MSKÜ Kimya Bölümü Akademisyeni Sığla Ağacını Modern Tıbba Kazandıracak

MSKÜ Kimya Bölümü Akademisyeni Sığla Ağacını Modern Tıbba Kazandıracak. MUĞLA’da uygulanan proje kapsamında dünyada ender görülen, Türkiye’nin güneybatı kesimlerinde ise yoğun olarak bulunan sığla ağacının reçinesi ve yapraklarının mide rahatsızlıklarına, unutkanlık ve çeşitli kanser türlerine karşı etkileri, laboratuvar ortamında araştırılıyor. Halk arasında çeşitli hastalıklara karşı kullanılan sığlanın, modern tıbba kazandırılması için projenin öncü bir çalışma olacağı açıklandı.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Fen Fakültesi Kimya Bölümü Organik Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Duru‘nun yürütücülüğünü yaptığı ‘Reçine, Meyve ve Yapraklarının Biyoaktif Bileşiklerinin İzolasyonu ve Yapılarının Aydınlatılması’ başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye değer görüldü. Sığla ağacının reçinesi ve yapraklarının mide rahatsızlıklarına, unutkanlık ve çeşitli kanser türlerine karşı etkileri laboratuvar ortamında araştırılmaya başlandı. Projenin tamamlanmasıyla dünyada ender olarak yetişen sığla ağacının reçinesi, meyvesi ve yapraklarından modern tıpta kullanılacak ilaç hammaddesinin üretilmesi hedefleniyor. Sığla yağının binlerce yıldır ticaretinin yapıldığını, birçok rahatsızlığa karşı tercih edildiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Emin Duru, Güneybatı Anadolu’da iki türü bulunan sığla ağacının reçinesi ve yapraklarının mide rahatsızlıklarına, unutkanlık ve çeşitli kanser türlerine karşı etkilerinin laboratuvar ortamında araştırıldığını belirtti. Yüzlerce yıldır ham olarak işlenmeden ihracatı yapılan sığla reçinesinin bilimsel olarak tıbbi özelliklerinin ortaya çıkarılması noktasında geç kalındığını ifade eden Prof. Dr. Duru, sözlerini şöyle sürdürdü;

“Sığla reçinesi üzerine yapılacak bilimsel araştırmalarla onun sahip olduğu tıbbi özellikler ortaya çıkarılabilirse, bu ürünün ham reçine yerine, işlenmiş olarak ve yüksek katma değerli tıbbi ürün olarak pazarlanması mümkün olabilecektir. Böylece sahip olduğumuz doğal kaynaklarımızla yeni yerli ve milli doğal ürünlerin üretimi mümkün olabilecektir. Dokuz kişilik bir ekip ile yürüttüğümüz sığla projesinden elde edilen sonuçlar, halen değerlendirme süreci devam eden Sığla Aromaterapi Ormanı projesinin uygulanmasına da önemli bir katkı sağlayacaktır. Sığlanın korunarak sağlık turizmine kazandırılması durumunda, Sığla Aromaterapi Ormanı, dünyada alternatifi mümkün olmayan ilk ve tek proje olarak ülkemiz adına önemli bir katma değer sağlayacaktır. ”

Kaynak : Hürriyet

Muğla’nın Bitkileri Üniversitede Kozmetik Ürününe Dönüşüyor

Muğla’nın Bitkileri Üniversitede Kozmetik Ürününe Dönüşüyor. Öncelikle bu projede emeği geçen Sayın Prof.Dr. Nazan DEMİR’e bizlere böyle bir merkez kazandırdığı için çok teşekkür ediyoruz ve çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Muğla Valisi Amir Çiçek, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen 1. Ulusal Kozmetik Ürünler Tanıtım Günleri ve Araştırma Merkezi’nin Açılış programına katıldı.

Etkinlikte MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, Muğla Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Cumhur Çoban ve davetliler yer aldı.

