A.Ş., Sütaş’ın Aksaray’daki entegre süt ve yem üretim tesislerinde kurduğu biyogaz tesisinde, ortaya çıkan hayvansal atıkları enerjiye dönüştürüyor. Yine Türk çimento sektörü, daha önce kömür enerjisinden yararlandığı üretim tesislerinde artık atıktan elde edilen yakıtları kullanıyor.

Biyoenerji ve yeşil enerji teknolojileri REW İstanbul’da sergilenecek!

28-30 Nisan tarihlerinde Tüyap Beylikdüzü’nde 12.’si düzenlenecek olan Türkiye’nin ilk geri dönüşüm, atık yönetimi ve çevre teknolojileri fuarı REW İstanbul, enerjide dışa bağımlılığı azaltacak biyoenerji teknolojilerine de ev sahipliği yapacak. Özellikle, üretimlerinden ötürü yoğun enerji tüketen sanayi tesisleri, maliyetlerini ciddi oranda azaltacak yeşil enerji alternatiflerini REW İstanbul 2016’da bulabilecek.

Detaylı Bilgi İçin: www.rewistanbul.com

Doğalgaz'da Dışa Bağımlı Türkiye’nin Geleceği Biyo Enerjide

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul’da Konuşulacak

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul’da Konuşulacak. Gelişmekte olan ülkeler temiz ve sürdürülebilir enerjiye sahip olmak yolunda attıkları emin adımlarla nükleer enerjininde geleceğini şekillendiriyorlar.

Avrupa, Asya ve Afrika’da yılda 50’den fazla uluslararası konferansı başarıyla düzenleyen Noppen, 01 – 02 Ekim 2015 tarihlerinde, Wyndham Grand Istanbul Levent “4th Annual Nuclear Energy Development Summit: Eastern Europe, Turkey & Middle East” isimli organizasyona ev sahipliği yapacak.

T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Necati Yamaç’ın açılış konuşmasını gerçekleştireceği konferasta, OECD İcra Kurulu Başkanı Büyükelçi Sayın Mithat Rende, Ürdün, Polonya, Bulgaristan, Belarus gibi nükleer proje sahibi ülkelerin üst düzey yetkilileri, nükleer enerji sektörüne teknoloji ve bilgi birikimi sağlayan bir çok kurum ve kuruluş yetkilisi görüş ve tecrübelerini, projelerdeki gelişmeleri, fırsatları, aşılması gereken zorluklar ve çözüm önerilerini, finansmandan insan kaynaklarına, yerlileştirmeden en son teknolojik gelişmelere kadar sunum ve panellerle masaya yatıracak.

Konuşmacılardan bazıları:

– Mr. Necati Yamaç, Deputy Undersecretary, Ministry of Energy and Natural Resources, Republic of Turkey

– H.E. Ambassador Mithat Rende, Chairman of the Executive Committee – OECD

– Dr. Kamal J. Araj, Vice Chairman & Commissioner for Nuclear Power Reactors, Jordan Atomic Energy Commission (JAEC)

– Ms. Daniela Lulache, CEO, Nuclearelectrica

– Mr. Miroslaw Lewinski, Minister Counsellor, Nuclear Energy Department, Ministry of Economy, Poland

– Assoc. Prof. Dr. Latchesar Kostov, Chairman, Bulgaria Nuclear Regulatory Agency (BNRA)

– Mr. Paliukhovich Vasili, Deputy Director, Nuclear Energy Department, Ministry of Energy Republic of Belarus

– Prof. Dr. Hamid Aït Abderrahim, Deputy Director General at SCK•CEN, Director of the MYRRHA project, Chairman of the Governing Board of SNETP

Detaylı bilgi için:

http://www.nuclearenergysummit.com

Noppen hakkında

Noppen Asya ve Avrupa çapında uluslararası iş platformları organize eden sektörün önde gelen şirketlerinden biridir. Kurulduğu 1998 yılından bugüne mükemmellik arzusu ile hareket eden Noppen, özellikle Asya pazarındaki benzersiz yaklaşımı ve devlet bağlantılarıyla yeni pazarlara giriş konusunda uzmandır. Pek çok üst düzey, iş ve hükümet bağlantısıyla Noppen rakiplerinin ulaşamayacağı bir platform yaratmaktadır. Çin, Hindistan, Filipinler ve Belçika’daki ofisleri ile Noppen; saygın, güvenilir ve başarılı hizmetleri ile şirketinizin hedeflerine yardımcı olmak amacıyla geniş bir ürün yelpazesi sunmaktadır. http://www.lnoppen.com

Nükleer Enerji Sektörü İstanbul'da Konuşulacak

 

Kaynak : enerjigazetesi

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı “EIF 2015” 4 Kasım’da Başlıyor

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı “EIF 2015” 4 Kasım’da Başlıyor. “Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı/ EIF 2015”, Dünya’da ve Türkiye’de enerji üretimine ilişkin çok çeşitli konuların tartışılacağı bir platformdur. T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın destekleriyle gerçekleşecek olan kongrenin amacı, başta elektrik üretim kaynakları olmak üzere Dünya ve Türkiye enerji piyasalarının tüm boyutları ile değerlendirilmesi ve en son gelişmeler ile uygulamaların pek çok açıdan tartışılıp ele alınabileceği bir ortam oluşturmaktır.
Ayrıca bu yıl yine, kongre programı kapsamında ikili görüşmeler etkinliği, kısa kurslar ve fuar alanı olacaktır. Kongre kapsamında gerçekleşecek olan fuar etkinliği uluslararası anlamda bölgenin en büyük ve en etkili enerji fuarıdır.
Kongremiz; 04 – 06 Kasım 2015 tarihlerinde ATO Congresium ANKARA International Convention & Exhibition Centre’de gerçekleştirilecektir. Kongreye yerli ve yabancı pek çok enerji firması yetkililerinin yansıra, akademisyenler, bürokratlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri iştirak edecektir.

