FARABİ IV. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı BEÜ Tarafından Düzenlenecek, Başvuruları Kaçırmayın !

FARABİ IV. AR-GE ve İnovasyon Proje Pazarı BEÜ Tarafından Düzenlenecek, Başvuruları Kaçırmayın ! Ülkemizdeki teknoloji ve inovasyon alanındaki aktörler arasındaki işbirliğini arttıracak faaliyetlerin işlerlik kazanması için her yeni gün yeni projeler hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Günümüz dünyasında özellikle yeraltı enerji kaynaklarının kullanımı, demir çelik ve bağlı sanayi yatırımları, savunma sanayi, bilişim sağlık teknolojileri, ulaşım sistemleri, çevre teknolojileri,nano teknoloji, yenilenebilir enerji gibi alanlarda önemli buluşlar yapılmakta ve yeni ürünler geliştirilmektedir.

Ülkemizdeki proje fikirleri ile ilgili olacak şekilde; fikir ve görüş alışverişini sağlamak, Ar-Ge projelerine ilişkin teknolojik ve finansal işbirliklerinin oluşmasına ortam hazırlamak, üniversite, araştırma ve özel sektör kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getirmek, bölge insanımızı bilinçlendirmek, üniversite-sanayi işbirliğini arttırmak, ve teknolojik gelişmelerin dinamiğini oluşturacak bilim insanlarını sanayide aktif hale getirmek amacıyla Bülent Ecevit Üniversitesi Tarafından ; “FARABİ IV. AR-GE İnovasyon Proje Pazarı” düzenlenecektir.

Geçen üç yılda çok sayıda katılımcının proje fikrinin poster ve prototip olarak sergilendiği ve ödüllendirildiği proje pazarının bu yıl dördüncüsü yapılacaktır. “FARABİ IV. AR-GE İnovasyon Proje Pazarı” etkinliğinde “Projesi olan” herkes başvuru yapabiliyor. Nitelikli projelere çeşitli ödüllerin verileceği etkinliği sizler kaçırmayın.

Etkinliğin Ana Temaları:

  • Enerji ve Alternatif Enerji
  • Gıda ve Tarım Teknolojileri
  • Çevre Teknolojileri
  • Tıp ve Sağlık Uygulamaları
  • Biyomedikal/Biyoteknoloji
  • Nanoteknoloji ve Nutrasötikler
  • Bilişim Teknolojileri
  • Endüstriyel Malzeme Üretimi ve Uygulamaları
  • Elektrik ve Elektronik Teknolojileri
  • Makine Teknolojileri
  • Kimya/İlaç Teknolojileri
  • Yapı Malzemeleri Üretimi ve Uygulamaları
  • Tekstil Sanayi Teknolojileri
  • Savunma Sanayi Teknolojileri
  • Diğer Alanlar
14 Nisan 2017 : Proje özetlerinin son gönderilme tarihi
21 Nisan 2017 : Ön değerlendirme sonuçlarının ilanı
28 Nisan 2017 : Poster teslimi için son gün
8 Mayıs 2017 : Proje Sergisi ve Proje Yarışması
8 Mayıs 2017 : Ödül töreni

Katılım Esasları

  • Proje pazarına katılım ücretsizdir.
  • Üniversite ve araştırma kuruluşlarından il dışı katılımcılar için ulaşım ve konaklama giderleri, imkanlarımız ölçüsünde karşılanacaktır. (Ulaşım için karşılanacak tutar, katılım sağlanan il ile Zonguldak ili arasındaki şehirlerarası otobüs bilet ücreti üzerinden belirlenecektir. )
  • Ön elemeyi geçen proje önerileri Proje Pazarı web sayfasında ilan edilecektir.
  • Finale kalan katılımcı, projesinin posterini hazırlayarak 06 Mayıs 2016 tarihine kadar projepazaribeun.edu.tr adresine gönderecektir. Prototip sergilemek isteyen katılımcılar etkinlik günü beraberinde getirmesi gerekmektedir.
  • Katılımcılara etkinlik sonunda katılım belgesi ve özet kitapçığı verilecektir.
  • Proje sahiplerinden en az birinin projenin başında değerlendirme sırasında hazır bulunması gerekmektedir.
  • Posterler 70 cm (genişlik) x 110 cm (yükseklik) boyutlarında hazırlanacaktır, prototip hazırlamada malzeme ve ölçek sınırlaması yoktur.
  • Proje önerileri Türkçe veya İngilizce yapılabilir.
  • İsteyen katılımcıların posterleri ücretsiz basılabilecektir.
  • Proje Pazarı etkinliğine daha önce ödül almış projeler katılabilir, fakat bu projeler herhangi bir kategoride ödül alamayacaktır.
  • Katılımcılar, etkinliğe  başvurarak projenin kendilerine ait olduğunu kabul ve beyan etmiş sayılır.

