Kozmetikte Avrupa Mevzuatları ve Uyumluluk Konusundaki İlk Uluslararası Kongre (CRCC2016) 7-8 Kasım’da Yapılacak

Kozmetikte Avrupa Mevzuatları ve Uyumluluk Konusundaki İlk Uluslararası Kongre (CRCC2016) 7-8 Kasım’da Yapılacak. Kozmetikte Avrupa Mevzuatları ve Uyumluluk konusundaki ilk uluslararası kongre (CRCC2016) 7-8 Kasım 2016 tarihlerinde Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’da düzenleniyor.

Kongrede, mevzuat ve uyum konularında bilgi verici nitelikte sunumlar yapılacağı belirtilmekte. Avrupa Kozmetik Üreticileri Birliği temsilcisinin Kozmetik Ürünlerle ilgili diğer AB mevzuatları, ayrıca hayvan deneylerine alternatifler başlıkları altında birer konuşma yapacağı da ifade ediliyor. Kongre hedef kitlesinde, İlaç Şirketi Temsilcilerinden Ruhsatlandırma Uzmanlarına, Kozmetik Test Laboratuvarlarından Kozmetik sektörü Ar-Ge Personelleri ve sektör firmalarına kadar geniş bir katılımcı listesi var.

Bilimsel Program ve kayıt için kongre web sitesi adresi: www.crcc2016.com

Kozmetikte Avrupa Mevzuatları ve Uyumluluk Konusundaki İlk Uluslararası Kongre (CRCC2016) 7-8 Kasım'da Yapılacak

Koruyucu Maddelerin Yasaklanması Kozmetik Endüstrisini Zorluyor

Koruyucu Maddelerin Yasaklanması Kozmetik Endüstrisini Zorluyor. Kozmetik ürünlerde kullanılabilecek koruma maddelerinin sayısı giderek azalması, sektörü zorlayan bir faktör haline gelmeye başladı. Son yıllarda bir kaç paraben, MCI/MI gibi yaygın kullanılan koruyucu maddeler konusunda gelen mevzuat önlemlerine yakında yenilerinin de eklenecek olması, üreticinin elini kolunu bağlamaya başladı. Bu görüş, sadece kozmetik sanayicilerince ifade edilmiyor geçen ay bir toplantıda Avrupa Komisyonu İşletme ve Sanayi Genel Müdürlüğü de bunu ifade etti.

Sınırlı sayıda koruma maddesi kullanımı, tüketicinin de alerjen ve hassaslaştırıcı ürünler arasında seçimini zorlaştırmakta. Kozmetik endüstrisi bu durumu ‘kriz’ olarak nitelerken, Avrupa kozmetik sanayicileri birliği Cosmetics Europe, bir ürün koruma stratejisi geliştirmeye başladı bile. Medyanın, tüketici algısı üzerinde önemli bir role sahip olduğu ancak bazı KOBİ’lerin de bunu fırsata dönüştürmek amacıyla, bu maddeleri içermeyen ürünleri pazara sürmek için yeni ürünler geliştirmeye çalışmasının sürükleyici bir faktör olduğu ifade ediliyor.

Komisyonun Sıkça Sorulan Sorular ve basın açıklamalarıyla tüketicinin bilincini arttırmaya çalıştığı, eylül ayında ise Üye Ülke otoriteleri, endüstri, SCCS (bilim komitesi) uzmanları ve Komisyon yetkililerine yönelik bir çalıştay düzenleme hazırlığında olduğu belirtiliyor.

Koruyucu Maddelerin Yasaklanması Kozmetik Endüstrisini Zorluyor

Kaynak :İMMİB ( basın bülteni )

Kimyagerler Derneği Tarafından Gerçekleştirilen Çalıştayın Sonuç Bildirisi Açıklandı

Kimyagerler Derneği Tarafından Gerçekleştirilen Çalıştayın Sonuç Bildirisi Açıklandı. 8 aylık ön hazırlık çalışmaları ile başlayan süreç 02-04 Nisan tarihlerinde gerçekleşen çalıştay ile son buldu. “Kimyagerlik Mesleğinin Dünü Bugünü ve Yarını” konulu Ankara’da gerçekleşen çalıştay’da Akademi, Özel Sektör, Yetkilendirme & Belgelendirme ve Kamu çalışma grupları  başlığında 4 farklı çalışma grubu oluşturuldu. Her biri kendi grupları içerisinde yetkin kişilerden oluşan ekipler 3 gün boyunca belirlenen konu başlıkları altında yoğun çalışmalar gerçekleştirdiler.

