İTÜ MOBGAM, Milli İlaç Üretiminde Güç Birliği Başlattı

İTÜ MOBGAM, Milli İlaç Üretiminde Güç Birliği Başlattı. İTÜ-MOBGAM (Dr. Orhan Öcalgiray Moleküler Biyoloji-Biyoteknoloji ve Genetik Araştırmalar Merkezi) İlaç Endüstrisi İşverenler Sendikası (İEİS) ile önde gelen ilaç şirketlerinden gelen temsilcilerini ağırladı.

26 Ekim’de düzenlenen tanışma ve işbirliği toplantısında ülkemizdeki ilaç sektörünün önde gelen isimleri ile MOBGAM araştırmacıları, ilaç sektöründe yeni ve milli ürün geliştirme adına olası işbirliklerini masaya yatırdılar.

Toplantının açılışını yapan İTÜ MOBGAM Müdürü Prof. Dr. Bülent İnanç, etkinliğe katılan İEİS, yerli ilaç firmaları temsilcileri ve İTÜ öğretim üyelerine teşekkür etti. Ardından, buluşmanın önemini ve toplantı sonunda ileriye dönük işbirliği ve yardımlaşma adına beklentilerini paylaştı.

İEİS Kamu ve Akademik İlişkiler Danışmanı Uzm. Ecz. M. Vedat Eğilmez, Türkiye’deki ilaç sektörü ile ilgili güncel bilgileri aktardı. Ayrıca, yeni ve milli ilaç üretimi konusunda üniversitelerden ve akademisyenlerden beklentilerini sıraladı. Toplantıya katılan ilaç markaları arasında olan Nobel İlaç ve Mustafa Nevzat İlaç temsilcileri ise firma tanıtımlarını ve üniversitelerden beklentilerini aktardılar.

Etkinliğin ikinci kısmına gelindiğinde, araştırmalarını İTÜ MOBGAM’da sürdüren akademisyenler çalışmalarını birer sunumla özetlediler, ilaç sektörüne yönelik yapabilecekleri katkıları ve işbirliklerini aktardılar.

Yeni ve milli ilaç üretimi, ilaç ithalatının azaltılması için büyük bir adım olarak görülüyor. Toplantı, bu bağlamda gerekli İşbirliklerinin geliştirilmesi, merkezimiz ve İEİS üyeleri arasında bu amaca yönelik projelerin oluşturulması ve sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli elemanların yetiştirilmesi noktalarında fikir birliği sağlamasıyla öne çıkıyor.

Kaynak : İTÜ

Milli İlaç Projesi İçin Devlet 150 Türk Bilim İnsanının Peşinde

Milli İlaç Projesi İçin Devlet 150 Türk Bilim İnsanının Peşinde. Türkiye, son dönemde, birçok teknolojiye sahip olmak için programlar geliştiriyor, yatırımlar yapıyor. Bunlardan en popüler olanı yerli araba markası… Ancak milli uçak, milli tank, milli savaş gemisi, milli piyade tüfeği, milli füze, nükleer teknoloji gibi daha birçok alanda çalışma var. Bunlardan biri de milli ilaç! Türkiye’nin hedefleri arasında “Global sağlık hizmet ve ürün ticaretinde iddialı bir oyuncu, önemli bir ilaç geliştirme merkezi haline gelmek ve milli molekülün, Türk bilim insanları ve yerli firmalar tarafından geliştirilmesini sağlamak” da yer alıyor.

Türkiye’de ilaç üretimi öteden beri yapılıyor ancak bunlar yabancı şirketler tarafından geliştirilmiş ilaçların lisanslı üretimleri şeklinde… Formülü Türkiye’de üretilmiş, molekülü Türk şirketleri tarafından bulunmuş bir ilaç yok… Bu tür buluşlar milyarlarca dolar yatırım gerektirdiğinden bu ticari riski uluslararası ölçekte büyük iş yapan, büyük Ar–Ge bütçeleri ayırabilen küresel ilaç şirketleri alabiliyor. Türkiye’de devletin işin içinde olması bu bakımdan zorunlu. Birinci sorun kaynak! İkinci sorun ise insan kaynağı!.. Türkiye’nin böyle bir kaynağı var ama onları ABD’li, Avrupalı şirketler kapmış durumda. Milli ilaç projesini sahiplenen özel sektör kuruluşlarının da dikkati bu araştırmacıların üzerinde. İlk tespitlere göre 150 kişi! Bunların bazıları büyük proje ekiplerinin içinde, hatta başında!