Üniversitelerdeki araştırma ve uygulama merkezlerinin kurulmasının kampüslerden sahaya inilmesi demek olduğunu söyleyen Vali Çiçek, “Bu bizim arzuladığımız bir yöntem. İnanıyorum ki, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi bu kadrosu ve azmi ile sadece kozmetik ürünlerde değil, diğer alanlarda da Muğla ve Türkiye çapında hatta dünyada ihtiyaç olan ne varsa bu konulardaki araştırmalara da imza atacak. Burada ki başarı tek kişinin değil, bir bütün olarak ortaya çıkan bir başarıdır. Rektörümüzden, Nazan Demir hocamıza, öğrencilerine ve alanda yardımcı olan kadınlarımıza kadar bu başarıda herkesin payı vardır. Başarı ekiple birlikte olur. Bu projenin daha da büyümesi için Güney Ege Kalkınma Ajansı marifetiyle destek olduk. Projede, emek sarf edenleri kutluyorum” diye konuştu.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar ise, “Türkiye’miz ve Muğla’mız özel bir coğrafi bölgeye sahip. Yöremizde 12 bine yakın bitki çeşitliliği var. Muğla bitkisel zenginlik açısından bir cennet yöresi. Bu zenginliğimizi iyi tespit ederek içeriklerini belirleyerek nasıl yararlanabiliriz bunun için bu araştırma merkezini kurduk. Bugüne kadar iyi mesafe aldık. Çeşitli ürünleri kozmetik ürün olarak kullanılır hale getirdik” dedi.
Muğla’nın Bitkileri Üniversitede Kozmetik Ürününe Dönüşüyor1

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ALM ve Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nazan Demir, Muğla’nın bitki biyoçeşitliliği yönünden çok önemli bir bölge olduğunu söyledi. Demir, “MSKÜ Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi, öncelikle sırasıyla yerel, bölgesel, ülke ve dünya genelinde etkin, içinde ulusal ve uluslararası araştırmacıları ve danışmanları barındıran bir eğitim, ürün geliştirme, üretim ve analiz merkezi olarak düşünülmüştür. Merkezimizin, araştırma, proje geliştirme ve araştırmacı yetiştirme, teknik destek, danışmanlık, koordinasyon, güncel veri sağlamanın yanında bilimsel verilerden faydalanarak kozmetik ürün geliştirmeye ve üretmeye yönelik araştırmaları gerçekleştiren ve destekleyen bir merkez olmasını hedefliyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Muğla bölgesinden toplanan bitkiler ile yapılan kozmetik ürünlerin bulunduğu ürünlerin tanıtımı yapıldı.

Muğla’nın Bitkileri Üniversitede Kozmetik Ürününe Dönüşüyor

Muğla Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Açılıyor

Muğla Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Açılıyor. 1. Ulusal Kozmetik Ürünler Tanıtım Günleri, KOZMER Açılış Töreni yarın Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuvarları Merkezinde Saat: 10:00 da gerçekleşecek.

Türkiye’nin en zengin endemik bitki türüne sahip illerin başında gelen Muğla’da kozmetik ürünlerin değerlendirilmesi amacıyla Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuvarları Merkezi/Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Nazan Demir ve ekibi tarafından hazırlanan proje Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından destekleniyor.

Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından 2015 yılında açılan “Üretim ve Ticaret Altyapısının Geliştirilmesi” başlıklı proje çağrısına yapılan “Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kozmetik Ürünler Uygulama Ve Araştırma Merkezi Üretim Birimi” projesi GEKA tarafından 611 bin 890 TL destek sağlanacak.