Kimyagerlik mesleği için çok önemli ve stratejik olan bu çalıştay için Kimyagerler Derneğini Gönülden Kutluyoruz ve Mesleğe Hizmetlerinden Dolayı Takdir Ediyoruz.

Kimyagerler Derneğinin düzenlediği çalıştay,02 Nisan’da “2023 Vizyonu Hedefleri Doğrultusunda Kimya ve Kimyagerlik” oturumuyla başlamıştı.

Kamu Çalışma Grubunda dile getirilen görüşler iki ana başlık altında toplandı. Bunlardan birincisi, Kimyagerlerin Ek göstergeleri, Özel hizmet tazminatı, İş güçlüğü zammının yükseltilmesi, ek ödemeler ve KİT’lerdeki Ek ödemelerle ilgili düzenlemelerin yapılması hakkında; ikincisi, kamuda kimyagerin istihdamının artırılmasına yönelik gerekli düzenlemelerin yapılması hakkında.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Çalıştay’ın sonuç bildirisinde sözü geçen bu hususlarla ilişkili olarak, kamu çalışma grubunda ulaşılan çözüm önerileri şöyle açıklandı.

1. Kamuda çalışan kimyagerlerin Ek gösterge, Özel hizmet tazminatı, ek ödemeler, İş güçlüğü zammının yükseltilmesi ve KİT’lerdeki Ek ödemelerle ilgili düzenlemelerin, ilgili kanun veya kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılarak, ya da Bakanlar Kurulu kararıyla düzenlenebileceği görülmektedir. Bu düzenleme neticesinde kimya sektöründe istihdam edilen personelin, hem maddi hem de psikolojik iyileştirilmesine yansımaları çok net bir şekilde görülebilecektir. Bu durum, aynı zamanda 2023 Türkiye vizyonunda, temel bilimlerin genç nüfus açısından tercih edilebilirliğinin arttırılmasının da önünü açacaktır.

2. Kamuda, kimyager istihdamının artırılmasına yönelik gerekli düzenlemelerin ise, birkaç adımda gerçekleştirilebileceği anlaşılmaktadır. Bunlar; Türkiye iş kurumundaki kimyager tanımının, Kimyagerler Derneğinin belirlediği tanımla değiştirilmesi ve, iş-kur meslek arama rehberindeki kimyager tanımlarının, iş alanlarının ve iş bulma imkânlarının içerik olarak güncellenmesi, Kimyager istihdam eden kamu kurumlarında, her yıl, kimyagerlik mesleğini tanıtıcı girişimlerde bulunulması ve kimyagerlik mesleği hakkında farkındalık oluşturulmasıdır. Ayrıca, kamuda, Kimya ile ilgili bütün alanlarda, mutlaka kimyager çalıştırılmasının zorunlu hale getirilmesi ve yasa ile kimyager çalıştırmanın tanımlanmış olduğu alanlarda, meslek ve yetki ayrımı ve tanımına dikkat edilerek, farklı meslek gruplarına mensup personel istihdamının önüne geçilmesi, Yapılacak işin niteliği, ve yüklediği sorumluluk bakımından, kimyagerlik meslek tanımına giren iş kollarında, kimyager istihdamının zorunlu hale getirilmesi.

Foto Galeri
[huge_it_slider id=”5″]

Çalıştay’da, Yetkilendirme ve Belgelendirme Çalışma Gurubunun 2023 yılı vizyonuna yönelik önerileri 4 ana başlık altında şöyle toplandı:

1. Bilindiği üzere ülkemizde her yıl çok sayıda iş kazası meydana gelmektedir. Avrupa Birliği uyum çerçevesinde yer alan iş sağlığı ve güvenliği, çevre ve tehlikeli madde taşımacılığı mevzuatları yürürlüğe girmesine rağmen ne yazık ki iş kazalarında ciddi azalma görülmemiştir. Bunun ana sebeplerinden birisi iş sağlığı ve güvenlik uzmanı, çevre görevlisi ve tehlikeli madde güvenlik danışmanlarının, ilgili meslek dalından mezun kişilerin olmamasıdır. Kimya alanında hizmet veren ve kimyasal madde kullanımı olan tekstil, otomotiv, makine gibi birçok sektörde iş kazalarının yaşanmaması ve iş güvenliğinin artırılması için Kimyagerlerin istihdam zorunluluğu getirilmelidir.

2. İş sağlığı ve güvenliği, çevre ve tehlikeli madde güvenlik danışmanlarının görevlerini yetkin yapabilmesi için, hizmeti karşılığı olan ücretleri, işverenlerin oluşturduğu fondan bağımsız kuruluşlar tarafından sağlanmalıdır.