Detaylı Bilgi ve Başvuru İçin : http://projepazari.beun.edu.tr/

AİBÜ-TTMER Tarafından Düzenlenen AR-GE Proje Pazarı, Kimya’dan Nanoteknolojiye, Kompozit’den Enerjiye Sizlerin Fikirlerini Bekliyor

AİBÜ-TTMER Tarafından Düzenlenen AR-GE Proje Pazarı, Kimya’dan Nanoteknolojiye, Kompozit’den Enerjiye Sizlerin Fikirlerini Bekliyor. Düzce Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (DÜZCE TTO) ile Abant İzzet Baysal Üniversitesi Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi (AİBÜ-TTMER) tarafından;Bolu Ticaret ve Sanayi Odası, Düzce Ticaret ve Sanayi Odası, Bolu Teknoloji Geliştirme Bölgesi, Düzce Teknopark A.Ş. ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı’nın (MARKA) katkıları ile 8-9 Mayıs 2017 tarihlerinde “BOLU-DÜZCE AR-GE PROJE PAZARI” düzenlenecektir.

Etkinlik için seçilen tematik alanlar:

• Makine/İmalat Teknolojileri

• Elektrik ve Elektronik Teknolojileri

• Gıda ve Tarım Teknolojileri

• Çevre Teknolojileri

• Tıp ve Sağlık Uygulamaları

• Kompozit Malzeme Teknolojileri ve Uygulamaları

• Nanoteknoloji ve Biyoteknoloji

• Bilişim Teknolojileri (Yazılım ve Donanım)

• Kimya/İlaç Teknolojileri

• Yapı Malzemeleri Üretimi ve Uygulamaları

• Tekstil Sanayi Teknolojileri

• Savunma Sanayi Teknolojileri

• Enerji ve Alternatif Enerji Teknolojileri

• Diğer Alanlar

Katılım Koşulları

1. Daha önce düzenlenen Ar-Ge Proje Pazarları ve benzeri etkinliklerde sunulan projeler değerlendirmeye alınmayacaktır.

2. Proje Pazarına katılım ücretsizdir.

3. Proje Pazarına Akademisyenler, üniversitemiz veya yurtiçi diğer üniversitelerimizin önlisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri, sanayiciler, girişimciler ve girişimci adayları fikirleriyle başvuru yapıp katılım sağlayabilecektir.

4. Proje önerilerinde sayı sınırı yoktur.

5. Proje sahiplerinden en az birinin projenin başında değerlendirme sırasında hazır bulunması gerekmektedir.

6. Katılımcılara etkinlik sonunda katılım belgesi verilecektir.

7. Katılımcılar, etkinliğe başvurarak projenin kendilerine ait olduğunu kabul ve beyan etmiş sayılır.

8. Ar-Ge Proje Pazarını ortaklaşa düzenleyen ve finanse eden Abant İzzet Baysal Üniversitesi Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi (AİBÜ-TTMER) ile Düzce Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi (DÜZCE TTO) Ar-Ge Proje Pazarı Etkinliği’nde sergilenen tüm proje önerilerini yayımlamak, arşivlemek ve yurtiçi ve yurtdışında sergilemek haklarına süresiz sahip olacaktır.

Proje Başvuru Bilgileri

1. Ar-Ge Proje Pazarında proje önerileri Türkçe olacaktır.

2. Ar-Ge Proje Pazarında proje önerileri http://aibuttmer.ibu.edu.tr/tr/ar-ge-proje-pazari adresinden 14 Nisan 2017, saat 17:00’a kadar elektronik ortamda kabul edilecektir.

3. Proje özeti kabul edilen projeler için sergilenecek posterler 70 cm (genişlik) x 110 cm (yükseklik) boyutlarında hazırlanacaktır, prototip hazırlamada malzeme ve ölçek sınırlaması yoktur.

4. Proje posterinin, yukarıda verilen poster ebatlarında uygun bir biçimde ve PowerPoint formatında hazırlanarak en geç 28 Nisan 2017, saat 17:00’a kadar aibuttmer@ibu.edu.tr adresine elektronik ortamda gönderilmesi gerekmektedir.

5. Katılımcıların, 08 Mayıs 2017 Pazartesi günü saat 09:00’da AİBÜ İzzet Baysal Kültür Merkez’inde hazır bulunmaları gerekmektedir.