Kongrede ele alınacak başlıca konular şu şekildedir:
Yenilenebilir Enerji Kaynakları
Petrol ve Doğalgaz
Kömür Kaynaklarından Elektrik Üretimi
Nükleer Enerji
Dünya ve Türkiye Enerji Görünümü
Enerji Ekonomisi ve Politikası
Enerjinin Finansmanı
Enerji Güvenliği
Enerji İthalat ve İhracatına İlişkin Konular, Uluslararası Projeler
Ortadoğu, Afrika ve Arap Plakası Enerji Kaynaklarının Değerlendirilmesi
Enerji Mevzuatı
Elektrik Toptan Satış
Dağıtım Faaliyetleri
Enerji Sektöründe Ekip Ve Ekipman
Güç Sistemleri
Enerji Sektöründe İş Güvenliği

Detaylı Bilgi İçin : http://www.enerjikongresi.com/default.aspx#

Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı EIF 2015 4 Kasım'da Başlıyor

Nükleer Enerji Eğitimi İçin 80 Öğrenci Daha Rusya’ya Gönderilecek

Nükleer Enerji Eğitimi İçin 80 Öğrenci Daha Rusya’ya Gönderilecek. Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Mersin’de nükleer santral kurulmasına ilişkin Türkiye ile Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde, nükleer enerji eğitimi için 80 öğrencinin daha Rusya’ya gönderileceğini açıkladı.
Bakan Taner Yıldız, Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin su, rüzgar, güneş, jeotermal ve biyokütle gibi yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarıyla beraber büyümesine devam edeceğini belirtti.
Türkiye’nin enerji yapılanmasında çizdiği politika ve stratejilerin en önemli parçalarından birinin yenilenebilir enerji olduğunu ifade eden Yıldız, dünyadaki enerji yatırımlarının yüzde 70’nin fosil yatırımlara yönelik olduğunu anlattı.
Yıldız, dünyada diğer ülkelerin enerji görünümüne ilişkin de şunları kaydetti:
“ABD’de nükleer enerjinin payı artacak, Japonya’nın Fukuşima kazası sonrası tekrar nükleer santrallere dönüşü hızlanacak. Rusya, Güney Kore ve Hindistan gibi ülkelerde de bu artış devam edecek. Şu anda inşaası devam eden 76 nükleer santralin 30’unun Çin’de olduğunu düşünürsek, nükleer enerji santrallerinin Çin’deki büyümeye ciddi anlamda katkısı olacak. Ama çok enteresandır, 2100 yılında dünyanın gelmesi beklenen karbondioksit salınımları ile alakalı konunun politikaların değiştirilmiyor olması halinde, 2040 yılında bu rakamların yakalanacak olması tabii ki dünya için olumlu bir haber değil. Bu yılın sonunda Paris’te yapılacak olan toplantının önemi daha da artmış oluyor.”
Başvuru Formu için
http://www.kimyahaberleri.com/nukleer-egitimi-icin-detaylar-belli-oldu/

80 ÖĞRENCİYE RUSYA’DA EĞİTİM FIRSATI
Bakan Yıldız, Mersin Akkuyu’da nükleer santral kurulmasına ilişkin Türkiye ile Rusya arasında imzalanan anlaşma çerçevesinde nükleer enerji eğitimi için öğrenci göndermeye devam ettiklerini belirterek, “Biz 80 öğrencilik bir alım için daha start veriyoruz. Biliyorsunuz 300’e yakın öğrencimiz Rusya’da eğitim görüyordu” dedi.
Nükleer güç santrallerinde çalışacak olan mühendis adayları için yine benzer şartlarda fen fakültelerinden, mühendislik fakültelerinden, fizik, matematik veya diğer teknik bölümlerden mezun veya okuyan öğrencilerin müracaat edebileceğini kaydeden Yıldız, başvuru süresinin 27 Mart’a kadar devam edeceğini söyledi.
Bu tarihten itibaren öğrencilere yazılı ve sözlü mülakatlar yapılacağını anlatan Yıldız, “Bu yıl aynı zamanda bir değişiklik de yapıyoruz. İlk defa Petersburg’daki Politeknik Devlet Üniversitesi’ne 30 öğrenci göndereceğiz. 50 kadar da Ulusal Nükleer Araştırmalar Üniversitesine (MEPHI) göndereceğiz. Dolayısıyla karşılıklı bilgi alışverişini de bu sayede tamamlamış olacağız” ifadelerini kullandı.

Nükleer Enerji Eğitimi İçin 80 Öğrenci Daha Rusya'ya Gönderilecek

 

Kaynak : sputniknews