3. İlgili bakanlıkların, iş sağlığı ve güvenliği, tehlikeli madde güvenliği, güvenlik bilgi formu, sorumlu teknik eleman ve çevre hizmetlerinin denetleme ve ruhsatlama faaliyetlerinde kimyagerler etkin rol almalıdır.

4. Türkiye Kimya Sektörü Strateji Belgesi ve eylem planı içerisinde yer alan REACH tüzüğünün Türkiye’deki karşılığı olması öngörülen KİKDİK yönetmeliğinin hazırlanması ve Türkiye şartları ile örtüştürülebilmesi için kimyagerler yönetmelik oluşturma safhasında yer almalıdır. Firmalar, ürünlerin KİKDİK kapsamı içinde olup olmadıklarını ancak ve sadece ürün kimyasal yapısını anlayabilecek ve değerlendirebilecek kimyagerlerle belirlemelidir.

Özel sektör gurubundaki çalışma ise 18 sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleştirildi ve bu çalışmada 8 farklı gündem maddesi tartışıldı. Bu konudaki sonuç şöyle açıklandı:

1. 2023 hedefi temel alınarak, AR-GE reform paketi doğrultusunda katma değeri yüksek ürünler geliştirmek üzere, AR-GE merkezleri açılması, Kimyager istihdamının da arttırılması, mevcut Kimya bölümlerinin altyapı olanakları ve kapasitelerinin AR-GE merkezleri halinde yeniden organize edilmesine yönelik çalışmaları düzenlemek ve böylece cari açık sorununu çözme noktasında ülkemiz ekonomisine önemli katkı sağlanacağı ön görülmüştür.

2. Kimyagerler Derneği olarak özel sektör ile bakanlıklar arasında köprü görevi yaparak, iş birliğinin sağlanması ve mevzuatlar konusunda destek verilmesinin gerekliliği vurgulanmıştır.

3. Özel sektörde donanımlı kimyager ihtiyacı öne çıkmaktadır. Bu anlamda üniversitelerin sektöre yönelik etkin personel yetiştirilmesinde katkı sağlaması hususunda çalışma yapılması önerilen çıktılardan bir tanesidir.

4. Bir diğer önemli çıktı ise Kimyagerler Derneği olarak belirlenen hedeflere yönelik proje pazarları gerçekleştirilerek Üniversite-Sanayi-Kamu işbirliğinin sağlanmasıdır

5. Kompozit, Kozmetik, Kauçuk ve Plastik, Tekstil, Petrokimya ve Boya gibi makro boyutta gelişim sağlayabilecek, inovasyona açık alanların hedef alındığı yaz okulları gibi eğitim programları düzenlenerek sektörün ihtiyaç duyduğu katkının sağlanması ön görülmüştür.

6. Kimyagerlerin temel bilim birikimi doğrultusunda sadece laboratuvar düzeyinde değil, bütün bölüm ve departmanlarda üst düzeyde katkı ve verimlilik sağlayan bir meslek gurubu olduğunu Kimya sektörünün tüm paydaşlarının dikkatine sunarız.

FB_IMG_1459864866580

Akademi Grubu, 2023 hedefleri doğrultusunda, kimyagerlik mesleğinin ülke kalkınmasında daha etkin bir rol alması için, önerilerini Eğitim ve Ar-Ge başlıkları altında oluşturdu.

Çalışma grubu, eğitim kapsamında kimya bölümlerine öğrenci akışının sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için;
1. Kimya bölümü, lisans öğrenci kontenjanlarının “öğretim üyesi sayısının iki katı” olarak belirlenmesi ve eğitimdeki kalitenin sürdürülebilmesi için, kontenjan üst sınırının 50 öğrenci ile sınırlandırılmasını;

2. Yurt dışından, lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenci alınabilmesi için, daha etkin tanıtımların yapılması ve kolaylıkların sağlanmasını;

3. İlk 5 tercihi içinde, kimya bölümünü seçen öğrencilere burs verilmesini ve bu öğrenciye mezuniyet sonrası seçeceği bir alanda deneyim kazanması için, 6 ay boyunca Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veya İŞKUR tarafından maddi destek sağlanmasını önermektedir.