Başvuru için: http://aibuttmer.ibu.edu.tr/tr/ar-ge-proje-pazari

ÖZETLER İÇİN SON BAŞVURU: 14 NİSAN 2017

ÖN DEĞERLENDİRME VE SONUÇ AÇIKLAMA: 19 NİSAN 2017

KABUL EDİLEN PROJELER İÇİN POSTER TESLİM: 28 NİSAN 2017

PROJE PAZARI VE SERGİSİ: 08-09 MAYIS 2017

ÖDÜL TÖRENİ: 09 MAYIS 2017

Ayrıntılı bilgi için Düzce TTO’ya ulaşabilirsiniz.

tto@duzceteknopark.com.tr

0380 5421500-Dahili 4905

0537 6542306

6. Fiziksel Kimya Kongresi, Bülent Ecevit Üniversitesi Ev Sahipliğinde 15-18 Mayıs’ta Yapılacak

6. Fiziksel Kimya Kongresi, Bülent Ecevit Üniversitesi Ev Sahipliğinde 15-18 Mayıs’ta Yapılacak. 6. Fiziksel Kimya Kongresi” Bülent Ecevit Üniversitesi ev sahipliğinde 15-18 Mayıs 2017 tarihleri arasında Zonguldak Dedeman Otelinde gerçekleştirilecektir. 4. Fiziksel Kimya Kongresi Pamukkale Üniversitesinde 5. Fiziksel Kimya Kongresi de Necmettin Erbakan ve KTO Karatay Üniversitelerinde başarıyla gerçekleştirilmişti.

Kongre, fiziksel kimya alanındaki gelişmelere paralel olarak bilimsel paylaşımlara ve ortak çalışmalar için iş birliği ortamı oluşturmayı hedeflemektedir.

KONGRE BAŞLIKLARI

Elektrokimya
Enerji Kaynakları
Enzim Kinetiği
Fiziksel Organik Kimya
Kataliz
Kimyasal Kinetik
Malzeme Bilimi
Nanoteknoloji
Polimer Kimyası
Spektroskopi
Yüzey Kimyası ve Kolloidler

Detaylı Bilgi ve Kongre Anasayfası İçin : http://fizikselkimya6.beun.edu.tr/

Pamukkale Üniversitesi’nin Nanoteknoloji Alanında Eğitimi Kapsayan Projesi Kabul Edildi

Pamukkale Üniversitesi’nin Nanoteknoloji Alanında Eğitimi Kapsayan Projesi Kabul Edildi. Pamukkale Üniversitesi’nin “Universal Nanotechnology Skills Creation and Motivation Development” projesi, Türkiye Ulusal Ajans Başkanlığı tarafından kabul edildi. PAÜ tarafından sunulan projede yurtdışı ve yurtiçinden 5 üniversite ortak çalışacak.

Erasmus+ Ana Eylem 2 Yükseköğretim Alanı Stratejik Ortaklıklar (KA203) kapsamındaki proje başvurularının değerlendirme süreci sonucunda, Türkiye Ulusal Ajans Başkanlığı’na sunulan 52 projeden 12 proje başvurusu kabul edildi. Pamukkale Üniversitesi tarafından sunulan “Universal Nanotechnology Skills Creation and Motivation Development” “Evrensel Nanoteknoloji Becerileri Geliştirme ve Motivasyon Kazandırma” adlı proje 200 bin 424 Euro bütçe ile kabul edilen projeler arasına girdi. Projenin yurtdışı ortakları İtalya, Romanya ve Yunanistan’dan; yurtiçi ortakları ise Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi’nden nanoteknoloji alanında uzman kadrolardan oluşmaktadır.

Üniversite tarafından yapılan açıklamada ayrıca şu konulara değinildi, “Türkiye’nin 2023 ve Avrupa Komisyonunun yakın gelecek hedeflerinde en önemli konu başlıklarından birisi nanoteknolojidir. 21. yüzyılın sanayi devriminin temeli olan nanoteknoloji, atomik ve moleküler seviyede maddeleri kontrol edebilme bilimidir ve hayatlarımıza değişik alanlarda girmiştir. Bu alanlar arasında bilgi ve iletişim teknolojileri, savunma sanayi, uzay ve havacılık teknolojisi, tarım, moleküler biyoloji ve genetik mühendisliği, kozmetik sanayi, tekstil endüstrisi, gıda ve kimya sanayi sayılabilir. Yakın gelecekte, ülkelerin ekonomik seviyesinin ve gücünün nanoteknolojiyi kontrol edebilmelerine bağlı olarak değişeceği öngörülmektedir.