“Başbakan ile 10 kez görüştük”

ABD Türk İş Geliştirme Konseyi Başkanı Uğur Terzioğlu ile Başkan Yardımcısı Dr. Kemal Oğuz Kalafat Başbakan Binali Yıldırım’ın direktifi ile çalışıyorlar. Yol haritası, iş programı çıkarmışlar. Terzioğlu, “Türkiye 25 milyar lira ödüyor yılda. Başbakan Yıldırım’ın ABD ziyaretinde konu gündeme geldi. ABD’deki Türk profesörlerin, araştırmacıların başarıları anlatıldı ve buluşlarının başka ülkelerin üzerine patentlendiği konuşuldu. ABD’de ilaç araştırmaları üzerinde çalışan gruplarda, işin mutfağında çok sayıda Türk araştırmacı var” dedi.

Türkiye bu gücünü kullanabilir ve yerli ilaç, molekül üretebilirse 9 -10 milyar dolar tasarruf edebilir. Dahası ihracatını yapabilir. Uğur Terzioğlu, “Başbakan Yıldırım’la belki 10 kez buluştuk. Şuna bağlandı; ‘İlaç şirketleriyle görüşün (74 şirket var!) Davet ettiğim zaman bu işte bizimle olurlar mı? Bakın, ona göre çağıralım’ dedi. Biz de ondan sonra görüşmelere başladık. Başbakan bir danışmanı görevlendirdi, günün 24 saati bizimle iletişimde. Biz de Eczacıbaşı, Abdi İbrahim (Nezih Barut), Kaya Turgut (Turgut İlaç) Ersin Erfa (Cenetrion) ve Turkuaz Medikal ile görüştük. Hepsi sıcak baktı, ‘varız’ dediler. Görüşmelerimiz devam ediyor” dedi.

Yol haritası hazır

– ABD’de Türk yöneticilerin liderliğinde bir girişim sermayesi fonu kurmak, önde gelen Türk bilim insanlarının yönetimi altında, ilaç ve medikal cihaz şirketlerine hisse yatırımları yapmak.
– Bu firmaların icra kurullarında söz sahibi olmak ve Türk ilaç firmalarının bünyelerine katılmalarının yolunu açmak.
– ABD’nin en önemli AR-GE merkezlerinde ABD bilim dünyasındaki Türk diasporasının teknolojilerini ticari bir platforma taşımak, diasporanın uluslararası arenada ses getirecek projeler geliştirmesinin yolunu açmak.
– Türk şirketleri, üniversiteleri, araştırma hastaneleri ve AR-GE kurumlarına girişim sermayesi ile finansman sağlamak.
– ABD’de en başarılı bilim merkezlerinde AR-GE faaliyetlerini eş-zamanlı yürütmek isteyecek Türk firmalarını fonlamak,
– Stratejik sağlık ve ilaç alanlarında kor kabiliyet ve rekabetçi avantaj geliştirecek yatırımları desteklemek.

Bu şirketlerle görüşmenin amacı ne? Dr. Kemal Oğuz Kalafat anlattı:

“Başlangıçta 70 – 100 milyon dolar fon gerekir. Hükümet de içinde olacak. Şirketler, yatırımcılar bu desteği sağlayacak. Kendi patentimiz, molekülümüz yok. Üretmek için patent parası ödüyoruz. Hükümet ilaç endüstrisini stratejik kabul ediyor, yüksek teşvikler veriyor. Hedef kendi molekülümüzü üretmek. Önde gelen Türk firmalarını bir araya getireceğiz. Kendi molekülünü üreten 13 ülke var. ABD, İsrail, Kore, Japonya… Molekül üretebilen 14. ülke olmak istiyoruz. Her 10 molekülden 8’i ABD’de üretiliyor. Çünkü orada bunun eko sistemi var. En elit hocaları da toplasanız, araştırma ortamı, özgürlükler ortamı, sağlıklı bir eko sistem olmadan yapmak zor. Koreliler de ABD’de yapmış. Bu önde gelen araştırmacılar içinde Türk hocalar da var. Hotamışlıgil gibi. Laboratuvarında 60 kişi çalışıyor, 30’ü Türk.”