KİMYA BÖLÜMLERİ
Sonuç bildirgesinde, ülkemiz üniversitelerindeki kimya bölümleri hakkında şöyle bilgi verildi: “Kimya bölümleri, öğretim üyesi, laboratuvar ve analitik cihaz parkı yönüyle, araştırma alt yapısı çok güçlü olan bölümlerdir. Türkiye adresli olarak uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan, kimya araştırma makalelerinin, ülkemiz adresli toplam makaleler içindeki oranı yüzde 11,5 olup, bu oran klinik tıp alanından sonra ikinci sıradadır. Bundan dolayı, güçlü araştırma alt yapısına sahip olan kimya bölümleri, ülke kalkınması için, Ar-Ge merkezleri olarak kullanılabilecek büyük bir potansiyel taşımaktadır.”

Bu bağlamda, kimya bölümlerinin, etkin AR-GE merkezleri olarak değerlendirilebilmesi açısından akademi çalışma grubumuz tarafından;
1. Kimya alanında, lisansüstü öğretime başlayan öğrencilerin, lisansüstü öğretimi süresince sigortalanmasını ve sigorta primlerinin stajlarda olduğu gibi devlet tarafından ödenmesini,

2. Kimya bölümlerinde, lisansüstü öğretimini teşvik etmek amacıyla, ek kaynak için Maliye Bakanlığıyla mutabakat sağlanarak, lisansüstü öğrencilere, Üniversitelerin Bilimsel Araştırma Projeleri kapsamında burs verilmesini,

3. Kalkınma Bakanlığı ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, sanayici, üniversite ve akademisyenlerin buluşacağı, sorunların, ihtiyaçların ve projelerin duyurulacağı, bilginin paylaşılması, işbirliklerinin artırılması amacıyla web sitelerinin oluşturulmasını ve ülkenin ihtiyaç duyduğu, dışarıdan ithal edilen kimyasalların ve hammaddelerin üretimi için, gerekli Ar-Ge çalışmalarının, Kimya Bölümleri ile işbirliği içinde gerçekleştirilmesi” önerildi.

Sonuç bildirgesinde ayrıca, “Kimyagerler Derneği olarak gerçekleştirilen bu çalıştayın sonuçlarının rapor haline getirilerek, ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşılacağı” belirtildi.

Kimyagerler Derneğini Tarafından Gerçekleşen Çalıştayın Sonuç Bildirisi Açıklandı

Türkiye Pazarındaki Kozmetik Firmalar İçin Bilgilendirme Hattı Oluşturuldu

Türkiye Pazarındaki Kozmetik Firmalar İçin Bilgilendirme Hattı Oluşturuldu. Türkiye’de, kozmetik ürünlerinin topluma güvenli, etkili ve kaliteli bir şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla, ürünlerin piyasaya arzından önce bildirimde bulunulması, piyasa gözetimi ve üretim yerlerinin denetlenmesine ilişkin esaslar, Kozmetik Kanunu ile belirleniyor. Kozmetik ürünlerin teknik nitelikleri, ambalaj bilgileri, bildirimler, piyasaya arz, piyasa gözetim ve denetimi, üretim yerlerinin denetlenmesi ve analiz yöntemlerine ilişkin detaylı kurallar ise, AB’nin Kozmetik Ürünler Tüzüğü’ne paralel olarak hazırlanan Kozmetik Yönetmeliği ile düzenlenmekte. Bu kapsamda, Türk piyasalarına giren bütün kozmetik ürünlerin Sağlık Bakanlığı‘ndaki veri tabanına bildirimi istenmekte.

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK), Kozmetik Ürünler Daire Başkanlığı görev alanındaki iş ve işlemlere ilişkin “bilgi/soru vb. talepler” ile “randevu talepleri” için bir telefon hattı oluşturdu. Bu taleplerin sadece aşağıdaki telefon hatları ile karşılanacağı duyuruldu.
• Telefon no 1: 0 312 218 32 68
• Telefon no 2: 0 312 218 32 43
EUP sistem sorunları için “kozmetik.bildirim@titck.gov.tr” adresine e-posta ile başvurulması halinde ilgili birime yönlendirme yapılacağı da duyuruda belirtilmekte. Ayrıca yukarıdaki telefonların veya sistem üzerinden ‘Randevu Talebi’ olarak girilen evrak ve iş takibine yönelik konuların dikkate alınmayacağı vurgulandı.