AMAÇ GENÇLERİ NANOBİLİMLE TANIŞTIRMAK

Ülkemizin dünyada var olan nanoteknoloji uygulamalarını tanıması, kullanması ve geliştirebilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla, yüksek öğrenim kurumlarının nanoteknolojideki gelişmelerin farkındalığına sahip ve kariyer planlarında bu konuya yer veren gençler yetiştirmesi önemlidir. Türkiye’de genellikle gençler, yüksek lisans seviyesinde nanobilim ve nanoteknolojiyle tanışmaktadır. Yüksek lisans ve doktora seviyesindeki benzer programların sayısı giderek artmasına rağmen, lisans seviyesinde nanoteknoloji eğitimi çok kısıtlıdır. Bu eğitimin lisans seviyesinde verilebilmesinin, nanoteknoloji alanında kalifiye eleman yetiştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu projenin hazırlanma amacı, lisans seviyesindeki gençleri nanobilimle tanıştırmak ve bu alanda yapacakları kariyer planlarına destek olmaktır. Ayrıca, proje kapsamında yeni öğretim metotları göz önünde bulundurularak hazırlanacak olan yazılı ve görsel eğitim materyallerinin, yaygın ve etkili bir şekilde eğitim-öğretimde kullanılarak gençlere yol gösterici olması hedeflenmiştir.

Bilginin küresel ekonomi için en önemli parametre olduğu göz önüne alındığında, bu projenin Pamukkale Üniversitesi’nin yurtiçi ve yurtdışı ortaklarıyla bilimsel ve kültürel bilgi paylaşımını arttıracağı, daha büyük ve daha etkin projelerin doğmasına yol açacağı düşünülmektedir. Proje kapsamında öğrenciler için İtalya’da staj imkanı oluşacak, birbirinden farklı alanlarda kendilerini geliştirmeleri için fırsatlar sunulacaktır”.

Pamukkale Üniversitesi'nin Nanoteknoloji Alanında Eğitimi Kapsayan Projesi Kabul Edildi

Kaynak: P.Ü

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı. TÜBA’nın bilim insanlarını teşvik ve takdir misyonu kapsamında uluslararası düzeyde ihdas edilen TÜBA Akademi Ödülleri açıklandı.

Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Yaşam Bilimleri ve Sosyal ve Beşeri Bilimler olmak üzere üç kategoride ve her kategoride bir ödülden oluşan ve bütün bilim insanlarına açık olan TÜBA Akademi Ödülleri’ni almaya bu yıl; Fen ve Mühedislik Bilimleri kategorisinde Linz Johannes Kepler Üniversitesi (Avusturya) Öğretim Üyesi Niyazi Serdar Sarıçiftçi, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Toronto Üniversitesi (Kanada) Öğretim Üyesi ve Ağa Han Üniversitesi (Pakistan) Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Zulfiqar Ahmad Bhutta, Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde ise İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Genç hak kazandı ve Akademi Madalyası’nın ve 30 bin doların sahibi oldu.

TÜBA Akademi Ödülleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, 14 Aralık 2015 Pazartesi günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen törenle tevdi edilecek.

Her yıl Fen ve Mühendislik Bilimleri, Sağlık ve Yaşam Bilimleri ve Sosyal ve Beşeri Bilimler olmak üzere üç kategoride ve her kategoride bir ödülden oluşan TÜBA Akademi Ödülleri bütün bilim insanlarına açık. Aday gösterme esasına dayanan ödüller ilgili alanda özgün, öncü ve çığır açıcı çalışmaları olan bilim insanlarına tevcih edilen uluslararası nitelikteki Akademi Ödülleri’nin her yıl bir tanesinin, üç kategori arasında dönüşümlü olarak, Türkiye’den veya Türkiye bağlantılı bilim insanlarına verilmesi kararı alındı. 2015 yılı için Türkiye bağlantılı ödül Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisi olarak belirlendi.

2015 yılında TÜBA üyeleri, Türkiye’deki üniversite rektörlükleri ve dünyadaki bilim akademileri aday göstermeye davet edilmişlerdir. Ulusal ve uluslararası hakem görüşleri ve alan komitelerinin değerlendirmesi sonucunda TÜBA Akademi Konseyi’nce ödül tevcih edilen bilim insanları:

Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde Linz Johannes Kepler Üniversitesi (Avusturya) Öğretim Üyesi Niyazi Serdar Sarıçiftçi. Avusturya Bilimler Akademisi tarafından aday gösterilen Sarıçiftçi, güneş enerjisinin elektrik enerjisine dönüştürülmesinde en etkin yöntemlerden biri olan C60 molekülü ile iletken polimerleri etkileştirmek suretiyle geliştirdiği organik fotovoltaik piller alanındaki çalışmaları nedeniyle TÜBA 2015 Akademi Ödülü’nü almaya hak kazandı.

Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde Toronto Üniversitesi (Kanada) Öğretim Üyesi ve Ağa Han Üniversitesi (Pakistan) Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Zulfiqar Ahmad Bhutta. Pakistan Bilimler Akademisi tarafından aday gösterilen Bhutta; aile sağlığı alanında, yeni-doğanlar dahil, anne-çocuk sağlığı konusunda yürüttüğü epidemiyolojik araştırmalar ve sağlık politikalarının oluşturulmasına temel oluşturan çalışmaları nedeniyle ödüle layık görüldü.

Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Genç. TÜBA Üyesi Mustafa Çiçekler tarafından aday gösterilen Genç, geliştirdiği yöntem ve bakış açıları (iaşecilik, gelenekçilik ve fiskalizm üçlemesi) ve yaptığı keşif ve izahlar (iltizam, malikane, esham, yed-i vahid) ile Osmanlı iktisat tarihinin ve sisteminin anlaşılmasına yaptığı katkılar nedeniyle ödüle hak kazandı.

Niyazi Serdar Sarıçiftçi, 1961’de Konya’da doğdu. 1980 yılında İstanbul Avusturya Lisesi’nden mezun oldu. 1986 yılında Viyana Üniversitesi’nde Fizik alanında yüksek lisans unvanını aldı. 1989 yılında yine aynı üniversitede Fizik alanında doktora derecesine ulaştı. Doktora sonrası çalışmalarını ilk olarak 2 yıl Stuttgart Üniversitesi’nde, 1996 yılına kadar da Santa Barbara Kaliforniya Üniversitesi’nde (UCSB) iletken polimerler ve güneş pilleri üzerinde sürdürdü. Ardından; Nobel Kimya Ödülü’nü (2000) alan Prof. Alan J. HEEGER ile başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. Sarıçiftçi doçent unvanını 1992 yılında Türkiye’de aldı. Avusturya Bilimler Akademisi Üyesi ve aynı zamanda Avusturya’nın en prestijli Bilim Ödülü olan Wittgenstein Ödülü’nün de sahibi olan Sarıçiftçi, 1996 yılından beri Avusturya Linz Johannes Kepler Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor.

Zulfiqar Ahmad Bhutta, 1977’de Peshawer/Pakistan Khyber Medical College’ı en iyi derece ile tamamladı. 1980’de Londra/İngiltere’de Royal College of Physicians and Surgeons’da Çocuk Sağlığı Uzmanı oldu. 1981’de İngiltere’de M.R.C.P. Pediatri, 1987’de Pakistan College of Physicians & Surgeons’da FCPS: Fellowship in Paediatrics, 1990’da Edinburg’da Fellowship of Royal College of Physicians (FRCP), 1996’da Stockholm Karolinska Enstitüsü’nde PhD, 1997’de İngiltere’de Fellowship of the Royal College of Paediatrics & Child Health (FRCPCH), 2004’te Pakistan Academy of Sciences’da Fellow, 2009’da American Academy of Pediatrics’de Honorary Fellow, 2012’de Londra Royal College of Physicians Honorary Fellow, 2013’te Fellow of International Union of Nutrition Scientists (IUNS) unvanlarını aldı. Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Kanada’da da değişik üniversitelerde misafir öğretim üyesi olarak bulunan Bhutta; çocuk sağlığı alanında özellikle yeni-doğan, enfeksiyon hastalıkları ve beslenme konularında, faklı ülkelerde hem hizmet sunumunda, hem araştırmada, hem de Dünya Sağlık Örgütü gibi küresel politika belirleyici kuruluşlarda çalıştı. Halen Küresel Çocuk Sağlığı ve Politikası Robert Harding Başkanlığı Eş Direktörü, Çocuk Hastalıkları Hastanesi Araştırma Enstitüsü Pediatri, Beslenme Bilimleri ve Halk Sağlığı profesörü olarak çalışan Zulfiqar Ahmad Bhutta, Karaçi/Pakistan Aga-Khan Üniversitesi Kadın ve Çocuk Sağlığı Mükemmeliyet Merkezi Kurucu Direktörlüğü görevini de sürdürüyor.

Mehmet Genç, 4 Mayıs 1934’te Arhavi’de doğdu. İstanbul Haydarpaşa Lisesi’ni takiben Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye ve İktisat Bölümü’nde okudu. Bir ara Maiyet Memurluğu ve Kaymakam Vekilliği yaptıktan sonra 1965 İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Türk İktisat Tarihi Enstitüsü’nde asistan olarak akademik dünyaya intisap etti. Uzun yıllar İstanbul Üniversitesi’nde çalıştı. 1990 yılında Misafir Öğretim Üyesi olarak The Center for the Study of Muslim Societies and Civilizations, Washington University, St. Louis/Misouri’de bulundu. 1996’da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Genel Sosyoloji ve Metodoloji Dalı’nda Doktora Şeref Diplomasını aldı. 1999 yılında emekli oldu. 1999-2006 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Bölümü’nde, 1999-2009 yılları arasında İstanbul Bilgi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde Öğretim Üyeliği yaptı. 2006-2013 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans ve doktora dersleri verdi. Mehmet Genç, İstanbul Şehir Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi olarak akademik hayatını sürdürüyor.