Başaranlar ne yaptı?
Son yıllarda özellikle İsrail, İrlanda, Çin, Japonya, Rusya ve Güney Kore gibi ülkeler aktif teknoloji politikaları sonucu, sağlık ve ilaçta ciddi mesafeler aldı, global oyuncu oldular. Bunu özel sektör yatırımlarının beraberinde, kamunun desteğiyle yaptılar.
İsrail: Yozma Programı, Teva İşbirliği Fonu, Bridge Investment Fund, Massachusetts-İsrail Yaşam Bilimleri İşbirliği Fonu ile yaptı.
İrlanda: Innovation Fund Ireland, Enterprise Ireland ve Ulusal Emeklilik Rezerv Fonu ve Elan Corporation Venture Capital ile başardı.
Güney Kore: LG ve Samsung’un biyoteknoloji yatırımlarına ek olarak, Harbour Pacific Capital LLC, Korea Investment Corporation ile sektörde söz sahibi oldu.

Kaynak : Dünya 

Milli İlaç İçin YYÜ Kimya Bölümü Çalışmalara Başladı

Milli İlaç İçin YYÜ Kimya Bölümü Çalışmalara Başladı. Türkiye’nin 2023 vizyonu içerisinde yer alan yerli ilaç üretimine yönelik araştırma başlatan bilim adamları, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu (TÜBİTAK) desteğiyle yerli ilaç üretimi yolunda büyük bir adım attı.

Türkiye’nin en çok ithal ettiği yüksek maliyetli ilaçların yerli kaynaklarla üretilmesi için düğmeye basan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, TÜBİTAK aracılığıyla “Milli İlaç Projesi” üzerinde yapılacak araştırmalara büyük destek vermeye başladı.

Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında sağlık öncelikli sektörler arasına alınırken, bu konudaki teknolojilerin geliştirilmesinin çok önemli olması nedeniyle toplantıda, ilaç ve tıbbi cihaz teknolojileriyle ilgili adımların önünün açılması kararlaştırıldı.

Türkiye’de üretilen ilaçların hemen hemen tamamı jenerik ilaçlardan oluşması ve orijinal olmayan, fakat aynı özellikleri sağlayan jenerik ilaçların yerine yüzde yüz yerli ilaç üretimi kararı üzerine proje hazırlayan Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Kimya Bölümü, TÜBİTAK ve Avrupa Birliği desteğini alarak çalışmalarına başladı.

Tiyenokarbazol türevlerinin sentezi ve karakterizasyonu” projesini hazırlayarak Türkiye’nin 2023 hayallerinden birini gerçekleştirme yolunda büyük bir adım atılmasını sağlayan Kimya Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Arif Kıvrak, araştırma grubuyla birlikte organik sentez alanında çalışmalarını sürdürüyor.

AA Muhabirine yerli ilaç üretimi üzerine hazırladığı projeyi anlatan Doç. Dr. Kıvrak, projeyle, özellikle ilaç potansiyeline sahip bileşiklerin tasarımı, sentezi ve bunların ilaç olarak kullanılması üzerine yoğun bir şekilde araştırma yaptıklarını söyledi.

TÜBİTAK destekli, AB projesi olan çalışmasında, potansiyel olarak ilaç olabilecek organik yapıların tasarımını yaptığını aktaran Kıvrak, şunları anlattı:

“Bu projemiz halen AB üyesi ülkelerle devam etmektedir. Bizim bu araştırma laboratuvarımızdaki ana hedefimiz, sentezleyerek elde ettiğimiz bir organik malzemenin ilaç olarak kullanılabilmesini sağlamaktır. Avrupa Birliği destekli projemiz ‘Tiyanokarbol türevlerinin sentezi ve karakterizasyonu’ kapsamında biz farklı heterohalkalı yapıları sentezliyoruz ve bu elde ettiğimiz yapılar ilk defa araştırma grubumuz tarafından sentezlenmekte, karakterize edilmektedir. Bu proje kapsamında elde ettiğimiz bütün moleküllerimizin, uygun işbirliği yaptığımız araştırma grupları ile biyolojik özellikleri araştırılmaktadır. Bu biyolojik araştırmalar sonucunda İnşallah sentezlediğimiz bir türev, ilaç olarak her hangi bir hastalığın tedavisinde kullanılabilecek bir bileşik olacaktır.”

2023 VİZYONU İLE MİLYARLARCA DOLAR TÜRKİYE’DE KALABİLİR

Türkiye’nin 2023 yılı ana hedefleri arasında sağlık alanında özellikle yüzde yüz yerli ilaçların sentezi, tasarımı ve bunların bulunmasına yönelik yoğun bir çalışma ile proje teşviklerinin devam ettiğini hatırlatan Kıvrak, bu konuda TÜBİTAK ve AB’nin, ilaç potansiyeline sahip yapıların sentezi ve tasarlanmasında yoğun bir şekilde destek verdiğini söyledi.