Türkiye Pazarındaki Kozmetik Firmalar İçin Bilgilendirme Hattı Oluşturuldu

Kaynak: Sağlık Bakanlığı TİTCK & İMMİB

Türk Kozmetik Yönetmeliğinde Değişiklikler Yapıldı

Türk Kozmetik Yönetmeliğinde Değişiklikler Yapıldı . Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, kozmetik yönetmeliğinde bazı düzenlemeler yapıldı. Yönetmelikteki değişiklikleri belirleyen 7 madde ile yapılan değişiklikler şöyle özetlenebilir:
• 23/5/2005 tarihli ve 25823 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kozmetik Yönetmeliğinin Ek II Kozmetik Ürünlerde Yasaklı Maddeler Listesine 1379. satır ile 3-Benziliden kâfur eklenirken aynı madde Ek VI Kozmetik Ürünlerde Kullanılmasına İzin Verilen UV Filtrelerin Listesinden çıkarılmıştır.
• • “Ek III Aşağıdaki Sınırlamalar Dışında Kozmetik Ürünlerin İçermemesi Gereken Maddeler Listesi” başlıklı tablonun 2a numaralı satırında yer alan Tiyoglikolik asit ve tuzlarının kullanım koşulları yeniden düzenlenmiştir.
• Ek III Kozmetik Ürünlerin İçermemesi Gereken Maddeler Listesine 9 satır ile yeni bileşenler eklenmiştir. (288-296 arası satırlar)
• Yönetmeliği Hayvanlar üzerine yapılan deneylerle ilgili ek 2. maddesinde ‘Avrupa Birliği mevzuatındaki güncellemeler’ yerine ‘yasal düzenlemelerde yapılan güncellemeler’ ifadesi getirilmiştir.
• Geçici Madde 4 değiştirilmiş, Kozmetik Ürünlerde Kullanılmasına İzin Verilen Koruyucuların Listesindeki belirli ürünlerin piyasaya arzına ilişkin madde yeniden düzenlenmiştir.
• Yürürlüğe giriş tarihleri düzenlenen maddelere göre değişiklik göstermekte olup, 3-Benziliden kâfur ile ilgili 1. maddedeki düzenleme 18.02.2016’dan itibaren, EK III’teki eklemeler 10.08.2016’dan itibaren, diğer maddeler de yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Detaylar İçin : http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2016/01/20160126-3.htm

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kaynak :İMMİB

Avrupa Komisyonu Bazı Kozmetik Hammaddeleri İçin Bilimsel Görüş Talep Etti

Avrupa Komisyonu Bazı Kozmetik Hammaddeleri İçin Bilimsel Görüş Talep Etti. Avrupa Komisyonu, üç kozmetik hammaddesi için Tüketici Güvenliği Bilimsel Komitesi’ne (SCCS) sunulmak üzere görüş sordu. Güvenli kullanımı hakkında görüş talep edilen üç madde ve kullanım alanları şöyle:
Deriden uygulanan kozmetik ürünlerinde UV- filtre olarak kullanılan titanyum dioksitin nano formundaki kaplamaları
Saç boyalarındaki tetrabromofenol mavisi
Kozmetik ürünlerde deri şartlandırma amaçlı kullanılan HEPB (hydroxyethoxyphenyl butanone)
SCCS’nin ayrıca Uluslararası Kozmetik Mevzuatları İşbirliği (ICCR) oluşumu çalışma grubu raporu için de görüş oluşturması istendi. 1,4-dioksan için kozmetik ürünlerde yeni bir güvenlik limiti önerilmesi de SCCS’ye soruldu ancak komitenin bu öneriyi reddetmesi bekleniyor.

Hacettepe Üniversitesinde İlaç ve Kozmetik AR-GE ve Kalite Kontrol Laboratuvarı Açıldı

Kaynak :IMMIB

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri. Kozmetik Üreticileri ve Araştırmacıları Derneği yönetim kurulu kozmetik sektörünün sorunlarını ve çözümleri ile ilgili yaptığı çalışmayı sizler ile paylaşıyoruz.

Sorun 1. Eksik Sermaye.
Bu tüm kobiler için geçerli olmakla birlikte, kozmetik sektöründe daha da yaygın bir durumdur. Küçük yatırım sermayeleri ve neredeyse yok denecek işletme sermayeleri ile firmalar kuruluyor.

Çözüm : Genel olarak bu başlığı derinleştirmeden devlet teşvik ve desteklerinin ödeme sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Mevcut sistemden çok fazla yararlanılamıyor.

Sorun 2. Personel
Sektörde deneyimli personel bulmak çok zor. Sektör büyük çoğunlukla Kobiler den oluştuğundan, Eczacı, Kimyager, Kimya Mühendisi ve Biyologlar uzun süreli sektörde kalmıyorlar. Belli bir sanayi deneyimi sonunda farklı sektörlere geçiş yapıyorlar. 5 yılı aşkın bir deneyime sahip olarak sektörde çalışan nitelikli personel sayısı oldukça az.