Proje imza töreninde konuşan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mansur Harmandar, “ Güney ege Kalkınma Ajansı’nın 2015 yılı kalkınma destek programlarından “Üretim ve Ticaret Altyapısının Geliştirilmesi’ kapsamında Üniversitemiz “Kozmetik Ürünler Araştırma ve Uygulama Merkezi” tarafından yapılan başvuru karşılığında kozmetik ürünler ve bitkisel üretim merkezi projemiz kabul edildi. Projeyi hazırlayan Prof. Dr. Nazan Demir hocamıza ve Prof. Dr. Yaşar Demir arkadaşımızı kutluyorum. GEKA Genel Sekreteri Süleyman Alata beyi ve çalışma arkadaşlarını bize vermiş oldukları destekten dolayı teşekkür ediyorum. Bölgemizdeki kozmetik ürünlerin araştırılması son derece önemli. Muğla bu konuda Türkiye’nin en zengin bitki örtüsüne sahip. Biz özellikle Yerkesik mahallesinde bulunan 25 dönüm arazi üzerinde bu projenin uygulamasını yapacağız. Bu konuda bize GEKA tarafından yaklaşık 600 bin TL dolayında bir destek ayrıldı. Üniversite olarak biz bu projenin arkasında duracağız. Yöremize önemli bir maddi destek sağlayacağını düşünüyoruz. Burası örnek bir tesis olacak” dedi.

GEKA Genel Sekreteri Süleyman Alata ise 2015 yılında yürüttükleri programlardan birisinin “Ortak Üretim Ticaret Altyapısının Geliştirilmesi” idi. Bu kapsamda amacımız Güney Ege Bölgesinde üretimde verimin arttırılması. Özellikle ortak üretim ve ticaret alanlarında çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, hizmet kalitesinin arttırılması idi. Bu kapsamda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitemizin vermişi olduğu kozmetik ürünler ile ilgili proje bizim değerlendiriciler tarafından yapılan değerlendirmede başarılı bulundu. Bu proje bizim için de değerli. Değerli olması iki husustan kaynaklanıyor. Birincisi özellikle Muğla’nın iklim ve bitki örtüsü bakımından son derece uygun ve çalışma ortamının bulunması. Biz Muğla’daki potansiyelin harekete geçirilmesi için projeyi destek vermiş oluyoruz. Umuyorum bu proje ile birlikte Muğla’da bir sektör oluşur. İkinci önemli husus ise projenin sahibinin Üniversite olması. Böyle bir konuda Üniversitenin sahip olduğu bilgi ile araştırma altyapısı ile ancak Üniversite liderlik edebilirdi. İnşallah önümüzdeki süreçte özel sektör ile de daha güzel işbirliği gerçekleştiririz” dedi.

Projeyi hazırlayan Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Araştırma Laboratuarları Merkezi/Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Nazan Demir ise Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar’a bugüne kadar ALM konusunda verdiği destekler için teşekkür etti. Demir, “Rektör hocamız Türkiye’de ilk doğal ürünleri çalışan hocalarımızdan birisidir. Projenin hazırlanması konusunda bizlere imkânlar ve destek verdi. Burada Muğla halkına da teşekküre etmek istiyorum. Çünkü Üniversite sanayi işbirliği ne kadar iyi ise, Üniversite-Halk işbirliği daha da iyidir. Muğla’nın köylü kadınları bana çiçek taşıdı, soğan taşıdı, bitki taşıdı, bildikleri her şeyi taşıdılar. Bu proje halkı da içine alıyor. Bir projenin başarıya ulaşması sadece ve sadece halkın size destek vermesi ile mümkün. Bu projemize halkımız da sahip çıktı. Dünyanın en büyük üçüncü sektörü olarak bilinen bu alanda Türkiye’nin söz sahibi olma şansını yakaladık” dedi.

Prof. Dr. Nazan Demir’in yürütücülüğünü yapacağı projeye ilişkin imza Rektör Prof. Dr. Mansur Harmandar ile Güney Ege Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Süleyman Alata arasında imzalandı.

Muğla Kozmetik Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi Açılıyor

Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Geliştirilen Projeye Tübitak Desteği

Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Geliştirilen Projeye Tübitak Desteği. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü tarafından önerilen “Bitki Ekstraktları ve Sıvıcam Karışımı ile Ahşap Malzeme Üstyüzeyleri için Dayanıklı Doğal Boyaların Geliştirilmesi ve Hızlı Yaşlandırma, Yıkanma, Tuzlu Su Sisi, Sıcak-Soğuk Şoku, Yanma ve Çürüklük Mantarlarına Karşı Dirençlerinin Araştırılması” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 proje önerileri kapsamında yaklaşık 220 bin TL bütçe ile desteklenmeye değer bulundu.