Bu alanda hazırladığı projenin Türkiye’nin 2023 yerli ilaç üretimine büyük katkı sağlayacağını beklediklerini ifade eden Kıvrak, şöyle konuştu:

“Çünkü bizim sentezlediğimiz organik malzemeler, potansiyel olarak ilaç olma özelliğine sahiptir ve umut ediyorum ki önümüzdeki 10 yıl içerisinde elde ettiğimiz bu türevlerden bir tanesi yerli ilaç olarak piyasa veya eczanelerden alınabilecek hale gelecektir. Dünya piyasasına baktığımız zaman, özellikle insanların yaşam standartlarının artmasıyla birlikte ilaç üretimi ve tüketimi de artmıştır. Özellikle yeni hastalıkların ortaya çıkması, kanser ya da benzeri hastalıkların tedavisinde kullanılabilen yeni ilaç türevlerinin bulunması çok önemlidir. Dünya çapında bilinen önemli ilaç şirketleri yıllık milyarca dolar ciro yapmaktadırlar. Bizim yerli ilaç olarak her hangi bir maddemizin ilaç potansiyelini bulduktan sonra eminim ki ülkemiz milyarlarca dolar kar edecektir. Hem ülke ekonomimize katkı anlamında, hem de Türkiye’nin bilimsel anlamda ne kadar başarılı olduğunu göstermek açısından yerli ilaç üretimi büyük öneme sahiptir.”

Türkiye’de yerli ilaç olmadığını, ancak ülkedeki ilaç fabrikalarının çoğunluğunun yurt dışındaki fabrikalardan patent satın alarak üretim yaptığını aktaran Kıvrak, bunun dışında ülkedeki fabrikaların patent süreleri biten ilaçları, jenerik ilaç dedikleri aktif maddesi aynı olan ilaçları ürettiğini ifade etti.

Yeni bir ilacın bulunmasının büyük araştırma ve maddi yeterliliğe sahip olmakla mümkün olabileceğini hatırlatan Kıvrak, ileriki yıllarda ilaç fabrikaları ve üniversitelerin işbirlikleri sayesinde Türkiye’nin yerli ilaçlarını piyasaya çıkaracağını söyledi.

İLAÇ

 

Kaynak : NTV

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’ndan İlaca Para Desteği

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu’ndan İlaca Para Desteği. Alınan karar doğrultusunda ilaca ‘yerli’ teşviği vermeye hazırlanıyor.
Türkiye’nin yılda 5 milyar lira verdiği ithal ilaçların azaltılmasını amaçlayan hükümet, kanser, gen tedavisi ve kardiyovasküler hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların Türkiye’de üretilmesini hedefliyor. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ‘milli ilaç’ çağrısıyla başlayan proje kapsamında araştırmacılara parasal destekler verilecek. Desteğe başvuracak kişiler ilacın dozunu azaltma ve etkinliğini arttırma gibi alanlarda klinik araştırmalar yapılabilecek.

ETKİN VE UCUZ YERLİ İLAÇ

Hükümet yeni ve yerli ilaçların geliştirilmesinde klinik araştırmalar yapılması için ilk adımı atıyor. Kalkınma Bakanlığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile sağlık bakanlığı’nın ortak yürüttüğü destek programıyla Türkiye’de gelişmiş ülkelere göre eksik kalan klinik araştırma sayısının arttırılması amaçlanıyor. Bu kapsamda yeni ilaç etkin maddelerinin klinik çalışmalarına azami üç yıllık programlar dahilinde destek verilecek. Böylece doğal, sentetik, biyolojik ve biyoteknolojik maddelerin klinik yönden araştırıldığı proje önerilerine parasal Ar-Ge teşviği sağlanacak. Çağrı kapsamında kardiyovasküler hastalıklar, merkezi sinir sistemi hastalıkları, metabolik hastalıklar, otoimmün hastalıklar ve nadir hastalıklar alanında yeni geliştirilen etkin maddeler araştırılacak.

KANSER AŞISI

Destek kapsamında mevcut ilaçların yeni kombinasyonları yenilikçi amaçlarla klinik olarak da araştırılabilecek. Gen tedavisi, kanser aşısı, ilaç dozunu azaltma, yan etkileri engelleme gibi amaçlarla yapılacak araştırmalar destek kapsamına alınacak. Projeye akademi ve sanayi işbirliğinde ya da sponsor şirketlerle başvurabilecek.
İLAÇ

 

Kaynak : medimagazin