Çözüm : İlgili STK (Sivil Toplum Kurumu) lar tarafından, üniversiteler ortaklı, Kamu destekli yada Özel girişimlerle “Kozmetik Uzman Yetiştirme Okulları” açılmalı. Bunlar , 6 ay ile 1,5 yıl arası değişebilecek sürede uygulamalı eğitim vermeliler. İlgili eğitim kurumları prototip üretim yapan tesislerden oluşmalı. Bu kişilerin “Uzman” statüleri kozmetik yönetmeliği ile kabul görmeli, tanımlanmalı, derecelendirilmeli.

Sorun 3. Tesis yetersizlikleri.
Kurulan tesislerin, etkili ve standart üretim yapabilme konusunda yeterliliklerinin olmaması.

Çözüm : Genel teşvik ve destek programlarının etkili hale getirilmesinin yanı sıra ve daha da önemlisi sektörde kümelenme faaliyetlerinin geliştirilmesi gerekir. Bunun geliştirilmesi bazı konuları aşmaya katkı sağlayabilir. Mesela ortak tesis kullanımlar, ortak üretim alanlarının geliştirilmesi, ortak laboratuvarların kurulması.

Sorun 4. Makine ekipman.
Ülkemizde bu konuda fiyatlar oldukça yüksek ve çözümleri yetersiz. Bir orta sınıf araba fiyatının üzerinde sıradan bir dolum makinesi satılıyor.

Çözüm : Kümelenme faaliyetleri ile bu konu aşılabilir. Ayrıca yurt dışı çok uygun çözümler var. Bu konu servis imkanı ülkemizde, makine yurt dışından olacak şekilde de çözülebilir. Ki bazı firmalar bu yola gitmiş durumdalar.

Sorun 5. Ambalaj.
Ülkemizde yeterli ve standart ambalaj çözümleri bulunmuyor. Neredeyse büyük kısmı ithal. İthal olanlar da ise tedarik sorunu yaşanıyor. Stoklu çalışmak yada beklemek gerekiyor. Bu da iyi bir üretim yönetimi yada marka yönetimi için büyük bir sıkıntı oluşturuyor.

Çözüm : Şişecam gibi cam üreticisi kurumların bu konuda alternatif ambalaj çözümleri geliştirmesi . Firmaların bir araya gelerek ortak kalıplar hazırlatması gibi seçenekler olabilir.

Sorun 6. Hammadde.
Üretimde kullanılan hammaddelerin büyük kısmı ithal. Ayrıca “Kozmetik Hammaddeleri” ile ilgili yasal bir düzenleme yok. Denetimsiz ve kontrolsüz bir şekilde sektöre sunuluyor. Ürün ile ilgili tüm riskler üreticiye yükleniyor yasalar ile. Üretici kobi olunca, bilgi eksikliği, tesis eksikliği gibi durumlardan dolayı ürün standardını, formül sürdürülebilirliğini sağlayamıyor.

Çözüm : Ülkemizde “Kozmetik Tarımı”, “Kozmetik Hayvancılığı”, “Kozmetik Madenciliği” kavramları tanımlanmalı. Bu tanımlara uygun teşvik ve çalışma alanları oluşturulmalı. Uzun vadede girdi sorununu büyük oranda çözeceği gibi ülkede başka alanlarda ciddi ekonomik katkı yapacaktır.

“Kozmetik Hammaddeleri” başlıklı bu konuyu düzenleyen bir yönetmelik yayınlanmalı. Yada mevcut yönetmeliğe eklenmeli yada hızlı bir şekilde olacak bir tebliğ, klavuz şeklinde bu konuda hammadde tedarik zincirini kontrol altına almak gerekir. Bu konunun kontrol altına alınması, etkin ve stanadart kozmetik ürünlerin çoğalmasına neden olacaktır. Ve de üretici denetiminden daha kolay ve hızlı olabilecektir.

Sorun 7.Ürün iddiaları.
Mevcut kozmetik tanımımız neredeyse hiçbir iddiayı yazamaz kılmaktadır. Hatta daha da fazlasını talep edip, iddiayı formül içinde ki bir bileşene bağlıyorsanız iddianın bu bileşenden kaynaklı olduğunu da ayrıca doğrulatmayı istemektedir. İddiası olmayan kozmetik ürünler üretemedikten sonra sahada ki normal kozmetik ürünlerin liderleri olan uluslararası firmalar ile hiçbir şekilde rekabet etme şansımız bulunmamaktadır. Bu da sektörün önünü tıkamakla beraber, doktor çalışması, internet satışları, doğrudan satış gibi denetimi olanaksız olan satış kanallarının gelişmesine neden olmaktadır.