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Akademi Ödülleri Açıklandı

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder…

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder… Sayın Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir’in Chempublish dergimizin 2.sayısı için özel kaleme aldığı yazısını sizler için web sitemizde de yayınlıyoruz ve kendisine çok teşekkür ediyoruz.

Kimya sanayisi, plastikten kozmetiğe, ilaçtan boyaya, üretiminin yaklaşık %30’u tüketiciye doğrudan ulaşan bitmiş ürünler, %70’i ise diğer sektörlere (tekstil, elektrikli eşya, metal, madeni ürünler, inşaat, otomotiv, kâğıt, hizmet sektörü) hammadde sağlayan ürünlerden oluşan merkezi bir endüstri koludur.
Bu nedenle kimya sanayi, hem insanların gündelik yaşamları açısından hem de diğer sektörler açısından ayrıcalıklı bir yere sahiptir.
Kimya sanayisi ekolojik dengelerin korunması ve insan yaşamının kalitesi açısından tartışmasız bir numaralı alandır.

Kimya Sanayi ile ilgili yanlış algı acilen değiştirilmelidir.
İçtiği sudan soluduğu havaya, tamamı kimyasallardan oluşan bir dünyada kimyayı ret, bizzat yaşamın kendisini ve canlılığı ret anlamına gelmektedir.
Ülkelerin gelişmişlik düzeyi, o ülkenin Kimya Sanayinin gelişimi ile bağlantılıdır.
Benzer gelişmeler kimya sektöründe bulunmaktadır.
İnsanların “kimyasal” kelimelerinden korkması, uzak durması ve “organik” ürünleri tercih etmesi başta olmak üzere birçok etken kimya firmalarını yeni formüller araştırmaya itmiştir.
Sonuç olarak, her geçen yıl kimya firmaları üretimde daha fazla bitkisel ham madde kullanmaya başlamıştır.
Yanlış algılar düzeltilmeli.
Doğal kaynaklı ürünlerde Kimya içerir, dünya üzerinde hiçbir ürün Kimyadan bağımsız değildir.

KİMYA ENDÜSTRİSİNİN DÜNYA EKONOMİSİ & AB ÜLKELERİNDEKİ MEVCUT DURUMU
Dünya kimya sanayinde önceki yıllarda süren Avrupa Birliği hâkimiyeti, son yıllarda Uzak Doğu ve Asya’ya geçmiş bulunmaktadır.
2011 yılında dünyadaki toplam kimyasal madde satışı 2.744 milyar Euro olmuştur. 2011 yılında, 2010 yılına göre %11,6’lık bir artış gerçekleşmiştir.
2011 yılı satışların 1.425 milyar avroluk bölümünü Asya ülkeleri, 642 milyar Euro lük bölümünü Avrupa’daki ülkeler, 470 milyar Euro lük bölümünü NAFTA ülkeleri gerçekleştirmiştir.
Kimya sanayisi, 1997-2007 yılları arasında küresel ölçekte yıllık ortalama yüzde 5 büyümüştür. Bu dönemde yıllık ortalama büyüme AB ve NAFTA bölgesinde yüzde 4, Asya’da yüzde 6 ve Ortadoğu’da yüzde 9 olmuştur.
2020 yılına kadar olan dönemde kimya sanayinde küresel ölçekte büyüme oranı yıllık ortalama yüzde 4,4 olarak öngörülmektedir.

Kimyevi madde ve mamullere yönelik kuvvetli talep artışı, ilave kapasite ihtiyacını da tetiklemektedir. 2020 yılına kadar olan dönemde ilave kapasitelerin önemli bir bölümü Asya’da kurulacaktır.
Bu süreç de Körfez ülkeleri de ham petrol ürünleri ile birlikte işlenmiş ürünlerin üretimi ve ihracatını da hedeflemektedir. Bu nedenle Ortadoğu’da işleme kapasitesi genişleyecektir.
Kimya sanayinde teknolojik yenilikler alt sektörlerde ve ürünlerde gelişmeleri önemli ölçüde şekillendirecektir. İmalat sanayi içinde teknolojik ilerlemelerin en çok etkili olacağı sektörlerin başında Kimya Sanayi gelmektedir.
Teknolojik gelişmelerin kozmetik, ilaç/medikal ürünler, doğal kaynaklı gıda katkı maddeleri, doğal lif üretimi yönünde, ağırlıklı olarak doğal kaynaklı BİYOTEKNOLOJİK yönde açılım gösterecektir.
Kitlesel ürünlerin yanı sıra, kişiye özel spesifik ve nitelikli ürün imalatı da bir çeşit VIP üretim olarak gelişecektir.