Yürütücülüğünü MSK Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Dekanı ve Ağaçişleri Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Göktaş’ın üstlendiği projeyle, bitki ekstraktları ve sıvıcam karışımı ile ahşap malzeme üstyüzeyleri için harici koşullara dayanıklı yeni tür doğal boyaların geliştirilmesi ve bazı zararlı unsurlara karşı direnç değerlerinin belirlenmesi amaçlanıyor.

Doğal ve temel bir yapı malzemesi olan ahşabın insan ve canlıların yaşadığı iç ve dış ortamlarda yoğun olarak kullanıldığını belirten Prof. Dr. Osman Göktaş yaptığı açıklamada, “Ağaç malzemenin avantajları yanında, biyotik ve abiyotik zararlılar tarafından tahrip edilebilme, renk kaybı ve şekilsel bozulmalara uğrama gibi bazı dezavantajları da vardır. Bu dezavantajların giderilmesi için çok sayıda koruyucu ve renklendirici malzemeler geliştirilmiştir. Ancak, bu koruyucu ve renklendirici maddelerin ortama yaydığı uçucu organik bileşiklerin, insan ve çevre sağlığı açısından sakıncaları ortaya çıktıkça, doğal koruyucu ve renklendiricilere olan ilgi artmış ve bu alanda bir talep oluşmaya başlamıştır. Son yıllarda, ahşap malzemeye zarar veren biyotik ve abiyotik zararlılara karşı, çevre ve insan sağlığına zararsız veya daha az zararlı olan, bitki ekstraktlarından renklendiriciler, su-bazlı vernikler, borlu bileşikler vb. doğal ahşap koruyucular geliştirilmektedir.
Ancak, bu doğal ürünlerin, özellikle dış ortamlarda kullanımları durumunda, zamanla, yıkanma, renk değişimi, yanma ve çürüme gibi bozunmalara uğrayarak, kendilerinden beklenen işlevi kısmen ya da tamamen yerine getiremediklerine ilişkin bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Bu nedenle, özellikle dış mekanlarda kullanılacak olan doğal ahşap renklendiricilerin, biyotik ve abiyotik zararlılara karşı dirençlerinin artırılması, çözülmesi gereken yeni bir problem olarak ortaya çıkmıştır. Belirtilen problemin çözümü amacıyla bu çalışma, literatürde, daha önce sıvıcam ve bitki boyası karışımı ile yapılan herhangi bir çalışmaya rastlanmaması nedeniyle, hem özgün hem de bir ilk olma özelliği taşıyacaktır” ifadelerine yer verdi.

Söz konusu çalışma sayesinde doğal boyanın sıvıcam ile karışımından dış etkenlere dayanıklı ahşap malzeme üstyüzeyleri için doğal boyalar elde edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Göktaş, “Proje kapsamında meyan kökü, çivit ve nar kabuğu bitkilerinden elde edilecek boyar ekstraktlar, sıvıcam ile karıştırılarak, sarıçam, kestane ve maun deney örnekleri üzerine daldırma metodu ile uygulanarak; boyalı örnekler yıkanma, tuzlu su sisi, renk stabilitesi, sıcak-soğuk şoku, yanma, kahverengi ve beyaz mantar çürüklükleri testlerine tabi tutularak dirençleri belirlenecek. Bu sayede geliştirilecek koruyucu ve renklendirici ürünler; su, güneş, don, aşırı sıcak, ateş ve çürüklük mantarlarına maruz kalınabilecek ortamlarda deniz araçları, park ve bahçe mobilyaları, çocuk oyun parkı mobilyaları, ahşap ev ve her türlü ahşap yapılarda, güvenle ve mevcut ürünlere oranla, daha az bakımla kullanılabilecek.
Bunun sonucunda ise daha az çevre kirliği, daha az bakım ile daha uzun sürelerde ürünlerden faydalanma ve daha az ağaç malzeme kullanımı sağlanmış olacaktır. Bu çalışma, literatürde ilk çalışma olma niteliği ile gelecek çalışmalara önemli veriler sağlayacak ve ağaç malzeme renklendirme ve koruma problemlerine teknolojik bir ürün olan sıvıcam ile önemli katkılar sağlayacaktır” dedi.