Çözüm : Kozmetik ürün iddialarını doğrulamak için yayınlanan klinik çalışma yönetmeliği biran önce uygulanabilir ve rekabet edilebilir şekilde işletilmeye başlanmalıdır. İddialarını bu yönetmelik çerçevesinde doğrulayan firmalar bazı temel ibareleri rahatlıkla kullanabilmelidirler. Kırışıklık giderir, yaşlanma karşıtı etkiye sahiptir, yaşlanmayı geciktirir vb. Sağlık beyanı olan olan iddiları içeren kozmetikler içinde “Geleneksel Tıbbi Bitkiler Yönetmeliği” deki usuller esas alınıp dağıtım kanallarına kısıtlama koyulmadan iddialarını belirtmelerine izin verilmelidir.

Sorun 8.Uluslararası ticaret.
Dünyanın her ülkesinde neredeyse ayrı kozmetik mevzuatı uygulanmaktadır. Bu anlamda ihracat yapmak oldukça zor olmaktadır. Her yeni pazar için yeni masraflar, yeni tesis gerekleri, yeni ambalaj ve etiket maliyetleri rekabet edebilmeyi zorlaştırdığı gibi bundan vaz geçirmektedir.

Çözüm : Kamu düzeyin de ülkeler arasında bu yönlü protokoller oluşturulmalı. Bazı ülkeler de bu kontroller ticari firmalara verilmiş durumda. Bu durum adil rekabet açısından çok doğru değildir. Bu konuda ülkemiz otoritesinin beyanları ve verileri doğru kabul edilmeli. Bunlar olmuyorsa, ülkeye giren kozmetik ürünleri ile alakalı da adil rekabet şartları gereği bazı uygulamalar yapılmalı. Ticari ateşelikler bulundukları ülkelerin mevzuatları ile ilgili bilgilendirilmeli ve olası ticari girişimlerde bilgi verebilmelidir.

Sorun 9.Örgütsüzlük.
Sektörde firmalar örgütlenme konusunda oldukça bilinçsiz bir davranış içindeler. Bu olmayınca kamu da yada ticareten temsilleri zor olmakta sorunları bireysel olarak çözememektedirler.

Çözüm : Bu konuda bildiğiniz üzere derneğimiz kuruldu. Kamunun STK’lar ile ortak hareket ettiği, görüş aldığı üreticilere duyurulmalı. Hatta bazı konularda STK’ları yetkili kılıp üreticinin kendi içinde örgütlü bir yapıya ulaşması sağlanmalı.

Sorun 10.Denetimler konusunda yaptırımlar ve denetim süreçlerinin işleyişinde mağduriyetler yaşanmaktadır. Bildirim yapmayanın denetlenmesi yeterli yapılmamaktadır. Ürün geri çekme gibi bazı kararlar uygulanırken çok kolay karar verilebilmektedir. Bunlar ticareten çok büyük sıkıntılar oluşturmaktadır. Elzem olan tüketici sağlığını korumakla beraber verilen cezaların buna gerçekten hizmet ettiği noktasında bazen netlik oluşmamaktadır.

Çözüm : Denetim raporları daha sık paylaşılmalı. İlgili STK lar denetim süreçlerin de bir şekilde aktive edilebilmelidir. Denetimler de kullanılan kontrol formları hazırlanırken ilgili STK görüşlerine de başvurulmalıdır. Denetimler firmaların büyüklüklerine (özellikle dönemsel üretim yerleri, ev yapımı kozmetikler, etnik kozmetikler vb), üretim yaptıkları ürün gruplarına göre öznel koşullarına göz önünde bulundurularak yapılmalıdır. Örneğin ağda üreticisinden beklenen havalandırma kriteri ile parfüm üreticisinden beklenen aynı olmamalı.

Sorun 11.Markalaşma Stratejisi yok. Bazı yaklaşımlar var fakat yetersiz.

Çözüm : Geçtiğimiz günler de KOSGEB tarafından yayınlan Markalaşma Desteği benzeri programlar arttırılmalı. “Ülkenin Kozmetik Marka” değerini genel olarak arttırıcı faaliyetler de bulunulmalı. Patent hedefli stratejiler geliştirilmeli. Güzel Sanatlar Fakülteleri gibi kuruluşlarda kozmetik ürün tasarımları konusunda uzmanlıklar teşvik edilmeli. Ülkenin moda, sinema ve TV yüzlerinin yerli ürünleri kullanması ve desteklemesi sağlanmalı. Devlet Tiyatroları destekli tanıtım filmleri çekilmeli. Bu ve benzeri eğitim kurumları ve kuruluşlarda kozmetik markalaşmasına yönelik iş birlikleri ve disiplinler arası çalışmalar yapılmalı.