Dünyada Kimya Sanayinde gelişmeler, bilimsel gelişmelere paralel olarak NANOTEKNOLOJİ, BİYOKİMYA, BİYOTEKNOLOJİ, KÖK HÜCRE TEKNOLOJİLERİ, GENETİK, alanlarında gözlenecektir.
Son yıllarda bu alanlarda yapılan araştırmalar meyvelerini vermeye başlamıştır.
Kimya Sanayi bilimde devrim niteliği taşıyan, adeta canlıyı yeniden kurgulayan bu bilimsel gelişmelerin sanayiye uygulandığı alan olarak tarihi bir dönemeçtedir. Geleneksel yöntemlerle moleküler düzeydeki gelişmelerin ürüne dönüştürüldüğü yöntemler arasında sancılı bir süreç geçiren alan bu dönüşümü doğru yönetebilirse; adeta sanayinin tamamını kapsayacak ve doğu mistizminin simgesi olan ZÜMRÜDÜ ANKA gibi kendi küllerinden yeniden doğacaktır.
Bilimin sihirle karıştığı Simyanın yeniden dönüşü bu defa Kimya Sanayisinin üretimleri ile gerçek olacak gibidir.

21. YÜZYIL KUŞKUSUZ KİMYA SANAYİSİNİN ALTIN ÇAĞININ BAŞLANGICI OLARAK ANILACAKTIR.
Simyacıların yapamadığını modern zamanların, kimyagerleri yapacak, dokundukları her ürünü altından daha değerli tüketim mallarına dönüştüreceklerdir.
Bu süreç de bilimsel bakışın ve eski anlayışın değiştirilmesi zorunludur.
Üstelik bu konu zamana bırakılamayacak kadar da ciddi ve acildir.
Bu kritik dönemeç de; sanayi, bilim ve yasal mevzuat birlikte hareket etmeli, ekolojik dengelere saygılı, insan yaşamını/sağlığını en büyük değer kabul eden bir anlayışla, yeni bir Kimya Sanayisi dönüşümünü/anlayışı gerçekleştirmelidir.

AMAÇ;
İnsan sağlığını ön koşul kabul eden anlayış,
Çevreyle ve insan doğasıyla uyumlu ürünler ile yaşan süresini ve kalitesini artırmak olmalıdır.

DÜNYA VE ÜLKEMİZ İÇİN SONUÇLAR
2020 yılında dünya nüfusunun 9 milyar, 2050 yılında 10,5 milyar olacağı tahmin edilmektedir. Bu nüfusun beslenmesi insanları düşündürmektir. Bilim ve teknolojide ilerleme bugünkü tempoda giderse tehlike mümkün mertebe azalacaktır.
Genetik, biyo-teknoloji ve kimyanın daha şimdiden yirmi birinci yüzyılın en önemli gelişme alanları olacağı düşünülmektedir.

Dünya kimyacıları doğal kaynaklardan büyük ölçüde yararlanma yollarının araştırılması konularına ön planda yer vermekte ve çoğu araştırmalarını bu alanda yoğunlaştırmaktadır.
Kimya, insanların daha mutlu bir yaşama kavuşmaları için her türlü imkânı sağlamaktadır.
Amerikan Kimya Derneğinin kuruluşunun 75nci yıl dönümü hatırası olarak hazırlanmış olan amblemin üzerinde; ‘’Kimya, daha iyi yaşamanın anahtarıdır’’ (Chemistry, key to better living) yazısı gerçeğin tam bir ifadesidir.

SONUÇ
Bugün gelişmiş, yani sanayileşmiş, ülkelerin ekonomik gelişmelerinde “öncü sektör” olarak nitelendirilen sektörlerin başında kimya sektörü gelmektedir.
Kimya sanayi olmadan sanayileşmenin düşünülmesi, kan dolaşımı olmadan bir insanın yaşamını sürdürebilmesini düşünmek gibi imkânsız bir şeydir.

ÜLKE BAZINDA BAKILDIĞINDA;
‘’KİMYAYA HÜKMEDEN DÜNYAYA HÜKMEDER’’.

İlk Nobel ödülümüzün benim geçen yıl Euro Chemde yaptığım çağrılı konuşmanın tam metni olan bu yazımı doğrular nitelikte olmasına ve BİYOKİMYA alanından gelmesine de özellikle dikkat çekmek isterim.

Saygılarımla..

Prof. Dr. Nazan Apaydın Demir
Muğla

Not: Yazım tamamen bilgilendirme amacı taşıyor olup, bilimsel tavsiye ve bir rapor özelliği taşımaz.