doğal boya

 

Kaynak : stargundem

Kozmetik pazarında kilosu 2 bin Euro “Trüf Mantarı”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, dünya gıda ve kozmetik pazarlarında 2 bin Avro’ya kadar alıcı bulan trüf mantarı için harekete geçti. 2 bin Avro’ya kadar alıcı bulan trüf mantarı için harekete geçildi.Orman Genel Müdürlüğü eylem planı hazırladı. 3 bin 480 kişiye trüf mantarı yetiştiriciliği konusunda eğitim verilecek. Toprak altında yetişten trüf mantarını ülke ekonomisine kazandırmak için Orman Genel Müdürlüğü’nün Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ile beraber yürüttüğü çalışmalar sonucunda, 2014 ile 2018 yılları arasında uygulanacak Trüf Ormanı Eylem Planı hazırlandı. Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, tabii trüf alanlarının tespit edilerek ’Tabii Trüf Ormanı’na dönüştürüleceğini, müsait orman içi sahalarda da ’Suni Trüf Ormanları’ tesis edileceğini belirtti. Bu kapsamda 16 ilde uygulanacak eylem planı ile 238 hektar alanda yapay trüf ormanı oluşturulacağını vurgulayan Bakan Veysel Eroğlu; “Eylem planı çerçevesinde 17 gen maksatlı bahçe oluşturulacak. Bu gen maksatlı bahçelerden tohumlar elde edilerek bu mantar çeşidinin daha yaygın hale getirilmesi sağlanacak. Diğer yandan 2 milyon 416 bin lira yatırım bedeline sahip eylem planı çerçevesinde, 3 bin 480 kişiye trüf mantarı yetiştiriciliği konusunda eğitim verilecek” diye konuştu. Eylem planının hayata geçirilmesi ile Türkiye’de tabii olarak yetişen trüf türlerinin tespit edilerek coğrafik dağılımı ve haritalamasının yapılacağını da belirten Bakan Eroğlu, ’Gönüllülere trüf toplayıcılığı kursu verilerek trüf mantarlarının rastgele toplanmasının önüne geçilerek bu biyolojik zenginliğin daha iyi korunması sağlanacak’ dedi.

BAZI TÜRLERİ 2 BİN AVRO’YA ALICI BULUYOR
Eylem Planı’nın hayata geçirilmesi ile Odun Dışı Orman Ürünü olarak tabii trüf türlerinin toplanması, trüf pazarının oluşması, teşviki, özel ağaçlandırmanın artması ile kırsal kesime yeni istihdam alanı sağlanacak ve yeni gelir kapıları oluşturulacak. Türkiye’de yer altı hazinelerinden olan trüf mantarı, kokusu ve benzersiz aromasından dolayı çok eski zamanlardan beri mutfak kültürlerinde ayrıcalıklı yer tutuyor. Ayrıca parfümeri sanayinde tercih ediliyor. Dünyada tabii orman alanlarından toplanan trüf miktarı her geçen gün azalmasına karşılık talebin her geçen gün artmasından dolayı fiyatlar da oldukça yükseliyor. Trüf mantarı, Avrupa ve Amerika olmak üzere bütün dünyada gıdadan kozmetiğe kadar geniş bir ürün yelpazesinde değerlendirilirken kilosu, Avrupa’da 2 bin Avro’ya kadar alıcı buluyor.

trüf mantarı