Sorun 12. Ar&Ge hedefi yok.
Ar&Ge merkezi kurabilmenin koşulları nisbeten geçtiğimiz günlerde yumuşatıldı. Fakat bu da yeterli değildir. Min. 30 teknik eleman zorunluluğu var. Bu sayı 50 den düşürüldü. Ortalama toplam çalışan sayısı 10 kişi olan bir sektörde Ar&Ge merkez kurmak çok mümkün değildir

Çözüm : Ar&Ge merkezi kurabilmek için gerekli teknik eleman sayısının 10 olarak tanımlanması bu durumu kolaylaştıracaktır. Kozmetik firmaların iş birliği ve kümelenme çalışmaları ile merkezler kurabilme şansları olacaktır. Ayrıca bir çok üniversitenin araştırma laboratuvar merkezi bulunmaktadır. Bunların çok makul rakamlarla sektörün kullanımına açılması gerekmektedir. Neredeyse aynı ilde 5 tane merkez bulunmasına rağmen bir “paraben free” iddiasını doğrulama testi yapılamamaktadır.

Sorun 13.ÖTV sorunu.
Temel tüketim ürünü olarak kabul edebileceğimiz kozmetik ürünlerinde ÖTV alınmaktadır. Vergilendirme ÖTV + KDV şeklinde işlemektedir. Yani verginin de KDV’si alınmaktadır. Bu kayıt dışı ekonomiyi de göz önüne aldığımızda büyük bir haksız rekabet sorununa dönüşmektedir.

Çözüm : ÖTV’nin kozmetik ürünlerde yeniden değerlendirilmesi gerekiyor. Tamamen olmuyorsa da bir çok kozmetik üründe kaldırılması gerekiyor. Düzenleme usulünün de ÖTV’li + KDV şeklinde olmaması lazım.

Sorun 14.Taklitçilik. Uluslararası piyasa dahil olmak üzere, ürünlerin fikri mülküyet haklarının korunması konusunda sıkıntılar yaşanmaktadır.

Çözüm : Fikri mülkiyet hakları konusunda denetimlerin hızlanması için “üretici hakları koruma masası” şeklinde yapılanmalar STK lar arasında ortak olarak oluşturulabilir. Bu oluşumların kamu nezdinde muhatap olarak kabul edilmesi sağlanabilir. Aynı masa üreticilere bu yönlü hem kamusal alanda hem uluslararası alanda hemde ülkemizde bilgilendirme ve savunma çalışmaları yapar.

Sorun 15. Sektörün ticareten ulusal bazda temsil sorunu.
Sektörün temsil yetkisi olan kurumların eksik çalışmaları ve yetersizlikleri önemli bir sorundur. Örneğin “13-14 Ekim 2012 de yapılan Kozmetik Sektörü Gelişim Çalıştayı”. Çalıştay raporu çalıştaydan 3 yıl sonra yayınlandı. 2012 ve 2015 arası hedeflerin neredeyse hiç biri yapılmamış durumda ve neredeyse kimsenin bu hedeflerden haberi yok.

Çözüm : Sektörü ulusal olarak uluslarası ticaret de temsil yetkisinin sektörünün tüm bileşenlerini kapsaması ve yeniden yapılandırılması gerekiyor. İlgili temsil mekanizmasına STK temsilcileri, kamu çalışanları, akademisyenler, bağımsız araştırmacılar da dahil edilmelidir.

Sorun 16.Mevzuat geçiş süreçleri yetersiz olabiliyor.

Çözüm : Mevzuat değişikliklerinde geçiş süreleri ve değişikliklerin uygulanması için daha uzun süreler tanınmalı. Mevzuat görüşlerine başvurulduğunda dönüşler için daha çok zaman tanınmalı.

Sorun 17.Yerli üreticilere yönelik itibarsızlaştırma var.
Bilinçli yada bilinç dışı bir şekilde yerli üreticiler basın ve farklı kanallarda bilinç altında itibarsızlaştırılıp, güvensiz algısı yaratılıyor. Bu yerli bir kozmetik markası doğmasının önündeki en büyük engellerdendir.

Çözüm : Kamu spotları ile sektör desteklenmeli. Basında yerli markaların yer bulması sağlanmalı. İtibarsızlaştırma girişim

Kozmetik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri

Kaynak : KUAD