Çok daha fazlası için : http://www.kimyahaberleri.com/chempublish-dergimizin-yepyeni-2-sayisi-sizlerle/

Kimyaya Hükmeden Dünyaya Hükmeder…

Grafen Türkiye Konferansı Gerçekleşti

Grafen Türkiye Konferansı Gerçekleşti. “2nd Graphene and Related Technologies: from Laboratory to Industry – 2015” konferansı TÜBİTAK MAM Malzeme Enstitüsü, Sabancı Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin ortak katkıları ile 15-16 Ekim 2015 tarihinde İstanbul’da düzenlendi.

Grafenin önemini vurgulamak, Türkiye’de oluşabilecek potansiyel pazarları belirlemek ve bir yol haritası çıkarmak üzere, 15-16 Ekim 2015 tarihlerinde İstanbul Kozyatağı Hilton Otel’de “Laboratuvardan Endüstriye Grafen ve İlgili Teknolojiler” adlı konferansın ikincisi düzenlenmiştir.

Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Merkezi Direktörü Dr. Volkan ÖZGÜZ’ün açılış konuşması ile başlayan konferans, UC Riverside Üniversitesinden Prof. Dr. Cengiz ÖZKAN ve TÜBİTAK MAM Başkan Yardımcısı Dr. İbrahim BEKAR’ın konuşmaları ile devam etmiştir. Dr. İbrahim BEKAR tarafından yapılan tanıtım sunumunun ardından TÜBİTAK MAM’ın nanoteknoloji ve grafen ile ilgili vizyonundan bahsedilmiştir.

21. yüzyılın mucizevi malzemesi olan grafen, karbon atomunun bal peteği örgüsü şeklindeki iki boyutlu ve bir atom kalınlığında bir yapıdır ve olağanüstü mekanik, kimyasal, bariyer özelliği, yüksek elektrik iletkenliği ve yüksek yüzey alanı olan bir malzemedir. Grafen tabakaları grafitin yapısında bulunmakta olup van der waals bağları ile birbirlerine tutunmaktadırlar. Grafen üretimi için ark plazma, kimyasal buhar depolama ve kimyasal eksfoliasyon olmak üzere üç farklı teknik yaygın olarak kullanılmaktadır. Grafen olağanüstü özellikleri sayesinde kompozit malzemelerde, hidrojen depolamada, bataryalarda, süperkapasitörlerde, dokunmatik ekranlarda, transistörlerde, sensörlerde ve su arıtımında kullanabilme imkanı bulabilmektedir. Bu konularda dünyada grafen üzerine ciddi yatırımlar yapılmaktadır. Grafen pazarı 2012’de 9 milyon Dolar civarındayken 2020’da %40 artışla 126 milyon Dolara ulaşılacağı düşünülmektedir. Bu pazar büyüklüğü yalnızca grafen ürünü için geçerli olup grafen ile geliştirilen ürünler için daha yüksektir. Katma değeri yüksek ürünlerin üretiminde yer almamız ülke ekonomisi açısından da önem taşımaktadır.

Konferans aşağıda belirtilen 4 ana konudan oluşmuştur:

Tema 1: 2 boyutlu ve 3 boyutlu grafen malzemeler (sentez, yapısal özellikler ve uygulama alanları)

Tema 2: Elektronik uygulamalar (saydam ve katlanabilir elektrotlar ve sensörler)

Tema 3: Enerji uygulamaları (süperkapasitörler, lityum iyon bataryaları, fotovoltaikler)

Tema 4: Grafen tabanlı kompozitler

Her bir tema için Avrupa, Amerika, Singapur ve Güney Kore ve Türkiye’den bu alanlarda başarı sağlamış araştırmacılar konferansta konuşma yapmışlardır. Konferansın ilk genel konuşmasını Güney Kore’de faaliyet gösteren Ulsan National Institute of Science and Technology (UNIST)’den Prof. Rodney RUOFF yapmıştır. ARÇELİK ve ROKETSAN gibi ülkemiz sanayisinden de konuşmacıların yer aldığı konferansta ayrıca panel organize edilmiştir. Böylece akademi ve endüstrinin bir araya getirildiği bir platform oluşturulmuş ve ülkemizin bu konudaki yol haritası belirleme çalışmaları yapılmıştır.

İlgili etkinliğe TÜBİTAK BİLGEM ve TÜBİTAK UME ana sponsorlar olarak destek vermişlerdir.

Konferans ile ilgili detaylı bilgilere www.grapheneturkey.com adresinden ulaşılabilmektedir.

Grafen Türkiye Konferansı Gerçekleşti

 

Kaynak : Tübitak